23 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 23
Master Thesis Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Güvenlik Stratejilerinin Uzay Güvenliğine Etkisi(2023) Çalışkanlar, Ferah Dilek; Yıldırım, Nilgün EliküçükUzay; BM tarafından düzenlenen ve birçok ülkenin altına imza attığı uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış ve genel olarak dünyanın ortak malı kabul edilmiştir. ABD başlangıçta bu çalışmalar içinde yer alsa da 1960'lı yıllarda SSCB'nin uzay kabiliyetleri kendi kabiliyetleri ile yarıştığında ya da geçmeye başladığında kendini tehdit altında hissetmiş ve BM'nin uzay hakkındaki bazı düzenlemelerini kabul etmemiştir. O yıllarda ABD'nin Ay'a astronot indirmesiyle mutlak üstünlük temin edilmiş ve uzay temelinde dünyayı yeni bir savaşa sürükleyecek bir olay yaşanmamıştır. Günümüzde ise başta Rusya ve Çin olmak üzere rakip ülkelerin uzay alanındaki çalışmaları ABD'yi tedirgin etmektedir. Bu yeniden alevlenen rekabetin uzayı bir çatışma alanına döndürüp döndürmeyeceği uluslararası ilişkiler bağlamında önemli bir sorunsaldır. Bu çalışmada, ABD'nin ulusal güvenlik uzay stratejilerinin uluslararası boyutta devletler üzerindeki etkisinin tehdit ve caydırıcılık bakımından önemi, ABD'nin uzayda tek başına hareket etmesini engelleyecek uluslararası bir dengenin olmasının ve uzayın silahsızlandırılmasının dünya için gerekliliği, geliştirilen uzay savunma sistemleri ve bunların atmosfer ötesine taşınarak uzayı yeni bir savaş cephesine dönüştürme girişimleri nitel araştırma yöntemleri kullanılarak tarihi anlaşmalar doğrultusunda incelenmiş, ABD başkanlarının uzay alanındaki ulusal güvenlik stratejileri incelenerek, ABD liderliğinde uzayın askerileştirilmesi engellenmez ise dünya için oluşabilecek tehdit ve yaratabileceği tahribat tartışılmıştır.Master Thesis Kuşak ve Yol Girişimi: Cibuti ve Pakistan Örnekleri(2021) Osmanlı, Seyda Nur; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu çalışma Çin Halk Cumhuriyeti tarafından başlatılan Kuşak ve Yol Girişimi'nin Çin Halk Cumhuriyeti dış politikası açısından hedeflerini ortaya çıkartmak için yapılmıştır. Bu nedenle Çin Halk Cumhuriyeti içerisindeki ekonomik ve siyasi koşullar çerçevesinde Kuşak ve Yol Girişimi'ni meydana getiren gelişmeler incelenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti ekonomisinin son yıllarda karşı karşıya kaldığı zorluklara Xi Jinping döneminde proaktif politikaların izlenerek çeşitli çözümler geliştirildiği görülmüştür. Nihayetinde çeşitli siyasi ve ekonomik sorunlara çözüm ihtiyacı ile başlatılan Kuşak ve Yol Girişimi Çin Halk Cumhuriyeti dış politikası için ekonomik ve siyasi kazanımları da beraberinde getirmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan çoklu durum çalışması (çoklu vaka çalışması) kullanılmıştır. Cibuti Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti iki durum olarak ele alınarak Kuşak ve Yol Girişimi hakkında derinlemesine araştırma yapılmıştır. Ele alınan vakaların her ikisinde de deniz haydutluğu, radikalizm, ayrılıkçılık gibi Çin Halk Cumhuriyeti açısından tehdit unsuru olan çeşitli güvenlik sorunlarının bulunduğu gözlemlenmiş ve bu güvenlik sorunları ile Kuşak ve Yol Girişimi arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkiler araştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda Çin Halk Cumhuriyeti'nin Kuşak ve Yol Girişimi sayesinde ekonomik araçlar