Search Results

Now showing 1 - 10 of 52
  • Master Thesis
    Radikal Demokrasi ve Türkiye'deki Siyasi Partiler(radikal Demokrasi Kuramlarına 60. Yasama Döneminde Tbmm'de Grubu Bulunan Partilerin Bakış Açıları)
    (2010) Baytok, Erol; Toros, Emre
    Bu tezin amacı politik kuramcılar Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau tarafından kaleme alınan ?Hegemonya ve Sosyalist Strateji?de incelenen Radikal Demokrasi Kuramı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grubu bulunan siyasi partilerin programlarında nasıl ele alındığını incelemektir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır.?Radikal Demokrasi? projesi dünyada demokrasi krizinin yaşandığı bir dönemde ortaya atılan önemli bir tez olmuştur. 20. yüzyılın, son çeyreğinde yaşadığı yüzyılın ikinci büyük ekonomik krizin olgunlaştığı aynı dönemde post-Marksist eğilimlerin de ortaya çıkan ihtiyacı karşılamak amacıyla mevcut siyasanın yeniden okunmasıyla geliştiğini söylemek mümkündür.Çalışmada Türkiye gibi demokrasinin hala tam olarak kurumsallaşmadığı, özümsenmediği bir toplumda dünyadaki demokrasi ile ilgili sorunlara çare olma iddiasıyla ortaya çıkan bir kuram incelenmiştir.Farklı toplumsal düşüncelerin siyaset arenasında yer almasının, temel hakların ve özgürlüklerin tam anlamıyla uygulanmasının ve uygulanırlığının denetlenmesinin önemli kontrol araçlarından siyasal partiler, Radikal Demokrasi modelinin toplum tarafından benimsenmesinde ve devlet aracılığıyla gündelik yaşama yerleştirilmesinde başrol oynarlar.Türkiye Millet Meclisi'nde (TBMM) grubu bulunan dört siyasi partinin, AK Parti, CHP, MHP ve BDP'nin programları Radikal Demokrasi Kuramı açısından incelenmiştir. Gerçekleştirilen bu incelemenin sonunda parti programlarının Radikal Demokrasi modeli ile uyumluluk düzeylerinin tatmin edici olmadığı belirtilmiştir.
  • Master Thesis
    Dil, Kültür ve Tarih Bağlamında Tanzimat Sonrası Basınla Beraber Yaşanan Modernleşmeye Dair İnceleme
    (2015) Teke, İsmail; Ülker, Halil İbrahim
    İnsanların kolektif yaşama ihtiyacı karşılıklı olarak iletişime geçme sonucunu doğurmuştur. Bu şekilde ortaya çıkan dil, nesilden nesile bilgi ve tecrübe aktarım aracı olarak kültürü yaratmış ve zaman içerisindeki devinimleri ise tarih kavramının içerisinde yer almıştır. Bir toplumun bir daha geri döndürülemeyecek bir biçimde geleceğe aktarılması olan kalkınmanın gelişmişlik düzeyi göstergelerinden biri olan modernleşme ise bu üç sacayağının kesişim kümesinde yer alan bir olgu olup bu üç sacayağının üzerinde şekillenmektedir. Bu tezin amacı Tanzimat dönemi sonrasında dil, kültür ve tarih olgularının basınla beraber yaşanan modernleşme kapsamında evrimi ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun modernleşme üzerine olası etkisini açıklamaktır. Tezde öncelikle bu öğeler önce sırası ile açıklanmış ve etkiler analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Dil, kültür, tarih, Tanzimat, basın; modernleşme, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu
  • Master Thesis
    Parlamenter Hükümet Sistemi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Yasama ve Yürütme Açısından Karşılaştırılması
    (2020) Kudu, Ali; Ülker, Halil İbrahim
    Ülkemizde yıllardır uygulanan parlamenter hükümet sisteminin kaldırılarak yerine Başkanlık hükümet sisteminin getirilmesi düşüncesi birçok lider tarafından gündeme getirilmiş ve yıllarca tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaların sebebi ise Parlamenter hükümet sisteminde yaşanan tıkanmalar, siyasi krizler ve kısa süreli hükümetlerin olmasıdır. Birçok hükümet tarafından, yaşanan bu krizlere çözüm aranırken yeni düzenlemeler yapılmış ve kalıcı çözümler bulunamamıştır. 21 Ocak 2017 tarihli ve 6771 sayılı kanunla kabul edilen Anayasa'da değişiklik yapılmasına dair kanun, Cumhurbaşkanı tarafından 11 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete 'de yayımlanıp, 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunularak yürürlüğe girmiştir. Bu değişikle ülkemiz, yeni yönetim şekli olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapmıştır. Yapılan bu değişikler sonrasında yürürlüğe giren yeni yönetim sistemine özellikle ana muhalefet tarafından ciddi eleştiriler yapılmaktadır. Anayasa değişikliği yapıldıktan sonraki 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde muhalefet tarafından sürekli olarak dile getirilen ve seçim vaadi olarak da lanse edilen 'eski sisteme dönüş' gereklimi? Yoksa mevcut kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde mi kalmalı? Sisteme dair yapılan eleştiriler nezdinde Avantaj ve dezavantajlarıyla iki sistem ele alınacaktır. Ayrıca sisteme yönelik yapılan eleştirilere bazı önerilerde bulunulacaktır.
