Search Results

Now showing 1 - 10 of 16
  • Master Thesis
    İbni Sina Hastanesinde Çalışan Hemşirelerin Tükenmişlik ve Motivasyonunu Etkileyen Faktörler
    (2013) Taşkıran, Funda; Çelik, Yusuf
    Bu çalışma, Ankara Üniversitesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesinde çalışan Hemşirelerin Tükenmişlik ve Motivasyonunu etkileyen faktörleri belirleyerek, Motivasyonda kullanılan özendirme araçları ile tükenmişlik arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerekli izinler alınarak yapılmıştır. Veriler anket yöntemiyle toplanmıştır. Ankette hemşireleri tanımlayıcı soruların yanı sıra Maslach Tükenmişlik Ölçeği ile Özendirme Araçları Anket Formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; SPSS for windows 19,0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri ile yaş, medeni durum, eğitim seviyesi, mesleki deneyim, sigara ve alkol kullanma durumları, kurumdaki görev süresi, çalışma şekli, mesleği seçme nedeni, konferans/seminer etkinliklerinin katkı durumlarıyla ile tükenmişlik ölçeğinin alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Tükenmişlik ölçeğinin alt boyutları ile konferans/seminer etkinliklerinden haberdar olma ile konferans/seminer etkinliklerinde görev alma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Tükenmişliğin duygusal tükenme alt boyutu ile genel sağlık durumlarını nasıl değerlendirdikleri, haftalık çalışma saatleri, mesleği isteyerek seçme ve tekrar aynı mesleği seçme durumları, arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Tükenmişlik alt boyutlarından duyarsızlaşma ile ruh sağlık durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Tükenmişlik alt boyutlarından kişisel başarı ölçeği ile genel olarak ruh sağlıklarını nasıl değerlendirdikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özendirme araçları anket formu sonuçları incelediğinde hemşirelerin motivasyon araçlarından beklenti seviyesinin tam olarak karşılanmadığı görülmektedir. Sadece araştırmaya katılan hemşirelerin 657 sayılı devlet memuru olmaları sebebiyle işten çıkarılma tehlikesi yaşamadıklarından dolayı beklenti seviyesiyle mevcut skor arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır.(p>0,05).Diğer bütün motivasyon araçları için beklenti ve mevcut seviye skorları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.(p<0,05) Özendirme araçları ile tükenmişliğin alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde duygusal tükenme ölçeği ile ücret seviyesi, yapılan işi sevme derecesi, takdir edilme durumu, tatil ve izin durumu, sevilmeyen bir işe verilme durumu, hastanenin hemşirelik bakım kalitesi, yetişme ve eğitim durumları, bağlı olunan yönetici ile ilişki durumu, normalden fazla çalışma durumu, yöneticinin yaşanılan anlaşmazlık ve çatışmalarda uzlaştırıcılık durumu, başarı, takdir ve ödüllendirme adaleti, çalışma verimini etkileyecek araç ve gereç durumu, iş görenler arasındaki görev dağılımının belirginliği, kararlara katılma imkânları, iş memnuniyeti ve tatmini arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır.Özendirme araçlarıyla tükenmişliğin alt boyutlarından duyarsızlaşma ölçeği ile işten çıkarılma tehlikesi, yapılan işi sevme derecesi, tatil ve izim durumu, yetişme ve eğitim durumları, bağlı olunan yönetici ile ilişki durumu, başarı, takdir ve ödüllendirme adaleti iş görenler arasındaki görev dağılımının belirginliği, kararlara katılma imkânları, iş memnuniyeti ve tatmini arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Tükenmişlik alt boyutlarından kişisel başarı ölçeği ile özendirme araçlarından işi sevme derecesi, takdir edilme durumu ,iş arkadaşları ve iş grubu ile anlaşabilme durumu,bağlı olunan yönetici ilişki durumu,iş yerinde çalışma başarısını etkileyecek insiyatif ve yetki durum, yetişme ve eğitim durumları,arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.(p<0,05) Anahtar Kelimeler 1. Tükenmişlik 2. Motivasyon 3. Hemşirelik 4. Hastane 5. Özendirme
  • Master Thesis
    Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde Hasta-personel İletişiminin Hasta Memnuniyetine Etkisi
