27 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 27
Master Thesis Tarihi Konutlarda Mekânsal ve İşlevsel Değişim: Kars Rus Konutları(2022) Fesci, Ceyda; Akın, EmelKars, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle önemli bir kent olmuş, birçok medeniyetin hâkimiyeti altında kalmıştır. 1878-1918 yılları arasındaki Ruslar döneminde kent, Kale ve çevresi dışında, Tahtdüzü'nde kurulmuş, ızgara plan sistemi uygulanmıştır. Gösterişli ve caddelere/sokaklara cepheli askeri, dini, kamusal, ticari yapılar ve konutlar, kentin yeni yüzünü oluşturmuştur. Kars'taki Rus yapılarının mimarisi genellikle Baltık Mimarisi olarak adlandırılmakta/tanımlanmaktadır. Ne var ki, Kars'taki Rus yapıları, dönemin Rusya'sında da yaygın olan, Rusya'ya özgü eklektik üslupta yapılmıştır. Kars kent belleğinde oldukça önemli bir yer tutan Rus konutlarının bir kısmı kullanılmaz olmuş, büyük kısmında mekânsal değişiklikler yapılmış, çoğu konutun işlevi değiştirtilmiştir. Bu tezin amacı, kent merkezinde yer alan Rus dönemi konutlarının günümüzdeki mekânsal ve işlevsel değişikliklerinin incelenmesidir. Amaç doğrultusunda tezin hedefi, Kars kent merkezindeki Gazi Ahmet Muhtar Paşa (GAMP) (Mikhaylovskaya Ulitsa) Caddesi'ndeki Rus konutlarının araştırılmasıdır. Tezin amacına ve hedefine koşut olarak, öncelikle Kars kent merkezindeki Rus konutları saptanmış, ardından GAMP Caddesi'ndeki mekânsal ve işlevsel değişikliğe uğrayan konutlar detaylı olarak irdelenmiştir. Tezin sonucunda, mekânsal ve işlevsel değişimlerin, Rus konutlarının özgünlüğünü bozduğu, bazı konutların özgünlüğünü tamamen kaybettiği saptanmıştır. Önemli bellek ve kimlik mekânlarından olan Rus konutları korunamamış; kentin özgün kimliğinin ve tarihi dokusunun bir parçası kaybolmaya yüz tutmuştur. Anahtar Kelimeler: Kars kenti, Rus konutları, tarihi binalarda işlev değişikliğiMaster Thesis Maketlerin Akustik Ölçümlerde Kullanımı; Konser Salonu, Ölçekli Model ve Bilgisayar Modellemesinin Karşılaştırılması(2012) Eröz, Ferhat; Kayılı, MutbulSon yıllarda Akustik Bilime verilen önemin artması ile işitme, akustik tasarım ve akustik testlerin yapılacağı araç ve gereçlerin kullanımının da önemli olduğu anlaşılmıştır. Ses yayılımı, özellikle iç hacimlerde karmaşık bir konudur. Bunun için öncelikle, akustik ses dalgaları ve davranış özellikleri irdelenmiştir.Akustik kavramının açıklanması amacı ile çalışmanın ikinci ve üçüncü bölümde, sesin tanımlanması ve fiziksel özellikleri üzerinde durulmuştur. Mimari akustik, dördüncü bölümde ele alınmıştır. Mimari akustik tasarımı; gürültü kontrolü, hacim akustiği, mimari akustik parametreler, sesin değerlendirilmesi ve mimari akustik uygulama olarak beş safhada irdelemek mümkündür. Altıncı ve son safha olan modelleme yöntemleri de akustik tasarım açısından başarılı bir uygulama sağlar. Çalışmanın beşinci bölümünde, akustik ölçümler için ölçekli modelleme yöntemleri ve kullanımları açıklanmıştır. Burada öncelikle, dalga tankı modelleme yöntemi ile yapılan testler iç hacimde oluşan yansımaların değerlendirilmesi