Search Results

Now showing 1 - 10 of 14
  • Article
    ISAR Imaging of Drone Swarms at 77 GHz
    (Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2025) Coruk, Remziye Busra; Kara, Ali; Aydin, Elif
    The proliferation of easily available, internet-purchased drones, coupled with the emergence of coordinated drone swarms, poses a significant security threat for airspace. Detecting these swarms is crucial to prevent potential accidents, criminal misuse, and airspace disruptions. This paper proposes a novel inverse synthetic aperture radar (ISAR) imaging technique for high-resolution reconstruction of drone swarms at 77 GHz millimeter wave (mmWave) frequency, offering a valuable tool for military and defense antidrone systems. The key parameters affecting down-range and cross-range resolution (0.05 m), ultimately enabling the generation of detailed ISAR images are discussed. Here, we create diverse scenarios encompassing various swarm formations, sizes, and payload configurations by employing ANSYS simulations. To enhance image quality, different window functions are evaluated, and the Hamming window is selected due to its highest peak signal-to-noise ratio (PSNR) (16.3645) and structural similarity (SSIM) (0.9067) values, ensuring superior noise reduction and structural preservation. The results demonstrate that the effectiveness of high-resolution ISAR imaging in accurately detecting and characterizing drone swarms pave the way for enhanced airspace security measures.
  • Article
    Havada Görevlendirilebilen Tekerleksiz Araç Tasarımı – Kişisel Hava Aracı
    (2022) Küçüköztaş, Korcan; Taşcı, Furkan; Varlı, Hüseyin; Gök, Eren; Kaftanoğlu, Bilgin; Baytaroğlu, Şakir
    Bu çalışmada, asgari 100kg yük taşıma kapasitesi olan, hafif ve fonksiyonel bir araç tasarımı yapılmıştır. Bu araç, sahip olduğu sekiz pervane sayesinde havada görev görebilirken aynı zamanda yere ve suya dikey iniş de gerçekleştirebilme özelliğine sahiptir. Bu tasarım, kurtarma ekiplerinin ulaşımı, kargo taşımacılığı ve kısa mesafeler içinde, insanların özel ulaşım ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacı ile tasarlanmıştır. Her pervane motoru tek başına 94kg taşıyabilmekle beraber, aracın toplam taşıyabileceği yük kendi ağırlığıyla birlikte 752kg olmuştur. Proje sürecinde, ön tasarım ve detaylı tasarım süreçleri yürütülmüştür. Tasarımlar, sonlu elemanlar analizleri ve hesaplamalı akışkanlar dinamiği simülasyonlarının sonuçları göz önünde tutularak yapılmıştır. Pervanelerin testi için deneysel iki düzenek tasarlanmıştır. İlk düzenek mekanik bir düzenek olmakla beraber iki taraftan oluşmaktadır. İlk tarafta bir yük hücresi kullanılarak pervanenin itiş gücünün ölçülmesi hedeflenmiştir. İkinci tarafta ise pervanenin dakikada kaç tur attığını ölçmek için bir fotodedektör veya Hall etkisi sensörü kullanılmıştır. İkinci düzenekte bir elektronik hız kontrolcüsü, motoru kontrol etmek için kullanılmıştır. Son olarak, kullanılan yük hücresinin ölçümlemesi için deneysel düzenekler tasarlanmıştır.
  • Article
    From Simulators To Skies: Engineering and Educational Advancements in Pilot Training: a Bibliometric Perspective
    (2025) Yılmaz, Ayşe Aslı
    The integration of advanced engineering innovations into pilot training has brought transformative changes to aviation education, emphasizing the role of technologies such as flight simulators, virtual reality (VR), augmented reality (AR), and artificial intelligence (AI). This study employs a bibliometric analysis to explore research trends, influential contributors, and thematic focuses in pilot training from 2000 to 2025, using data from 350 peer-reviewed articles indexed in the Web of Science. Findings reveal a significant rise in publications during the last decade, driven by advancements in simulation technologies, competency-based training, and human factors research. While the field has experienced rapid technological evolution, challenges such as cost barriers, integration complexities, and gaps in long-term performance evaluation remain. This paper highlights emerging trends, including competency-based training and assessment (CBTA) and scenario-based training (SBT) as well as physiological monitoring, offering a comprehensive roadmap for future research and innovation in aviation training.