    (2014) Koçak, Nihal; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Birbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar ve olgularla ilgili değişmeleri haber veren, bunlarla ilgili bilgileri birbirine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu toplulukta ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimine iletişim denir. İletişim, insan hayatının önemli bir parçasıdır. İletişim sürecini anlayabilmek için çeşitli iletişim modelleri oluşturulmaya çalışılmaktadır. Çeşitli iletişim araçları da bu süreçte kullanılabilir. Öte yandan, hekim ve diğer sağlık çalışanları yoğun iş temposunun yanı sıra iletişim araçlarını ve iletişim yöntemlerini kullanarak geniş çerçevede birçok değişik insanla iletişim içinde olmak ihtiyacındadır. Hekim ve diğer sağlık çalışanlarının en çok iletişimde bulunmak zorunda olduğu insanlar hastalar ve hasta yakınlarıdır. Dolayısıyla hekim, diğer sağlık çalışanları ve hastalar bazı iletişim becerilerini kazanmış olmalıdırlar. Bu çalışmanın amacı, Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran hastaların demografik karakterlerini ortaya çıkarmak, hasta – personel iletişimini etkileyen faktörleri ve hasta personel iletişiminin memnuniyete etkisini belirlemektir. Bu çalışmaya Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran 18 yaşından büyük 400 hasta alınmıştır. İletişim kurulabilen hastaların demografik bilgileri ve personelle iletişimleri hakkında bilgi toplandı. Acil serviste kim tarafından karşılandığı, doktor ve hemşirelerin iletişim becerileri ve davranışları, acil serviste tetkik ve tedavi sürerken hastalığı ve yapılan tetkikler için bilgi verilmesi ile tetkikler için bekleme süresi hakkındaki iletişimin memnuniyete etkisi ve acil serviste gördüğü tüm bakım ile ilgili memnuniyeti hususlarında hastaya sorular soruldu. İstatistiksel analiz, SSPS 20,0 istatistiksel yazılım programı kullanılarak yapıldı. Sonuç olarak, hasta personel iletişimini en fazla etkileyen faktörün hemşire ve doktor davranışı olduğu tespit edilmiştir. Hasta – personel iletişimini etkileyen bir diğer önemli faktör ise, tetkik ve tedavi sürerken hastalara işlemler hakkında bilgi verme durumu olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, hasta-personel iletişimi, hasta memnuniyeti.
  • Master Thesis
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Çalışanlarının Tükenmişlik ve İş Doyumu Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi
    (2010) Demir, Sibel; Ünver, Özkan
    Tükenmişlik, profesyonellerin işleri gereği karşılaştıkları kişilere karşı duyarsızlaşmaları, duygusal yönden kendilerini tükenmiş hissetmeleri ve kişisel başarı ve yeterlilik duygularının azalması şeklinde ortaya çıkar. Amaç: Bu çalışmada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri çalışanlarında tükenmişlik ve iş doyumunun etki ve sonuçları araştırılmıştır. Yöntem: Araştırmanın yığını Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi hastaneleri doktor, hemşire ve idari personelden oluşan çalışanlardır. Çalışma, uygun tesadüfi örneklem yöntemlerinden birisi ile oluşturulan örneklem üzerinden 340 kişide yapılmıştır. Anket çalışmasında İş Doyum Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve bazı kişisel ve demografik özellikleri ölçmeye yönelik Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nin alt boyutlarından ve Minnesota İş Doyum Ölçeğinden elde edilen puanların aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Bulgular: Cinsiyet, yaş, medeni durum, meslek, ekonomik açıdan tatmin durumu ve meslekte çalışma süreleri değişkenlerine göre çalışanların, duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı duygusunda azalma alt ölçeklerinden aldıkları puanlarla iş doyumu düzeylerinden aldıkları puanların istatistiksel açıdan anlamlı bir fark görülmemiştir. Eğitim durumu değişkenine bağlı olarak duygusal tükenme, duyarsızlaşma düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmüş, kişisel başarı duygusunda azalma ve iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Çalışma saatleri değişkenine göre, duygusal tükenme düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmemiş, duyarsızlaşma düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmüş, kişisel başarı duygusunda azalma ve iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir.
