14 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 14
Master Thesis Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın Enerji Potansiyelleri ve Politikaları(2007) Özdemir, Yavuz; Başak, Cengiz; Başak, Cengiz; Başak, Cengiz; Department of International Relations; Department of International RelationsSanayileşmenin artmasına bağlı olarak, 20. yüzyılda olduğu gibi, 21.yüzyılda dadünyanın gelişmiş ekonomilerinin en büyük itici gücünün enerji kaynakları olacağıkesindir.Teknolojik gelişmelerin ışığında, insanoğlunun ihtiyaç önceliklerinindeğişerek daha üst seviyelere çıkması, bizleri bu enerji kaynaklarına bir nevi bağımlıduruma getirmiştir.Bu bağlamda, günümüzde enerji elde etmek amacıyla kullanılankaynaklar arasında petrol ve doğal gazın tüketim açısından diğerlerinden dahaöncelikli bir konuma yükseldiği görülmektedir.Dünya enerji ihtiyacının gün be gün arttığı günümüzde, gelişmiş sanayilere sahipbüyük devletlerin enerji güvenliklerini sağlamak adına, söz konusu kaynaklarınüretildiği ve nakledildiği coğrafyalarda etkinliklerini arttırmaya çalıştıklarıgözlemlenmektedir. Bu noktada, Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardındanbünyesinde bulundurduğu zengin hidrokarbon kaynaklarıyla Orta Asya Bölgesi'nin,dolayısıyla da bu coğrafyada kurulmuş olan Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistanve Özbekistan Cumhuriyetleri'nin dünya siyasetindeki önemlerinin arttığısöylenebilir.Araştırmamızda, bölgenin artan önemine bağlı olarak burada kurulmuş olan,Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan gibi Türk Cumhuriyetleri'ninenerji potansiyelleri ve politikaları incelenmiştir. Konu incelenirken, enerji eksenlibölgesel sorunların yanı sıra, Türkiye de dahil olmak üzere, küresel ve bölgeselgüçlerin bölge politikaları da irdelenmiştir.Tüm bunların ışığında, Kazakistan,Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın sahip oldukları enerji kaynaklarını reelbir şekilde kullanarak, gelecekte bölge içinde etkin birer ekonomik güce dönüşüpdönüşemeyecekleri sorgulanmıştır.Bunlara göre, adı geçen ülkelerin sahip oldukları kaynaklarını doğru politikalardahilinde etkili bir şekilde kullanabilmeleri durumunda, çokta uzak olmayan birgelecekte, Orta Asya Bölgesinin önemli ekonomik güçleri arasında yer alabilecekleriöngörülmüştür.Master Thesis Türkiye'den Geçen ve Geçmesi Planlanan Enerji Yolları ve Bu Enerji Yollarının Türk Dış Politikasına Etkileri(2010) Korkmazgöz, İhsan; Başak, CengizSanayileşmenin artmasına bağlı olarak, 20. yüzyılda olduğu gibi, 21. yüzyılda da dünyanın gelişmiş ekonomilerinin en büyük itici gücünün enerji kaynakları olacağı kesindir. Teknolojik gelişmelerin ışığında, insanoğlunun ihtiyaç önceliklerinin değişerek daha üst seviyelere çıkması, bizleri bu enerji kaynaklarına bir nevi bağımlı duruma getirmiştir. Bu bağlamda, günümüzde enerji elde etmek amacıyla kullanılan kaynaklar arasında petrol ve doğalgazın tüketim açısından diğerlerinden daha öncelikli bir konuma yükseldiği görülmektedir.Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kafkas ve Orta Asya Cumhuriyetleri, var olan zenginlikleriyle birlikte bağımsızlıklarını kazanmışlar ve yenidünya sisteminin güç mücadelesine sahne olmuşlardır. Bu güç mücadeleleri içinde Hazar Bölgesi, içerdiği petrol zenginlikleri açısından 21. yüzyılın enerji üretiminin odak noktası olarak görülmektedir.Hazar Bölgesi petrol ve doğalgazının uluslararası piyasaya taşınması için yapılacak boru hatları güzergâhları bağlamında verilmekte olan mücadelenin özünde bölgedeki kaynakların geliştirilmesi ve 21. yüzyılda Batı'nın körfez petrolüne bağımlılığının azaltılması yatmaktadır. Ayrıca, ikmal güvenliğini sağlamada Avrasya'daki enerji kaynakları üzerinde Rusya'nın tekelini kırma da yer almaktadır.