30 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 30
Master Thesis Radikal Demokrasi ve Türkiye'deki Siyasi Partiler(radikal Demokrasi Kuramlarına 60. Yasama Döneminde Tbmm'de Grubu Bulunan Partilerin Bakış Açıları)(2010) Baytok, Erol; Toros, EmreBu tezin amacı politik kuramcılar Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau tarafından kaleme alınan ?Hegemonya ve Sosyalist Strateji?de incelenen Radikal Demokrasi Kuramı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grubu bulunan siyasi partilerin programlarında nasıl ele alındığını incelemektir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır.?Radikal Demokrasi? projesi dünyada demokrasi krizinin yaşandığı bir dönemde ortaya atılan önemli bir tez olmuştur. 20. yüzyılın, son çeyreğinde yaşadığı yüzyılın ikinci büyük ekonomik krizin olgunlaştığı aynı dönemde post-Marksist eğilimlerin de ortaya çıkan ihtiyacı karşılamak amacıyla mevcut siyasanın yeniden okunmasıyla geliştiğini söylemek mümkündür.Çalışmada Türkiye gibi demokrasinin hala tam olarak kurumsallaşmadığı, özümsenmediği bir toplumda dünyadaki demokrasi ile ilgili sorunlara çare olma iddiasıyla ortaya çıkan bir kuram incelenmiştir.Farklı toplumsal düşüncelerin siyaset arenasında yer almasının, temel hakların ve özgürlüklerin tam anlamıyla uygulanmasının ve uygulanırlığının denetlenmesinin önemli kontrol araçlarından siyasal partiler, Radikal Demokrasi modelinin toplum tarafından benimsenmesinde ve devlet aracılığıyla gündelik yaşama yerleştirilmesinde başrol oynarlar.Türkiye Millet Meclisi'nde (TBMM) grubu bulunan dört siyasi partinin, AK Parti, CHP, MHP ve BDP'nin programları Radikal Demokrasi Kuramı açısından incelenmiştir. Gerçekleştirilen bu incelemenin sonunda parti programlarının Radikal Demokrasi modeli ile uyumluluk düzeylerinin tatmin edici olmadığı belirtilmiştir.Master Thesis Parlamenter Hükümet Sistemi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Yasama ve Yürütme Açısından Karşılaştırılması(2020) Kudu, Ali; Ülker, Halil İbrahimÜlkemizde yıllardır uygulanan parlamenter hükümet sisteminin kaldırılarak yerine Başkanlık hükümet sisteminin getirilmesi düşüncesi birçok lider tarafından gündeme getirilmiş ve yıllarca tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaların sebebi ise Parlamenter hükümet sisteminde yaşanan tıkanmalar, siyasi krizler ve kısa süreli hükümetlerin olmasıdır. Birçok hükümet tarafından, yaşanan bu krizlere çözüm aranırken yeni düzenlemeler yapılmış ve kalıcı çözümler bulunamamıştır. 21 Ocak 2017 tarihli ve 6771 sayılı kanunla kabul edilen Anayasa'da değişiklik yapılmasına dair kanun, Cumhurbaşkanı tarafından 11 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete 'de yayımlanıp, 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunularak yürürlüğe girmiştir. Bu değişikle ülkemiz, yeni yönetim şekli olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapmıştır. Yapılan bu değişikler sonrasında yürürlüğe giren yeni yönetim sistemine özellikle ana muhalefet tarafından ciddi eleştiriler yapılmaktadır. Anayasa değişikliği yapıldıktan sonraki 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde muhalefet tarafından sürekli olarak dile getirilen ve seçim vaadi olarak da lanse edilen 'eski sisteme dönüş' gereklimi? Yoksa mevcut kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde mi kalmalı? Sisteme dair yapılan eleştiriler nezdinde Avantaj ve dezavantajlarıyla iki sistem ele alınacaktır. Ayrıca sisteme yönelik yapılan eleştirilere bazı önerilerde bulunulacaktır.Master Thesis Türkiyede Hükümet Politikalarının Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları Üzerindeki Etkileri ve Sonuçlarına Dair Şirket Yöneticilerinin Algıları(2012) Yazıcı, Şadan Elçin; Çekiç, AnılSermaye ve ticaret yapısındaki küresel gelişmeler, ülkelerin yatırım politikalarının