TR-Dizin

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/21

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 1209
  • Article
    Turizme ayrılan kamu kaynaklarının analizi̇: Türkiye - İtalya karşılaştırması
    (2025) Yayla, İsa; Cansu, Emrullah; Birkan, İbrahim; Tuna, Muharrem
    This study aims to analyze and compare the shares allocated to tourism from the general budgets of Türkiye and Italy and to identify deficiencies based on this comparison. In this context, the historical research method, a type of quantitative research design, has been employed. In accordance with this method and the analysis of secondary data, the revenues and expenditures of Türkiye and Italy, one of the tourism competitors in the Mediterranean basin, from 2002 to 2023, and the budgets between 2014 and 2024 were compared. The data were obtained from the United Nations World Tourism Organization (UN Tourism), the Ministry of Culture and Tourism of Türkiye, the Türkiye Tourism Promotion and Development Agency, as well as the Ministry of Culture, the Ministry of Tourism, and the National Tourism Agency of Italy (ENIT). For the development of Türkiye’s tourism policies and strategies, it is essential to analyze the current status and budgets of competing countries. This necessity has motivated the present study. The findings indicate that Türkiye’s tourism budget has been decreasing annually and is insufficient in this regard. Furthermore, as there is no existing study in the literature that compares the tourism ministries and state budgets of different countries, this research highlights its originality and significance. In this respect, the study is expected to provide an important opportunity for future research on the comparison of tourism revenues, expenditures, and budgets across countries. By making use of these results, Türkiye can gain a better understanding of its competitors’ strategies and therefore achieve its tourism goals more effectively.
  • Article
    Kullanımı İvazsız Olarak Eşlerden Birine Bırakılan Aile Konutundan Diğer Eşin Tahliyesi
    (2026) Korkmaz, Ekin
    Ebeveynlerin maliki oldukları taşınmazların kullanımını karşılıksız olarak çocuklarına bıraktıklarına uygulamada sıklıkla rastlanmaktadır. Çocukların evlenmesi ve eşin de bu konuta yerleşmesi halinde bu taşınmazlar aile konutu niteliğini kazanabilmektedir. İlerleyen zamanlarda, malikin çocuğu ile çocuğunun eşinin (malikin gelini ya da damadının) arasının bozulması ve hatta boşanma davası açılması halinde, ebeveynler, gelinin ya da damadın konuttan tahliyesini sağlamak amacıyla ona noterden ihtarname göndermekte ya da elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiyle dava açmaktadır. Bu imkana, özellikle, hâkimin TMK m. 169 uyarınca aile konutunu malikin gelini ya da damadına tahsis ettiği hallerde başvurulmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, taşınmazın maliki ile gelin ya da damadı arasında bir sözleşmesel ilişki bulunmadığı, malik tarafından gönderilen ihtar tarihinden itibaren taşınmazın kullanımına ilişkin verilmiş olan rızanın geri alınmış olacağı ve taşınmazın aile konutu niteliğinin malik yönünden bağlayıcı olmadığı ve dolayısıyla malikin gelin ya da damadını tahliye edebileceği yönünde kararları bulunmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu kararlar oyçokluğuyla alınmış olup karşı oylarda, özellikle taşınmazın aile konutu niteliğine, taraflar arasında kurulduğu varsayılan sözleşmenin feshine ilişkin irade beyanının muhatabına ve hakkın kötüye kullanılmasına ilişkin itirazlara rastlanmaktadır. Bu çalışmada, maliki olduğu taşınmazın kullanımını karşılıksız olarak çocuğuna bırakan ebeveynin, çocuğunun boşanma davası devam ederken gelini ya da damadını taşınmazdan tahliye etmesinin mümkün olup olmadığı sorusu, ilgili hukuki kavramlar ve ayrımlar çerçevesinde yanıtlanmaya çalışılmıştır.
  • Article
    Düzensiz Göçe Karşı Sınır Güvenliğinin Artırılmasına Yönelik Çok Kriterli Karar Verme Yaklaşımı
    (2025) Abdulvahitoğlu, Adnan; Güçlüten, Çağrı; Tunca, Hakan Ömer
    Uluslararası göç, küreselleşen dünyada sosyal, siyasal ve ekonomik yapıları etkileyen temel bir olgu hâline gelmiştir. İnsan hareketliliğindeki bu artış, ekonomi, teknoloji, kültür ve eğitim gibi alanlardaki küresel bağlantıların güçlenmesiyle doğrudan ilişkilidir. II. Dünya Savaşı’ndan bu yana yoksulluk, işsizlik ve siyasal baskılar, bireyleri daha iyi yaşam koşulları sunan ülkelere yöneltmiştir. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve ABD, göçün başlıca hedef bölgeleridir. Artan düzensiz göç, bu ülkelerde daha katı politikalara yol açmıştır. AB’ye geçiş güzergâhında yer alan Türkiye, sınır güvenliğinde stratejik bir aktördür ve düzensiz göçün önlenmesi temel politika hedefidir. Bu çalışma, sınır güvenlik sistemlerini değerlendirmek ve öncelikli tedbirleri belirlemek için SWARA yöntemini kullanmıştır. Ortalama 15 yıllık tecrübeye sahip 9 uzmanın değerlendirmesiyle en kritik üç unsur; sınır hattında devriye faaliyetleri, insansız hava araçlarının kullanımı ve sınır illerinde iç güvenlik devriyeleri olarak belirlenmiştir. Bulgular, kaynak tahsisi, operasyonel planlama ve teknolojik yatırımlar açısından somut bir yol haritası sunmaktadır.