  • Master Thesis
    Ab Tarım Hibelerinin (ıpard) Rostow Kalkınma Modeline Göre Etkileri (denizli İli Örneği)
    (2017) Akkoyun, Hakan; Bircan, İsmail
    Kırsal kalkınma kavramı, küreselleşme ve Avrupa Birliğine katılımların artması sonucu kırsal alanlar üzerinde sınırların genişlemesiyle öne çıkan bir kavram haline gelmiştir. Bu kapsamda AB'ye aday ve potansiyel aday ülkelere tarım sektörlerini doğrudan destekleyen kırsal kalkınma politikaları uygulamaktadır. AB'ye aday ülke konumunda olan Türkiye, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri kırsal kalkınma açısından çaba göstermişse de tam anlamıyla başarıya ulaştığı söylenemez. Bu anlamda AB tarafından sağlanan mali destekler fırsat niteliği taşımakta olup etkin şekilde kullanımı önem arz etmektedir. Bu çalışmada, AB mali destek programlarından biri olan IPARD'ın Rostow Kalkınma Modeline göre etkileri, Denizli İli örneğinde incelenmiştir. Birinci bölümde Walt Whıtman Rostow'un kalkınma modeli ele alınmıştır. Bu bölümde kalkınma modeli genel anlamıyla irdelenmektedir. İkinci bölümde Türkiye'de kırsal kalkınma çabaları ele alınmış olup AB mali desteklerinden olan IPARD programına değinilmiştir. Ayrıca IPARD uygulamasına benzer uygulamalardan bahsedilerek, AB üyeliği gerçekleşmiş olan Hırvatistan ile Türkiye'nin IPARD kapsamına alınarak karşılaştırması yapılmıştır. Üçüncü bölümde çalışmaya alan teşkil eden Denizli İli hakkında genel bilgiler verilerek, kırsal potansiyeli ortaya konulmuştur. TKDK kurumunun aracılık ettiği IPARD destekleri, Denizli İlinde 2009 yılında 9. Çağrı Dönemi ile başlamıştır. Araştırma dönemi 9. Çağrı dönemi ile 2015 yılı itibariyle 15. Çağrı dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde toplamda 270 kişinin Tarım ve Hayvancılık alanında hibe desteği aldığı görülmektedir. Likert Yöntemi ile belirlenen ve tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 41 hibe desteği almış çiftçiye anket yapılarak doğrudan veriler elde edilmiştir. Ayrıca Güney Ege Kalkınma Ajansından da konu hakkında veri temin edilmiştir. Bu kapsamda Rostow kalkınma modeline göre sonuçlar analiz edilmiş olup İl genelinde kırsal kalkınma ile birlikte tarım sektörünün Kalkışa Hazırlık Döneminde olduğu ve IPARD destekleriyle nispeten Kalkış aşamasına geçmeye başladığına dair bulgulara rastlanmaktadır. Bu bağlamda daha sonraki süreç içerisinde uygulanması gereken politikalar vurgulanmıştır.
