Atılım Academic Archive
Atılım Academic Archive; It is a digital open archive created for the Atılım University research ecosystem, which includes peer-reviewed articles, technical reports, study reports, master's / doctoral theses and more.

Google Analytics Visitor Traffic
Most Viewed Publications
Most Downloaded Publications
Recent Submitted Publications
Yüksek Sıcaklıkta Elektrokimyasal Hidrojen Ayrımı için Yüksek Verimli Katalizörün Hazırlanması ve Performansının Incelenmesi
(2024) Bal, İlay Bilge; Devrim, Yılser
Mevcut durumda küresel hidrojen (H2) üretimi büyük ölçüde fosil kaynaklara dayanmaktadır. H2 üretiminde en yaygın kullanılan yöntem buhar-metan reformasyonudur. Fakat bu yöntemle üretilen H2, karbon monoksit (CO) ve karbon dioksit (CO2) gibi safsızlıklar içermektedir. H2'nin endüstride hammadde olarak veya yakıt hücresi sistemlerinde enerji taşıyıcısı olarak kullanılabilmesi için belirli bir saflıkta olması gerekir. Dolayısıyla, bu safsızlıkları H2'den uzaklaştırmak için bir saflaştırma adımı kaçınılmazdır. Bu noktada, elektrokimyasal hidrojen saflaştırma (ECHP) sistemleri eş zamanlı H2 saflaştırma ve sıkıştırma yapabilme, hareketli parça içermeme, düşük işletme ve enerji maliyetleri, ölçeklenebilirlik gibi avantajları ile geleneksel H2 saflaştırma yöntemlerine güçlü bir alternatiftir. Bu tez çalışması kapsamında yüksek sıcaklık elektrokimyasal H2 saflaştırma (HT-ECHP) hücresi geliştirilmiştir. ECHP hücrelerinde karşılaşılabilecek olası problemlerden biri katalizör tabakasının reformat gaz içerisinde bulunan safsızlıklar nedeniyle zehirlenmesidir. Literatürde hidrojen oksidasyon reaksiyonu için tipik olarak Pt katalizörü kullanılmaktadır. Fakat, Pt katalizörünün CO toleransı oldukça sınırlıdır ve düşük miktarda CO varlığında bile katalizör zehirlenmesi meydana gelir. Bu çalışmada, HT-ECHP performansları incelenmek üzere grafen nanoplatelet (GNP) destekli platin (Pt) ve bimetalik platin-rutenyum (PtRu) katalizörleri sentezlenmiştir. Katalizörler, hızlı ve basit bir yöntem olan mikrodalga-destekli sentez yöntemiyle hazırlanmıştır. Hazırlanan katalizörler HT-ECHP uygulaması için fosforik asit katkılı polibenzimidazol (PBI) membran ile birleştirilmiştir. Katalizörlerin yapısal ve elektrokimyasal özellikleri termogravimetrik analiz (TGA), X-ışını kırınımı (XRD), X-ışını fotoelektron spektroskopisi (XPS), geçirimli elektron mikroskopisi (TEM) ve döngüsel voltametri (CV) analizleri ile incelenmiştir. Karakterizasyon sonuçları, katalizörlerin HT-ECHP uygulaması için gerekli özellikleri sağladığını göstermektedir. Pt/GNP ve PtRu/GNP katalizörlerinin HT-ECHP performansları 140-180 ℃ sıcaklık aralığında H2, CO2 ve CO içeren reformat gazı karışımı ile incelenmiştir. Sonuçlar, katalizörlerin elektrokimyasal H2 saflaştırma performanslarının artan çalışma sıcaklığı ile arttığını göstermektedir. En yüksek H2 saflaştırma performansı PtRu/GNP katalizörü ile elde edilmiştir. Gaz kromatografisi (GC) sonuçları, PtRu/GNP katalizörü ile 160 ℃'de %99.938 yüksek H2 saflığının elde edildiğini göstermiştir. PtRu/GNP katalizörünün yüksek elektrokimyasal H2 saflaştırma performansı, GNP üzerine dekore edilmiş Pt ve Ru partikülleri arasındaki güçlü sinerjik etkileşimlere bağlanabilir. Bu sonuçlar, PtRu/GNP'nin HT-ECHP uygulaması için umut verici bir katalizör olduğunu göstermektedir.
Yüksek Plastisiteli Kilin Mermer Tozu ve EPS Danecikleri ile İyileştirilmesinin Deneysel ve Tahmine Dayalı Modellenmesi
(2024) Çıtak, Mete; Akış, Ebru
Expansive soils present a significant challenge in geotechnical engineering due to their reaction with water, which can damage structures built on them. Additives are commonly used to improve these soils. In this study, it is aimed to investigate the effect of the marble powder and expanded polystyrene (EPS) beads on the high plasticity clay. EPS beads and marble powder additives were added to the expansive soil at different ratios. Marble powder was used at the rates of 0%, 5%, 10%, 15%, 20% and EPS beads at the rates of 0%, 0.3%, 0.9% of the dry weight of the soil sample. These materials are used both individually and in combination. Atterberg limits, standard Proctor tests, one-dimensional swell tests (FS) and unconfined compressive strength tests (UCS) are conducted. The test findings indicate that the adding EPS beads decreases FS and UCS. Besides, adding marble powder decreases FS but increases UCS. The combination of 5% marble powder and 0.9% EPS beads produced the most effective results for FS and UCS. A data set was created using both the experimental study results of this study and literature data to be used to estimate FS and UCS values using multiple linear regression (MLR) and artificial neural network (ANN) analyses. In order to preliminary understand how the additives affect the soil samples, empirical equations are generated using MLR methods. Then, ANN is applied to predict the treated soil samples' FS and UCS values. The results obtained from both methods are discussed.