  • Master Thesis
    Bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde İş Yükünün Hasta Güvenliği Üzerindeki Etkisinin Belirlenmesi
    (2011) Eroğlu, Eylem Kaya; Esatoğlu, Afsun Ezel
    Araştırmanın amacı; kamuya ait bir eğitim ve araştırma hastanesinde iş yükünün, hasta güvenliği üzerinde etkisinin belirlenmesi ve iş yüküne bağlı olarak tıbbi hatalarının meydana gelme sıklıklarının saptanmasıdır.Araştırmanın evrenini, Ankara İli'nde bulunan Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin amaçlı örneklem yöntemi ile seçilen, birbirinden farklı özelliklere sahip dört ayrı kliniğindeki toplam 73 hemşire ve hemşirelerin bildirdikleri hasta güvenliğini tehdit eden tüm olay bildirimleri oluşturmaktadır. Araştırma 16 Haziran 2009- 16 Eylül 2009 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın verileri, benzer çalışmalarda kullanılan, alanyazın ve uzman görüşü alınarak hazırlanan toplam dört ayrı formla toplanmıştır. Araştırma sonucu iş yükü ile elde edilen veriler Excel programında, hata bildirimi ile elde edilen veriler ise SPSS 13.0 programında analiz edilmiştir.Araştırma kapsamında 3 aylık süre boyunca, dört ayrı klinikte toplam 7619 hastaya, 108 yatak kapasitesi ile 55 aktif çalışan hemşire tarafından bakım hizmeti verilmiştir. Yoğun Bakım Ünitesi'nde 24 saat içinde hastaya verilen bakım saati 10,4, Süt Çocuğu Servisi'nde 2,0, Büyük Çocuk 2 Servisi'nde 2,1, Hematoloji Onkoloji Servisi'nde ise 3,0 olarak bulunmuştur. Hasta bağımlılık düzeyine göre verilmesi gereken 24 saatlik bakım saatleri, Yoğun Bakım Ünitesi'nde 19,7, Süt Çocuğu Servisi'nde 13,5, Büyük Çocuk 2 Servisi'nde 9,5, Hematoloji Onkoloji Servisi'nde ise 10,3 olarak saptanmıştır. Hasta bağımlık düzeyine göre verilmesi gereken bakım saati üzerinden yapılan hesaplamalarda, birimlerde çalışması gereken toplam hemşire sayısı 205 olarak bulunmuştur.Araştırmada, toplam 236 hata bildirimi alınmıştır. Hataların türlerine göre dağılımı incelendiğinde, tanı ve bakım süreci hatalarının %68,7, ilaç hatalarının %29,6, düşmelerin ise %1,7 oranında gözlendiği saptanmıştır. Hatalar, risk derecelerine göre 2 ile 5 arasında sınıflandırılmış ve hataların %59,2'sinin hemşirelik hizmetlerini dolaylı etkileyen, %40,7'sinin ise hemşirelik hizmetlerini doğrudan etkileyen nedenlerle ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Hata risk dereceleri ile servisler arasında ve hata risk dereceleri ile hasta bağımlılık düzeyleri arasında anlamlı istatistiksel ilişki bulunmuş, hata risk dereceleri ile çalışma saatleri arasında ve bakılan hasta sayısı arasında anlamlı istatistiksel ilişki bulunamamıştır.Anahtar Sözcükler: Hasta güvenliği, hemşire istihdamı, hasta bağımlılığı, iş yükü, güvenli istihdam, istenmeyen olay, tıbbi hata.