  • Master Thesis
    Belediye Yöneticileri Gözünden Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın İncelenmesi
    (2012) Akgül, Bircan; Çekiç, Anıl
    Çalışma 2 bölüm halinde incelenmiştir. Birinci bölümünde, tezin ana temasını oluşturan özerklik kavramına açıklık getirilmeye ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı incelenmeye çalışılmıştır. 1580 sayılı Belediye Kanunu ve Avrupa Yerel Yönetimler Şartı sonrasında yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu incelenmeye çalışılmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde ise Özerklik Şartında belirtilen hükümlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'na ne kadar yansıtıldığı, uygulamada ne kadar fayda sağladığı ve söz konusu kanun ile ilgili olarak belediye yöneticilerinin görüşlerinin alınması maksadıyla 100 kişiye uygulanan 20 sorudan oluşan ve 5'li likerte göre uyarlanan bir anket çalışması yapılmıştır.Bu çalışmada belediyelerin idari ve mali özerkliklerinin 5393 sayılı Belediye Kanunu ile ne kadar sağlandığı incelenmeye çalışılmıştır.Yapılan anketler sonucunda bazı hususlarda belediyeler üzerindeki idari vesayetin kaldırılması ile idari özerkliğin kısmen de olsa sağlandığı, ancak mali özerklik konusunda bir gelişme sağlanamadığı sonucuna varılabilecek cevaplar alınmıştır.
  • Master Thesis
    Bölgesel Kalkınmada Yeni Bir Model: Kalkınma Ajansları ve Türkiye'de Uygulanabilirliği
    (2007) Kaya, Kılıç; Bircan, İsmail
    ÖZETUlusal kalkınmanın, çeşitli toplum kesimleri ve bölgeler arasında dengeli bir işbölümü ilegerçekleştirilmesi ve buna paralel olarak kalkınmanın getirilerinin de kesimler ve bölgeler arasındadengeli dağılımı hükümet programları ve kalkınma planlarının en öncelikli konuları arasında yeralmıştır. Ekonomik refahın, toplum kesimleri ve iller, bölgeler arasında, kısacası mekanda dengelidağılımının sağlanması, günümüz toplumlarında sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak ortayaçıkmaktadır. Bu politika, aynı zamanda ekonomik ve sosyal uyum ile toplumsal istikrarın önemliunsurları arasında yer almaktadır.Günümüzün gelişmiş toplumlarında, genel büyüme oranı ve ortalama gelir düzeyi kalkınmışlığıntek göstergesi olarak görülmemektedir. Artık bu gelirin nasıl bir yapıda, hangi kesimlerin katkısıylaüretildiği ve kesimler arasında ve mekanda nasıl dağıldığı da gelişmişlik göstergeleri arasındazikredilmektedir. Ayrıca, büyümenin ve gelişmenin sürdürülebilirliği bu hususları dikkate alan biryönetim ve üretim yapısının varlığıyla doğru orantılı görülmektedir. Dengeli dağılımı dikkate almayanyönetim anlayışı ve politikaları, sadece sosyal adaletten uzaklaşmış olmamakta, aynı zamanda istikrarıtemin etmekte de zorlanmakta ve sürdürülebilir bir gelişme performansı yakalayamamaktadır.Türkiye AB'ye giriş süreciyle birlikte uzun yıllardır uygulamakta olduğu teşvik sistemi üzerineoturan bölgesel gelişme politikalarını terk ederek yeni bir uygulama içine girme aşamasındadır. AB'ninbütün aday ülkelere benimsettiği bu yeni yaklaşım; sermayeyi, özel sektörü ve bölgesel rekabeti önplanda tutmaktadır. Bu yeni yaklaşımın temel kurumu Bölgesel Kalkınma Ajanslarıdır. Bölgeselgelişme farklarını ortadan kaldırmayı amaçlayan Bölgesel Kalkınma Ajanslarının ana amacı; hizmetlervererek bölgedeki ekonomiyi canlandırmak, bölgesel yatırımları artırmak, bölge halkının kalkınmayakatılımını sağlamaktır.Küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde dünyada yaşanan hızlı ve çok yönlü yapısaldeğişimler sosyal, ekonomik ve yönetsel yapıların da yeniden yapılanma sürecini beraberindegetirmiştir. Küreselleşme süreci, ekonomik rekabete hız kazandırarak, bölgesel ve yerel ekonomilerin deküresel ekonomide birer aktör olarak yer almasını sağlamıştır. Küreselleşme ve beraberinde gelenyeniden yapılanma süreçleri, başta Batılı ülkeler olmak üzere birçok ülkede, yerel/ bölgesel düzeydeyeni düzenleme mekânizmalarının oluşmasına, yasal düzenlemelerin yapılmasına ve yeni yerelekonomik gelişme kurumlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu durum ?yeni bölgeselleşme?kavramı altında ele alınmaktadır.Kırsal kalkınma açısından; kırsal alanda istihdamın artırılması, insan gücü kaynaklarınıngeliştirilmesi, kırsal nüfusun gelirini artırıcı ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi, yaşam kalitesininiyileştirilmesi, etkili örgütlenme ve sivil toplum örgütlerinin kalkınma sürecine katılımlarını artırıcıtedbirlerin alınması gereklidir.Ülkemizde de, yeni bölgeselleşme ve beraberinde getirdiği kavramların yerel/ bölgesel gelişmepolitikalarına olan etkileri son dönemde daha net görülmeye başlanmıştır. Bu kapsamda Tezin başlıcaamacı; yeni bölgeselleşme akımının ve bu akımla beraber ortaya çıkan yeni kavramların Türkiye'ninyerel/bölgesel gelişme politikalarına özellikle ?Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu veGörevleri Hakkında Kanun Tasarısı?na ne derece etkisi olduğunu anlaşılır kılmak olacaktır.Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynaklarınyerinde ve etkin kullanımı sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek sureti ile, ulusal kalkınmaplanı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalara uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak,sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacı ilehazırlanan Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında 5449 sayılı Kanun08.02.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Kalkınma Ajanslarının kurulup faaliyete geçebilmeleri için ihtiyaç duyulan ikincil mevzuatçalışmaları devam etmektedir. Bu çerçevede Kalkınma Ajanslarının Çalışma Usul ve Esasları HakkındaYönetmelik, Kalkınma Ajansları Personel Yönetmeliği ve Kalkınma Ajansları Bütçe ve Muhasebeyönetmeliği çıkarılmıştır.Kalkınma Ajanslarının kuruluş çalışmaları da başlanarak, 06.08.2006 tarihli Resmi Gazetedeyayımlanan 2006/10550 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Adana İli merkez olmak üzere Adana veMersin illerini kapsayan Çukurova ve İzmir İlini kapsayan İzmir Kalkınma Ajansı kurulmuştur.iii
  • Master Thesis
    Türkiyede Hükümet Politikalarının Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları Üzerindeki Etkileri ve Sonuçlarına Dair Şirket Yöneticilerinin Algıları
    (2012) Yazıcı, Şadan Elçin; Çekiç, Anıl
    Sermaye ve ticaret yapısındaki küresel gelişmeler, ülkelerin yatırım politikalarının da sürekli değişerek, yeni anlayışlarla şekillenmesine neden olmaktadır. Küresel yapıda görülen hızlı değişim süreci, sermayenin dağılımının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında akışkanlık göstermesi ile yeni bir boyut kazanmıştır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, iç kaynakların yetersiz kalması nedeniyle, dış kaynak arayışı içerisine girmişlerdir. II'nci Dünya Savaşından sonra hızlanan bu süreç, gelişmiş ülkelerin kar elde etme amacı çerçevesinde bilgi ve birikimlerini gelişmekte olan ülkelere yeni yatırım anlayışları ile getirmeleri şeklinde gelişmiştir. Bu kapsamda gelişen doğrudan yabancı sermaye yatırımları, özellikle gelişmekte olan ülkeler için önemli bir sermaye kaynağı durumuna gelmiştir.Bu çalışmada; özellikle gelişmekte olan ülkeler tarafından dış finansman kaynağı olarak değerlendirilen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının Türkiye'deki gelişim süreci, devlet politikalarının etkisi açısından incelenmiştir. Çalışmanın amacı; doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına yönelik alınan siyasal ve ekonomik kararların sonuçlarının, yatırım ortamı üzerindeki etkilerini tespit ederek, mevcut durumun neden ve sonuçlarına ilişkin çözüm önerileri sunmaktır. Bu çerçevede araştırmamız; Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımları üzerinde özellikle belirli dönemlerde alınan hükümet kararlarının etki ve sonuçlarının rekabet, istihdam, teşvik uygulamaları ve yatırım ortamının önünde engel teşkil eden diğer yapısal uygulamalarla olan ilişkisini tespit etmek amacıyla geliştirilmiştir. Söz konusu çalışmada, yapmış olduğumuz anket araştırmasından elde edilen bulgularla geliştirilen sonuç ve çözüm önerileri, orta ve büyük ölçekli şirket yöneticilerinin vermiş olduğu katkılarla daha da somut hale gelmiştir.?Türkiye'de Hükümet Politikaların Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları Üzerindeki Etkileri ve Sonuçlarına Dair Şirket Yöneticilerinin Algıları'' adlı tez çalışmamızda izlenen yöntem ve teknikler aşağıya çıkarılmıştır : Yapmış olduğumuz çalışma;?Konuya ilişkin literatür taraması,?Yabancı sermayeli şirket yöneticileri üzerinde anket uygulaması,?Anketlerin analiz edilmesi,?Analiz değerlerinin değerlendirilmesi ve çözüm önerilerinin sunulması çerçevesinde geliştirilmiştir.Çalışmamızın son bölümünde ise; Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını çekebilmek için öncelik verilmesi gereken alanlar üzerine yaptığımız çözüm önerileri anket bulguları ile desteklenmiştir. Bu kapsamda hükümetin; arazi ve alt yapı, vergi, rekabet, AR-GE uygulamaları, yeni yatırım stratejilerinin belirlenmesi, teşvik uygulamalarında yeni çalışmaların yapılması, yatırım promosyon ajansları aracılığı ile tanıtım sorununu çözmesine yönelik uygulamaları geliştirmesi öncelik verilmesi gereken konular olarak değerlendirilmiştir.Anahtar Sözcükler:1. Küreselleşme2. Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları3.Hükümet Politikaları4.Rekabet, Teşvik ve İstihdam Uygulamaları5.Yabancı Sermayeli ŞirketlerAnahtar Sözcükler :1. Küreselleşme2. Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları3. Hükümet Politikaları4. Rekabet, Teşvik ve İstihdam Uygulamaları5. Yabancı Sermayeli Şirketler
  • Master Thesis
    Türkiye'de 1980'den Günümüze Siyasal İktidar-bürokrasi İlişkileri
    (2010) Çevik, Fahrettin Kerem; Bircan, İsmail
    Bürokrasi ve siyaset birbirleriyle sürekli etkileşim içindedirler. Siyasal iktidar ve bürokrasi ilişkisi topluma hizmet gibi aynı hedef doğrultusunda, aynı değer ve araçlarla, uyum içinde çalışmaları esasına göre kurulmuştur. Bu çerçevede siyasal iktidar ülke yönetimine dair kararları politik bir süreç içerisinde almakta ve bu kararları kendisine bağlı olan bürokrasiye uygulatmaktadır. Siyaset ve bürokrasi arasındaki bu ayrım teorik olarak böyle ifade edilirken yönetsel uygulama ve günümüz gerçekleri açısından durum teorideki gibi gerçekleşmemektedir.Bu çalışmada, 1980'li yıllardan günümüze kadar geçen dönem içerisinde, siyasetçilerin ve bürokratların nasıl bir ilişki içerisinde olduğu, birbirlerini nasıl etkiledikleri ve bürokrasi siyasal iktidar ilişkilerindeki mevcut sorunlar ortaya konulmuş olup, daha sonra ise çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.Genel olarak sorunlar siyasetçilerin ve bürokratların kendi amaç ve planları doğrultusunda birbirlerini etkilemek istemesinden kaynaklanmaktadır. Çözüm önerileri olarak ise şeffaflaşma, üst düzey bürokratların siyasete karışmaması ve yönetimin siyasallaşmasının önüne geçilmesi olarak dile getirilmiştir.Anahtar Sözcükler1. Bürokrasi2. Siyaset3. Siyasal İktidar - Bürokrasi İlişkileri4. Bürokrasinin Sorunları5. Bürokratik Siyaset
  • Master Thesis
    Ulus Devletin Geleceği
    (2013) Çeçen, Baran; Utku, Mustafa Kemal
