28 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 28
Article Mağaza İç Mekan Tasarım Bileşenleri(2016) Yıldırım, Nazlı NazendeMağaza iç mekan tasarımı; İç mimarlık disiplininin bir alt bileşenini oluşturmakta ve iç mimarların uzmanlık alanlarına girmektedir. Dolayısıyla, mağaza atmosferi ya da mağaza iç mekân kalitesi bağlamında yetkin söz söyleyecek disiplin İç Mimarlık olarak görülmektedir. Çalışma, üç ana eksen çevresinde kurgulanmaktadır. İlki; tasarım perspektifinden mağaza iç mekan tasarımının analizinin yapılmasını içermektedir. Bu bağlamda, iç mekan tasarımını oluşturan, plan şeması ve mekan organizasyonu, aydınlatma, akustik, iklimlendirme, güvenlik ve yangın, renk, malzeme, koku, müzik ve sergileme tasarımı gibi etmenler incelenmektedir. Bir diğer bileşen ise; tasarımın ayrı düşünülemeyeceği kullanıcı faktörüdür. Bu kapsamda, kullanıcı algısı ele alınmaktadır. Son bileşen olarak, kurum kimliği ve imajı mağaza iç mekan tasarımı bağlamında analiz edilmektedir. Çalışmanın sonucunda; mağaza iç mekan bileşenlerini oluşturan unsurlar analiz edilmiş, iç mimarlık disiplinince sistematize edilerek tanımlanmıştır. Çalışma, bu yönü ile iç mimarlık disiplini ve diğer disiplinler için temel kaynak niteliği taşıması hedeflenmektedir.Master Thesis Ankara Karacabey Külliye Yapı Grubunda Bulunan Karacabey Çifte Hamamı İç Mekan Analizi(2012) Erol, Şaziment Çağlayan; Taş, Şule PfeifferAnkara' da XV. yüzyıl yapılarından olan Karacabey Çifte Hamamının iç mekan analizi bu tezin konusunu oluşturmaktadır. YapınınAnkara ilinde konumlanması nedeniyle Ankara'nın XV. yüzyıldaki fiziksel ve sosyal durumu, 1300-1500 lü yıllarda Osmanlı'da dini ve sosyal yapıların tarihçesi ile birlikte ele alınmıştır. Ayrıca çalışmanın kuramsal çerçevesinde, Karacabey Çifte Hamamının günümüz genel özellikleri, mimari tanımlamaları, günümüze kadar yapılan restorasyon tanımlamaları ve değerlendirmeleri yapılmış, iç mekan tasarımı önerileri sunulmuştur. Yapının korunarak ve gerekli belgelemeler yapılarak gelecek nesillere aktarılması, iç mekan öğelerinin günümüzdeki durumunun tespiti ve restorasyon sonrası iç mekan tasarımı gerekliliğinin vurgulanması çalışmanın amacını oluşturmaktadır.Master Thesis Geleneksel Konut Mimarisinde Yeniden İşlevlendirme: Beypazarı Taş Mektep Örneği(2025) Yalçın, Raşit; Pfeıffer, ŞuleBu tez çalışması, Beypazarı'nda yer alan Taş Mektep yapısının mimari ve işlevsel dönüşümünü ele almaktadır. Yapının ne zaman, kim tarafından ve hangi amaçla inşa edildiğine dair kesin bir belge bulunmamaktadır. 1763 yılında yazılan bir vakfiyede, Cami-i Kebir'in yanında bir mektepten söz edilmektedir. Taş Mektep'in Kurşunlu Camii'nin hemen bitişiğinde konumlanmasından dolayı bahsedilen mektebin burada yer aldığı düşünülmektedir. Bununla birlikte, literatür taramasında yapının 19. yüzyıl Osmanlı konut mimarisine özgü nitelikler taşıyan bir eğitim yapısı olduğu vurgulanmaktadır. Osmanlı döneminde sıbyan mektebi olarak kullanılan yapı, Cumhuriyet döneminde de eğitim işlevini sürdürmüş; 20. yüzyılda restorasyon sonrasında restoran olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada vakfiye belgeleri, literatür taraması, arşiv fotoğrafları ve yerinde inceleme