Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Master Thesis
    Bir Irkçılık Mücadelesi: Müzik ile Başkaldırış
    (2021) Yaşar, Esra; Mühürcüoğlu, Korhan
    Çalışma; kimlik inşası bağlamında, siyaset ve müzik arasında oluşan ilişkinin irdelenmesi üzerine temellendirilmiştir. Ağırlık verilen noktalar; ırk ve ırkçılık kavramları, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan Afro-Amerikalıların kölelik geçmişi, eşitlik istekleri ve siyah derililerin özgürlük mücadelelerinde müziğin etkinliği şeklinde sıralanabilirken; müziğin başkaldırı aracı olarak kullanılması ana konu olarak işlenmiştir. Koyu ten renkleriyle belki de ırk ayrımında 'en belirgin' farka sahip olan siyahilerin, asırlar boyu onlara 'layık' görülen kölelikten, müzik kültüründe zirveye hangi yolları kat ederek ulaştıklarına ilişkin ayrıntıları içeren çalışmamızda, popülist siyahi müzisyenlerin -birçok düşünürün (Karl Marx, Eric Williams) kapitalizmi tanımlarken vurguladığı şekliyle- köle ticaretiyle beslenen kapitalist sisteme zaman içinde dâhil olduklarını ve hatta burjuvanın ta kendisi haline geldiklerini ispat ve kabullendirme hırsıyla sürdürdükleri lüks yaşamlara, gerçek anlamda zafer denilebilir mi ya da siyahi tarihinin sonuç kazanımı zenginlikten mi ibaret olmalı gibi sorulara cevap vermeyi amaçladık. Gerek pasif direniş ile gerekse şiddet yoluyla özgürlüklerini elde etmek isteyen Afro-Amerikalıların serüvenlerinin anlatıldığı bu çalışma, bir ırkçılık mücadelesini konu almıştır. Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığına uzanan siyah devrimin, müzikte karşılığı yadsınamazken, sosyal politikada yansıma bulup bulmadığı tartışmalıdır. Günümüz müziğinde siyah başkaldırısı, yeni bir kültürü önümüze sermekte olup; sayısız müzik türünün inşasında siyah derililer ile yollarımızı kesiştirmektedir. Modern müziğin temellerinin, siyahiler tarafından atıldığı tartışmasız olup; mezalime karşılık olarak Tanrı'ya yakarışla başlayan ezgili sanatın, bugün ekonomik güç listesinde üst sıralarda yerini aldığı hakikatiyle, siyahilerin müzikte bir ayrımcılığa uğramadığı ve hatta tüm dünyaca kabul gördüğü bir gerçeklik yaşıyoruz.
  • Master Thesis
    Türkiye'de İdari İşlerin Yürütülmesinde Siyasetçi Bürokrat İlişkisi
    (2021) Kumtuna, Deryam; Ülker, Halil İbrahim
    KUMTUNA, Deryam. Türkiye'de İdari İşlerin Yönetilmesinde Siyasetçi Bürokrat İlişkisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2021. Weber'in kuramsal alanda temellendirdiği bürokrasi kavramının birçok tanımı bulunmaktadır. Bürokrasi; 'bürokratların yönetimi, rasyonel örgüt, memurlar tarafından yönetim,' gibi tanımları literatürde yer almaktadır. Bürokrasi toplumda daha çok örgüt yapılarının olumsuzluklarına ya da güç tekelinin kötüye kullanılmasını ifade eden, bir nevi kötüleyici kavram olarak nitelendirilmekte; otoriteye aşırı bağımlılık, sorumluluktan kaçma, yetki devrinde isteksizlik gibi durumlar bu ifadeye örnek gösterilmektedir. Bu kavramın tanımından ziyade, temel öğelerini ve belirleyici faktörlerini nitelendirerek 'ideal tip' bürokrasiyi tanımlamaya çalışan Weber; kamu ve özel alanların ayrılması, görevlerin önceden belli olduğu, düzenli, gayrişahsilik gibi özelliklerin ve modern siyasal sistemin ihtiyaç duyduğu bir örgüt tipi olarak nitelendirmiştir. Weberyen anlayışta bürokrasi, yönetim