Search Results

Now showing 1 - 10 of 14
  • Doctoral Thesis
    Çatışma Altındaki Dünya Miras Alanlarında Unesco'nun ve Taraf Devletlerin Tutumu: Diyarbakır Surları, Hevsel Bahçeleri ve Suriçi Bölgesi
    (2023) Seren, Rengin; Akın, Emel
    Geçmişi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan kadim Diyarbakır Kenti, jeo-politik önemi nedeniyle yüzyıllar boyunca bölgenin odak noktası özelliğini taşımış, birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Kentin ilk yerleşimi olan Suriçi Bölgesinde, 19. yüzyılın ikinci yarısında sur dışına açılma başlamıştır. Suriçi Bölgesi, 1988'de kentsel sit alanı ilan edilmiştir. 8 Temmuz 2015'te 'Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı' Dünya Mirası olarak tescillenmiş; tescillenen alanlara 1. Derece tampon bölge konumunda olması nedeniyle, Suriçi Bölgesi de koruma altına alınmıştır. 2012 Koruma Amaçlı İmar Planı ve UNESCO için hazırlanan Alan Yönetim Planı kararları uygulanamadan, bölgede çatışmalar başlamış ve alana giriş çıkışlar kapatılmıştır. 2 Aralık 2015-10 Mart 2016 arası yaşanan çatışma süreci sonucunda alanda mekânsal tahribat yaşanmış, pek çok mahallede büyük hasarlar oluşmuş; nihayetinde, yoğun ve hızlı bir mekânsal dönüşüm süreci başlamıştır. Bu tezin temel amacı, çatışma altındaki dünya miras alanlarında UNESCO'nun ve taraf devletlerin tutumunu irdelemektir. Tezin diğer amacı çatışmanın kent mekânlarındaki etkisini incelemektir. Amaca koşut olarak tezin hedefi, Diyarbakır Surlarını, Hevsel Bahçelerini dünya miras alanı olarak ve Suriçi'ni tampon bölge olarak tescilleyen UNESCO'nun ve taraf devlet Türkiye'nin, alanda yaşanan çatışma sürecindeki ve sonrasındaki tutumunu irdelemektir. Çatışma sürecinde Suriçi'nde yaşanan mekânsal tahribatın ve sonrasındaki mekânsal değişimin ve planlama sürecinin incelenmesi tezin bir diğer hedefidir. Tezde, çatışma öncesinde, sürecinde ve sonrasında, Surlar, Hevsel Bahçeleri ve Suriçi'nin mekânsal yapılanması ve planlama süreci detaylı olarak incelenmiş, karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş, çatışma sürecinin ve sonrasının raporları ve toplantı kararları temelinde UNESCO'nun ve Türkiye'nin tutumu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulguların ve verilerin değerlendirilmesiyle tezde, çatışma sürecinde alanda büyük tahribatlar oluştuğu, UNESCO'nun kararlarının sadece tavsiye niteliğinde olduğu, yetkisi olmasına rağmen yaptırım gücünün olmaması nedeniyle UNESCO'nun kurumsal kimliğinin bir kez daha sorgulanması gerektiği, Türkiye'nin de UNESCO'nun tavsiye kararlarına uymadığı sonucuna varılmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Kentsel Mekan Öğesi Olarak Pasajlarda Mekansal Biçimlenme: Ankara- Yenişehir Pasajları
    (2020) Kıral, Merve Kurt; Akın, Emel
    Mekânları içinde bulundukları toplumsal koşullar biçimlendirir; karşılıklı olarak, mekânlar da toplumsal yapıyı etkiler. Tezin konusunu oluşturan pasajlar, dönemin, sosyo-ekonomik, sosyo-politik, sosyo-kültürel dönüşümüne koşut olarak ilk kez Batı'da ortaya çıkmıştır. Türkiye'de ilk olarak İstanbul'da görülen pasajlar; Ankara'da da ekonomik ve toplumsal koşulların değişmesi ile yapılmaya başlanmış, etkili ticaret işlevleriyle kent ekonomisine katkı sağlamış, gündelik hayatın vazgeçilmez mekânları olarak kentsel ve toplumsal ilişkileri yeniden belirlemiş, karakteristik mimarileri, özgün yapı tipolojileri ve özel mülkiyette kamusal süreklilik sağlama özellikleri ile ayrıcalıklı kentsel mekânlar olmuştur. Tezin amacı, pasajların kentsel mekân öğesi olarak mekânsal biçimlenmelerinin ve yapı tipolojilerinin, ortaya çıkış koşulları temelinde incelenmesi ve Ankara pasajlarına özgü mekânsal biçimlenmelerinin nedenselliklerinin aranmasıdır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın hedefleri, Ankara pasajlarının ortaya çıktığı dönemin sosyo-ekonomik, sosyo-politik, sosyo-kültürel yapılanması, kentsel gelişme süreci ve planlama kararları zemininde, mekânsal olarak değerlendirilmesidir. Tez kapsamında öncelikle, Batı pasajlarının mekânsal özellikleri aktarılmış; İstanbul pasajlarından örnekler verilmiş, Ankara pasajlarının yapıldığı dönemin koşulları açıklanmıştır. Bulvar üzerinde ve çevresinde saptanan 31 adet pasajın mekânsal özellikleri irdelenmiş, dönemsel olarak ortaya konulmuş, içlerindeki 12 pasajın detaylı mekânsal analizi yapılmıştır. Bulgular, (Batı) pasajlarının temel özellikleri ile karşılaştırılmış; Ankara pasajlarının biçimlenmesi, nedenleri ile tartışılmıştır. Yenişehir'de, Atatürk Bulvarı ve çevresindeki araştırma alanında saptanan toplam 31 pasajın 27'si, 1950-1980 yılları arasında yapılmıştır. Ankara pasajlarının mekânsal biçimlenmesi Batı pasajlarından farklıdır. Ankara/Yenişehir pasajlarının konumları ve sokak bağlantıları dış mekân ile iç mekânın ilişkisini zemin, zemin altı kotlara dahil edilmesini olanaklı kılarak kamusal alan kullanımında etkili süreklilikler sağlamaktadır. Aynı şekilde Ankara pasajlarının sokak bağlantıları ve iç mekânları da Batı pasajlarından farklıdır. 1950'li yılların ortalarından itibaren, ardı ardına uygulanan yeni plan kararları sonucunda, Ankara/Yenişehir'de yapılaşma yoğunluğu artmış; mevcut yapılar yıkılarak, altları pasaj/dükkân olan yapılar yapılmış; Bulvar ve çevresi yeniden biçimlenmiştir. Yeni plan kararlarının, yapılaşmış bir alanın mevcut parselasyon sisteminde ve mülkiyet düzeninde uygulanması, Ankara pasajlarının kendine özgü biçimlenmesine neden olmuştur. Anahtar Kelimeler: Ankara-Yenişehir, pasaj, mekânsal biçimlenme, kentsel mekân
  • Doctoral Thesis
    Tanzimat sonrası, Osmanlı Rumeli vilayetleri hükümet konaklarında ideoloji ve erk'in mimari temsili (1839-1922)
    (2018) Halaçoğlu, Neval Konuk; Lökçe, Sevgi
    Bu tez, Tanzimat Fermanı sonrası Osmanlı Devleti'nin Rumeli Vilâyet merkezlerinde yeni bir anlayış olarak ortaya çıkan ve devletin kentsel mekâna en önemli müdahalesi olan hükümet konaklarını konu etmektedir. Kentsel mekân üzerindeki değişimin göstergesi olan hükümet konakları, Tanzimat'ın siyasi alandaki reformlarının bir uzantısıdır. Genellikle kent merkezinde mimarî özelliğiyle devlet otoritesinin ve gücünün göstergesi konumunda kurulan hükümet konakları, siyasal iktidarın geleneksel yapıdan uzaklaşarak ideolojik alanda önemli bir değişikliğe uğradığını bu kamu yapılarıyla göstermiştir. 1864 Vilâyet Nizamnâmesi sonrası hükümet konağının, taşıdığı sembolik değer ve yerine getirdiği işlevler açısından da, devlet-toplum ilişkilerinin kentin görünümünü ve kentsel yaşamı nasıl değiştirdiği görülmektedir. Tezin kapsamı Osmanlı dönemi (1839-1922) Rumeli vilâyet merkezlerindeki yönetimin erk ve ideolojisinin temsil mekânları olan hükümet konakları ile sınırlıdır. Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova, Makedonya ve Yunanistan'ı içeren bölgede, incelenen döneme ait Rumeli vilâyet merkezlerinin sayısı on birdir. Bu merkezler; Bosna (Bosna-Hersek), Cezâir-i Bahr-ı Sefid (Kal'a-i Sultaniyye/Çanak-kale, Midilli, Sakız, Rodos/Yunanistan), Edirne, Girit (Hanya, Kandiye/Yunanistan), İşkodra (Arnavutluk), Kosova (Priştine/Kosova, Üsküp/ Makedonya), Manastır (Ma-kedonya), Prizren (Kosova), Selânik (Yunanistan), Tuna (Rusçuk/Bulgaristan) ve Yanya (Yunanistan)'dır. Tezde incelenen zaman diliminin özelliği, çağdaşlaşma arayışının getirdiği hızlı siyasi dönüşümlere sahne olmasıdır. Bu dönemde ilk defa olarak şehir plânlamasıyla ilgili kanun ve yönetmelikler, şehir tasarımı ve yeni üsluplarda inşa edilen hükümet konağı binalarıyla mimaride siyasi bir görünürlük amaçlanmıştır.