Çok farklı rotaların öngörüldüğü stratejiler arasında Batı için esas olan enerji güvenliği, ABD açısından çoklu boru hatları, şirketler için ise güvenli geçiş noktalarının tercih edilmesi iken; Rusya için Sovyetler Birliği dönemi enerji nakil hatlarının revize edilmesiyle birlikte tekrar kullanıma sokulması şeklindedir.Hazar Bölgesinde en önemli kültürel etki ve siyasi güç sahibi ülke Türkiye'dir. Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ile olan kültürel ve ekonomik ilişkilerini geliştirmenin kendisine getireceği yararların farkındadır. Bölgedeki kritik gelişmeleri yakından izleme, akılcı çözümler üretme, jeopolitik gücünü yerinde ve zamanında kullanma, orta ve uzun vadeli stratejiler oluşturma gibi beceriler geliştirip, uygulayabilen bir Türkiye'nin etkinliğini Hazar Havzası ülkeleri başta olmak üzere diğer çevre ülkelerinin de yararına olacak şekilde artırması kaçınılmazdır.Master Thesis Avrupa Birliği'nin Hazar Bölgesi'ne Yönelik Enerji Politikası ve Türkiye'ye Etkileri(2010) Avcı, Müşerref; Bal, İdrisEnerji, petrolün keşfedildiğinden beri uluslararası ilişkileri farklı şekillerde etkilemiş, enerji kaynaklarını kontrol altına almak için yapılan savaşlar, güçlü devletler arasında enerji deposu olan bölgeler üzerindeki çekişmeler, dünya politikasının esasını oluşturmuştur. Günümüzde Sovyetler Birliği'nden ayrılan Hazar ülkelerinin enerji kaynakları üzerindeki mücadelenin dünyada bloklaşmaların sona erdiği bir dönemde de sürmesi, enerji ile ilgili gelişmelerin uluslararası ilişkiler açısından ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Özellikle kaynak çeşitlendirmek ve istikrarsız bölgelere bağımlılığını azaltmak için Hazar bölgesinin enerji kaynaklarına yönelen Avrupa Birliği de, enerji stratejilerinin önemli aktörlerinden biri olarak karşımıza çıkarak 20'nci yüzyılın ortalarından itibaren enerji politikalarının içinde yer almıştır.Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte yeni doğal gaz ve petrol rezervlerinin ortaya çıkması, Körfez Savaşı, Afganistan ve Irak Harekatları son yıllarda dünyada enerji politikalarına verilen önemi artırmıştır. Önümüzdeki dönemde de Hazar Havzası enerji kaynaklarının kontrol altına alınması konusunda uluslararası mücadeleler devam edecek, dünyanın yeniden şekillendirilmesinde esas faktör olacaktır. Hazar Havzasındaki mevcut kaynaklar dünyanın enerji ihtiyacının bir bölümünü karşılayabilecek düzeydedir. Bölge ile ilgili en önemli sorun, enerji kaynaklarının kontrolünden çok tüketim alanlarına nasıl ulaştırılacağıdır. Bu safhada coğrafi konumu ve sözü geçen ülkelerle olan tarihi ve kültürel bağları, Türkiye için önemli bir fırsat yaratmaktadır. Topraklarında yeterince petrol ve doğal gaz bulunmayan Türkiye, yakın bölgedeki kaynakların taşınmasında oynayacağı rol ile bu açığını büyük oranda kapatabilecek, jeopolitik ve jeoekonomik durumunu güçlendirebilecektir. Türkiye böylesine önemli olan stratejik özelliği ile AB enerji politikalarına dahil olabilecek ve belki de ileride bu avantajını kullanarak AB'ye üye olabilecektir.Master Thesis Irak Kuzeyindeki Enerji Kaynaklarının Kürt Devlet Oluşumuna Etkisi(2012) Sanyürek, Mehmet Bora; Gürson, Poyraz?Irak Kuzeyindeki Enerji Kaynaklarının Kürt Devlet Oluşumuna Etkisi? konulu tez çalışmamızla; Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden Irak'taki Kürt olgusu, Irak kuzeyindeki enerji kaynakları ve bu kaynakların, muhtemel bir Kürt devletinin kurulmasına yapacağı etkiler incelenmiştir.Tez çalışmamızın hazırlanmasında, konu ile ilgili yapılan kaynak taramasından sonra, elde edilen veriler süzülerek, tarafsız bir bakış açısıyla, incelenmeye başlanmıştır. Ağırlıklı olarak; kitap, makale ve rapor gibi kaynaklardan faydalanılarak yapılan çalışmada, bölge konusunda uzman kişilerin görüşlerine de başvurulmuştur.