Search Results

Now showing 1 - 10 of 64
  • Master Thesis
    Türk-çin Siyasal ve Ekonomik İlişkilerinin Türkiye Ekonomisine Etkileri
    (2019) Şatana, Çağrı Ceren; Ülker, Halil İbrahim
    Türklerin, tarih boyunca Çin ile ekonomik ve siyasi ilişkileri olmuştur. Çin'in birçok açıdan çeşitli büyüklüklere sahip olması dünya için hem bir fırsat hem de bir tehdit olarak algılanmıştır. Ekonomik yönüyle büyük bir pazar olması Çin'i, diğer ülkeler karşısında cazip hale getirmektedir. Çin sosyalist piyasa ekonomisi olarak adlandırılan kendine özgü bir ekonomik modele sahiptir. Pragmatik açıdan en üst düzeyde faydaya odaklı bu model Çin'i dünya karşısında sürekli avantajlı hale getirmiştir. Türkiye'nin 1995'li yıllar sonrasında Çin ile olan dış ticaretindeki canlanma zamanla Türkiye ekonomisinin aleyhine dönmüştür. Özellikle Çin'in ulusal parasını devalüe etmesi diğer tüm ülkeler gibi Türkiye'yi de dış ticaret açısından olumsuz etkilemiştir. Zaman içerisinde ucuz malların en büyük tedarikçisi olan Çin, Türkiye'nin ithalat artışlarında en çok öne çıkan ülke olmuştur. Ülke ekonomisi için orta ve uzun vadede dış ticaret açığı diğer bir deyişle ödemeler dengesindeki bozukluk önemli bir konudur. Türkiye'nin sahip olduğu avantajları kullanarak Çin ile olan dış ticaretinde kazançlı çıkması için firmaların devlet desteğine ihtiyacı vardır. Ayrıca dış ticarette etkin rol oynayan Türk firmalarının yapılan ekonomik faaliyette Türkiye'nin kazançlı çıkması için önceliklerini gözden geçirmesi gerekmektedir.
  • Master Thesis
    Borsa İstanbul'da Sürdürülebilirlik: Sürdürülebilirlik Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz
    (2021) Çelik, Hilal; Akbal, Gülserim Özcan
    BİST Sürdürülebilirlik Endeksi'nin diğer pay endeksleriyle arasında bir fark olup olmadığı analiz edilmiştir. Bu analiz için Sürdürülebilirlik Endeksi ile BİST 100 Endeksi karşılaştırılmıştır. Analiz sonucunda BİST Sürdürülebilirlik Endeksi ile BİST 100 Endeksi arasında endeks fiyatları açısından bir fark olmadığı ve BİST Sürdürülebilirlik Endeksi'nin günlük fiyatlarının BİST 100 Endeksi fiyatlarına göre daha yüksek bir düzeyde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler Sürdürülebilirlik, Çevresel Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilirlik Endeksi, Ulusal Endeks, BİST 100 Endeksi.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Ar-Ge Harcamalarının Belirleyicileri (2003 - 2021)
    (2024) Tufan, Mehmet Serdar; Omay, Tolga
    Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) harcamaları, yenilik, verimlilik ve rekabetin artırılmasında kritik bir itici güç olup, makroekonomik koşullar da dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilenmektedir. Döviz kuru ve faiz oranı, sermaye maliyetini, finansmanın erişilebilirliğini ve yenilik için teşvikleri etkileyerek Ar-Ge yatırımları üzerinde önemli etkiye sahip temel makroekonomik değişkenlerdir. Bu çalışmada, Türkiye'de Ar-Ge'yi etkileyen makroekonomik faktörleri belirlemek amacıyla 2003- 2021 dönemi çeyrek yıllık verileri kullanılarak regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada, bağımlı değişken olarak toplam Ar-Ge harcamaları, bağımsız değişkenler olarak ise nominal döviz kuru (USD/TRY), reel GSYİH, ağırlıklı piyasa faiz oranı, patent faydalı model sayısı ve tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, Ar-Ge