Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Master Thesis
    Avrupa Güvenlik Anlaşmaları Çerçevesinde Güney Kafkasya Bölgesi için Bir Çözüm Modeli
    (2014) Otabatmaz, Tolga; Karasar, Hasan Ali
    Güney Kafkasya bölgesinde çıkan çatışmaların asıl sebebi tarihi anlaşmazlıklar, bölgenin jeostratejik ve ekonomik önemidir. Kafkasya'da silahlı çatışmalar şu anda sona ermiş olmakla beraber bölgede güvenlik meselesi halen büyük bir problemdir. Avrupa'da güvenliği sağlamak maksadıyla anlaşmalar-Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması (AKKA), Viyana Belgesi-2011 (VB-11), Açık Semalar Anlaşması (ASA)-imzalanmış ve bu anlaşmalar NATO ile eski Varşova Paktına üye ülkeler arasında güvenliği ve güç dengesini sağlamışlardır. Fakat söz konusu anlaşmalar Güney Kafkasya bölgesinde güvenliği sağlayamamışlardır. Güney Kafkasya'da güvenliği sağlamak için yapılabileceklerden birisi de anlaşmaları zaman içinde ortaya çıkmış olan güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gözden geçirerek düzenlemektir. Anlaşmaların ne şekilde gözden geçirilerek düzenleneceği ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak hale getirileceği konusu önemini korumaktadır. Bu çalışmada Avrupa'da askeri anlamda güvenliği sağlamak maksadıyla imzalanmış olan anlaşmaların Güney Kafkasya bölgesinde güvenliğinin sağlanmasında neden başarısız olduklarının sebepleri ve çözüm yolları ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Güney Kafkasya 2. AKKA 3. VB-11 4. ASA 5. Çözüm modeli
  • Master Thesis
    Somali'de Federasyon ve Etnik Çatışma: Khaatumo Devlet-somaliland Devlet Çatışmaları 2012-2015
    (2016) Anshur, Jama Abdullahı; Karasar, Hasan Ali
    Etnisite hukukun üstünlüğüne bitti ve barış klan üstünlüğü olmadan beklenen nereye Bu tez Somali federalizm etkilerini inceler. tez esas olarak, özellikle kendini Somaliland ve Khaatumo rakip devletler aday Somali'nin kuzey bölgelerinde etnik çatışmalar üzerinde duruluyor. Çalışmada ayrıca, öncelik görüşler ve çelişkili gruplara Somali federal hükümetin düşüncelerini verir. Çalışma daha sonra Somali kültüründe geleneksel bir faktör olarak etnik arasında yeniden müzakerelerden getiriyor ve kalıcı bir uzun arasında siyasi katılım yol olarak ülkedeki etnik ya da klan üstünlüğü göre, federal yapılanma yanı sıra etnik çatışmalara yol açabilir, bulur siyasi istikrar sonunda.
  • Master Thesis
    Libya-çad Çatışması (1976-1994)
    (2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan Ali
    Bu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.
  • Master Thesis
    Kosova Krizi Esnasında Rus Amerikan İlişkileri
    (2015) Cankara, Hasan Mert; Karasar, Hasan Ali
    Dünya yaklaşık yarım yüzyıl boyunca iki kutuplu olarak yönetildi. İkinci dünya savaşı sonrası gelişen süreçte, ABD'nin başını çektiği batı bloğu ve SSCB'nin öncülüğündeki doğu bloğu bu iki kutbu teşkil ettiler. Gerek ekonomik alanda gerekse askeri alanda, bu iki devlet ve beraberindekiler, kendi sistemlerini oluşturdu ve dünya bu iki devletin güç kullanımına sahne oldu. 1989'da Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile resmi olarak bu iki kutuplu düzenin sona erdi. Bu andan sonra, dünya, Balkanlar başta olmak üzere yeni çatışma alanlarının oluşmasına sahne oldu. Eski Sosyalist Yugoslavya'nın parçalanışı, bölge üzerindeki hâkimiyet kurma yarışını beraberinde getirdi. Balkan Krizleri, Sovyetlerin yıkılmasının ardından kurulan Rusya'nın, yeniden toparlanması ve uluslararası alanda kendine yer bulma çabaları bakımından, zor birer sınavdı. 