21 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 21
Master Thesis Ankara Karacabey Külliye Yapı Grubunda Bulunan Karacabey Çifte Hamamı İç Mekan Analizi(2012) Erol, Şaziment Çağlayan; Taş, Şule PfeifferAnkara' da XV. yüzyıl yapılarından olan Karacabey Çifte Hamamının iç mekan analizi bu tezin konusunu oluşturmaktadır. YapınınAnkara ilinde konumlanması nedeniyle Ankara'nın XV. yüzyıldaki fiziksel ve sosyal durumu, 1300-1500 lü yıllarda Osmanlı'da dini ve sosyal yapıların tarihçesi ile birlikte ele alınmıştır. Ayrıca çalışmanın kuramsal çerçevesinde, Karacabey Çifte Hamamının günümüz genel özellikleri, mimari tanımlamaları, günümüze kadar yapılan restorasyon tanımlamaları ve değerlendirmeleri yapılmış, iç mekan tasarımı önerileri sunulmuştur. Yapının korunarak ve gerekli belgelemeler yapılarak gelecek nesillere aktarılması, iç mekan öğelerinin günümüzdeki durumunun tespiti ve restorasyon sonrası iç mekan tasarımı gerekliliğinin vurgulanması çalışmanın amacını oluşturmaktadır.Master Thesis İmar Mevzuatının Enerji Etkin Yapı Tasarımı Üzerindeki Etkileri: Ankara Gölbaşı Belediyesi Örneği(2024) Yenipazar, Nihal Mercan; Koçyiğit, Filiz BalGünümüzde mimari tasarım yöntemleri hızlı bir şekilde gelişmektedir. Artan nüfusun ve tüketimin çevre üzerindeki olumsuz etkileri birçok alanda olduğu gibi tasarım yaklaşımlarında da sürdürülebilir tasarımları öne çıkarmaktadır. Sürdürülebilirlik kavramı, kaynak tüketmeden çalışmasını devam ettirebilen sistemsel bir yaklaşım olarak ele anılabilir. Mimaride sürdürülebilirlik, yapının yaşam döngüsü boyunca çevreye olan zararının azaltılmasını ve yenilenebilir kaynakları kullanmasını kapsar. Yapı yaşam döngüsü binanın inşaat sürecinden başlayıp yıkım ve geri dönüşümünü kapsayan ve binanın çevreye etkilerini içeren bir süreçtir. Enerji etkin tasarım, yapı yaşam döngüsünde sürdürülebilirliğe etki eden önemli etkenlerden biridir. Bu durum tasarımcıları enerji etkin yapı tasarımına yönlendirmektedir. Bu tasarım yaklaşımında, doğal ve yapılı çevre verilerinin etkin kullanılması, enerji gereksinimlerinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken atıkların yeni kaynaklar için ham madde olarak kullanılabilmesi hedeflenir. Yapıların bu yaklaşımla tasarlanması, günümüzde kaynak sorunlarının azaltılmasında ve sürdürülebilirliğin sağlanmasında önem kazanmaktadır. Ülkemizde yapı sektöründe kullanılan enerjinin büyük bir kısmı yenilenemeyen fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. Ancak Almanya, Belçika, İsviçre gibi gelişmiş birçok ülke yenilenebilir kaynakların kullanımını arttırmakta ve bu konuda çalışmalarını hızlandırmaktadır. Birçok ülkede enerji kullanımına ilişkin yasal mevzuat bulunmaktadır. Türkiye'de de çeşitli yönetmelikler, standartlar ve sertifikalarla yapılarda enerji etkin tasarımın geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasının amacı, mevzuatın yapıların enerji etkin tasarımı üzerindeki etkilerini incelemek ve ortaya çıkarmaktır. Bu kapsamda Türk İmar Mevzuatı ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Enerji etkin tasarıma ait kapsamlı bir literatür çalışması yapılmıştır. Ülkemizdeki ve dünyadaki ilgili mevzuatlar, uygulanan standartlar ve sertifikalara değinilmiştir. Ülkemizdeki mevzuatlar ve standartlar tartışılarak Ankara'nın Gölbaşı ilçesi bu doğrultuda