  • Master Thesis
    Hemşirelerin Güvenli Kan Transfüzyonlarına Yönelik Bilgi ve Beceri Düzeylerinin Saptanması (dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma ve Ulus Devlet Hastaneleri Örneği)
    (2014) Güleşen, Gülçin; Bircan, İsmail
    Bu araştırma, son zamanlarda oldukça büyük önem taşıyan güvenli kan transfüzyonu konusunda hemşirelerin bilgi ve beceri düzeylerini belirlemek ve sorun çözümüne yönelik öneriler geliştirmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan 115 hemşire ile Ankara Ulus Devlet Hastanesinde görev yapan 35 hemşire olmak üzere toplam 150 hemşire oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak 32 adet sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Chi-Square testi ve yüzdelik kullanılmıştır. Daha önce yapılmış çalışmalara göre araştırmaya katılan hemşirelerin güvenli kan transfüzyonuna yönelik genel bilgi puanlarının 51-70 puan (%49) arasında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamına alınan hastanelerde kan transfüzyon komitesinin bulunması, hemşirelerin büyük çoğunluğunun lisans mezunu (n:76) olması, grup içerisinde daha önce hizmet içi eğitim almış hemşirelerin sayısının fazla olması (n:111) ve bu hastanelerde hizmet kalite standartlarına verilen önemin fazla olması bu sonucun çıkmasında etkili olmuştur. Ancak güvenli kan transfüzyonu ile ilgili alt bölümlerden kan transfüzyon uygulama öncesi, sırası, sonrası ve komplikasyonlara ilişkin bilgi puanlarının 50 puan ve altında olduğu, bu konularda hemşirelerin bilgi yetersizliklerinin olduğu bulgusuna ulaşılmışken; kan transfüzyonu ile ilgili HKS'ye yönelik bilgi puanı 71 ve üzeri puan (% 58,7) olarak bulunmuştur. Çalışmamızda hemşirelerin yaşı, hizmet içi eğitime katılma durumları ve hemşirelik mesleğinde çalışma süresi ile güvenli kan transfüzyonu genel bilgi puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç çıkmazken; hemşirelerin eğitim düzeyi, çalıştıkları birim ve hizmet içi eğitime katılma süresi ile güvenli kan transfüzyonu genel bilgi puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılmıştır. Hizmet içi eğitimlerde güvenli kan transfüzyon eğitimlerinin daha fazla önem verilerek yapılması ve eğitimlerin bir güne sıkıştırılarak yapılmaması, eğitimlere ön test ve son test yapılmasına yer verilmesi bilgi düzeyini daha da artıracaktır. Sıkılaştırılmış olarak yapılan eğitimlerde bilgilendirmede istenilen sonuca ulaşım azalmaktadır. Araştırmamızda bir hafta ve üzeri eğitim alanların bilgi puanları daha yüksek çıkmıştır. Hizmet içi eğitimlerde güvenli kan transfüzyonu konusundaki eğitimlerin bir yıl içerisinde düzenli aralıklarla (3 ayda bir) tekrarlanması ve en az bir hafta yapılması; hataların azalmasına ve bilgilerin kalıcı olmasına dolayısı ile sağlık hizmeti sunumunda kalitenin de artmasını sağlayacaktır. Hemşirelerin çalıştığı birimle güvenli kan transfüzyonu bilgi puanı arasında anlamlı ilişki olması nedeniyle yapılan eğitimlerin kliniklerin türüne göre ve birim bazlı yapılması eğitimlerin etkinliliğini ve verimliliğini artıracaktır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda; hemşirelerin eğitim düzeyinin en az lisans seviyesinde olması için imkânlar tanınması ve hastanelerde çalıştırılacak hemşire kadrosu seçiminde en az lisans mezunu hemşirelerin bulunması, hemşirelere güvenli kan transfüzyonuna yönelik etkili, sürekli ve planlı bir hizmet içi eğitim verilmesi, verilen eğitimin etkinliğinin ölçülmesi ve uygulamaya yönelik standardizasyon çalışmalarının geliştirilmesi, tüm hastanelerde kullanılan standart formların geliştirilmesi, yurtdışı örneklerde olduğu gibi transfüzyon hemşire ekibinin oluşturulması ve var olan kan transfüzyon komitelerinin aktif olarak çalışmaları önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: 1. Hemşire, 2. Güvenli Kan Transfüzyonu, 3. Bilgi Beceri Düzeyi, 4. Eğitim 5. Kan Transfüzyon Komitesi
