Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Master Thesis
    Dil, Kültür ve Tarih Bağlamında Tanzimat Sonrası Basınla Beraber Yaşanan Modernleşmeye Dair İnceleme
    (2015) Teke, İsmail; Ülker, Halil İbrahim
    İnsanların kolektif yaşama ihtiyacı karşılıklı olarak iletişime geçme sonucunu doğurmuştur. Bu şekilde ortaya çıkan dil, nesilden nesile bilgi ve tecrübe aktarım aracı olarak kültürü yaratmış ve zaman içerisindeki devinimleri ise tarih kavramının içerisinde yer almıştır. Bir toplumun bir daha geri döndürülemeyecek bir biçimde geleceğe aktarılması olan kalkınmanın gelişmişlik düzeyi göstergelerinden biri olan modernleşme ise bu üç sacayağının kesişim kümesinde yer alan bir olgu olup bu üç sacayağının üzerinde şekillenmektedir. Bu tezin amacı Tanzimat dönemi sonrasında dil, kültür ve tarih olgularının basınla beraber yaşanan modernleşme kapsamında evrimi ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun modernleşme üzerine olası etkisini açıklamaktır. Tezde öncelikle bu öğeler önce sırası ile açıklanmış ve etkiler analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Dil, kültür, tarih, Tanzimat, basın; modernleşme, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu
  • Master Thesis
    Uluslararası İlişkilerde Darwinizim: Nazizm ve Sosyal Darwinizm
    (2019) Şahin, Sena; Yılmaz, Gözde
    19. yüzyıl, yaşanılan gelişmeler ile insanlık tarihi açısından oldukça önemli bir dönemdir. Bu dönemde yaşanan tarihi, sosyal ve bilimsel gelişmeler tüm dünyayı oldukça etkilemiştir. M.Ö. 600'lü yıllara kadar dayanan evrim fikri ise, Charles Darwin'in 1859 yılında 'Türlerin Kökeni' isimli eserinin yayınlanması ile zirveye ulaşarak tüm alanlarda oldukça önemli etkilere sebep olmuş, sosyal ve siyasal alanlara da nüfuz etmeye başlamıştır. 1851 yılında Herbert Spencer tarafından geliştiren toplumsal hayatta evrim fikri, Darwin'den sonra toplum içinde hızlı bir şekilde gelişerek, Sosyal Darwinizm unsuru ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın başlarında Almanya'yı da etkisi altına alan Sosyal Darwinizm, Nazi ideolojisinin şekillenmesinde etkili olmuş ve Sosyal Darwinizm'in en radikal noktası olan 'ırk hijyeniği' uygulamaları da Naziler tarafından sistemli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada evrim teorisinin sosyal alanlara yansıması, Sosyal Darwinizm kapsamında Nazizm özelinde incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Nazizim, Hitler, Darwinizm, Sosyal Darwinizm
  • Master Thesis
    Avrupa Kimliği Oluşumuna Türk Kimliği'nin Etkisi
    (2009) Aslan, Cemile; Bal, İdris
    Bu çalışmanın amacı Avrupa Kimliğinin oluşumuna Türk kimliğinin etkisinin ne olduğunun analiz edilmesidir. Avrupa kavramı ve kimliğinin nasıl ortaya çıktığı Türk kimliğinin Avrupa için ne anlama geldiği, nasıl algılandığı araştırılmıştır.Araştırmada izlenen yöntem şöyledir. öncelikle literatür taraması yapılıp konunun akademik ve felsefi tabanı oluşturulduktan sonra konular tarihsel sıraya konularak son hali verilmiştir.Tez içinde, giriş birinci bölüm kabul edilmiş, ikinci bölümde kimlik konusundaki temel kavramlar kısaca önbilgi mahiyetinde araştırılmıştır. Üçüncü bölümde Türk kimliği, tarihsel gelişimi içerisinde ve özet olarak incelenmiştir. Dördüncü bölümde Avrupa kimliği oluşumu tarihsel ve kavramsal olarak incelenmiş Türkler'in Avrupa kimliği oluşumuna olumlu etkileri bu bölüm içerisine yerleştirilmiştir. Beşinci bölümde, Avrupa kimliğinin Türk kimliği ile temasa geçişi sonrasında etkileşimin nasıl devam ettiği ve Türk kimliğinin öteki olarak Avrupa kimliğine etkisinin ne olduğu araştırılmıştır. Sonuç bölümünde ilk beş bölüm ışığında değerlendirme yapılarak öngörülerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Avrupa, Kimlik, Türk.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'nin İnsan Hakları Politikasının Felsefi Temelleri ve Tarihsel Gelişimi
