Search Results

Now showing 1 - 9 of 9
  • Master Thesis
    Türk diplomasisinin modernleşmesi; Türk-İngiliz diplomatik ilişkileri (1923-1939)
    (2021) Eroğlu, İsmet; Mühürcüoğlu, Korhan
    Osmanlı Devleti, 18.YY sonu ve 19. YY'da, devletin çöküşünü engellemek amacıyla ciddi bir modernleşme sürecine girmiştir. Yönetici sınıfı olan bürokratik elit, politika, eğitim, bürokrasi ve diplomasi gibi konularda Osmanlı Devleti'ni modernleştirmeye çalışmıştır. III. Selim Döneminde diplomatik açıdan büyük bir yenilik yapan Osmanlı Devleti, ilk daimî temsilciliğini 1793 yılında Londra'da açmıştır. 1793'ten sonra da diplomatik modernleşmeye büyük önem veren Osmanlı, bu konuyla ilgili birçok yenilik yapmıştır. Osmanlı Devleti'nin çöküşünü engellemeye çalışan bürokratik elit başarılı olamamış ve Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşının ardından resmen yıkılmıştır. Ardından başlayan milli mücadele ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti de tıpkı Osmanlı Devleti gibi birçok konuda modernleşme çabası içine girmiştir. Atatürk döneminde çağa uyum sağlamak ve muasır medeniyetler seviyesine çıkmak için birçok konuda batı devletleri örnek alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu yıldan itibaren Türk- İngiliz ilişkilerine oldukça önem vermiş ve seçkin diplomatlarını Londra'da bulunan Büyükelçilik bünyesine göndermiştir. I. Dünya savaşı sonrası iki devletin ikili ilişkileri gerginliklerle devam etmiş fakat 1930'lu yılların ortalarından itibaren dostluğa dönüşmeyi başarmıştır. Türk- İngiliz ilişkilerinin dostluğa dönüşmesinde diplomatların rolünü inceleyen bu çalışmada ayrıca Osmanlı döneminden itibaren başlayan ve bilhassa Türkiye Cumhuriyeti döneminde de devam eden diplomatik modernleşme ele alınmıştır. İkincil literatür taraması yöntemiyle hazırlanan bu çalışmada teori olarak; İnkeles'in modernleşme kuramı tercih edilmiştir.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 3
    Kavaklidere-Ankara: the Formation of a Residential District During the 1950s
    (Emerald Group Publishing Ltd, 2015) Resuloglu, Cilga; Ergut, Elvan Altan; Interior Architecture and Environmental Design
    This paper aims to examine the formation of Kayak Were as a 'modern' residential district during the 1950s. Contemporary urbanization brought about changes in various regions of Ankara, among which Kavaklidere emerged as an important location with features that defined a new stage in the development of the identity of the capital city. The construction of houses in this district from the early 1950s onwards was in accordance with new functional requirements resulting from the needs of the contemporary socio-economic context, and exemplified the relationship between architectural approaches and social developments. In line with the rapid urbanization of Ankara throughout the 1950s, daily life in Kavaklidere was transformed, as experienced in the apartment blocks that were the newly constructed sites of modernization. The contemporary transformation of Kavaklidere was apparently formal and spatial, with the modernist architectural approach of the period, i.e. the so-called International Style, beginning to dominate in the shaping of its changing character. Nonetheless, the transformation was not only architectural but also social: the characteristics of this part of the city were then defined by structures like these apartment blocks, which brought modernist design features, together with modern ways of living, into wider public use and appreciation. The paper discusses how the identity of Kavaklidere as a residential district was formed in the context of the mid-twentieth century, when these new residences emerged as pioneering modernist architectural housing, the product of social change, which housed and hence facilitated the 'modern' lifestyle of that time.
