Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Master Thesis
    Seçmenin Siyasal Yönelimini Etkileyen Faktörler: İnönü Üniversitesi Örneği
    (2020) Doğan, Zehra Şeyda; Gülseven, Aslı
    Siyaset sahnesinde rekabet eden bütün siyasal partilerin hedefleri en fazla oy oranını alıp iktidara ya da yönetime gelmektir. Bu hedefe ulaşabilmek için seçmenlerin beklentilerini, davranışlarını ve bu davranışları etkileyen faktörleri ayrıntılarıyla bilmek isterler ve seçim stratejilerini bu beklentiler doğrultusunda oluştururlar. Bu çalışmanın amacı Malatya İli İnönü Üniversitesinde seçmenlerin, seçmen davranışlarını ve bu davranışları etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırma nicel bir araştırma olup veriler toplam 401 seçmenin katıldığı yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre seçmenler seçim dönemlerinde kendilerini en çok etkileyen yerel medya organını televizyon (%34,2) ve sosyal medya (29,4) olarak belirtmişlerdir. Ayrıca seçmen davranışlarını, aile, parti lideri, etnik köken gibi faktörlerin geçmiş dönemlere oranla daha az etkilediği belirlenmiştir. Araştırma neticesinde seçmen davranışlarına etki eden en önemli faktörün yönetimdeki iktidarın sergilediği ekonomik performans olmuştur. Seçmenlerin ideolojileri de halihazırda oy verme davranışına önemli oranda etki eden bir başka faktör olarak belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Demokrasi, Seçimler, Propaganda, İktidar, Siyasal Katılım, Seçmen Davranışları
  • Master Thesis
    Siyasal İletişimde Algı Yönetimi: 2019 Yerel Seçimleri Ak Parti Örneği
    (2020) Gençarslan, Özcan; Bircan, İsmail
    Yaşadığımız yüzyılda teknolojik değişimlerin ve gelişimlerin yanı sıra ekonomik, kültürel ve siyasal alanlarda da değişikler söz konusudur ve son yılların en önemli ve güncel konularından biri de siyasal iletişimde algı yönetimidir. Demokrasinin en vazgeçilmez konusu ise iktidara gelmenin ayağı olan partilerdir. Siyasal anlamda başarı elde etmek isteyen partiler gerek seçim kampanyalarıyla seçmen algılarını yöneterek gerek sosyal medyayı kullanıp halkın dilinden konuşmaya çalışarak iktidar olma amacını gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu sebepten ötürü günümüzde partiler arasında ciddi bir rekabet ortamı doğmuştur. Kitle iletişim araçları profesyonel kampanyalar düzenleme noktasında büyük öneme sahiptir. İktidara gelmek isteyen her parti, seçmenlerin gözünde tercih edilen bir parti olmayı ve doğru algılanmayı ister. Çünkü siyasal iletişimde partilerin ve liderlerin halk tarafından algılanma süreci oldukça önemli bir konudur. Bu anlamda siyasal partilerin seçmelerce doğru algılanması için algı yöntemine uygun hareket etmeleri gerekir. Ayrıca seçmenler tarafından olumlu algılanan durumları da uygulamaya dönüştürmekte önemlidir. Bunlardan yola çıkarak araştırılan bu çalışmada siyasal iletişimde algı yönetimi ve kuralları, siyasal iletişim ve algı yönetimi ele alınıp 2019 Yerel Seçimlerinde Ak Parti'nin seçim döneminde siyasal iletişimi nasıl kullandığı ve algı yönetiminin seçimlerde oy kullanan bireylerin zihninde nasıl bir algı yarattığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın teorik kısmı için literatür taraması yapılmış olup, nicel kısmını açıklamak için ise ölçek ve anketlerden faydalanılarak veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ilk beş hipotezin doğrulanamadığı ve altıncı hipotezin doğrulandığı tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    2011 Genel Seçimlerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi tarafından uygulanan politik tutundurma yöntemlerinin Ankara ili seçmenleri üzerindeki oy etkisi