harcamaları üzerinde en belirleyici etmenlerin reel Gayrisafi Yurtiçi Hasıla ve patent/faydalı model sayısı olduğunu ortaya koymuştur. Ekonomik büyüme arttıkça, özel sektörün Ar-Ge yatırımlarını artırmaktadır. Ayrıca Ar-Ge personel sayısındaki artışın Ar-Ge harcamalarını pozitif yönde etkilemesi de saptanan bulgular arasındadır. Çalışmanın devamında yapılan doğrusal olmayan analiz sonuçlarına göre, dolar kurunun düştüğü dönemlerde patent sayısındaki artışlar daha yüksek oranlı Ar-Ge harcamalarına yol açmaktadır. Bulgular ışığında, Türkiye'de ArGe'yi artırmak için döviz kuru istikrarının yanı sıra ekonomik büyüme ve nitelikli insan kaynağına yapılan yatırımın önemi vurgulanmaktadır. Bu çalışma, Ar-Ge politikaları için önemli çıkarımlar sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Xxı. Yüzyıl Spekülasyon ve Manipülasyon Uygulamaları
    (2013) Akanak, Emre; Cansızlar, Doğan
    Spekülasyon ve Manipülasyon Uygulamaları? spekülasyon ve manipülasyon uygulamalarının evrimine ilişkin bir çalışmadır. Çalışma tamamen politik ekonomi (ekonomipolitik) çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen bir tez olup, Kapitalizm ve Kapitalizm?in evrimi ile doğrudan ilişkilidir. Tezin genel kapsamı spekülasyon, manipülasyon, kriz, piyasa ve sistem ilişkileri üzerine kuruludur. Çalışma draft niteliği taşımakta olup gelecekte gerçekleştirilecek detaylı çalışmalar ve doktora çalışmaları için hazırlık ve altyapı niteliğindedir. Tez çalışmasında (sonuç) kısmında ifade edildiği üzere spekülasyonlar ve manipülasyonlar krizlerle ilişkilidirler. Akademik görüşlerin aksine spekülasyon ve manipülasyonlar krizlere yol açmamakta daha çok krizler ve kriz durumları spekülasyon ve manipülasyon uygulamalarına neden olmaktadır. Piyasanın realiteden uzak olması ve algı üzerine kurulması piyasadaki kırılganlıkları tetiklemektedir. Anahtar Kelimeler; 1. Spekülasyon 2. Manipülasyon 3. Krizler 4. Kapitalizm 5. Sistem
  • Master Thesis
    Performans Esaslı Bütçeleme Sistemi ve Türkiye Uygulaması
    (2008) Uludüz, Batuhan; Sönmez, Sinan
    1980'li yıllarda başlayan kamu yönetimi reform süreci içerisinde gündeme gelen Performans Esaslı Bütçeleme (PEB), bir bütçe tekniğinden ziyade performans yönetimi ile mali yönetimin entegrasyonunu ifade eden bir yönetim anlayışını yansıtmaktadır. PEB ile kamu kaynaklarının daha etkin ve daha verimli bir şekilde kullanılması ve dağıtılmasının sağlanması, mali saydamlık ve hesap verme sorumluluğunun geliştirilmesi amaçlanmaktadır.PEB'in dünya uygulamaları incelendiğinde, uygulamada her ülkenin kendi sistemini ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tesis ettiği görülmektedir. Bu doğrultuda PEB, literatürde çeşitli tanımları olmasına rağmen, genel olarak kamu bütçelerinin sonuç odaklı bir anlayışla hazırlanması, uygulanması ve denetlenmesi olarak tanımlanabilmektedir.PEB pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de ilgi uyandırmıştır. Türk kamu mali yönetiminde PEB sisteminin uygulanmasına yönelik en kapsamlı ve önemli gelişme; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunudur (KMYKK). Bu kanun ile PEB'e yasal zemin hazırlanmış, uygulanması öngörülen PEB'in çerçevesi çizilmiş ve uygulama araçları belirlenmiştir.