1990'ların sonlarına doğru Kosova'da ortaya çıkan kriz, büyük bir otorite tesis etme savaşını da beraberinde getirdi. 1989 yılında gerçekleşen anayasa değişikliği ile Kosova, özerk yapısını kaybetti. Bu ondan sonra yaşanan etnik çatışmalar bütün dünyanın dikkatini Avrupa'nın bu küçük toprak parçasına yöneltti. Eski gücünden uzakta olan Rusya bu kriz esnasında Yugoslavya'nın adeta hamisi gibi davranarak, hem tezlerini kabul ettirmeye çalıştı hem de BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkı ile olası bir askeri müdahalenin önüne geçmek istedi. Fakat batı savunma bloğu NATO, ABD öncülüğünde teammüler dışına çıkılarak, herhangi bir self-determinasyon hakkı oluşmadan ve Güvenlik Konseyi kararı olmadan 76 gün süren ağır bir hava hücum harekâtı gerçekleştirdi ve böylece Miloseviç'i anlaşma masasına oturmaya ikna etti. Bu kriz, Sovyetlerin dağılması ile kurulan Rusya ile süper güç ABD'nin adeta bir gövde gösterisine sahne olmuş, fakat o zamanda geçiş dönemindeki Rusların zayıflığından dolayı ABD'nin zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu sebeple, halen günümüzde de devam eden ve en son Kırım'ın Ruslar tarafından ilhakı ile sonuçlanan çekişmelerin temeli olarak Kosova Krizi, bu çalışmada ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    Somali'deki Askeri Darbe ve 1969-1991 Yılları Arasındaki İktidar Dönemi
    (2016) Alı, Fatıma Sheıkh Mukhtar; Karasar, Hasan Ali
    Türkiye'nin Africa Kıtasıyla olan ilişkilerinin tarihçesi çok eskiye dayanmakla beraber son zamanda Türkiye ile Alt Büyük Sahra Afrikası arasında şimdiye kadar görülmemiş yeni bir etkileşim seviyesi gözlenmektedir. Türkiye'nin dış politikasında batı dünyası dışındaki dünyanın giderek artan önemi böylece başlamıştır.1990'lardan sonra Alt Büyük Sahra Afrikası, Türkiye'nin ilişkilerini yoğunlaştırdığı bölgelerden birisi olmuştur. 1998'de hazırlanan Afrikaya açılma planı, diğer planlara kıyasla Türkiye'nin alt büyük sahra Afrikasına yönelen dış politika inisiyatifinin katalizörü olmuştur. Başlangıçtaki hedeflere ve elde edilen sonuçlara bakıldığında Türkiye'nin, 1998 planından net bir başarı kazanmış olduğunu savunuyorum. Hem Afrika'nın milletleri ve hem de Afrika ülkeleri bazında. Ancak, Türkiye ve Somali ilişkileri, 19 Ağustos 2011'de başlamıştır. Dört Türk bakan ve Türkiye'nin kültür ve iş dünyasının çok sayıda seçkin mensuplarından oluşan bir delegasyon Başbakan Sn. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Mogadişu'ya gitmiştir. Ziyaretin resmi niteliğinin yanında gıda yetersizliğinin giderilmesi amacını da taşımaktaydı. O zamanlarda Somali'de günde 10,000 yetişkin olmak üzere 2.8 milyon kişi ciddi ölüm tehdidi altındaydı. Bazı bölgelerde kötü beslenme ve açlık oranı %38'in üzerindeyd ve bu durum, tüm Somali nüfusunun %20'sinin gıdasız kalmasına neden olmuştu. Durum o kadar vahim ve acildi ki, 1984'ten beri ilk kez birleşmiş milletlerde açlık ilan edilmişti. Sözcükler: Türkiye Alt-Büyük- Sahra Afrikası, Türk Dış Politikası, Türkiye-Afrika İlişkileri, 1998 Eylem Planı.
