10 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 10
Master Thesis Makroekonomik İstikrarsızlığın Ekonomik Büyüme Üzerindeki Rolü: Kolombiya Örneği, 1950-2009(2012) Pedraza, Johanna Alejandra Pulido; İsmihan, MustafaBu tezin temel amacı makroekonomik istikrarsızlığın Kolombiya'nın ekonomik büyümesi üzerindeki etkisini 1950-2009 yılları arasında üretim fonksiyonu yaklaşımıyla araştırmaktır. Ek olarak, dışa açıklık ve sermaye birikiminin (hem fiziki hem de beşeri) ekonomik büyüme üzerindeki rolü analiz edilmiştir. Bunun için bu tez birim kökler, eşbütünleşim analizleri ve hata düzeltme modelleri gibi modern zaman serisi tekniklerini kullanmıştır.Tasviri ve ampirik sonuçlar, tekrar eden makroekonomik istikrarsızlık süreçlerinin, 1950-2009 dönemi boyunca, Kolombiya ekonomisinin büyüme potansiyelini ciddi ve olumsuz etkilediğini göstermektedir. Ampirik sonuçlar, çıktıdaki büyümenin, uzun vadede, fiziki ve beşeri sermaye birikiminden olumlu ancak dışa açıklıktan olumsuz etkilendiğini de göstermektedir. Ayrıca, uzun vadede, çıktının kendisini sermaye birikimindeki değişime ve makroekonomik istikrarsızlığa daha çabuk uyarladığı bulunmuştur.Master Thesis Proje Yönetiminde Matriks Organizasyon ve Bir Örnek İnceleme(2002) Turhan, Ahmet; Eke, Ali Erkan167 ÖZET Proje yönetimi; projenin ortaya koyduğu fayda ve zararlardan etkilenen kişi veya grupların projeye yönelik gereksinim ya da beklentilerini karşılamak veya bunların üzerine çıkmak için bilgi, beceri, araç ve tekniklerin proje etkinliklerine uygulanmasıdır. Diğer bir değişle proje yönetimi, ortak bir hedefe yönelmiş, örgütlenmiş etkinlikler kümesinin özel yönetim yapı ve teknikleri kullanılarak yönetilmesidir. Bu hedefe yönelik sistemli örgütlenmenin, içinde bulunduğu yönetim disiplinleri ile ilişkilerini sağlam zeminlere oturtarak, proje yönetim ortamının analizini yapması gerekmektedir. Proje yönetimi başlangıç, planlama, yürütme, kontrol ve bitiş süreçlerinden oluşmaktadır. Bu süreçlerin yürütülmesi esnasında proje elemanlarının uygun şekilde koordine edilmesi ve proje kapsamı tanımlaması doğru olarak belirlendikten sonra, projenin zamanlama, maliyet, kalite, insan kaynaklan, iletişim, risk ve tedarik yönetim politikalarının belirlenmesi gerekmektedir. Bilgi birikiminin hızla artığı günümüz yönetim sistemlerine farklı bir bakış açısı getiren matriks organizasyon yapısında dikey basamaklarda fonksiyonlara göre, yatay basamaklarda ise mamul bazında bir bölümlendirme bulunmaktadır. Projede uzmanlığına gerek duyulan personel, bağlı bulunduğu fonksiyon bölümünden alınarak, projede görevlendirilir. Bu görevlendirilmeler tamamlandığında oluşan ikili fonksiyonel bağımlı organizasyon yapısı içinde proje yaşam evresi gerçekleştirimi sağlanarak proje süreci tamamlanır. Projenin gerçekleşmesinden sonra, bu personel, proje yöneticisi tarafından ilgili fonksiyon bölümüne çalışmasına geri gönderilir.168 Matriks organizasyon, işletme içinde yatay ilişkilere yer verme, uzmanlaşma, merkezkaç yapı, esneklik ve düşük standartlaşma özelliklerine sahiptir. Esnek bir özelliğe sahip olmasından dolayı, içinde bulunduğu çevre koşullarına daha kolay uyabilme olanağı taşır. Bununla birlikte; tepe yönetimi, önderlik sağlamayı gerektirmesi, çatışmalara açık olması, karışıklık ve düzensizlik yaratabilmesi, kararların gecikmesi, haberleşme, maliyet, işletmenin ayrıntılarla ilgilenmesi gibi sorunlar taşıyabilmektedir. İnşaat sektörü proje organizasyon