  • Master Thesis
    Dil, Kültür ve Tarih Bağlamında Tanzimat Sonrası Basınla Beraber Yaşanan Modernleşmeye Dair İnceleme
    (2015) Teke, İsmail; Ülker, Halil İbrahim
    İnsanların kolektif yaşama ihtiyacı karşılıklı olarak iletişime geçme sonucunu doğurmuştur. Bu şekilde ortaya çıkan dil, nesilden nesile bilgi ve tecrübe aktarım aracı olarak kültürü yaratmış ve zaman içerisindeki devinimleri ise tarih kavramının içerisinde yer almıştır. Bir toplumun bir daha geri döndürülemeyecek bir biçimde geleceğe aktarılması olan kalkınmanın gelişmişlik düzeyi göstergelerinden biri olan modernleşme ise bu üç sacayağının kesişim kümesinde yer alan bir olgu olup bu üç sacayağının üzerinde şekillenmektedir. Bu tezin amacı Tanzimat dönemi sonrasında dil, kültür ve tarih olgularının basınla beraber yaşanan modernleşme kapsamında evrimi ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun modernleşme üzerine olası etkisini açıklamaktır. Tezde öncelikle bu öğeler önce sırası ile açıklanmış ve etkiler analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Dil, kültür, tarih, Tanzimat, basın; modernleşme, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu
  • Master Thesis
    Avrupa Güç Dengesi Bağlamında Rus Modernleşmesi
    (2005) Türkgil, Mustafa Kemal; Hurmi, Bahar Turhan
    Rus modernleşmesi, Avrupa güç dengesi sistemini derinden etkilemiştir. Rusyamodernleşme süreci ile bir yandan doğuya doğru genişleyen imparatorluğunu sağlamlaştırmış,diğer yandan da Avrupa güç dengesini belirleyen bir aktör haline gelmiştir. Bu durumusağlamak için başlangıçta yukarıdan reformlar yoluyla savunmacı modernleşme sürecikullanılmıştır. Bu yöntem paradoksalolarak serfliğin yaygınlaşması örneğinde olduğu gibigeleneksel yapıların güçlenmesine de neden olmuştur. Modernizmin dinamik yapısı, süreçiçerisinde savunmacı modernleşmenin etkinliğini azaltmıştır. Bu gelişme ulusal ve uluslararasıçevreyi dönüştürerek, Rusya için otokrasi ve serflik gibi geleneksel yapıyı oluşturan temellerinvarlığını sürdürmesini imkansızlaşmıştır.
  • Master Thesis
    Tanzimat'tan Günümüze Türk Devlet İdare Teşkilatında Bürokratik Modernleşme Hareketleri
    (2015) Güvenç, İbrahim Alper; Ülker, Halil İbrahim
    Tezin amacı endüstrileşme devrimi ile gelişen dünyadaki sistemlere uyum sağlama çabası içerisinde bulunan Osmanlı devlet yönetiminde 19. yüzyılda Tanzimat reformları ile başlayan ve Cumhuriyet Türkiye'sinde devam eden bürokratik modernleşme süreci incelenerek Türk bürokrasinin gelişim basamakları anlaşılmaya çalışılmıştır. Tez çalışmasında basılı yayınlar, kitaplar, istatistiki veriler, araştırma raporları, yüksek lisans, doktora tezleri, makaleler incelenmiş ve bunlardan yararlanılmıştır. Tanzimat ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk bürokrasisi, modernleşme çabası içerisinde Weber'in hukuki-rasyonel kavramına uygun olarak yapılanmaya çalışmıştır. Cumhuriyet döneminde çok partili yaşama geçilmesi ve devletin değişen rolü ile rasyonel- üretken bürokrasi kamu yönetiminde yerini almaya başlamıştır. 21. yüzyılda Devlet idare yapısı YKİ (Yeni Kamu İşletmesi) kavramı ile verimlilik, hız ve şeffaflık gibi ilkelerle çağa uyum sağlama çabasına girmiştir. Gelişmiş Batı ülkelerinde örnekleri bulanan, bürokratik modernleşme çabalarının istenilen şekilde gerçekleşemediği ve bürokratik yapıların bu ülkelerin henüz çok gerisinde olduğu görülmektedir. Bürokrasi, siyaset ilişkisi içerisinde bürokratik yapı, uzun vadeli politika yürütebilme kabiliyetini, siyaset kurumunun gündelik popülist yaklaşımlarının etkisi ile beklenen etkinliği gösterememektedir. Osmanlı devletinde Tanzimat'la birlikte merkeziyetçi bir yaklaşımla uygulanan modernleşme, Cumhuriyet döneminde 1950'ye kadar meclis hükümetleri tarafından, devrimlerin halk tabanına yayılabilmesi düşüncesiyle, dönemin şartları içerisinde gerçekleştirilmeye çalışılmış, çok partili yaşama geçiş sürecinde siyaset kurumunun günlük politikalarının karşısında, bürokrasi etkinliğini ve modernleşme sürecindeki rolünü kaybetmiştir.
