20 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 20
Master Thesis Yumuşak Güç Aracı Olarak Sağlık Diplomasisi: Türkiye'nin Sağlık Diplomasi Faaliyetlerinin İncelenmesi(2022) Çakmakcı, Tahir; Seyidov, IlgarKüresel olarak yayılma tehlikesi bulunan bulaşıcı hastalıklar, ilaç patentleri, fikri mülkiyet hakları, Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi gibi sorunlar sağlığın bir dış politikaya dönüşmesine olanak sağlamıştır. Sağlık diplomasi konusu çok yönlü olmakla birlikte, yumuşak güçle ilişki içerisindedir. Yumuşak güç, dış politika gibi manevi kaynaklar ile siyasi değerlerden beslenmektedir. Bu çalışma, Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarındaki az gelişmiş bazı ülkelerde, yumuşak güç aracı olarak sağlık diplomasisi faaliyetlerini incelemektedir. Türkiye'nin yumuşak güç kaynaklarının oluşmasında coğrafi konum, askeri güç, ekonomik kapasite, politika, tarih ve kültürel değerler oldukça önemli rol oynamaktadır. Araştırma'nın amacı, ülkelerarası ilişkilerde diplomasi ve kamu diplomasi kavramlarının literatür taramalarını ortaya koyarak, sağlık diplomasisinin Türk dış politikasında yumuşak güç aracı olarak kullanım durumunun önemi ve etkisi detaylı bir şekilde incelenecektir. Bu çalışma kapsamında nitel araştırma türlerinden betimsel analiz yapılmıştır. Bu kapsamda yumuşak güç aracı olarak sağlık diplomasisi çalışmalarının nasıl ve ne şekilde yürütüldüğünün irdelenmesinden yola çıkılarak, genel olarak AFAD, TİKA, Kızılay, Yunus Emre Kültür Merkezi, Türk Hava Yolları, STK'lar ve İnsani Yardım gibi kuruluşların örnek alınan dokuz ülkedeki kamu diplomasisi ile birlikte sağlıkta yumuşak güç politikalarının uygulama çalışmaları değerlendirilmiştir. Özellikle 2005 yılından sonra görünür hale gelen ve dış politikada hedeflere ulaşmayı sağlayan yumuşak güç aktörleri, Türkiye'nin uluslararası politikalarında sağlıkta ve diğer alanlarda geliştirdiği diyaloğa bir örnek olarak tarihi, kültürel, siyasi ve ekonomik alanları kapsayacak şekilde ele alınmaktadır. Araştırmada, Türkiye'nin sağlık diplomasi faaliyetlerinin uygulanmasında yumuşak gücün önemi ortaya konmaktadır. Bununla beraber Türkiye, dünyadaki diğer devletlerin yumuşak güç uygulama politikalarından farklı olarak, sadece kendi ülke menfaatlerini doğrultusunda yardım faaliyetlerini yürütmediği, yardım faaliyetlerinde bulunduğu ülkeye genel olarak, Türk kültür ve gelenekleri doğrultusunda insani yardım stratejileri biçiminde yaptığı görülmüştür.Master Thesis Göçmen Ayrımcılığını Konu Alan Halkla İlişkiler Kampanyalarındaki Görsellerin Göstergebilimsel Analizi(2019) Çakı, Gül; Özgen, ÖzlenSon yıllarda dünya çapında yerel, ulusal ve uluslararası alanda göçmen ayrımcılığına karşı halkla ilişkiler kampanyaları hazırlanmıştır. Bu çalışmada göçmen ayrımcılığına karşı hazırlanan halkla ilişkiler kampanyalarında göçmenlerin nasıl ve ne yönde temsil edildikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla çalışmada dünyada en çok göçmen nüfusa sahip ülkelerden ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Kanada, Avustralya ve İspanya'da göçmen ayrımcılığına karşı hazırlanan halkla ilişkiler kampanyalarına ait görseller nitel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada belirlenen sekiz farklı halkla ilişkiler kampanyasının görselleri, üç farklı felsefecinin