yapılarının uygulanmasında sürekli yenilenme içerisindedir ve bunun sonucu olarak son yıllarda belli bir gelişme süreci içinde, yurtiçi ve dışında iş hacmini arttırmış ve teknoloji gerektiren işleri de yapabilir duruma gelmiştir. Ancak bu tür işleri zamanında başarmak ve uluslararası piyasa koşulları altında rekabet edebilmek için firmaların farklı uzmanlık alanlarında elemanları bir araya getirmesi, etkin proje organizasyon yapısı kurması ve bu iki yapının işlevselliğini sağlayabilmek için gerekli proje yönetim sistemi geliştirmesi gerekmektedir. Proje organizasyon ve yönetim sistemleri geliştirilirken bu sistemleri uygulayacak kuruluşların yapısal özellikleri, organizasyon yapısına ve uygulamayı yapacak personelin niteliklerine uygunluk sistemin başarısı için en önemli faktörlerdendir.Master Thesis Peter Ackroyd'un Tarihsel Üstkurmaca Olarak Adlandırılan Romanlarının Kurgu,gerçek ve Zaman Kavramlarını Postmodern Yaklaşım Açısından Yansıtması(2007) Haktanır, Belgin Selen; Menteşe, Oya BatumBu çalısma Peter Ackroyd'un `tarihsel üstkurmaca' olarak tanımlanan The Great Fire of London, Hawksmoor ve First Light romanlarındaki postmodern teknikleri incelemektedir. nceleme üstkurmaca yazın türü ile ilgili art alan bilgisi sunmakta ve yeni tarihselcilik ve tarihsel üstkurmaca türüne kısa bir bakıs atmaktadır. Çalısmanın kapsadıgı inceleme eserlerin anlatımı ve planı, karakterleri, zaman ve mekanı, ve dili üzerinden örnekler verilerek yapılmıstır. Hiciv, parodi, kendini yansıtma ve metinlerarasılık gibi postmodern metodları kullanarak, Ackroyd kurgu, tarih ve zaman kavramlarını sorgularken, ngiliz seleflerinin izinden gitmekte ve ngilizlik adını verdigi nosyonu kendi eserlerinde sürdürmektedir. Kısaca, çalısmanın amacı, Ackroyd'un tarihsel üstkurmaca yazın türüne örnek olan eserlerinin postmodern kurgu, tarih ve zaman kavramları anlayısına ne sekilde bir katkısı oldugunu ispatlamaktır.Master Thesis Verimlilik Kavramının Tarihçesi ve Günümüz Yönetim Model ve Uygulamalarındaki Yeri(2003) Alp, Meltem; Eke, Ali ErkanÖZET Hizmet ve üretimde rol alan kaynakların etken kullanımı olarak tanımlanan verimlilik günümüzde kalkınmanın temel ölçütlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Verimlilik ilk bakışta sadece işletmelerle ilgili gibi görünse de temelde bireyden topluma kadar uzanan bir süreç içinde her düzey hayati öneme sahiptir. Bu nedenle verimlilik olgusuna tüm insan kaynakları ülke ekonomileri, sektörler, işletmeler ve bireyler düzeyinde bir bakış açısıyla yaklaşmak daha sağlıklı olacaktır. Verimlilik kurumsal boyutlarda; işletme verimliliği olarak ortaya çıktığı durumlarda da yine temelde insan tutum ve davranışların bir sonucudur. Verimliliği arttırma konusundaki çalışmalara öncelikle bireyden başlanmalıdır. Verimliliğin esası, kaynakların etkin kullanımıdır. Bu kaynaklar üretim kaynakları veya beşeri kaynaklar olabilir. Beşeri kaynaklardan insanın, daha etkin kullanılması ile işletme karlılığı artmakta ve bu da verimliliği arttırmaktadır. İnsanın etkin kullanılması anlayışı klasik yaklaşımda formal bir yapı içinde insan unsurunun makinalara ek olarak nasıl verimli kullanılabileceği olarak karşımıza çıkmıştır. Maddi olarak tatmin edilen insanın mekanik organizasyon yapısı içinde öngörülen şekilde davranması gerekliliği varsayılmıştır. Neo klasik yaklaşım, klasik yaklaşımdan farklı olarak, insan davranışı, grup davranışları informal organizasyon yapıları, bu yapıların