8 results
Search Results
Now showing 1 - 8 of 8
Doctoral Thesis Yeni Kolonyalizm: Anthills Of The Savannah, Devil On The Cross ve Shame'de ki Bağımsızlık Sonrası Açmazlar Üzerine Bir Çalışma(2019) Gümüş, Ersoy; Tekin, KuğuBu tezin amacı Chinua Achebe'nin Anthills of the Savannah, Ngugi wa Thiongo'nun Devil on the Cross ve Salman Rushdie'nin Shame eserlerinde yansıtılan post kolonyal toplumlardaki yeni kolonyalizm durumunu incelemek ve tartışmaktır. Achebe, Ngugi ve Rushdie dekolonizasyondan sonra eski sömürgecilerin yerini alan yerel burjuvazi ve elitlerin kullandığı politikaları eleştirmektedirler. Bağımsızlıklarını kazanmalarına rağmen, sözde bağımsız görünen eski sömürgeler kendilerini kontrol altında tutan batılı emperyalistlerin uygulamalarından kaçamamışlardır. Ancak batılı devletler bu kez farklı bir yöntem kullanmaktadırlar. Yani, eski kolonilerini denetimleri altında tutabilmek için bu ülkelerin yerel politik liderlerini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başlamışlardır ki bu da politik, sosyo-kültürel ve ekonomik çürümeye sebep olmaktadır. Bu cihetle, bu tez Achebe, Thiongo ve Rushdie'nin eserlerindeki büyük halk kitlelerinin imtiyazlı veya güçlü liderler tarafından ezilmesini ve sömürülmesini yansıtmayı amaçlamaktadır. Tez, bir giriş bölümü, üç alt bölümden oluşan bir kuram bölümüve her biri yukarıda belirtilen romanları inceleyen üç analiz bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümü sonraki bölümlerde incelenecek olan konuları genel olarak açıklamaktadır. Kuram bölümü Kwame Nkrumah, Frantz Fanon, Ania Loomba ve Elleke Boehmer gibi önde gelen edebi eleştirmenler ve kuramcılara göndermeler yaparak kolonyalizm, post kolonyalizm ve yeni sömürgecilik gibi ilgili kavramlara odaklanmaktadır. Bu bölüm ayrıca bu baskının yürütüldüğü kurum ve vasıtalara değinmektedir. Üç romanı inceleyen analiz bölümleri ise yeni kolonyalizmin ve sonuçlarının Kenya, Nijerya ve Pakistan'da nasıl yansıtıldığını incelemektedir. Sonuç bölümü ise incelenen romanlar da yeni kolonyalizmin kurum ve vasıta açısından farklılık göstermesine rağmen, verilen üç ülkenin de eski sömürgecilerden hiçbir farkı olmayan yerel liderler ve elitler tarafından sömürüldüğünü ortaya koymaktadır.Master Thesis Afrika'da Çin ve Batı Arasındaki Rekabetin Artırılması(2018) Assefa, Feven Zewdıe Assefa Feven Zewdıe; Ünal, HasanAfrika yıllarca geleneksel ve geleneksel olmayan güçler arasındaki rekabetin ortasında yer aldı. Bunun nedenleri, Afrika'nın jeopolitik ve coğrafi önemi, hammadde zenginliği ve ucuz işgünün bir fırsat olarak düşünülmesidir. Başlangıçta Avrupalılar Afrika kıtasına yönelik olumsuz görüşlere sahipken, zamanla kıtanın sahip olduğu zenginliklerin farkına vardılar ve kıtayı sömürgeleştirmeye başladılar. Ancak bugün, eski Avrupa güçlerinden gelen sömürgelerin sona ermesine rağmen, bu sürece geleneksel olmayan güçlerin de eklenmesiyle birlikte yeni bir sömürge dönemi başlamış oldu. Son yıllarda Afrika'daki önemini artıran ve küresel arenada pek çok kişinin merceğinde