    (2013) Kaplan, Engin; Nakip, Mahir
    Politik pazarlama, siyasi partilerin oy potansiyellerini arttırmak, genç seçmeleri etkilemek ve hali hazırda oy kullanan personelin diğer partilere oy vermesini engellemek maksadıyla, seçmelere sunulan siyasi parti adayları, hizmetlerini tanıtmak maksadıyla icra edilen faaliyetlerdir. Söz konusu faaliyetler icra edilirken, siyasi partiler tarafından çeşitli propaganda faaliyetleri kullanılır. Yoğunluklu olarak parti liderlerinin yapmış olduğu konuşmalar, daha önce siyasi parti tarafından hayata geçirilen faaliyetler kitle iletişim vasıtaları da kullanılarak seçmelere ulaştırılır. Siyasi partiler tarafından uygulanan politik tutundurma faaliyetleri, halkın oy verme yönündeki eğilimleri çok arttırmasa da, kararsız seçmenler ve genç seçmenler üzerinde olumlu etkilere neden olmaktadır. Orta Asya ve eğitim seviyesi düşük olan ülkelerde, genel itibariyle, siyasi parti liderinin sahip olduğu özellikler oy verme yönünde seçmenleri yoğun olarak etkilemektedir. Yapılan incelemeler neticesinde, Ankara ilinde siyasi partilerin icra etmiş oldukları faaliyetler öncelik sırasına göre; televizyon, internet, dergi, radyo aracılığı ile seçmenlere ulaştırılmıştır. Ayrıca AKP, CHP VE MHP tarafından çeşitli seçim stratejileri uygulanarak, oy kazanma çalışmaları icra edilmiştir. Bu kapsamda; oy potansiyelini arttırmak isteyen ve ellerinde bulundurdukları oy potansiyelini korumak isteyen partiler, halkın güvenini kazanmakla birlikte, söz verdikleri icraatları yerine getirmelidir. Eğitim seviyesinin günden güne arttığı ülkemizde, halkta siyasi bilinç artmakta, refah seviyesini yükseltebilecek partilere oy verme eğilimi oluşmaktadır. Sonuç olarak; eğitim durumu, yaş, meslek, kişisel gelir ve medeni durum grupları oluşturularak hazırlanacak reklam, tanıtım ve siyasi faaliyetlerin halk üzerinde daha etkili olacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca; çeşitli sosyal gruplar tarafından, siyasi partilerin ve faaliyetlerinin takip edilmesi neticesinde, politik pazarlama faaliyetlerinin avantajları seçim sandığında görülebilecek ve etkili yöntemler kullanan partiler seçim sonuçlarını etkileyebilecek sonuçlar elde edebilecektir. Anahtar Kelimeler: 1. Politik Pazarlama 2. Seçmen 3. Oy 4. Politik Tutundurma 5. Ankara
  • Master Thesis
    Twitter'da Siyasal Nefret Söylemi: 30 Mart 2014 ve 31 Mart 2019 Yerel Seçimler Ankara İli
    (2021) Gülsoy, Melisa; Mühürcüoğlu, Korhan
    Nefret söylemi, bireyin başka birey ya da gruba din, dil, etnik köken, ırk, ten rengi, mezhep, cinsiyet, cinsel yönelim, fiziki veya zihinsel engel gibi farklılardan dolayı yöneltilen olumsuz söylemlerdir. Nefret söylemi ve nefret suçu birbirini tetikleyici özellikler de oldukları için ilk anda müdahale yapılmazsa ilerleme göstermektedir. Geleneksel medya için kullanılan kitle iletişim araçları denetleniyor iken, yeni medya için kullanılan sosyal ağların denetimi daha zordur. Bu sebepten dolayı nefret söylemi ve nefret suçu, yeni medya platformlarında daha kolay yayılım gerçekleştirmektedir. Yeni medya ağlarından biri olan Twitter da