Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Article
    NASIL BİR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA?
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Erton, İsmail
    Birey, imkan ve şartları doğrultusunda İlkokuldan üniversiteye, üniversiteden doktoraya kadar birçok aşamalardan geçerek kendini bulma ve yaradılışının gayesi hakkında bilgi edinmek için uğraşır. Albert Einstein bu yolun ne kadar çetin olduğunu ve uğraş istediğini şu sözle dile getirir; “Bir kum tanesinin sırrını çözmeyi başarsaydık, bütün dünyanın sırrını öğrenmiş olurduk.” Zira bilgi kutsaldır, çünkü bilgi ancak yaratıcı ve eleştirisel düşünen beyinlerde var olur ve onu doğru ve yerinde tespitlerle kullanan akıllarla taçlanır. “Bilgi ve erdem, öğrenilebilen ve öğretilen bir şeydir” der Aristotales. Akıl ve hikmet insanların karanlıklardan kurtulmasına ve aydınlığa açılan pencerelerle tanışmasına olanak sağlar. Ancak, burada sorulacak soru, bilgiye nasıl ulaşılması gerektiğidir.
  • Article
    Üniversitelerde Kalite Yönetimi
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Erton, İsmail
    Günümüzün sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelerine bağlı olarak üniversiteler kimlik değiştirmektedirler. İyi eğitim, bir diğer deyişle eğitimde kalite, yerini üniversitelerde kalite yönetimine bırakmaya başlamıştır. Sadece mevcut fakülte ve bölümlerde, tecrübeli öğretim elemanları ile kurum genelinde kalitenin ve başarının sağlanamayacağını anlayan üniversiteler, aslında son 10-15 yıldır gündemde olan ve tartışılan üniversitelerde kalite yönetimi konusuna daha fazla eğilir olmuşlardır. Bu husus, o üniversitenin ulusal ve uluslararası arenada iyi bir yerinin olması ve işlerin sürdürülebilirliği için zaruri bir hal almıştır. Üniversitelerde kalitenin sağlanması dikkatle ve özenle tatbik edilecek aşamalı bir planı ve süreci gerektirmektedir. Bu sürece etki eden unsurları şöyle sıralayabiliriz.
  • Article
    Şadan Karadeniz Çevirmenlikten-yazarlığa
    (2015) Batum Menteşe, Oya
    Her ne kadar bu yazıda çevirmen Şadan Karadeniz’den değil yazar Şadan Karadeniz’den söz etmek istiyorsam da onun çevirmenlikteki tartışmamız başarısına birkaç cümle ile de olsa değinmeden yazıya başlamak olası değil kanımca çünkü, Şadan Karadeniz’in yazarlığı çevirmenin mutfağında olgunlaşmıştır. Karadeniz’in çevirilerindeki dil hakimiyeti, kusursuz ve pırıl pırıl Türkçesi geri plandaki titiz ve mükemmeliyetçi çalışmaya işaret eder. Tüm çevirilerde özensiz, gelişi güzel tek bir sözcük, tek bir cümleye rastlamak olanaksızdır. Her satır geride bırakılan büyük emeğe işaret etmektedir. Kolay görünen meşakkatli bir uğraştır çevirmenlik. Belki de çevirmen olmanın ne denli zor bir uğraş olduğunu en iyi yine kendisi dile getirir. Uçan Kaçan Sözcüklerin Ardında: Bir Çevirmenin Güncesi (1998) adlı yapıtında.
  • Article
    Akademik Yazım ve Akademisyenlik
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Erton, İsmail
    Akademisyenlik sadece bir meslek değildir. Akademisyenlik bilgiden yola çıkılan ve bilgeliğe doğru adım adım gidilen bir süreçtir. Bu sürecin temelini araştırma yapmak, araştırmalardan sonuç çıkarmak ve bunları toplumun çeşitli katmanlarında yer alan bireylere uygun bir dil ile ifade etmek oluşturur. Bu aktarım bazen sözlü çoğunlukla yazılı bir şekilde olur. Bir akademisyenin başarısı onun bilimine hakim olması, yaratıcı ve eleştirel düşünce ile beslenmesi, yenilikleri takip etmesi ve kendini ifade edebilmesi ile ilişkilidir. “Araştırma, düşünmesini bilenlerin ilk ve son isteğidir” der Samuel Johnson, çünkü bir konu hakkında araştırma yapmak, bilgeliğe giden yolda bırakılan ilk iztir. Montaigne, “Bilgeliğin en sağlam belirtisi, kalıcı bir sevinçtir” der. Akademisyenlik de böyledir. Bir akademisyen bir konu üzerinde araştırma yapıp, bunu tamamlayıp bir sunum veya makale vasıtası ile bunu kitlelere etkin bir şekilde aktarabiliyorsa, bu dünyada ondan daha mutlu bir insan yoktur. Peki, eğer bunları yapamıyorsa?