bulguları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Malzeme kullanımı, mekânsal organizasyon ve cephe özellikleri incelenerek yapının tarihsel sürekliliği ve geçirdiği değişimler ortaya konmuştur. Beypazarı Taş Mektep, geleneksel konut mimarisinin mekânsal düzenini eğitim işleviyle bütünleştiren özgün bir örnek olarak değerlendirilmektedir. Yapı, yalnızca fiziksel özellikleriyle değil, kentsel bellekteki simgesel değeriyle de korunması gereken önemli bir kültürel mirastır. Bu yönüyle yapı, tarihsel sürekliliği ve geçirdiği işlevsel değişimleriyle, kültürel mirasın korunması ve yeniden değerlendirilmesi bağlamında bir örnek niteliği taşımaktadır.Master Thesis İmar Mevzuatının Enerji Etkin Yapı Tasarımı Üzerindeki Etkileri: Ankara Gölbaşı Belediyesi Örneği(2024) Yenipazar, Nihal Mercan; Koçyiğit, Filiz BalGünümüzde mimari tasarım yöntemleri hızlı bir şekilde gelişmektedir. Artan nüfusun ve tüketimin çevre üzerindeki olumsuz etkileri birçok alanda olduğu gibi tasarım yaklaşımlarında da sürdürülebilir tasarımları öne çıkarmaktadır. Sürdürülebilirlik kavramı, kaynak tüketmeden çalışmasını devam ettirebilen sistemsel bir yaklaşım olarak ele anılabilir. Mimaride sürdürülebilirlik, yapının yaşam döngüsü boyunca çevreye olan zararının azaltılmasını ve yenilenebilir kaynakları kullanmasını kapsar. Yapı yaşam döngüsü binanın inşaat sürecinden başlayıp yıkım ve geri dönüşümünü kapsayan ve binanın çevreye etkilerini içeren bir süreçtir. Enerji etkin tasarım, yapı yaşam döngüsünde sürdürülebilirliğe etki eden önemli etkenlerden biridir. Bu durum tasarımcıları enerji etkin yapı tasarımına yönlendirmektedir. Bu tasarım yaklaşımında, doğal ve yapılı çevre verilerinin etkin kullanılması, enerji gereksinimlerinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken atıkların yeni kaynaklar için ham madde olarak kullanılabilmesi hedeflenir. Yapıların bu yaklaşımla tasarlanması, günümüzde kaynak sorunlarının azaltılmasında ve sürdürülebilirliğin sağlanmasında önem kazanmaktadır. Ülkemizde yapı sektöründe kullanılan enerjinin büyük bir kısmı yenilenemeyen fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. Ancak Almanya, Belçika, İsviçre gibi gelişmiş birçok ülke yenilenebilir kaynakların kullanımını arttırmakta ve bu konuda çalışmalarını hızlandırmaktadır. Birçok ülkede enerji kullanımına ilişkin yasal mevzuat bulunmaktadır. Türkiye'de de çeşitli yönetmelikler, standartlar ve sertifikalarla yapılarda enerji etkin tasarımın geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasının amacı, mevzuatın yapıların enerji etkin tasarımı üzerindeki etkilerini incelemek ve ortaya çıkarmaktır. Bu kapsamda Türk İmar Mevzuatı ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Enerji etkin tasarıma ait kapsamlı bir literatür çalışması yapılmıştır. Ülkemizdeki ve dünyadaki ilgili mevzuatlar, uygulanan standartlar ve sertifikalara değinilmiştir. Ülkemizdeki mevzuatlar ve standartlar tartışılarak Ankara'nın Gölbaşı ilçesi bu doğrultuda bir eğitim yapısı üzerinden incelenmiştir. Gölbaşı ilçe belediyesi için enerji etkin tasarım doğrultusunda öneriler oluşturulmuştur.Master Thesis 1909 Tarihli Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü (sokullu Köşkü) ve Değişiminin Mekansal Analizi(2023) Bildiş, Sadık Çağrı; Pfeıffer, ŞuleGeleneksel Türk konut mimarisinde önemli bir yere sahip ahşap kârgir yapılardan ve döneminin son örneklerinden biri olan, yapımına 1909 yılında başlanan Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü (Sokullu Köşkü) İstanbul'un Kadıköy semtinde yer almaktadır. Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü yapıldığı günden günümüze kadar değişik kişiler tarafından farklı amaçlarla kullanılmış ve son olarak 2013 yılında Yapı Merkezi tarafından restore edilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında İstanbul ve Kadıköy'ün tarihi araştırılmış, köşkte etkisi olan mimari akımlar incelenmiştir. Köşkün mevcut durumu için alan çalışması yapılmış, gözlemler fotoğraflarla belgelenmiş, rölöve çizimleri ve restitüsyon projeleri incelenerek elde edilen bilgiler çalışma kapsamında kullanılmıştır. Ancak yapılan alan çalışması kapsamında bütün mekanlar araştırmacı tarafından fotoğraflanamamıştır. Köşkün mevcut halinin araştırmacı tarafından çekilebilen görselleri, Yapı Merkezi tarafından restorasyon çalışması öncesinde çekilen görselleri ile kapsamlı bir şekilde karşılaştırılmıştır. Dönemin ahşap yapılarından biri olan ve günümüze ulaşmış nadir köşkler arasında bulunan Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü'nün mimarı kesin olarak bilinmemekle beraber Vedat Tek olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda köşkün mimar Vedat Tek ile ilişkisi, mimarın diğer yapıları ve el kitaplarında bulunan çizimlerle birlikte karşılaştırma yapılarak incelenmiştir. Ayrıca köşkün cephe ve mimari özellikleri dönemin diğer yapılarıyla da karşılaştırılmıştır. Bu çalışma ile daha önce hakkında herhangi bir akademik çalışma olmayan Ziyaeddin Efendi Köşkü'nün mevcut durumunun incelenerek özgün mimari tasarımına yönelik değerlendirmeler yapılması ve literatüre kazandırılması hedeflenmektedir.Doctoral Thesis Tanzimat sonrası, Osmanlı Rumeli vilayetleri hükümet konaklarında ideoloji ve erk'in mimari temsili (1839-1922)(2018) Halaçoğlu, Neval Konuk; Lökçe, SevgiBu tez, Tanzimat Fermanı sonrası Osmanlı Devleti'nin Rumeli Vilâyet merkezlerinde yeni bir anlayış olarak ortaya çıkan ve devletin kentsel mekâna en önemli müdahalesi olan hükümet konaklarını konu etmektedir. Kentsel mekân üzerindeki değişimin göstergesi olan hükümet konakları, Tanzimat'ın siyasi alandaki reformlarının bir uzantısıdır. Genellikle kent merkezinde mimarî özelliğiyle devlet otoritesinin ve gücünün göstergesi konumunda kurulan hükümet konakları, siyasal iktidarın geleneksel yapıdan uzaklaşarak ideolojik alanda önemli bir değişikliğe uğradığını bu kamu yapılarıyla göstermiştir. 1864 Vilâyet Nizamnâmesi sonrası hükümet konağının, taşıdığı sembolik değer ve yerine getirdiği işlevler açısından da, devlet-toplum ilişkilerinin kentin görünümünü ve kentsel yaşamı nasıl değiştirdiği görülmektedir. Tezin kapsamı Osmanlı dönemi (1839-1922) Rumeli vilâyet merkezlerindeki yönetimin erk ve ideolojisinin temsil mekânları olan hükümet konakları ile sınırlıdır. Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova, Makedonya ve Yunanistan'ı içeren bölgede, incelenen döneme ait Rumeli vilâyet merkezlerinin sayısı on birdir. Bu merkezler; Bosna (Bosna-Hersek), Cezâir-i Bahr-ı Sefid (Kal'a-i Sultaniyye/Çanak-kale, Midilli, Sakız, Rodos/Yunanistan), Edirne, Girit (Hanya, Kandiye/Yunanistan), İşkodra (Arnavutluk), Kosova (Priştine/Kosova, Üsküp/ Makedonya), Manastır (Ma-kedonya), Prizren (Kosova), Selânik (Yunanistan), Tuna (Rusçuk/Bulgaristan) ve Yanya (Yunanistan)'dır. Tezde incelenen zaman diliminin özelliği, çağdaşlaşma arayışının getirdiği hızlı siyasi dönüşümlere sahne olmasıdır. Bu dönemde ilk defa olarak şehir plânlamasıyla ilgili kanun ve yönetmelikler, şehir tasarımı ve yeni üsluplarda inşa edilen hükümet konağı binalarıyla mimaride siyasi bir görünürlük amaçlanmıştır.Master Thesis Farklı Anlayışlarla Tasarlanmış Eğitim Alanlarındaki Sınıfların Hacim Akustiği Yönünden Değerlendirilmesi ; Doğa Koleji Çukurambar ve İmkb Alparslan Ortaokulu Örneği(2015) Yerli, Can; Koçyiğit, Filiz BalEğitim, toplumların gelişimindeki en önemli araçlardan biridir. Etkili bir eğitim, kaliteli iletişim ile mümkündür. İletişime etki eden faktörler arasında, bulunulan mekânın etkisi büyüktür. Akustik gelişimi tamamlanmış mekânlardaki işitsel konfor şüphesiz ki daha iyi iletişime sebep olacaktır. Ülkemiz okullarında, ön tasarım aşamasında akustik koşulların ihmal edilmesi, sınıflarda sağlıklı iletişim ortamının sağlanamamasına sebep olmaktadır. Bu çalışma eğitim yapılarının en önemli mekânı olan sınıflarda akustik konfor koşullarının önemi ile birlikte, kullanılan gereçlerin etkisini ortaya koymak amacı ile hazırlanmıştır. Araştırma kapsamı içinde ölçüm yapılmak üzere Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan iki okul seçilmiştir. Araştırılmak üzere seçilen okullardan ilki özel okul, ikincisi ise M.E.B. bünyesindeki tip proje devlet okullarından biridir. Bu araştırmada seçilen okullara ait sınıflar, hacim akustiğine uygunlukları açısından, kullanılan iç yüzey gereçleri doğrultusunda araştırılmıştır. Yapılan çalışmada seçilen iki okuldaki hacim olarak benzer sınıflar, akustik ölçüm cihazları ile ölçülmüştür. Belirlenen sınıflarda konuşmanın anlaşılabilirliğinde önem taşıyan akustik parametreler olan çınlama süresi (RT), erken düşüş süresi (EDT), konuşmanın açıklığı ve netliği (C50), konuşmanın belirginliği (D50), konuşma iletim indeksi (STI) ve hızlı konuşma iletim indeksi (RASTI) ölçümleri yapılmış ve elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda, kullanılan mobilya ve yüzey malzemelerinin, sınıflardaki akustik konfor koşullarına etkileri incelenmiş, yeni tasarlanacak ya da iyileştirme çalışması yapılacak sınıflarda konuşmanın anlaşılabilirliğinin optimum düzeylere çıkarılabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Etkileşimli Yapı Arayüzünün Kentsel Kamusal Alan Kullanımına Etkileri(2021) Saygılı, Merve Özlem; Orhan, MelikeKentsel kamusal alanlar kentteki aktivitelerin çoğunun gerçekleştiği alanlar olarak kentsel yaşamı şekillendirmekte, mimari yapılar ile kurdukları ilişki kentsel mekanın oluşumunda, kentsel yaşamın düzenlenmesinde ve kamusal alanda gerçekleşen ilişkiler üzerinde etkili olmaktadır. Kamusal alanları çevreleyen mimari yapıların kullanımları, işlevleri, yapısal özellikleri ve iç-dış arasında kurdukları ilişki gibi pek çok faktör yapı arayüzlerinin tasarımına bağlıdır. 