göstergebilim yaklaşımı üzerinden analiz edilmiştir. Elde edilen bulgularda, göçmen ayrımcılığının önlenmesine yönelik halkla ilişkiler kampanyalarında yalnızca günlük hayattan seçilen göçmenlere ve onların söylemlerine yer verilerek göçmen ayrımcılığının oluşmasının önlenmeye çalışıldığı görülmüştür. Diğer yandan çalışmada, kampanyalar içerisinde göçmenlerin sosyal ve ekonomik açıdan topluma katkıları ortaya konularak, göçmenlerin toplum tarafından dışlanmasının ve ötekileştirilmelerinin önüne geçilmeye çalışıldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Göçmen, Ayrımcılık, Halkla İlişkiler, Kampanya, GöstergebilimMaster Thesis Gösterişçi Tüketim, Sosyal Medya Bağımlılığı Narsisizm ve Empati Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Üniversite Öğrencileri Üzerine Bir Araştırma(2020) Akbulut, Ayşe; Çiğdemoğlu, CeyhanBu araştırma üniversite öğrencilerinin gösterişçi tüketim davranışları, sosyal medya bağımlılıkları, empati ve narsistik özellikleri arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılmasını hedeflemiştir. Nicel araştırma yaklaşımlarından kesitsel tarama yöntemi kullanılmış, katılımcılardan anket ile veri toplanmıştır. Bu çalışmada kolayda örnekleme stratejisi kullanılmış, Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde öğretim gören 1260 öğrenci ankete çevrimiçi olarak katılmıştır. Cevaplarında eksiklik olan 45 anket çıkarılarak 1215 kişi ile analize devam edilmiştir. Önceden geliştirilmiş ölçeklerin güvenilirlik analizi, faktör analizi yapılmış, hipotezler regresyon (process) analizi ve t-testi ile test edilmiştir. Yapılan yapısal eşitlik modellemesi sonucunda sosyal medya bağımlılığı ile gösterişçi tüketim arasında pozitif yönlü orta bir ilişki; empatik düşünme eğilimi arasında negatif yönlü zayıf bir ilişki; narsisizm arasında pozitif yönlü orta bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca gösterişçi tüketim ve empatik düşünme eğilimi arasında negatif yönlü zayıf bir ilişki; narsisizm arasında pozitif yönlü orta bir ilişki bulunmaktadır. Son olarak ise empatik düşünme eğilimi ile narsisizm arasında negatif yönlü zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. Gösterişçi tüketim ve sosyal medya bağımlılığı kavramları alanda çalışılmış olsa da empati ve narsisizm gibi kavramlar üzerine yapılan araştırmalar sınırlıdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde çalışma empati ve gösterişçi tüketim kavramlarının birlikte ele alınması açısından önemlidir Anahtar Kelimeler: Tüketim, Gösterişçi Tüketim, Sosyal Medya Bağımlılığı, Narsisizm, EmpatiMaster Thesis Çevrecilik Bağlamında Halkla İlişkiler Aracı Olarak Belgesellerin Rolü: Netflix Belgeselleri Üzerine İnceleme(2022) Kavak, Kardelen Kübra; Seyıdov, İlgarBu araştırmada, belirlenen belli sorular çerçevesinde çevre belgesellerini ele alarak çevre kavramının tanımlaması, çevre korunmasıyla ilgili çalışmaların as başlıklar ve yürütülmesi, bu kapsamda karşılaşılan problemlerin ortaya konulması ve bunlara yönelik çözüm ve önlemlerin oluşturulmasına yol gösterilmesi amaçlanmaktadır. Nitel yürütülen bu araştırmada kavramların incelenmesi amacıyla metod olarak Çerçeveleme Kuramı seçilmiştir. Araştırmada incelenmek üzere seçilmiş olan evrenin Netflix Türkiye belgeselleri içinden seçilmesinin nedeni, Netflix Türkiye'nin ülke çapında 