şekli değil, yazılı kurallara dayalı, profesyonellikle oluşturulup işlerin yürütüldüğü bir öğüt biçimidir. Bu şekilde ele alındığında bürokrasi; uzmanlaşma, hiyerarşik yapı, iş bölümü, planlanma ve örgütlenme çerçevesinde geniş kitlelerin yönetimini disiplin içerisinde gerçekleştirmeyi gerektiren toplumun bir aşamasıdır. Weberyan anlayışta bürokrasi; teknik açıdan diğer örgüt yapılarından üstün rasyonel bir örgüt biçimidir. Bu örgüt biçimi ve siyaset kavramlarının birbirleri ile olan ilişkisi yadsınamaz bir gerçek olup yapısal çerçevede; değişime ayak uyduramama, merkeziyetçilik, yönetimde gizlilik ve dışa kapalılık gibi sorunlar görülürken; işlevsel çerçevede de siyasallaşma, sorumluluktan kaçma, aracılar ile işlerin yürütülmesi, yolsuzluk ve kuralcılık gibi sorunların mevcut sorunların görülebileceği bir sistemdir. Türk Kamu bürokrasisi bu bağlamda etkin, kaliteli, verimli ve rasyonel hizmet verme hususunda sorunlar yaşamaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk Kamu Yönetiminde Bürokratik Yapı, Bürokrasi Kuramları, Bürokrasi, Siyaset, Türk Kamu Yönetimi Bürokrasi Sorunları.
  • Master Thesis
    Türkiye-ab İlişkilerinin Kadının Siyasal Hayata Katılımına Etkisi
    (2023) Aşar, Dilara; Yiğit, Aslı
    Tarihsel süreçte kadın haklarının gelişmesi kadının siyasal yaşama katılımını da etkilemiştir. Türkiye'de kadının siyasal hayatta aktif görev alması Avrupa'daki kadın hareketlerinden farklı bir süreçte gerçekleşmiştir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü ilişkiler söz konusu sürece etki etmiştir. Bu çalışmada Türkiye-AB İlişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle Avrupa Birliği'nin tarihi ele alınmış, AB'nin temel organları incelenmiştir. İkinci bölümde kadın haklarına yönelik genel bakış, kadın istihdamı konularına değinilmiştir. Kadın haklarının tarihsel gelişimi incelenerek AB'nin hangi aşamalarda geliştirici ve dönüştürücü olduğuna değinilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri, 2000-2022 yılları arasında yayınlanan ilerleme raporları bağlamında incelenerek kadınların siyasal hayata katılımlarının gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak ilerleme raporlarından da hareketle kadınların siyasal hayata katılım oranının her daim düşük kaldığı, raporlarda bile bu soruna yer verilmesinin giderek azaldığı, buna rağmen farklı öneriler getirilmediği görülmüştür. Neticede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında kadınların siyasal hayata katılımlarında çok az bir ilerleme olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Siyaset, Kadın hakları, Türkiye-AB İlişkileri, Siyasal Hayatta Kadın
  • Master Thesis
    Küreselleşmenin Siyasi Sonuçları ve Türkiye'ye Yansımaları
    (2014) Nişikli, Elif; Ülker, Halil İbrahim
    Küreselleşmenin dünya üzerindeki etkileri birçok araştırmaya konu olmuştur. Son yıllarda, küreselleşen ekonomi dünyada önemli değişikliklere neden olmaktadır. Dünya bugün bilgi çağını yaşamakta olup, tüm ekonomik faaliyetleri birbirini etkilemektedir. Bir ülkede meydana gelen ekonomik kriz tüm dünyaya yayılabilmektedir. Dünya, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan yeni aktörler tarafından yönetilmeye başlamıştır. Günümüzde dünya yeni bir dünya düzeni arayışındadır. Son yüzyılda meydana gelen çeşitli entegrasyon hareketleri ise küreselleşme sürecine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu çalışmanın amacı küreselleşmenin Türkiye'ye olan etkilerini belirleyerek incelemektir. Geçmişten günümüze küreselleşme kavramı incelenerek yorumlanmış, Türkiye'ye etkileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme – Siyaset – Türkiye