olan ülkelerden birisi de Çin'dir. Bu kapsamda Çin Afrika kıtasındaki politikasını 'kazan kazan stratejisi' çerçevesinde değerlendirmekte ve bunu ilahi bir güç olarak görmektedirler. Ancak, bu tez belirtilen durumun aksine, Çin'in yükselişinin ve uyguladığı stratejilerin geleneksel güçlerin yükselişi ve uyguladığı stratejilerle pek çok benzerliğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, tezde farklı dili, kültürü, politik ideolojisi ve kabileleri olan ve elli dört bağımsız devletten oluşan Afrika kıtasının tümü için tespit yapılması için, Güney Afrika Cumhuriyeti'ndeki Çin'in ve Batı'nın politikaları ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Batı, Çin, Afrika, Güney Afrika Cumhuriyeti, sömürgecilikMaster Thesis Nadine Gordimer'ın 'none To Accompany Me' Adlı Eseri ve Türkçe Çevirisinin Postkolonyal Tema ve Dil Bağlamında Karşılaştırmalı Çalışması(2020) Yağız, Elif Ceylan; Aksoy, Nüzhet BerrinBu çalışmanın amacı Nadine Gordimer'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra yazdığı ilk romanı olan Yanımda Kimse Yok adlı eserinin Türkçeye çevirisini, biçem ve tema çerçevesinde incelemektir. Çalışmada Nadine Gordimer'ın tercih edilme sebebi, V. S. Naipaul, Chinua Achebe, Salman Rushdie gibi sömürgecilik sonrası dönemi ele alan birçok önemli yazarın dışında, Güney Afrikalı kadın bir yazarı incelemektir. Sömürgecilik sonrası dönemini yansıtan None To Accompany Me ve kitabın Türkçe çevirisi Yanımda Kimse Yok arasında çeviri üzerine yapılan bu nitel karşılaştırmada, koloni sonrası döneme ait temaların, dil ve biçemin hedef kültür olan Türkçe'ye aktarımının, Paul Bandia'nın üç katmanlı yaklaşımı ile incelenmesi uygun görülmüştür. Sömürge sonrası dönem eserlerinin dil, biçem ve içerdiği temalardan kaynaklı farklılıklarından ötürü, çevirmenin kullandığı çeviri stratejisi Paul Bandia'nın üç katmanlı çeviri yaklaşımı çerçevesinde incelenmiştir. Bu yaklaşımın ilk basamağı Vinay and Darbalnet'in çeviri metodları, ikinci ve üçüncü basamağı ise Lawrence Venuti'nin yerlileştirme ve yabancılaştırma yaklaşımı açısından analiz edilmiştir. Genel olarak bu çalışmanın amacı, sömürgecilik sonrası metinlere özel olan biçem ve tema özelliklerinin hedef kültüre çeviribilim bağlamında aktarımını incelemektir.Master Thesis Swift'in Düz Yazı Biçiminde Yazılmış Olan Güliver'in Yolculukları ve Mütevazı Bir Öneri Yergilerinin Temalarının ve Biçimsel Özelliklerinin İncelenmesi(2010) Leventli, Aycan; Menteşe, Oya BatumBu tez, Jonathan Swift'in düz yazı biçiminde yazılmış olan Güliver'inYolculukları ve Mütevazı Bir Öneri eserlerinin temalarını ve biçimsel özellikleriniinceleyerek Swift'in on sekizinci yüzyıl İngiliz toplumunu eleştirmek ve ıslah etmekamacıyla yergi türünü nasıl kullandığını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmadametin analizi metodu uygulanmıştır. Eserlerin analizleri öncesinde aydınlanma çağı,neo-classical edebiyat, Swift'in hayatı ve eserleri ve yergi türü hakkında temel bilgiverilmiştir. Analiz sürecinde ise Swift'in her iki