106 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 106
Master Thesis Türkiye-ab İlişkilerinin Kadının Siyasal Hayata Katılımına Etkisi(2023) Aşar, Dilara; Yiğit, AslıTarihsel süreçte kadın haklarının gelişmesi kadının siyasal yaşama katılımını da etkilemiştir. Türkiye'de kadının siyasal hayatta aktif görev alması Avrupa'daki kadın hareketlerinden farklı bir süreçte gerçekleşmiştir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü ilişkiler söz konusu sürece etki etmiştir. Bu çalışmada Türkiye-AB İlişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle Avrupa Birliği'nin tarihi ele alınmış, AB'nin temel organları incelenmiştir. İkinci bölümde kadın haklarına yönelik genel bakış, kadın istihdamı konularına değinilmiştir. Kadın haklarının tarihsel gelişimi incelenerek AB'nin hangi aşamalarda geliştirici ve dönüştürücü olduğuna değinilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri, 2000-2022 yılları arasında yayınlanan ilerleme raporları bağlamında incelenerek kadınların siyasal hayata katılımlarının gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak ilerleme raporlarından da hareketle kadınların siyasal hayata katılım oranının her daim düşük kaldığı, raporlarda bile bu soruna yer verilmesinin giderek azaldığı, buna rağmen farklı öneriler getirilmediği görülmüştür. Neticede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında kadınların siyasal hayata katılımlarında çok az bir ilerleme olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Siyaset, Kadın hakları, Türkiye-AB İlişkileri, Siyasal Hayatta KadınMaster Thesis Radikal Demokrasi ve Türkiye'deki Siyasi Partiler(radikal Demokrasi Kuramlarına 60. Yasama Döneminde Tbmm'de Grubu Bulunan Partilerin Bakış Açıları)(2010) Baytok, Erol; Toros, EmreBu tezin amacı politik kuramcılar Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau tarafından kaleme alınan ?Hegemonya ve Sosyalist Strateji?de incelenen Radikal Demokrasi Kuramı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grubu bulunan siyasi partilerin programlarında nasıl ele alındığını incelemektir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır.?Radikal Demokrasi? projesi dünyada demokrasi krizinin yaşandığı bir dönemde ortaya atılan önemli bir tez olmuştur. 20. yüzyılın, son çeyreğinde yaşadığı yüzyılın ikinci büyük ekonomik krizin olgunlaştığı aynı dönemde post-Marksist eğilimlerin de ortaya çıkan ihtiyacı karşılamak amacıyla mevcut siyasanın yeniden okunmasıyla geliştiğini söylemek mümkündür.Çalışmada Türkiye gibi demokrasinin hala tam olarak kurumsallaşmadığı, özümsenmediği bir toplumda dünyadaki demokrasi ile ilgili sorunlara çare olma iddiasıyla ortaya çıkan bir kuram incelenmiştir.Farklı toplumsal düşüncelerin siyaset arenasında yer almasının, temel hakların ve özgürlüklerin tam anlamıyla uygulanmasının ve uygulanırlığının denetlenmesinin önemli kontrol araçlarından siyasal partiler, Radikal Demokrasi modelinin toplum tarafından benimsenmesinde ve devlet aracılığıyla gündelik yaşama yerleştirilmesinde başrol oynarlar.Türkiye Millet Meclisi'nde (TBMM) grubu bulunan dört siyasi partinin, AK Parti, CHP, MHP ve BDP'nin programları Radikal Demokrasi Kuramı açısından incelenmiştir. Gerçekleştirilen bu incelemenin sonunda parti programlarının Radikal Demokrasi