bir eğitim yapısı üzerinden incelenmiştir. Gölbaşı ilçe belediyesi için enerji etkin tasarım doğrultusunda öneriler oluşturulmuştur.Master Thesis 1909 Tarihli Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü (sokullu Köşkü) ve Değişiminin Mekansal Analizi(2023) Bildiş, Sadık Çağrı; Pfeıffer, ŞuleGeleneksel Türk konut mimarisinde önemli bir yere sahip ahşap kârgir yapılardan ve döneminin son örneklerinden biri olan, yapımına 1909 yılında başlanan Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü (Sokullu Köşkü) İstanbul'un Kadıköy semtinde yer almaktadır. Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü yapıldığı günden günümüze kadar değişik kişiler tarafından farklı amaçlarla kullanılmış ve son olarak 2013 yılında Yapı Merkezi tarafından restore edilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında İstanbul ve Kadıköy'ün tarihi araştırılmış, köşkte etkisi olan mimari akımlar incelenmiştir. Köşkün mevcut durumu için alan çalışması yapılmış, gözlemler fotoğraflarla belgelenmiş, rölöve çizimleri ve restitüsyon projeleri incelenerek elde edilen bilgiler çalışma kapsamında kullanılmıştır. Ancak yapılan alan çalışması kapsamında bütün mekanlar araştırmacı tarafından fotoğraflanamamıştır. Köşkün mevcut halinin araştırmacı tarafından çekilebilen görselleri, Yapı Merkezi tarafından restorasyon çalışması öncesinde çekilen görselleri ile kapsamlı bir şekilde karşılaştırılmıştır. Dönemin ahşap yapılarından biri olan ve günümüze ulaşmış nadir köşkler arasında bulunan Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü'nün mimarı kesin olarak bilinmemekle beraber Vedat Tek olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda köşkün mimar Vedat Tek ile ilişkisi, mimarın diğer yapıları ve el kitaplarında bulunan çizimlerle birlikte karşılaştırma yapılarak incelenmiştir. Ayrıca köşkün cephe ve mimari özellikleri dönemin diğer yapılarıyla da karşılaştırılmıştır. Bu çalışma ile daha önce hakkında herhangi bir akademik çalışma olmayan Ziyaeddin Efendi Köşkü'nün mevcut durumunun incelenerek özgün mimari tasarımına yönelik değerlendirmeler yapılması ve literatüre kazandırılması hedeflenmektedir.Master Thesis Farklı Anlayışlarla Tasarlanmış Eğitim Alanlarındaki Sınıfların Hacim Akustiği Yönünden Değerlendirilmesi ; Doğa Koleji Çukurambar ve İmkb Alparslan Ortaokulu Örneği(2015) Yerli, Can; Koçyiğit, Filiz BalEğitim, toplumların gelişimindeki en önemli araçlardan biridir. Etkili bir eğitim, kaliteli iletişim ile mümkündür. İletişime etki eden faktörler arasında, bulunulan mekânın etkisi büyüktür. Akustik gelişimi tamamlanmış mekânlardaki işitsel konfor şüphesiz ki daha iyi iletişime sebep olacaktır. Ülkemiz okullarında, ön tasarım aşamasında akustik koşulların ihmal edilmesi, sınıflarda sağlıklı iletişim ortamının sağlanamamasına sebep olmaktadır. Bu çalışma eğitim yapılarının en önemli mekânı olan sınıflarda akustik konfor koşullarının önemi ile birlikte, kullanılan gereçlerin etkisini ortaya koymak amacı ile hazırlanmıştır. Araştırma kapsamı içinde ölçüm yapılmak üzere Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan iki okul seçilmiştir. Araştırılmak üzere seçilen okullardan ilki özel okul, ikincisi ise M.E.B. bünyesindeki tip proje devlet okullarından biridir. Bu araştırmada seçilen okullara ait sınıflar, hacim akustiğine