  • Master Thesis
    Bağımsızlık Sonrası Azerbaycan-iran İlişkilerinde İşbirliği ve Çatışma Alanları (1991–2013)
    (2014) Boz, Hakan; Karasar, Hasan Ali
    Bu araştırmanın kapsamı, 1991'de SSCB'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Azerbaycan'ın ortak bir geçmişe sahip olduğu İran ile ilişkilerinin tarihi arka planı, Azerbaycan ve İran dış politikalarının genel çerçevesi, Azerbaycan ve İran dış politikalarında siyasal iktidarların ikili ilişkilere etkisi, Azerbaycan-İran ilişkilerindeki işbirliği ve çatışma alanlarıdır. Çalışma, bağımsızlık sonrası Azerbaycan-İran ilişkilerini belirleyen temel faktörü tespit etmek ve bu bağlamda iki ülke arasındaki işbirliği ve çatışma alanlarını sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Bağımsızlık sonrası Azerbaycan-İran ilişkileri ülkemizde yeteri kadar araştırılmamış ve bu alandaki çalışmalar sosyal bilimler dergileri ile kitap bölümü olarak yayınlanan akademik makalelerle sınırlı kalmıştır. Bu konuda yapılan çalışmalar, iki ülke arasındaki ilişkileri yalnızca tarihsel süreç içerisinde incelemiştir. Bu çalışma, Azerbaycan-İran ilişkilerinin tarihsel gelişim sürecinin yanı sıra ikili ilişkileri 'işbirliği ve çatışma' yaklaşımıyla yeniden sınıflandırılacak olması nedeniyle bu alana katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Çalışmada, İran ve Azerbaycan resmi kurumlarının yayınladığı bilgi, belge ve raporlar gibi birincil kaynaklar incelenmiş, yazılı ve görsel kaynaklardan literatür taraması yapılmış ve konuyla ilgili daha önce yayınlanmış çalışmalardan yararlanılmıştır. Sonuç olarak Azerbaycan ve İran arasında karşılıklı ticari ilişkiler ve ikili siyasi anlaşmalar olmak üzere toplam iki adet işbirliği alanı tespit edilmiştir. Buna karşın iki ülke ilişkilerinde Güney Azerbaycan, farklı siyasi denklemlerde yer alma, Hazar'ın statüsü ve enformasyon savaşları olmak üzere toplam dört adet çatışma alanı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda Azerbaycan-İran ilişkilerinde çatışma alanlarının iş birliği alanlarından fazla olduğu bu nedenle de iki ülke ilişkilerinin bağımsızlığın ilan edildiği 1991'den çalışma kapsamındaki 2013'e kadar kontrollü gerilim stratejisiyle yürütüldüğü görülmüştür. Anahtar Kelimeler : Azerbaycan, İran, İşbirliği, Çatışma, Kontrollü Gerilim,
  • Master Thesis
    Yumuşak Güç Kavramı Bağlamında Türkiye'nin Uluslararası Eğitim Faaliyetleri
    (2015) Er, Sema; Karasar, Hasan Ali
    Bu tez, günümüz dünyasında önemli bir kavram olarak karşımıza çıkan yumuşak gücü ve bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti'nin uygulamakta olduğu uluslararası eğitim faaliyetlerini tarihsel gelişmeler, uluslararası ilişkiler, ülkenin siyasi, kültürel ve dış politika değerleri açısından incelemektedir. Tez içerisinde güç kavramı, gücün değişen mahiyeti, yumuşak güç kavramı ve yumuşak gücün kaynakları kapsamlı bir şekilde tanımlanmaktadır. Çalışmada, Türkiye'nin özellikle son yıllarda artan yurt dışına yönelik eğitim projeleri, yumuşak güç bağlamında değerlendirilmiştir. Tez de, bir dış politika ürünü olarak Türkiye'nin kamu kurum ve kuruluşlarının yaptığı uluslararası eğitim faaliyetleri özelde incelenmiştir. Türkiye'nin uluslararası eğitim faaliyetlerini üstlenen kamu kurumları; Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı mercek altına alınmış, faaliyetleri ortaya konulmuş ve yumuşak güç kavramı ile uluslararası eğitim faaliyetlerinin ilişkili olduğu iddia edilmiştir. Bunlar yapılırken Türkiye'nin kamu kurumları eliyle yapılan uluslararası öğrenci politikalarının analizi yapılmış, yapılan analizler tablolar ve grafiklerle ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler : Yumuşak Güç, Uluslararası Eğitim Faaliyetleri, Türkiye'nin Uluslararası Eğitim Faaliyetleri, Türkoloji Projesi, Türkiye Bursları Projesi, TİKA, YTB, MEB, YEE, DİB.