modeli ile uyumluluk düzeylerinin tatmin edici olmadığı belirtilmiştir.Master Thesis Demokrasinin İşlevselliği ile Sendikalar Arasındaki İlişki(2021) Yaşar, Mehmet Emin; Bircan, İsmailDemokrasi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelir. Ancak bunun yöntem olarak nasıl gerçekleşeceği konusunda ortaya birden fazla fikir atılmıştır. Halihazırda en fazla tercih edilen temsili demokrasidir. Ancak bunun da işletilmesi konusunda ülkeden ülkeye bir takım farklılıklar meydana gelebilmektedir. Bu durumda özgürlüklerin ne boyutta olduğu gerçeği sendikacılık fikrinin gelişmesini sağlayacak önemli bir noktadır. Çünkü demokrasinin varlığı ve doğru işletilmesi fikir özgürlüğü bağlamında insanların kendilerini daha iyi ifade edebilmesi ve yasal bir çerçevede örgütlenebilmesini sağlayacaktır. Sendikalaşma sanayi devrimi ile ortaya çıkmış ve işçi sınıfının sosyalist çerçevede örgütlenmesi ile ilk olarak Batı'da kendini göstermiştir. Türkiye'de ise Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde bilhassa 1908'den sonra tam anlamıyla olmasa da sendikal hareketler ortaya çıkmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra 1946'ya kadar sendikalaşama hareketleri neredeyse tamamen yasaklanmıştır. Çok partili hayata geçişten sonra ise bir takım haklar verilmesine rağmen gerçek anlamda ilerleme 1961'den sonra kaydedilmiştir. Türkiye için sendikalaşma fikri tam anlamıyla demokrasi kültürü yerleşmediği için topal ördek misali ilerlemiş zaman zaman ise 1980 darbesinden olduğu gibi yasaklara maruz kalmıştır.Master Thesis Parlamenter Hükümet Sistemi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Yasama ve Yürütme Açısından Karşılaştırılması(2020) Kudu, Ali; Ülker, Halil İbrahimÜlkemizde yıllardır uygulanan parlamenter hükümet sisteminin kaldırılarak yerine Başkanlık hükümet sisteminin getirilmesi düşüncesi birçok lider tarafından gündeme getirilmiş ve yıllarca tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaların sebebi ise Parlamenter hükümet sisteminde yaşanan tıkanmalar, siyasi krizler ve kısa süreli hükümetlerin olmasıdır. Birçok hükümet tarafından, yaşanan bu krizlere çözüm aranırken yeni düzenlemeler yapılmış ve kalıcı çözümler bulunamamıştır. 21 Ocak 2017 tarihli ve 6771 sayılı kanunla kabul edilen Anayasa'da değişiklik yapılmasına dair kanun, Cumhurbaşkanı tarafından 11 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete 'de yayımlanıp, 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunularak yürürlüğe girmiştir. Bu değişikle ülkemiz, yeni yönetim şekli olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapmıştır. Yapılan bu değişikler sonrasında yürürlüğe giren yeni yönetim sistemine özellikle ana muhalefet tarafından ciddi eleştiriler yapılmaktadır. Anayasa değişikliği yapıldıktan sonraki 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde muhalefet tarafından sürekli olarak dile getirilen ve seçim vaadi olarak da lanse edilen 'eski sisteme dönüş' gereklimi? Yoksa mevcut kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde mi kalmalı? Sisteme dair yapılan eleştiriler nezdinde Avantaj ve dezavantajlarıyla iki sistem ele alınacaktır. Ayrıca sisteme yönelik yapılan eleştirilere bazı önerilerde bulunulacaktır.Master Thesis Dünyada Türkiye'de Merkez Sol Görüş ve