Search Results

Now showing 1 - 10 of 191
  • Article
    FEDERAL ALMANYA ÖRNEĞİNDE AB ADALET DİVANI KARARLARININ KESİN HÜKÜM KARAKTERİNE SAHİP ULUSAL MAHKEME KARARLARINA ETKİSİ
    (2019) Arsava, Ayşe Füsun
    Alman hukuku AB Adalet Divanı kararlarını yargılamanıniadesi nedeni olarak kabul etmemektedir. Şüphesiz Birlik hukukununöngördüğü Äquivalenz prensibi (uyumluluk) AB Adalet Divanı’nın vediğer AB yargısı içinde yer alan mahkemelerin kararlarının tüm üyedevletlerde aynı sonuçlar doğurmasını gerektirmektedir. Bu tür birmukayese edilebilirlik Alman hukukunda AİHM kararları bakımındansöz konusu olmamasına karşın Federal Alman Anayasa mahkemesikararları bakımından söz konusudur. Bu nedenle birçok durumdaFederal Alman Anayasa Mahkemesi Kanunu’nun 79. maddesinin kıyasen AB Adalet Divanı kararlarına uygulanması gündeme gelmektedir. Federal Alman Anayasa Mahkemesi kanunun ilgili maddesininkıyasen uygulanması yerine bu çerçevede bir kanun değişikliğininyapılması daha rasyonel gözükmektedir.
  • Master Thesis
    Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Meşru Beklentilerin Korunması
    (2022) Yılmaz, Halil Ozan; Sever, Dilşad Çiğdem
    Çalışmamızın konusu Anayasa Mahkemesi kararları ışığında meşru beklentilerin korunmasıdır. Meşru beklenti kavramı 1900'lü yılların ikinci yarısından itibaren başta Almanya, İngiltere ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok bölgede hukukun genel bir ilkesi olarak kabul edilmiştir. Bu kavram yasama organı ve idarenin çeşitli tasarruflarıyla yarattığı beklentilerin hukuk düzeninde korunmasını gerektirmektedir. 2000'li yıllardan itibaren ise Anayasa Mahkemesi tarafından hukukun genel ilkelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada Anayasa Mahkemesinin meşru beklentilerin korunmasına yaklaşımı ve hangi koşullarda koruma sağladığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Tez iki bölümden oluşmaktadır. Tezin ilk bölümünde meşru beklenti kavramının gelişimi, tanımlanması ve benzer kavramlarla ilişkisinin açıklanması amaçlanmıştır. İkinci bölüm ise ilkenin Anaysa Mahkemesi kararlarında uygulanmasıyla ilgilidir.
  • Master Thesis
    Anonim Şirketlerde Eşit İşlem İlkesine Aykırılık ve Hukuki Sonuçları
    (2025) Şahin, Deniz; Yongalık, Aynur
    Bu çalışmada, anonim şirketlerde pay sahipleri arasında eşit işlem ilkesinin uygulama alanları ve bu ilkeye aykırılık hallerinde ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlar ele alınmıştır. Eşit İşlem ilkesi, pay sahiplerinin hak ve yükümlülüklerinde eşitlik sağlamasını amaç edinen temel bir ilke olmakla birlikte, şirket içindeki karar alma süreçlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmada öncelikle eşit işlem ilkesinin hukuki dayanağı, kapsamı ve sınırları incelenmiş; ardından ilkenin ihlali durumunda başvurulabilecek hukuk yolları ve bu ihlalin ortaya çıkarabileceği iptal, butlan ve istisnai hallerde yokluk yaptırımları ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Ayrıca Türk hukukundaki düzenlemeler, öğreti görüşleri ve yargı kararları ışığında eşit işlem ilkesinin ihlali halinde pay sahiplerinin koruma mekanizmaları da analiz edilmiştir.