  • Master Thesis
    Türkiye'de 1980'den Günümüze Siyasal İktidar-bürokrasi İlişkileri
    (2010) Çevik, Fahrettin Kerem; Bircan, İsmail
    Bürokrasi ve siyaset birbirleriyle sürekli etkileşim içindedirler. Siyasal iktidar ve bürokrasi ilişkisi topluma hizmet gibi aynı hedef doğrultusunda, aynı değer ve araçlarla, uyum içinde çalışmaları esasına göre kurulmuştur. Bu çerçevede siyasal iktidar ülke yönetimine dair kararları politik bir süreç içerisinde almakta ve bu kararları kendisine bağlı olan bürokrasiye uygulatmaktadır. Siyaset ve bürokrasi arasındaki bu ayrım teorik olarak böyle ifade edilirken yönetsel uygulama ve günümüz gerçekleri açısından durum teorideki gibi gerçekleşmemektedir.Bu çalışmada, 1980'li yıllardan günümüze kadar geçen dönem içerisinde, siyasetçilerin ve bürokratların nasıl bir ilişki içerisinde olduğu, birbirlerini nasıl etkiledikleri ve bürokrasi siyasal iktidar ilişkilerindeki mevcut sorunlar ortaya konulmuş olup, daha sonra ise çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.Genel olarak sorunlar siyasetçilerin ve bürokratların kendi amaç ve planları doğrultusunda birbirlerini etkilemek istemesinden kaynaklanmaktadır. Çözüm önerileri olarak ise şeffaflaşma, üst düzey bürokratların siyasete karışmaması ve yönetimin siyasallaşmasının önüne geçilmesi olarak dile getirilmiştir.Anahtar Sözcükler1. Bürokrasi2. Siyaset3. Siyasal İktidar - Bürokrasi İlişkileri4. Bürokrasinin Sorunları5. Bürokratik Siyaset
  • Master Thesis
    Kadınların Siyasi Kariyerlerinde Cam Tavan Etkisi
    (2013) Gönül, Ayşe Füsun; Ülker, Halil İbrahim
    Kadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engelinin etkisini araştıran çalışma, ülkemizde kadınların siyasal katılımlarının yetersiz olması gerçeği ve sorunundan yola çıkılarak başlamıştır. Ülkemizdeki kadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engeli konusunda bugüne kadar bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, araştırma sonucunda bilimsel bir katkı sunmanın yanı sıra, siyasi partilerdeki emektar kadınlara teşvik edici bir kaynak oluşturmak da amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni olarak, Türkiye Büyük Millet Meclsi?nde grup kuran 4 siyasi partinin Ankara?da yaşayan kadın üyeleri belirlenmiştir. Örneklem olarak ise Ankara?da Genel Merkez?de ve ilçe-il teşkilatlarında üye olan kadın siyasetçiler seçilmiş ve 119 kadına anket uygulanmıştır. Ayrıca karar mekanizmalarına yükselmeyi başarmış ( cam tavan engelini kırabilmiş ) 13 kadın siyasetçi ile yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Mülakat ve anketler, bağımlı değişken olarak belirlenen parlamenter sistemdeki hedeflere göre yapılmıştır. Cam tavanın varlığı ve seviyesi parlamenter sistemde aranmıştır . Ankette , yerel yönetimlere ilişkin de bir soru sorulmuştur ve kadınların önemli bir kısmının yerel yönetimlerde aktif olmaya hevesli olmadıkları gerçeğiyle karşılaşılmıştır. Bu sonucun kadın dostu belediyeler oluşturmak adına kaygı verici olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Daha önce incelenmiş olan iş hayatında cam tavan etkisinin kategorilerinden beslenilerek, erkeklerin kadınlar için oluşturdukları engeller, kadınların kadınlar için oluşturdukları engeller ve kadınların kendileri için oluşturdukları engeller kategorileri araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın, alt amaçları da anketin sorularını oluşturmuştur. Anket cevapları ki-kare (chi-square) testiyle değerlendirmeye alınmıştır. Anket ve mülakatlar sonucunda beklenmedik sonuçlarla da karşılaşılmıştır. Kadın siyasetçiler, kendilerine rol model olarak erkek siyasetçileri seçmişlerdir. Ülkemizde siyasal sistemin, rol model olabilecek kadın siyasetçiler yetiştirmek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İş yaşamının aksine siyasette erkeklerin, kadınların yükselmeleri için bir sorun teşkil etmediği ve erkeklerle sorun yaşamanın, cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde iş yaşamında, kadının kadına engel yaratması kategorisi de siyasette geçerli olmamış, kadınların kadınlarla sorun yaşaması durumu siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmamıştır. Ancak kadınların kendi kendilerine engel oluşturmaları gerçeği , iş yaşamının yanı sıra siyasette de yer bulmuş ve kadının kendi kendine koyduğu sınırlar , siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmuştur.Siyasette cam tavan engelinin kategorilerine dahil edilebilecek yeni bulgular : i) Eğitim yetersizliği ii) Kariyer yapmamak iii) Çocuk sahibi olmak iv) STK deneyimi yaşamamak v) Cam tavan engelinin farkında olmamak olarak ortaya çıkmıştır. Kadınlar siyasette yükselirken, söz konusu kategoriler yüzünden kendilerine bariyer koymaktadırlar. Parlamenter sisteme yönelik hedeflerde ise kritik eşik milletvekilliği olarak belirlenmiştir. Mülakat yapılan karar mekanzimasına yükselebilmiş kadınların ise mevcut pozisyonlarının üstünde bir pozisyonu talep ettiklerini söylemek konusunda çekince yaşadıkları, parti büyüklerinin oklarına hedef olma çekincesi yaşadıkları gözlenmiştir. Milletvekilliğine kadar olan siyasi pozisyonları, 119 kadın içinde toplam 80 kadın seçmiştir, en çok işaretlenen pozisyon, 30 kadın tarafından hedeflenen milletvekilliğidir, milletvekilliğinden sonraki pozisyonları ise 119 kadın içinde 9 kadın hedeflemiştir. Sonuç olarak Türkiye- Ankara evreninden seçilen 119 kadın siyasetçiden oluşturulan örnekleme göre siyasette cam tavan için kritik eşik milletvekilliğidir. Milletvekilliği ve sonrasındaki pozisyonlar kadınlar için cam tavan sahasını oluşturmaktadır Anahtar Sözcükler : 1. Siyasette Cam Tavan 2. Kadın siyasetçi 3. Rol model
  • Master Thesis
    Türkiye'de Sol Hareketlerin Evrimi ve Başarısızlık Nedenleri
    (2020) Yılmaz, Mertcan; Ülker, Halil İbrahim
    Türkiye'de çok partili hayata geçildiği ilk günden bu yana yüzlerce parti açıldı, yüzlerce parti kapandı. Elde edilen bilgiler sonucunda, sağ partilerin hegemonyası, çok partili yaşamın ilk gününden bu yana mutlak üstünlük ile devam etmiştir. Osmanlı'nın 600 yıllık mutlak hakimiyeti sırasında, tek kişilik otoritenin ağırlığı her zaman halkın arkasındaydı, ancak bu mutlak kural halkın tüm kesimleri tarafından kabul edilmedi. Osmanlı dönemindeki ayaklanmalara ve bakarsak, ekonomik, dini ve siyasi nedenlerin varlığını görürüz. Böylece, bu algının yok edildiği