Ülkemizdeki Başarısızlık Nedenleri(2018) Kara, Mahmut; Ülker, Halil İbrahimMerkez sol hareketler, Türkiye siyasetindeki ana damar siyasal akımlardan biri olmuştur. Uzun zamandır siyasi hayatta olmalarına rağmen istisnai birkaç dönem hariç iktidar olamadıkları görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'de ana damar siyasi akımlardan olmasına rağmen merkez sol hareketlerin neden iktidar olamadığı sorusu tezin ana sorunsalı olarak ele alınmış ve merkez-çevre kuramı bağlamında yapılan literatür taraması ve alan araştırması çalışmaları ekseninde bu soruya yanıt aranmıştır. Bu noktada ideoloji kavramı, siyasal hayatı etkileyen ana ideolojiler, merkez solun dayandığı ideolojik temel olarak sosyal demokrasi ideolojisi, sosyal demokrasinin tarihi ve fikirsel temelleri, Türkiye'de merkez sol hareketlerin ideolojik ve tarihsel temelleri, dünya genelinde merkez sol hareketler ve siyasal başarı durumu ele alınarak tezin ana sorusunu cevaplamak için fikirsel ve teorik arka plan oluşturulmuş ve sonrasında Türkiye'deki merkez sol hareketler ilk ortaya çıktığı dönemlerden itibaren ele alınarak hangi unsurların ve nedenlerin merkez sol hareketlerin iktidar olup olamadıklarını belirlemede etkili oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda merkez sol hareketlerin, merkez-çevre teorisi ekseninde Kemalist merkezin kontrolünden çıkamaması, halk ile gerekli yakınlaşmayı kuramaması, liderlik sorunları, ideolojik sorunlar, laiklik ve din ilişkisi karsıdaki konumu nedenleriyle iktidar olamadıkları sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis Otoriter Eğilimli Yönetimlerin Yargı Bağımsızlığını Etkileme Stratejileri: Polonya ve Macaristan Örneklerinin İncelenmesi(2024) Öcal, Ada Berkay; Bektaş, Ümmühan EdaGünümüzde demokrasiler, bir gerileyiş evresine girmiş görünmektedirler. Küresel düzlemde demokratik standartlarda bir gerileme anlamına gelen bu durum açısından yargı bağımsızlığının demokrasi ve özgürlüklerin korunmasında önemi ve oynadığı rol daha da anlam kazanmaktadır. Bu çalışma, iktidara gelen otoriter eğilimli yönetimlerin demokrasinin korunmasında kilit rol oynayan yargı bağımsızlığını zayıflatarak üzerlerindeki yatay hesap verebilirlik ile denge ve denetim mekanizmalarından kurtularak yetki alanlarını genişletmek için kullandıkları üç temel kurumsal strateji olan kolonizasyon, kopyalama ve kaçınma stratejilerini incelemektedir. Yürütmenin genişlemesi amacıyla kullanılan üç kurumsal müdahale stratejisi, Macaristan ve Polonya örnekleri üzerinden incelenmektedir. Söz konusu iki ülkenin örnek vakalar olarak seçilmesinde benzer totaliter tarihsel deneyim mirası, demokratikleşme süreci geçmişi ve birbirine yakın ideolojik konumdaki otoriter eğilimli yönetimlerin yargı bağımsızlığına yönelik sistemli müdahaleler gerçekleştirmiş olması gibi benzerlikler etkili olmuştur.Master Thesis Makyavel'in Düşüncelerinin Mussolini'ye Etkileri(2019) Dündar, Didem; Aygül, CenkNiccolò di Bernardo dei Machiavelli 1500lü yıllarda yaşamış, dünya siyasetini ve tarihini derinden etkilemiş bir diplomat, yazar ve düşünürdür. Rönesans Floransa'sında yaşamış olan Makyavel'in en önemli eseri Hükümdar, O'nun yüzyıllar boyunca Makyavelizm damgasıyla yaftalanmasına neden olmuştur. Kimilerine göre şeytan kimilerine