13 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Master Thesis Shakespeare ve Marlowe'un Oyunlarında Iıı. Richard ve Barabas'ın Dışlanmış Kötü Karakter Olarak Tasviri(2022) Reekab, Hayder Ban; İzmir, SibelBu tezin konusu, Shakespeare'in III. Richard ve VI. Henry ozyunlarinda yer alan III. Richard ve Marlowe'un Maltalı Yahudi adlı oyunundaki Barabas karakterlerinin 'istisnai' davranışlarının gelişimi ve bu karakterlerin nasıl kötü özellikler kazandıkları ile ilgilidir. Freud'un 'Psikanalizle Buluşan Bazı Karakter Tipleri: istisnalar' çalışmasına dayanan ve daha sonra Harold Blum'un teorik araştırmaları aracılığıyla açıklanan bu tez, III. Richard ve Barabas'taki 'İstisnai' davranışı vurgulamaktadır. Ayrıca bu tez, III. Richard'ı şekil bozukluğu açısından Freud'un açıkladığı 'istisnai' karakteri geliştirmede bir faktör olarak, Barabas'ı ise Blum'un açıkladığı Hıristiyan bir toplumda dışlanmış bir Yahudi açısından değerlendirir. Ardından, bu karakterlerin maruz kaldığı kötü muamelelerinin bir sonucu olarak nasıl 'telafi' aradıklarını ve onların kötü karakterler olduğunu kanıtlayan Makyavelist ilkelerinden istifade ederek amaçlarına, yani 'telafi'ye nasıl ulaştıklarını açıklar. Ayrıca bu tezde, kötü karakter temsilini açıklamak için , kötülük özellikleri Machiavelli'nin Prens kitabının Elizabeth dönemi anlayışıyla ilişkilendirilir. Bu iki oyunun seçilmesinin önemi, ana karakterlerinin, ister III. Richard örneğinde olduğu gibi doğuştan olsun, isterse Barabas'ın durumundaki gibi çevredeki toplumun bir sonucu olsun, her iki türde de kötü muamele örneğinin bulunmasıdır. Ayrıca, Makyavelist ilkeler açısından, bu iki oyun, 16. yüzyıl dramasında Makyavelist kötü karakterlerin öncüleri ve Prens'deki manifestolar bağlamında öne çıkar. Bu tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, şekil bozukluğu açısından Freud'un 'İstisna' teorisine ve Yahudi karşıtlığı açısından ise Blum'un teorisine odaklanmaktadır. Ardından. Prens'teki Makyavelist ilkeleri ve bu ilkelerin Elizabeth toplumu üzerindeki etkisini ve Innocent Gentillet'nin Kont-Machiavelli kullanımını vurgular. İkinci bölüm, VI. Henry'nin 2. ve 3. bölümlerinde ve III. Richard oyununda III. Richard'ın şekil bozukluğunu ve bu bozukluğun karakteri üzerine etkisini Machiavelli'nin kitabına dayanarak III. Richard'ın 'telafi' arayışını ve kötülüğünü tartışmaktadır. Son olarak üçüncü bölüm, Yahudi karşıtlığının Barabas'ın 'istisnai' karakter gelişimini nasıl etkilediğini, bunun onun 'telafisi' arayışına nasıl yol açtığını ve Barabas'ın amacına ulaşmak için uyguladığı Makyavelist ilkelerini ele almaktadır.Master Thesis Öz-çeviri ve Kendi Eserlerini Çeviren Yazar: Samuel Beckett'ın Oyun Sonu Adlı Eserinde Çeviri veya Yeniden Yazma Süreci(2021) Türkmen, Pelin; Akın, Fatma AylinÇeviri, kaynak dildeki bir mesajın hedef dile aktarıldığı veya iletildiği bir faaliyet olarak kabul edilmektedir. Bu çok adımlı çeviri sürecindeki genel algı, yazarın kaynak metni ürettiği ve çevirmenin çıktıyı yani çeviriyi yarattığı görüşüne dayanmaktadır. Ancak öz-çeviri çerçevesinde, yazar ve çevirmen aynı kişidir. Bu çalışmanın kapsamında, Samuel Beckett tarafından Fransızca olarak kaleme aldığı, Fin de Partie adlı oyununu İngilizceye Endgame olarak çevirdiği iki oyunun çeviribilim ışığında karşılaştırılması yer almaktadır. Bu tez, oyunun kaynak ve erek metinlerini, oyun yazarının öz-çevirmen kimliği doğrultusunda kıyaslamayı ve analiz etmeyi amaçlamaktadır. Samuel Beckett'ın biyografisi, oyunun tarihi arka planı, edebi incelemesi, karakterleri, yazarın