    Bu yüksek lisans çalı?ması ulus devletin geleceği üzerine hazırlanmı?tır. Küreselle?me döneminin ba?lamasıyla beraber uluslararası tekelci ?irketlerle ulus devletler kar?ı kar?ıya gelmi?tir. Batı bloğunun egemenliği altındaki uluslararası kurulu?ların desteklediği küresel politikalar ulus devletlerin yapılarını deği?tirerek güçlerini kırarak zayıflatmı?tır. Yarı yarıya güç kaybeden ulus devletler ciddi bir bulanıma sürüklenerek yola devam etme konusunda zorlanmaya ba?lamı?tır. ??te bu master tezi, böylesine bir çıkmaza sürüklenen ulus devletlerin geleceğini incelemektedir.Tezin birinci bölümünde ulus sorunu, ulusla?ma ve ulusçuluk olarak iki ayrı ba?lıkta incelenmi?tir. ?kinci bölümde ulus devlet olgusu, ulus devletin doğu?u ve tanımı olarak gene iki ayrı alt ba?lıkta ele alınmı?tır. Tezin üçüncü bölümü bütünüyle ulusal egemenlik kavramı ve tartı?malarına ayrılmı?tır. Siyasal egemenliğin uluslardan sermayeye geçmesiyle ba?layan egemenlik tartı?maları bu bölümde incelenmi?tir. Dördüncü bölümde ise ulus devlete yönelen tehditler, küreselle?me ve yıpranma ba?lıkları altında iki alt bölümde açıklanmaya çalı?ılmı?tır. Yıpranma nedenleri arasında ekonomik ve demokratik geli?meler ile dinsel cemaatlerin desteklenmesi gibi konular üzerinde durulmu?tur. ?lk dört bölüm açıklamalarından hareket edilerek be?inci bölümde ulus devletin bugünü anlatılmı?tır.Altıncı bölümde ise, tezin ba?lığı olan ulus devletin geleceği sorunu yerelle?me, uluslararasıla?ma, sivil toplumla?ma, etnikle?tirme, cemaatle?tirme gibi öne çıkan yeni sosyal ve siyasal dinamikler açısından ele alınarak tartı?ılmı?tır. Tezin sonuç bölümünde ise, ortaya çıkan gerçekler doğrultusunda ulus devletlerin gelecekte nasıl hareket edecekleri konusunda açıklamalar yapılmaktadır. Sonuç olarak, siyasal200ve toplumsal güçlerini yarı yarıya kaybeden ulus devletlerin gelecekte milli idari reformlar yaparak merkezlerini güçlendirebilecekleri, kom?uları ile bölgesel i? birliği ve dayanı?ma paktları ile küresel emperyalizme kar?ı ortak savunmaya gidebilecekleri, ulusal ekonomilerini yeniden güçlendirerek ayakta kalabilecekleri vurgulanmaktadır. Dünya tek kutuplu yapıdan çok kutuplu yapılanmaya geçerken, Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya gibi çok büyük millet imparatorluklarının ulus devletlerin güçlenmesinden yana bir tutum izleyebilecekleri belirtilmi?tir.Anahtar Sözcükler;1. Ulus2. Ulus Devlet3. Egemenlik4. Küreselle?me5. Yıpranma
  • Master Thesis
    Türkiye'de Siyasal İktidar-bürokrasi İlişkileri
    (2013) Doğan, Halit Murat; Ülker, Halil İbrahim
    Bürokrasi-siyaset ilişkileri toplumun yasal, sosyal, tarihi, siyasi vb. koşullarınca belirlenir. Başka bir ifadeyle mevcut devletin özellikleri, siyasal rejim, toplumsal gelenekler, kamuoyu ve sivil toplum kuruluşları gibi pek çok faktör anılan bu etkileşimi belirleyen dinamiklerdir. Bürokrasi-siyaset ilişkileri her toplumda farklı bir görünüm sergilemektedir. Siyasal iktidar ve bürokrasi ilişkisi topluma hizmet gibi aynı hedef doğrultusunda, aynı değer ve araçlarla, uyum içinde çalışmaları esasına göre kurulmuştur. Ülkemiz açısından bakıldığında Osmanlıdan günümüze kadar bürokratik ve siyasi kadrolar arasında sürekli bir çatışmanın olduğu görülmektedir. Tek partili dönemde bürokrasi hakim iken, çok partili dönemde siyasi otorite hakim olmaya çalışmıştır. Bürokrasi- siyaset çatışmasının yoğun olduğu zamanlarda ekonomide tehlike çanlarının çalması, hükümetlerin çıkardığı yasa tasarılarının bir kısmının hayata geçirilememesi gibi durumlar meydana gelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye?deki siyasal iktidar ve bürokrasi arasındaki ilişkileri ortaya koymaya, bilhassa kamu çalışanlarının siyasal iktidar ile bürokrasi arasındaki ilişkiyi nasıl yorumladıklarını tespit etmeye, bu ilişkiden kaynaklanan sorunları saptayarak çözüm önerileri sunmaya çalışılmıştır. Bürokrasi- siyaset ilişkilerinin istikrarlı olması için, siyasilerin kararlar alması bürokratların bunları uygulaması ve bürokrasinin yaptığı işlerden dolayı sürekli denetim altında tutulması gerektiği anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: 1- Bürokrasi 2- Bürokrasi Kuramları 3- Bürokratik Siyaset 4- Bürokrasi-Siyaset ?li?kileri 5- Kamu Çalı?anları