Atılım Academic Archive
Atılım Academic Archive; It is a digital open archive created for the Atılım University research ecosystem, which includes peer-reviewed articles, technical reports, study reports, master's / doctoral theses and more.

Most Viewed Publications
Most Downloaded Publications
Recent Submitted Publications
Arşivlerde Yapay Zekâ Uygulamaları: GEODI-Atılım Üniversitesi Kadriye Zaim Kütüphanesi Ankara Dijital Kent Arşivi Örneği
(Ankara Üniversitesi (BİL-BEM), 2019-01-01) Kutlu, Osman; Demirtaş, Pınar; Kılıç, Özcan; Akbayrak, Emre Hasan; Candan, Hüseyin
Günümüz teknolojisinde hem literatürde hem de uygulamada karşımıza sıklıkla çıkan
bir kavram olan “yapay zekâ” (artificial intelligence), kısaca algoritma üretebilen
otomatik sistemlerin genel adıdır. Yapay zekâ çalışmaları, ilk olarak 20. yüzyılın
ikinci yarısında Alan Turing tarafından “Turing Testi” ile başlamıştır. Test, bir
makinenin, insanın etkileşimini taklit edebilme kapasitesini gözlemeye yöneliktir.
Yapay zekâ sadece test verileri üzerinden sonuçlara ulaşmak için büyük veri setlerini
eğitim kapsamında kullanmayı değil, aynı zamanda arşivcilerin veya belge
yöneticilerinin yeni teknolojiler ortaya koyma ve çeşitli hesaplamalarla makinelerden
faydalanması için sunduğu bir fırsat olarak görülmelidir. Bugün, tarımdan, savunma
sanayiine, ekonomi, tıp, eğitim, pazarlama gibi pek çok sektörde yapay zekâ
teknolojilerinden faydalanılmaktadır. Günlük hayatımızda kaliteli fotoğraf çekmek,
metin çevirileri yapmak, sesli komutla toplantı kaydı oluşturmak gibi kullanım
alanları bulunan yapay zekâ; otonom araçlar, akıllı yanıtlama sistemleri gibi
teknolojilerle ekosistemini hızla genişletmektedir.
Yapay zekâ teknolojilerinin de arşiv otomasyonlarına entegrasyonu sayesinde gerek
kullanıcı gerekse veri giriş operatörü açısından büyük kolaylıklar sağlayacağı
şüphesizdir. Dijital arşiv çalışmalarında üstveri girişinin getirdiği kısıt (veri girişinin
zaman alması, eksik üstveri tanımlama, bilgiye erişimde eksiklik gibi) ve zorlukların
çözümünde yapay zekâ, işgücünü azaltmak, proje süresini kısaltmak ve tarama için
ek yöntemler sağlamak gibi önemli kazanımlar sunmaktadır.
Bu çalışmada öncelikle yapay zekâ teknolojilerinin arşiv sistemlerinde uygulanması
ile ilgili uluslararası ve ulusal literatürde yapılan çalışmalar göz önünde
bulundurularak kavramsal alt yapı oluşturulmuştur. Bu alt yapı üzerine pratikte aynı
sistem içerisinde daha önce uygulanmayan yüz ve nesne tanıma, veri işleme, otomatik
haritalandırma, doğal dil işleme niteliklerine sahip GEODI otomasyon sisteminin
Ankara Dijital Kent Arşivi’nde uygulanması örneklemi incelenmiştir.
Çalışmanın amacı, yapay zekâ uygulamalarının arşiv yazılımlarına entegrasyonunu
Ankara Dijital Kent Arşivi üzerinden örneklendirmektir. Yapay zekâ teknolojisi
kullanan ve GEODI olarak isimlendirilen sistem hangi koşullarda arşivlere uygulanır,
kullanım alanları ve faydaları nelerdir? gibi sorulara cevaplar verilmiştir. Bildiri iki
bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yapay zekâ teknolojisinden, ikinci bölümde ise
sonuçlandırılmış kent arşivi oluşturma projesinin Ankara Dijital Kent Arşivi
üzerinden örneklendirmeleri yapılmıştır.