ve irdelenmesi ile başlamaktadır.19. yüzyıldan günümüze kadar, sesin ön planda olduğu hacimlerde akustik ölçüm ve testlerin akustik modelleme teknikleri kullanılarak yapıldığını görmekteyiz. Modelleme teknikleri ve teknolojinin gelişmesi ile beraber, hacim akustiğinde kullanılan ölçüm parametreleri de gelişmektedir.Bu çalışmada, modelleme tekniklerinin mimari akustik tasarım üzerindeki etkileri, fiziksel modelleme, ölçekli modelleme ve bilgisayar modeli arasındaki ilişki, akustik parametreler ve modellemelerin karşılaştırılması ile sonuçları irdelenmiştir.Master Thesis Yeniden İşlevlendirmenin Mekân ve Gündelik Yaşam Üzerindeki Etkisi: Çanakkale Kilitbahir Kale Müzesi(2022) Parlak, Tuğçenur Metin; Akın, EmelKilitbahir Kalesi beş asra tanıklık etmiş toplumumuzun önemli bir kültürel mirasıdır. Bu miras, gelecek kuşaklara aktarılmak, kendi değerini ve bütünlüğünü korumak, içinde barındırdığı mekânların niteliğini arttırmak ve içinde bulunduğu çevrenin sosyal ve ekonomik yapısına katkıda bulunmak gibi hedeflerle yeniden işlevlendirilmiştir. Yeniden işlevlendirmenin başlattığı mekânsal değişim gündelik yaşamın sürdüğü mekânlarda iyileştirmelere, sağlıklaştırmalara sebep olmuş, mekânının niteliğini arttırmıştır. Tezin amacı, yeniden işlevlendirilen Kalelerin, yeni işlevin gereksindiği mekânlara nitelik ve nicelik olarak yeterliliği ile yeni işlevin içinde bulunduğu çevrenin mekânsal biçimlenmesine, kimliğine, ekonomik yapısına ve halkın gündelik yaşantısına olan etkilerinin incelenmesidir. Bu amaca koşut olarak, tezin hedefi, Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde yer alan Kilitbahir Kalesi ve Kilitbahir Köyünde araştırma yapılmasıdır. Tezde, Kale'nin, müze olarak yeniden işlevlendirilmesi sürecinin incelenerek, Müzenin mekânsal analizinin yapılması ve işlevsel/mekânsal değişimin yakın çevresindeki Köyün mekânsal biçimlenmesindeki ve gündelik yaşamındaki etkisinin aktarılması hedeflenmektedir Tezin amacına ulaşabilmek Kilitbahir Kalesi'nin tarihsel süreci irdelenmiş, kalenin çeşitli dönemlerine ilişkin mekânsal bilgiler, işlev değişikliği süreci aktarılmış, Kalenin ve Müzenin mekânsal analizi gerçekleştirilmiştir Kilitbahir Köyü'nün, Müze işlevi öncesindeki ve sonrasındaki mekânsal biçimlenmesi ve gündelik yaşamı irdelenerek karşılaştırılmıştır. Kilitbahir Kalesi, Kilitbahir Kale Müzesi olduktan sonra geçmişteki sahipsiz görüntüsü ve metruk durumundan arınmış, kimliği ile uyumlu çağdaş ve bütüncül bir işlev kazanmış, geçirdiği yangın sonrası zarar gören kısımları onarılmıştır. Müzenin açılmasından sonra Kilitbahir Köyündeki taşınmaz kültür varlıklarına da bakış açısı değişmiş, yıllarca metruk durumda kalan taşınmaz kültür varlıklarının restorasyon çalışmaları başlamış, uzun süre boyunca uygun işlev ve istekli bulunamayan yapılar işlev kazanmış, altyapının iyileşmesi ile yaşam ortamı sıhhileşmiş, düzenli peyzaj bakım faaliyetleri ile yerleşme tarihi dokusuyla uyumlu sağlıklı bir çehre kazanmış, köyde hem yeniden işlevlendirilmek suretiyle hem de yeni yapılarla