edebi tarzı ve absürd tiyatronun yanı sıra tiyatro çevirisi tekniklerine ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir. Oyunun hedef ve kaynak metni, Vinay ve Darbelnet tarafından yazılmış Fransızca ve İngilizce'nin Karşılaştırmalı Deyişbilimi isimli kitaplarında önerilen metodoloji doğrultusundaki çeviri prosedürleri ve stratejileri çerçevesinde karşılaştırılmış ve sınıflandırılmıştır. Çalışma sonuçları, doğuştan çift dilli olmayan oyun yazarı ve çevirmen Samuel Beckett'ın çeviride eşdeğerliliği özgür bir şekilde ilettiğini ortaya koymaktadır.Master Thesis Arnold Wesker'in İlk Oyunlarındaki Temel Etkiler(2004) Selimoğlu, Zeynep Rana; Vale, MarciaÖZET Bu tezin amacı Arnold Wesker'in oyunlarında özellikle yer, karakter ve diyalogda bazı temel etkilerin görüldüğünü vurgulamaktır. Savaş sonrası dönemi oyun yazarlarından olan Wesker oyunlarında toplumda görülen değişiklikleri yansıtır. Wesker, döneminin yeni teknikleriyle ilgilenirken kendi kişisel yaşam deneyimlerinde de etkilenir. Bu tezde Arnold Wesker'in ilk eserlerinde görülen temel etkiler oyunlarından dördünde - Mutfak ve Wesker Üçlemesi: 'Şehriyeli Tavuk Çorbası, Kökler ve Kudüs 'ten Sözediyorum ' - incelenmektedir. Bu tez, bir giriş, iki gelişme ve bir de sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde üç alt başlık yer almaktadır. Giriş bölümünün ilk iki kısmında Wesker'in tiyatrosu için İngiltere'de 20. yüzyılın ikinci yarısında yer alan sosyal ve tarihsel edebi gelişmeler ve yenilenen naturalizm hakkında bilgi verilir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra sınıflar arası farklılar ortaya çıkar ve bu yüzden toplumdaki denge değişir. Toplumdaki bu değişimler edebiyatı da etkiler. Bu sebeple bu dönem yazarları toplumdaki hiyerarşik düzeni yeniden yapılandıran endüstri ve ekonomideki çalkalanmalarla başlayan orta sınıf ve işçi sınıfı arasındaki farklılıkları eserlerinde anlatırlar. Toplumun en üst düzeyindekilerin sağladığı iş imkanlarına bağlı kaldıklarından zor kalan kesim işçi sınıfı olmuştur. İngiliz Tiyatrosu'nda bu sorunlar dönemin oyun yazarları tarafından da incelenir ve Wesker da bu yazarlardan biridir. Üçüncü kısımda ise Wesker'in hayatıyla ilgili bilgi verilmektedir. Gelişme bölümlerinde yukarıda adı geçen oyunlar - birinci bölümde Mutfak ve ikinci bölümde Wesker Üçlemesi 'Şehriyeli Tavuk Çorbası, Kökler ve Kudüs'ten Sözediyorum' - temel etkiler esas alınarak detaylı bir biçimde incelenmektedir. Tezin sonuç bölümünde giriş ve gelişme bölümlerinde tartışılan konular kısa özet olarak verilmektedir. uMaster Thesis Shakespeare'in Othello ve Venedik Taciri Oyunlarında Rönesans Dönemi'ndeki Ataerkil Toplum(2021) Alkasım, Ibrahım Nashwan Salım; İzmir, SibelBu tez, Shakespeare'in Othello ve Venedik Taciri oyunlarında ataerkillik kavramını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu iki oyun, Ortaçağ ve Rönesans döneminde erkek egemen toplumun kadınları nasıl etkilediğini göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, Othello ve Venedik Taciri'ni feminist bir bakış açısıyla incelemektir. Ayrıca bu tez, bu iki oyunun kadın karakterlerinin ataerkil topluma nasıl başkaldırdığını tartışacaktır. Bu tez, genel olarak önceki dönemlerde ve özel olarak Rönesans döneminde kadınların çektiği acıları konu almaktadır. Rönesans döneminde, kadınların kendilerini ispatlamak için erkekler kadar fazla bir şansı olmadığı söylenebilir. Ataerkil toplumda, kadının rolünü ortadan kaldırmak için her türlü baskı uygulanıyordu. Teorik bölüm, Rönesans döneminde kadınların