Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Doctoral Thesis
    Modern Menippos Hicvi Örnekleri Olarak Peter Barnes'ın Oyunları: The Ruling Class, Leonardo's Last Supper, Noonday Demons, And Dreaming
    (2018) Işık, Sevcan; Canlı, Sifat Gülsen
    Bu tezin amacı Peter Barnes'ın The Ruling Class (1968), Leonardo's Last Supper (1969), Noonday Demons (1969), and Dreaming (1969) adlı oyunlarını modern Menippos hicvi örnekleri olarak incelemektir. Bu amaçla, bir edebi tür olarak hiciv, etimolojisi, kökeni, tanımları, özellikleri ve türleri ile çalışılacaktır. Belli bir bozukluğa yapılan rhetorik saldırı olarak tanımlanan ve tartışmanın ortasında bozukluğa karşı bir erdemin övülmesini içeren formel nazım şeklinde yazılan hicvin aksine, Menippos hicvinin tanımı değişken yapısından dolayı zordur. Bu yüzden Menippos hicvini tanımlarken ne olduğundan çok ne yaptığını sormak daha yararlı olacaktır. En basit tanımıyla, Menippos hicvi düz yazı ve nazmın karışımıdır. Ayrıca, bu tür hiciv karnivalesk bir atmosfer yaratarak normlarla, kültürel, dini ya da felsefik doktrinlerle ilgili kesin yargıları reddeder. Bu kesin yargıları reddederken Menippos hicvi parodi, ironi, metinlararasılık, normalde bir arada olamayacak şeylerin yan yana getirilmesi, fantastic öğeler ve, delilik ve düş kurma gibi her türlü psikolojik anormallikleri içeren teknikler kullanır ve tüm bu teknikler aynı zamanda oyunların karnivalesk niteliklerini artırır. Menippos hicvi oyunların sonunda herhangi bir çözüm önermez çünkü herhangi bir ideolojiyi diğerine üstün göstermek yerine tüm ideolojilerin yanlış ve uygulamalarının bozuk olduğunu gösterir. Menippos hicvinin tüm özellikleri Barnes'ın seçilen oyunlarında bulunmaktadır. Bu da bu oyunların Menippos hicvinin örnekleri olarak sınıflandırılabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, Barnes kariyeri boyunca her zaman benzer temalarda Menippos hicvi formunda yazmış olduğu için Barnes'ın oyunlarınin, Menippos hicvi olarak kabul edilebileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Menippos hicvi, hiciv, nazım hiciv, Peter Barnes, karnevalesk, The Ruling Class, Leonardo's Last Supper, Noonday Demons, Dreaming.
  • Master Thesis
    Günlüklerine yansıyan Virginia Woolf ve George Eliot dünyasının feminist keşfi
    (2021) Hadi, Srosht Subhi; Canlı, Sifat Gülsen
    This thesis employs the feminist and psychoanalytical approaches in order to study the diaries of George Eliot and Virginia Woolf who are considered to be the major feminist writers during the nineteenth and early twentieth century. These writers' diaries are studied in order to explore these writers' worlds as well as their life experiences as women in male-dominated societies. In a context which was characterized by the sexist and phallocentric attitudes towards women's role in the society and literary canon, these female prodigies embarked on a quest to find their true self and to assert themselves as accredited women writers. These writers' quest for self-assertion, however, was imbued with various intervals of hope and despondency, but, in spite of various obstacles, they remained persistent to free themselves from the shackles of patriarchy and to define their own notion of womanhood. Hence, they were able to initiate a path towards New Women's intellectual awareness and their liberty from the psychological, economic and literary hegemony of patriarchy. Key Words: Diary, Feminist Theory, Psychoanalytical Theory, Hegemony, Patriarchy
  • Doctoral Thesis
    Göçmenlerdeki Kimlik Oluşturma Süreci: Buchi Emecheta'nın Kehinde'si, Zadie Smith'in White Teeth'i ve Yasmin Crowther'ın The Saffron Kitchen'i
    (2014) Safaeı, Ladan Amır; Canlı, Sifat Gülsen
    Bu tez, göçmenlerin kimlik oluşturma sürecini araştırmayı hedeflemektedir. Bu çalışmada ispat edilmeye çalışılan husus göçmenlerin kimlik oluşturma sürecinin iki eşzamanlı aşamadan oluştuğudur. Bu aşamalardan ilki göçmenlerdeki kimlik oluşumunun doğuştan başlayıp ölüme kadar devam ettiğini (epigenetic) ileri sürerken diğeri kimlik oluşumunun kültürleşme (acculturation) süreci doğrultusunda şekillendiğini vurgular. Erik Erikson'un Epigenesis of Life Cycle (1963, 1968) teorisine göre insanlar kişisel ve sosyal kimliklerini doğdukları ülkede veya ebeveynlerinin etnik kültürü etkisinde oluştururlar. Ancak göç ettikleri ülkede, tamamen yeni bir ortamda, karşılaştıkları kültürel ve sosyal krizlerden dolayı, kimliklerinin sosyal tarafı değişikliklere maruz kalır. Göçmenlerin sosyal kimlik oluşturma sürecinde yaşadıkları ve kimliklerine yansıyan bu değişiklikler John W. Berry'nin kültürleşme stresi (acculturative stress) ve Paul Pedersen's yeniden yapılandırdığı Adler'in kültür şoku (culture shock) kavramları doğrultusunda incelenmiştir. Sonuç olarak, göçmenlerin kimliklerindeki değişken yapı ve onun sonucunda oluşturdukları kişisel ve sosyal kimliklerinin hayatları boyunca değişebileceği sonucuna varılmıştır. Bu tez beş bölümden oluşmuştur. İlk bölümde, göçmenlerin kimlik oluşturma sürecinde önemli olan temel kavramlar ve teoriler açıklanmıştır. Daha sonraki üç bölümde bu teori ve prensipler, seçilen, tarih sırasına göre, Buchi Emecheta'nın Kehinde, Zadie Smith'in White Teeth ve Yasmin Crowther'ın The Saffron Kitchen eserlerindeki karakterlere uygulanmıştır. En son bölümde de göçmenlerin psikososyal kimlik oluşturma sürecinden nasıl geçtikleri ve kişisel ve sosyal kimliklerini nasıl oluşturdukları üzerinde varılan sonuçlar tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: Göçmen kimliği, Epigenesis teorisi, Acculturation, Kehinde, WhiteTeeth, The Saffron Kitchen.