  • Master Thesis
    İmar Mevzuatının Enerji Etkin Yapı Tasarımı Üzerindeki Etkileri: Ankara Gölbaşı Belediyesi Örneği
    (2024) Yenipazar, Nihal Mercan; Koçyiğit, Filiz Bal
    Günümüzde mimari tasarım yöntemleri hızlı bir şekilde gelişmektedir. Artan nüfusun ve tüketimin çevre üzerindeki olumsuz etkileri birçok alanda olduğu gibi tasarım yaklaşımlarında da sürdürülebilir tasarımları öne çıkarmaktadır. Sürdürülebilirlik kavramı, kaynak tüketmeden çalışmasını devam ettirebilen sistemsel bir yaklaşım olarak ele anılabilir. Mimaride sürdürülebilirlik, yapının yaşam döngüsü boyunca çevreye olan zararının azaltılmasını ve yenilenebilir kaynakları kullanmasını kapsar. Yapı yaşam döngüsü binanın inşaat sürecinden başlayıp yıkım ve geri dönüşümünü kapsayan ve binanın çevreye etkilerini içeren bir süreçtir. Enerji etkin tasarım, yapı yaşam döngüsünde sürdürülebilirliğe etki eden önemli etkenlerden biridir. Bu durum tasarımcıları enerji etkin yapı tasarımına yönlendirmektedir. Bu tasarım yaklaşımında, doğal ve yapılı çevre verilerinin etkin kullanılması, enerji gereksinimlerinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken atıkların yeni kaynaklar için ham madde olarak kullanılabilmesi hedeflenir. Yapıların bu yaklaşımla tasarlanması, günümüzde kaynak sorunlarının azaltılmasında ve sürdürülebilirliğin sağlanmasında önem kazanmaktadır. Ülkemizde yapı sektöründe kullanılan enerjinin büyük bir kısmı yenilenemeyen fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. Ancak Almanya, Belçika, İsviçre gibi gelişmiş birçok ülke yenilenebilir kaynakların kullanımını arttırmakta ve bu konuda çalışmalarını hızlandırmaktadır. Birçok ülkede enerji kullanımına ilişkin yasal mevzuat bulunmaktadır. Türkiye'de de çeşitli yönetmelikler, standartlar ve sertifikalarla yapılarda enerji etkin tasarımın geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasının amacı, mevzuatın yapıların enerji etkin tasarımı üzerindeki etkilerini incelemek ve ortaya çıkarmaktır. Bu kapsamda Türk İmar Mevzuatı ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Enerji etkin tasarıma ait kapsamlı bir literatür çalışması yapılmıştır. Ülkemizdeki ve dünyadaki ilgili mevzuatlar, uygulanan standartlar ve sertifikalara değinilmiştir. Ülkemizdeki mevzuatlar ve standartlar tartışılarak Ankara'nın Gölbaşı ilçesi bu doğrultuda bir eğitim yapısı üzerinden incelenmiştir. Gölbaşı ilçe belediyesi için enerji etkin tasarım doğrultusunda öneriler oluşturulmuştur.