Çalışmada, öncelikle mali yönetim sistemiyle performans yönetim sisteminin entegrasyonu olarak ifade edilen PEB'in açıklanabilmesi için performans yönetimi ve performans denetimi hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra, entegrasyonun başarılı bir şekilde nasıl gerçekleştirilebileceği ortaya konulmuştur. Son olarak ise PEB'in, dünya uygulamaları, Türk Program Bütçe Sistemi (PBS) uygulama sonuçları, 5018 sayılı kanun ile uygulanması öngörülen sistem ve bütçe süreci açısından Türkiye'de uygulanmasına ilişkin değerlendirme yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Oecd Ülkelerinde Genişbant İnternet Talebi: Panel Veri Uygulaması
    (2012) Küçüker, Mustafa Can; Küçüker, Mustafa Can; Cilasun, Seyit Mümin; Küçüker, Mustafa Can; Cilasun, Seyit Mümin; Cılasun, Seyit Mümin; Economics; Department of Business; Economics; Department of Business
    Bilgiye erişimin ve bu bilginin etkin kullanımının ülkelere rekabet avantajı sağladığı günümüz iktisadi koşullarında geniş bant internet hizmeti en önemli altyapı unsurlarından biridir. Bu bağlamda, bu çalışmada OECD ülkelerindeki geniş bant internet talebinin panel veri ve yatay kesit analizleri ile 2006, 2008 ve 2010 yılları için kişi başına düşen gelir, ortalama internet fiyatları, ortalama internet hızları, megabit başına düşen ortalama fiyatlar, ülkelerin sahip oldukları genç nüfus oranları ve genişbant internet teknolojilerinin kullanıldığı yıl sayılarından oluşan bir veri seti kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır.Ampirik sonuçlar, ülkelerdeki kişi başına düşen gelirin, ortalama internet hızının ve genişbant teknolojisinin kullanıldığı yıl sayısının; genişbant internet talebini etkileyen önemli faktörler olduğunu göstermiştir. Genç nüfus oranı talebi etkileyen bir faktör değilken, fiyat etkisi zaman içinde azalmıştır. Çalışma sonucunda genişbant internetinin günümüzde kullanımı zorunlu olan mal ve hizmetler içerisinde yer aldığı tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    Yatırım Fonları Performansları ve Yönetici Etkisi İlişkisi Türkiye Sermaye Piyasasında Bir Uygulama
    (2005) Sertatlı, Burcu; Arslan, Mehmet
    ÖZET Portföy performansının ölçülmesi yatırımın ve yatırım yöneticisinin ne kadar başarılı olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Performans tek değişkenli veya boyutlu bir olgu olmayıp, risk getiri düzleminde karşılaştırılan bir değerlendirme kriteri olması nedeniyle, üstlenilen risk açısından gerçek başarıyı ölçmekte önemli bir yönetim aracı sunmaktadır. Çalışmada, Ocak 2002-2005 arasındaki 3 yıllık dönem incelenmiş ve literatürde öngörüldüğü şekilde beta katsayılarının durağan olmadığı, fon betasının piyasa betasına yaklaşmadığı, tespit edilmiştir. Analiz sonucu fonların 3 yıllık dönemdeki ortalama getirilerinin pazarın getirişinden farklılaştığı dolayısıyla, beta katsayısının tahmin kabiliyetinin yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Fon yöneticilerinin zamanlama kabiliyetini test etmek üzere uygulanan kuadratik regresyon analizi sonuçlarına göre analize dahil edilen 52 adet yatırım fonundan sadece 4 adet fonun ' c ' katsayılarının pozitif çıktığı tespit edilmiştir. Son olarak fon performanslarım ölçmede kullanılan tekniklerin birbirleriyle çelişen sonuçlar doğurduğu ortaya çıkmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Uygulanan Politikaların Süt Üretimine Etkisi: Seçilmiş Ab Ülkeleri ve Türkiye Karşılaştırması
    (2024) Güncer, Kemal; Omay, Tolga