  • Article
    Çocukların Çevrimiçi Platformlarda Haksız Ticari Uygulamalardan Korunması
    (2026) Korkmaz, Ekin
    Avrupa Birliği, çocukların çevrimiçi dünyada karşılaştıkları risklere karşı önlem almak amacıyla Dijital Hizmetler Yasası (DSA) m. 28 kapsamında çocukların korunmasına yönelik olarak platformlara önemli yükümlülükler getirmiştir. DSA m. 28/1, çocukların erişebildiği tüm platformlara risk analizi yapma ve çocukların gizliliği ile güvenliğini en üst düzeyde koruyacak önlemler alma zorunluluğu getirirken; m. 28/2 ve 3, tüm çevrimiçi platformlara yönelik özel düzenlemeler içermektedir. Rehber İlkelerde yaş tespiti, bilgilendirme, süre sınırlamaları ve reklam yasakları gibi yükümlülükler somutlaştırılmıştır. Özellikle çocuklara yönelik profillemeye dayalı kişiselleştirilmiş reklamların yasaklanması, çocukların manipülasyondan korunması açısından önemlidir. Türkiye’de konuya ilişkin bazı düzenlemeler ve girişimler bulunsa da doğrudan çocukları çevrimiçi risklerden korumaya odaklı kapsamlı bir yasal çerçeve bulunmamaktadır. Bu nedenle, DSA benzeri bir düzenleme oluşturulması, risk değerlendirmesi ve denetim mekanizmalarının getirilmesi elzemdir. Böyle bir düzenleme, hem çocuk haklarının korunmasına hem de dijital egemenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır.
  • Article
    Alman Anayasa Hukuku Işığında Avrupa Entegrasyonu Hedefinin Sınırları Ve Maastricht Kararı
    (2025) Arsava, Ayse Fusun
    In its Maastricht decision, the Federal Constitutional Court of Germany declared that it holds the authority to review whether the CJEC’s decisions remain within the limits of integration stipulated in the law on approval. Considering that the CJEC, like other institutions within the Community's institutional structure, can only exercise competence within the limits conferred upon it, the Federal Constitutional Court ruled in its decision that the CJEC's interpretations leading to the expansion of Community competences do not have binding effects for the Federal Republic of Germany. It further ruled that the expansion of Community competences can only be achieved through treaty amendments that fall within the competence of the Member States. This article, prepared as a case analysis, sheds light on the reasoning underlying the Federal Constitutional Court's decision and on the approach based upon the CJEC’s exclusive jurisdiction.
  • Article
    Yeni bir Yapı Tipolojisini Keşfetmek: Yapısal Hibritler
    (2025) Ilgın, Hüseyin Emre; Aslantamer, Özlem Nur
    In recent years, the increasing demand for iconic towers, coupled with intense competition among major cities to construct the most distinguished vertical structures and the continuous pursuit of building the world’s loftiest structures, has come to characterize the forefront of modern high-rise architecture. In this race, many vertical structures have essentially become vertical extensions of land, primarily aimed at maximizing the financial value of the ground they occupy. However, this approach has often resulted in the proliferation of uninspiring and homogeneous towers across the globe, largely products of isolated architectural practices. Despite nearly 150 years of innovation, the architectural design of high-rise buildings has yet to fully achieve the desired advancement, particularly in terms of urban integration and structural design. In this study, the authors propose a classification system for contemporary high-rise typologies, with a particular focus on hybrid structures. The study underscores the importance of spatial quality and the integration of structural design, aiming to raise architects' awareness of structure as a fundamental element of architecture. Structural hybrids offer a transformative approach to high-rise design by integrating structure and architecture to overcome the limitations of standardized designs, creating dynamic and contextually enriched spaces.