2021 yılında 3.5 milyon izleyici kitlesine yaklaşarak Türkiye'de bulunan internet televizyonculuğu alanında en yüksek izlenme oranlarına sahip olması nedeni ile evren bu platformdaki belgeseller içinden seçilmiştir. Araştırmada çevre iletişimi, çevre problemlerinin topluma aktarılması ve çevre bilincinin oluşturulması için halkla ilişkiler aracı olarak kullanılan belgesellerin toplumun çözüm ve önerilerle katılım sağlaması, aynı zamanda belgesellerin de yönlendirilmesiyle topluma eğitici bir alan sağlayıp çevre-toplum ilişkisini güçlendirebilirliği açısından incelenmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde bu doğrultuda literatür ile karşılaştığında evrendeki belgeseller toplam belgesel sayıları, ana temalar, alt temalar ve vurgulanan kavramlar açısından incelenmiştir. Bu doğrultuda literatür ile karşılaştırıldığında belgesellerin çoğu ana temalara doğru vurgular yapmasına karşın vurgulanan kavram sayısı ve belgesel sayıları açısından yetersizlikler izlenmiştir. Bunun sonucu olarak çevrecilik bağlamında belgesellerin kullanımı ile ilgili çeşitli kısıtlılıklar ve güçlendirilmesi gereken bazı hususlar ortaya çıkmaktadır. Bu araştırma ile alt kategoriler üzerinden çevre iletişiminin nasıl olduğu, belgesellerde nasıl işlendiği gibi konular ele alınırken bu iletişimin güçlendirilmesi ve toplumun daha büyük bir kesimine ulaşabilmesi için dikkat edilmesi gerekenler ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler: halkla ilişkiler, çevre, çevre iletişimi, belgesel, internet televizyonculuğuMaster Thesis G-7 Zirvesi Öncesinde Gerçekleştirilen Küresel İklim Krizi Protestolarının İncelenmesi(2022) Korkmaz, Feyza; Özgen, ÖzlenKüresel iklim krizi günümüzün en büyük sorunlarından biri olmaktadır. Bu krizin çözümleri, dünyanın işleyiş sisteminden dolayı politika yapıcıların himayesinde halledileceği öngörülmektedir. Bu sebeple her yıl G-7 zirvesi öncesinde gerçekleştirilen protestolar, protestocular tarafından zirvenin gerçekleşeceği yer başta olmak üzere, zirveyi ve G-7 liderlerini iklim krizinin önlenebilmesi adına yapılması gereken faaliyetleri yetkililere ileterek, adeta bir panayır havasında geçen protestolar gerçekleştirmektedirler. Bu çevreci protestoların ekonomik ve siyasi bir grup olan G-7 liderlerini hedef alması, iklim krizine sebep olanların yine onlar olduğu düşünülmesindendir. Çevreci hareketlerin toplumlarda yer edinmesi ve çevre duyarlılığı bilincinin gelişmesi toplumsal hareketlerin evrimiyle doğrudan ilintilidir. Toplumsal hareketlerde gerçekleşen kırılmalar ve yaşanan olaylarla birlikte toplumlar en nihayet çevre farkındalığını oluşturabilmişlerdir. Bu sebeple yaşanan sürecin anlaşılması açısından toplumsal hareketlerin dönüşümü anlatılarak çevreci hareketlerin toplumlarda hangi süreçlerden sonra yer bulduğu aktarılmıştır. Bu çalışmada, küresel iklim krizi protestolarının, G-7 zirvesinde yer alıp almadığına değinilerek protestocuların üzerine durdukları konu ve sorunların çözümlenip çözümlenmediği incelenmiştir. Bu protestolara, internet haber kanalları aracılığıyla erişilmiştir. Çalışmada 30 protesto incelenmiş olup bu protestoların G-7 zirvesi sonrası sunulan zirve bildirgelerinde yer alıp almadığı sorgulanmış ve protestolarla karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Bulgular, örgütlenmenin protesto kültürü