kullanılarak her iki vakada güvenlik sorunlarının üstesinden gelinmeye çalışıldığı saptanmıştır. Bu yöntemin Batı Kalkınma Stratejisi ile aynı yöntem ve amaçlara sahip olmasından hareketle Kuşak ve Yol Girişimi'nde uygulanan yöntemlerin Çin Halk Cumhuriyeti siyaseti açısından bir sürekliliği yansıttığı, bununla birlikte 'bağlantı' kavramı sayesinde özellikle liman bağlantıları aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyeti'nin erişim alanının genişlediği saptanmıştır. Ayrıca pek çok farklı alanda 'Çin Standartları'nın elde edilmeye çalışıldığı ve bu standartların Kuşak ve Yol Girişimindeki altyapı yatırımlarında uygulandığı görülmüştür. Öte yandan Girişim'in çeşitli siyasi, coğrafi, hukuki ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğu ve girişimdeki projelerin şeffaflık ve saydamlık gibi çeşitli niteliklerden yoksun olduğu görülmüştür. Kuşak ve Yol Girişimi'nin başarıya ulaşarak yatırım alan ülkelerin refahına ve bölgesel refahlara katkı sağlaması ve Xi Jinping dönemi önemli politika formülasyonu olan Çin Rüyası'nın gerçekleşmesi için, Girişim'in önündeki yatırımların yapıldığı ülkelerdeki sorunlara yönelik çözümler geliştirilmesinin gerekli olduğu saptanmıştır.Master Thesis Kuşak ve Yol Girişiminin Türkiye-çin İlişkilerine Etkileri(2024) Er, İsmail Bora; Yıldırım, Nilgün EliküçükÇin tarafından 2013 yılında ilan edilen 'Kuşak ve Yol Girişimi' küresel ticaret ağlarının yeniden şekillenmesini amaçlayan bir girişim olarak karşımıza çıkmaktadır. Girişim aynı zamanda son yüzyılın büyüyen gücü olan Çin'in bölgesel ve küresel ölçekte kalkınmadan beslenen yeni bir dış politika yaklaşımı olarak değerlendirilmektedir. Çin'in girişim kapsamında iş birliklerini ve ilişkilerini arttırmak istediği Asya, Avrupa ve Afrika ülkelerinin girişim içerisindeki konumları ve rolleri Kuşak ve Yol Girişiminin, Çin dış politikası üzerinde yarattığı değişimin göstergesidir. Bu bağlamda girişimin sürdürülebilirliği ve uygulanabilirliği noktasında kritik öneme sahip Türkiye Cumhuriyeti, Çin için önemli bir ortak olarak görülmektedir. Bu bağlamda tezin konusu 2015-2024 yılları arasında KYG kapsamında gelişen Türkiye Çin ilişkileridir. Türkiye-Çin ilişkileri üzerine ekonomik, siyasi ve diplomatik iş birliği alanları da dahil olmak üzere hem Türkçe hem İngilizce yazın oldukça kısıtlıdır. Bu yüzden çalışmanın amacı bu kısıtlı literatüre KYG ile gelişen ikili ilişkilerin ekonomik, siyasi, diplomatik dinamiklerini detaylı ele alarak katkı sağlamaktır. Ancak gelişen ilişkilerin daha iyi analiz edilebilmesi için Türkiye-Çin ilişkilerine tarihsel perspektiften bakılarak incelenmesi gerekmektedir. İki ülke arasında ki ilişkilerin şekillenmesinde önemli bir yeri olan Uygur meselesinin gerek Kuşak ve Yol Girişimi sürecinde, gerekse tarihsel süreçte etkilerine çalışma içerisinde yer verilmiştir. Çalışmanın argümanı KYG kapsamında hayata geçirilen ikili iş birliklerinin sorun ve fırsat alanlarının sadece son dokuz yıldaki dinamiklerle ve ekonomik verilerle açıklanamayacağı, bu yüzden ikili ilişkileri oluşturan dinamiklerin tarihsel ve politik arka planlarını da analiz etmenin büyük önem arz ettiğidir. Bu yüzden tezin ana bölümleri 2015-2024 yılları arasını ele almakla birlikte, bu zaman aralığındaki ilişkilere zemin hazırladığı düşünülen tarihsel ilişkiler kısmı ayrı bir bölüm olarak ele alınmıştır.Master Thesis Irak-iran İlişkileri: 1980-2018(2019) Mıshaal, Husseın