güdülenmesi ile bireyin davranış ve tutumlarının iyi değerlendirilmesi sonucu verimliliğin arttırabileceğini savunmuştur. Gelişmeci bir düşünce olan verimlilik, varolan tüm sistemlerde sürekli gelişimi hedeflemektedir. Teknolojik gelişmeler, yoğun rekabet, yönetim organizasyon IIalanında yeni yaklaşımların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yeni yaklaşımlar yönetim tarzlarını derinden etkilemektedir. Bunun yanı sıra bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ile birlikte yepyeni stratejiler ve işletim sistemleri ile yeni işletme kaynak planlama sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemlerde de amaç karlılığın arttırılmasıyla gelen verimlilik artışıdır. Kısaca, klasik çağlarda başlayan verimliliği arttırma çabaları çok değişik model, strateji ve işletim sistemleri ile günümüzün en önemli konuları içinde yerini almıştır. Bu konular verimlilik bakış açısı altında incelemeye alınmıştır. IllMaster Thesis Sermaye Yapısı Açısından Türk Medya Sektörünün Mali Karakteristikleri, Almanya ve İngiltere Uygulamalarıyla Karşılaştırılması(2002) Kesmeci, Yılmaz; Arslan, Mehmet173 ÖZET Medya sektörü diğer sektörlerden daha yoğun düzeyde ürünleri, hizmetleri ve çevresiyle yaşayan ve büyüyen bir sektördür. Sektör, bir yandan globalleşmenin itici gücü olurken, diğer tarafında bu olgudan büyük oranda etkilenmiştir. İletişime bağlı olarak gelişen medya ortamı radyodan-televizyona, mobil telefondan-internete, gazeteden-elektronik medyaya kadar geniş bir alanda faaliyet göstermektedir. İletişim ve medyanın gelişmesi bilişim sektörünü ortaya çıkarmıştır. Bilişim sektörü, medya sektörünün alt yapışım oluşturduğundan bu iki sektörü birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu özellikler dikkate alınarak, ulusal bazda yayın yapan bir televizyon kuruluşunun fonksiyonlarım yerine getirmesi için sahip olması gereken mali gücünün ne olması gerektiği incelenmiştir. Bu aşamada şirket varlık ve yükümlülükleri detaylı şekilde incelenirken sermaye yapısının oluşturulmasında mali araçların ne oranda bu yapı içerisinde yer alması gerektiği üzerinde özellikle durulmuştur. Halen faaliyette bulunan ve ulusal bazda yayın yapan yabancı kuruluşların mali yapısı da ele alınmıştır. Bununla birlikte ülkemizde ulusal bazda televizyon yayım yapan televizyon kuruluşlarının mali yapısı ele alınmıştır. Mali oranlan anlamlı hale getirebilmek için uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak görsel medya sektöründeki kuruluşların finansal yapılan ile ilgili tespitlerde bulunulmuştur. Sonuç olarak; yabancı ve yerli medya kuruluşlarının mali tabloları göz önünde tutularak, ülkemizde bağımsız bir görsel medya kuruluşu olabilmek için kuruluşlara! sahip olması gereken mali yapı hacmi ve bileşimi ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Medyalar, Medya Sektörü, Televizyon ŞirketleriMaster Thesis Thomas Hardy: Casterbridge'in Belediye Başkanı, Tess Of The D'urbervilles ve Adsız Sansız Bir Jude Romanlarındaki Trajik Bakış Açısı(2018) Al-bayatı, Aaya Yousıf Sabah; Aras, GökşenBu tez, Thomas Hardy'nin Casterbridge'in Belediye Başkanı, Tess of the D'Urbervilles ve Adsız Sansız Bir Jude adlı eserlerindeki Henchard, Tess ve Jude'a hayat veren başkahramanların yaşamlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma, eserdeki ana karakterlerin trajik yaşamlarını Klasik ve Elizabeth dönemi trajedi kavramları açısından ele almaktadır. Bu çalışma Thomas Hardy