  • Article
    Avrupa Birliği Eğitim Politikaları ve Türkiye
    (Bilim ve Teknoloji, 2014) Erton, İsmail
    Toplumlarda eğitimin önemi bilhassa son 20 yılda bilim, teknoloji ve küresel iletişimin artmasıyla öne çıkmış, bireylerin ve devletlerin hayatlarında bugüne kadar olduğundan çok daha fazla önem kazanmıştır. Dünyadaki siyasi, jeopolitik ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak gerekli olan alanlarda nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi ve bu gücün o dönemin mevcut konjonktürüne bağlı olarak, Avrupa Birliği (AB) eğitim politikalarında da belirtildiği gibi, „yaşam boyu öğrenme‟ ilkesine dayalı olarak yetiştirilmesi gerekmektedir. Türkiye‟nin de dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmesi için 2000 yılında ortaya konan AB Lizbon Stratejisini benimsemeli ve gerekli adımları ivediyetle atmalıdır. Bu stratejide, AB eğitim programları temelde eğitim-öğretim kalitesinin gelişitirilmesi, bu kalitenin sürdürülebilmesi-mesleki eğitime yansıması ve yaşam boyu öğrenmenin toplumun bir hayat felsefesi haline gelmesi ve toplum bireylerinin kendi kabuklarından çıkarak bilgi çağında dünya toplumları ve kültürleri ile entegrasyonu hedeflenmiştir. Türkiye, bu hedefe göre 2009 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı öğretim stratejileri planına bağlı olarak, Hayat Boyu Öğrenme Stratejisi planını hazırlamıştır. Bu planda 16 öncelik belirlenmiş ve plana dahil olan kişiler, kurum ve kuruluşlar için bir acil eylem planı oluşturulmuştur.
  • Article
    Y Kuşağı İle Yaşam
    (Bilim ve Teknoloji, 2015) Erton, İsmail
    1965-1979 yılları arasında doğan ve X kuşağı olarak adlandırılan nesil, sadece 10-15 yıl sonra ülkemizi yönetecek olan Y kuşağından oldukça farklı bir yapıya sahip. X Kuşağı;  Sabır ve sebat ile birtakım zorlukların üstesinden gelmek için uğraşır.  Aidiyet duygusu güçlüdür. Ait olduğu kurum, kuruluş ve camianın kurallarına uyar, potansiyelini mevcut şartlar içerisinde değerlendirir ve geliştirir.  Otoriteye (makama) saygılıdır. Ait olduğu kurum, kuruluş veya organizasyonun kural ve kaidelerini benimser, davranışlarını düzenler. Oysa Y kuşağından, yukarıda bahsedilen özellikleri beklemek hem bilimsel olarak bir hatadır hem de ‘tatlı bir hayaldir’! John F. Kennedy’nin meşhur sözünü bu bağlamda hatırlamamız gerekiyor. “Değişim, yaşamın kuralıdır. Sadece geçmişe ya da şimdiki zamana önem verenler geleceği kaçırırlar.” Kalıplaşmış iş kurallarını, gelenekleri, soyal-kültürel olgu ve davranışları, yaşam biçimlerini, gelecek nesillere, yani Y ve Z kuşaklarına dayatmaya kalkmak onları hiçe saymaktır. Hadiseye felsefi bir açıdan bakacak olursak bu, evrensel tekamül yasasına da aykırıdır.
  • Article
    Çevirinin Bilimsel Gelişmeye Katkısı
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Aksoy, Berrin
    Çeviri, kültürleri ve ulusları birbirine bağlayan ve aralarındaki iletişimi sağlayan araçtır. Uygarlıkların doğması, gelişmesi ve yayılması iletişim yoluyla gerçekleşmiş, bu iletişimin aracı da hep çeviri faaliyeti olmuştur. Uygarlık kavramı içinde bilimin ve bilimsel düşüncenin vazgeçilmez yerini gözönüne alarak, çeviri ve bilim arasında iki tür ilişki bulunduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan biri, çevirinin bilimin geçmişine ve tarihine belgesel kanıtlar oluşturması, diğeri de bilginin, bilimin ve bilimsel düşüncenin aktarılması ve yayılmasındaki rolüdür.