döneme ayak uydurmuş bir Türkiye Cumhuriyetinde, sol görüşe karşı baskı, çok partili yaşamın başlamasından bu yana her hükümetin kullandığı bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır. Anadolu'da 2. Meşrutiyet döneminden itibaren ' ilk sol hareketler görülmeye başlanmış, Geç Osmanlı, Milli Mücadele, Tek Parti dönemi ve çok partili dönem olarak devam etmiştir. Arkasındaki entelektüel yapısıyla hafife alınmayacak bir tarihe sahip olan bu ideoloji, 1977 Ecevit hükümeti dışında Türkiye'deki ciddi başarılar ve mutlak bir hakimiyet kazanamamıştır. Türkiye'de sol hareketlerin evrimi ve iktidar olamamasının altındaki başarısızlık nedenleri tek bir nedenle açıklanamayacak kadar geniş bir perspektif çizmektedir. Merkez-çevre teorisi, Din algısı, Türk toplum yapısı, ekonomik faktörler, solun kendi içindeki sıkıntılar olmak üzere bir çok bağlamıyla oluşturulan bu tezte, birçok soruya cevap aramıştır. Araştırmalar sonucunda, sol ideolojinin tarihsel bağlamında hangi fikirlerin var olduğu, nasıl geliştiği ve ülkemize nasıl yansıdığı konusunda birçok gözlem yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana solun her zaman, ''iktidarı tehdit eden, her dönemde baskı altında tutulan ve genel olarak sorunlarını açıklayamayan bir ideoloji olarak görülmesidir.'' Ayrıca Sovyetler ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık Türkiye'de solun gelişimini mutlak ölçüde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Sol İdeoloji, Sosyalist İdeoloji, Türkiye'de sol, Sol İdeoloji ve Türkiye
  • Master Thesis
    Savunma Sanayiinin Türk Kamu Yönetiminde Özgün Gelişim Sürecine Bir Örnek: Atak Projesi
    (2020) Liman, Köksal; Şahin, Savaş Zafer
    Türkiye'nin son 15 yılda savunma sanayii alanında kaydettiği ilerlemenin arka planında neler olduğu merak konusudur. Ülkemiz bu süre içerisinde birçok farklı tarım ve sanayi ürününde ithalata yönelirken teknolojinin en üst düzeye çıktığı, ülkelerin gelişmişlik seviyesinin ölçüldüğü helikopter gibi savunma sanayii ürünlerinde ise ithalat miktarları dramatik bir şekilde azalmakta, hatta ülke sanayisi ihracata yönelmektedir. Bu başarının arkasında savunma sanayiinin devlet tarafından desteklenmesinin büyük payı bulunmaktadır. Devlet Planlama Teşkilatı gibi köklü denilebilecek birçok bürokratik kurumun büyük değişim ve dönüşüme uğradığı aynı yıllarda büyük gelişim gösteren savunma sanayii alanındaki kamu bürokrasisinin yaşamış olduğu tecrübenin savunma sanayiindeki gelişmeleri büyük ölçüde açıkladığı görülmektedir. Savunma sanayiinde yaşanan dönüşümün bir kamu politikası ve bürokratik dönüşüm süreci olarak yeni kamu yönetimi yaklaşımlarına göre farklı bir dönüşüm geçirdiği düşünülebilir. Ancak, yapılacak derinlemesine bir analizde savunma sanayindeki dönüşüm sürecinin de bu yaklaşımdan etkilendiği söylenebilir. Bu çalışmanın amacı, yeni kamu yönetimi uygulamalarının etkisi altında farklı bir dönüşüm süreci yaşayan savunma sanayi örneğini simgesel anlam taşıyan ATAK proje süreci üzerinden değerlendirerek Türkiye'de yeni kamu yönetimi yaklaşımının farklı kamu politikası alanları üzerindeki etkilerini göstermektir. Anahtar Sözcükler: Savunma sanayii, kamu yönetimi, yeni kamu yönetimi yaklaşımı (YKY), siyaset, bürokrasi
  • Master Thesis
    Gelişen Havacılık Sektörü ve Siyaset ile İlişkisi