da sürekli değişerek, yeni anlayışlarla şekillenmesine neden olmaktadır. Küresel yapıda görülen hızlı değişim süreci, sermayenin dağılımının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında akışkanlık göstermesi ile yeni bir boyut kazanmıştır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, iç kaynakların yetersiz kalması nedeniyle, dış kaynak arayışı içerisine girmişlerdir. II'nci Dünya Savaşından sonra hızlanan bu süreç, gelişmiş ülkelerin kar elde etme amacı çerçevesinde bilgi ve birikimlerini gelişmekte olan ülkelere yeni yatırım anlayışları ile getirmeleri şeklinde gelişmiştir. Bu kapsamda gelişen doğrudan yabancı sermaye yatırımları, özellikle gelişmekte olan ülkeler için önemli bir sermaye kaynağı durumuna gelmiştir.Bu çalışmada; özellikle gelişmekte olan ülkeler tarafından dış finansman kaynağı olarak değerlendirilen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının Türkiye'deki gelişim süreci, devlet politikalarının etkisi açısından incelenmiştir. Çalışmanın amacı; doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına yönelik alınan siyasal ve ekonomik kararların sonuçlarının, yatırım ortamı üzerindeki etkilerini tespit ederek, mevcut durumun neden ve sonuçlarına ilişkin çözüm önerileri sunmaktır. Bu çerçevede araştırmamız; Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımları üzerinde özellikle belirli dönemlerde alınan hükümet kararlarının etki ve sonuçlarının rekabet, istihdam, teşvik uygulamaları ve yatırım ortamının önünde engel teşkil eden diğer yapısal uygulamalarla olan ilişkisini tespit etmek amacıyla geliştirilmiştir. Söz konusu çalışmada, yapmış olduğumuz anket araştırmasından elde edilen bulgularla geliştirilen sonuç ve çözüm önerileri, orta ve büyük ölçekli şirket yöneticilerinin vermiş olduğu katkılarla daha da somut hale gelmiştir.?Türkiye'de Hükümet Politikaların Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları Üzerindeki Etkileri ve Sonuçlarına Dair Şirket Yöneticilerinin Algıları'' adlı tez çalışmamızda izlenen yöntem ve teknikler aşağıya çıkarılmıştır : Yapmış olduğumuz çalışma;?Konuya ilişkin literatür taraması,?Yabancı sermayeli şirket yöneticileri üzerinde anket uygulaması,?Anketlerin analiz edilmesi,?Analiz değerlerinin değerlendirilmesi ve çözüm önerilerinin sunulması çerçevesinde geliştirilmiştir.Çalışmamızın son bölümünde ise; Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını çekebilmek için öncelik verilmesi gereken alanlar üzerine yaptığımız çözüm önerileri anket bulguları ile desteklenmiştir. Bu kapsamda hükümetin; arazi ve alt yapı, vergi, rekabet, AR-GE uygulamaları, yeni yatırım stratejilerinin belirlenmesi, teşvik uygulamalarında yeni çalışmaların yapılması, yatırım promosyon ajansları aracılığı ile tanıtım sorununu çözmesine yönelik uygulamaları geliştirmesi öncelik verilmesi gereken konular olarak değerlendirilmiştir.Anahtar Sözcükler:1. Küreselleşme2. Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları3.Hükümet Politikaları4.Rekabet, Teşvik ve İstihdam Uygulamaları5.Yabancı Sermayeli ŞirketlerAnahtar Sözcükler :1. Küreselleşme2. Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları3. Hükümet Politikaları4. Rekabet, Teşvik ve İstihdam Uygulamaları5. Yabancı Sermayeli ŞirketlerMaster Thesis Türkiye'de 1980'den Günümüze Siyasal İktidar-bürokrasi İlişkileri(2010) Çevik, Fahrettin Kerem; Bircan, İsmailBürokrasi ve siyaset birbirleriyle sürekli etkileşim içindedirler. Siyasal iktidar ve bürokrasi ilişkisi topluma hizmet gibi aynı hedef doğrultusunda, aynı değer ve araçlarla, uyum içinde çalışmaları esasına göre kurulmuştur. Bu çerçevede siyasal iktidar ülke yönetimine dair kararları politik bir süreç içerisinde almakta ve bu kararları kendisine bağlı olan bürokrasiye uygulatmaktadır. Siyaset ve bürokrasi arasındaki bu ayrım teorik olarak