otel ve pansiyon sayısı artmıştır. Bu dönüşümler istihdamı arttırmış, kadınların, gençlerin ekonomik hayata iştirakini sağlamıştır. Yapılan çalışma göstermektedir ki yeniden işlevlendirme, yapı ve çevresinde mekânsal değişimler başlatmış gündelik yaşamı kimi zaman etkilerken kimi zaman belirlemiştir. Anahtar Sözcükler: Kilitbahir Kale Müzesi, Kilitbahir Köyü, Yeniden İşlevlendirme, Mekânsal Değişim, Gündelik YaşamMaster Thesis Josef Hoffmann'ın Purkersdorf Sanatoryumu'nun 'gesamtkunstwerk' ve Viyana 'secession' Bağlamında İncelenmesi(2023) Köse, Merve; Pfeıffer, ŞuleBu çalışmanın temel amacı, Viyana Secession'un kurucularından ve öncü mimarlarından Josef Hoffmann'ın 1904-05 yılları arasında Viyana yakınlarında küçük bir yerleşim olan Purkersdorf'ta aynı isimle tasarlayıp uyguladığı sanatoryum yapısının Gesamtkunstwerk ve Viyana Secession bağlamında incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle Endüstri Devrimi'nin mimariye yansımasına, Arts and Crafts ve Art Nouveau akımlarına kısaca değinilmiştir. Viyana Secession akımının ortaya çıktığı 19. yüzyılın ikinci yarısında Viyana'daki mimarlık ortamı hakkında bilgi verilmiştir. Gesamtkunstwerk anlayışının ve Viyana Secession akımının ortaya çıkış süreci araştırılmıştır. Viyana Secession mimarı Josef Hoffmann'ın hayatı, üslubu ve bazı yapıları anlatılmış ve Gesamtkunstwerk anlayışıyla ilişkisi tartışılmıştır. Sanatoryum yapılarının gelişim süreci örnekler verilerek irdelenmiştir. Purkersdorf Sanatoryumu ile ilgili literatür ve arşiv taranmış, fotoğraflar üzerinden yakın çevresiyle ilişkisi, mimari üslubu, malzeme kullanımı, çatı tasarımı, cephe ve plan özellikleri incelenmiş, restorasyon sonrası planları analiz edilmiş ve yapının güncel durumu hakkında bilgi aktarılmıştır. Gesamtkunstwerk anlayışının yapıya nasıl yansıdığını tespit edebilmek için iç mekân özelliklerine ve donatılara yer verilmiştir. Bu çalışmada Viyana ve yakın çevresinde Purkersdorf Sanatoryumu'yla yaklaşık aynı tarihlerde inşa edilen sanatoryum örnekleri seçilmiştir. Bu kapsamda Wienerwald Sanatoryumu (1904), Luithlen Sanatoryumu (1908) ve Lupus Sanatoryumu'nun (1910-13) kronolojik olarak incelenmesi ve birbirleriyle karşılaştırılarak Purkersdorf Sanatoryumu'nun ayrışan özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Purkersdorf Sanatoryumu'nun, konum ve plan şeması gibi özelliklerle Wienerwald Sanatoryumu'yla, mimari üslup ve malzeme seçimi açısından ise Lupus Sanatoryumu'yla benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Purkersdorf Sanatoryumu, Viyana Secession'u Art Nouveau akımından ayıran en belirgin özelliklerden biri olan geometrik üsluba sahiptir. İşlevsel tasarımı, çağdaş malzeme olan betonarme kullanımı, düz çatısı, katı geometrik formu ve Gesamtkunstwerk anlayışıyla tasarlanması gibi öne çıkan özellikleriyle çalışmada incelenen diğer sanatoryumlardan farklılaştığı görülmektedir. Cephedeki sırlı seramik karo bordürler, iç mekândaki mobilyalar, donatılar ve frizler Gesamtkunstwerk kapsamında tasarlanmıştır. Ayrıca