  • Article
    Yaşlı Yetişkinlerde Uyku Kalitesine göre Bilişsel Esneklik, Yorgunluk ve Depresyonun İncelenmesi
    (2025) Tamer, Fazılet; Korkusuz, Süleyman; Korkusuz, Büşra Seçkinoğulları; Yuruk, Zeliha Ozlem
    This study aimed to investigate cognitive flexibility, fatigue, and depression according to sleep quality in older adults. Materials and Methods: The research included 144 older adults. The sleep quality of the individuals was measured with the Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI). Individuals were divided into two groups as older adults with good sleep quality and poor sleep quality according to this index score. Cognitive flexibility was assessed using the Stroop TBAG Form, depression with the Beck Depression Inventory, and fatigue with the Fatigue Severity Scale. Results: It was observed that individuals had similar demographic characteristics and health behaviors (p>0.05). It was found that individuals with good sleep quality had higher Montreal Cognitive Assessment Scale scores and shorter completion times for all cards in the Stroop TBAG form (p<0.05). Depression and fatigue levels were found to be significantly higher in the group with poor sleep quality (p<0.05). Conclusion: The study showed that older adults with poor sleep quality had lower levels of cognitive flexibility and higher levels of depression and fatigue. These results highlight the need to assess sleep quality in the management of cognitive decline, depression, and fatigue in older adults.
  • Article
    Üye Devletlerin Anlaşmalar Önünde Eşitliği Prensibinin Bir İfadesi Olarak Birlik Hukukunun Uygulanma Önceliği
    (2025) Arsava, Ayse Fusun
    B organlarının yetki aşımlarının anayasa mahkeme- leri tarafından denetimi (ultra vires denetim) anlaşmalar önünde üye devletlerin eşitliği prensibi muvacehesinde Birlik Hukuku’nun öncelikli uygulanması prensibinin tartışılmasına yol açmıştır. Birlik Hukuku’nun öncelikli uygulanması Birlik Hukuku- Ulusal Hukuk ça- tışmasında COSTA/ENEL kararından itibaren bir dogma olarak kabul edilmekte ve doğrudan uygulanma özelliğine sahip Birlik Hukuku normlarına ulusal hukuka nazaran öncelik verilmektedir. Ultra vi- res denetim üye devletlerin anayasalarında öngörülen sınırlara isti- naden AB’ye devrettikleri egemenlik yetkilerinin sınırlarının AB or- ganları tarafından aşılması halinde ulusal mahkemelere saklı tutulan bir denetimdir. Birlik Hukuku’nun doğrudan uygulanma önceliği ile ultra vires yetki denetiminin arasındaki farkı ortaya koyan bu tespit üye devletlerin anlaşmalar önünde eşitliği prensibi muvacehesinde Birlik Hukuku’nun uygulanma önceliğini engellenemeyeceği gerek- çesi ile anayasa mahkemelerinin ultra vires yetki denetimine yapılan itirazın dogmatik yanlışlığını ortaya koymaktadır. Makalede Birlik Hukuku’nun önceliği, anlaşmalar önünde üye devletlerin eşitliği prensibi ve ultra vires yetki kullanımı bağlamında yapılan değerlen- dirmelere ve tartışmalara ışık tutulmaktadır.
  • Article
    Üniversite Düzeyinde Çevirmen Eğitiminde Dilbilimin Önemi
    (2016) Erton, Halil İsmail; Tanbi, Yasemin
    Mütercim Tercümanlık, yani Çeviri Bilim çalışmaları, Dilbilim ve onun bağlantılı alt dallarından doğmuştur. Çeviri Bilim, Zaman içerisinde dilbilim çalışmaları ile olan bağlarını kopartmadan gelişmiş ve ayrı bir bilim dalı olmuştur. Ancak, her ne kadar bu olsa da, mütercim tercümanlık eğitimini dilbilimden tamamen ayırmak mümkün değildir. Bu araştırma, Mütercim Tercümanlık bölümlerinde okutulan dilbilim derslerinin öğrencilerin üst sınıflarda kazanacağı becerilerin altyapısını oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Atılım ve Bilkent Üniversiteleri, Mütercim Tercümanlık Bölümlerinde okuyan öğrencilere 2"şer anket dağıtılması yoluyla bu bağlantı ortaya konulmuştur. İstatistiksel yöntemlerle değerlendirilen sonuçlar dilbilim derslerinin mütercim tercümanlık çalışmaları için son derece yararlı olduğunu ortaya koymuştur.
  • Article
    Understanding the Reasons for Class Repetition in an English Language Preparatory Department
    (2019) Yastıbas, Ahmet Erdost
    Repeaters experienced some unknown difficulties in learning English in the English languagepreparatory department (ELPD) of a Turkish university. Therefore, the present study aimed to findout what the difficultieswere and how the difficulties were experienced. The present study wasdesigned as a hermeneutic phenomenological study. Sixteen students who studied in a level onceor more than once participated into the study. The data were collected with semi-structuredinterviews and content-analyzed.Different strategies like thick description and decentralizationwere used for the trustworthiness of the study. The findings indicated that six sources led to thestudents’ fear of failure and influenced their perception of education negatively, which resulted instudying in a level many times.