Abdullah; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu tez çalışması, 1980 yılından günümüze Irak ve İran devletleri arasındaki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkiler noktasında ortaya çıkan krizleri anlamlandırmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda her iki devletin rejimleri, etnik, dini ve mezhepsel yapıları göz önünde bulundurularak analiz yapılmıştır. Irak'ın yaklaşık bin kilometre kara sınırına sahip olduğu İran devletiyle ilişkileri geçmişten günümüze dönemsel olarak farklılık göstermiş, kimi zaman ortak çıkar ekseninde hareket edilmiş, kimi zaman ise çıkarların çatışması çerçevesinde hem bölgesel hem de küresel düzeyde problemlere neden olmuştur. Dünya'nın en büyük petrol ve maden rezervlerine sahip olan bu devletler, tarih boyunca bir çok medeniyete ev sahipliği yapmanın yanı sıra, uluslararası aktörlerinde dönem dönem çatışma sahası olmuş ve uluslararası hegemonyalarını kanıtlama yolunda söz konusu bölgede güç mücadelesine girerek arkalarında bıraktıkları kan ve gözyaşlarıyla bu ülkeleri ve bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemişlerdir. 1980 yılından günümüze İran ve Irak devletleri arasında süregelen ilişkiler literatürde genel olarak körfez savaşlarına, bölgesel ve uluslararası aktörlerin tutumlarına veya iki devlet arasında çıkan bu savaşa yaklaşımlarına odaklanmaktadır. Bu minvalde; tez çalışmasında, 1980 yılı ve sonraki dönemin seçilmesinin temel nedeni, hem tarihsel açıdan uluslararası güç mücadelesinin en yüksek seviyede yaşandığı yıllar olmasından hem de takip eden süreci etkilemesinden kaynaklanmaktadır. Nitekim söz konusu dönemde Ortadoğu bölgesinin kaderini derinden etkileyen olayların; hem iki ülke arasında, hem bölgesel anlamda hem de küresel anlamda yaşanmış olması bu düşünceyi; bir retorik ötesinde kanıtlar mahiyettedir. Buradan hareketle uluslararası akademi literatürüne mütevazı bir katkı yapmak amaçlanmıştır. Bu bağlamda tez çalışmasının ilk bölümünde; tarihsel perspektiften Irak ve İran devletlerinin ilişkileri yaşadıkları temel problemler çerçevesinde analiz yapılacak, ikinci bölümünde; söz konusu dönemin iki önemli aktörü olan Nuri el-Maliki ve Tarık el-Haşimi'nin Irak'ın İran'a yönelik dış politika davranışlarındaki etkileri ortaya ii koyulacak; üçüncü bölümünde ise 1980 yılından günümüze Irak ve İran devletleri arasında yaşanan beş temel sorun ele alınarak ilişkiler analiz edilecektir. Nihayetinde sonuç bölümünde ise 1980 yılından günümüze Irak-İran ilişkileri söz konusu bölümlerde yapılan analizler çerçevesinde anlamlandırılacaktır. Anahtar Kelimeler: Irak, İran, Körfez Savaşı, Nuri El Maliki, Tarık El HaşimiMaster Thesis Otoriter istikrar: İran rejiminin hayatta kalmasında uluslararası işbirliğinin rolü(2023) Lesanı, Fatemeh; Yıldırım, Nilgün EliküçükOtoriter rejimlerin yükselişi, bu rejimlerin demokratikleşme baskılarına karşı direnerek uzun süre hayatta kalmasını araştıran yeni bir araştırma dalgası yaratmıştır. Bu çalışmalar çoğunlukla demokratik kurumların rolü üzerine odaklanırken, bu tezin amacı otoriterliğin direncini güçlendiren mekanizmaları inceleyerek otoriter rejimlerin farklı şekillerini analiz etmek için bir konfigüratif yaklaşım belirlemektir. Böylece farklı otokratik rejimlerin mekanizmalarını kullanarak nasıl varlıklarını sürdürdüklerini, neden bu stratejilerin bazı rejimler için diğerlerinden daha