eserde de yergi türünü kullanarakmodern toplumu ve bu toplumda gerçekleşen önemli olayları eleştirdiği gözlenmiştir.Güliver'in Yolculukları'nda Swift paralellik, ironi, alegori ve parodi gibi edebiteknikler kullanarak kendi toplumunu yansıttığı Güliver'in hikâyesi aracılığıylakendi toplumunu eleştirir ve ıslah etmeye çalışır. Benzer şekilde, Mütevazı BirÖneri' de İrlanda'nın ekonomik problemlerini çözmek için yamyamlığı öneren ironikbir öneri ile İngiltere'nin İrlanda'yı sömürmesine ve İrlanda'nın yüksek tabakasınınve yöneticilerinin bu sömürüye kayıtsız kalmasına dikkat çeker. Swift'in gurur veönyargı gibi evrensel insani duyguları eleştirmesi de dikkate değer. Sonuç olarak,Güliver'in Yolculukları ve Mütevazı Bir Öneri eserlerinde Swift'in eleştiri türünükullanmadaki asıl amacı on sekizinci yüzyıl İngiliz toplumunu ıslah etmek olmasınarağmen, bu eserlerin Swift'in evrensel mesajlarını algılayabilen her toplumu ıslahetme gücüne sahip olduğu gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler1. yergi2. on sekizinci yüzyıl İngiliz toplumu3. ıslah etmek4. sömürgecilik5. ironiDoctoral Thesis Jean Rhys'in Wide Sargasso Sea, Buchi Emecheta'nın Second Class Citizen ve Fadia Faqir'in My Name İs Salma Romanlarında Sömürge Dönemi Söylemi(2019) Aydemir, Siray Lengerli; Menteşe, Sıdıka OyaBu doktora tezi, sömürge dönemi söyleminin günümüzde de etkin olduğuna vurgu yaparak Jean Rhys'in Wide Sargasso Sea (1966) (Geniş, Geniş Bir Deniz), Buchi Emecheta'nın Second Class Citizen (1974) (İkinci Sınıf Vatandaş) ve Fadia Faqir'in My Name is Salma (2007) (Benim Adım Salma) isimli romanlarındaki kadın baş kahramanların benlik algıları ve tanımları, ve bu söyleme karşı gösterdikleri dirence dair geniş bir anlayışa ulaşmayı amaçlamaktadır. Metin çözümlemelerinin asıl hedefi, sömürge dönemi, sömürge sonrası ve çok kültürlü dönemlerde baş kahramanların erkek egemen söyleme direnç gösterirken kendilerine ait benlik tanımını nasıl yaptıklarını incelemektir. Sömürge dönemi söyleminin özünde sömürgeciyi merkeze alan ancak sömürüleni öteki olarak adlandırıp dışlayan bir dil hüküm sürmektedir ki bu da kahramanların omuzlarına aşılması imkânsız gibi görünen bir zorluk yüklemektedir. Yine de, bu söylem içerisinde başkahramanlar kendilerine ait alanlarda benlik tanımı yapabilmek ve direnç gösterebilmek adına kendi yöntemlerini geliştirirler. Bu yöntemler, zaman, yer ve kimlik bağlamında farklılık göstermektedir çünkü romanların geçtiği dönemler farklıdır. Bu farklar da gözetilerek, metin çözümlemelerinin temel amacına uygun olarak çeşitli kuramlar ve tanımlar kullanılmıştır. Emperyalizm ve erkek egemen bakış açısı, ikili karşıtlıklar, karşıt söylem, Üçüncü Alan, dil emperyalizmi ve taklitçilik tezde kullanılan başlıca kuram, kavram ve tanımlamalardır. Çalışmanın savına ışık tutan ve saptamalarına başvurulan, ve sömürge dönemi söyleminin ataerkil bir bakışla hala etkin olduğunu vurgulayarak beklenen sonuca ulaşılmasını sağlayan eleştirmen ve kuramcılar Bill Ashcroft, Michael Foucault, Gayatri