  • Doctoral Thesis
    The Impact of Digital Games on Architectural Education: an Experimental Study Through Virtual Reality Game Design
    (2025) Yoğsul, Hasane Ceren Cindioğlu; Akın, Emel; Acar, Aktan
    Mimarlık eğitiminde dijital oyunların kullanımı, öğrencilerin mekânsal düşünme ve temsil becerilerini geliştirme potansiyeliyle giderek önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı oyun tabanlı öğrenme yaklaşımının mimarlık öğrencilerinin mekânsal farkındalıkları ve iki boyutlu mekânsal temsil becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Tezin amacına koşut olarak, bir sanal gerçeklik oyununun geliştirilmesi ve oyunun mimarlık öğrencileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Tezde, bir sanal gerçeklik oyunu geliştirilmiş; oyun, iki aşamalı çapraz desenli deneysel bir yöntemle sınanmıştır. Deney için üçüncü sınıf mimarlık öğrencilerinden 20 katılımcı seçilmiş; katılımcılar rastgele kontrol (n=10) grubu ve deney (n=10) grubu olarak ayrılmıştır. Deneyin 1. Aşamasında kontrol grubuna oyundaki yapılarla ilgili bilgi verildikten sonra yapıların çizimleri istenirken, deney grubuna oyun oynatıldıktan sonra yapıların çizimleri istenmiştir. 2. Aşamada, kontrol grubu deney grubuna dönüştürülerek 1. Aşama (bilgilendirme sonrası çizim) sonrasında oyun oynatılmış, tekrar çizim istenmiştir. Deney grubuna da 1. Aşama (oyun spnrası çizim) sonrasında bilgilendirme yapılmıştır. Veri toplamak üzere oyun sonrası bulunuşluk, akış ve sistem kullanılabilirliği ölçekleri uygulanmış; görüşleri açık uçlu anketler ve gözlemler ile kaydedilmiştir. Çizimlerin, ölçeklerin, anketlerin, kayıtların ve gözlem sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda sanal gerçeklik tabanlı oyun deneyiminin öğrencilerin mekânsal temsil becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Mimari yapıların çizimlerinde (plan ve kesit) oyun oynayan öğrencilerin, sadece yapı bilgilendirmesi yapılan öğrencilere kıyasla daha fazla gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ölçek analizlerinde katılımcıların bulunuşluk ve akış puanlarının yüksek olduğu, deneyimin oldukça sürükleyici ve motive edici olduğu belirlenmiştir. Gözlemler ve açık uçlu anket yanıtları, oyun içi etkileşimin öğrencilerin öğrenme sürecine katılımını ve mekânsal keşif süreçlerini, plan-kesit gibi iki boyutlu mimari temsil araçları ile aktarma becerilerini artırdığını desteklemektedir. SG oyunu ile farklı bir yaklaşım sergileyen bu özgün çalışmanın, daha geniş örneklemlerle ve daha gelişmiş SG araçlarıyla güçlendirilecek ve oyunun çok oyunculu mod gibi özelliklerle zenginleştirilecek gelecek çalışmalar için öncü olacağı düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Tarihi Konutlarda Mekânsal ve İşlevsel Değişim: Kars Rus Konutları
    (2022) Fesci, Ceyda; Akın, Emel