Purkersdorf Sanatoryumu, işlevsel amaca sahip bordürler ve doğu cephesindeki giriş kapısının sağında ve solunda yer alan kabartmalar hariç süslemeden uzaklaştırılmıştır. Bu yenilikçi ve sade cephe tasarımıyla da diğer sanatoryumlardan ayrışmaktadır. Purkersdorf Sanatoryumu'nda ihtiyaç programının karşılanması hedeflenmiştir. İşlev odaklı tasarım anlayışına sahip olan sanatoryumda hastaların karşılaşabilecekleri zorluklar önceden düşünülmüş ve çözüm üretilmiştir. Böylece hastaların tedavi süreçlerinin ve günlük rutinlerinin belli bir düzende ilerlemesi sağlanmıştır. Purkersdorf Sanatoryumu'nun öne çıkan tüm bu özellikleriyle Viyana Secession'un mimari bağlamda modernizme geçişi sürecinde öncü yapılardan biri olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Art Nouveau, Viyana Secession, Gesamtkunstwerk (Bütüncül Sanat Eseri), Josef Hoffmann, Purkersdorf SanatoryumuDoctoral Thesis Cıttaslow Kentlerde Mekânsal Biçimlenme: Seferihisar ve Gerze Örnekleri(2022) Demirant, Pelin; Akın, EmelKüreselleşme sürecinde kentler yerel değerlerini yitirmekte, tek tipleştirilmekte, kent mekânları rant odaklı uygulamalarla dönüştürülmektedir. Cittaslow hareketi, kentlerin küreselleşmenin olumsuz etkilerinden korunması amacıyla ve kentlerin yerel değerlerinin korunması hedefiyle ortaya çıkmıştır. Bu tezin amacı, Cittaslow hareketinin, küreselleşme ve mekân ilişkisi temelinde incelenmesidir. Bu amaca koşut olarak tezin hedefi, seçilen iki Cittaslow kentin, Seferihisar ve Gerze'nin, mekânsal olarak incelenmesidir. Araştırmanın amacı ve hedefi doğrultusunda, Uluslararası Cittaslow Tüzüğü'ndeki 72 kriter incelenmiş, mekân üretimi ve organizasyonu, kentin mekânsal biçimlenmesi ile ilgili maddeler saptanmıştır. Seferihisar ve Gerze'nin, Cittaslow olmadan önceki ve sonraki ekonomik yapısı ve mekânsal incelemesi yapılmış; elde edilen tüm bulgular, Cittaslow kriterleri ve küreselleşme-mekân ilişkisi temelinde değerlendirilmiştir. Araştırmada, Cittaslow kriterlerinde, kent mekânına yönelik maddelerin yetersiz olduğu, var olanların da zorunlu olmadığı, kentsel rantların engellenmesine yönelik hiçbir maddenin bulunmadığı saptanmıştır. İki kentin de tanınırlıkları artmış, turizmi canlanmış, yerel ürünlerin satış olanakları sağlanmış ve tarihi yapıların iyileştirmeleri yapılmıştır. Öte yandan, yoğun ve yüksek yapılaşmalar başlamış, kentsel rantın önüne geçilememiştir. Cittaslow hareketinin sadece turizm amaçlı bir hareket olmaktan öteye geçebilmesi için Cittaslow kriterlerinde kent mekânın biçimlenmesine ve kentsel rantın denetlenmesine yönelik maddelerin zorunlu kriterler olarak yer alması, uygulama ve denetim sürecinin, kentsel sürdürülebilirlik ilkesi ve planlama araçları birlikte ele alınması, kent mekânları konusunda çalışan farklı kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin sağlanması gereklidir. Anahtar Kelimeler: Cittaslow Kriterleri, Seferihisar, Gerze, Mekânsal Biçimlenme, Küreselleşme.Doctoral Thesis Gelişen Kentlerde Ulaşım Koridorları Üzerindeki Açık Mekânların Kentsel Kamusal