göre gelmiş geçmiş en büyük hümanisttir. Makyavel'in dönemine ışık tutan düşünceleri özellikle politik kriz durumlarında hükümdarların başvurduğu manipüle edilmiş bir doktrin olarak kötüye kullanılmıştır. Öyle ki İtalya'nın tarihteki en önemli siyasi figürlerinden biri olan Mussolini'de Makyavel'den izler görülebilmektedir. Benito Mussolini iki dünya savaşı arası dönemde Avrupa'daki faşist hareketin liderlerindendir. İtalya, Mussolini iktidarında tek adam rejimini görmüş, cumhuriyetten totaliter rejime sert bir geçiş yaşamıştır. Mussolini'nin iktidara gelirken ve iktidarda geçirdiği süre boyunca izlediği yollar Makyavel'in öğretileriyle benzer midir? Çalışmada bu konuyu ele alarak Mussolini'nin Makyavel'den etkilenip etkilenmediğini tartıştık.Master Thesis Avrupa Birliği'nde kurumsallaşma ve uyumlaştırma aracı olarak eşleştirme projeleri (twinning projects) Türkiye örneği:ifade alma tekniklerinin ve odalarının geliştirilmesi projesi(2007) Efe, Salih; Hurmi, Bahar TurhanBu çalışmamda Avrupa Birliğine tam üyelik sürecinde kurumsallaşmak ve Toplulukmüktesebatının uygulanmasını desteklemek için temel bir tam üyelik öncesi yardım aracıolarak Eşleştirme Projelerinin niteliği, yapısı ve etkileri irdelendi. Örnek olarak TürkiyeEmniyet Genel Müdürlüğü, Avusturya Ludwig Boltzmann İnsan Hakları Enstitüsü ve AlmanUluslararası Hukuk İşbirliği Vakfı tarafından yürütülen ve Türkiye'de halen uygulanmaktaolan çok sayıda Eşleştirme Projelerinden birisi olan ?Türkiye'de Polisin İfade AlmaTekniklerini ve İfade Alma Odalarının Geliştirilmesi Eşleştirme Projesi? nin amaçları, yapısı,nasıl uygulandığı, kısa ve uzun vadede etkileri ele alındı.Bu arada 01 06 2005 tarihli Yeni Yakalama-Gözaltı-İfade Alma Yönetmeliği veGetirdiği AB Standartları, Yeni Terörle Mücadele Yasası ve son olarak da 02 06 2007 tarihliPolis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu ve İfade Alma-Gözaltı Yönetmeliği ele alınıp araştırmakonum olan Eşleştirme Projesi ışığında değerlendirilme yöntemine başvuruldu.AB Eşleştirme Projeleri uygulandığı tüm ülkelerde AB'ye tam üyeliğe aday ülkelerinAvrupa Birliğin kurumlarına uyumlaştırma sürecinde etkili ve faydalıdır. Eşleştirme ProjeleriTürkiye'de yürürlükte olan demokratik sistemini hukuk devleti ve insan haklarına saygıçerçevesinde, Ekim 2001'de Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan kapsamlı anayasareformu paketi ve o tarihten beri Meclis ve Türk Hükümeti tarafından onaylanan uyumpaketleri doğrultusunda sağlamlaştırmayı amaçlamaktadır.Anahtar kelimeler: AB, Eşleştirme Projeleri, uyum, ifade alma.Master Thesis Siyasal İletişimde Algı Yönetimi: 2019 Yerel Seçimleri Ak Parti Örneği(2020) Gençarslan, Özcan; Bircan, İsmailYaşadığımız yüzyılda teknolojik değişimlerin ve gelişimlerin yanı sıra ekonomik, kültürel ve siyasal alanlarda da değişikler söz konusudur ve son yılların en önemli ve güncel konularından biri de siyasal iletişimde algı yönetimidir. Demokrasinin en vazgeçilmez konusu ise iktidara gelmenin ayağı olan partilerdir. Siyasal anlamda başarı elde etmek isteyen partiler gerek seçim kampanyalarıyla seçmen algılarını yöneterek gerek sosyal medyayı kullanıp halkın dilinden konuşmaya çalışarak iktidar olma amacını gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu sebepten ötürü