    Kars, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle önemli bir kent olmuş, birçok medeniyetin hâkimiyeti altında kalmıştır. 1878-1918 yılları arasındaki Ruslar döneminde kent, Kale ve çevresi dışında, Tahtdüzü'nde kurulmuş, ızgara plan sistemi uygulanmıştır. Gösterişli ve caddelere/sokaklara cepheli askeri, dini, kamusal, ticari yapılar ve konutlar, kentin yeni yüzünü oluşturmuştur. Kars'taki Rus yapılarının mimarisi genellikle Baltık Mimarisi olarak adlandırılmakta/tanımlanmaktadır. Ne var ki, Kars'taki Rus yapıları, dönemin Rusya'sında da yaygın olan, Rusya'ya özgü eklektik üslupta yapılmıştır. Kars kent belleğinde oldukça önemli bir yer tutan Rus konutlarının bir kısmı kullanılmaz olmuş, büyük kısmında mekânsal değişiklikler yapılmış, çoğu konutun işlevi değiştirtilmiştir. Bu tezin amacı, kent merkezinde yer alan Rus dönemi konutlarının günümüzdeki mekânsal ve işlevsel değişikliklerinin incelenmesidir. Amaç doğrultusunda tezin hedefi, Kars kent merkezindeki Gazi Ahmet Muhtar Paşa (GAMP) (Mikhaylovskaya Ulitsa) Caddesi'ndeki Rus konutlarının araştırılmasıdır. Tezin amacına ve hedefine koşut olarak, öncelikle Kars kent merkezindeki Rus konutları saptanmış, ardından GAMP Caddesi'ndeki mekânsal ve işlevsel değişikliğe uğrayan konutlar detaylı olarak irdelenmiştir. Tezin sonucunda, mekânsal ve işlevsel değişimlerin, Rus konutlarının özgünlüğünü bozduğu, bazı konutların özgünlüğünü tamamen kaybettiği saptanmıştır. Önemli bellek ve kimlik mekânlarından olan Rus konutları korunamamış; kentin özgün kimliğinin ve tarihi dokusunun bir parçası kaybolmaya yüz tutmuştur. Anahtar Kelimeler: Kars kenti, Rus konutları, tarihi binalarda işlev değişikliği
  • Doctoral Thesis
    Cıttaslow Kentlerde Mekânsal Biçimlenme: Seferihisar ve Gerze Örnekleri
    (2022) Demirant, Pelin; Akın, Emel
    Küreselleşme sürecinde kentler yerel değerlerini yitirmekte, tek tipleştirilmekte, kent mekânları rant odaklı uygulamalarla dönüştürülmektedir. Cittaslow hareketi, kentlerin küreselleşmenin olumsuz etkilerinden korunması amacıyla ve kentlerin yerel değerlerinin korunması hedefiyle ortaya çıkmıştır. Bu tezin amacı, Cittaslow hareketinin, küreselleşme ve mekân ilişkisi temelinde incelenmesidir. Bu amaca koşut olarak tezin hedefi, seçilen iki Cittaslow kentin, Seferihisar ve Gerze'nin, mekânsal olarak incelenmesidir. Araştırmanın amacı ve hedefi doğrultusunda, Uluslararası Cittaslow Tüzüğü'ndeki 72 kriter incelenmiş, mekân üretimi ve organizasyonu, kentin mekânsal biçimlenmesi ile ilgili maddeler saptanmıştır. Seferihisar ve Gerze'nin, Cittaslow olmadan önceki ve sonraki ekonomik yapısı ve mekânsal incelemesi yapılmış; elde edilen tüm bulgular, Cittaslow kriterleri ve küreselleşme-mekân ilişkisi temelinde değerlendirilmiştir. Araştırmada, Cittaslow kriterlerinde, kent mekânına yönelik maddelerin yetersiz olduğu, var olanların da zorunlu olmadığı, kentsel rantların engellenmesine yönelik hiçbir maddenin bulunmadığı saptanmıştır. İki kentin de tanınırlıkları artmış, turizmi canlanmış, yerel ürünlerin satış olanakları sağlanmış ve tarihi yapıların iyileştirmeleri yapılmıştır. Öte yandan, yoğun ve yüksek yapılaşmalar başlamış, kentsel rantın önüne geçilememiştir. Cittaslow hareketinin sadece turizm amaçlı bir hareket olmaktan öteye geçebilmesi için Cittaslow kriterlerinde kent mekânın biçimlenmesine ve kentsel rantın denetlenmesine yönelik maddelerin zorunlu kriterler olarak yer alması, uygulama ve denetim sürecinin, kentsel sürdürülebilirlik ilkesi ve planlama araçları birlikte ele alınması, kent mekânları konusunda çalışan farklı kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin sağlanması gereklidir. Anahtar Kelimeler: Cittaslow Kriterleri, Seferihisar, Gerze, Mekânsal Biçimlenme, Küreselleşme.