21.yy'da bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin sonucu olarak, yapı arayüzünde gerçekleşen etkileşimli tasarımlarla arayüzler, kullanıcıları tarafından değiştirilebilir veya sıcaklık, ses gibi çevresel koşullardan etkilenerek değişebilir bir yapıya bürünmüştür. Etkileşimli yapı arayüzleri kamusal alanda gerçekleşen etkinlikleri çeşitlendirip, yeni kullanımların, yeni kullanıcıların ve yeni mekansal tanımlamaların oluşturarak, insanlar ve fiziksel çevre arasında yeni bir iletişim ve ifade ortamı yaratma fırsatı sunmaktadır. Bundan dolayı, etkileşimli tasarımın kamusal alan-arayüz-insan ilişkisi içinde irdelenmesi önem kazanmaktadır. Bu tez kapsamında, karşılaştırmalı analiz yöntemi ile farklı kamusal alanlarda bulunan ve farklı özelliklerdeki etkileşimli yapı arayüzü tasarımları, kamusal alandaki etkilerine göre incelenmiştir. Seçilen etkileşimli tasarım örnekleri etkileşimli sistemin kurulma amacı ve kurulduğu yapının mimari özellikleri dikkate alınarak sınıflandırılmış, kamusal alandaki etkilerinin değerlendirilmesi yapılmış, tasarımlar çevre ile etkileşim biçimlerine ve kamusal alan üzerindeki etkilerine göre değerlendirilmiştir. Sonuç olarak kamusal alanların, kullanıcıya sunduğu mekansal ve yaşamsal kalitenin arttırılması, kullanım değerinin ve kullanımının arttırılması ve sürdürülmesi için etkileşimli yapı arayüzlerinin sahip olması gereken özellikler tespit edilmiştir. Bu tespitlerde yola çıkılarak etkileşimli yapı arayüzlerinin tasarımında dikkate alınması gereken ölçütlere, kamusal alanda sundukları etkileşim olanaklarına ve kamusal alan kullanımına etkilerine ulaşılmıştır.Doctoral Thesis The Impact of Digital Games on Architectural Education: an Experimental Study Through Virtual Reality Game Design(2025) Yoğsul, Hasane Ceren Cindioğlu; Akın, Emel; Acar, AktanMimarlık eğitiminde dijital oyunların kullanımı, öğrencilerin mekânsal düşünme ve temsil becerilerini geliştirme potansiyeliyle giderek önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı oyun tabanlı öğrenme yaklaşımının mimarlık öğrencilerinin mekânsal farkındalıkları ve iki boyutlu mekânsal temsil becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Tezin amacına koşut olarak, bir sanal gerçeklik oyununun geliştirilmesi ve oyunun mimarlık öğrencileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Tezde, bir sanal gerçeklik oyunu geliştirilmiş; oyun, iki aşamalı çapraz desenli deneysel bir yöntemle sınanmıştır. Deney için üçüncü sınıf mimarlık öğrencilerinden 20 katılımcı seçilmiş; katılımcılar rastgele kontrol (n=10) grubu ve deney (n=10) grubu olarak ayrılmıştır. Deneyin 1. Aşamasında kontrol grubuna oyundaki yapılarla ilgili bilgi verildikten sonra yapıların çizimleri istenirken, deney grubuna oyun oynatıldıktan sonra yapıların çizimleri istenmiştir. 2. Aşamada, kontrol grubu deney grubuna dönüştürülerek 1. Aşama (bilgilendirme sonrası çizim) sonrasında oyun oynatılmış, tekrar çizim istenmiştir. Deney grubuna da 1. Aşama (oyun spnrası çizim) sonrasında bilgilendirme yapılmıştır. Veri toplamak üzere oyun sonrası bulunuşluk, akış ve sistem kullanılabilirliği ölçekleri uygulanmış; görüşleri açık uçlu anketler ve gözlemler ile kaydedilmiştir. Çizimlerin, ölçeklerin, anketlerin, kayıtların ve gözlem sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda sanal gerçeklik tabanlı oyun deneyiminin öğrencilerin mekânsal temsil becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Mimari yapıların çizimlerinde (plan ve kesit) oyun oynayan öğrencilerin, sadece yapı bilgilendirmesi yapılan öğrencilere kıyasla daha fazla gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ölçek analizlerinde katılımcıların bulunuşluk ve akış puanlarının yüksek olduğu, deneyimin oldukça sürükleyici ve motive edici olduğu belirlenmiştir. Gözlemler ve açık uçlu anket yanıtları, oyun içi etkileşimin öğrencilerin öğrenme sürecine katılımını ve mekânsal keşif süreçlerini, plan-kesit gibi iki boyutlu mimari temsil araçları ile aktarma becerilerini artırdığını desteklemektedir. SG oyunu ile farklı bir yaklaşım sergileyen bu özgün çalışmanın, daha geniş örneklemlerle ve daha gelişmiş SG araçlarıyla güçlendirilecek ve oyunun çok oyunculu mod gibi özelliklerle zenginleştirilecek gelecek çalışmalar için öncü olacağı düşünülmektedir.Master Thesis Çağdaş Gerçeklik Teknolojilerinin Mimari Anlatım ve Tasarımla Etkileşimi Üzerine Bir Değerlendirme(2023) Demir, Nilsu; Bican, Nezih BurakTeknoloji, insanın doğayla ilişkisini düzenleyen, farklı alanlardaki sorunları daha kısa ve verimli bir biçimde çözmesini sağlayan araç ve yöntemlerin bilgisini kapsar. Mimarlık alanı, çağlar boyunca kendi pratik ihtiyaçlarını çözümlemek üzere gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmıştır. Parşömen, kâğıt gibi somut nesneler üzerine iki ve üç boyutlu el çizimleri ile başlayan bu ilişki, perspektif, fotoğraf, kolaj tekniklerinin gelişmesiyle artmış; geçen yüzyılın son çeyreğinde Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD), sunum ve üretim yöntemlerinin gelişmesiyle karmaşık ama çok daha verimli bir seviyeye çıkmıştır. Yirmi birinci yüzyılda gelişen yeni 'gerçeklik' teknolojileri (AR, VR, MR, XR, vb.) sanal evrenlerin gelişmesine önayak olarak dünyada yeni iletişim ve ticaret ortamlarının ortaya çıkmasını sağlamış; mimarlık alanında da dönüştürücü etkiler yaratmıştır. Bu teknolojiler gerek mimarlık pratiğindeki gerekse mimarlık eğitimindeki araçları dönüştürürken mimarların tasarım ve iletişim yaklaşımlarında değişiklikleri de beraberinde getirmektedir. Bu çalışma kapsamında, çağdaş gerçeklik teknolojileri ile mimarlık alanının ilişkisini anlamak üzere bir literatür taraması yapılmış, elde edilen veriler tarihi gelişim içerisinde düzenlenmiş; gerçeklik teknolojilerinin halen sürmekte olan dönüşümü nedeniyle internet tabanlı güncel web siteleri ve sosyal medya kaynaklarındaki bilgiler toplanmış; bu teknolojileri kullanan ve bu konuda araştırma yapan mimar ve akademisyenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla teknolojinin dünü, bugünü ve geleceği üzerine güncel düşünceler bir araya getirilmiş; MAXQDA programı ile gruplandırılarak analitik bir çerçeve elde edilmiştir. Konunun mimari pratik ve eğitim yönleriyle ele alınması, mimarlık alanının bu teknolojilerle olan güncel ve gelecek ilişkilerine dair yerel açılımların yer aldığı bir tartışmanın altlığını oluşturmuş; eleştirel bir değerlendirme ile bu teknolojilerin bir sonraki basamağında neler olacağı ön görülmeye çalışılmıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