Çalışmamız süresince elde edilen verilerin analiz edilmesi sonucunda; bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasının sosyolojik, ekonomik ve politik yönden mümkün gözükmediği, halihazırda var olan Kürt özerk bölgesine destek veren başat güçlerin de Ortadoğu'daki dengelerin bozulmasına engel olmak maksadıyla, böyle bir devletin kurulmasına izin vermeyeceği, ancak her şeye rağmen bağımsız bir Kürt devletinin kurulması durumunda ise ya bu devletin uzun ömürlü olamayacağı yada dış destek sonucu ayakta tutulmaya çalışılarak, bölgesel çatışmaların önünün açılacağı değerlendirmesine varılmıştır.Anahtar kelimeler: Kürt devleti, Enerji kaynakları, OrtadoğuMaster Thesis Türkiye'de Toplam Elektrik Talebinin Fiyat ve Gelir Esneklikleri, 1970-2008(2010) Saygılı, Tevfik Okan; İsmihan, MustafaBu tez çalışmasında, Türkiye'de toplam elektrik tüketiminin gelir ve fiyat esneklikleri, 1970-2008 dönemi için, geliştirilen ekonometrik model çerçevesinde tahmin edilmiştir. Bu bağlamda, birim kök testleri ve eşbütünleşme tekniği gibi modern zaman serisi analizleri kullanılmıştır. Ayrıca, bu çalışmada güncellenmiş ve tutarlı ortalama elektrik satış fiyatı ve gelir serileri oluşturulmuştur.Geliştirilen model çerçevesinde Türkiye'de toplam elektrik tüketiminin uzun dönem gelir esnekliği 1.29, kısa dönem gelir esnekliği ise 0.44 olarak tahmin edilmiştir. Aynı zamanda talebin elektrik fiyatından etkilenmediği tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, talebin fiyat esnekliğinin sıfırdan farklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis Ortadoğu'daki Enerji Kaynaklarının Önemi ve Türkiye Üzerinden Taşınması ile Türkiye'nin Kazandığı Jeopolitik Konum(2012) Elmas, Beşir; Gürson, PoyrazBu tez Ortadoğu coğrafyasında bulunan zengin ham petrol ve doğalgaz kaynaklarının uluslararası ilişkiler alanda önemiyle Türkiye üzerinden enerji nakil boru hatları ile enerjiyi arz eden gelişmiş batılı ülkelere güvenli bir şekilde taşınması sürecinde enerji kaynakları bakımından zengin sayılamayacak olan Türkiye'nin sahip olacağı stratejik öneminin ortaya çıkarılmasını amaçlamaktadır. Dünya üzerinde bulunan başta ABD, İngiltere ile Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerinin ulusal ve uluslararası hedeflerine ulaşabilmeleri için endüstrilerinin ihtiyaç duyduğu ham petrol ve doğalgazı kesintisiz, güvenilir ve hızlı yollardan tedarik etmeleri gerekmektedir. Ham petrol ve doğalgaz enerji kaynaklarına ihtiyaç duyan gelişmiş ülkelerin özellikle ABD ve Rusya Federasyonu dışında büyük bir çoğunluğunun bu kaynakların rezervi açısından fakir olarak tabir edilen coğrafyada bulunduğu görülmektedir. Dünyanın en zengin ham petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunduğu ülkelerse Türkiye'nin de içinde bulunduğu istikrarsız Ortadoğu coğrafyasında yer almaktadır. Fakat bu ülkeler uzun bir zamandan beri siyasi dengenin sağlanamadığı işgaller, savaşlar ve isyanların yaşandığı bölgelerdedir. Türkiye'nin yer aldığı coğrafya itibarı ile komşu ülkelerine göre siyasi yapısı oturmuş, devlet yapısı olgunlaşmış ve istikrarını yaklaşık 90 senedir koruyabilen tek ülke konumunda olduğu