tarafından roman biçiminde sunulan Shakespeare ve Aristoteles trajedisinin temel unsurlarına ve yapısına bakış açısına yoğunlaşmaktadır. Buna ek olarak, bu tez, Thomas Hardy'nin üç romanındaki kader düşüncesinin, Klasik ve Shakespeare bakış açısından benzerliklerini ve farklılıklarını incelemektedir. Esas olarak, romanlardaki başkahramanların trajik yaşamları üzerinden trajik insanlık halini ortaya koymaktadır. Casterbridge'in Belediye Başkanı'nda, Michael Henchard daha romanın ilk bölümünde kendi kaderini yazmış ve geçmişinde yapmış olduğu hata onun bugününde bile peşini bırakmamış ve hatta bu hata onun trajik çöküşüne neden olmuştur. Öte yandan, Tess of the D'Urbervilles romanında, Tess Durbeyfield'in kaderi ilahi adaletin elindedir. Rastlantı eseri, Tess'in babası soylu bir ataya mensup olduklarını öğrenir ve kızının kaderini akrabalarıyla tanıştırarak değiştirir. Tess, ahlak kurallarına karşı geldiği için toplum tarafından yargılanır ve cezalandırılır. Cezası kendi karakterinin sonucu olan Henchard'in aksine. Bununla birlikte, Adsız Sansız Bir Jude romanında, Jude sınıf farklılıkları tarafından kurban edilmiş ve toplumun eğitim ve evlenme yasalarına boyun eğmek zorunda bırakılmıştır. Bu tez, okuyucunun üç ana karakterin içinde bulundukları farklı koşulları ve bu koşulların onları felakete ve trajik hayatlara sürükleyecek kararlar almada nasıl etkili olduğunu anlamada yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, kahramanların yaşamlarını ' gaflet', ' farkına varma', 'arınma', 'dönüm noktası' ve benzeri. trajik unsurlar açısından ele almaktadır. Bu tez, Hardy'nin kendi toplumuna olan eleştirisini, Sofokles ve Shakespeare gibi büyük trajedi oyun yazarlarının eserlerinden esinlenerek incelemektedir. Ayrıca, bu tez yazarın Geç Viktorya Dönemindeki trajik vizyonunu ve karamsar tavrını incelemektedir. Anahtar Kelimeler: Trajedi, Hardy, Aristoteles, Gaflet, Arınma, Henchard, Tess, Jude, Farkına Varma, Dönüm NoktasıMaster Thesis Belediye Politikalarının Kent Mekânının Biçimlenmesindeki Rolü: Ankara Örneği(2012) Yavuz, Gülsüm Sıla; Akın, EmelSon zamanlarda adından sıkça söz edilen yerel yönetimlerin önemi giderek artmaktadırve büyük bir kesim tarafından demokrasinin beşiği gibi görülmektedir. Halka sunduğuhizmetler açısından en geniş yetki alanına sahip olan belediyeler, politikaları ile kentleribiçimlendirmektedir.Merkezi yönetimin planlama politikaları üzerinde doğrudan belirleyici etkisi bulunmaktadır.Belediyeler bu planları uygulayarak kentleri biçimlendirir. Sosyo-ekonomik politikalarınbelediye uygulamalarına doğrudan etkisi bulunmaktadır. Mekânın bir meta olarakyeniden üretilmesi toprak rantı kavramını ortaya çıkarmaktadır.Rantların kaynağı toplumlardaki üretim (mülkiyet) ve bölüşüm ilişkilerindedir.Devlet planlar aracılığı ile kent merkezi üzerinde yaratılan rant kavgasını uzlaştırır.Dünyada yaşanan gelişmeler özellikle 80'li yıllarda kendisini göstermiş, 70'li yıllardayaşanan dünya ekonomik kriziyle savaşmaya çalışan sermaye devreye küreselleşmeyisokmuştur. Bu sayede ekonominin globalleşmesi sağlanmıştır. Bu anlamda değişensosyo-ekonomik politikalar 1980 tarihini bir kırılma noktası yapmıştır.Kazandırılmaya çalışılan Başkent kimliği ile Ankara kimi kesimlerce bir laboratuvar ortamıgibi kullanılırken kimi kesimlerce de yeniliklerin öncüsü olmuştur. Bu çalışmada, 1980tarihinden günümüze kadar olan dönem ağırlıklı olmak üzere, mevcut bulunansosyo-ekonomik politikalar