    Dünya nüfusundaki artışın, gelir artışları ile tarım ürünlerine olan talebi artırması ve tarımsal ürün talebinin bileşiminde değişikliklere yol açması beklenmektedir. Bu büyüyen gıda talebini karşılamak için tarımsal üretimde önemli artışlar gereklidir. Ancak, dünya üzerinde tarımsal üretimde kullanılabilecek arazi miktarının sınırlıdır. Bu durum, tarımda üretim artışları için birim arazide elde edilen üretim miktarının artırılması yani verimlilik artışlarının zorunlu olduğunu göstermektedir. Ayrıca tarım sektöründe devlet müdahalesi yaygın olarak uygulanmakta ve üretimdeki artışlar makroekonomik politika ve düzenlemelere bağlı kalmaktadır. Tarımsal destek politikalarının verimlilik üzerindeki etkisi desteklerin niteliğine bağlıdır. Verimlilik ölçütleri arasında kısmi faktör verimliliği (KFV) ve toplam faktör verimliliği (TFV) bulunmakta, ancak TFV literatürde daha baskın olarak kullanılmaktadır. Tarım sektöründe çalışan verilerin kalitesi dikkate alındığında geleneksel TFV yaklaşımlarının büyümenin nedenleri hakkında yeterli bilgi sağlamamakta ve büyümenin teknolojik ve kurumsal değişim, tarımsal politika ve tasarım ile ilişkilisini ele almaktadır. Bu nedenle, çalışmada, KFV ve TFV yaklaşımlarının eksikliklerini gidermek ve tarımsal büyüme üzerindeki etkileri analiz etmek amacıyla yeni bir ölçüt olarak birleştirilmiş yaklaşım geliştirilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye'deki süt üretiminin belirleyicilerini analiz etmek ve çözümlemek amacıyla 1961-2017 dönemi üzerine odaklanılmış, aynı dönemde, hayvancılık ve süt sektörlerini yoğun şekilde destekleyen Almanya, Fransa ve Hollanda gibi üç Avrupa Birliği ülkesi ile regresyon analizini de içeren karşılaştırmalı bir çalışma yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Basel I-II-III sermaye uzlaşısı
    (2013) Cengiz, Efsane; Cansızlar, Doğan
    1988 yılında Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından bankaların yapısını güçlendirmek amacıyla Basel I uzlaşısı yayınlanmıştır. Bu uzlaşı, dünya bankacılık sistemini tek bir standart ölçüt ile denetleme anlayışının, finansal piyasaların istikrarının, ilk adımı olmuştur. Basel I düzenlemeleri ile uluslararası alanda faaliyet gösteren bankaların varlıkları ile bulundukları sermaye arasında ,risk esasına dayalı bir ilişki kurulmaya çalışılmıştır,Daha sonraki yıllarda sadece sermaye yeterliliğine bağlı bir sistem yaklaşımının yetersiz kaldığı görüşü kuvvetlenmiş ve Basel I Uzlaşısı yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Bu eleştiriler neticesinde yeni bir uzlaşının gerekliliği ortaya çıkmıştır. 2004 yılında Basel II yayımlanmış ve , bankalarda etkin risk yönetimi ve piyasa disiplinini geliştirmeyi, sermaye yeterliliği ölçümlerinin etkinliğini arttırmayı ; bu sayede sağlam ve etkin bir bankacılık sistemi oluşturmayı ve finansal istikrarı sağlamayı hedeflemiştir.2008 yılında dünya çapında etkili olan finansal kriz sonrasında , finansal krizin hem çok maliyetli hem de sıkıntılı geçmesi bankacılık ve finans sisteminin gelecekte karşılaşabileceği krizlere karşı dirençli bir şekilde durabilmesi için , Basel Komitesi , yüksek sermaye standartlarını dengeleyici, likidite riskini ve sistematik riski detaylı bir şekilde kapsayan , yeni bir çerçeve tasarımı için adım atmıştır. 