    (2011) İstanbullu, Elif; Köksal, Tunay
    İnsan hakları; insanın, insan olmak nedeni ile sahip olduğu doğal haklarının bulunduğu savına dayanmaktadır. Bu açından, devredilemez ve vazgeçilemez karakterde olan insan hakları kişisel, siyasi, ekonomik ve sosyal tüm hakları kapsamaktadır. İnsanın haklara sahip olduğu ön kabulü, iki ana ilke olarak eşitlik ve özgürlük kavramlarına dayanmaktadır.İnsan haklarının felsefi temelleri İlkçağ Grek felsefesine dayanmaktadır. Platon ve Aristoteles'in ideal toplum düzenine ilişkin söylemlerini insan hakları ile ilişkilendirmek mümkündür. Ancak, doğal hukuk fikri ilk defa Stoa filozofları tarafından ortaya atılmış ve farklı dönemlerde temsilciler bulmakla beraber VXI. yüzyıldan itibaren Toplum Sözleşmesi Kuramları ile tekrar gün yüzüne çıkmıştır. Aydınlanma yüzyılı ile beraber kavramsal çerçevesini oluşturan insan hakları, böylece XX. Yüzyılda uluslar arası düzeyde çeşitli insan hakları belgelerinin imzalanmasına vesile olmuştur.Avrupa Birliği'nin, kültürel temellerini İlkçağ Grek felsefesinden başlayarak Batı düşüncesine dayandırılmaktadır. Hem XX. Yüzyıldan itibaren insan haklarının korunup geliştirilmesinin uluslararası düzeyde önem kazanmış olması, hem de kültürel kökleri dolayısıyla AB'nin, insan haklarının korunup geliştirilmesini temel bir değer olarak görmesi kaçınılmazdır. Buna karşın başlangıçta ekonomik bir entegrasyona yönelen Avrupa Birliği'nin, hukuki metinlerinde uzun bir süre insan haklarına kapsamlı olarak yer verilmemiştir. 7 Aralık 2000 tarihinde Konsey tarafından ilan edilen ?Temel Haklar Şartı? ile ilk defa, Avrupa Birliği'nde temel hak ve özgürlüklere ilişkin kapsamlı bir listesi oluşturulmuştur. 13 Aralık 2007'de imzalanan Lizbon Antlaşması ise Avrupa Birliği'nin insan haklarının korunup geliştirilmesine yönelik kararlığına daha sağlam temeller kazanmıştır.Anahtar Kavramlar1.İnsan Hakları2.Doğal Hukuk3.Avrupa Birliği4.AB Temel Haklar Şartı5.Lizbon Antlaşması
  • Master Thesis
    Göçmen Ayrımcılığını Konu Alan Halkla İlişkiler Kampanyalarındaki Görsellerin Göstergebilimsel Analizi
    (2019) Çakı, Gül; Özgen, Özlen
    Son yıllarda dünya çapında yerel, ulusal ve uluslararası alanda göçmen ayrımcılığına karşı halkla ilişkiler kampanyaları hazırlanmıştır. Bu çalışmada göçmen ayrımcılığına karşı hazırlanan halkla ilişkiler kampanyalarında göçmenlerin nasıl ve ne yönde temsil edildikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla çalışmada dünyada en çok göçmen nüfusa sahip ülkelerden ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Kanada, Avustralya ve İspanya'da göçmen ayrımcılığına karşı hazırlanan halkla ilişkiler kampanyalarına ait görseller nitel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada belirlenen sekiz farklı halkla ilişkiler kampanyasının görselleri, üç farklı felsefecinin göstergebilim yaklaşımı üzerinden analiz edilmiştir. Elde edilen bulgularda, göçmen ayrımcılığının önlenmesine yönelik halkla ilişkiler kampanyalarında yalnızca günlük hayattan seçilen göçmenlere ve onların söylemlerine yer verilerek göçmen ayrımcılığının oluşmasının önlenmeye çalışıldığı görülmüştür. Diğer yandan çalışmada, kampanyalar içerisinde göçmenlerin sosyal ve ekonomik açıdan topluma katkıları ortaya konularak, göçmenlerin toplum tarafından dışlanmasının ve ötekileştirilmelerinin önüne geçilmeye çalışıldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Göçmen, Ayrımcılık, Halkla İlişkiler, Kampanya, Göstergebilim