uygunlukları açısından, kullanılan iç yüzey gereçleri doğrultusunda araştırılmıştır. Yapılan çalışmada seçilen iki okuldaki hacim olarak benzer sınıflar, akustik ölçüm cihazları ile ölçülmüştür. Belirlenen sınıflarda konuşmanın anlaşılabilirliğinde önem taşıyan akustik parametreler olan çınlama süresi (RT), erken düşüş süresi (EDT), konuşmanın açıklığı ve netliği (C50), konuşmanın belirginliği (D50), konuşma iletim indeksi (STI) ve hızlı konuşma iletim indeksi (RASTI) ölçümleri yapılmış ve elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda, kullanılan mobilya ve yüzey malzemelerinin, sınıflardaki akustik konfor koşullarına etkileri incelenmiş, yeni tasarlanacak ya da iyileştirme çalışması yapılacak sınıflarda konuşmanın anlaşılabilirliğinin optimum düzeylere çıkarılabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Etkileşimli Yapı Arayüzünün Kentsel Kamusal Alan Kullanımına Etkileri(2021) Saygılı, Merve Özlem; Orhan, MelikeKentsel kamusal alanlar kentteki aktivitelerin çoğunun gerçekleştiği alanlar olarak kentsel yaşamı şekillendirmekte, mimari yapılar ile kurdukları ilişki kentsel mekanın oluşumunda, kentsel yaşamın düzenlenmesinde ve kamusal alanda gerçekleşen ilişkiler üzerinde etkili olmaktadır. Kamusal alanları çevreleyen mimari yapıların kullanımları, işlevleri, yapısal özellikleri ve iç-dış arasında kurdukları ilişki gibi pek çok faktör yapı arayüzlerinin tasarımına bağlıdır. 21.yy'da bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin sonucu olarak, yapı arayüzünde gerçekleşen etkileşimli tasarımlarla arayüzler, kullanıcıları tarafından değiştirilebilir veya sıcaklık, ses gibi çevresel koşullardan etkilenerek değişebilir bir yapıya bürünmüştür. Etkileşimli yapı arayüzleri kamusal alanda gerçekleşen etkinlikleri çeşitlendirip, yeni kullanımların, yeni kullanıcıların ve yeni mekansal tanımlamaların oluşturarak, insanlar ve fiziksel çevre arasında yeni bir iletişim ve ifade ortamı yaratma fırsatı sunmaktadır. Bundan dolayı, etkileşimli tasarımın kamusal alan-arayüz-insan ilişkisi içinde irdelenmesi önem kazanmaktadır. Bu tez kapsamında, karşılaştırmalı analiz yöntemi ile farklı kamusal alanlarda bulunan ve farklı özelliklerdeki etkileşimli yapı arayüzü tasarımları, kamusal alandaki etkilerine göre incelenmiştir. Seçilen etkileşimli tasarım örnekleri etkileşimli sistemin kurulma amacı ve kurulduğu yapının mimari özellikleri dikkate alınarak sınıflandırılmış, kamusal alandaki etkilerinin değerlendirilmesi yapılmış, tasarımlar çevre ile etkileşim biçimlerine ve kamusal alan üzerindeki etkilerine göre değerlendirilmiştir. Sonuç olarak kamusal alanların, kullanıcıya sunduğu mekansal ve yaşamsal kalitenin arttırılması, kullanım değerinin ve kullanımının arttırılması ve sürdürülmesi için etkileşimli yapı arayüzlerinin sahip olması gereken özellikler tespit edilmiştir. Bu tespitlerde yola çıkılarak etkileşimli yapı arayüzlerinin tasarımında dikkate alınması gereken ölçütlere, kamusal alanda sundukları etkileşim olanaklarına ve kamusal alan kullanımına etkilerine ulaşılmıştır.Doctoral Thesis The Impact of Digital Games on Architectural Education: an Experimental Study Through Virtual Reality Game Design(2025) Yoğsul, Hasane Ceren Cindioğlu; Akın, Emel; Acar, AktanMimarlık eğitiminde dijital oyunların kullanımı, öğrencilerin