Spivak, Edward Said, Homi Bhabha, Frantz Fanon, Hamid Dabashi, Robert Phillipson, Leila Ahmed, Alastair Pennycook, Robert Young, Richard Terdiman, Ania Loomba, Elleke Boehmer, Oyeronke Owewumi, Amin Malak ve tanımları çalışmanın amacına destek olan diğer bazı eleştirmenlerdir.Doctoral Thesis On Dokuzuncu Yüzyıl Çocuk Macera Romanlarında Sömürgeci İdeolojinin Temsili: R. M. Ballantyne'nın The Coral Island, W. H. G. Kingston'ın In The Wilds Of Africa ve H. R. Haggard'ın King Solomon's Mines(2018) Ayyıldız, Nilay Erdem; Gültekin, Azade LerzanBu çalışma on dokuzuncu yüzyıl çocuk macera romanlarının, macera adı altında, İngiliz sömürgeciliğinin propagandasını yaptığını ileri sürmektedir. Bunu göstermek için de, R. M. Ballantyne'nın The Coral Island (1858), W. H. G. Kingston'ın In the Wilds of Africa (1871) ve H. R. Haggard'ın King Solomon's Mines (1885) romanlarını postkolonyal teori yaklaşımıyla incelemektedir. Çalışmada, bahsedilen romanların analizleri için başlıca postkolonyal eleştirmen Edward Said, Homi K. Bhabha ve sömürge karşıtı düşünür Frantz Fanon'un yaklaşımı kullanılmaktadır. Seçilen romanlarda örneklendirilen 'stereotip,' 'öteki,' 'sömürgeci bakışı,' 'taklitçilik,' 'melezlik,' 'üçüncü uzam,' ve 'ikilem' gibi postkolonyal kavramların araştırılmasındaki amaç, sömürgeci söylemin, sömürgeci ideolojiyi güçlendirmek ve çocuk okuyuculara iletmek için nasıl işlediğini ortaya çıkarmaktır. Yapılan analizlerin ışığında çalışma; on dokuzuncu yüzyıl çocuk macera romanlarının, anlatıcı, olay örgüsü, yer ve zaman, karakter oluşturma ve içerik özellikleri açısından izledikleri benzer bir modelle geleceğin 'ideal' İngiliz sömürgecilerini oluşturmaya çalıştığını göstermektedir. Söz konusu romanların basımı arasında geçen süreyi göz önünde bulundurulduğunda çalışma; ayrıca, on dokuzuncu yüzyılın sonuna doğru, sömürgeci, asimile ve hibrid kişiler arasında daha uyumlu bir ilişki sundukları için romanların birbirinden farklılaştığını da göstermektedir. Böylece, çalışma, on dokuzuncu yüzyıl İngiliz çocuk macera romanlarının, sömürgeci ideolojinin ürünü ve sürdürücüleri olarak düşünülebileceği sonucunu çıkarmaktadır.Doctoral Thesis Zaynab Alkali'nin The Stillborn, Buchi Emecheta'nın Kehinde ve Sefi Atta'nın Everything Good Will Come Eserlerindeki Nijeryalı Alt Sınıf Kadınlarının Durumunun Yapıbozucu Açıdan Okunması(2017) Akbay, Yakut; Canlı, GülsenBu çalışmanın amacı Gayatri Spivak'ın kadını özne olarak ele alan alt sınıfa yönelik karamsar yaklaşımının tüm alt sınıf kadınlar için geçerli olmadığını göstermektir. Alt sınıf kadının durumu, Nijeryalı kadınlarının yapıbozucu yaklaşım kapsamında irdelenmesi ile incelenecektir. Bu amaçla, Derrida'ya ait temel kavramlar, örneğin, fallogosantrizm, différance, düşüm ve palimpsest, alt sınıf kadınların hayatını etkileyen kültürel unsurların incelenmesine uygulanacaktır. Ayrıca, ikinci ve üçüncü romanlar bağlamında kullanılacak olan Homi K. Bhabha'nın taklit, kendileme ve belirsizlik kavramları Nijeryalı alt sınıf kadınlarının durumunu