böyle ifade edilirken yönetsel uygulama ve günümüz gerçekleri açısından durum teorideki gibi gerçekleşmemektedir.Bu çalışmada, 1980'li yıllardan günümüze kadar geçen dönem içerisinde, siyasetçilerin ve bürokratların nasıl bir ilişki içerisinde olduğu, birbirlerini nasıl etkiledikleri ve bürokrasi siyasal iktidar ilişkilerindeki mevcut sorunlar ortaya konulmuş olup, daha sonra ise çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.Genel olarak sorunlar siyasetçilerin ve bürokratların kendi amaç ve planları doğrultusunda birbirlerini etkilemek istemesinden kaynaklanmaktadır. Çözüm önerileri olarak ise şeffaflaşma, üst düzey bürokratların siyasete karışmaması ve yönetimin siyasallaşmasının önüne geçilmesi olarak dile getirilmiştir.Anahtar Sözcükler1. Bürokrasi2. Siyaset3. Siyasal İktidar - Bürokrasi İlişkileri4. Bürokrasinin Sorunları5. Bürokratik SiyasetMaster Thesis Türkiye'de İslamcı Hareket: Gelişimi, İlişkileri, Ayrılıkları ve Dönüşümü(2011) Uzun, Necmi; Özen, HayriyeTürkiye'de İslamcılık düşüncesi, Osmanlı Devleti'nin Batı'nın gerisinde kalması ve yanlış Batılılaşma yapıldığı gerekçesiyle devleti kurtarmak adına bir grup İslamcı aydın tarafından geliştirilmiştir. Osmanlı Devletinin yıkılmasıyla onun mirası üzerinde kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu kadroları devleti laik esaslar üzerine kurduklarından dini kamusal alandan çıkarmışlardır. Bu kadrolar, laik reformları gerçekleştirmek için İslamcıların muhalefetini önlemek amacıyla sert yasal tedbirler almışlar, dini yaşam biçimlerine ve dini sembollere yasaklar getirmişler ve topluma milli bir din dayatmışlardır. Buna karşılık İslamcılar, bu uygulamalara yerel düzeyde karşılık vermişler ancak başarılı olamamışlardır.1924-1950 arası dönemde hemen tüm dini yaşam alanları kısıtlandığından İslamcı aktörler geri çekilmişler ve informal yollarla özellikle dini eğitim ve kültürel alanda gizli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu dönemde özellikle Nurculuk ve Süleymancılık hareketleri halk tabanında karşılık bularak cemaat oluşumu sürecini başlatmışlardır. Türkiye'nin 1945'ten itibaren çok partili sisteme geçmesiyle oluşan nisbi özgürlük ortamından yararlanan İslamcı aktörler, faaliyetlerini artırarak güçlenmeye başlamışlardır. Gazete ve dergilerle başlayan bu süreç, 1960'ların sonlarından itibaren müstakil bir İslamcı partinin kurulmasıyla siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda yaygınlaşmıştır.İslamcılık, 1950'den sonra uluslar arası İslamcı hareketlerden de etkilenerek, çeşitlenmiş ve güçlenmiştir. Siyasal İslamcılığın çekim merkezi oluşturduğu bu süreçte cemaat ve tarikat ağları ile radikal İslamcılık arasında geniş bir düzleme oturan İslamcı aktörler hem sistemle hem de kendi aralarında uzlaşma ve çatışmalar yaşamışlardır. İslamcı hareketi, ideolojik merkezinin en büyük tehlikesi olarak gören Kemalist'ler ise onu durdurmak için birçok kez hukuksuz yollara başvurmuşlardır.Sonuçta İslamcı hareket, ulusal ve uluslar arası gelişmelere paralel olarak ve toplumsal dinamiklere göre büyük bir değişim ve dönüşüm yaşamıştır. Bu çalışmada, İslamcı hareketin sebep-sonuç ilişkisi içinde ve toplumsal hareket yaklaşımları çerçevesinde gelişim nedenleri, önemli aktörleri, sistemle ve kendi aralarındaki ilişkileri, ittifakları, çatışmaları ve etkileşimleri araştırılmıştır.Anahtar Sözcükler1.İslamcılık2.Kemalizm3.İslamcı Hareket4.