  • Master Thesis
    Hemşirelerin Stres ve Motivasyon Analizi (dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ulus Devlet Hastanesi Örneği)
    (2014) Güleşen, Yunus; Bircan, İsmail
    Bu araştırma, sağlık hizmetlerinin sunumunda önemli bir rol üstlenen hemşirelerin stres ve motivasyon durumlarını ile stres motivasyon ilişkisini saptamak, kurumların amaçlarına ulaşmada en büyük sorun olan personeli etkileyen olumsuzlukları ortadan kaldırmak, fayda sağlayacak stratejiler geliştirmek, personelin etkin ve verimli çalışmasına katkı sağlamak amacıyla yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan 116 hemşire ile Ankara Ulus Devlet Hastanesinde görev yapan 35 hemşire olmak üzere toplam 151 hemşire oluşturmaktadır. Araştırma verileri kaynak taraması yapılarak ve araştırmaya katılan hemşirelerle yüz yüze yapılan görüşmelerde anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Ankette Richardson tarafından geliştirilmiş olan 44 sorudan oluşan ''Stres Kaynağı Ölçeği'' ile Barbuto ve School tarafından geliştirilmiş olan 30 sorudan oluşan ''Motivasyon Kaynakları Envanteri'' kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, Kruskal Wallis testi ve Pearson Korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada hemşirelerin %56.3'ünün sosyal stres vericiler yönünden, %49'unun işle ilgili stres vericiler yönünden hastalık geliştirme olasılığı olduğunu, %51'inin kendini yorumlama biçiminden kaynaklanan stres vericiler yönünden hastalık geliştirme eğiliminde olduğu ve %45'inin fiziki çevreden kaynaklanan stres vericiler yönünden hastalık geliştirme olasılığı oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin cinsiyeti ile sosyal stres vericiler, çocuk sayısı ile fiziki çevreden kaynaklanan stres vericiler ve meslekteki toplam hizmet süresi ile kendini yorumlama biçiminden kaynaklanan stres vericilere ait puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hemşirelerin cinsiyeti ile hedef içselleştirme alt grubu, haftalık çalışma süresi ile iç güdüsel süreç alt grubu, ek gelir durumu ile araçsal süreç alt grubu, iç güdüsel süreç alt grubu ve dış benlik kavramı alt grubu puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda stresi azaltıcı ve motivasyonu arttırıcı faktörler konusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: 1. Hemşire 2. Stres 3. Motivasyon
  • Master Thesis
    Kamu Hastanelerinde Çalışan Hemşirelerin Tıbbi Müdahaleden Doğan Hukuki ve Cezai Sorumluluklarına İlişkin Farkındalık Düzeylerinin Ölçümü: Ankara - Eskişehir İlleri Kamu Hastaneleri Uygulaması
    (2013) Arat, Şenay; Törüner, Ali Mete
    Bu çalışmada kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeyleri incelenmiştir. Hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek düzeyde olması ve tıbbi müdahaleyi hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirmeleri hem yasal anlamda güvencelerini sağlamak, hak ve sorumluluklarını bilerek hareket etmeleri, hem de kaliteli sağlık hizmeti sunabilmeleri açısından önemlidir. Dolayısıyla, hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeylerinin yüksek olması, aynı zamanda hasta haklarının gelişmişlik düzeyini de yukarı seviyelere taşıyacaktır. Hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek olması ve hukuka uygun tıbbi müdahale gerçekleştirmesinin kamu hastanelerinde çalışan hemşirelere sağlayacağı en temel