Atılım Academic Archive

Atılım Academic Archive; It is a digital open archive created for the Atılım University research ecosystem, which includes peer-reviewed articles, technical reports, study reports, master's / doctoral theses and more.

Recent Submitted Publications

Master Thesis
Bazalt Lif Takviyeli Ultra Yüksek Performanslı Beton Üretimi ve Mekanik Karakterizasyonu
(2025) Shandı, Anmar Mohammed Shandı; Akış, Tolga; Tirkeş, Seha
Ultra yüksek performanslı beton (UYPB), üstün mekanik özellikleri ve dayanıklılığı nedeniyle literatürde yaygın olarak incelenen bir malzemedir. Ancak, bu malzeme düşük çekme ve eğilme performansına sahiptir. Çelik fiberler bu özellikleri iyileştirmek için yaygın olarak kullanılsa da, artan gözeneklilik, büzülme ve oksidasyon gibi dezavantajlar alternatif yöntemlerin araştırılmasına yol açmıştır. Bu çalışmada, çelik liflere pratik ve sürdürülebilir bir alternatif olan bazalt liflerin (BL) kullanıldığı optimize edilmiş ultra yüksek performansa sahip lif takviyeli beton (UYP-LTB) karışımı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu karışımla betonun erken ve uzun periyotlardaki dayanıklılığının arttırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda üç aşamalı ve deneysel bir çalışma yürütülmüştür. İlk aşamada, en uygun UYP-LTB karışımı belirlenmiştir. İkinci aşamada, betona eklenen BL dozajının akışkanlık, basınç ve eğilme dayanımı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Son aşamada ise 3 boyutlu yazıcı ile üretilmiş polimer kafes yapılarına sahip BL-UYP-LTB'nin performansı incelenmiştir. Sonuçlar %1 BF dozajının erken yaş mukavemetini iyileştirdiği, kabul edilebilir akışı koruyarak ve uzun vadeli mukavemeti artırarak en etkili performansı sunduğunu göstermiştir. Öte yandan, polimer kafes yapıların kullanılması numunelerin basınç ve eğilme mukavemetini azaltmıştır. Bulgular, BL'nin genel performansı düşürmeden UYP-LTB'de çelik liflerin yerini alabileceğini ve üretimde daha sürdürülebilir ve pratik sonuçlar elde edilebileceğini göstermiştir. Katkılı imalat yöntemlerinin de kullanımı ile, incelenen karışımların yeni nesil yapısal sistemler için ekonomik ve uygun çözümler sağlayabileceği görülmüştür.
Master Thesis
Mikro Hibrit Güç Aktarma Sistemi için Planet Dişli Kutusunun Tasarımı ve Uygulaması
(2024) Akdeniz, Özgür; Emin, Ali
Bu çalışma, yakıt tüketimini azaltmak amacıyla 3 HP elektrik motorunu (EM) mevcut 20 HP içten yanmalı motor (ICE) ile entegre ederek hibrit bir güç aktarma sistemi oluşturmak için bir planet dişli kutusunun tasarımını, imalatını ve testini hedeflemektedir. Planet dişli sistemi, iki ayrı güç ünitesinin giriş devirlerini çıkışta birleştirebilen mekanik bir kaplin olarak kullanılabilir. Planet dişli kutusunun bir diğer avantajı ise yüksek verimliliği ve önemli dişli küçültme potansiyelidir; bu sayede farklı çalışma aralıklarına sahip iki ayrı güç ünitesi kesintisiz biçimde çalışabilir. Goodman Kriteri kullanılarak MATLAB ortamında matematiksel bir model oluşturulmuş ve elde edilen parametreler, tasarım, modelleme ve imalat aşamalarında uygulanmıştır. Dişli kutusu, özel mühendislik yazılımları kullanılarak analiz edilmiş ve 2.5 veya daha yüksek bir emniyet katsayısı ile 12,000 saati aşan bir hizmet ömrüne sahip olduğu doğrulanmıştır. Hibrit güç aktarma sistemine entegrasyonun ardından dişli kutusunun verimliliğini belirlemek amacıyla bir test prosedürü geliştirilmiş ve iki farklı bağlantı noktası için ölçümler yapılmıştır. EM kullanılarak yapılan testlerde 1 kW'a kadar güç değerleri uygulanmıştır. Dişli kutusunun verimliliği deneysel olarak halka taşıyıcılı enerji hattı için %60 civarında ve güneş