Yeni bir Yapı Tipolojisini Keşfetmek: Yapısal Hibritler
(2025) Ilgın, Hüseyin Emre; Aslantamer, Özlem Nur
In recent years, the increasing demand for iconic towers, coupled with intense competition among major cities to construct the most distinguished vertical structures and the continuous pursuit of building the world’s loftiest structures, has come to characterize the forefront of modern high-rise architecture. In this race, many vertical structures have essentially become vertical extensions of land, primarily aimed at maximizing the financial value of the ground they occupy. However, this approach has often resulted in the proliferation of uninspiring and homogeneous towers across the globe, largely products of isolated architectural practices. Despite nearly 150 years of innovation, the architectural design of high-rise buildings has yet to fully achieve the desired advancement, particularly in terms of urban integration and structural design. In this study, the authors propose a classification system for contemporary high-rise typologies, with a particular focus on hybrid structures. The study underscores the importance of spatial quality and the integration of structural design, aiming to raise architects' awareness of structure as a fundamental element of architecture. Structural hybrids offer a transformative approach to high-rise design by integrating structure and architecture to overcome the limitations of standardized designs, creating dynamic and contextually enriched spaces.
Yaşlı Yetişkinlerde Uyku Kalitesine göre Bilişsel Esneklik, Yorgunluk ve Depresyonun İncelenmesi
(2025) Tamer, Fazılet; Korkusuz, Süleyman; Korkusuz, Büşra Seçkinoğulları; Yuruk, Zeliha Ozlem
This study aimed to investigate cognitive flexibility, fatigue, and depression according to sleep quality in older adults. Materials and Methods: The research included 144 older adults. The sleep quality of the individuals was measured with the Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI). Individuals were divided into two groups as older adults with good sleep quality and poor sleep quality according to this index score. Cognitive flexibility was assessed using the Stroop TBAG Form, depression with the Beck Depression Inventory, and fatigue with the Fatigue Severity Scale. Results: It was observed that individuals had similar demographic characteristics and health behaviors (p>0.05). It was found that individuals with good sleep quality had higher Montreal Cognitive Assessment Scale scores and shorter completion times for all cards in the Stroop TBAG form (p<0.05). Depression and fatigue levels were found to be significantly higher in the group with poor sleep quality (p<0.05). Conclusion: The study showed that older adults with poor sleep quality had lower levels of cognitive flexibility and higher levels of depression and fatigue. These results highlight the need to assess sleep quality in the management of cognitive decline, depression, and fatigue in older adults.
Yetkisiz Temsilcinin Üçüncü Kişiye Karşı Sorumluluğu
(2024) Bucak, Ayin Sener; Kılıçoğlu, Ahmet Mithat
Temsil, hukuksal işlem yapmak isteyen tarafların sıkça başvurduğu bir yöntemdir. Zira bu müessese tarafların zamandan ve paradan tasarruf edebilmelerine imkân sağlamaktadır. Hukuksal işlemi yapmak isteyen temsil olunan, bir temsilci tayin etmek suretiyle, işlemin kendi adına ve hesabına yapılmasını sağlayabilir. Kanun koyucu bütün ihtimalleri gözeterek, temsilcinin yetkisiz olarak hareket ettiği durumlarda tarafların ne tür yükümlülükler altına gireceklerini hüküm altına almıştır. Temsile ilişkin genel düzenlemelere TBK m.40 vd. maddelerinde yer verilmişken, yetkisiz temsile ilişkin düzenlemeler 46 ve 47'nci maddelerde hüküm altına alınmıştır. Yetkisiz temsilci ile üçüncü kişi arasında yapılan hukuksal işlem, temsil olunanın işleme onam verip vermemesine bağlı olarak askıda geçersizdir. Temsil olunanın onam vermesi halinde yapılan hukuksal işlem geçerli bir şekilde kurulmuş olurken, onamaması halinde ise işlem geçersizlik yaptırımı ile neticelenir. Bu durumda, yetkisiz temsilciye güven duyarak hukuksal işlemin geçerli bir şekilde kurulduğuna inanan üçüncü kişinin zararlarının olması muhtemeldir. Üçüncü kişi hukuksal işlemin kurulması için masraflar yapmış, bu süreçte başkaca hukuksal işlemler yapmanın fırsatlarını kaçırmış ve zarara uğramış olabilir. Bu durumda, yetkisiz temsilci üçüncü karşı sorumlu olur. Bugün öğretide hâkim görüş, bu sorumluluğun bir sözleşme öncesi sorumluluk (culpa in contrahendo) olduğu yönündedir. Fakat sözleşme öncesi sorumluluk Türk Borçlar Kanunu'nda ayrı ve özel bir şekilde düzenlenmediğinden, bu sorumluluğa hangi hükümlerin uygulanacağı tartışma konusu olmaktadır. Hangi hükümlere tabi tutulması gerektiğinin önemi özellikle; zamanaşımı, ispat, yardımcı kişinin fiilinden sorumluluk ve sınırlı ehliyetsizler bakımından ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda, yetkisiz temsilcinin üçüncü kişiye karşı sorumluluğu, sözleşme öncesi sorumluluk olarak kabul edilmiş, bu sorumluluğa ise haksız fiile ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Buna bağlı olarak ortaya çıkan ihtimaller değerlendirilmiş ve tazminat sorumluluğunun sınırları çizilmiştir.