fayda, hemşirelerin hatalı tıbbi müdahalesinden dolayı zarar görecek hastaya ve yakınlarına yüksek miktarda tazminat ödemek zorunda kalmamaları ve haklarında ceza kararı çıkmamasıdır. Ülkemizde son zamanlarda gündeme alınan kamu sağlık çalışanı ile zarar gören hasta veya yakının uzlaştırılması müessesi ileri tarihlerde tam anlamıyla uygulanmaya başlandığında sadece hekimler açısından değil, hemşireler açısından da pek çok tazminat ve ceza davaları gibi durumlarla sık sık karşılaşılacaktır. Çünkü; uzlaşma müessesesiyle, kamu çalışanı sıfatı sebebi ile güvence altına alınan hemşireler, artık bu güvenceden eskisi gibi yararlanamayacak ve zarar verdiği hastası veya yakını ile , verdiği zararın giderilmesi için karşı karşıya kalacak, yani artık ilk muhatap bağlı olduğu sağlık bakanlığı olamayacak, hemşirenin kendisi muhatap olacaktır. Bu sebeple, hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek düzeyde olması, hemşirelerin yargılanma endişesini azaltacaktır. Bu çalışmada literatür ve mevzuat araştırması yapılmış, araştırmanın uygulama kısmında ise Ankara ve Eskişehir illerinde sağlık hizmeti veren kamu hastanelerin de çalışan 411 hemşireye anket çalışması yapılmış ve tıbbi müdahaleden doğan hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin hemşirelerin farkındalık düzeyleri incelenmiştir. Anket çalışmasında kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin eğitim alıp almadıkları, eğitim alanların eğitimi yeterli bulup bulmadığı ve bu bağlamda hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin ne düzeyde farkında olduklarını kendilerinin belirlemeleri istenmiştir. Kontrol soruları ile belirledikleri farkındalık düzeyinin hukuka uygunluğu ölçülmüştür. Yapılan ankette elde edilen bulgularda, kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin büyük çoğunluğunun hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin yeterli eğitim almadıkları, eğitim alanların büyük çoğunluğunun aldıkları eğitimi yetersiz gördükleri saptanmış. Ancak eğitim almadıklarını ve eğitim alanların da aldıkları eğitimi yetersiz gördüklerini belirten hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeylerini yeterli düzeyde değerlendirdikleri görülmüştür. Yeterlilik düzeylerini kontrol eden sorular incelendiğinde ise kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin her ne kadar kendilerini yeterli düzeyde bilgili ve eğitimli olarak değerlendirseler de aslında yeterli derecede bilgili ve eğitimli olmadıkları saptanmıştır. Uygulanan ankette hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan tıbbi hatayı hasta veya yakınlarından saklamak eğiliminde olduğu görülmüştür. Yapılan tıbbi hatayı saklamanın en temel nedeni ise hastaların tıbbi hatayı öğrendiğinde hemşireler aleyhine dava açma eğilimin artacağını düşünmeleridir. Hemşireler açılan davaların motivasyonlarını düşürdüğünü ve açılan davaların haksız yere açıldığını ifade etmişlerdir. Hemşireler aleyhlerine dava açılma endişesinin sunulan sağlık hizmetinin kalitesini azalttığını belirtmişlerdir. Hemşirelere göre tıbbi müdahaleden doğan, tıbbi hatanın en temel nedeni ise çok sayıda hasta bakımı, yetersiz mesleki eğitim ve yoğunluktur. Yapılan çalışmanın son bölümünde, sonuç ve öneriler kısmında hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan tıbbi hataya ilişkin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalık düzeylerini nasıl arttırabileceklerini ve tıbbi hatayı en aza indirecek öneri ve çözüm yolları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler 1. Tıbbi müdahale, 2. Tıbbi hata, 3. Hemşirelerin hukuki sorumluluğu, 4. Hemşirelerin cezai sorumluluğu, 5. Hemşirelerin farkındalığı