kavramsallaştırmak amacıyla çalışmada kullanılacaktır. Nijeryalı kadın yazarlar tarafından yazılan romanların yapıbozucu okunması temelinde bu çalışma Nijeryalı alt sınıf kadının ne derece değişiklikler geçirdiğini ortaya çıkaracaktır. Bunu yaparken de değişik kültürel çevreler bünyesinde, Nijeryalı alt sınıf kadınının kendisi ile ilgili farkındalık, kendine güven ve sonrasında kendini gerçekleştirmesine götüren yol izlenecektir. Böylece çalışma, Nijerya kültüründe geleneksel kadın kavramını yeniden tanımlamayı mümkün kılacak, Afrika Feminizmi olarak bilinen yerel kadın kuramının da geçerliliğini gösterecektir. Çalışma Spivak'ın alt sınıf kadınının aksine, Nijeryalı alt sınıf kadının erkek egemen toplumda kendine alan oluşturabileceği sonucuna varacaktır.Master Thesis Karayip Diyasporasındaki Yuva Özlemi Kavramının Britanya Romanlarında Temsili: Andrea Levy'nin Limonun Meyvesi ve Caryl Phillips'in Son Yolculuk Romanları(2020) Yalçın, Nazlı Elif; Tekin, KuğuBu çalışma, yuva özlemi kavramının Karayip diyasporasına mensup bireylerdeki etkilerinin, özellikle Andrea Levy'nin Limonun Meyvesi (1999) ve Caryl Phillips'in Son Yolculuk (1985) romanlarındaki ana karakterler üzerindeki etkilerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Limonun Meyvesi'ndeki ana karakterin Jamaikalı göçmen bir ailenin Britanya doğumlu çocuğu olması ve Son Yolculuk'taki ana karakterin Karayipli bir göçmen olması, ana karakterlerin 'yuva' arayışlarındaki benzerlik ve farklılıkların izini sürmek için önemlidir.İkinci Dünya Savaşı'nın bitimini takip eden yıllarda, Britanya'ya olan büyük çapta göçlerin nedeni özellikle erişilecek bolluk ve zenginliğe olan ortak inançtan kaynaklanmaktaydı. Fakat Britanya'ya göç eden Karayipliler bambaşka bir gerçekle karşılaştılar ve birçoğu, Britanya doğumlu çocukları için de bir ikilem olan, 'yuvalarını' bulma çabasıyla yüzleştiler.Yuva özlemi birçok nedenin birleşmesinin sonucu olarak değerlendirilebilir. Bunlar; bir kişinin geçmişine aşina olmamasına, intizamsız aile bağlarına, şahsi ilişkilerindeki sorunlara ve hâtta eğitim geçmişlerine dayandırılabilir. En önemlisi ise, bir kişinin Britanya'da göçmen olmasıyla, göçmen bir ailenin Britanya doğumlu çocuğu olması arasındaki fark, 'yuvalarının' neresi olduğunu saptamalarındaki belirleyici faktör olabilir. Ancak her iki taraf da ırkçılık ve ayrımcılığa uğrayabilir ve çoğunluğa ait hissetmekte zorlanabilir. Birey kendini köksüz hissettikçe ve bir yerle kendini özdeşleştiremedikçe, duygusal buhran ve neticede kimlik kriziyle karşı karşıya kalabilir. Limonun Meyvesi ve Son Yolculuk'taki ana karakterlerin ikisi de yuva özleminin yol açtığı hislerden rahatsız olmuşlardır ve huzursuzluklarını gidermek için yollar aramaktadırlar. Bu çalışma, bir giriş, dört ana bölüm ve bir sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, 'yuva' kelimesinin çağrışımları, tezin genel hatları ve her bölümün özeti sunulmuştur. Anahtar Sözcükler Sömürgeleşme sonrası Edebiyatı, Karayip diyasporası, yuva özlemi, ırk, kimlik krizi