eğitim, iş ve toplumdaki rolleri açısından çektikleri sıkıntılarla ilgili gerçekleri ve ayrıntıları ele alacaktır. Buna ek olarak, bu bölüm, Simone de Beauvoir'ın İkinci Cinsiyet teorisini ve Virginia Woolf'un denemesi Kendine Ait Bir Oda'yı ele alacaktır. Sonraki iki bölüm, Shakespeare'in Othello ve Venedik Taciri oyunlarındaki kadın karakterler Desdemona, Portia ve Jessica'nın rollerini ve onların toplum üzerindeki etkilerini ve onları yalnızca ikinci cinsiyet olarak gören bir toplumda rollerinin ve tepkilerinin nasıl olacağını tartışacak.Doctoral Thesis Modern Menippos Hicvi Örnekleri Olarak Peter Barnes'ın Oyunları: The Ruling Class, Leonardo's Last Supper, Noonday Demons, And Dreaming(2018) Işık, Sevcan; Canlı, Sifat GülsenBu tezin amacı Peter Barnes'ın The Ruling Class (1968), Leonardo's Last Supper (1969), Noonday Demons (1969), and Dreaming (1969) adlı oyunlarını modern Menippos hicvi örnekleri olarak incelemektir. Bu amaçla, bir edebi tür olarak hiciv, etimolojisi, kökeni, tanımları, özellikleri ve türleri ile çalışılacaktır. Belli bir bozukluğa yapılan rhetorik saldırı olarak tanımlanan ve tartışmanın ortasında bozukluğa karşı bir erdemin övülmesini içeren formel nazım şeklinde yazılan hicvin aksine, Menippos hicvinin tanımı değişken yapısından dolayı zordur. Bu yüzden Menippos hicvini tanımlarken ne olduğundan çok ne yaptığını sormak daha yararlı olacaktır. En basit tanımıyla, Menippos hicvi düz yazı ve nazmın karışımıdır. Ayrıca, bu tür hiciv karnivalesk bir atmosfer yaratarak normlarla, kültürel, dini ya da felsefik doktrinlerle ilgili kesin yargıları reddeder. Bu kesin yargıları reddederken Menippos hicvi parodi, ironi, metinlararasılık, normalde bir arada olamayacak şeylerin yan yana getirilmesi, fantastic öğeler ve, delilik ve düş kurma gibi her türlü psikolojik anormallikleri içeren teknikler kullanır ve tüm bu teknikler aynı zamanda oyunların karnivalesk niteliklerini artırır. Menippos hicvi oyunların sonunda herhangi bir çözüm önermez çünkü herhangi bir ideolojiyi diğerine üstün göstermek yerine tüm ideolojilerin yanlış ve uygulamalarının bozuk olduğunu gösterir. Menippos hicvinin tüm özellikleri Barnes'ın seçilen oyunlarında bulunmaktadır. Bu da bu oyunların Menippos hicvinin örnekleri olarak sınıflandırılabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, Barnes kariyeri boyunca her zaman benzer temalarda Menippos hicvi formunda yazmış olduğu için Barnes'ın oyunlarınin, Menippos hicvi olarak kabul edilebileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Menippos hicvi, hiciv, nazım hiciv, Peter Barnes, karnevalesk, The Ruling Class, Leonardo's Last Supper, Noonday Demons, Dreaming.Master Thesis Shakespeare'in Problem Oyunlarındaki İdealizm Kavramına İronik Yaklaşım(2012) Güven, Samet; Adanur, Evrim DoğanBu tezin amacı, Shakespeare'ın Troilus and Cressida, All's Well That Ends Well and Measure for Measure oyunlarındaki aşk, adalet, savaş, hukuk ve dürüstlük gibi kavramların çarpıtılmasının, ince alay unsuru göz önünde bulundurularak incelenmesidir. Bu incelemelerden yola çıkarak, tezin konusu olan oyunlar vasıtasıyla Shakespeare'ın yaşadığı toplumun değerlerini ince alay vasıtasıyla eleştirdiği öne sürülmüştür.Eleştirmenlerin görüşlerinden yola çıkılarak, çalışmanın giriş bölümünde ?problem oyunlar? hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci oyun olan Troilus and Cressida'da savaş ve aşk konusunun çarptırılarak farklı bir şekilde yansıtıldığı açıklanmıştır. All's Well That Ends Well, bu çalışmada ele alınan ikinci oyundur