mekânsal düşünme ve temsil becerilerini geliştirme potansiyeliyle giderek önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı oyun tabanlı öğrenme yaklaşımının mimarlık öğrencilerinin mekânsal farkındalıkları ve iki boyutlu mekânsal temsil becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Tezin amacına koşut olarak, bir sanal gerçeklik oyununun geliştirilmesi ve oyunun mimarlık öğrencileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Tezde, bir sanal gerçeklik oyunu geliştirilmiş; oyun, iki aşamalı çapraz desenli deneysel bir yöntemle sınanmıştır. Deney için üçüncü sınıf mimarlık öğrencilerinden 20 katılımcı seçilmiş; katılımcılar rastgele kontrol (n=10) grubu ve deney (n=10) grubu olarak ayrılmıştır. Deneyin 1. Aşamasında kontrol grubuna oyundaki yapılarla ilgili bilgi verildikten sonra yapıların çizimleri istenirken, deney grubuna oyun oynatıldıktan sonra yapıların çizimleri istenmiştir. 2. Aşamada, kontrol grubu deney grubuna dönüştürülerek 1. Aşama (bilgilendirme sonrası çizim) sonrasında oyun oynatılmış, tekrar çizim istenmiştir. Deney grubuna da 1. Aşama (oyun spnrası çizim) sonrasında bilgilendirme yapılmıştır. Veri toplamak üzere oyun sonrası bulunuşluk, akış ve sistem kullanılabilirliği ölçekleri uygulanmış; görüşleri açık uçlu anketler ve gözlemler ile kaydedilmiştir. Çizimlerin, ölçeklerin, anketlerin, kayıtların ve gözlem sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda sanal gerçeklik tabanlı oyun deneyiminin öğrencilerin mekânsal temsil becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Mimari yapıların çizimlerinde (plan ve kesit) oyun oynayan öğrencilerin, sadece yapı bilgilendirmesi yapılan öğrencilere kıyasla daha fazla gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ölçek analizlerinde katılımcıların bulunuşluk ve akış puanlarının yüksek olduğu, deneyimin oldukça sürükleyici ve motive edici olduğu belirlenmiştir. Gözlemler ve açık uçlu anket yanıtları, oyun içi etkileşimin öğrencilerin öğrenme sürecine katılımını ve mekânsal keşif süreçlerini, plan-kesit gibi iki boyutlu mimari temsil araçları ile aktarma becerilerini artırdığını desteklemektedir. SG oyunu ile farklı bir yaklaşım sergileyen bu özgün çalışmanın, daha geniş örneklemlerle ve daha gelişmiş SG araçlarıyla güçlendirilecek ve oyunun çok oyunculu mod gibi özelliklerle zenginleştirilecek gelecek çalışmalar için öncü olacağı düşünülmektedir.Master Thesis Çağdaş Gerçeklik Teknolojilerinin Mimari Anlatım ve Tasarımla Etkileşimi Üzerine Bir Değerlendirme(2023) Demir, Nilsu; Bican, Nezih BurakTeknoloji, insanın doğayla ilişkisini düzenleyen, farklı alanlardaki sorunları daha kısa ve verimli bir biçimde çözmesini sağlayan araç ve yöntemlerin bilgisini kapsar. Mimarlık alanı, çağlar boyunca kendi pratik ihtiyaçlarını çözümlemek üzere gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmıştır. Parşömen, kâğıt gibi somut nesneler üzerine iki ve üç boyutlu el çizimleri ile başlayan bu ilişki, perspektif, fotoğraf, kolaj tekniklerinin gelişmesiyle artmış; geçen yüzyılın son çeyreğinde Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD), sunum ve üretim yöntemlerinin gelişmesiyle karmaşık ama çok daha verimli bir seviyeye çıkmıştır. Yirmi birinci yüzyılda gelişen yeni 'gerçeklik' teknolojileri (AR, VR, MR, XR, vb.) sanal evrenlerin gelişmesine