görülmektedir ve doğu ile batı arasında kelimenin tam anlamı ile köprü konumuna sahiptir. Türkiye ise zengin enerji kaynakları olarak ham petrol ve doğalgaza yeterince sahip olup olmadığı kesin ispatlanmış değildir. Bununla birlikte ne Avrupalı ülkeler gibi tam olarak gelişmiş ne de Ortadoğu'daki ülkeler gibi geri kalmıştır. Doğalgaz ve ham petrolün birbirine entegre çoklu enerji nakil boru hatları ile taşınması ülke ve uluslararası kuruluşların Türkiye karşı olan tutumlarının belirlenmesinde son derece önemli rol oynayacaktır. Tez dört ana bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümde stratejik öneme sahip enerji kaynaklarından bahsedilmektedir. İkinci bölümde en zengin ham petrol ve doğalgaz enerji kaynakları rezervlerinin Ortadoğu'da yer aldığı anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde enerji kaynaklarının çoklu iletim hatları ile sevkiyatı işlenmektedir. Dördüncü bölümde ise Türkiye'nin enerji iletim hatları ile uluslar arası alanda kazanacağı stratejik konum işlenmektedir.Master Thesis Enerji Fiyatlarına Kamusal Müdahaleler(2020) İnce, Ece; Sever, Dilşad ÇiğdemBu çalışma iki bölümden oluşmakta olup; enerji ve vergi hukuku bir arada incelenmiştir. Birinci bölümde enerjinin iktisadi, hukukî ve malî olarak tanımlaması yapılmış; enerjinin ne nitelikte bir mal olduğu incelenmiş ve enerji kaynakları açıklanmıştır. İkinci bölümde ise enerjiye yapılan kamusal müdahaleler incelenmiştir. Bu bölümde enerjinin fiyatlandırılması; fiyatlandırmayı etkileyen kamusal müdahaleler (regülasyon – sübvansiyon - vergilendirme) açıklanmıştır. Enerji politikalarını uygulamak için idare tarafından düzenleyici ve idari işlemler ile yapılan müdahalelerden vergilendirilmenin açıklanmasının öncesinde vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük kavramları açıklanmış olup, enerji fiyatlarını etkileyen müdahaleler bu terimlere göre irdelenmiştir.Master Thesis Haydar Aliyev Dönemi Azerbaycan Dış Politikasında Hazar Enerji Kaynaklarının Rolü ve Tesiri: 1993 - 2003(2014) Sojoudı, Sara; Karasar, Hasan AliDevletler, bekalarını ve çıkarlarını sürdürebilmek için, çeşitli politikalar yürütmektedirler. Bazıları, birbirleriyle savaşa girerken, diğerleri de varlıklarını ve çıkarlarını korumak için, ekonomik alanda faaliyet göstermeye başlamışlardır. Günümüzde ekonominin temellerinden biri, hata en önemli unsuru petrol ve doğalgazdır. Petrol 20.y.y.da giderek uluslararası alanda önemli ve etkili rol oynamıştır. Hazar'ın çevresi, petrol ve doğalgaz açısından zengin bir bölgedir. Sovyet Rusya'nın çöküşü ile birlikte, Hazar çevresinde yeni rekabetler yaşanmaya başlandı. Hazar'da yer alan enerji kaynakları AB, ABD, Rusya ve Çin gibi küresel güçlerin hedefi haline geldi. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Cumhuriyeti, Hazar Bölgesi, Hazar'ın statüsü, Boru Hatları, Enerji, Petrol, Doğalgaz, Enerji Kaynakları.Master Thesis İsrail'in Doğu Akdeniz Enerji Politikası ve Türkiye ile Kktc Üzerine Etkileri(2020) Savaş, Cem; Yıldırım, Nilgün EliküçükDoğu Akdeniz, gerek coğrafi ve jeostratejik konumu ile gerekse de siyasi ve ekonomik özellikleri ile üç kıta arasında bulanan kritik noktalardan biridir. Özellikle Sanayi Devriminden sonra hem Batı ülkelerinin artarak çoğalan enerji ihtiyaçları hem de son zamanlarda Doğu Akdeniz'de yeni enerji kaynaklarının tespit edilmesi, ülkeler arasındaki politik dengelerinin değişmesine neden olmuş ve bölge son derece riskli bir hale gelmiştir. Günümüzde Doğu Akdeniz'e kıyısı olmamasına rağmen yüzlerce kilometre uzaklıkta bulunan ancak Doğu Akdeniz pastasından