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği Kültür Politikaları ve Türkiye'ye Etkileri
    (2011) Öztürk, Günay; Bal, İdris
    Küreselleşen dünyada bugün için en önemli uluslararası bir entegrasyon olan AB tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir birleşik devletler Topluluğu olma yolundadır. Entegrasyon içinde kültürde önemli bir yer tutmaktadır.Bu çalışma; AB'nin tarihsel gelişim sürecinde kültür politikalarının incelenerek gelinen noktanın ve Türkiye'ye etkilerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır.Birinci bölümünde Kültür Kavramı, Kürelleşme ve kültür üzerinde durulmuştur. İkinci bölümünde AB'nin tarihsel gelişim süreci, AB kurumları incelenmiştir. AB'nin genel durumu saptanmaya çalışılmıştır.Tezin ana konusunu oluşturan üçüncü bölümde AB kültür politikaları tarihsel gelişim süreci içinde incelenmiş, kültür programları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise Türkiye'de tarihsel süreç içinde kültür politikaları genel olarak ele alınmış ve AB Türkiye ilişkilerinin gelişimi ve AB kültür politikalarının aday ülke Türkiye'ye etkileri incelenmiştir.Tezde sonuç olarak, çeşitlilik içinde birlik düşüncesi ile AB'de kültür bağlamında bugün gelinen durum saptanmaya çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Modern Vatandaşlık Anlayışına Bir Eleştiri: Feminist Vatandaşlık Kuramı
    (2019) Tuğcu, Bülent; Ülker, Halil İbrahim
    Vatandaşlık (yurttaşlık) kavramı, günümüz siyasal düşüncesinin en önemli unsurlarından biridir. Eski çağlardan günümüze kadar uzanan vatandaşlık anlayışı, zamanla bazı değişimlerden geçmiş ve bugün ki halini almıştır. Fakat şu durum gözden kaçırılmamalıdır ki 'kadın' bu tanımın sürekli dışında tutulmuş gibidir. Modern vatandaşlık kuramlarının temel taşlarından biri olan eşitlik anlayışı, söz konusu kadınlar olduğunda o kadar da eşitlikçi değildir. Vatandaşlıktaki bu değişim sırasında kadınların kazandıkları haklar acaba onları ne kadar eşit vatandaş haline getirmiştir? Bütün dünyada, erkek egemenliği altında olan bir toplumsal ve siyasal yapı varken bu soruya yönelik olumlu bir cevap vermek mümkün değil gibidir. Bu çalışmada modern vatandaşlık kuramları çerçevesinde, feminist akımlar ve dünya anayasalarında yer alan eşit vatandaşlık kavramının kadını ne kadar içine aldığı incelenecektir. Çalışma, içerisinde feminizm temelli bir eleştiri barındırmakla birlikte eşitlik kavramının nasıl tanımlandığı üzerinde de durmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; vatandaşlığın tarihsel ve kavramsal çerçevesinden ve vatandaşlığın bu tarihi süreçte ne tür değişimler geçirdiğinden bahsedilecektir. Çalışmanın ikinci kısmında feminizmin tanımı ve feminizm akımları üzerinde durulacaktır. Çalışmanın üçüncü ve son kısmında ise Feminist ve Maskülen Vatandaşlık Kuramı üzerinde durulup dünya ülkelerinde yürürlükte olan anayasalarda kadının yeri ve modern vatandaşlık kuramlarının feminizm temelli bir incelenmesi yer alacaktır.