Alan Olarak Geliştirilmesine Yönelik Örnek Bir Çözümleme ve Yöntem Önerisi(2020) Bilge, Fülay Uysal; Önür, SelahattinBu çalışmanın temel amacı, gelişen kentlerin ulaşım koridorlarındaki yeni oluşumlarında kamusal yaşamın devam ettirilmesi ve yeni tasarlanacak bölgelerde kamusal mekân oluşumunun sağlanması için alanda incelemelere, problemlerin saptanmasına, potansiyellerin ortaya çıkarılmasına ve değerlendirmelere yönelik çözümleme ve çoklu yöntem önerisi geliştirmektir. Bu çalışma için ilgili oldukları düşünülen, insan-çevre-mekân ilişkilerine, kamusallık, kamusal yaşam, kamusal ve özel alan kavramlarına ilişkin teoriler ve bu kavramlara yönelik çalışmalar incelenmiş ve yaklaşımlar değerlendirilmiştir. Teorisyen ve mimarların kamusal alan kavramını kentsel mekânla nasıl ilişkilendirdikleri araştırılmış ve tartışılmıştır. Kentsel proje uygulamalarında kamusal mekân elde etmenin yurtdışı örnekleri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Kavramsal ve kuramsal çerçeve ile oluşturulan bilgiler doğrultusunda, alan çalışmasında yapılan analizler için bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda da kullanılabilecek bir model önerisi oluşturulmuştur. Öneri modelin uygulanması için, insan-çevre-mekân araştırmalarında kullanılan farklı araştırma yöntemleri belirlenmiştir. Model ve yöntem çalışma alanı olarak seçilen Ankara-Eskişehir aksı Dumlupınar ulaşım koridorunda sınanarak, geliştirilmiştir. Alan çalışması yapılırken, çok boyutlu analiz yöntemleri kullanılmıştır. Analizler, anket çalışması sonucundaki kullanıcı verileri ile desteklenmiştir. Anket çalışması, kullanıcıların çalışma alanındaki kentsel mekân ile kurdukları ilişki, kullanımları ve algılarını derinlemesine incelemek ve ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Çalışma alanında kamusal yaşamın sürdürülebilmesi ve kamusal alan oluşma potansiyelleri, yerinde ve belgeler üzerinde yapılan çalışmalarla ortaya çıkartılarak, mimari ve kentsel tasarım için yeni veriler oluşturulması sağlanmıştır. Üst ölçekte yapılan analizlerin yanında alt alanlara yönelik süreci belgelemek için arşiv araştırmaları yapılmıştır. Bu araştırmalar özel mülkiyetteki açık alanlarla, kamu mülkiyetindeki kamusal alanların bütünleşmesine yönelik potansiyellerin ortaya çıkartılmasını sağlamıştır. Çalışma, aynı zamanda farklı kentlerdeki ulaşım koridorları üzerinde bulunan yeni oluşumların sınanması ve çözümlenmesi için çoklu yöntem önerisi içermektedir. Bu önerilen yöntem mevcut durumu değerlendiren ve çözümler için nelerin olması gerektiğine dair bilgi veren bir yapı oluşturmaktadır. Gelişen kentlerde gözlemlenen ulaşım koridorlarının üzerinde kentselliğin gelişmesine yönelik bir yaklaşım ve yaşanabilir/yürünebilir kamusal açık mekânlar için örnek bir çalışma ve değerlendirme yöntemi sunulmaktadır.Master Thesis Roman Mekanları ve Gündelik Yaşam: 200 Evler Toplu Konut Örneği(2022) Erzurumlu, Tansu; Akın, Emelİçinde bulunulan mekânlar yaşam tarzlarını etkiler, değiştirir, dönüştürür. Öte yandan yaşam tarzları da, mekânları