anlık içeriklerin üretilmesi, içeriklerin beğenilmesi, içeriklerin başka kullanıcılar tarafından kendi profilerinde kullanması (retweet), içeriklere başka kullanıcıların etiketlenmesiyle (mention) de fazla kişilere ulaşılması ve paylaşılan içerikleri sınıflandırmaya yarayan hashtag gibi özellikleriyle nefret söyleminin üretilmesi, yaygınlaştırılması ve normalleştirilmesi Twitter'ın yapısından kaynaklı olarak geleneksel medyadan farklı olarak nefret söyleminin normalleşmesinde etkilidir. Hazırlanmış bu çalışmada, nefret söyleminin kolay yayılım gerçekleştirdiği platformlarından biri olan Twitter'daki siyasal nefret söylemi üzerine odaklanılmıştır. Siyasal nefret söylemine ise, 30 Mart 2014 ve 31 Mart 2019 yerel seçimleri baz alınarak bakılmıştır. Sonucunda iki yerel seçimdeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının, kişisel Twitter hesaplarına yorum olarak gelen nefret söylemi içerikli paylaşımların azalış gösterdiğine dair bulgular doğrultusunda çalışma sonuca bağlanmıştır.
  • Master Thesis
    Doğu Karadeniz Bölgesindeki Seçmen Davranışlarının 1991-2011 Yılları Arası İncelenmesi
    (2015) Özçakmak, Tuncay Tolga; Ülker, Halil İbrahim
    Siyaset kavramına baktığımızda, en geniş anlamda, insan hayatını düzenleyen genel kuralları yapmak, değiştirmek ve korumak için gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Seçimlerdeki en önemli faktör de seçmendir. Demokratik rejimlere baktığımızda üç düzeyde siyasal katılımın gerçekleştiğini ifade edebiliriz. Bireysel katılım, grup düzeyinde gerçekleşen katılım ve bireylerin maddi veya manevi ihtiyaçlarını karşılama amaçlı katılım olduğunu ifade edebiliriz. Seçmen davranışı, bireyin yurttaşlık bağıyla bağlı olduğu ülkesinde yapılan seçimlere, ülkeyi belirli bir süre yönetecek olan yönetici kadroyu belirlemek amacıyla katılarak sergilediği davranış türüdür. Seçmen davranışını etkileyen unsurlarını; seçmen memnuniyeti, seçmenin güven ve öz güven düzeyi, bilgi araştırması, algılanan risk, fikir liderliği ve parti sadakati olarak sıralayabiliriz. Seçmen davranışını belirleyen diğer etmenleri ise şöyle sıralayabiliriz; yaş ve cinsiyet, yerleşim birimi, eğitim meslek ve gelir düzeyi, değerler kimlikler ve sosyal gruplar, ideoloji, algılar, Sosyo kültürel etmenler, aile geçmişi ve oy verme davranışı, sektörler ve sosyal sınıflar, sorunlar, politikalar Bu çalışmada, 1991-2011 yılı dâhil olmak üzere yapılan 6 genel seçime katılan siyasi partiler ve aldıkları oy oranları Doğu Karadeniz Bölgesi olarak ayrıntılarıyla ele alınmış olup, bu süreçte ortaya çıkan kitle partilerine yönelik seçmen davranışları ideolojik temelde irdelenmeye çalışılmış ve 1991-2011 yılları arası seçmen davranışlarının nasıl bir seyir izlediğine dair bulgulara yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Seçmen Davranışı, Doğu Karadeniz Bölgesi, Genel Seçimler
  • Master Thesis
    Afganistan 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: General Dostum'un Rolü ve Özbek Etnik Politikaları
    (2017) Hamidi, Murad; Karasar, Hasan Ali