  • Master Thesis
    Toplumsal Olarak Dezavantajlı Grupların Karşı Hegemonik Pratikleri: Cinsel Azınlıklar Örneği
    (2012) Kural, Kerem Cevdet; Özen, Hayriye
    Yeni toplumsal hareketlerin, geçtiğimiz yüzyılın son yarısından başlayarak toplumsalın tamamı üzerindeki etkileri ve toplumu dönüştürmedeki önemleri büyüktür. Bu çalışmanın merkezinde de bu hareketlerden biri olan LGBT hareketi yer almaktadır. Hareketin ve içerisinde oluştuğu toplumsalın dinamiklerini incelemek amacı ile, hareketin önde gelen temsilcilerinden olan Ankara merkezli Kaos GL derneği örnek alınmış ve bu özelde, Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe'un kavramsallaştırması üzerinden Türkiye'deki LGBT mücadelesinin karşısına aldığı ve karşı hegemonik mücadelesinin merkezine yerleştirdiği kavramlar tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    İran Devrimi Sonrası Kadın Hakları 1989-2013
    (2017) Banaeinia, Masoumeh; Orhan, Duygu Dersan
    İranlı kadınlar, İran devriminden sonra sosyo-politik haklar konusunda daima gündemin ilk konusu olmuştur. 1979 sonrasındaki kısıtlamalar dolayısıyla, Pavlavi rejimi ile mukayese edildiğinde, devrimin kurbanı oldukları zannedilmektedir. Bu tez, kadın meseleleri konusundaki politikalarına dayalı olarak 1989-2013 arasında politikalarının kadınları nasıl değiştirdiği ile ilgili üç devlet başkanı Rafsanjani, Khatami, ve Ahmadinejad üzerinede odaklanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, kadın hakları çalışmaları literatürüne katkı sağlamak olup, bu tezin savı İran'daki devrim sonrası süreçte, her bir başkanın yerel ve dış politikalarından etkilenen ve dini kuruluşlardan etkilenen kişisel vizyon ve ilişkiler konusunda kadın hakları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, sadece dış politika değil, ancak aynı zamanda da dış politikalar konusundaki siyasi ve diplomatik ilişkilerin de kadın meselelerini aynı derecede etkileyeceğini göstermektedir. Bundan başka, Pavlavi rejimi süresince bunlar, çağdaşlık sembolü olarak kullanıldılar ve devrim sonrası süreçte de İslam' ın sembolü oldular. İran politikalarının bir parçasıydılar. Asla İran vatandaşları olmadılar, sadece İran' ın sembolü oldular.
  • Master Thesis
    Aile İçi Şiddetle Mücadele Çalışmaları ve Karşılaşılan Sorunlar
    (2010) Şahin, Handan Kamile; İçli, Tülin
    Çalışmamızda toplumsal sorun olarak tespit edilen aile içinde kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadın-erkek eşitliğinin sağlanması amacı ile 1983 yılından sonra TBMM'de grubu bulunan siyasal partilerin konuya bakışları tespit edilmeye çalışılmıştır.Aile içi şiddet, birçok kurum ve kuruluşun ortak çalışmaları ile önlenebilecek toplumsal sorundur. Bu sorun eğitim ve ekonomik seviye ile de bağlantılıdır. Çalışmamızda aile içi şiddetle mücadelede görev alan kurumların görevleri, kurumlar arası işbirliği, aile içi şiddetle mücadelede karşılaşılan sorunlar tespit edilmeye çalışılmış ve öneriler sıralanmıştır.