  • Master Thesis
    Etkileşimli Yapı Arayüzünün Kentsel Kamusal Alan Kullanımına Etkileri
    (2021) Saygılı, Merve Özlem; Orhan, Melike
    Kentsel kamusal alanlar kentteki aktivitelerin çoğunun gerçekleştiği alanlar olarak kentsel yaşamı şekillendirmekte, mimari yapılar ile kurdukları ilişki kentsel mekanın oluşumunda, kentsel yaşamın düzenlenmesinde ve kamusal alanda gerçekleşen ilişkiler üzerinde etkili olmaktadır. Kamusal alanları çevreleyen mimari yapıların kullanımları, işlevleri, yapısal özellikleri ve iç-dış arasında kurdukları ilişki gibi pek çok faktör yapı arayüzlerinin tasarımına bağlıdır. 21.yy'da bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin sonucu olarak, yapı arayüzünde gerçekleşen etkileşimli tasarımlarla arayüzler, kullanıcıları tarafından değiştirilebilir veya sıcaklık, ses gibi çevresel koşullardan etkilenerek değişebilir bir yapıya bürünmüştür. Etkileşimli yapı arayüzleri kamusal alanda gerçekleşen etkinlikleri çeşitlendirip, yeni kullanımların, yeni kullanıcıların ve yeni mekansal tanımlamaların oluşturarak, insanlar ve fiziksel çevre arasında yeni bir iletişim ve ifade ortamı yaratma fırsatı sunmaktadır. Bundan dolayı, etkileşimli tasarımın kamusal alan-arayüz-insan ilişkisi içinde irdelenmesi önem kazanmaktadır. Bu tez kapsamında, karşılaştırmalı analiz yöntemi ile farklı kamusal alanlarda bulunan ve farklı özelliklerdeki etkileşimli yapı arayüzü tasarımları, kamusal alandaki etkilerine göre incelenmiştir. Seçilen etkileşimli tasarım örnekleri etkileşimli sistemin kurulma amacı ve kurulduğu yapının mimari özellikleri dikkate alınarak sınıflandırılmış, kamusal alandaki etkilerinin değerlendirilmesi yapılmış, tasarımlar çevre ile etkileşim biçimlerine ve kamusal alan üzerindeki etkilerine göre değerlendirilmiştir. Sonuç olarak kamusal alanların, kullanıcıya sunduğu mekansal ve yaşamsal kalitenin arttırılması, kullanım değerinin ve kullanımının arttırılması ve sürdürülmesi için etkileşimli yapı arayüzlerinin sahip olması gereken özellikler tespit edilmiştir. Bu tespitlerde yola çıkılarak etkileşimli yapı arayüzlerinin tasarımında dikkate alınması gereken ölçütlere, kamusal alanda sundukları etkileşim olanaklarına ve kamusal alan kullanımına etkilerine ulaşılmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Gelişen Kentlerde Ulaşım Koridorları Üzerindeki Açık Mekânların Kentsel Kamusal Alan Olarak Geliştirilmesine Yönelik Örnek Bir Çözümleme ve Yöntem Önerisi
    (2020) Bilge, Fülay Uysal; Önür, Selahattin
    Bu çalışmanın temel amacı, gelişen kentlerin ulaşım koridorlarındaki yeni oluşumlarında kamusal yaşamın devam ettirilmesi ve yeni tasarlanacak bölgelerde kamusal mekân oluşumunun sağlanması için alanda incelemelere, problemlerin saptanmasına, potansiyellerin ortaya çıkarılmasına ve değerlendirmelere yönelik çözümleme ve çoklu yöntem önerisi geliştirmektir. Bu çalışma için ilgili oldukları düşünülen, insan-çevre-mekân ilişkilerine, kamusallık, kamusal yaşam, kamusal ve özel alan kavramlarına ilişkin teoriler ve bu kavramlara yönelik çalışmalar incelenmiş ve yaklaşımlar değerlendirilmiştir. Teorisyen ve mimarların kamusal alan kavramını kentsel mekânla nasıl ilişkilendirdikleri araştırılmış ve tartışılmıştır. Kentsel proje uygulamalarında kamusal mekân elde etmenin yurtdışı örnekleri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Kavramsal ve kuramsal çerçeve ile oluşturulan bilgiler doğrultusunda, alan çalışmasında yapılan analizler için bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda da kullanılabilecek bir model önerisi oluşturulmuştur. Öneri modelin uygulanması için, insan-çevre-mekân araştırmalarında kullanılan farklı araştırma yöntemleri belirlenmiştir. Model ve yöntem çalışma alanı olarak seçilen Ankara-Eskişehir aksı Dumlupınar