  • Article
    ELEŞTİRİSEL ve YARATICI DÜŞÜNCEYİ ÖĞRENMEK
    (Bilim ve Teknoloji, 2014) Erton, İsmail
    Sayıları neredeyse 200‟e yaklaşan devlet ve vakıf üniversitelerinde yüzbinlerce öğrenci eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor. Her yıl onbinler mezun olup sistemin çarklarını döndürebilmek ve üretim sürecine katkıda bulunabilmek için bir işe giriyor, çalışıyor, üretiyor, kazanıyor. Ancak, halen gençlerimiz düşünmeyi bilmiyor. Aslında burada suçlu aramamak gerek, çünkü gençlerimiz ezberci ve ağır eğitim sisteminde bu beceriyi özümseyerek, hayatlarının ve yaradılış gailelerinin bir parçası olarak benimseyip yetişmediler. Sadece sınavlarından ve ödevlerinden yüksek notlar almak öğretmenler ve ebeveynler için iyi bir eğitimin ve kazanımın müjdecisi olmaya yetti. Alınan takdir ve teşekkür belgeleri her zaman her şeyin dört dörtlük olduğunu ve işlerin yolunda gittiğini belgeliyordu.
  • Thesis
    Critical Discourse Analysis of Turkish Newspapers Published in English
    (2015) Durmuş, Serap
    Today’s communication technologies has maximised communication speed. This huge development in communication in international arena also paved way for the emergence of a great amount of translation need and market. Media has been among the institutions which needs this translation need most. As it is the translation of news texts for media, such institutions followed a function oriented approach to translations. That is to say, while translating a news text into any other language, the news translator or the journalist must keep the purpose of the source text, which is to create an intended effect on source language readers, in the target text: to create an intended effect on the target language reader. This ‘intended effect’ of news texts has attracted the attention of discourse analysis. Thus, critical discourse analysis methods have been developed in order to explicate the ideological elements imbedded in news texts. In other words, Critical Discourse Analysis is a research method which searches for how social phenomena such as power relations, moral values, ideologies and identity definitions are reflected on individuals and social orders through linguistic structures. Determining how and to what extent these power relations, moral values, ideologies and social phenomena take place in news texts is the purpose of this study. To this end, Teun A. van Dijk’s Critical Discourse Analysis model is taken as basis for this study as it allows a detailed analysis of news texts. News texts on ‘Operation Shah – Euphrates’ dated 02.23.2015 in Turkish newspapers published in English are selected as sample texts for analysis. Although the newspapers published in English are taken as the main analysis material, original texts in newspapers published in Turkish are also included to give an idea about the transfer of political language with its intended messages. At the end of the analysis, it has been observed that the news texts of Hürriyet Daily News, Today’s Zaman and Daily Sabah, of which texts are analysed, involve some ideological elements in their news texts. Moreover, the Turkish versions of these newspapers, Hürriyet, Zaman and Sabah are also observed to involve the same ideological elements, besides intensive national connotations. Consequently, it has been observed that newspapers utilise news texts to reproduce and popularise their own ideologies on a national scale, and sustained the same attitude in their English versions which address non-Turkish readers around the world.
  • Article
    Üniversite Eğitiminde Kurum İçi Kalite Kontrolü ve Sürekliliğinin Sağlanması
    (Bilim ve Teknoloji, 2015) Erton, İsmail
    Yükseköğretimde kalite standartlarının belirlenmesi ve devamlılığının sağlanması, ülkemizde son birkaç yıldır ele alınan bir konu olsa da yaklaşık yirmi yıldır Avrupa Birliği bu konu üzerinde ciddi çalışmalar yapmış ve önemli yol katetmiştir. Sanayileşmiş ülkeler bugünkü başarılarını ve refah seviyelerini sadece üretime değil, üretimden elde edilen bilgi ve becerilerin ciddi anlamda değerlendirilmesine ve müşteriye yeni olanaklar, ürünler ve hizmet olarak geri dönmesine borçludur. Bu döngü, yıllar boyunca kendini katlayarak devam ettirmiş ve mükemmelliğe adanan çalışmalar kazanç, refah ve mutluluk olarak meyvelerini vermiştir.