  • Master Thesis
    Tanzimat'tan Günümüze Eğitimde Alanında Yapılan Reformlar
    (2015) Elçi, Aybala Erdoğan; Ülker, Halil İbrahim
    Bu çalışmada, Osmanlı'dan günümüze eğitim sistemi ve bu eğitim sistemi üzerinde yapılan reformların neler olduğu, eğitime katkıları, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan Tanzimat'ın yeniliklerine kadar olan dönem, Eğitimde modernleşme çabaları, Tanzimat dönemi, Mutlakıyet dönemi, İkinci Meşrutiyet dönemi, Kurtuluş Savaşı dönemi, Türkiye Cumhuriyeti dönemi ve en son Eğitim şuraları başlıkları altında incelenmiştir. İnsanların bilginin değerini anladığı ve temel bilgilerinin yapıtaşlarını kurduğu eğitim, bilgiye erişmede en önemli araçtır. İnsanlık tarihi boyunca toplumların, varlıklarını devam ettirebilmeleri sosyal yaşantılarını sağlayabilmeleri eğitim doğrultusunda olmuştur. Eğitim toplumu iyi yerlere taşıyacağı gibi, bazen de geri kalmasında etkendir. Toplumda yaşanan en ufak bir sorunda hemen eğitim düzeyi irdelenerek, sebep genellikle eğitime bağlanmıştır. Osmanlı döneminin genelinde, belli düzeydeki öğrencilerin devlet erkanında görev almak için yetiştirilirken, diğer kesiminin daha düşük nitelikteki Sıbyan Okulları, medreselerde eğitim görmesi, daha eğitimin ilk kademesinde sınıf ayrımcılığını doğurmuştur. Eğitimin ilk basamağı olan ilkokullarda, eğitime yeteri kadar önemin verilmemesi kuruluş amacı Kuran okutmak, namaz kıldırmak gibi dini konular olan okullardan anlaşılmaktadır. Her ne kadar ilerleyen dönemlerde Batı hayranlığı sebebiyle eğitimde reformlar yapılıp yurt dışına öğrenciler gönderilerek gelişmeler takip edilmek istense de ulaşılmak istenen batı standartlarında bir eğitim modeli yaratılamamıştır. Batılı eğitim ile geleneksel eğitim görenler arasındaki uçurum büyümüş, köklü çözümlerden ziyade o dönemi kurtaracak önlemler alınmıştır. Osmanlının son dönemlerinde ders programları modern konuları içine alacak şekilde yeniden düzenlenmiş, Türkçe öğretime ağırlık verilmiş, fakir öğrencilere burs verilerek eğitimde fırsat eşitliği sağlanılmaya çalışılsa da ülkenin buhranlı dönemi ve sonrasındaki kurtuluş mücadelesi önceliği vatan savunmasına geçirmiştir. Cumhuriyet dönemi ile birlikte milli bilincin, beraberliğin oluşmasında asıl etkenin eğitim olduğu vurgulanarak bu doğrultuda birçok reformlara imza atılmıştır. Eğitimde reform yapmak, geçmişten günümüze devletleri felakete sürükleyen sebepleri, kötü gidişatı ortadan kaldırmak için bir yol niteliği taşımaktadır. Tanzimat döneminde hasta adamı tedavi etmenin yolunun eğitimden geçmesi, Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra reform isteklerinin ağır basması, Mutlakiyet ve İstibdat idaresinden bunalan ülkeye yeni bir çehre kazandırma arzusu gibi sebepler eğitimin bir araç olarak görülmesini destekler niteliktedir. Cumhuriyet dönemi sonrasında ise her hükümetin kendi döneminde eğitim sisteminde değişikler yapmış ya da yenilikleri parti propagandası olarak görmüştür. Tüm bunlardan dolayı, hak ettiği önemi göremeyen eğitimde yeteri kadar ilerleme sağlanamamıştır.