  • Article
    Havacılık Endüstrisinde Kullanılmak Üzere Alüminyum Malzemelerin Korozyon Direncinin Arttırılması Amacıyla Yüzey Kaplaması Geliştirilmesi
    (2021) Ceylan, Çağlar; Duran, Bahtiyar; Koçyiğit, Osman; Koçer, Cem; Doğan, Berkay; Hacaloğlu, Tuğçe; Kaftanoğlu, Bilgin; Sengonul, Merih
    Havacılık endüstrisinde yüksek oranda kullanılan alüminyum alaşımlarını korozyona karşı korumak üzere genellikle kromat (krom VI bazlı) dönüşümlü kaplama (CCC) yöntemleri kullanılmaktadır. Ancak altı değerlikli kromun doğada oluşturduğu zararlı etkilerden dolayı, AB’nin REACH düzenlemeleri ile kullanımı kısıtlanmıştır. Bu çalışma ile krom +6 dönüşümlü kaplamalara alternatif olarak PVD,anodizasyon gibi yöntemlerin de olduğu kaplama çeşitleri araştırılmış ve kaplamaların korozyon dayanımıyla mekanik performansları incelenmiştir.
  • Publication
    Kara Tabanlı İHA Algılama ve Takibi: Karşılaştırmalı bir Analiz
    (2025) Akgun, Ozlem; Gürkan, Güray; Aldemir, Mevlana Halit; Erkaymaz, Hande
    Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte insansız hava araçları (İHA'lar), uygun fiyat, üretim kolaylığı ve boyutlarına göre önemli yük kapasitesi gibi avantajları nedeniyle hem askeri hem de sivil alanlarda önemli bir ün kazanmıştır. Ancak, İHA'ların yasadışı kullanımı da artmış ve bu tür kötüye kullanımları önlemek ve olası tehditleri azaltmak için bu araçları tespit etmeye ve izlemeye odaklanan yeni bir araştırma alanının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu derleme makalede karadan İHA tespit ve takibine yönelik güncel yöntem ve yaklaşımlar detaylı olarak incelenmiş, ayrıca mevcut çalışmaların durum değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik çalışma önerileri sunulmuştur.
  • Research Project
    Yüksek Sıcaklığa Dirençli Kaplamaların Numerik Modellenmesi Ve Simülasyonu
    (2018) Aslan, Özgür; Saeıdı, Farid
    Günümüzde malzeme teknolojisinin sınırlarında kullanıldığı en önemli iki sektör kuşkusuz havacılık/uzay ve savunma sanayidir. Yeni malzeme teknolojilerinin gelişmesiyle mevcut tasarım anlayışlarında da büyük değişimler söz konusudur. Bu değişimin en keskin yaşandığı alanlardan birisi kuşkusuz gas türbin teknolojisidir. Son teknoloji türbinler artık 400MW güç üretebilmekte ve %60 evrim barajını kırabilmektedirler. Bu verim barajının aşılmasındaki temel etken 1400°C dereceye kadar artırılan türbin iç sıcaklığıdır. Bilindiği gibi jet motorlarında türbin sıcaklığı ile motor performansı doğru orantıdır. Bu sebeple türbin kanatçıklarının yapısal bütünlüğünün bozulmaması için kullanılan süper-alaşımların üzerine yüksek sıcaklığa dirençli kaplamalar uygulanmakta ve ?termal bariyer kaplama sistemleri? adı verilen malzeme sistemleri oluşturulmaktadır. Termal bariyer kaplama sistemleri (TBCs) türbin kanatlarının performansını ve dayanıklılığını artırmak için gerçekleştirilen, modern yüzey mühendisliğinin en ileri uygulamalarından birisidir. Bu proje temelde matematiksel modelleme ve gelişmiş türbin teknolojisi için yüksek sıcaklık kaplama sistemleri termomekanik yapı tasarımı için hesaplama prosedürlerinin geliştirilmesini ele alan bir araştırma programıdır. Araştırma, TBC komponentlerin performans, dayanıklılık ve servis sürelerini tahmin edebilen bir matematik model oluşturarak ilgili numerik simülasyonların başarımını hedeflemektedir. Malzeme mekaniği açısından bakıldığında TBC sistemleri difüzyon, oksidasyon, faz dönüşümü, termo-elastik-viskoplastik deformasyon ve hasar gibi çok sayıda fenomenin kompleks ilişkisini içerir. Bu fenomenler kuvvetle birbirilerine bağlı olduklarından her birini izole ederek tüm değişkenlerin TBC üzerindeki göreli etkilerini belirlemek deneysel olarak çok zordur. Ayrıca bu fenomenlerin arkasındaki kuvvetler zamana bağlı ve yüksek ölçüde heterojendirler. Bu sebeple TBC yapısındaki bozulmalardan sorumlu yerel koşullar hakkında bir anlayış kazanmak için zamana bağlı difüzyon, oksidatif faz dönüşümü, elastik-viskoplastik deformasyon ve gerçekçi yüzey davranışının sofistike mekanizmalarını esas alan süreklilik modelleri üzerinde çalışmalar yapmak gereklidir. Halihazırda literatürde bulunan modeller yetersiz olduğu gibi bu alanda yapılacak yeni teorik, numerik ve deneysel araştırmaların büyük önemi vardır. Bu noktadan hareketle bu projenin merkezinde aşağıdaki üç temel nokta bulunmaktadır: 1- Yukarıda bahsedilen birbirlerine kuvvetle bağlantılı ve çok çeşitli fenomenlere ait detaylı bir mekanistik yaklaşım ve anlayış geliştirmek. 