önemli olduğunu ve bu ülkelerde demokratikleşmenin neden başarısız olduğunu analiz etmeyi amaçlamıştır. Bu tez için nitel analiz ve vaka analizi olmak üzere iki temel araştırma stratejisi belirlenmiştir. İran'ın bölge olarak seçilmesinin sebebi bölge istikrarsızlaştırılmasında önemli bir rol oynayan en karmaşık rejimlerden birine sahip olmasıdır. Bu tezin kavramsal çerçevesi, empirik bulgularla desteklenmektedir. Bu bulgular, otoriter liderlerin ortak eylem, halk hareketliliği, muhalefet partisi adayları ve toplumsal huzursuzluk gibi tehlikeli koşulları hafifletmek için işbirliği, baskı ve meşrulaştırmayı nasıl kullandığını değerlendirmekle kalmaz, aynı zamanda özellikle otokratik rejimler arasındaki belirli farklılıklara rağmen, otoriterlik propagandasını desteklemek için nasıl birbirlerini desteklediklerini gösterir. Bu tez ile; İran kurumlarının, rejime karşı içerideki konumunu koruma imkanı verdiği, ancak en sert baskılar altında bile İran İslam Cumhuriyeti'nin varlığını sürdürebilmesini sağlayan uluslararası otoriter desteğin etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Otoriterlik, otoriter direnç, İran, meşruiyet, uluslararası işbirliğiMaster Thesis Ilımlılaşma ve Dahil Olma Teorisi Bağlamında Mısır'daki Müslüman Kardeşler'in Moderasyonu(2021) Demir, Pınar; Yıldırım, Nilgün EliküçükMısır, Ortadoğu ve Afrika'nın en önemli ülkelerinden biri olmakla birlikte İslam dünyasının da merkez ülkesinden birisini oluşturmaktadır. Tarih boyunca Mısır'da ortaya çıkan olaylar tüm Ortadoğu'yu etkilemiştir. 20.yy İslamcıların ideolojilerini sisteme entegre etmek istediği bir yıl olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle 2010 yılında yaşanan Arap Baharı'ndan sonra ortaya çıkan gelişmeler bugüne kadar baskılanmış ve siyasi sistemden dışlanmış muhalif gruplara sisteme dahil olma fırsatını yaratmış ve İslam'ın siyasallaştığı bir dönem başlamıştır. Arap Baharı'nda yaşanan gelişmeler küresel ve bölgesel düzeyde Mısır'ı anlamak açısından büyük önem arz etmektedir. 25 Ocak 2011 yılında ise Mısır'da yaşanan devrim hareketi sonrası iç ve dış aktörlerin ülkenin demokratikleşmesinin önüne nasıl geçtiği ve bununla birlikte Mursi'nin siyasi ve ekonomik olarak liberalleşmesini engellediği görülmüştür. Bu tezde, 2012 yılında Mısır'ın en köklü muhalif hareketi olan Müslüman Kardeşler'in politik sisteme entegre olduktan sonra izlediği stratejileri, iktidarı boyunca gerçekleştirdiği siyasi politikalarını moderasyon teorisi bağlamında dönüşümünün davranışsal mı, yoksa ideolojik olarak mı gerçekleştirdiği analiz edilmektedir. Müslüman Kardeşler'in ılımlılaştığı halde neden sisteme dahil olamamasındaki başarısızlığın nedenleri iç ve dış faktörler açısından incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Müslüman Kardeşler Hareketi, Mısır Devrimi, Moderasyon Teorisi, Arap Baharı, Siyasal İslamMaster Thesis Suriye Baas Partisi'nin İktidar Mücadelesinde Arap Milliyetçiliğinin Rolü(2019) Khalil, Dilek; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu çalışmanın amacı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde tohumları atılan ve 20. yüzyılın ilk yarısında şekillenmeye başlayan Arap milliyetçiliği akımı ve bu akımın Suriye Baas partisinin kurulmasında ve daha sonra iktidar mücadelesindeki rolünü ele almaktır. Arap milletinin kadim bir etnik kimliğe sahip olmasından dolayı etno-sembolcülük modern milliyetçilikle kadim