Çatışma5.DönüşümMaster Thesis Köy Enstitülerinin Kapatılmasında Yazılı Basının Rolü: Gündem Belirleme Kuramı Kapsamında Ulus ve Vatan Gazetelerinin İncelenmesi(2020) Altın, Fevzi Özgür; Akdemir, Tuğba GürçelCumhuriyet geçmişten kalan siyasi kültürü miras edinmek istememiştir. Bu nedenle çeşitli devrimlerle kültürü ve siyaseti değiştirmek istemiştir. Devrimlerin hayata adapte edilmesi için çalışan yeni rejim eğitim politikaları ile sistemi vatandaşa anlatmak istemiştir. Eğitim politikalarında 1938 yılına kadar istenilen seviye sağlanamamıştır. Okuryazar oranının az olduğu dönemde, cehalet rejime tehdit olarak görülmüştür. İşte bu bağlamda 1940 yılında Köy Enstitüleri yasası çıkarılmış ve rejime bağlı nesiller yetiştirme politikası benimsenmiştir. Ancak köylerde ve liberal görüşe sahip kesimlerde bu politika komünist nesiller yetiştiriyor iddiasını ortaya çıkarmıştır. Bu iddia sonrası dönemin tek parti yönetimi basına verdiği direktiflerle enstitüler politikasının gündem olmasını istemiştir. Dönemin gazetelerinde karar alıcıların belirlediği şekilde haber sınırlandırılmış veya ön plana çıkarılmıştır. Bu araştırmada siyasi güçlerin veya bir egemen grubun basın üzerinden gündem oluşturma süreci değerlendirilmiştir. Kuramsal çerçeve olarak gündem belirleme kuramı seçilmiştir. Bu kuram doğrultusunda, basının köy enstitülerinin kapatılmasındaki etkisi tartışılmıştır. Özellikle 1948 yılı itibari ile akademik anlamda araştırılmaya başlanan gündem oluşturma tezi, aynı yıllardaki Türkiye siyaseti ve basın ilişkilerini açıklamak için teorik bir çerçeve olarak kullanılmıştır. Söylem analizi yöntemi kullanılarak elde edilen veriler sonrası Türkiye'de basının siyasetçilerin aldığı kararlar üzerinde etkisi olduğu ve Köy Enstitülerinin kapatılması kararının buna bir örnek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: köy enstitüleri, basın-siyaset ilişkisi, gündem belirleme, cumhuriyet, eğitim politikaları.Master Thesis Milliyetçilik Türü Olarak Anadoluculuğun Doğuşu(2016) Genç, Kürşat; Ülker, Halil İbrahimTez çalışmamızda 16. yüzyılda başlayıp 18. yüzyılda artarak devam eden Osmanlı Devleti'ndeki modernleşme hareketleri ve Avrupa'da ortaya çıkan ulusçuluk akımının sonucu ile çok uluslu Osmanlı Devleti'nin içine düştüğü zor durumdan çıkış çabalarını bakıldı. Avrupa'daki gelişmelere paralel olarak; 19. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devletindeki fertlerin 'kul'dan 'birey'e ve Osmanlı toplumunun 'tebaa' dan 'millet'e dönüşme sürecinde ortaya çıkan akımlardan yola çıkarak Anadoluculuğun doğuşunu incelemeye çalışıldı. Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük fikir hareketlerini savunan düşünce insanları tarafından ortaya konan vatan, millet, devlet tanımlamaları ve tarih anlayışına bakılmıştır. Bu akımların bir anti sentezi olarak doğan; farklı bir tarih anlayışı ortaya atarak, vatan, millet kavramlarını yeniden tanımlayan, yeni bir milliyetçilik türü olan Anadolu Milliyetçiliği'nin doğuşunu ve 1930'lu yıllara kadar gelişimi incelenmeye çalışılmıştır.Master Thesis Savunma Sanayiinin Türk Kamu Yönetiminde Özgün Gelişim Sürecine Bir Örnek: Atak Projesi(2020) Liman, Köksal; Şahin, Savaş ZaferTürkiye'nin son 15 yılda savunma sanayii alanında kaydettiği ilerlemenin arka planında neler olduğu merak konusudur. Ülkemiz bu süre içerisinde birçok farklı tarım ve sanayi ürününde ithalata yönelirken teknolojinin en üst düzeye çıktığı, ülkelerin gelişmişlik seviyesinin ölçüldüğü helikopter gibi savunma sanayii ürünlerinde ise ithalat miktarları dramatik bir şekilde azalmakta, hatta ülke sanayisi ihracata yönelmektedir. Bu başarının arkasında savunma sanayiinin devlet tarafından desteklenmesinin büyük payı bulunmaktadır. Devlet Planlama Teşkilatı gibi köklü denilebilecek birçok bürokratik kurumun büyük değişim ve dönüşüme uğradığı aynı yıllarda büyük gelişim gösteren savunma sanayii alanındaki kamu bürokrasisinin yaşamış olduğu tecrübenin savunma sanayiindeki gelişmeleri büyük ölçüde açıkladığı görülmektedir. Savunma sanayiinde yaşanan dönüşümün bir kamu politikası ve bürokratik dönüşüm süreci olarak yeni kamu yönetimi yaklaşımlarına göre farklı bir dönüşüm geçirdiği düşünülebilir. Ancak, yapılacak derinlemesine bir analizde savunma