  • Master Thesis
    Performans ve Motivasyon Arasındaki İlişki: Gata Hemşirelik Hizmetleri Örneği
    (2012) Çağan, Sultan Nuray; Törüner, A. Mete
    Sağlık kurumlarındaki performans ve bunun geri bildirimi olarak sağlık sonuçları çalışanların motivasyonuna bağlıdır. Motive olmayan bir çalışanın performans göstermesi beklenemez. Sağlık kurumlarındaki en büyük insan gücü kaynağını da hemşireler oluşturmaktadır.Bu çalışma, Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hemşirelik Hizmetlerinde çalışan hemşirelerin belirli bir dönemdeki motivasyon ve performans düzeylerini belirlemek ve motivasyon düzeyleri ile performans düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığını varsa bu ilişkinin yönünü ve şiddetini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, araştırmanın önemi ve amacı, araştırmanın soruları ve hipotezleri, sınırlılıkları, varsayımları ile çalışma planı yer almaktadır. İkinci bölümde; kaynak taraması sonucunda elde edilen konuyla ilgili genel bilgiler bulunmaktadır. Üçüncü bölümde; araştırmanın evren ve örneklemi, veri toplama araç ve yöntemi ile verilerin analiz yöntemleri hakkındaki açıklamalara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; yapılan alan çalışması sunulmuş, elde edilen sonuçlar yorumlanarak öneriler geliştirilmiştir.Araştırmanın evrenini Haziran-Temmuz 2011 tarihleri arasında GATA'da görev yapan tüm hemşireler (N=594) oluşturmaktadır. Toplam ulaşılması gereken hemşire sayısı 450 olarak belirlenmiştir. Anket formlarının dağıtıldığı 450 hemşireden 47'si (%10.4) çalışmaya katılmayı kabul etmemiştir. Çalışmaya katılım oranı %89.6 olarak belirlenmiştir.Verilerin toplanmasında üç bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde demografik özellikler, ikinci bölümünde çalışanların kendilerini değerlendirdikleri 24 sorudan oluşan iş performans anketi, üçüncü bölümde ise çalışanların kendilerini değerlendirdikleri 24 sorudan oluşan iş motivasyonu anketi yer almaktadır. Elde edilen veriler MS-Excel 2003 ve SPSS 15.0 paket programlarında değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Cronbach's Alpha, Tukey testin bütünlüğü/toplanabilirliği değerleri bulunmuş ve gruplar arası karşılaştırmalar için Mann-Whitney, Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Anketler arası ilişkilerin araştırılması için Spearman sıra korelasyon katsayıları hesaplanmıştır.Analiz sonucunda hemşirelerin performans düzeyleri %95' in üzerinde ?yüksek? düzeyde, motivasyon düzeyleri ise %61.5 ile ?orta? düzeyde bulunmuştur. Hemşirelerin görev performanslarının bağlamsal performanslarından, içsel motivasyonlarının ise dışsal motivasyonlarından yüksek olduğu görülmüştür. Demografik özelliklerin performans üzerinde anlamlı etkiye sahip olmadığı bulunmuştur. Demografik özelliklerden yaş, çalışma süresi ve statü'nün motivasyon üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. İş motivasyonu ile iş performansı arasında istatistiksel olarak ?anlamlı, doğrusal ve orta kuvvette? bir ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Hemşirelikte motivasyon, Hemşirelikte performans, Motivasyon, Performans, Performans ile motivasyon arasındaki ilişki
  • Master Thesis
    Hemşirelerde İş Tatmini ve Örgütsel Bağlılık İlişkisi Gata Hastanesi'nde Bir Uygulama