  • Master Thesis
    Türk-Irak iliskilerı 2002-2014
    (2015) Al-dulaimi, Sabah Jaber Kadhem; Karasar, Hasan Ali
    Türkiye Irak ilişkilerinin eski bir tarihi vardır. Bu sadece iki ülkenin 0ortak sınırları, dinleri ve kültürel bağları olmasının yanında aslında dünya haritasındaki önemli stratejik konumlarına ve demografik yapılarına dayanmaktadır. Irak'ın 1927 yılında Türkiye tarafından bağımsızlığının tanınmasından bu yana iki ülke tarihi, siyasi, ekonomik ve etnik konularda ortak sorunlara sahiptirler. Günümüzde de petrol, gaz, boruhatları, su meseleleri, etnik gruplar, Türkmenler, Kürtler, Sünni-Şii rekabeti ve İŞİD sorunları benzeri konular iki ülke için de ortak sorun alanlarını teşkil eder. Iraq ve Türkiyein ABD işgali sonrası paylaştığı diğer konular ise ağırlıklı olarak güvenlik meseleleridir. PKK ve Kürtleri ilgilendiren etnik ve terör sorunları, ekonomik istikrar ve sınır sorunlarına ek olarak iç ve dış aktörlerin geçici baskıları ilişkileri etkileyen konuma sahiptir. Bütün bunlardan dolayı Irak-Türkiye ilişkileri karmaşık konular bütünlerinden oluşmakta ve iki ülkenin güvenlik çıkarları ekseninde Irak'ta istikrarın sağlanması düzlemine oturmaktadır. Bu tez zaman içinde Türkiye-Irak ilişkilerinin geilişime detaylı bir tarihi yaklaşım getirmektedir. Geçmişten günümüze uzanan ilişkiler içinde inişli çıkışlı noktalar, Irak'ın dış politikası merkezli olarak, Arap ve İslam Dünyası'nın geneli içinde değerlendirilmektedir. Tezin ana konusu 2003-2014 arası Türk-Irak ilişkilerinin ana konuları ve bu konularda tarafların farklılıklarıdır. Anahtar Sözcükler: Osmanlı İmparatorluğu, Türkiye, Irak, İran savaşı, Irak dış politikası, Türk dış politikası
  • Master Thesis
    İran ve İngiltere'nin Mohammad Rıza Şah Dönemindeki İlişkileri
    (2016) Asgary, Ainaz; Karasar, Hasan Ali
    Bu araştırmanın temel amacı, İngiltere'nin İran'ın ikinci Pehlevi hükümetinin politikaları üzerinde rolünün incelenmesidir. İngiltere'nin eski politikalarının başarısız olduğu kanıtlandığından, İngiltere bu yıllarda yeni sömürü politikalarını ortaya koymuştur. İran'ın monarşi hükümeti için yeni yöntemler demokratik prestij getirebilir ve Britanya için faydaları olabilirdi. 1917 Rus devrimi İngiltere'nin en önemli rakibinin devreden çıkmasına neden olan önemli bir olaydı. Bu olay aynı zamanda, Rusya'nın Dünya Savaşını bırakmasına neden oldu. İngiltere 1921 darbesini planlayarak son Kaçar Devletini devirdi ve Pehlevi hükümetini kurdu. Rıza Han kendisini yeni hanedanın ilk Şahı ilan etti. Ayrıca İngilizler, 1925 yılında Rıza Şah'ın taç giyme töreni ile ve Mohammed Rıza 'yı veliaht olarak atadı ve Rus devrimini kontrol etmeye çalıştılar. Rıza Han aniden destekçileri tarafından mahkum edildi. İngilizler ve Ruslar onu tahtından indirerek görevden aldılar ve genç oğlunu onun tahtına oturttular. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, İran'da ana çatışma 'petrol' meselesi hakkında oldu ve Dr. Mosaddegh (Musaddık) petrolü ulusal bir mesele olarak ilan etti. Bahreyn'e gelince, İngiltere onun bağımsızlığı için en önemli rolü oynadı. İngilizler Bayreyn'in bağımsızlığının kabulü için Şah'ı zorladılar. Askeri tehditlerle karşı karşıya kalan Şah, 3 adaları (Tomb e Bozorg, Tomb e Kuchak ve Ebu-Mousa) elinde tutmayı tercih etti. Bu yüzden Şah aslında Bahreyn'ın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kaldı. Anahtar Sözcükler İngiliz Rolü İran'da, Mohammad Rıza Şah Dönemi, Bahreyn'nin Bağımsızlığı, Petrolün Millileşmesi.
  • Master Thesis
    Haydar Aliyev Dönemi Azerbaycan Dış Politikasında Hazar Enerji Kaynaklarının Rolü ve Tesiri: 1993 - 2003
    (2014) Sojoudı, Sara; Karasar, Hasan Ali
    Devletler, bekalarını ve çıkarlarını sürdürebilmek için, çeşitli politikalar yürütmektedirler. Bazıları, birbirleriyle savaşa girerken, diğerleri de varlıklarını ve çıkarlarını korumak için, ekonomik alanda faaliyet göstermeye başlamışlardır. Günümüzde ekonominin temellerinden biri, hata en önemli unsuru petrol ve doğalgazdır. Petrol 20.y.y.da giderek uluslararası alanda önemli ve etkili rol oynamıştır. Hazar'ın çevresi, petrol ve doğalgaz açısından zengin bir bölgedir. Sovyet Rusya'nın çöküşü ile birlikte, Hazar çevresinde yeni rekabetler yaşanmaya başlandı. Hazar'da yer alan enerji kaynakları AB, ABD, Rusya ve Çin gibi küresel güçlerin hedefi haline geldi. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Cumhuriyeti, Hazar Bölgesi, Hazar'ın statüsü, Boru Hatları, Enerji, Petrol, Doğalgaz, Enerji Kaynakları.