günümüzde partiler arasında ciddi bir rekabet ortamı doğmuştur. Kitle iletişim araçları profesyonel kampanyalar düzenleme noktasında büyük öneme sahiptir. İktidara gelmek isteyen her parti, seçmenlerin gözünde tercih edilen bir parti olmayı ve doğru algılanmayı ister. Çünkü siyasal iletişimde partilerin ve liderlerin halk tarafından algılanma süreci oldukça önemli bir konudur. Bu anlamda siyasal partilerin seçmelerce doğru algılanması için algı yöntemine uygun hareket etmeleri gerekir. Ayrıca seçmenler tarafından olumlu algılanan durumları da uygulamaya dönüştürmekte önemlidir. Bunlardan yola çıkarak araştırılan bu çalışmada siyasal iletişimde algı yönetimi ve kuralları, siyasal iletişim ve algı yönetimi ele alınıp 2019 Yerel Seçimlerinde Ak Parti'nin seçim döneminde siyasal iletişimi nasıl kullandığı ve algı yönetiminin seçimlerde oy kullanan bireylerin zihninde nasıl bir algı yarattığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın teorik kısmı için literatür taraması yapılmış olup, nicel kısmını açıklamak için ise ölçek ve anketlerden faydalanılarak veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ilk beş hipotezin doğrulanamadığı ve altıncı hipotezin doğrulandığı tespit edilmiştir.Master Thesis Suriye Baas Partisi'nin İktidar Mücadelesinde Arap Milliyetçiliğinin Rolü(2019) Khalil, Dilek; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu çalışmanın amacı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde tohumları atılan ve 20. yüzyılın ilk yarısında şekillenmeye başlayan Arap milliyetçiliği akımı ve bu akımın Suriye Baas partisinin kurulmasında ve daha sonra iktidar mücadelesindeki rolünü ele almaktır. Arap milletinin kadim bir etnik kimliğe sahip olmasından dolayı etno-sembolcülük modern milliyetçilikle kadim millet anlayışını birleştiren bir sentez sunduğu için bu teori Arap milliyetçiliğini açıklamakta temel referans noktası olarak kullanılacaktır. Ayrıca Arap kavmi uzun vadeli zaman dilimine yayılmış bir kültürel mirasa ve köklü bir tarihe sahiptir. Bu nedenle çalışmada Fernand Braudel'in üç katmanlı tarih anlayışı uyarınca Arap milliyetçiliğinin tohumlarının atılmasına katkı sağlayan bir dizi olaylara yer verilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi ve Fransız mandasında tohumları atılan Arap milliyetçiliği 1940'lı yıllarda Baas partisiyle birlikte Suriye'de kurumsal bir kimlik kazanmıştır. Bu bağlamda, Baas partisinin, Arap milliyetçiliği ve Arap ümmetinin birliği yolunda verdiği mücadele, ideolojik yapısı, şiarı, temel ilkeleri ve hedefleri açıklanmıştır. Son olarak ise, 1951-1970 yılları arasında özellikle Baas partisinin iktidara gelmesiyle gelişen dış politika olayları ve Arap milliyetçiliği ve birliği yolunda verdiği mücadelenin dış politika eylemlerine nasıl yansıdığı ele alınmıştır. Çalışmanın temel iddiası, Arap milliyetçiliğini temsil eden, birlik, hürriyet ve sosyalizm ideolojileri ve halen var olan 'Sonsuz Misyona Sahip Tek Arap Ulusu' şiarıyla yola çıkan Baas partisinin uluslararası politikada ve bölgede yaşanan gelişmeler, Suriye içinde yaşanan istikrarsızlıklar ve kaos ortamı sonucunda Arap ümmetini birleştirme yolunda verdiği mücadelede yenik düşmüş olduğudur. Anahtar kelimeler: Baas Partisi, Arap Milliyetçiliği, Birlik, Hürriyet, Sosyalizm