önayak olarak dünyada yeni iletişim ve ticaret ortamlarının ortaya çıkmasını sağlamış; mimarlık alanında da dönüştürücü etkiler yaratmıştır. Bu teknolojiler gerek mimarlık pratiğindeki gerekse mimarlık eğitimindeki araçları dönüştürürken mimarların tasarım ve iletişim yaklaşımlarında değişiklikleri de beraberinde getirmektedir. Bu çalışma kapsamında, çağdaş gerçeklik teknolojileri ile mimarlık alanının ilişkisini anlamak üzere bir literatür taraması yapılmış, elde edilen veriler tarihi gelişim içerisinde düzenlenmiş; gerçeklik teknolojilerinin halen sürmekte olan dönüşümü nedeniyle internet tabanlı güncel web siteleri ve sosyal medya kaynaklarındaki bilgiler toplanmış; bu teknolojileri kullanan ve bu konuda araştırma yapan mimar ve akademisyenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla teknolojinin dünü, bugünü ve geleceği üzerine güncel düşünceler bir araya getirilmiş; MAXQDA programı ile gruplandırılarak analitik bir çerçeve elde edilmiştir. Konunun mimari pratik ve eğitim yönleriyle ele alınması, mimarlık alanının bu teknolojilerle olan güncel ve gelecek ilişkilerine dair yerel açılımların yer aldığı bir tartışmanın altlığını oluşturmuş; eleştirel bir değerlendirme ile bu teknolojilerin bir sonraki basamağında neler olacağı ön görülmeye çalışılmıştır.Master Thesis Yeniden İşlevlendirmenin Mekân ve Gündelik Yaşam Üzerindeki Etkisi: Çanakkale Kilitbahir Kale Müzesi(2022) Parlak, Tuğçenur Metin; Akın, EmelKilitbahir Kalesi beş asra tanıklık etmiş toplumumuzun önemli bir kültürel mirasıdır. Bu miras, gelecek kuşaklara aktarılmak, kendi değerini ve bütünlüğünü korumak, içinde barındırdığı mekânların niteliğini arttırmak ve içinde bulunduğu çevrenin sosyal ve ekonomik yapısına katkıda bulunmak gibi hedeflerle yeniden işlevlendirilmiştir. Yeniden işlevlendirmenin başlattığı mekânsal değişim gündelik yaşamın sürdüğü mekânlarda iyileştirmelere, sağlıklaştırmalara sebep olmuş, mekânının niteliğini arttırmıştır. Tezin amacı, yeniden işlevlendirilen Kalelerin, yeni işlevin gereksindiği mekânlara nitelik ve nicelik olarak yeterliliği ile yeni işlevin içinde bulunduğu çevrenin mekânsal biçimlenmesine, kimliğine, ekonomik yapısına ve halkın gündelik yaşantısına olan etkilerinin incelenmesidir. Bu amaca koşut olarak, tezin hedefi, Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde yer alan Kilitbahir Kalesi ve Kilitbahir Köyünde araştırma yapılmasıdır. Tezde, Kale'nin, müze olarak yeniden işlevlendirilmesi sürecinin incelenerek, Müzenin mekânsal analizinin yapılması ve işlevsel/mekânsal değişimin yakın çevresindeki Köyün mekânsal biçimlenmesindeki ve gündelik yaşamındaki etkisinin aktarılması hedeflenmektedir Tezin amacına ulaşabilmek Kilitbahir Kalesi'nin tarihsel süreci irdelenmiş, kalenin çeşitli dönemlerine ilişkin mekânsal bilgiler, işlev değişikliği süreci aktarılmış, Kalenin ve Müzenin mekânsal analizi gerçekleştirilmiştir Kilitbahir Köyü'nün, Müze işlevi öncesindeki ve sonrasındaki mekânsal biçimlenmesi ve gündelik yaşamı irdelenerek karşılaştırılmıştır. Kilitbahir Kalesi, Kilitbahir Kale Müzesi olduktan sonra geçmişteki sahipsiz görüntüsü ve metruk durumundan arınmış, kimliği ile uyumlu çağdaş ve bütüncül bir işlev kazanmış, geçirdiği yangın sonrası zarar gören kısımları onarılmıştır. Müzenin açılmasından sonra Kilitbahir