16 Aralık 2010 tarihinde , Basel Komitesi, Basel III kurallarını yayımlamıştır. Basel III ile getirilen en önemli husus, ?Sermaye tamponu? ve ?Sermaye koruma tamponu? uygulamalarının hayata geçirilmesi olmuştur. Bu yönüyle bakıldığında Basel III'ün ilave sermaye ihtiyacı doğurmasına bağlı olarak bir dönem için bankaların öz kaynak karşılıklarını olumsuz etkileyeceği düşünülse de orta vadede bu belirtilen tedbirler dolayısıyla ekonomik büyümeye olumlu katkı sağlayacağı beklenmektedir. Basel III'ün etki ve sonuçlarını Türk iş dünyası perspektifinden değerlendirirsek , sermaye yeterliliği konusundaki tartışmaların Türkiye için büyük bir önemi olmayacağını, likidite ve kaldıraç oranı uygulamalarının bazı konularda tehlike arz edebileceğini söyleyebiliriz.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Firma Büyüklüğü ve Sahiplik Yapısını Etkileyen Sektöre Özgü Firma Belirleyicilerinin Analizi: İmkb'de Sektörel Karşılaştırma
    (2011) Karabıyık, Hilal; Arslan, Mehmet
    Araştırmanın amacı, reel sektörde faaliyet gösteren firmaların kurumsal yönetim mekanizmaları ile sektörel farklılıkları değerlendirilerek firma büyüklüğü ve sahiplik yapısının özelliklerinin belirlenmesi ve bu yapıların şirketlerin finansal performans göstergelerine etkisinin saptanarak aralarındaki ilişkinin analiz edilmesidir. Araştırmaya konu olan firmalar, 2003-2010 yılı arasında İMKB'de işlem gören firmalar arasından seçilmiştir. Bu firmaların sektörel farklılıkları yansıtması amacıyla; imalat sanayi, enerji ve teknoloji olmak üzere üç farklı sektörde yer almasına dikkat edilmiştir. Yine analize tabi tutulan firmaların 3 aylık konsolide mali tabloları esas alınmıştır.Araştırma 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vekâlet teorisine ağırlık verilerek yönetim ve yönetimin teorik temelleri incelenmiştir. İkinci bölümde, kurumsal yönetim kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise İMKB'de işlem gören firmalar üzerinde sektöre özgü farklılıklar dikkate alınarak sektörel özelliklerin firma büyüklüğü ve sahiplik yapılarına etkileri analiz edilmiştir.Araştırmada; betimsel istatistik, faktör analizi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi olmak üzere dört ayrı istatiksel analiz kullanılmıştır. Bağımlı değişken firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı, bağımsız değişken ise sektörel özellikler olarak belirlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; halka açılma oranı, I. büyük ortak payı imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji sektöründe orta, teknoloji ve bilişim sektöründe düşük seviyelerdedir. Personel sayısı ise imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji ve teknoloji sektöründe halka açılma oranıyla eş değer seyir izlemektedir. Halka açılma oranı ve I. büyük ortak payı kıyaslandığında, hâkim hissedarın kontrol üzerinde payı yüksek buna bağlı olarak dağınık sahiplik yapısı düşük, denetim ve azınlık hissedarın yönetimde söz sahibi olanağı kısıtlıdır. Bu nedenle de vekâlet maliyetlerinin düşük olduğu ve kurumsal yönetim uygulamalarının zayıf olduğu sonucu çıkarılabilir. Personel sayısı ve öz sermaye oranına göre analizde, genel itibariyle büyük ölçekli ve sermaye yoğun firmalar mevcuttur. Sektörün yapısını belirleyen toplam finansal performans açısından ise, enerji sektöründe yüksek, imalat sanayinde orta, teknoloji ve bilişim sektöründe ise en düşük düzeydedir.