ile sahip olunan merkezi hükümet politikaları doğrultusundabelediyelerin uygulamaları çerçevesinde Ankara kenti irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler:1. Ankara2. Kent Mekânı3. Mekân Üretimi4. Mekân Biçimlenmesi5. Belediye PolitikalarıMaster Thesis Turizm Sektöründe Toplam Kalite Yönetimi ve Türkiye`deki 5 Yıldızlı Otellerde Uygulamaları(2003) Paşamehmetoğlu, Ayşın; Çetiner, ErtuğrulÖZET Bu tez turizm sektöründe Toplam Kalite Yönetimi ve Türkiye'de ki beş yıldızlı otellerdeki uygulamalarını incelemektedir. Tezin amacı Toplam Kalite Yönetiminin tüm yönleriyle açıklanması ve Türkiye'de turizm sektöründe ki uygulamaların ne oranda başarılı olduğunun araştırılmasıdır. Tez beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kalite kavramlarından bahsedilmiş, ikinci bölümde Toplam Kalite Yönetimi anlayışının tarihsel gelişimi, teknikleri anlatılmış ve ISO 9000 standartlarından detaylı bir şekilde bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde turizm sektöründe Toplam Kalite Yönetimi irdelenmiş, konunun daha iyi anlaşılması için turizm sektörünün özelliklerinden bahsedilmiştir. Dördüncü bölüm araştırma bölümüdür. Yapılan araştırmalar sonucunda sektörde Toplam Kalite Yönetimini en iyi uygulayan altı otel seçilmiştir. Bunlar; Ritz-Carlton, Conrad İstanbul, Sheraton Ankara, Bilkent Ankara, Divan Hotel ve Swiss Hoteldir. Beşinci bölümde sonuç ve öneriler verilmektedir. IVMaster Thesis Ankara'daki Üniversitelerin Pazarlama Stratejileri(2006) Bil, Erkut; Arpacı, TamerÖZET Üniversiteler, geleceğin bilgi ve erdem sahibi kişilerini yetiştirmeyi amaçlayan, seçtikleri alanda uzmanlaşmalarını ve bir dünya görüşüne sahip olmalarını hedefleyen eğitim kurumlarıdır. Buradan mezun olan adaylar, iş hayatında istediklere yerlere gelebilmeleri için edindikleri bilgi ve becerileri alanlarında uygulama yetisi ile kendilerini kanıtlamaya ve üniversitelerini temsil etmeye çalışacaklardır. Sektörde, bir zamanlar okumuş oldukları üniversitenin ismini pek çok defa telaffuz edeceklerdir. Dolayısıyla bir süre sonra aldıkları eğitim ve öğretimin kalitesi ortaya çıkacak ve arkadan gelen adaylar için bir referans niteliği taşıyacaktır. Beklediklerini alamayan mezunlar, gerek gösterdikleri performans ile gerek memnuniyetsizliklerini dile getirerek çevreye üniversiteleri hakkında iyi izlenimler bırakmayacaklardır. Bunun sonucunda da üniversite adayları, seçme haklarını kullanırlarken, iyi izlenim bırakmış üniversiteleri seçmek isteyeceklerdir. Bu da rekabet ortamını doğuracaktır. Bütün bu süreç zaten yıllardır varolan bir sürecin kısa bir tarihi niteliğinde olup, neden pazarlamanın bu kadar önem taşıdığını bize sorgulatır. Bu tezin amacı da, pazarlamanın her alanda karşımıza çıktığını ve uygulandığı taktirde örgütlere pek çok şey kazandırdığını göstermektir. Tezin giriş bölümünde yükseköğretimle ilgili genel bir bilgi verilmiş ve görülen değişimler aktarılmıştır. Tezin araştırma metodolojisi de bu bölümde yer almaktadır. Tezin ikinci bölümünde, üniversite kavramının nasıl ortaya çıktığı, kısa bir tarihçesi, dünyada ve Türkiye'deki durumu hakkında bilgi sunulmaktadır. Ankara'daki üniversitelerin kısa tanıtımı ile yüksek öğretimin geçirdiği yasal evreler anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde, pazarlamanın tanımı, yararları, stratejinin ne anlama geldiği, üniversitelerin neler yapması gerektiği, stratejik planlamanın evreleri, içsel pazarlama kavramı, kar amacı