2- Sürekli ortamlar mekaniği temelinde TBC mikroyapısını göz önünde bulunduran ve bahsi geçen fenomenlerin kuplajını içeren hasar ve bozulma modelleri geliştirmek. 3- Kaplama sistemlerinin yapısal tasarımı için güvenilir sayısal tasarım ve simülasyon yetenekleri geliştirmek. Bahsedilen numerik dizayn yetenekleri böylesi heterojen ve çok-katmanlı bir sistem için dayanıklılığı ve olası hasarı ön görülen hizmet ömrü için güvenilir biçimde öngörmelidir, servis ömrünün uzatılması ve daha başarılı TBC sistemlerinin dizaynı bu başarıma bağlıdır. Bu proje ile kazanılacak olan sayısal tasarım ve simülasyon yetenekleri Türk savunma sanayinin yerli helikopter ve yerli uçak projelerinde doğrudan kullanılabilinecek ve ciddi katma değer yaratacaktır. Önerilen bu proje özellikle TBC alanında başlatılan önemli yerli projelerdeki en büyük eksiklik olan modelleme ve simülasyon alanındaki açığı kapatmaya adaydır
  • Review
    Sivil Havacılıkta Elektrikli Yer Hizmetleri Teçhizatı Kullanımı Faydalar, Kısıtlar ve Öneriler
    (2020) Yıldız, Melih; Mutlu, Savaş
    Havacılık sektörü, her yıl gösterdiği yüksek büyüme oranları yanı sıra, çevre vesağlık sorunlarına neden olan emisyonları azaltmak ve akaryakıt ile işletmemaliyelerini düşürmek için gayret göstermektedir. Bu çabaların ortak paydasındabulunan tahrik sistemlerinde elektrik enerjisi kullanımı giderek ilgi çekmektedir.Bir yandan da yetkili otoritelerin elektrikli araç kullanımı konusundaki yaklaşımısonucu, havacılık ekosisteminin önemli unsurlarından biri olan yer hizmetlerindekullanılan teçhizatın da elektrikli alternatifleri gündeme gelmiştir. Bu araştırmada,yer hizmetlerinde kullanılan teçhizatın elektrikli olmasındaki faydalar ile birliktesöz konusu teçhizatın kısıtları ve konu hakkındaki öneriler ortaya konulmuştur.Araştırma nitel olarak gerçekleştirilmiş ve ikincil verilerden faydalanılmıştır.Araştırmada dünyada bu alanda yapılmış uygulama çalışmalarından elde edilendeneyim ve modelleme çalışmaları sonuçları analiz edilmiş, bu alandaki genel eğilimortaya konulmuştur. Ülkemizde önde gelen firmalardan birisinin mevcut elektrikliyer hizmetleri teçhizatı kullanım oranları değerlendirilmiştir. Ülkemiz elektrikli yerhizmetleri teçhizatı kullanımının incelenen ülkeler ortalamasında olduğugörülmüştür. Çalışma sonucunda elektrikli yer hizmetleri teçhizatınınyaygınlaşması için gerekli şartlar belirlenmiş ve öneriler oluşturulmuştur.
  • Article
    Launching To an Orbit With a Chemical Propellant Staged Rocket Systems
    (2022) Inger, Erk; Inger, Erk
    There is one way to explore space by using the space launch vehicles, which is known as rockets, and it can carry useful load named simply as payload of satelite from Earth into Space. In this study, performance predictions of the multi rocket motors are discussed and compared with single rocket motor with the same amount of propellant used for space travel. In this article in serial or tandem staging schemes, the boosting stage is usually the largest, the second stage and subsequent upper stages are above it, usually decreasing in size are used. In boosting stage parallel staging schemes solid or liquid rocket boosters are used to assist with launch. At low level starting to high altitude higher density fuel solid fuels, kerogen and cryogenic hydrogen(-250°C) are used as fuel. In solid propellants oxidizer is generally ammonium per chloride is used but in cryogenic liquid propellants oxygen(183.3°C) are used. In the first stage, both liquid propellant in a booster and five solid rocket propellent are used to reach about a certain altitude and velocity. In second stage, after reducing the weight by ejecting the five solid rocket propellent and only liquid propellant is used only to reach the an extra altitudes and velocities at low earth orbit (LEO). Drag and gravity effects are successfully used in all of the calculations. The added total result of velocities and altidudes found by these staged rockets are higher than the first single staged case. The advantage of multistage rockets, having same amount of propellant in staged rockets where total velocity will be increased by separating and removing waste from the system weight out of the system. Use of staged rocket system are usefull for increasing the amount of payload and decreasing the cost per unit weight as well.