taşıyıcılı enerji hattı için %80 civarında olacak şekilde ölçülmüştür. Son olarak, önerilen PHEV konfigürasyonu ile yakıt tüketiminde elde edilen potansiyel azalmayı değerlendirmek için doğrulanmış güç aktarma sistemi modeli ve ölçülen dişli kutusu verimliliği kullanılarak bir paralel hibrit elektrikli araç (PHEV) simülasyonu gerçekleştirildi. Simülasyon sonuçları, PHEV tasarımının, PHEV kurulumlarındaki güç üniteleri arasındaki mekanik bağlantı için kullanılan planet dişli kutusuyla eşdeğer geleneksel bir araçla karşılaştırıldığında, içten yanmalı motor ayna dişlisine bağlıysa yakıt tüketimini %22 ve içten yanmalı motor güneş dişlisine bağlıysa %39 oranında azalttığını göstermektedir.
Master Thesis
Silikon Güneş Hücreleri için Fotokimyasal Olarak Kazınmış Ters Yapılarla Işık Yönetimi
(2025) Vural, Güntuğ; Doruk, Reşat Özgür; Bek, Alpan
Bu tez çalışmasında, kristal silisyum güneş hücrelerinin yüzeyine ters nanoyapılar kazandırmak amacıyla fotokimyasal bir aşındırma yöntemi geliştirilmiştir. Sürekli dalga (CW) lazer kullanılarak, HF, H₂O₂ ve saf sudan oluşan bir kimyasal çözelti içerisinde yüzey işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemle hem ışık yansıtırlığı azaltılmış hem de ışık tuzaklama etkisi artırılmıştır. Farklı lazer gücü ve süre kombinasyonları denenerek optimum koşullar belirlenmiştir. Oluşan yüzey morfolojileri SEM ile analiz edilmiş, optik performans ise yansıma ve haze ölçümleriyle değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, geliştirilen yöntemin verimli, ölçeklenebilir ve endüstriyel uygulamalar için uygun olduğunu göstermiştir.
Master Thesis
Karışık Agregalar Kullanılarak Yapılan Silindirle Sıkıştırılmış Beton ve Sıcak Karışım Asfalt Kaplamalarının Don-Çözülme Dayanımının Karşılaştırmalı Çalışması
(2025) Warsame, Abdıkanı Sadak; Shabani, Reza
Soğuk iklimlerde yol kaplamalarının performansı, don-çözülme (D-Ç) döngüleri tarafından önemli ölçüde etkilenmekte olup, bu durum bozulmayı hızlandırarak hizmet ömrünü azaltmaktadır. Bu tez çalışması, bazalt, kireçtaşı ve %50 kireçtaşı-%50 bazalt karışımından oluşan Silindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) ve Sıcak Karışım Asfalt (SKA) karışımlarının karşılaştırmalı analizini sunmaktadır. Laboratuvar çalışmaları; agrega karakterizasyonu, karışım hazırlığı, mekanik ve hacimsel özelliklerin değerlendirilmesi ile 50 D-Ç döngüsü öncesi ve sonrası kütle kaybı deneylerini kapsamaktadır. Deneysel bulgulara göre, SSB içerisinde bazalt en yüksek basınç dayanımını, en düşük gözenekliliği ve üstün D-Ç performansını sergilemiş, bu da sert iklim koşullarında uzun dönemli kullanıma uygunluğunu göstermektedir. Kireçtaşı esaslı SSB karışımları ise daha yüksek porozite, daha fazla kütle kaybı ve daha düşük dayanıklılık göstermiştir. SKA sistemlerinde, kireçtaşı daha iyi başlangıç stabilitesi ve çekme dayanımı sağlarken, bu üstünlük, daha fazla hava boşluğu ve zayıf aderans nedeniyle bazalt bazlı SKA'ya göre avantajlı olmuştur. Ancak, bazalt esaslı SKA kaplamaları, daha yüksek geçirgenlik ve D-Ç döngüleri sırasında daha hızlı bozulma eğilimi göstermiştir. Karışım (blended) sistemler, kireçtaşının zayıf yönlerini iyileştirirken, maliyetini artıran bazalt kullanımını azaltarak orta düzey performans sunmuştur. Tipler arası karşılaştırmalar, SSB'nin düşük geçirgenliği sayesinde genel olarak daha yüksek D-Ç direnci sağladığını, SKA'nın ise kısa vadede daha yüksek esneklik ve çekme dayanımı verdiğini ortaya koymuştur. Uygulamada, soğuk bölgeler için bazalt esaslı SSB, ılıman iklimler veya kısa vadeli uygulamalar için kireçtaşı esaslı SKA ve ekonomik dengeyi sağlayan karışım tasarımları önerilmektedir.