değiştirir, yeniden biçimlendirir. Mekân-gündelik yaşam ilişkisinin en belirgin mekânlar, doğal olarak, gündelik yaşamın en yoğun yansıdığı evlerdir. Mekân-yaşam etkileşiminin en belirgin yansıması, yaşam tarzlarına uygun olmayan evlerdeki yaşamlarda gözlenebilir. Tez, yaşadıkları mekânları, kültürleri, bir başka deyişle, gündelik yaşamları en özgün gruplardan birisi olan Romanların evlerini konu edinmektedir. Tezin amacı, Romanların yaşadıkları evlerin mekânları ile gündelik hayatları arasındaki etkileşimin incelenmesidir. Tezin amacına koşut olarak, Romanların günümüzdeki yaşadıkları Samsun 200 Evler Toplu Konutu alanında araştırma yapılması hedeflenmiştir. Araştırma amacı ve hedefine koşut olarak, Romanların kökenleri, yaşadıkları mekânlar, kültürleri ve gündelik yaşamları kısaca aktarılmış, Türkiye'de yaşayan Romanlar hakkında bilgi verilmiştir. Romanların Samsun'a göç ettikleri zaman yerleştirildikleri evlerden günümüzdeki evlerine kadarki süreçten söz edilmiş; sırasıyla Teneke Mahallesi ve 200 Evler Mahallesi bahçeli evlerindeki mekânları ve yaşamları aktarılmıştır. Tezin araştırma alanı, Romanların günümüzde yaşadıkları 200 Evler Toplu Konutlarıdır. Toplu konut aşanı ve evleri mekânsal olarak detaylı bir şekilde incelenmiş, konutlarda yaşayan Romanlar ile görüşülmüştür. Elde edilen tüm bulgular yorumlanmış; Romanların önceki evleri ve yaşamları ile günümüzdeki evleri ve yaşamları karşılaştırılmış ve günümüzde yaşadıkları evlerin mekânsal özelliklerinin Romanların yaşam tarzlarına etkisi ve yaşam tarzlarının evleri üzerindeki mekânsal etkisi değerlendirilmiştir. Tez kapsamında elde edilen bulgular, tezin hipotezini desteklemektedir: Site hayatına, günümüze kadar geçen süre içerisinde alışamamışlar; eski gündelik alışkanlıklarını, kültürel değerlerini sürdürebilmek için mekânları dönüştürmüşler, yeniden biçimlendirmişlerdir. Bununla birlikte, yeni mekânları ve çevreleri, kültürel ve gündelik yaşamlarını etkilemiş, değiştirmiştir.Doctoral Thesis Tanzimat sonrası, Osmanlı Rumeli vilayetleri hükümet konaklarında ideoloji ve erk'in mimari temsili (1839-1922)(2018) Halaçoğlu, Neval Konuk; Lökçe, SevgiBu tez, Tanzimat Fermanı sonrası Osmanlı Devleti'nin Rumeli Vilâyet merkezlerinde yeni bir anlayış olarak ortaya çıkan ve devletin kentsel mekâna en önemli müdahalesi olan hükümet konaklarını konu etmektedir. Kentsel mekân üzerindeki değişimin göstergesi olan hükümet konakları, Tanzimat'ın siyasi alandaki reformlarının bir uzantısıdır. Genellikle kent merkezinde mimarî özelliğiyle devlet otoritesinin ve gücünün göstergesi konumunda kurulan hükümet konakları, siyasal iktidarın geleneksel yapıdan uzaklaşarak ideolojik alanda önemli bir değişikliğe uğradığını bu kamu yapılarıyla göstermiştir. 1864 Vilâyet Nizamnâmesi sonrası hükümet konağının, taşıdığı sembolik değer ve yerine getirdiği işlevler açısından da, devlet-toplum ilişkilerinin kentin görünümünü ve kentsel yaşamı nasıl değiştirdiği görülmektedir. Tezin kapsamı Osmanlı dönemi (1839-1922) Rumeli vilâyet merkezlerindeki yönetimin erk ve ideolojisinin temsil mekânları olan hükümet konakları ile sınırlıdır. Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova, Makedonya ve Yunanistan'ı içeren bölgede, incelenen döneme ait Rumeli vilâyet merkezlerinin sayısı on birdir. Bu merkezler; Bosna (Bosna-Hersek), Cezâir-i Bahr-ı Sefid (Kal'a-i Sultaniyye/Çanak-kale, Midilli, Sakız, Rodos/Yunanistan), Edirne, Girit (Hanya, Kandiye/Yunanistan), İşkodra (Arnavutluk), Kosova (Priştine/Kosova, Üsküp/ Makedonya), Manastır (Ma-kedonya), Prizren (Kosova), Selânik (Yunanistan), Tuna (Rusçuk/Bulgaristan) ve Yanya (Yunanistan)'dır. Tezde incelenen zaman diliminin özelliği, çağdaşlaşma arayışının getirdiği hızlı siyasi dönüşümlere sahne olmasıdır. Bu dönemde ilk defa olarak şehir plânlamasıyla ilgili kanun ve yönetmelikler, şehir tasarımı ve yeni üsluplarda inşa edilen hükümet konağı binalarıyla mimaride siyasi bir görünürlük amaçlanmıştır.Doctoral Thesis The Impact of Digital Games on Architectural Education: an Experimental Study Through Virtual Reality Game Design(2025) Yoğsul, Hasane Ceren Cindioğlu; Akın, Emel; Acar, AktanMimarlık eğitiminde dijital oyunların kullanımı, öğrencilerin mekânsal düşünme ve temsil becerilerini geliştirme potansiyeliyle giderek önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı oyun tabanlı öğrenme yaklaşımının mimarlık öğrencilerinin mekânsal farkındalıkları ve iki boyutlu mekânsal temsil becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Tezin amacına koşut olarak, bir sanal gerçeklik oyununun geliştirilmesi ve oyunun mimarlık öğrencileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Tezde, bir sanal gerçeklik oyunu geliştirilmiş; oyun, iki aşamalı çapraz desenli deneysel bir yöntemle sınanmıştır. Deney için üçüncü sınıf mimarlık öğrencilerinden 20 katılımcı seçilmiş; katılımcılar rastgele kontrol (n=10) grubu ve deney (n=10) grubu olarak ayrılmıştır. Deneyin 1. Aşamasında kontrol grubuna oyundaki yapılarla ilgili bilgi verildikten sonra yapıların çizimleri istenirken, deney grubuna oyun oynatıldıktan sonra yapıların çizimleri istenmiştir. 2. Aşamada, kontrol grubu deney grubuna dönüştürülerek 1. Aşama (bilgilendirme sonrası çizim) sonrasında oyun oynatılmış, tekrar çizim istenmiştir. Deney grubuna da 1. Aşama (oyun spnrası çizim) sonrasında bilgilendirme yapılmıştır. Veri toplamak üzere oyun sonrası bulunuşluk, akış ve sistem kullanılabilirliği ölçekleri uygulanmış; görüşleri açık uçlu anketler ve gözlemler ile kaydedilmiştir. Çizimlerin, ölçeklerin, anketlerin, kayıtların ve gözlem sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda sanal gerçeklik tabanlı oyun deneyiminin öğrencilerin mekânsal temsil becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Mimari yapıların çizimlerinde (plan ve kesit) oyun oynayan öğrencilerin, sadece yapı bilgilendirmesi yapılan öğrencilere kıyasla daha fazla gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ölçek analizlerinde katılımcıların bulunuşluk ve akış puanlarının yüksek olduğu, deneyimin oldukça sürükleyici