Search Results

Now showing 1 - 9 of 9
  • Master Thesis
    Demokrasinin İşlevselliği ile Sendikalar Arasındaki İlişki
    (2021) Yaşar, Mehmet Emin; Bircan, İsmail
    Demokrasi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelir. Ancak bunun yöntem olarak nasıl gerçekleşeceği konusunda ortaya birden fazla fikir atılmıştır. Halihazırda en fazla tercih edilen temsili demokrasidir. Ancak bunun da işletilmesi konusunda ülkeden ülkeye bir takım farklılıklar meydana gelebilmektedir. Bu durumda özgürlüklerin ne boyutta olduğu gerçeği sendikacılık fikrinin gelişmesini sağlayacak önemli bir noktadır. Çünkü demokrasinin varlığı ve doğru işletilmesi fikir özgürlüğü bağlamında insanların kendilerini daha iyi ifade edebilmesi ve yasal bir çerçevede örgütlenebilmesini sağlayacaktır. Sendikalaşma sanayi devrimi ile ortaya çıkmış ve işçi sınıfının sosyalist çerçevede örgütlenmesi ile ilk olarak Batı'da kendini göstermiştir. Türkiye'de ise Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde bilhassa 1908'den sonra tam anlamıyla olmasa da sendikal hareketler ortaya çıkmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra 1946'ya kadar sendikalaşama hareketleri neredeyse tamamen yasaklanmıştır. Çok partili hayata geçişten sonra ise bir takım haklar verilmesine rağmen gerçek anlamda ilerleme 1961'den sonra kaydedilmiştir. Türkiye için sendikalaşma fikri tam anlamıyla demokrasi kültürü yerleşmediği için topal ördek misali ilerlemiş zaman zaman ise 1980 darbesinden olduğu gibi yasaklara maruz kalmıştır.
  • Master Thesis
    Siyasal İletişimde Algı Yönetimi: 2019 Yerel Seçimleri Ak Parti Örneği
    (2020) Gençarslan, Özcan; Bircan, İsmail
    Yaşadığımız yüzyılda teknolojik değişimlerin ve gelişimlerin yanı sıra ekonomik, kültürel ve siyasal alanlarda da değişikler söz konusudur ve son yılların en önemli ve güncel konularından biri de siyasal iletişimde algı yönetimidir. Demokrasinin en vazgeçilmez konusu ise iktidara gelmenin ayağı olan partilerdir. Siyasal anlamda başarı elde etmek isteyen partiler gerek seçim kampanyalarıyla seçmen algılarını yöneterek gerek sosyal medyayı kullanıp halkın dilinden konuşmaya çalışarak iktidar olma amacını gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu sebepten ötürü günümüzde partiler arasında ciddi bir rekabet ortamı doğmuştur. Kitle iletişim araçları profesyonel kampanyalar düzenleme noktasında büyük öneme sahiptir. İktidara gelmek isteyen her parti, seçmenlerin gözünde tercih edilen bir parti olmayı ve doğru algılanmayı ister. Çünkü siyasal iletişimde partilerin ve liderlerin halk tarafından algılanma süreci oldukça önemli bir konudur. Bu anlamda siyasal partilerin seçmelerce doğru algılanması için algı yöntemine uygun hareket etmeleri gerekir. Ayrıca seçmenler tarafından olumlu algılanan durumları da uygulamaya dönüştürmekte önemlidir. Bunlardan yola çıkarak araştırılan bu çalışmada siyasal iletişimde algı yönetimi ve kuralları, siyasal iletişim ve algı yönetimi ele alınıp 2019 Yerel Seçimlerinde Ak Parti'nin seçim döneminde siyasal iletişimi nasıl kullandığı ve algı yönetiminin seçimlerde oy kullanan bireylerin zihninde nasıl bir algı yarattığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın teorik kısmı için literatür taraması yapılmış olup, nicel kısmını açıklamak için ise ölçek ve anketlerden faydalanılarak veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ilk beş hipotezin doğrulanamadığı ve altıncı hipotezin doğrulandığı tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    Seçmen Davranışlarını Etkileyen Faktörler ve Seçmenlerin İkinci Parti Tercihleri
    (2021) Çelik, Erhan; Bircan, İsmail
    Seçmenlerin oy verme davranışları 1900'lü yılların başından itibaren araştırılan bir konudur. Bu konuda yapılan araştırmalar çoğunlukla oy verme davranışını etkileyen faktörler üzerine olmuştur. Bu çalışmanın temel amacı, seçimlerde seçmenlerin oy verme davranışlarını etkileyen faktörlerle birlikte ikinci parti seçimlerinin nasıl olduğunu araştırmaktadır. Literatürde seçmenlerin ikinci parti tercihlerinin nasıl şekillendiğine yönelik araştırmayla karşılaşılamaması, bu araştırmanın önemini artırmaktadır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Ankara ilinde yaşayan seçmen kitlesi ile anket çalışması yapılmış, elde edilen veriler istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda seçmenlerin büyük bir çoğunluğunun yeni parti kurulmasına sıcak bakmadığı, buna karşılık partilerin lider değişikliğine gitmelerini gerekli gördüğü tespit edilmiştir. Ayrıca ikinci parti tercihi yapma noktasında seçmenlerin büyük bir çoğunluğunun birinci partilerinin görüşlerine uygun bir başka partiyi ikinci parti olarak gösterdikleri, diğer bir ifadeyle ideolojik yaklaşımlarının parti seçiminde ön planda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan önemli sonuçlardan birisi ise seçmenlerin büyük bir çoğunlukla oy verme davranışlarını bilinçli bir şekilde yaptıkları, istedikleri adayın ve benimsedikleri görüşün seçilebilmesi amacıyla oy verdikleri sonucudur.