  • Master Thesis
    İlamlı İcrada Taşınmazın Tahliyesi ve Teslimi
    (2018) Esen, Oğuzhan; Kulaksız, Cengiz
    İlâmlı icrada taşınmazın tahliyesi ve teslimi, İcra ve İflas Kanunu'nda 26 ile 29. maddeler arasında düzenlenen bir hukuki kurumdur. Bu takip yolu ile alacaklı, mahkemeden almış olduğu, taşınmazın tahliyesi hakkında lehine bir hüküm içeren ilamı icra dairesine vererek takip talebinde bulunur. İcra dairesi takip talebini aldıktan sonra, ilamda adı geçen taşınmazın tahliyesini ve teslimini emreden bir icra emri düzenleyip bunu taşınmazı elinde tutan borçluya gönderir. Gönderilen icra emrinde borçlunun söz konusu taşınmazı yedi gün içinde tahliye ve teslim etmesi istenir. Borçlu kendisine verilen bu emri tutar ve taşınmazı yedi gün içerisinde tahliye ve teslim ederse ilamlı icra takibi son bulur. Borçlu yedi gün içerisinde taşınmazı tahliye ve teslim etmezse icra memuru tarafından taşınmazdan zorla çıkarılır. Yapılan bu çalışmada amaç, ilamlı icrada taşınmazın tahliyesi ve teslimi kurumunu tüm yönleriyle inceleyerek bu hukuki kurumun açıklanmasına ışık tutmak, aynı zamanda uygulamada ortaya çıkan ve hem alacaklı hem de borçlunun veya üçüncü kişilerin mağduriyetlerine yol açan bazı durumların üzerinde durularak, bu gibi durumların önüne geçilmesi için zorunlu hangi kanuni düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirlemektir. Anahtar Sözcükler ilam, icra, taşınmaz, tahliye, teslim
  • Master Thesis
    Türk Ceza Kanunu'nda irtikap suçu
    (2024) Dağtekin, Nermin Öztürk; Köprülü, Timuçin
    Bu çalışmanın konusu oluşturan irtikap suçu, 5237 sayılı TCK'nın İkinci Kitabının 'Millete ve Devlete Karşı Suçlar' başlıklı dördüncü kısmının 'Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar' kapsamında yaptırım altına alınmıştır. İrtikap suçunun; 'Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar' bölümde düzenlenmesi nedeniyle kamu idaresi kavramı, özgü suç niteliği gereği kamu görevlisi kavramı, 'Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar' ile korunan hukuki yarar, irtikap suçunun konusu, faili, mağduru, maddi ve manevi unsurları, özel görünüş şekilleri, soruşturma ve kovuşturma usulü, görevli mahkeme ve benzer suçlarla karşılaştırması çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışma iki bölümden oluşmakta olup, birinci bölümünde 'Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar' bölümü kapsamında kamu idaresi ve kamu görevlisi kavramları ile korunan hukuki yarar; ikinci bölümde ise irtikap suçunun mülga 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK çerçevesinde düzenlenişi, suç ile korunan hukuki yarar, suçun konusu, faili, mağduru, maddi ve manevi unsurları, özel görünüş şekilleri, soruşturma ve kovuşturma usulü, görevli mahkeme ve benzer suçlarla karşılaştırması yargı kararları ve doktrin çerçevesinde incelemeye alınmıştır. Anahtar Sözcükler: irtikap, kamu idaresi, kamu görevlisi, icbar, ikna, hatadan yararlanma.
  • Master Thesis
    Uluslararası Antlaşmaların İç Hukuka Etkisi
    (2014) Kaşıkara, Hasan; Köker, Levent
    'Uluslararası Antlaşmaların İç Hukuka Etkisi' adlı araştırmamızda, 'uluslararası hukuk', 'uluslararası antlaşmalar', 'egemenlik', 'ulus devletler' ve 'T.C. Anayasa' sının konumuzla ilgili maddeleri' üzerine olan bilgiler üç bölüm olarak temellendirilmiştir. Çalışmamızın ilk bölümünde uluslararası hukuk kavramının ne ifade ettiği, uluslararası hukuk çerçevesinde uluslararası antlaşmaların işlevi açıklanmaya çalışılmıştır. Bunun için doktrindeki farklı görüş ve teorilerden de yararlanılmıştır. İkinci bölümde her yeni gün değişen global arena ve uluslararası hukuk etrafında, uluslararası hukuk ve antlaşmaların müeyyideleri ve iç hukuk sistemleri üzerinde bir araştırma yapılmıştır. Bu bağlamda uluslararası hukukun ana süjesi olan egemen devletler ve egemenlik kavramının tarihi seyri analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise bir ulus devlet olarak Türkiye'nin uluslararası hukuk ve iç hukuk bağlamındaki kendi mevcut iç hukuk sistemindeki işlerliği ve en son güncel değişimlerle beraber ortaya çıkan iç hukuk sistemi analiz edilmeye çalışılmıştır. Sonuç bölümünde diğer üç bölümün genelindeki teori ve tespitlerden ortaya çıkan değerlendirmeler ve Türk iç hukuk sistemi hakkında son güncel değişiklikler araştırmamız çerçevesinde analiz edilmiştir.