    'Afganistan 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: General Dostum'un Rolü ve Özbek Etnik Politikaları' adlı kapsamlı çalışmamda, özellikle Kuzey Afganistan Türk Halklarının 1992'den başlayarak ırkçılığa ve etnik monarşiye karşı verdiklerı hayatta kalma savaşı ve direniş mücadelelerini geniş bir şekilde bahis konusu edip ve etraflıca tartıştım. Özellikle, 2014 Afganistan Cumhurbaşkanlığı Seçimleri sonrası şunu göstermiştir ki Özbekler (Türkler) toplumsal temsilciliğin demokratik - doğru araçlarını kullanarak, Birleşik Afganistan'ın önemli bir etnik ve siyası faktörlerinden biri haline geldiğini tescillemiştir. Bu çalışma, Afganistan'ın sosyo-politik tarihinin son 25 yıldaki statükoya karşı o ülkenin kahraman halkının ve liderinin hikayesinin mücadelesini geniş bir şekilde incelemektedir. Ayrıca, bu çalışma, onun onursal mücadelesinin ana hatlarını belirlemektedir; bazen yalnız ve bazen istenmeyen bir adam ilan edilmesine karşın, o askeri ve siyasi hayatı boyunca hep birçok suçlama -önyargıya maruz kalmıştır ve kalmaktadır. Bunlara rağmen o kahraman halkının sonsuz destiği ve sevgisiyle her zaman hayatta kalmayı başarabilmiştir.
  • Master Thesis
    Seçmen Davranışlarını Etkileyen Faktörler ve Seçmenlerin İkinci Parti Tercihleri
    (2021) Çelik, Erhan; Bircan, İsmail
    Seçmenlerin oy verme davranışları 1900'lü yılların başından itibaren araştırılan bir konudur. Bu konuda yapılan araştırmalar çoğunlukla oy verme davranışını etkileyen faktörler üzerine olmuştur. Bu çalışmanın temel amacı, seçimlerde seçmenlerin oy verme davranışlarını etkileyen faktörlerle birlikte ikinci parti seçimlerinin nasıl olduğunu araştırmaktadır. Literatürde seçmenlerin ikinci parti tercihlerinin nasıl şekillendiğine yönelik araştırmayla karşılaşılamaması, bu araştırmanın önemini artırmaktadır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Ankara ilinde yaşayan seçmen kitlesi ile anket çalışması yapılmış, elde edilen veriler istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda seçmenlerin büyük bir çoğunluğunun yeni parti kurulmasına sıcak bakmadığı, buna karşılık partilerin lider değişikliğine gitmelerini gerekli gördüğü tespit edilmiştir. Ayrıca ikinci parti tercihi yapma noktasında seçmenlerin büyük bir çoğunluğunun birinci partilerinin görüşlerine uygun bir başka partiyi ikinci parti olarak gösterdikleri, diğer bir ifadeyle ideolojik yaklaşımlarının parti seçiminde ön planda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan önemli sonuçlardan birisi ise seçmenlerin büyük bir çoğunlukla oy verme davranışlarını bilinçli bir şekilde yaptıkları, istedikleri adayın ve benimsedikleri görüşün seçilebilmesi amacıyla oy verdikleri sonucudur.
  • Master Thesis
    Seçmen Davranışlarına Yönelik Bir Alan Araştırması: Şanlıurfa Örneği
    (2019) Şenbayram, Neval; Ülker, Halil İbrahim
    Günümüzde yurttaşların mevcut siyasal haklarının varlığı, çoğulcu demokrasinin bir gereği olan siyasal partilerin artışıyla birlikte seçmenin oy verme tercihinin farklılık gösterip göstermediğinin araştırılması gerekliliği doğmuştur. Bu çalışmanın amacı; Şanlıurfa ilinde seçmen davranışları üzerinde etkili olan unsurların, siyasal katılım düzeylerinin ve siyasal yönelimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, Şanlıurfa ilinde yaşayan seçmenlerin davranışlarını etkileyen faktörlere genel bir bakış açısı sunup, seçmenlerin oy verme davranışı üzerinde yapılan bir alan araştırmasıdır. Bu amaçla seçmen davranışını farklılaştıran etmenler ortaya konulurken seçmenin demografik özelliklerine bağlı olaraktan, parti ve lidere bakış açısı, aşiret bağlılığı, etnisite ve ideoloji gibi faktörlerin seçmen davranışına etkisi incelenecektir.