gütmeyen örgütlerin pazarlama anlayışları, pazarlama karması elemanlarının tanıtılması, pazar bölümlendirmesi gibi literatürdeki kavramlar anlatılmış ve üniversitelere dayanan örnekler sunulmuştur. Dördüncü bölümde ise Ankara'daki üniversitelere uygulanan araştırma yer almaktadır. Burada, Ankara'daki üniversitelerin herbirinin pazarlamaya bakış açıları ve varsa stratejileri ortaya konmuştur. Ayrıca üniversite personeline yapılan bir anket çalışması ile personelin bu konudaki bilgisi ölçülmüş, yönetim ve personel arasında bir iletişim ve bilgi eksikliğinin var olup olmadığı test edilmiştir. Son bölümde araştırmanın sonuçları ve öneriler betimsel olarak sunulmuştur.Master Thesis Körfez Savaşı Sonrası Türkiye, Yunanistan ve Suriye'nin Savunma Politikalarının Türk Dış Politikasına Etkileri(2002) Çınar, Burak; Ersoy, HamitKörfez Savaşı'nın bitimiyle Türkiye kendini hızla silahlanan bir bölgenin yanında bulmuştur. Böylece, Türkiye'nin klasik güç politikalarına öncelik verilmiştir. Bununla beraber, Türkiye'yi doğrudan hedef alan Yunan-Suriye ortaklığı sonrasında klasik bir iki cephelilik hali ortaya çıktı. Bu yarış doğrultusunda Türkiye, Yunanistan ve Suriye'nin izlediği savunma politikaları, bir iki cephelilik durumu yaratarak Türk Dış Politikası'nın belirlenmesine önemli etkilerde bulundu. Araştırmanın Giriş Bölümü'nde dış politika ve savunma politikaları arasındaki bağlantıları kurabilmek için temelde bazı konular incelenmektedir. Öncelikle çizilen teorik çerçeve içinde araştırmaya anlam kazandıran savaş, ulusal güç ve strateji kavranılan tanımlanmakta ve ardından da Realizm ve Güç Dengesi konulan gelmektedir. Sonra, araştırma dönemine göz atılmaktadır. İkinci Bölümde, Türkiye, Yunanistan ve Suriye çeşitli açılardan mevcut veriler doğrultusunda incelenmektedir. Önce Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrasında bölgedeki yeri ve yeni tehdit algılaması, karar-alma mekanizması, savunma politikası ve Türk Dış Politikası ele alınmaktadır. Ardından, Yunanistan'ın Soğuk Savaş sonrası bölgedeki durumu ve bölgesel sorunlan, karar-alma mekanizması, bağlantılı olarak Kıbrıs Rum Kesimi'nin durumu ve rolü ile Yunan Savunma Politikası incelenmektedir. Son olarak Suriye'nin Soğuk Savaş sonrası bölgedeki durumu ve bölgesel sorunlan, karar-alma mekanizması, askeri ve siyasi tecrübeleri ve Suriye'nin savunma politikası anlatılmaktadır. Üçüncü Bölümde, Suriye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşma anlatılmakta; önceki bölümler üzerine analiz yapılırken Türkiye'nin girmesi muhtemel bir savaşta yaşanacak iki cepheliliğin yer, zaman ve gelişimi üzerinde durulmakta, İki Buçuk Savaş Stratejisi 'ne de dikkat çekilmektedir. Ek olarak, olası dış müdahaleler gözönünde bulundurularak, bu savaşa doğrudan ya da dolaylı etkileri tartışılmaktadır. Dördüncü Bölümde ise, üç ülkenin savunma politikaları sonucu ortaya çıkan silahlanma yansı kapsamında üç ülkenin askeri yetenekleri, savunma sanayilerindeki gelişmeler, teknoloji transferleri ile bu yansın sosyo-ekonomik maliyetine yer verilmektedir. Bu yolla, 'S-300' ve 'Kardak' krizleri ile Türkiye ile Suriye arasında savaşa yol açmak üzere olan Suriye'nin PKK'ya verdiği destek açıklanmaktadır. Aynca, Türkiye ile İsrail arasındaki savunma anlaşması ve siyasi yansımaları değerlendirilmektedir. Sonuç Bölümü'nde ise, Türkiye'nin kazanımları ve kayıpları tartışılmakta ve Türkiye'nin politikaları için bazı öneriler de getirilmektedir.