  • Master Thesis
    Türkiye'de 1980'den Günümüze Siyasal İktidar-bürokrasi İlişkileri
    (2010) Çevik, Fahrettin Kerem; Bircan, İsmail
    Bürokrasi ve siyaset birbirleriyle sürekli etkileşim içindedirler. Siyasal iktidar ve bürokrasi ilişkisi topluma hizmet gibi aynı hedef doğrultusunda, aynı değer ve araçlarla, uyum içinde çalışmaları esasına göre kurulmuştur. Bu çerçevede siyasal iktidar ülke yönetimine dair kararları politik bir süreç içerisinde almakta ve bu kararları kendisine bağlı olan bürokrasiye uygulatmaktadır. Siyaset ve bürokrasi arasındaki bu ayrım teorik olarak böyle ifade edilirken yönetsel uygulama ve günümüz gerçekleri açısından durum teorideki gibi gerçekleşmemektedir.Bu çalışmada, 1980'li yıllardan günümüze kadar geçen dönem içerisinde, siyasetçilerin ve bürokratların nasıl bir ilişki içerisinde olduğu, birbirlerini nasıl etkiledikleri ve bürokrasi siyasal iktidar ilişkilerindeki mevcut sorunlar ortaya konulmuş olup, daha sonra ise çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.Genel olarak sorunlar siyasetçilerin ve bürokratların kendi amaç ve planları doğrultusunda birbirlerini etkilemek istemesinden kaynaklanmaktadır. Çözüm önerileri olarak ise şeffaflaşma, üst düzey bürokratların siyasete karışmaması ve yönetimin siyasallaşmasının önüne geçilmesi olarak dile getirilmiştir.Anahtar Sözcükler1. Bürokrasi2. Siyaset3. Siyasal İktidar - Bürokrasi İlişkileri4. Bürokrasinin Sorunları5. Bürokratik Siyaset
  • Master Thesis
    Avrupa'da 'aşırı Sağ' Partilerin Yükselişindeki Göçmen ve Mülteci Hareketleri: Almanya ve Hollanda Örneği
    (2019) Öztürk, Mustafa; Bircan, İsmail
    Dünya siyasetinde yükselişe geçen aşırı sağ partiler ve onun ışığında ortaya çıkan düşünce akımı günümüzde kabul edilen bir gerçektir. Ve bu gerçeklik 'aşırı sağ' söyleminin bir zamanların en güçlü ideolojisi olan faşizmin güncellenmiş hali olduğunda ortaya koymaktadır. Bu çalışmada aşırı sağ partilerin ortaya çıkışı, tarihsel hafızası ve özellikle Avrupa siyasetindeki yükselişi Almanya ve Hollanda ülkeleri temel alınarak incelenmiştir. Aşırı sağ kavramının ortaya çıkış sürecindeki ana sebeplerin ve aşırı sağ parti liderlerinin göçmen ve mültecilere karşı kullandığı yabancı karşıtlığı politikaların toplumlar tarafından kolayca kabul edilmesinin altında yer alan ana nedenlerin ortaya çıkarılabilmesi için bu çalışma yapılmıştır. Özellikle göçmen ve mülteci kavramlarının, aşırı sağ üzerindeki etkileri ve belirleyiciliği bu çalışmada etkili olmuştur. Ekonomik gelişmeler, iç savaşlar ve ülkeler arası yer değiştirmenin kolaylaşması gibi sebepler göçmenlik ve mültecilik gibi kavramların günümüzde sıklıkla kullanılmasının önünü açmıştır. Bu çalışma için literatür özenle araştırılmış, daha önce konuyla alakalı yapılan çalışmaların dışında bilime katkı sunabilmek için 'aşırı sağ' kavramının incelenmemiş tarafları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kavramsal çerçeve, yöntem, bulgular ve sonuç kısımları aslında bu çalışmanın ana temasını oluşturmaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Aşırı Sağ, Faşizm, Göçmen-Mülteci, Avrupa Siyaseti, Ekonomi,
  • Master Thesis
    Güç Mesafesi ile Siyasi Yeterlik Arasındaki İlişkinin Kişilik Ara Değişkeni Üzerinden İncelenmesi
    (2019) Uğur, Mert; Bircan, İsmail
    Kültürün güç mesafesi boyutu ile siyasi yeterlik (içsel ve dışsal) arasındaki ilişkiyi incelemek bu çalışmanın amacını teşkil etmektedir. Ayrıca bu ilişkinin incelenmesinde kişilik ara değişkeni söz konusudur. Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü kapsamındaki yüksek lisans öğrencileri üzerinde araştırma kapsamında anket uygulanmıştır. Korelasyon ve regresyon analizi yöntemlerinden faydalanılmıştır. Çalışma sonucunda güç mesafesi ile özellikle dışsal siyasi yeterlik arasında bir ilişkinin var olduğu bulunmuş, ancak bu ilişkinin yönü beklentinin tersine negatif çıkmıştır. Kişilik değişkeninin ve özellikle de öz disiplin özelliğinin ise herhangi bir aracılık etkisi bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler Güç Mesafesi, Siyasi Yeterlik, Kişilik, Kültür