  • Master Thesis
    Seçim sistemleri ve Türkiye için yeni bir model önerisi
    (2020) Kayaalp, Haydar Çağrı; Ülker, Halil İbrahim
    Demokrasi kavramı denilince egemenliğin halka ait olduğu, yönetme yetkisinin ise halk tarafından doğrudan ya da halk tarafından seçilmiş temsilciler eliyle kullanıldığı siyasi rejim aklımıza gelmektedir. Bu açıdan bakıldığında tarihsel süreç içerisinde gelişim gösteren demokrasi kavramı günümüz için en ideal yönetim biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde halkın kendisini doğrudan yönetmesi pek mümkün görünmemektedir. Ancak seçtikleri temsilciler aracılığıyla yönetmesi çok daha makul görünmektedir. Bu anlayış temsili demokrasi kavramının da kaynağını oluşturmaktadır. Seçimlerin yapılması o ülkenin demokratik olduğu anlamına da gelmemelidir. Seçimler düzenli aralıklarla, adil, hür ve eşit şekilde demokratik ölçütlere uygun bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Seçim sistemleri, seçimde halkın kullandığı oyların parlamentolarda temsilcilerin sandalye dağılımlarına dönüştürülmesi için kullanılmaktadır. Seçim sistemlerine bakıldığında 'temsilde adalet' ve 'yönetimde istikrar' ilkelerinden birisi daha ağır basmaktadır. Temsilde adalet sisteminin baskın unsur olarak yer aldığı sistemlere nispi temsil; yönetimde istikrar ilkesinin baskın unsur olarak yer aldığı sistemlere ise çoğunluk sistemi denilmektedir. Bu iki ilkeyi de eşit olarak uygulamak isteyen ülkeler ise karma seçim sistemleri geliştirmişlerdir. Türkiye'de geçmişten bugüne birçok seçim sistemi uygulanmış ancak üzerinde tam bir uzlaşının sağlandığı bir seçim modelinin uygulandığı söylenemez. Çalışma sonucunda Türkiye için halen tartışmalı olan seçim sistemine çözüm olabilecek öneriler sunulacaktır.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Oy Verme Davranışı; Chp Örneği
    (2013) Ateş, Semih Can; Sönmezer, Burak
    Demokrasilerde yöneticiler seçimlerle belirlenir. Yöneticiler, karar alma ve uygulama sürecinin en önemli aktörleridir. Yöneticilerin belirlenmesi ise demokrasilerde seçimlerde oy vererek gerçekleştirilir. Bu bağlamda oy verme davranışına etki eden faktörlerin incelenmesi önemlidir.Bu çalışma, Türkiye?de oy verme davranışında CHP seçmenini etkileyen faktörleri tahlil etmeyi amaçlamıştır. Bu amaçla, iki bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, Sosyo-ekonomik faktörler ( Yaş, Cinsiyet, Gelir, Eğitim), Kişisel değerler (Muhafazakârlık, Dindarlık), Siyasal değerler (İslamcılık, Milliyetçilik), güncel sorun alanı Avrupa Birliği ve Medya Takipçiliği birer değişken olarak belirlenerek teorik olarak tanımlanmıştır. Diğer bölümlerde ise belirlenen teorik çerçevenin kullanılar veri tabanı ile değerlendirilmesine yer verilmiştir. Oy verme davranışını etki eden ilgili değişkenlerin CHP seçmeni nezdindeki anlamlılığı analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler:1- Cumhuriyet Halk Partisi2- Oy Verme Davranışı3- Siyasi Partiler4- Seçimler5- Oy