sanayindeki dönüşüm sürecinin de bu yaklaşımdan etkilendiği söylenebilir. Bu çalışmanın amacı, yeni kamu yönetimi uygulamalarının etkisi altında farklı bir dönüşüm süreci yaşayan savunma sanayi örneğini simgesel anlam taşıyan ATAK proje süreci üzerinden değerlendirerek Türkiye'de yeni kamu yönetimi yaklaşımının farklı kamu politikası alanları üzerindeki etkilerini göstermektir. Anahtar Sözcükler: Savunma sanayii, kamu yönetimi, yeni kamu yönetimi yaklaşımı (YKY), siyaset, bürokrasiMaster Thesis 1999 Sonrası Türkiye'de Demokratikleşme Çabaları ve Siyasi Sisteme Yansımaları(2012) Tinga, Murat; Özen, HayriyeTürkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde, 1999 Helsinki ve Avrupa Birliği hedefinin olabilirliğini ve böylece inandırıcılığını arttıran 2002 Kopenhag zirveleri, Türkiye'nin demokratikleşmesi sürecinde çok önemli dönüm noktaları olmuştur. Türkiye'nin demokratikleşme çabalarını bu dönüm noktalarından alarak AB üyeliği sürecinde ne gibi aşamaların kat edildiği, siyasi erkin dışsal eşgüdümle içsel değişimleri ne ölçüde gerçekleştirdiği ve yaşama sunduğu, Türkiye'nin siyasi yapısında ne gibi bir değişim ve dönüşümün gerçekleştirildiği incelenmiştir. Bu değişim ve dönüşüm çabaları incelenirken bir yandan siyasi erkin bu değişim ve dönüşüm yönünde ne ölçüde kararlı olduğu, diğer yandan ise çeşitli siyasal ve toplumsal grupların bu değişim ve dönüşüme verdikleri tepki dikkate alınarak ve bu çerçevede değişim ve dönüşümün hangi toplumsal-siyasal gruplar tarafından ne ölçüde desteklendiği ve ne ölçüde muhalefet edilerek itirazlar yükseltildiği ortaya konulmuştur.Çalışmanın sonucu olarak Türkiye' de 1999 sonrası gerçekleştirilen demokratikleşme çabalarının neler olduğu ve bu çabaların, ortaya konulan teorilerle ne ölçüde bağdaştığı irdelenerek siyasal sisteme yansımaları değerlendirilmiştir.Master Thesis Türkiye'de Kadınların Kurumsal Siyasete Katılımı: Siyasi Tarihinde Geldiğimiz Noktaya Chp ve Mhp Penceresinden Bakış(2015) Alban, Sahibe Bahar; Özen, HayriyeTürkiye'de kadınların siyasete katılması ve daha çok temsil edilebilmesi sorunu giderek daha çok konuşulmakta ve beklendik ölçüde olmasa da olumlu gelişmeler görülmektedir. Bu çalışmanın ana konusu; Türkiye'de kadınların kurumsal ya da parlementer siyaset alanında, geldiği noktaya Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi üst düzey yöneticilerinin bakış açılarının belirlenmesidir. Kadınların siyasal yaşama katılımı hiç kuşku yok ki siyasal partilerle sınırlı değildir. Demokratik toplumlarda, yurttaşların başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere, yerelde, mahalle ölçeğinden başlayarak a ve siyasi yaşama katılımları önemsenmekte, desteklenmekte ve gelişmektedir. Ancak, bu çalışmanın odağı kadınların kurumsal siyasete katılımıdır. , Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi içinde karar organlarında yer alan üyelerin; kadın kollarına, kadınların siyasette yeterince yer alamamasına, kadın kotasına, toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanan engellere bakış açıları ile bu sorunlara ilişkin değerlendirmeleri incelenmiştir. İncelemede elde edilen ana bulgular şu şekildedir; kadın kollarının kadınların siyasal yaşama katılımını olumlu etkilediği düşünülmektedir. 'Annelik ve çocuğun bakım sorumluluğu', ev içi ortak yaşamın gereği olan 'günlük işler' ve siyasetin sürdürülüş biçiminden kaynaklı 'seyahatler', 'uzun süreli çalışmalar', 'günün geç saatlerine sarkan ve dolaylı olarak ev içi erkek egemen ve çevresel toplumsal baskılar' engelleyici unsurlar olarak sıralanmaktadır. Ataerkil yapıya, eğitim sorunlarına ve kadınların ekonomik güçlerinin, özgürlüklerinin yeterli olmamasına vurgu yapmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Siyaset, kadın, toplumsal cinsiyet
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