ulaşım koridorunda sınanarak, geliştirilmiştir. Alan çalışması yapılırken, çok boyutlu analiz yöntemleri kullanılmıştır. Analizler, anket çalışması sonucundaki kullanıcı verileri ile desteklenmiştir. Anket çalışması, kullanıcıların çalışma alanındaki kentsel mekân ile kurdukları ilişki, kullanımları ve algılarını derinlemesine incelemek ve ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Çalışma alanında kamusal yaşamın sürdürülebilmesi ve kamusal alan oluşma potansiyelleri, yerinde ve belgeler üzerinde yapılan çalışmalarla ortaya çıkartılarak, mimari ve kentsel tasarım için yeni veriler oluşturulması sağlanmıştır. Üst ölçekte yapılan analizlerin yanında alt alanlara yönelik süreci belgelemek için arşiv araştırmaları yapılmıştır. Bu araştırmalar özel mülkiyetteki açık alanlarla, kamu mülkiyetindeki kamusal alanların bütünleşmesine yönelik potansiyellerin ortaya çıkartılmasını sağlamıştır. Çalışma, aynı zamanda farklı kentlerdeki ulaşım koridorları üzerinde bulunan yeni oluşumların sınanması ve çözümlenmesi için çoklu yöntem önerisi içermektedir. Bu önerilen yöntem mevcut durumu değerlendiren ve çözümler için nelerin olması gerektiğine dair bilgi veren bir yapı oluşturmaktadır. Gelişen kentlerde gözlemlenen ulaşım koridorlarının üzerinde kentselliğin gelişmesine yönelik bir yaklaşım ve yaşanabilir/yürünebilir kamusal açık mekânlar için örnek bir çalışma ve değerlendirme yöntemi sunulmaktadır.
  • Master Thesis
    Yeni Medya Sanatı Olarak Video Haritalama: Kamusal Alanın Mekânsal Dönüşümü Üzerine Etkisi
    (2025) Karabulut, İlayda; Akın, Emel
    Video haritalama, yapı yüzeylerine ve kamusal alanlara projeksiyon teknolojisi kullanılarak görsel içeriklerin yansıtılması yoluyla mekânın deneyimsel ve mekânsal olarak yeniden biçimlendirilmesini sağlayan bir yeni medya sanatı tekniği ve pratiğidir. Bu teknik, geçici veya kalıcı biçimlerde mekâna entegre edilerek, fiziksel çevreyi estetik, sosyal ve mekânsal açılardan dönüştürme potansiyeline sahiptir. Son yıllarda kentlerin kamusal alanlarında farklı amaçlarla gerçekleştirilen video haritalama uygulamaları, yalnızca görsel bir etki yaratmanın ötesinde, toplumun taleplerini ve beklentilerini mekâna yansıtan güçlü bir ifade aracı haline gelmiştir. Toplumun kamusal alana yönelik artan ilgisi ve sanatsal beklentileri, bu alanların fiziksel yapısında dönüşümler gerektirmekte; video haritalama uygulamaları, kamusal mekânın daha esnek, katılımcı ve işlevsel bir yapıya dönüşmesine olanak sağlamaktadır. Video haritalamanın toplumla kurduğu ilişki, kamusal alanlarda bulunma süresi ile doğrudan ilişkilidir. Geçici uygulamalar anlık deneyimler ve algısal değişimler yaratırken, kalıcı uygulamalar kamusal alanın kimliğini şekillendirerek mekânsal düzenlemeleri teşvik edebilmektedir. Bu tezin amacı, video haritalama uygulamalarının kamusal alanın dönüşümündeki potansiyelini incelemektir. Bu tez kapsamında, öncelikle kamusal sanatın ve yeni medya sanatının kamusal alan ve toplum üzerindeki etkileri kuramsal düzeyde incelenmiştir. Bu çerçevede, yeni medya sanatı pratiği olarak video haritalama uygulamaları ele alınmış; yurt dışında gerçekleştirilen örnekler geçici ve kalıcı nitelikleri üzerinden karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Daha sonra Türkiye'de gerçekleştirilen video haritalama uygulamaları değerlendirilmiş ve bu uygulamaların ağırlıklı olarak geçici nitelikte olduğu gözlemlenmiştir. Ankara kent meydanlarında video haritalama uygulamasının gerçekleştirilebilirliği araştırılmış; uygun bulunan alanlar için öneri geliştirilmiştir. Ulus, Kızılay ve Anadolu Meydanları özelinde, içerikler tematik olarak kategorize edilmiş ve her bir alanın fiziksel ve işlevsel özellikleri doğrultusunda kamusal alanda mekânsal düzenleme önerileri sunulmuştur.