  • Article
    YÖRÜNGE ALTI(SUB-ORBITAL) UÇUŞLARDA YOLCUNUN ÖLÜMÜ VEYA YARALANMASINDAN DOĞAN ZARARLAR NEDENİYLE TAŞIYICININ TABİ OLDUĞU SORUMLULUK REJİMİNİN TESPİTİ SORUNU
    (2023) Acun, Umut
    Teknolojinin gelişmesi taşıma türlerinin de çeşitlenmesine yol açmıştır. Teknolojik gelişmeler sonucu ortaya çıkan yeni taşıma türlerinden biri de yörünge altı taşımalardır. Şu an deneme aşamasında olan bu taşıma türünün yakında özellikle yolcu taşımaları açısından yaygınlık kazanması ise kaçınılmazdır. Yörünge altı taşımalar, hava taşımalarına oranla hızlı olması ve havayı daha az kirletmesi nedeniyle özellikle özel uçuşlar yerine tercih edileceklerdir. Yörünge altı taşımalardaki teknolojik gelişime rağmen, bu taşıma türünde hukuksal olarak ciddi bir gelişim kaydedilemediği görülür. Bu durum ise özellikle taşıyıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yolcunun ölümü ve yaralanmasından doğan sorumluluğunun hangi sorumluluk rejimine tabi olacağı hususunda sorun yaratacaktır. Taşıyıcının tabi olacağı sorumluluk rejimine ilişkin çeşitli görüşler bulunmakla beraber, ortak ve hâkim bir görüşten bahsedilmesi mümkün değildir. Çalışmamızda Öncelikli olarak yörünge altı uçuş kavramı ve türleri incelenerek, bu tür taşımalarda yolcunun ölümü ve yaralanması halinde taşıyıcının hangi sorumluluk rejimine tabi olacağı problemi cevaplandırılmaya çalışılacaktır.
  • Article
    Kritik Bağlantılar: Ağ Analizi ile Havacılık Güvenliğini Artırmak
    (2024) Yılmaz, Ayşe Aslı
    Bu çalışmanın amacı, Ağ Analizi kullanarak farklı uçak tiplerinde insan faktörlerinin havacılık kazalarına etkisini incelemektir. Bu araştırma, daha önceki çalışmaların insan faktörlerinin rolünü kabul etmesine rağmen, merkezilik metriklerini analiz ederek en etkili hataları belirleyip, bu hataların havacılık güvenliği üzerindeki etkisini daha ayrıntılı bir şekilde anlamayı hedeflemektedir. Çalışmada Python'un NetworkX kütüphanesi kullanılarak Ağ Analizi yapılmıştır. NTSB havacılık kazası veri tabanından elde edilen bir veri seti kullanılmıştır. Her uçak tipi için iki modlu ağlar oluşturulmuş, düğümler kazaları ve insan hatası kategorilerini temsil ederken, kenarlar bu ilişkileri göstermektedir. Analiz, pilot hatasının tüm uçak tiplerinde en yüksek derece merkeziliğine sahip olduğunu ve kazalarda sıkça yer aldığını ortaya koymuştur. Yakınlık merkeziliği, pilot hatasının ağ üzerindeki önemli etkisini vurgulayarak merkezi rolünü daha da öne çıkarmıştır. Bulgular, havacılık güvenliğini artırmak için pilot hatalarının ele alınmasının kritik önemini vurgulamaktadır. Mürettebat hataları ve diğer insan hataları daha az sıklıkta görülmesine rağmen, verilerdeki varlıkları kapsamlı bir güvenlik stratejisinin bu faktörleri de dikkate alması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmanın sonuçları, pilot hatasının çeşitli uçak tiplerinde havacılık kazalarındaki en etkili insan faktörü olduğunu göstermektedir. Hedeflenmiş müdahaleler, örneğin geliştirilmiş pilot eğitimi ve daha sıkı güvenlik protokolleri gibi uygulamalara odaklanarak, havacılık endüstrisi kaza oranlarını önemli ölçüde azaltabilir