ve kamuoyunu etkileme açısından önemli olduğunu, yetkililerin G-7 iklim krizi sorunun çözümlerine yönelik manipülatif ifadeler kullandıklarını göstermektedir.Master Thesis Pozitif Ayrımcılığa Yönelik Kurumsal Sosyal Sorumluluk Etkinlikleri: Ankara Üniversitesi Bülteni Üzerinden Bir İnceleme(2021) Kamaoğlu, Özlem; Özgen, ÖzlenTarihin eski dönemlerinden bu yana toplumsal yaşamın temel unsurlarından biri olarak farklı isimler altında varlığını devam ettiren sosyal sorumluluk, toplumda yer alan dezavantajlı grupların yaşadıkları sorunlara çözüm üretilerek toplumsal fayda sağlanmasını amaçlamaktadır. Günümüzde kadın, çocuk, yaşlı ve engelli gibi pozitif ayrımcılık temelli alanlar kurumsal sosyal sorumluluğun temel çalışma alanına dönüşmüştür. Hem kâr amacı güden işletmelerin hem de kamu kurumlarının bu alanda çeşitli faaliyetler gerçekleştirdikleri bilinmektedir. Bu çalışmada, kâr amacı gütmeyen kurumlardan olan üniversitelerin toplumda farkındalık yaratmak, ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmak, hayırseverlik çalışmaları yürütmek gibi amaçlarla pozitif ayrımcılık gruplarına yönelik olarak düzenledikleri etkinlikler üzerinde durulmuştur. Ankara Üniversitesi'nin örneklendiği çalışmada 2017, 2018 ve 2019 yılında gerçekleştirilen kurumsal sosyal sorumluluk etkinlikleri içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Ankara Üniversitesi Bülteni üzerinden yapılan incelemenin bulguları, pozitif ayrımcılık gerçekleştirilen gruplar bağlamında yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve engelliler ile ilgili etkinliklerin yapıldığını göstermektedir. Bulgular, çocuklara yönelik olarak yapılan etkinliklerin incelenen diğer pozitif ayrımcılık gruplarına oranla daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Pozitif ayrımcılık gruplarına yönelik olarak gerçekleştirilen etkinlikler 2017, 2018 ve 2019 yıllarında sayıca farklılıklar göstermektedir. Ayrıca aylar bazında yapılan inceleme de de etkinlik sayısında farklılıklar söz konusudur. Pozitif ayrımcılığa yönelik olarak gerçekleştirilen etkinliklerin iş birliği durumuna göre incelenmesi sonucu çeşitli kurum ve kuruluşlar ile iş birliği yapıldığı ancak iş birliği olmadan bizzat kurum tarafından üstlenilerek gerçekleştirilen etkinliklerin sayıca daha fazla olduğu görülmektedir. Ayrıca bulgular, pozitif ayrımcılık gruplarından olan yaşlılar, engelliler, kadınlar ve çocuklar ile ilgili özel günler ve haftalara dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen etkinliklerin, yılın farklı tarihlerinde yapılan ve diğer kategorisi altında ele alınan etkinliklere oranla daha az olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Ankara Üniversitesi'nin pozitif ayrımcılığa yönelik olarak gerçekleştirdiği etkinliklerin gerçekleştirildiği tarihe, özel günler/haftalara ve iş birliği durumuna göre çeşitlilik gösterdiğini söylemek mümkündür.Master Thesis Televizyonda yayınlanan filmlerdeki sansürün izleyicinin izleme motivasyonu üzerindeki rolü(2020) Aydemir, Ömer Ali; Eşiyok, ElifGeçmişten günümüze medya, özellikle hem görsel hem işitsel ögelere sahip olan televizyon birçok araştırmaya konu olmuştur. Yayıncılık alanındaki gelişmelerle birlikte izleyici motivasyonu çalışmaları hız kazanmış ve izleyicilerin izleme motivasyonlarının ortaya konulması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu çalışmada televizyonda yayınlanan sinema filmlerine uygulanan sansürün izleyici motivasyonu üzerindeki rolü araştırılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği ile yapılan bu çalışmada, televizyondan sansürlü film izlemiş olan 15 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İzleme alışkanlığı, sansür ve izleyici ilişkisi ve izleme motivasyonu bulgularından hareketle alt temalar oluşturulmuş, sansürün izleyici motivasyonu üzerindeki rolü saptanmaya çalışılmıştır. Yapılan mülakatlarla televizyondan sansürlü film izlemenin izleyicilerin izleme motivasyonunu düşürdüğü tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler Televizyon, İzleme Motivasyonu, Sansür, Medya, Sinema, FilmMaster Thesis Belediyelerde halkla ilişkiler uygulamaları ve Çankaya Belediyesi örneği(2013) Avci, Dilber; Ülker, Halil İbrahimBelediyelerde Halkla İlişkiler Uygulamaları ve Çankaya Belediyesi? başlıklı çalışmada belediyelerin ana işlevi olarak kabul edilmesi gereken halkla ilişkiler faaliyetlerinin nasıl yürütüldüğü üzerinde durulmuş ve bu faaliyetler dizininin kurum imajı üzerine etkileri araştırılmıştır. Günümüz dünyasının ekonomik, teknolojik ve sosyolojik açıdan hızlı değişimler geçirdiği düşünülürse, halkla doğrudan ilişkisi bulunan belediyelerin bu değişimlerden nasıl etkilendiğini, bu süreci nasıl yönettiğini tespit etmek gereklidir. Tüm dünyada halkla ilişkiler kavramı hızla önem kazanmaktadır. Kurumların imajlarının olumlu algılanmasını sağlamaları iyi yürütülen halkla ilişkiler uygulamaları ile mümkün olabilmektedir. Çalışmada Çankaya Belediyesi örneği üzerinden gidilerek belediyelerde mevcut halkla ilişkilerin durumu saptanmaya çalışılmış ve Çankaya Belediyesi personeline ve Çankaya ilçesinde ikamet eden vatandaşlara yönelik iki ayrı anket çalışması yapılmıştır. Anket sonuçları SPSS programı ile analiz edilmiş ve sonuçlara yönelik yorumlamalarda bulunulmuştur. Sonuçlardan yola çıkılarak kurum imajının olumlu algılanmasını sağlamanın yolları üzerine önerilerde bulunulmuştur. Çalışma yaklaşık 1 yıl içerisinde tamamlanmıştır. Bu süre içerisinde üzerimden akademik ve psikolojik desteğini eksik etmeyen çok sevgili hocam Prof. Dr. Halil İbrahim Ülker?e teşekkürü borç bilirim. Kıymeti paha biçilemez. Çalışmam boyunca manevi desteklerini her an yanımda hissettiğim aileme ve elbette anket çalışmam öncesinde iznine başvurduğum Çankaya Belediye Başkanı Sayın Bülent Tanık?a çalışmama alakalarından ve nezaketlerinden dolayı çok teşekkür ederim. Anahtar Sözcükler 1.Halkla ili?kiler 2.Belediye 3. Kurum ?majıMaster Thesis Public Relations, Problems and Solutions in Azerbaijan(2025) Özer, Yasemin; Seyıdov, IlgarÖZER, Yasemin. Azerbaycan'da Halkla İlişkiler, Sorunlar ve Çözümler, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2025. İletişim, hayatımızın her alanında kendini gösteren önemli bir olgudur. Kurumlar ve markalar için de iletişim sadece bir araç değil; itibar yönetimi yapabilmenin, hedef kitleyle bağ kurabilmenin ve stratejik konumlandırmanın anahtarıdır. Halkla ilişkiler, kurum veya kuruluşların belirledikleri strateji doğrultusunda amaçlarına ulaşabilmeleri, hedef kitleyle iletişim kurulabilmeleri için önemli bir konumdadır. Fakat büyüyen sektörler, gelişen markalaşma süreçlerine rağmen halkla ilişkiler her ülkede aynı