Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Medeni Usul Hukuku Bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Karşılanmayan İlaç Bedellerine İlişkin Davalar
    (2024) Tabak, Mehmet Alp; Kulaksız, Cengiz
    TABAK, Mehmet Alp. Medeni Usul Hukuku Bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Karşılanmayan İlaç Bedellerine İlişkin Davalar, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2024. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, doktorların tedavi yöntemini belirleme özgürlüğü kapsamında seçtikleri ve kullanımını uygun gördükleri ilaç bedellerinin hastaların başvurusu üzerine ödenmemesi nedeniyle doğabilecek ihtilaflara ilişkin süreçler ele alınmıştır. Çalışma kapsamında doktorlarca, hasta üzerinde kullanımının faydalı olacağı öngörülen ilaçlara ilişkin olarak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan alınacak kullanım onayları, hastalar tarafından ilaç bedellerine ilişkin ödeme taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na sunulması ve ilgili ödeme taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nca reddedilmesi halinde gerçekleştirilecek olan yargılama süreci genel olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında; dava şartı, hukuki himaye tedbirleri, görevli ve yetkili mahkemeler yönünden değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Sosyal Güvenlik Hakkı, Kuruma Başvuru, Geçici Hukuki Himaye Tedbiri, Yetkili ve Görevli Mahkeme, Yaşam Hakkı
  • Master Thesis
    İlamlı İcrada Taşınmazın Tahliyesi ve Teslimi
    (2018) Esen, Oğuzhan; Kulaksız, Cengiz
    İlâmlı icrada taşınmazın tahliyesi ve teslimi, İcra ve İflas Kanunu'nda 26 ile 29. maddeler arasında düzenlenen bir hukuki kurumdur. Bu takip yolu ile alacaklı, mahkemeden almış olduğu, taşınmazın tahliyesi hakkında lehine bir hüküm içeren ilamı icra dairesine vererek takip talebinde bulunur. İcra dairesi takip talebini aldıktan sonra, ilamda adı geçen taşınmazın tahliyesini ve teslimini emreden bir icra emri düzenleyip bunu taşınmazı elinde tutan borçluya gönderir. Gönderilen icra emrinde borçlunun söz konusu taşınmazı yedi gün içinde tahliye ve teslim etmesi istenir. Borçlu kendisine verilen bu emri tutar ve taşınmazı yedi gün içerisinde tahliye ve teslim ederse ilamlı icra takibi son bulur. Borçlu yedi gün içerisinde taşınmazı tahliye ve teslim etmezse icra memuru tarafından taşınmazdan zorla çıkarılır. Yapılan bu çalışmada amaç, ilamlı icrada taşınmazın tahliyesi ve teslimi kurumunu tüm yönleriyle inceleyerek bu hukuki kurumun açıklanmasına ışık tutmak, aynı zamanda uygulamada ortaya çıkan ve hem alacaklı hem de borçlunun veya üçüncü kişilerin mağduriyetlerine yol açan bazı durumların üzerinde durularak, bu gibi durumların önüne geçilmesi için zorunlu hangi kanuni düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirlemektir. Anahtar Sözcükler ilam, icra, taşınmaz, tahliye, teslim
  • Master Thesis
    Medeni Usul Hukukunda Resmi Senetlerde Sahtelik Davası
    (2025) Unutmaz, Enes Eren; Kulaksız, Cengiz
    Tarafların bir uyuşmazlığı çözüme kavuşturmak için başvurdukları ispat vasıtalarından biri de senetlerdir. Tarafların yargılama konusu uyuşmazlıkta haklılıklarını kanıtlamak için kullandıkları resmi veya adi senetler, her zaman gerçek ve inkâr edilemez değildirler. Resmi ve adi senetlerin gerçek olmadığı veya tahrif edildiği iddiası, ilgili senet aleyhine delil olarak kullanılan kişi tarafından, görülmekte olan davada sahtelik iddiası veya sahtelik davası biçiminde öne sürülebilecektir. Resmi senetlerin sahteliği iddiası, sadece söz konusu senede resmi evrak vasfı kazandıran şahsı da taraf göstererek açılan bağımsız bir sahtelik davası ile öne sürülebilecektir. Adi senetler bakımından ise, senedin sahteliği, sahtelik iddiası veya ayrı bir sahtelik davası ile öne sürülebilir. Sahtelik davası, hukuki açıdan İİK m.72 hükmü ile düzenlenmiş menfi tespit davası niteliğindedir. Sahtelik iddiasıyla açılan bağımsız dava, menfi tespit davasına konu uyuşmazlığın niteliği esas alınarak sahtelik davası şeklinde tanımlanmaktadır. Sahtelik davası, senetteki imza ya da senet metnindeki yazının sahteliği iddiasına ilişkin ise dava, sahtelik davası şeklinde tanımlanmaktadır. Sahtelik davası ya da görülmekte olan davada sahtelik iddiasına ilişkin hangi hükümlerin uygulanacağına dair doktrin ve yargı kararlarında görüş birliği bulunmamaktadır. Doktrinde bazı görüşler ve Yargıtay, sahtelik iddiası ya da bağımsız sahtelik davasında HMK m.209'un uygulanacağını ileri sürmektedirler. Başka bir görüşe göre, bu durumda İİK m.72 uygulanmalıdır. Zira İİK, takip hukuku bakımından HMK'ya oranla özel kanun vasfını taşımaktadır. Çalışmamızda resmi senetlerin neler olduğu, resmi senetlerde sahtecilik halleri, sahtecilik iddiasının derdest davada ön sorun olarak ele alınması ve bağımsız sahtelik davası konuları doktrindeki görüşler ve Yargıtay kararları kapsamında incelenmeye çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Medeni Usul Hukuku Bakımından Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
    (2021) Gözübenli, Esma; Kulaksız, Cengiz
    Nüfus kayıtları, kişilerin gerçek durumunu yansıtan, kişisel bilgilerinin yer aldığı resmî kayıtlardır. Yanlış anlaşılma, dikkatsizlik, yanılma gibi nedenlerle kişisel bilgiler, nüfus siciline yanlış kaydedilebilmektedir. Dolayısıyla bu gibi durumlarda nüfus sicilinde yazan bilgiler ile gerçek bilgiler birbirine uymamaktadır. Resmî kayıtlar, kamu düzeni nedeniyle gerçekleri yansıtmak zorundadır. Bu nedenle nüfus kaydında yer alan basit imla yanlışlıkları (maddî hata) dışındaki yanlışlıkların düzeltilmesi için nüfus kaydının düzeltilmesi talep edilecektir. Mahkeme kararı olmadıkça nüfus kaydında düzeltme yapılamaz (NHK m. 35). Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin esaslar, Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35 - 37 arasında düzenlenmiştir. Yargılamada uygulanacak yargılama usulüne ilişkin esaslar ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tâbidir. Kayıt düzeltme talepleri, genel anlamda, kişisel ve kamusal kayıt düzeltme talepleri olmak üzere ikili ayrıma tâbi tutulmuştur. Çalışma konumuz, Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35 - 37 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen usulle düzeltilecek olan kişisel ve kamusal ad, doğum tarihi (yaş), doğum yeri kayıtlarında düzeltme taleplerinden oluşmaktadır.