    (2011) Altıntaş, Nesrin; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Yoğun ve özverili çalışma gerektiren sağlık işletmelerinde, hemşirelerin daha etkin, istekli ve verimli çalışmalarının sağlanabilmesi için, iş tatmininin ve örgütsel bağlılığın sağlanması gereklidir. Araştırmamızda; GATA Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin iş tatmini boyutları ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin nasıl gerçekleştiği ve hangi değişkenlere göre bu ilişkinin farklılık taşıdığı hususları incelenmiştir. Ayrıca örgütsel bağlılık düzeylerinin tespit edilmesi, bağlılık türlerine ilişkin tutumlarının ortaya konulması, çıkan sonuçların nedenlerinin tartışılması ve yöneticilere çeşitli öneriler geliştirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmada, iş tatmininin ölçülmesinde, Weiss ve arkadaşları tarafından geliştirilen ?Minnesota İş Tatmini Ölçeği ? Kısa Formu?, örgütsel bağlılığın ölçülmesinde ise, ?Allen ve Meyer'in Üç Boyutlu Örgütsel Bağlılık Modeli? kullanılmıştır. Anketler, Ankara GATA Hastanesi'nde 238 hemşireye uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, iş tatmini ile örgütsel bağlılık arasında pozitif bir ilişki (r=0,449) bulunmuştur. Ancak iş tatmini ile örgütsel bağlılığın alt boyutu olan normatif bağlılık ile istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunamamıştır. Hemşirelerin iş tatmini ve örgütsel bağlılık algılamalarının, çalışılan klinik, meslekte çalışma yılı ve medeni durum değişkenlerine göre farklılaştığı da tespit edilmiştir.Anahtar sözcükler:1. İş Tatmini 2. Örgütsel Bağlılık 3. Hastane 4. Hemşireler5. İşten ayrılma Niyeti
  • Master Thesis
    Hemşirelerde Tükenmişlik Sendromunun Örgütsel Bağlılık ve İşten Ayrılma Niyetine Etkisi: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
    (2015) Çalık, Nursel; Törüner, Ali Mete
    Çalışmanın birinci bölümünde; Tükenmişlik sendromu kavramı, belirtileri, modelleri, tükenmişlik sendromunu etkileyen faktörler, sonuçları ve mücadele teknikleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümünde; örgütsel bağlılık kavramı, boyutları, belirleyicileri, türleri, örgütsel bağlılığı etkileyen faktörler, bağlılığın göstergeleri, sınıflandırılması, sonuçları ve işten ayrılma niyeti hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; araştırmanın amacı, yöntemi, evren ve örneklemi, kapsam ve sınırlılıkları, demografik bulguları, hipotez ve farklılıkları, tükenmişlik sendromunun örgütsel bağlılık ile ilişkisi, etkisi, sonuç ve önerilerden bahsedilmiştir. Bu tez çalışmasındaki amaç, istenmeyen bir durum olan tükenmişlik sendromunun örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetine etkisini belirlemeye çalışmaktır. Araştırma verileri nicel araştırma yöntemlerinden, anket tekniği ile toplanmıştır. Ankette, toplam 59 soru bulunmaktadır. Bunların 22 tanesi Maslach Tükenmişlik Ölçeğine, 17 tanesi Allen ve Meyer Örgütsel Bağlılık Ölçeğine ve 20 taneside mesleki-demografik durum bilgilerine aittir. Bu araştırma, Ankara İli Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan 250 hemşireye anket uygulanarak yapılmıştır. Anket çalışmamda, araştırmanın örneklemi için basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca çalışmanın güvenirliği arttırıcı bir etken olması nedeni ile hastanede bulunan kliniklerin her birinden minimum dört çalışana ulaşılmak amacıyla dağıtılan 250 anketten sağlanan, 200 geri dönüşle anketlerimizin cevaplama oranı %80 olmuştur. Anketlerden elde ettiğimiz verilerin analizi için, Statistical Package for the Social Sciences 17,0 for Windows paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın analizinden elde edilen sonuçları, hastane içinde genelleyebilsek de; Ankara İl sınırları içinde bulunan diğer Eğitim ve Araştırma hastanelerinde bulunan hemşireler için genelleme yapılması doğru değildir. Anahtar Sözcükler: Hemşire, Tükenmişlik Sendromu, Örgütsel Bağlılık, İşten Ayrılma Niyeti.