Akıllı Telefon Kullanıcılarının Güvenlik Farkındalığı: Belirtimsel Bir Çalışma
(2025) Moussa, Salah Abdarazak; Koyuncu, Murat
Bu tez, mobil cihazların günlük hayatta vazgeçilmez hale geldiği bir çağda akıllı telefon güvenliği farkındalığının kritik sorununu incelemektedir. Akıllı telefonlarda depolanan kapsamlı miktarda kişisel veriyle, bu cihazlar yalnızca kolaylık sağlayan araçlar değil, aynı zamanda siber saldırılar için potansiyel hedeflerdir. Her yerde bulunmaları, hassas uygulamalar ve bilgilerle birleştiğinde, onları bilgisayar korsanlığından fiziksel kayba kadar çeşitli tehditlere karşı savunmasız hale getirir. Sonuç olarak, akıllı telefonların güvenliğini sağlamak giderek daha hayati hale gelmiştir. Kullanıcılar, kimlik avı ve kötü amaçlı uygulamalar gibi dijital tehditler konusunda farkındalıklarını artırmalı ve güçlü kilit ekranı ayarları ve güvenli yedekleme rutinleri gibi önlemler benimsemelidir. Bu çalışma, akıllı telefon kullanıcılarının güvenlik farkındalık düzeylerini, yaygın riskleri anlamalarına, koruyucu önlemleri benimsemelerine ve siber saldırılara karşı algılanan duyarlılıklarına odaklanarak bir anket yöntemi aracılığıyla değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çoğunlukla 18-30 yaş aralığındaki 145 katılımcıdan oluşan çeşitli bir örneklem, güvenlik davranışları hakkında içgörüler sağlamıştır. Bulgular, kullanıcıların cihazlarını kilitlemek gibi temel önlemleri sıklıkla kullanırken, düzenli veri yedeklemeleri, şifreleme ve kimlik avı girişimlerine karşı dikkatli olma gibi daha gelişmiş uygulamaların sıklıkla göz ardı edildiğini göstermektedir. Ayrıca, çalışma, çevrimiçi hesapları ve kişisel verileri korumak gibi yumuşak güvenlik önlemlerine kıyasla yetkisiz cihaz erişimini engelleme gibi fiziksel güvenliğe güçlü bir vurgu yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu araştırma, akıllı telefon güvenliği uygulamalarındaki önemli boşluklara ışık tutmakta ve bu eksiklikleri gidermede kullanıcı eğitiminin önemini vurgulamaktadır. Eyleme dönüştürülebilir içgörüler ve pratik öneriler sunarak, çalışma daha geniş siber güvenlik alanına katkıda bulunmakta ve akıllı telefon güvenliğini artırmak için daha etkili farkındalık kampanyaları ve araçlarının geliştirilmesini desteklemektedir.
Binalara Entegre Edilmiş Helikal Aerofoil Profilli ve Icewind Tipi Türbin Kanatlarıyla Birleştirilmiş Dikey Eksenli Rüzgar Türbininin Simülasyon Tabanlı Analizi
(2025) Saleh, Yousıf Abed Saleh; Turhan, Cihan
Dikey eksenli rüzgar türbini (VAWT), performansını artırmak amacıyla günümüzde geliştirilen ve optimize edilen bir rüzgar enerjisi sistemidir. Bu sistemlerde helikal aerofoil profilli kullanılmasının başlıca dezavantajlarından biri, türbinin ilk çalışma aşamasında düşük kalkış torku üretmesidir. Helikal aerofoil profilinin IceWind tipi türbin kanatları gibi başka bir kanat geometrisiyle entegre edilmesi, düşük tork sorununu çözmeye yardımcı olmaktadır. Bu tez kapsamında altı türbin kanadına sahip dikey eksenli rüzgar türbini VAWT tasarımı için aerodinamik özellikleri iyileştirmeye yönelik nümerik bir analiz gerçekleştirilmiştir. Nümerik simülasyonlar, Ansys Fluent yazılımı kullanılarak Kayma Gerilmeli Taşınım türbülans (Shear Stress Transport – SST) k-ω modeli ve Sonlu Hacim Yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen model, ılıman iklim kuşağında yer olan örnek bir binaya entegre edilmiş ve bu yenilikçi model sayesinde binanın enerji tüketimi azaltılmıştır. Enerji tüketimi hesaplamalarında DesignBuilder yazılımı kullanılmıştır. Test edilen üç yapılandırma arasında, üçüncü senaryo en iyi performansı göstermiş ve enerji tüketiminde %30,88 oranında azalma sağlanmış ve geri ödeme süresi 10,49 yıl olarak hesaplanmıştır.