ve motive edici olduğu belirlenmiştir. Gözlemler ve açık uçlu anket yanıtları, oyun içi etkileşimin öğrencilerin öğrenme sürecine katılımını ve mekânsal keşif süreçlerini, plan-kesit gibi iki boyutlu mimari temsil araçları ile aktarma becerilerini artırdığını desteklemektedir. SG oyunu ile farklı bir yaklaşım sergileyen bu özgün çalışmanın, daha geniş örneklemlerle ve daha gelişmiş SG araçlarıyla güçlendirilecek ve oyunun çok oyunculu mod gibi özelliklerle zenginleştirilecek gelecek çalışmalar için öncü olacağı düşünülmektedir.Master Thesis İmar Mevzuatının Enerji Etkin Yapı Tasarımı Üzerindeki Etkileri: Ankara Gölbaşı Belediyesi Örneği(2024) Yenipazar, Nihal Mercan; Koçyiğit, Filiz BalGünümüzde mimari tasarım yöntemleri hızlı bir şekilde gelişmektedir. Artan nüfusun ve tüketimin çevre üzerindeki olumsuz etkileri birçok alanda olduğu gibi tasarım yaklaşımlarında da sürdürülebilir tasarımları öne çıkarmaktadır. Sürdürülebilirlik kavramı, kaynak tüketmeden çalışmasını devam ettirebilen sistemsel bir yaklaşım olarak ele anılabilir. Mimaride sürdürülebilirlik, yapının yaşam döngüsü boyunca çevreye olan zararının azaltılmasını ve yenilenebilir kaynakları kullanmasını kapsar. Yapı yaşam döngüsü binanın inşaat sürecinden başlayıp yıkım ve geri dönüşümünü kapsayan ve binanın çevreye etkilerini içeren bir süreçtir. Enerji etkin tasarım, yapı yaşam döngüsünde sürdürülebilirliğe etki eden önemli etkenlerden biridir. Bu durum tasarımcıları enerji etkin yapı tasarımına yönlendirmektedir. Bu tasarım yaklaşımında, doğal ve yapılı çevre verilerinin etkin kullanılması, enerji gereksinimlerinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken atıkların yeni kaynaklar için ham madde olarak kullanılabilmesi hedeflenir. Yapıların bu yaklaşımla tasarlanması, günümüzde kaynak sorunlarının azaltılmasında ve sürdürülebilirliğin sağlanmasında önem kazanmaktadır. Ülkemizde yapı sektöründe kullanılan enerjinin büyük bir kısmı yenilenemeyen fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. Ancak Almanya, Belçika, İsviçre gibi gelişmiş birçok ülke yenilenebilir kaynakların kullanımını arttırmakta ve bu konuda çalışmalarını hızlandırmaktadır. Birçok ülkede enerji kullanımına ilişkin yasal mevzuat bulunmaktadır. Türkiye'de de çeşitli yönetmelikler, standartlar ve sertifikalarla yapılarda enerji etkin tasarımın geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasının amacı, mevzuatın yapıların enerji etkin tasarımı üzerindeki etkilerini incelemek ve ortaya çıkarmaktır. Bu kapsamda Türk İmar Mevzuatı ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Enerji etkin tasarıma ait kapsamlı bir literatür çalışması yapılmıştır. Ülkemizdeki ve dünyadaki ilgili mevzuatlar, uygulanan standartlar ve sertifikalara değinilmiştir. Ülkemizdeki mevzuatlar ve standartlar tartışılarak Ankara'nın Gölbaşı ilçesi bu doğrultuda bir eğitim yapısı üzerinden incelenmiştir. Gölbaşı ilçe belediyesi için enerji etkin tasarım doğrultusunda öneriler oluşturulmuştur.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