millet anlayışını birleştiren bir sentez sunduğu için bu teori Arap milliyetçiliğini açıklamakta temel referans noktası olarak kullanılacaktır. Ayrıca Arap kavmi uzun vadeli zaman dilimine yayılmış bir kültürel mirasa ve köklü bir tarihe sahiptir. Bu nedenle çalışmada Fernand Braudel'in üç katmanlı tarih anlayışı uyarınca Arap milliyetçiliğinin tohumlarının atılmasına katkı sağlayan bir dizi olaylara yer verilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi ve Fransız mandasında tohumları atılan Arap milliyetçiliği 1940'lı yıllarda Baas partisiyle birlikte Suriye'de kurumsal bir kimlik kazanmıştır. Bu bağlamda, Baas partisinin, Arap milliyetçiliği ve Arap ümmetinin birliği yolunda verdiği mücadele, ideolojik yapısı, şiarı, temel ilkeleri ve hedefleri açıklanmıştır. Son olarak ise, 1951-1970 yılları arasında özellikle Baas partisinin iktidara gelmesiyle gelişen dış politika olayları ve Arap milliyetçiliği ve birliği yolunda verdiği mücadelenin dış politika eylemlerine nasıl yansıdığı ele alınmıştır. Çalışmanın temel iddiası, Arap milliyetçiliğini temsil eden, birlik, hürriyet ve sosyalizm ideolojileri ve halen var olan 'Sonsuz Misyona Sahip Tek Arap Ulusu' şiarıyla yola çıkan Baas partisinin uluslararası politikada ve bölgede yaşanan gelişmeler, Suriye içinde yaşanan istikrarsızlıklar ve kaos ortamı sonucunda Arap ümmetini birleştirme yolunda verdiği mücadelede yenik düşmüş olduğudur. Anahtar kelimeler: Baas Partisi, Arap Milliyetçiliği, Birlik, Hürriyet, SosyalizmMaster Thesis 2003 sonrası Irak siyaseti: İran ve ABD'nin Irak siyaset sahnesindeki etkisinin incelenmesi(2022) Al-sammarraıe, Rand Abdurrahman Hatem; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu tez, 2003 yılında ABD öncülüğündeki işgalin ardından, ABD ve İran'ın 2003 sonrasındaki Irak'a siyasi müdahalesini, bu iki devleti Irak'taki siyasi süreçte önemli aktörler olarak ele alarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. 1990 yılında, Saddam Hüseyin rejimi altında Kuveyt'in işgal edilmesi, ABD'nin Körfez bölgesindeki çıkarları için bir tehdit olarak görüldüğünden, Irak siyasi sistemindeki değişiklik ABD için çok önemli bir hale geldi. Özellikle Irak-İran savaşından sonra İran, bölgede olası bir baskın güç olan Hüseyin rejimi altındaki Irak'ı, bölgesel çıkarlarına yönelik bir tehdit olarak görmekteydi. 2003 yılında ABD liderliğindeki Irak'ın işgali, ABD'nin Irak'ta dostane ve demokratik bir siyasi sistem uygulamasına izin vermişti. Bu sistem, demokratik bir devletin temellerini inşa etmek için rasyonelliğin veya hazırlığın olmaması ile Irak devleti ve ordusunun hızlı çöküşü nedeniyle, her yönden başarısız olmuştu. Bu durum, İran tarafından uzun vadeli stratejik çıkarlarına ulaşmak amacıyla ortaya çıkarılırken, Irak'ın siyasi yapısında ABD öncülüğündeki işgalin yol açtığı kaos ve zayıflık, 2003 yılından sonra müttefik bir hükümet kurulmasına zemin hazırlamıştır. Bu iki devletin siyasi müdahaleleri, Irak'taki siyasi sistemin unsurları içinde büyük bir açmaz olarak değerlendirilmektedir. Dış müdahalenin rolü ve etkisi, 2003 sonrası Irak'ın politik sürecinde siyasi uzlaşmaların oluşması ve taraflar arasındaki normalleşme ile kendini göstermiştir.Master Thesis İnternet Özgürlüğü ve İnternet Hakimiyeti: Devletlerin ve Hükümetlerarası Örgütlerin Siber Güvenlik Tepkilerinin Analizi(2022) Efe, Ozan; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu araştırma ile devletler ve hükümetlerarası örgütler dahil küresel aktörlerin siber güvenlik ile ilişkili tehditlere yönelik bireysel ve kolektif tepkilerini internet özgürlüğü ve internet hakimiyeti bakış açıları üzerinden incelemek hedeflenmiştir. Araştırma, nitel vaka incelemesi yöntemi ile gerçekleştirilmiş ve siber güvenlik ile ilgili pek çok vaka ve mevzuat analiz edilmiştir. Araştırma için ikincil veriler kullanılmıştır. Siber güvenliğin geleceğine dair bilgi edinmek, siber alan ile ilişkili sorularla baş etmeye yönelik yeni bir küresel işbirliğinin mümkün olup olmadığını belirlemek ve şu ana kadar İnternet özgürlüğünü ve İnternet hakimiyetini yaygınlaştırmak üzere yapılan bireysel ve ortak çalışmaları belirlemek amaçlanmıştır. Teknolojik gelişmeler, siber saldırılar şeklinde yeni tür bir tehdidin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Siber silahların göreceli olarak az masrafla kullanılabilmesi, devletlere ve devlet harici taraflara dünya çapında zarara sebep olma imkanını sunmaktadır. AB, NATO, BM, Avrupa Konseyi ve Şangay İşbirliği Örgütü'nün uğraşları yasal çerçevelerin net olmaması, az gelişmiş ülkelerin kaynak eksikliği, uluslararası işbirliğine yönelik isteksizlik, uluslararası mevzuatlar ve anlaşmalar arasındaki uyumsuzluklar ve büyük güçler arasındaki temel yaklaşım farklılıkları gibi nedenlerle şu ana dek pek başarılı olmamıştır. Dahası BM'nin Ülke Uzmanları Grubu'nun tatmin edicilikten uzak çalışmaları, AB Siber Güvenlik Yasası ile Budapeşte Sözleşmesi arasındaki uyumsuzluklar ve Rusya ile Çin'in Budapeşte Sözleşmesi'ni imzalamaması en güçlü aktörlerin uluslararası işbirliği konusunda uzlaşmaya varmaktan uzak olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Siber güvenlik, internet hakimiyeti, çoklu paydaşçılık, bilgi güvenliği, siber alanMaster Thesis Şangay İşbirliği Örgütü ve Kuşak ve Yol Girişimi Bağlamında Rusya-çin İşbirliği(2024) Gökbel, Kübra; Yıldırım, Nilgün EliküçükSoğuk Savaş sonrası kurulan yeni dünya düzeninde ABD'nin Orta Asya bölgesinde askeri, siyasi ve ekonomi alanında hegemonya kurma çabaları Rusya ve Çin'in tepkisine neden olmuştur. Rusya ve Çin'in hassas noktası olan Orta Asya bölgesinde ABD'nin söz sahibi olacağı endişesi iki aktörü ortak paydada buluşturmuştur.İki ülkenin de ortak hedefi ABD'nin tek kutuplu sistemine karşı çok kutuplu sistemin ön plana çıkarılmasıdır. Ancak Rusya ve Çin,Orta Asya ülkelerinin desteği olmadan uluslararası sistemde çok kutuplu sistemi hayata geçiremeyeceklerinin bilincindedir. Bu bağlamda SSCB dağılması sonrası Orta Asya'da oluşan güç boşluğunu doldurmak isteyen ABD'ye karşı Rusya ve Çin işbirliği sürecine girmiş ve Orta Asya ülkelerini de bu işbirliği sürecinin içine alarak Şangay İşbirliği Örgütü'nü (ŞİÖ) kurmuşlardır. Böylece ABD'nin tek kutuplu sistemine karşı bir duruş sergileyen ŞİÖ, Rusya-Çin işbirliğinin ilk somut adımı olmuştur. ABD'nin tek kutuplu sistemine karşı duran yükselen güç Çin'in ekonomik kalkınma projesi olarak ortaya attığı Kuşak ve Yol Girişimi (KYG) ise Rusya'nın desteği ile ABD'ye karşı durdukları Rusya-Çin işbirliğinin ikinci somut adımı olmuştur. Soğuk Savaş sonrası Rusya-Çin işbirliğine odaklanan bu çalışma ŞİÖ ve KYG'nin ABD'yi dengeleyen ve çok kutuplu sistemin hayata geçirilmesi için uygun zemini hazırlayan iki araç olarak kullanıldığını ileri sürmektedir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