Türkiye'de Sürdürülebilir Yapılarda Yapı Bilgi Modellemesi Uygulamasının Önündeki Engellerin İncelenmesi
(2025) Aksoy, Irmak; Akçay, Emre Caner
Küresel çevresel kaygıların giderek artmasıyla birlikte, enerji tüketimi ve sera gazı emisyonlarının en büyük kaynaklarından biri olan inşaat sektörü, sürdürülebilir uygulamaları benimseme konusunda artan bir baskı altına girmiştir. Sürdürülebilir yapılar, inşaatın çevresel etkilerini azaltmak için önemli bir fırsat sunarken, Yapı Bilgi Modellemesi (YBM) bu dönüşümü destekleyen dijital bir araç olarak öne çıkmaktadır. YBM veri odaklı karar verme ve yaşam döngüsü analizi yoluyla enerji verimli ve çevre dostu yapıların tasarımını, inşasını ve işletmesini kolaylaştırmaktadır. Ancak, bilinen tüm faydalarına rağmen, YBM'nin sürdürülebilir yapı projelerinde kullanımı bazı bölgelerde, özellikle Türkiye'de sınırlı kalmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'deki Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat sektöründe sürdürülebilir yapılarda YBM uygulamasının önündeki temel engelleri araştırmaktadır. Kapsamlı bir literatür taraması sonucunda on sekiz engel belirlenmiş ve bu engellerin önemini değerlendirmek üzere yapılandırılmış bir anket geliştirilmiştir. Anketin netliğini ve geçerliliğini sağlamak için tam ölçekli uygulamadan önce bir pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler Ortalama Skor Yöntemi ve Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) ile analiz edilerek engellerin sınıflandırılması ve etkilerinin değerlendirilmesi sağlanmıştır. Bulgular, en kritik engellerin finansal nitelikte olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle, yüksek eğitim maliyetleri, yazılım lisans ücretleri ve YBM uzmanlarının maliyeti öne çıkan engeller arasındadır. Buna karşılık, yazılım karmaşıklığı veya telif hakkı gibi süreç ve teknoloji temelli engeller daha az önemli olarak değerlendirilmiştir. AFA sonuçlarına göre, engeller altı kategori altında gruplandırılmıştır: Finansal, Kullanılabilirlik ve İş Birliği, Yazılım, Pazar ve Devlet, Bilgi, Kurumsal ve Mevzuat Engelleri. Her kategori, Türkiye'de sürdürülebilir projelerde YBM entegrasyonunu zorlaştıran farklı zorlukları ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Türkiye bağlamında YBM uygulamasının önündeki engellerin çok boyutlu yapısını gözler önüne sererken, sürdürülebilir yapı projelerinde YBM kullanımının yaygınlaştırılması için çözülmesi gereken temel sorunlara dair önemli bulgular sunmaktadır. Elde edilen sonuçlar, sektördeki paydaşlara ve politika yapıcılara, hedefe yönelik müdahaleler geliştirme, farkındalığı artırma ve YBM tabanlı sürdürülebilir inşaatı destekleme konusunda yol gösterici olabilir.
Formula 1'de Esnek Ön Kanatların Aerodinamiğe Etkileri
(2025) İnal, Barkın; Emin, Ali
Bu tez, yüksek hızlı kara taşıtları için tasarlanmış esnek bir ön kanadın aerodinamik ve yapısal performansını incelemekte ve aerodinamik yükler altında meydana gelen yapısal şekil değişiminin potansiyel faydalarını nicel olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, hem rijit (orijinal) hem de şekil değiştirmiş (esnek) kanat konfigürasyonlarının farklı araç hızlarında karşılaştırılması için Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (CFD) ve Sonlu Elemanlar Analizi (FEA) içeren eşleştirilmiş bir sayısal yöntem uygulanmıştır. ANSYS Fluent ve ANSYS Mechanical yazılımları birlikte kullanılarak, aerodinamik kuvvetlerle yapısal deformasyon arasındaki etkileşim (akışkan–yapı etkileşimi, FSI) yüksek doğrulukla modellenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, araç hızı arttıkça aerodinamik sürükleme kuvveti ve yere basma kuvveti, hızın karesiyle orantılı olarak artmaktadır. Ancak, esnek kanat her hızda daha düşük sürükleme kuvveti üretirken, yere basma kuvvetinde ise benzer veya çok az azalmayla karşılaştırılabilir seviyeler korunmuştur. Özellikle 300 km/s hızda, esnek kanatta sürükleme kuvveti %12,8 oranında azalırken, kaldırma/sürükleme oranı (L/D) 5,37'den 5,95'e yükselmiştir. Ayrıca, kanadın öne bakan alanı (frontal alanı) esnek yapı sayesinde %4,8'e kadar azalmış ve bu azalma 19,1 mm'lik maksimum deformasyonla doğrudan ilişkilendirilmiştir. Bu geometrik değişiklikler, aerodinamik verimliliği artırarak yüksek hızlarda daha düşük dirençle hareket edilmesini sağlamıştır. vi Ayrıca, teorik bir analiz ile bu aerodinamik iyileşmenin araca sağlayacağı maksimum hız artışı hesaplanmıştır. Sabit motor gücü varsayımı altında yapılan güç-direnç dengelemesi ile, esnek kanadın sağladığı sürükleme azalımı yaklaşık 10,5 km/s'lik bir hız kazancına karşılık gelmektedir. Bu da pasif yapısal esneklik kullanılarak, karmaşık aktif kontrol sistemlerine ihtiyaç duymadan aerodinamik performansın artırılabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışma, ön kanat tasarımında yapısal esnekliğin aerodinamik avantajlar sağlayabileceğini ortaya koymuş ve bu tür tasarımların yüksek hızlı araçlarda uygulanabilirliğini desteklemiştir. Gelecek çalışmalarda, zamana bağlı FSI simülasyonları, deneysel doğrulama, gelişmiş malzeme modellemeleri ve araç dinamiği entegrasyonu gibi alanlara odaklanılarak, esnek kanat teknolojilerinin performansa olan katkısının daha da artırılması önerilmektedir.