  • Article
    Besir Fuad's voltaire: Liberating the Individual
    (Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2022) Muhurcuoglu, Korhan
    Besir Fuad (1852?-1887) is an obscure figure among late nineteenth century Ottoman intellectuals known for his materialistic views which were unprecedented under the Hamidian regime (1876-1909) and who shocked his contemporaries by committing suicide at an early age, leaving a note and a letter containing his last impressions and world view. Just months before his suicide, Besir Fuad published a Voltaire biography in which he commemorates him as an Enlightenment ideal to be emulated in humankind's struggle against religious intolerance. In this article, Besir Fuad's Voltaire (1886) is examined, arguing that the monograph was, though in an embryonic form, an early expression and defence of individual liberty, based on a materialistic world view that aims at demystification of the prevailing customs and morals as irrational and superstitious absurdities to pave the way for a future society in which the individual would be in liberty.
  • Book Part
    Azerbaijan: a Post-Soviet Media in Limbo
    (wiley, 2024) Seyidov, I.
    As a developing country, Azerbaijan focuses on modernization and development in all areas. One of them is the media in which there are several problems that need to be solved — like in all other post-Soviet countries. This chapter discusses the media landscape of Azerbaijan. It analyzes both the legal documents and the related studies through a comprehensive literature review to understand the current situation of the media in Azerbaijan. The legal system in Azerbaijan is based on Continental European law; however, there are still some remnants of the past Soviet communist system. The Republic of Azerbaijan's Law on Media was enacted at the end of 2021, and it came into force following its publication in the official gazette on 8 February 2022. The Venice Commission of Council of Europe emphasizes that the Law paves the way for regulating the media sector, including online media, and restricts the activities. © 2025 by John Wiley & Sons, Inc. All rights reserved.
  • Master Thesis
    Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, Romanlarda Batılılaşma ve Kadın
    (2016) Demirgüç, Birce; Özen, Hayriye
    Bu tez, 'kadınlık durumunun' Osmanlı ve Cumhuriyet batılılaşması/modernleşmesi sürecinde romanlarda nasıl temsil edildiğini incelemektedir. Çalışmada, hemen her açıdan bir geçiş dönemi olan ve modernleşmenin başladığı 19. yüzyılın yanı sıra, batılılaşmanın hız kazandığı ve yoğunlaştığı 20. yüzyıl da ele alınmıştır. Gerçeğe son derece yakın bir tarih anlatıcılığı yaptığı düşünülen dönem romanlarının metin incelemeleri yapılmıştır. İncelemeye esas olarak 'muhafazakâr', 'modernleşmeci' ve 'sentez arayışında' olarak kategorize edilen yazarların romanları konu edilmiştir. Bunun yanı sıra, söz konusu romanlar üzerine yapılmış çalışmalar da ikincil kaynaklar olarak kullanılmıştır. Çalışma, Doğu – Batı karşıtlığının toplumsal düzlemde yarattığı buhran ve çatışmanın, kadınlığın temsilini de önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymaktadır. Bir yandan modern toplumda kadının rolünün değişmesi gerektiğine vurgu yapılırken, diğer yandan geleneksel cinsiyet rollerinden de tam olarak sıyrılmasına izin verilmediği gösterilmektedir.