düzeyde gelişme gösterememiştir. Bu ülkelerden biri de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)'nde yer almış, bu birliğin kurallarıyla yönetilmiş Azerbaycan'dır. Çalışma, Azerbaycan'da uygulanan halkla ilişkiler faaliyetlerinin mevcut durumunu, yaşanan sorunları ve bu alandaki eksikliklerin giderilmesine yönelik çözüm önerilerini incelemektedir. Çalışmanın amacı, halkla ilişkiler alanındaki asıl sorunları belirleyerek bu sorunların çözümüne dair stratejiler geliştirilebilmesini sağlamaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılarak halkla ilişkiler profesyonelleri ile yapılan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler aracılığıyla veri toplanmıştır. Bu sayede katılımcıların deneyimleri, algıları ve önerileri derinlemesine anlaşılmaya çalışılmıştır. Görüşmelerin sonucunda Azerbaycan'da eğitim eksikliğine bağlı olarak halkla ilişkilerin doğru uygulanamadığı ve kavramsal kargaşanın yaşandığı ortaya koyulmuştur. Halkla ilişkiler çalışmaları reklam ve basın çalışmalarıyla karıştırılmaktadır. Kuramsal ve pratikteki dengenin kurulamamış olması halkla ilişkilerin Azerbaycan'da gelişimini sınırlayan faktörlerden biri olarak görülmektedir. Ayrıca, halkla ilişkiler profesyonellerinin stratejik planlama süreçlerinde daha etkin bir rol alması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler kavramı, Azerbaycan'da halkla ilişkiler, Azerbaycan'da Halkla İlişkiler Eğitimi, Azerbaycan'da medya ve gazetecilik, SSCB'de medya kullanımıMaster Thesis Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projelerinde Sosyal Medya Kullanımı: Boyner Büyük Mağazacılık Örneği(2019) Akküç, Ayşegül; Özgen, ÖzlenBu çalışmanın amacı kurumların gerçekleştirdikleri kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsamında, sosyal medya platformlarındaki paylaşımlar doğrultusunda sosyal medya kullanımlarının değerlendirilmesidir. Bu bağlamda, Boyner Büyük Mağazacılık tarafından toplumsal etki adı altında gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projeleri çalışma kapsamında ele alınmış olup günümüzde oldukça yaygın kullanılan Facebook, Twitter ve Instagram platformları incelenmiştir. Çalışmada betimsel analiz yapılarak veriler işlenmiş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Ardından içerik analizi ile kategorilere ayrılan başlıklar analiz edilmiştir. Bulgular; sosyal medya platformlarında daha çok kadınları hedef alan projelere yer verildiğini, kadın girişimcilerin desteklendiği bir proje olan ''İyi İşler'' projesi ve ''8 Mart Kampanyaları'' bazında daha çok ''Toplumsal Cinsiyet Eşitliği'' konusuna dikkat çekilmeye çalışıldığını, her alanda farklı projeleri olmasına rağmen sosyal medya paylaşımlarında özellikle Instagram ve Facebook platformlarında bu alanda yaptığı projelerle ilgili paylaşımlarıyla öne çıktığını göstermektedir. Boyner'in ''Toplumsal Cinsiyet Eşitliği'' alanında yaptığı projelerde özellikle 2018 ve 2019 yılında yaptığı paylaşımların dikkat çektiği ''Sosyal Girişimcilik'' alanında gerçekleştirmiş olduğu projeler ile ilgili paylaşımlarının geçmiş yıllara oranla azaldığı, ''Dezavantajlı Grupların Desteklenmesi'' ve ''STK İşbirlikleri'' alanındaki projeleri ile ilgili olarak çok az sayıda paylaşımda bulunduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Sosyal Medya, Boyner Büyük Mağazacılık