    (2021) Şahin, Emre; Ülker, Halil İbrahim
    Havacılık ve siyaset kavramları arasındaki ilişkiyi Hava Hakimiyet Teorisi özelinde değerlendirilmesini amaçlayan bu çalışma ile literatüre katkı sağlamak ve farklı bir bakış açısı ile değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu gaye için, konuyla özleşen yabancı ve yerli kaynaklar metin ve söylem analizinden geçirilmiş, uluslararası raporlar taranmış ve tarihsel karşılaştırmalı yöntem kullanılarak geçmişte yaşanan olaylar ışığında bugünü ve yarını etkileyen ve etkileyeceği düşünülen, ülkelerin politikalarına yön veren olaylar incelenmiştir. Ulaşılan bilgiler ışığında; gelişen teknoloji ile beraber, havacılık ile iç siyaset ve uluslararası siyaset arasındaki ilişki, daha geniş ve kapsamlı bir değerlendirmeye gereksinim göstermektedir. Hava hakimiyet teorisinin ortaya çıkmasından bugüne kadar yaşanan gelişmeler ile beraber, teorinin tekrar ele alınarak güncel bir yaklaşımla ortaya konması gerektiği düşünülmüştür. Havacılık sektörünün gelişmesi ile beraber ülkelerin küresel anlamda siyaset, ekonomi ve savunma gibi alanlarda çok boyutlu bir değişimi öngördüğü düşünülmektedir. Ayrıca bir ülkenin hava gücü, milli güvenlik politikalarınca başka ülkeler ile ilişkilerinde söz sahibi olma ve toprak bütünlüğünün korunması amacıyla büyük önem arz etmektedir. Bu açıdan havacılık ve savunma arasında, ülkelerin politikalarında büyük değişimlerin meydana geldiği bilinmektedir. Özellikle son yıllarda gelişen havacılık teknolojileri ile beraber İHA ve SİHA gibi havacılık ürünlerinin popülaritesinin arttığı ve bu sistemlerde öncü konuma yerleşmek isteyen ülkelerin birbirlerine engel olma niteliğiyle sıkça ambargo ve yaptırımlar uyguladığı görülmektedir. Bununla beraber bu sistemlerde başarılı gelişim sağlayan ülkelerin istihdam oranlarında artış meydana gelmekte, üretilen yüksek teknoloji havacılık ürünlerinin temini ve rehberliği amacıyla diğer dünya devletlerinden talepler alınmakta, alt sistemlerin gelişiminde payı olan sektörlere ekonomik olarak katkı sağlanmaktadır. Aynı zamanda terörizm ile mücadelede üstün başarılar elde edilmekte, elde edilen stratejik başarılar neticesinde yeni politik ilişkiler kurmaya yardımcı olurken savunma sanayide dışa olan bağımlılık azaltmakta ve dış siyasette sözü geçer niteliğe ulaşmada katkı sağladığı görülmektedir.
  • Master Thesis
    Seçmen Davranışlarına Yönelik Bir Alan Araştırması: Şanlıurfa Örneği
    (2019) Şenbayram, Neval; Ülker, Halil İbrahim
    Günümüzde yurttaşların mevcut siyasal haklarının varlığı, çoğulcu demokrasinin bir gereği olan siyasal partilerin artışıyla birlikte seçmenin oy verme tercihinin farklılık gösterip göstermediğinin araştırılması gerekliliği doğmuştur. Bu çalışmanın amacı; Şanlıurfa ilinde seçmen davranışları üzerinde etkili olan unsurların, siyasal katılım düzeylerinin ve siyasal yönelimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, Şanlıurfa ilinde yaşayan seçmenlerin davranışlarını etkileyen faktörlere genel bir bakış açısı sunup, seçmenlerin oy verme davranışı üzerinde yapılan bir alan araştırmasıdır. Bu amaçla seçmen davranışını farklılaştıran etmenler ortaya konulurken seçmenin demografik özelliklerine bağlı olaraktan, parti ve lidere bakış açısı, aşiret bağlılığı, etnisite ve ideoloji gibi faktörlerin seçmen davranışına etkisi incelenecektir.