ve bu oyunda aşk ve dürüstlük kavramlarının ironik bir şekilde nasıl yansıtıldığı konusunda fikirler öne sürülmüştür. Tezde ele alınan son oyun ise Measure for Measure'dır.Bu oyunda ise hukuk ve adalet kavramlarının uygun bir şekilde uygulanmadığında toplumda çıkabilecek huzursuzluklar üzerinde durulmuştur.Sonuç olarak, çalışmanın temelinde Shakespeare'ın sözü edilen kavramları, oyunlarına konu olarak nasıl aldığı ve idealizm kavramının yazarın ilgili eserlerinde ince alay unsuru göz önünde bulundurularak ne şekilde işlendiği yatmaktadır.Anahtar Sözcükler: Shakespeare, Problem Oyunlar, İnce Alay, IdealizmMaster Thesis William Shakespeare' in Julius Caesar, Hamlet ve Macbeth oyunlarındaki doğaüstü durumların dramatik yönleri(2013) Tiryaki, Zeynep; Adanur, Evrim DoğanBu tez, William Shakespeare' in Julius Caesar, Hamlet ve Macbeth tragedyalarındaki doğaüstü durumları dramatik açıdan incelemeyi amaçlamıştır. Doğaüstü unsurların hem dramatik hemde oyunların yapısal ve kurgusal işlevleri açısından önemli rol oynadığı saptanmış, karakter oluşumu ve olay gelişimini tamamlamaya katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. Bir giriş, üç gelişme ve bir sonuç bölümünden oluşan tezin giriş bölümünde, trajedinin klasik ve Shakespeare başlıkları altında tanımlaması yapılmış ve doğaüstü durumların klasik dönem oyunlarından, Rönesans' a kadar uzanan tarihsel süreçte ki kullanım biçimleri ve dönemsel işlevleri örneklerle incelenmiştir. Üç gelişme bölümü, sırasıyla oyunları kurgu ve yapısal açıdan detaylı incelemiş, doğaüstü durumların bu yapı ve kurgulamadaki dramatik önemi ortaya konulmuştur. Bu tezde, Julius Caesar' da yer verilen doğaüstü unsurların, karakter tanımlamasını desteklediği; bu doğaüstü kullanımların Hamlet'te oyunun temasını vurgulamada belirgin katkısı olduğu ve Macbeth' te oyun gelişimine ve karakter oluşumuna doğrudan etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç bölümünde, üç oyun arasında ki belirgin paralelliklerden yola çıkılarak, doğaüstü ögelerin aynı yapısal düzlemde kullanıldığı ve aynı amaca hizmet ettiği izlenmiştir. Bu bağlamda bu çalışma, üç yolundaki doğaüstü kullanımların, yazarın öncelikle dramatik etki yaratması amaçlı kullandığını saptamıştır. Anahtar Sözcükler: Shakespeare, Doğaüstü, Dramatik unsur, Hayalet, CadıMaster Thesis John Arden'ın Çavuş Musgrave'in Dansı ve Edward Bond'un Kuzeye Giden İnce Yol'unda epik tiyatro unsurları(2022) Yılmaz, Selin; İzmir, SibelBu tezin amacı John Arden'ın Çavuş Musgrave'in Dansı ve Edward Bond'un Kuzeye Giden İnce Yol oyunlarındaki epik tiyatro unsurlarının nasıl ele alındığını ve epik tiyatro konseptinin iki yazarın oyunlarına nasıl uyarladığını incelemektir. Tezin teori bölümünde bu tiyatro türünün ortaya çıkışı, geleneksel tiyatrodan hangi yönleriyle ayrıldığı, ele aldığı konular ve Bertolt Brecht'in geliştirdiği epik tiyatro unsurları ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Çavuş Musgrave'in Dansı ve Kuzeye Giden İnce Yol adlı oyunlardaki epik tiyatro unsurları açıklanmış ve oyunlarda epik tiyatro kavramının bu yazarlar tarafından nasıl ele alındığı incelenmiştir. Sonuç olarak Britanya'da epik tiyatronun en önemli temsilcileri olarak kabul edilen John Arden ve Edward Bond oyunlarında epik tiyatronun unsurlarından faydalanmışlardır. İki yazar da sosyal ve politik konuları ele alarak yabancılaştırma yöntemi ile seyirci üzerinde eleştirel bir bakış açısı oluşturmaya çalışmıştır. Edward Bond Kuzeye Giden İnce Yol adlı oyununda John Arden'dan farklı olarak kendisinin Aggro-Effect