  • Article
    Yapı Denetim Görevini Kötüye Kullanma Suçu
    (2023) Köprülü, Timuçin
    2001 yılında yürürlüğe giren 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’la, aslında idarenin sorumluluğunda bir faaliyet olan yapı denetiminin belli durumlarda yapı denetim kuruluşlarınca yerine getirilmesi düzenlenmiştir. İlgili Kanun’un amacı can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Ceza hükümlerini içeren Kanun’un 9. maddesinde ise yapı denetim kuruluşunun icrai veya ihmali davranışla yeni iş almaktan men cezası uygulanmasını gerektiren fiiller nedeniyle görevini kötüye kullanan ortaklarının, yöneticilerinin, mimar ve mühendislerinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, proje müellifi gerçek kişilerle laboratuvar görevlilerinin cezalandırılacağı belirtilmektedir. Son şeklini alana kadar birkaç değişikliğe uğramış olan 9. madde son hâliyle suçun maddi unsurları bakımından uygulamada sorunlar çıkarabilecek niteliktedir. Ayrıca düzenlemenin bir kısmının Anayasa’ya uygunluğu da tartışmalıdır
  • Master Thesis
    1961 Anayasası’nın Türk Toplumsal Gerçekçi Sinemasının Gelişimine Etkisi
    (2025) Kılıçatan, Sinem; Mızrak, Dilan
    27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrasında ilan edilen ve 1961 yılında yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yalnızca bir siyasal rejim değişikliğini değil, aynı zamanda bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesini, kuvvetler ayrılığı ilkesinin güçlendirilmesini ve sosyal devlet anlayışının anayasal zemine taşınmasını ifade eden tarihsel bir kırılma noktasıdır. Türk sineması, bu dönemde yalnızca sayısal üretimde değil, toplumsal içerik ve estetik nitelik bakımından da dikkate değer bir dönüşüm yaşamış; 'Altın Yıllar' olarak tanımlanan bu süreçte sinema, toplumsal adaletsizlik, sınıfsal eşitsizlik, kadın hakları, göç ve kentleşme gibi yapısal sorunları gündeme taşıyan eleştirel bir mecraya dönüşmüştür. 1961 Anayasası'nın bireysel özgürlükleri, düşünce ve ifade özgürlüğünü, basın özerkliğini ve sendikal hakları güvence altına alması, kültürel üretim ortamını da doğrudan etkilemiş; sinemacılar, toplumsal meseleleri daha cesur ve doğrudan biçimde beyazperdeye taşıyabilmiştir. Bu araştırma, Metin Erksan, Lütfi Ö. Akad, Halit Refiğ, Ertem Göreç ve Duygu Sağıroğlu gibi öncü yönetmenlerin filmleri üzerinden bu anayasal etkileri görünür kılmayı hedeflemiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemine dayalı olarak betimsel film analizi, tematik içerik çözümlemesi ve ideolojik okuma teknikleri kullanılmış; Stuart Hall'un temsil teorisi, Althusser'in ideoloji ve aygıt kuramı, Gramsci'nin hegemonya kavramı ve Foucault'nun mekân politikaları kuramsal çerçeve olarak benimsenmiştir. Bulgular, sinemanın yalnızca estetik bir alan değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal bir tanıklık sahası olduğunu göstermektedir. Susuz Yaz, Yılanların Öcü, Hudutların Kanunu, Otobüs Yolcuları ve Karanlıkta Uyananlar gibi filmler, 1961 Anayasası'nın vaat ettiği hakların taşrada, sınırda ve kentte ne ölçüde uygulanabildiğini sorgulayan güçlü anlatılarla Türkiye'de hukuk ile kültür arasındaki bağı sinemasal bir hafızaya dönüştürmüştür.
  • Master Thesis
    Türk Hukukunda Tanınmışlık Düzeyine Ulaşmış Markanın Korunması
    (2022) Kara, Berkan; Arkan, Sabih
    Marka, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında kural olarak aynı veya benzer mal veya hizmetler yönünden korunmaktadır. SMK md.6.5'te markanın Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle ayırt edici karakterinin zedelenebileceği, itibarının zarar görebileceği veya markadan haksız yarar sağlanabileceği hallerde, tanınmış markayla aynı veya benzer marka için yapılmış başvurunun, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak üzere, aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın reddedileceği düzenlenmektedir. Tanınmış markaya tanınan bu koruma, SMK md.7.2.c'de bir ihlal hali olarak düzenlenmektedir. Çalışmamızın birinci bölümünde, markanın Türkiye'de tanınmışlık düzeyine ulaşması incelenmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise tanınmışlık düzeyine ulaşmış markanın sulandırılması sebebiyle korunması incelenmiştir. Tanınmış markanın sulandırılması halleri, uluslararası hukuk, ABD, AB ve Türk hukuklarındaki düzenlemeler yönünden değerlendirilmiştir.
  • Article
    ANONİM ŞİRKETLERDE BORÇLANMA YASAĞINA AYKIRILIK TEŞKİL EDEN FİİLLERİN CEZAÎ SONUÇLARI*
    (2014) Hızır, Serdar; Merki, Duygu
    Anonim şirketlerde borçlanma yasağı (TTK m. 358, 395/2), 6102 sayılı(yeni) Türk Ticaret Kanununun öngördüğü önemli yeniliklerden biridir.Yasağa ilişkin düzenlemeleri ihlâl eden fiiller için TTK m. 562de özel bircezaî yaptırım hükme bağlanmıştır. Fakat bu düzenlemeleri doğrudan ihlâletmemesine rağmen hukuka aykırı olarak değerlendirilebilecek borçlanmaişlemlerinin de güveni kötüye kullanma suçuna (TCK m. 155) nedenolabileceği, Kanun koyucu tarafından açıkça ifade edilmiştir. İşte buçalışmada, TTK m. 562de öngörülen cezai yaptırım ile güveni kötüyekullanma suçu, anonim şirkete borçlanma yasağına aykırılık teşkil edenfiiller çerçevesinde ve çeşitli açılardan ele alınacaktır.