Köyündeki taşınmaz kültür varlıklarına da bakış açısı değişmiş, yıllarca metruk durumda kalan taşınmaz kültür varlıklarının restorasyon çalışmaları başlamış, uzun süre boyunca uygun işlev ve istekli bulunamayan yapılar işlev kazanmış, altyapının iyileşmesi ile yaşam ortamı sıhhileşmiş, düzenli peyzaj bakım faaliyetleri ile yerleşme tarihi dokusuyla uyumlu sağlıklı bir çehre kazanmış, köyde hem yeniden işlevlendirilmek suretiyle hem de yeni yapılarla otel ve pansiyon sayısı artmıştır. Bu dönüşümler istihdamı arttırmış, kadınların, gençlerin ekonomik hayata iştirakini sağlamıştır. Yapılan çalışma göstermektedir ki yeniden işlevlendirme, yapı ve çevresinde mekânsal değişimler başlatmış gündelik yaşamı kimi zaman etkilerken kimi zaman belirlemiştir. Anahtar Sözcükler: Kilitbahir Kale Müzesi, Kilitbahir Köyü, Yeniden İşlevlendirme, Mekânsal Değişim, Gündelik YaşamMaster Thesis Josef Hoffmann'ın Purkersdorf Sanatoryumu'nun 'gesamtkunstwerk' ve Viyana 'secession' Bağlamında İncelenmesi(2023) Köse, Merve; Pfeıffer, ŞuleBu çalışmanın temel amacı, Viyana Secession'un kurucularından ve öncü mimarlarından Josef Hoffmann'ın 1904-05 yılları arasında Viyana yakınlarında küçük bir yerleşim olan Purkersdorf'ta aynı isimle tasarlayıp uyguladığı sanatoryum yapısının Gesamtkunstwerk ve Viyana Secession bağlamında incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle Endüstri Devrimi'nin mimariye yansımasına, Arts and Crafts ve Art Nouveau akımlarına kısaca değinilmiştir. Viyana Secession akımının ortaya çıktığı 19. yüzyılın ikinci yarısında Viyana'daki mimarlık ortamı hakkında bilgi verilmiştir. Gesamtkunstwerk anlayışının ve Viyana Secession akımının ortaya çıkış süreci araştırılmıştır. Viyana Secession mimarı Josef Hoffmann'ın hayatı, üslubu ve bazı yapıları anlatılmış ve Gesamtkunstwerk anlayışıyla ilişkisi tartışılmıştır. Sanatoryum yapılarının gelişim süreci örnekler verilerek irdelenmiştir. Purkersdorf Sanatoryumu ile ilgili literatür ve arşiv taranmış, fotoğraflar üzerinden yakın çevresiyle ilişkisi, mimari üslubu, malzeme kullanımı, çatı tasarımı, cephe ve plan özellikleri incelenmiş, restorasyon sonrası planları analiz edilmiş ve yapının güncel durumu hakkında bilgi aktarılmıştır. Gesamtkunstwerk anlayışının yapıya nasıl yansıdığını tespit edebilmek için iç mekân özelliklerine ve donatılara yer verilmiştir. Bu çalışmada Viyana ve yakın çevresinde Purkersdorf Sanatoryumu'yla yaklaşık aynı tarihlerde inşa edilen sanatoryum örnekleri seçilmiştir. Bu kapsamda Wienerwald Sanatoryumu (1904), Luithlen Sanatoryumu (1908) ve Lupus Sanatoryumu'nun (1910-13) kronolojik olarak incelenmesi ve birbirleriyle karşılaştırılarak Purkersdorf Sanatoryumu'nun ayrışan özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Purkersdorf Sanatoryumu'nun, konum ve plan şeması gibi özelliklerle Wienerwald Sanatoryumu'yla, mimari üslup ve malzeme seçimi açısından ise Lupus Sanatoryumu'yla benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Purkersdorf Sanatoryumu, Viyana Secession'u Art Nouveau akımından ayıran en belirgin özelliklerden biri olan geometrik üsluba sahiptir. İşlevsel tasarımı, çağdaş malzeme olan betonarme kullanımı, düz çatısı, katı geometrik formu ve Gesamtkunstwerk anlayışıyla tasarlanması gibi öne çıkan özellikleriyle çalışmada incelenen diğer sanatoryumlardan