Master Thesis
Yapay Zeka Kodlarında Güvenlik: LLM Çıktılarındaki Açıkları Azaltmak için Prompt Mühendisliği Yaklaşımı
(2025) Saleem, Wardah; Nazlıoğlu, Selma
Yapay zeka tarafından üretilen kodların güvenliği, Büyük Dil Modelleri'nin (LLM'ler) yazılım geliştirme süreçlerinde giderek daha fazla kullanılmasıyla önemli bir endişe haline gelmiştir. GPT-3.5, GPT-4, Gemini, DeepSeek ve LLaMA gibi güçlü kod üretme yeteneklerine sahip modeller, güvenlik açısından kabul görmüş standartları tam olarak anlamadıkları için SQL enjeksiyonu, zayıf kimlik doğrulama ve hatalı erişim kontrolü gibi güvenlik açıklarına karşı savunmasız kalabilmektedir. Bu tez, LLM'ler tarafından üretilen kodların güvenliğini artırmak amacıyla OWASP Top 10 standartlarının dahil edildiği hızlı mühendislik (prompt engineering) tekniklerini incelemektedir. Bu çalışmada, farklı LLM'lerde (zero-shot, Chain-of-Thought, Recursive Criticism and Improvement (RCI) ve persona tabanlı promptlar) farklı yönlendirme stratejileri karşılaştırılarak bir kıyaslama veri kümesi (LLMSecEval) ve statik analiz araçları (Bandit ve CodeQL) kullanılmıştır. Sonuçlar, RCI tekniğinin güvenlik açıklarını önemli ölçüde azalttığını ve LLaMA modelinin RCI tekniğiyle sıfır güvenlik açığına ulaştığını göstermektedir. Bulgular, yönlendirme (prompt) tasarımının güvenlik risklerini azaltmadaki etkinliğini ortaya koymakta ve geliştiriciler ile araştırmacılar için güvenli kod üretimi konusunda pratik içgörüler sunmaktadır. Bu araştırma; açık ve kapalı LLM'lerin karşılaştırmalı değerlendirmesini yaparak, prompt mühendisliğini geliştirerek ve güvenlik odaklı, yeniden kullanılabilir prompt şablonları önererek literatüre katkı sağlamaktadır. Araştırmanın ikinci aşamasında, RCI-SA Döngüsü (Statik Analiz ile Yinelemeli Eleştiri ve İyileştirme) adı verilen bir iyileştirme yöntemi sunulmuştur. Bu yinelemeli yaklaşım, statik analiz geri bildirimlerini kullanarak üretilen kodları sürekli olarak iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Bazı durumlarda tespit edilen toplam CWE sayısı artsa da, bu döngü birçok kritik güvenlik açığını ortadan kaldırmış ve önceden gizli olan sorunları açığa çıkarmıştır, bu da genel güvenliğin artmasına yol açmıştır. Bu yöntem, yinelemeli doğrulamanın önemini vurgulamakta ve geri bildirim odaklı prompt iyileştirmeleri yoluyla güvenli kod üretimi için pratik bir çerçeve sunmaktadır.