menfaat elde etme peşinde olan birçok devlet mevcuttur. Kıyı ülkelerinin Doğu Akdeniz'de tespit edilen hidrokarbon kaynaklarından faydalanmak için hak iddia etmeleri sebebiyle de birtakım anlaşmaların yapılması zaruri hale gelmiştir. Enerjinin tespiti, çıkarılması, nasıl değerlendirileceğine karar verilmesi ve bunun yanında inşa edilecek hatlarla naklinin sağlanması gibi sorunsalların çözümü için çeşitli alternatifler düşünülmüştür. Son dönemde Doğu Akdeniz Bölgesinde enerji kaynaklarının tespit edilmesi bölgede İsrail başta olmak üzere diğer kıyı ülkelerinin doğal gaz arayışına neden olmuştur. İsrail'in Doğu Akdeniz Bölgesinde yapmış olduğu çalışmalar sonucunda Leviathan ve Tamar bölgelerinde zengin doğal gaz yataklarına rastlanmıştır. Türkiye ile ilişkileri kötü olan İsrail, bölgede tespit edilen doğal gazın Avrupa pazarına ihraç edilmesi için arayış içine girmiştir. Bu amaçla diğer kıyı ülkeleri ile Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması imzalayarak Tamar ve Leviathan bölgelerindeki doğal gazın Avrupa ülkelerine ihraç edilmesi için çalışmalar başlatılmıştır. Fakat bölgedeki aktörlerin bu enerji kaynaklarından faydalanma hakkı konusunda, KKTC'nin varlığını yok sayması, kaynaklardan elde edilen iktisadi değerlerin kullanımı konusunda bölgede yaşayan halkın çıkarlarını ihlal etmeleri nedeni ile Akdeniz'de gerilim giderek tırmanmaktadır. Mevcut durum Türkiye ile KKTC arasında yapılan anlaşmalar ile doğan yetki alanlarının ihlali bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada, İsrail'in Doğu Akdeniz üzerinde yaptığı faaliyetleri, planları, kıyı ülkeleri ile yaptığı ikili veya daha fazla ülke katılımıyla yaptığı ittifakları ve Türkiye'nin, Kıbrıs adasının Doğu Akdeniz'deki konumu ele alınmıştır. Ayrıca bölgede tespit edilen enerji kaynaklarının, kıyı ülkelerinin enerji politikalarına nasıl yansıdığı üzerinde durulmaktadır. İsrail'in Doğu Akdeniz enerji politikalarının KKTC ve Türkiye başta olmak üzere diğer bölge ülkeleriyle ne oranda örtüştüğü ise çalışmamızda değerlendirilmekte olup bu bağlamda, çalışmamızda bölgenin kıyı ülkeleri açısından, jeopolitik ve coğrafi açıdan, iktisadi ve askeri alandaki önemi açıklanmaktadır. Ayrıca Doğu Akdeniz'de bulunan enerji kaynakları hakkında yayınlanan raporlar kapsamında bölgenin, dünya enerji piyasasına nasıl etki edeceği konularında açıklamalar yer almaktadır.Master Thesis Çin Halk Cumhuriyeti'nin Dış Politikasında Orta Asya Faktörü: Soğuk Savaş'ın Sonundan - Hu Jintao Döneminin Sonuna Kadar (1988-2012)'(2014) Özcan, İpek; Karasar, Hasan AliOrta Asya Bölgesi ekonomi, güvenlik ve enerji başlıklarında tarihten beri stratejik bir konuma ve öneme sahip olmuştur. SSCB döneminde ÇHC ile uzlaşmaya varılamayan bu bölgede, SSCB'nin yıkılışının ardından bağımsızlığını ilan eden Orta Asya Devletleri ile ÇHC; ekonomik, askeri ve enerji sektöründe karşılıklı işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Bu anlaşmalar doğrultusunda, devletler bazında bir devletin, diğer devletleri çıkarları doğrultusunda kaba kuvvete başvurmadan etkileyebilmesini sağlayan yumuşak güç yolu benimsenmiştir. İşbirliği ve yumuşak güç stratejisi ile Orta Asya'da çok taraflı iki işbirliği örgütü de kurulmuştur. Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (AİGK). Bu çalışmada ÇHC ve Orta Asya Devletleri arasında imzalanan karşılıklı işbirliği anlaşmalarındaki ile ŞİÖ ve AİGK bünyelerindeki ekonomi ve güvenlik siyaseti ilişkisi incelenecektir. Anahtar Sözcükler: 1. Orta Asya, 2. Ekonomi, Güvenlik, 3. Enerji, 4. Karşılıklı işbirliği, 5. ŞİÖ, 6. AİGK