  • Doctoral Thesis
    Shakespeare'in Trajedilerinde Rekabet Durumuna Sebep Olan Doğa Durumu ve Mimetik Arzu: Titus Andronicus, Macbeth ve King Lear
    (2019) Balkaya, Mehmet Akif; Canlı, Sifat Gülsen
    Bu tezin amacı William Shakespeare'in Titus Andronicus (1594), Macbeth (1606), ve King Lear (1608) isimli trajedilerini rekabet durumu örnekleri olarak incelemektir. Çalışma, rekabet durumunun, Thomas Hobbes'un doğa durumu teorisi ile René Girard'ın mimetik arzu teorisinin arasındaki ilişkiyle açığa çıktığını iddia eder. Bu amaçla, doğa durumu, mimetik arzu ve rekabet durumu bunların kökenleri, tanımları, türleri ve özellikleriyle birlikte çalışılır. Doğa durumu, bu durumdaki kişi doğuştan eşitliğe inandığından dolayı, kişinin bencil ve kendini koruyan durumda olmasına işaret eder. Bu durumda, kişi diğerleriyle savaşım halindedir çünkü herkesi güven altında tutacak bir otorite ya yoktur ya da bu otorite zayıftır. Öte yandan, bir otoritenin egemenliği altında, medeni bir toplumda dahi, kişisel kazanımları için gizlice çıkarcı planlar yapan bireyler olabilir. Böyle bir otorite, herhangi bir iç kargaşa ve başkaldırıyı önlemek için medeni hukukla düzen sağlar. Ancak buna rağmen, medeni hukuka aykırı davranan, doğa durumu ve mimetik arzu ile ilişkili olan rekabet durumundan dolayı bir çatışma durumu ortaya çıkabilir. Bu durum salgın bir hastalık gibi etrafa yayılabilir. Hobbes'a göre çatışma durumunu ortaya çıkaran sebepler çekişme, (kendine) güvensizlik ve şan, şereftir. Bu kavramlar mimetik arzu ile paralellik göstermektedir. Mimetik arzu, kişinin bir nesneye karşı bir model yani dolayımlayıcı vasıtasıyla dolayımlanmış olan arzusudur. Bir dolayımlayıcıyı taklit etmek rekabeti öne çıkarır, çünkü arzulanan nesne çekişmeye sebep olur. Bu sebepten, mimetik arzu üçgen bir yapıya sahiptir: model alınan dolayımlayıcı, arzulayan kişi ve arzulanan nesne. Çalışma doğa durumu ve mimetik arzunun özelliklerini ve bunların ilişkisinin rekabet durumuna sebep olduğu sonucuna varacaktır. Bu ilişki ile Shakespeare'in seçilen üç trajedisi incelenecektir.
  • Doctoral Thesis
    Çağdaş İskoçya Dramasında İskoç Ulusal Kı̇mlı̇ğı̇ Drama
    (2024) Abualauan, Thıkra Khalaf Effan; Canlı, Sifat Gülsen
    Yirmi birinci yüzyıl, İskoçya'nın gelişen sosyal, politik ve kültürel manzarasını yansıtan, İskoç ulusal kimliğinin değişen doğasına katkıda bulunan önemli değişikliklere tanık oldu. Yirminci yüzyılın son on yılından bu yana, İskoç edebiyatında, özellikle de İskoç oyun yazarlarının İskoçya'nın coğrafyası, manzarası, tarihi ve kültürünün bir rol oynadığı fikrine odaklandığı drama ve tiyatroda, ulusal öz farkındalığın yükselen bir dalgası var. Stephen Greenhorn'un Passing Places, Alistair Beaton'ın Caledonia ve Linda Mclean'ın Glory on Earth adlı eserlerinde refleksif olarak mevcut olan bir kimlik farkındalığı. Üç oyun yazarı, İskoç ulusunun temsili konusunda, büyük ölçüde onun farklılıklarını müzakere etme becerisine ve siyaset ve kültür alanında aldığı etkilere dayanan bir yaklaşım izliyor. Siyasi ve kültürel faillik, coğrafya, tarih, kültür ve geleneksel edebiyat tekniklerine meydan okuyan çeşitli anlatım teknikleri kullanılarak ima ediliyor. Üç metin kendi edebi geleneklerinden ayrılarak iç sınırları aşıyor. İskoç edebiyatında kimlik meselesini ele alırken anlatıları aracılığıyla sınırları genişleten bir ses veya görünürlük ihtiyacını temsil ediyorlar. İskoç ulusal kimliğinin sesi derinlikten çeşitliliğe, esnekliğe ve ayrıcalıklı olmayan yapıya doğru kayıyor. İskoç ulusal kimliğinin farkındalığı, inşası bakımından daha dinamik hale gelmiş, evrilmiş, istikrarsız ve zaman zaman değişime uğramıştır.