farklılaştığı görülmektedir. Cephedeki sırlı seramik karo bordürler, iç mekândaki mobilyalar, donatılar ve frizler Gesamtkunstwerk kapsamında tasarlanmıştır. Ayrıca Purkersdorf Sanatoryumu, işlevsel amaca sahip bordürler ve doğu cephesindeki giriş kapısının sağında ve solunda yer alan kabartmalar hariç süslemeden uzaklaştırılmıştır. Bu yenilikçi ve sade cephe tasarımıyla da diğer sanatoryumlardan ayrışmaktadır. Purkersdorf Sanatoryumu'nda ihtiyaç programının karşılanması hedeflenmiştir. İşlev odaklı tasarım anlayışına sahip olan sanatoryumda hastaların karşılaşabilecekleri zorluklar önceden düşünülmüş ve çözüm üretilmiştir. Böylece hastaların tedavi süreçlerinin ve günlük rutinlerinin belli bir düzende ilerlemesi sağlanmıştır. Purkersdorf Sanatoryumu'nun öne çıkan tüm bu özellikleriyle Viyana Secession'un mimari bağlamda modernizme geçişi sürecinde öncü yapılardan biri olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Art Nouveau, Viyana Secession, Gesamtkunstwerk (Bütüncül Sanat Eseri), Josef Hoffmann, Purkersdorf SanatoryumuMaster Thesis Roman Mekanları ve Gündelik Yaşam: 200 Evler Toplu Konut Örneği(2022) Erzurumlu, Tansu; Akın, Emelİçinde bulunulan mekânlar yaşam tarzlarını etkiler, değiştirir, dönüştürür. Öte yandan yaşam tarzları da, mekânları değiştirir, yeniden biçimlendirir. Mekân-gündelik yaşam ilişkisinin en belirgin mekânlar, doğal olarak, gündelik yaşamın en yoğun yansıdığı evlerdir. Mekân-yaşam etkileşiminin en belirgin yansıması, yaşam tarzlarına uygun olmayan evlerdeki yaşamlarda gözlenebilir. Tez, yaşadıkları mekânları, kültürleri, bir başka deyişle, gündelik yaşamları en özgün gruplardan birisi olan Romanların evlerini konu edinmektedir. Tezin amacı, Romanların yaşadıkları evlerin mekânları ile gündelik hayatları arasındaki etkileşimin incelenmesidir. Tezin amacına koşut olarak, Romanların günümüzdeki yaşadıkları Samsun 200 Evler Toplu Konutu alanında araştırma yapılması hedeflenmiştir. Araştırma amacı ve hedefine koşut olarak, Romanların kökenleri, yaşadıkları mekânlar, kültürleri ve gündelik yaşamları kısaca aktarılmış, Türkiye'de yaşayan Romanlar hakkında bilgi verilmiştir. Romanların Samsun'a göç ettikleri zaman yerleştirildikleri evlerden günümüzdeki evlerine kadarki süreçten söz edilmiş; sırasıyla Teneke Mahallesi ve 200 Evler Mahallesi bahçeli evlerindeki mekânları ve yaşamları aktarılmıştır. Tezin araştırma alanı, Romanların günümüzde yaşadıkları 200 Evler Toplu Konutlarıdır. Toplu konut aşanı ve evleri mekânsal olarak detaylı bir şekilde incelenmiş, konutlarda yaşayan Romanlar ile görüşülmüştür. Elde edilen tüm bulgular yorumlanmış; Romanların önceki evleri ve yaşamları ile günümüzdeki evleri ve yaşamları karşılaştırılmış ve günümüzde yaşadıkları evlerin mekânsal özelliklerinin Romanların yaşam tarzlarına etkisi ve yaşam tarzlarının evleri üzerindeki mekânsal etkisi değerlendirilmiştir. Tez kapsamında elde edilen bulgular, tezin hipotezini desteklemektedir: Site hayatına, günümüze kadar geçen süre içerisinde alışamamışlar; eski gündelik alışkanlıklarını, kültürel değerlerini sürdürebilmek için mekânları dönüştürmüşler, yeniden biçimlendirmişlerdir. Bununla birlikte, yeni mekânları ve çevreleri, kültürel ve gündelik yaşamlarını etkilemiş, değiştirmiştir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