olarak tanımladığı bir unsur kullanmıştır. Bu unsur ile sahnede gösterilen şiddetin yarattığı şok ve saldırganlık gibi duygular üzerinden epik tiyatronun da oluşturmak istediği sorgulama sürecine seyirciyi yönlendirmeyi hedeflemiştir.Master Thesis Bir Yaz Gecesi Rüyası, Nasıl Hoşunuza Giderse ve Onikinci Gece Oyunlarındaki Bakhtinsel Karnaval Ruhu: Zaman-mekan İlişkisi, Rol Değiştirme, Güldürü, Parodi ve Grotesk İmgeleme(2015) Şen, Nigar; Adanur, Evrim DoğanWilliam Shakespeare'ın Bir Yaz Gecesi Rüyası (1595-96), Nasıl Hoşunuza Giderse (1599-1600) ve Onikinci Gece (1599-1600) adlı romantik komedileri, Mikhail Bakhtin'in teorisine uygun olarak mevcut dünya düzeninin ve geleneklerinin tersine çevrilmesini öngeren karnaval ruhunu yansıtır. 'Halk mizahı' geleneğine dayanan Bakhtin'in karnaval anlayışı, dünya düzenine yeni bir bakış açısı getirir. Bahsedilen üç oyun 'rol değiştirme,' 'zaman-mekan ilişkisi,' 'parodi' ve 'grotesk imgeleme' gibi karnaval kavramlarıyla ilişkilendirilip çözümlendiğinde, oyunlardaki karnavalesk bağlamda alışılagelmiş düzenin temsilcilerinin güldürü amacıyla yapılan taklitleri, taklitlerinin asıllarının yerini alması ve bozuk ya da garip vücut şekilleri gözlemlenir. Bu durum, oyunlarda dogmalara karşı olan ve doğrunun göreceli olduğunu gösteren bir karnaval dünyası oluşturur. Bu karnaval bağlam, mevcut hierarşik düzenin kurallarını geçici olarak kaldırıp yeni bir dünya görüşü sunar. Bakhtinsel karnaval bağlam ve arka plandaki şenlikler, rol değiştirme, parodi ve grotesk imgelemelerle birlikte oyunlarda temsil edilen otoriter düzene karşı farklı bir dünya algısı ortaya koyar. Bu üç romantik komedideki karnaval bağlamı, mevcut kural ve gelenekleri bozar fakat aynı zamanda otoriter güçlerin ve ilkelerin üzerinde yapıcı etki bırakır. Anahtar Sözcükler: William Shakespeare, Bir Yaz Gecesi Rüyası, Nasıl Hoşunuza Giderse, Onikinci Gece, Bakhtin, Karnaval TeorisiMaster Thesis Oscar Wilde'in Önemsiz Bir Kadın ve Ciddi Olmanın Önemi Adlı Oyunlarında Sosyal Eleştiri(2021) Güneş, Müjde; İzmir, SibelBu tez, Oscar Wilde'ın eserleri ve sanat üzerine düşünceleri arasındaki çelişkiyi Önemsiz Bir Kadın ve Ciddi Olmanın Önemi oyunları aracılığıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Wilde, bir sanat eserinin mesaj vermemesi veya herhangi bir ahlaki ders içermemesi gerektiğini savunsa da, yapıtlarının çoğu ahlaki bir ders veya sınıf ayrımları, cinsiyet rolleri, evlilik, ahlak ve eğitim gibi birçok sosyal konuya doğrudan eleştiri içermektedir. Bireylerin toplumda kabul edilebilmeleri için maske takmaları gerektiğini düşünen Wilde, eserleri ahlak dışı olarak sertçe eleştirildikten sonra, 'Sanat için Sanat' görüşünü savunan sanat anlayışını Viktorya toplumunun ahlak anlayışına karşı bir maske olarak kullanmaya başladı. Wilde, Viktorya toplumunun geleneklerini ve değerlerini estetisizm ve dandy tarzıyla yıkmaya çalışan bir asiydi ama aynı zamanda oyunu toplumun kurallarına göre oynadı ve eserleri, sözleri ve imajı kadar yıkıcı değildi. Dandy karakterini hem karakter olarak hem de dış görünüş olarak içinde yaşadığı toplumun ikiyüzlülüğüne ve sığlığına karşı savunma amaçlı kullandığı söylenebilir. Önemsiz Bir Kadın ve Ciddi Olmanın Önemi adlı oyunlarında, Viktorya döneminin pek çok yönünü ve Viktorya dönemi insanlarının çokça önemsediği ciddiyet, saygınlık ve ahlak gibi kavramları dandy karakterinin nükteli sözleri ve paradoksları aracılığıyla eleştirmiştir, bu nedenle bu oyunlar, yazarın sanat anlayışının eserleriyle çelişmesine örnek oluşturmaktadır.