  • Master Thesis
    Etiyopya'da Etnik Ayrımcılık
    (2020) Abı, Abdınasır Hassan; Bircan, İsmail
    Araştırmanın amacı Etiyopya'nın Ogaden bölgesinde yaşanan etnik ayrımcılığın incelenmesidir. Araştırma katılımcıları Ogaden bölgesinde yaşayan 45 kadın, 41 erkek ve 13 cinsiyetini belirtmek istemeyen kişilerdir. Katılımcıların % 28,3'ü doktora, % 25,3'ü lisans, % 23,2'si yüksek lisans ve % 23,2'si ortaöğretim düzeyinde eğitim seviyesine sahiptir. Araştırmada veri toplama kişisel bilgi formu, kollektif kimliğin önemi ölçeği ve algılanan ayrımcılık ölçeği kullanımıştır. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğunun test edilmesi amacıyla ShapiroWilk testi kullanılmıştır. Normal dağılım ile uygunluk gösterenler değişkenler ortalama±standart sapma ile verilmiş olup, üç ya da daha fazla grup karşılaştırmalarında varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkiler Pearson korelasyon katsayısı ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler IBM SPSS 22.0 programında yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Türkiye Enerji Politikaları Üzerine Bir İnceleme
    (2014) Ensaroğlu, Erkam Cüneyd; Bircan, İsmail
    Bu çalışma, Türkiye'nin enerji politikalarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Konuyla ilgili literatür ve arşiv taramasının yanı sıra, ilgili aktörlerle derinlikli mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Sahip olduğu kaynaklar, enerji ihtiyacını karşılayamadığı için Türkiye, enerjide dışa bağımlı bir ülkedir. Üretici ve tüketici ülkelerin arasında bir konuma sahip olduğundan, enerji koridoru ve enerji üssü olmak istemektedir. Bunun yanı sıra, enerji kaynaklarında çeşitlendirmeye giderek dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflemektedir. Türkiye'nin alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımları olumlu olmakla birlikte, dışa bağımlılığı azaltabilmek için atması gereken başka adımlar da bulunmaktadır. Alternatif ve yenilenebilir enerji için yapılan yatırımlara ilişkin ar-ge çalışmalarını sürdürmek zorunda olan Türkiye, enerji ithalatı yaptığı ülkeleri çeşitlendirse dahi, söz konusu yatırımlarda yerli kaynakların payını yüksek tutmaması halinde, dışa bağımlılıktan kurtulamayacaktır.
  • Master Thesis
    Memur Sendikacılığı ve Toplu Görüşme Hakkı
    (2008) Bibilik, Erkan; Bircan, İsmail
    Bu tezde, kamu görevlilerinin (memurların), haklarını korumak ve geliştirmek için oluşturdukları sendika örgütlenmeleri ve 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendika Yasası çerçevesinde toplu görüşme yöntemi incelenmiştir.Sendika hareketi, sanayi devrimiyle beraber Avrupa'da başlamış ve daha sonra dünyaya yayılmıştır. İşçi sınıfıyla başlayan bu hareket, kamu görevlilerine de örnek olmuştur. Bu çalışmamızda memur sendikacılığın Türkiye'de gelişimi ve bugünkü durumu, uluslararası örgütler ve uluslararası sözleşmeler üzerinde durulmuştur. Ayrıca kamu görevlileri sendikalarının, toplu görüşme yöntemi ile ilgili düşünceleri araştırılmıştır.Çalışmamız, literatür taraması, konuyla ilgili kitap, makale, web siteleri, vb, kaynakların taranması şeklinde olmuştur. Konuyla ilgili olarak, kamu görevlileri sendikalarıyla bir anket-mülakat çalışması yapılmıştır.Türkiye'de Sendikacılığın, dernekçiliği çok aşamadığı, ideolojik görüşler etrafında örgütlendiği, memurların haklarını koruma ve geliştirmede çok başarılı bir performans sergileyemedikleri görülmüştür. Ayrıca 4688 sayılı yasa da sendikalara çok fazla imkân vermemektedir.Sendikaların büyük bir çoğunluğunun hedefinin grevli toplu sözleşme olduğu, 4688 sayılı yasaya göre yapılan toplu görüşme yönteminden, sendikaların hiç memnun olmadığı görülmüştür.