9 results
Search Results
Now showing 1 - 9 of 9
Master Thesis John Arden'ın Çavuş Musgrave'in Dansı ve Edward Bond'un Kuzeye Giden İnce Yol'unda epik tiyatro unsurları(2022) Yılmaz, Selin; İzmir, SibelBu tezin amacı John Arden'ın Çavuş Musgrave'in Dansı ve Edward Bond'un Kuzeye Giden İnce Yol oyunlarındaki epik tiyatro unsurlarının nasıl ele alındığını ve epik tiyatro konseptinin iki yazarın oyunlarına nasıl uyarladığını incelemektir. Tezin teori bölümünde bu tiyatro türünün ortaya çıkışı, geleneksel tiyatrodan hangi yönleriyle ayrıldığı, ele aldığı konular ve Bertolt Brecht'in geliştirdiği epik tiyatro unsurları ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Çavuş Musgrave'in Dansı ve Kuzeye Giden İnce Yol adlı oyunlardaki epik tiyatro unsurları açıklanmış ve oyunlarda epik tiyatro kavramının bu yazarlar tarafından nasıl ele alındığı incelenmiştir. Sonuç olarak Britanya'da epik tiyatronun en önemli temsilcileri olarak kabul edilen John Arden ve Edward Bond oyunlarında epik tiyatronun unsurlarından faydalanmışlardır. İki yazar da sosyal ve politik konuları ele alarak yabancılaştırma yöntemi ile seyirci üzerinde eleştirel bir bakış açısı oluşturmaya çalışmıştır. Edward Bond Kuzeye Giden İnce Yol adlı oyununda John Arden'dan farklı olarak kendisinin Aggro-Effect olarak tanımladığı bir unsur kullanmıştır. Bu unsur ile sahnede gösterilen şiddetin yarattığı şok ve saldırganlık gibi duygular üzerinden epik tiyatronun da oluşturmak istediği sorgulama sürecine seyirciyi yönlendirmeyi hedeflemiştir.Master Thesis Shakespeare ve Marlowe'un Oyunlarında Iıı. Richard ve Barabas'ın Dışlanmış Kötü Karakter Olarak Tasviri(2022) Reekab, Hayder Ban; İzmir, SibelBu tezin konusu, Shakespeare'in III. Richard ve VI. Henry ozyunlarinda yer alan III. Richard ve Marlowe'un Maltalı Yahudi adlı oyunundaki Barabas karakterlerinin 'istisnai' davranışlarının gelişimi ve bu karakterlerin nasıl kötü özellikler kazandıkları ile ilgilidir. Freud'un 'Psikanalizle Buluşan Bazı Karakter Tipleri: istisnalar' çalışmasına dayanan ve daha sonra Harold Blum'un teorik araştırmaları aracılığıyla açıklanan bu tez, III. Richard ve Barabas'taki 'İstisnai' davranışı vurgulamaktadır. Ayrıca bu tez, III. Richard'ı şekil bozukluğu açısından Freud'un açıkladığı 'istisnai' karakteri geliştirmede bir faktör olarak, Barabas'ı ise Blum'un açıkladığı Hıristiyan bir toplumda dışlanmış bir Yahudi açısından değerlendirir. Ardından, bu karakterlerin maruz kaldığı kötü muamelelerinin bir sonucu olarak nasıl 'telafi' aradıklarını ve onların kötü karakterler olduğunu kanıtlayan Makyavelist ilkelerinden istifade ederek amaçlarına, yani 'telafi'ye nasıl ulaştıklarını açıklar. Ayrıca bu tezde, kötü karakter temsilini açıklamak için , kötülük özellikleri Machiavelli'nin Prens kitabının Elizabeth dönemi anlayışıyla ilişkilendirilir. Bu iki oyunun seçilmesinin önemi, ana karakterlerinin, ister III. Richard örneğinde olduğu gibi doğuştan olsun, isterse Barabas'ın durumundaki gibi çevredeki toplumun bir sonucu olsun, her iki türde de kötü muamele örneğinin bulunmasıdır. Ayrıca, Makyavelist ilkeler açısından, bu iki oyun, 16. yüzyıl dramasında Makyavelist kötü karakterlerin öncüleri ve Prens'deki manifestolar bağlamında öne çıkar. Bu tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, şekil bozukluğu açısından Freud'un 'İstisna' teorisine ve Yahudi karşıtlığı açısından ise Blum'un teorisine odaklanmaktadır. Ardından. Prens'teki Makyavelist ilkeleri ve bu ilkelerin Elizabeth toplumu üzerindeki etkisini ve Innocent Gentillet'nin Kont-Machiavelli kullanımını vurgular. İkinci bölüm, VI. Henry'nin 2. ve 3. bölümlerinde ve III. Richard oyununda III. Richard'ın şekil bozukluğunu ve bu bozukluğun karakteri üzerine etkisini Machiavelli'nin kitabına dayanarak III. Richard'ın 'telafi' arayışını ve kötülüğünü tartışmaktadır. Son olarak üçüncü bölüm, Yahudi karşıtlığının Barabas'ın 'istisnai' karakter gelişimini nasıl etkilediğini, bunun onun 'telafisi' arayışına nasıl yol açtığını ve Barabas'ın amacına ulaşmak için uyguladığı Makyavelist ilkelerini ele almaktadır.Master Thesis Öz-çeviri ve Kendi Eserlerini Çeviren Yazar: Samuel Beckett'ın Oyun Sonu Adlı Eserinde Çeviri veya Yeniden Yazma Süreci(2021) Türkmen, Pelin; Akın, Fatma AylinÇeviri, kaynak dildeki bir mesajın hedef dile aktarıldığı veya iletildiği bir faaliyet olarak kabul edilmektedir. Bu çok adımlı çeviri sürecindeki genel algı, yazarın kaynak metni ürettiği ve çevirmenin çıktıyı yani çeviriyi yarattığı görüşüne dayanmaktadır. Ancak öz-çeviri çerçevesinde, yazar ve çevirmen aynı kişidir. Bu çalışmanın kapsamında, Samuel Beckett tarafından Fransızca olarak kaleme aldığı, Fin de Partie adlı oyununu İngilizceye Endgame olarak çevirdiği iki oyunun çeviribilim ışığında karşılaştırılması yer almaktadır. Bu tez, oyunun kaynak ve erek metinlerini, oyun yazarının öz-çevirmen kimliği doğrultusunda kıyaslamayı ve analiz etmeyi amaçlamaktadır. Samuel Beckett'ın biyografisi, oyunun tarihi arka planı, edebi incelemesi, karakterleri, yazarın edebi tarzı ve absürd tiyatronun yanı sıra tiyatro çevirisi tekniklerine ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir. Oyunun hedef ve kaynak metni, Vinay ve Darbelnet tarafından yazılmış Fransızca ve İngilizce'nin Karşılaştırmalı Deyişbilimi isimli kitaplarında önerilen metodoloji doğrultusundaki çeviri prosedürleri ve stratejileri çerçevesinde karşılaştırılmış ve sınıflandırılmıştır. Çalışma sonuçları, doğuştan çift dilli olmayan oyun yazarı ve çevirmen Samuel Beckett'ın çeviride eşdeğerliliği özgür bir şekilde ilettiğini ortaya koymaktadır.Doctoral Thesis İngiliz Tiyatrosunda Postdramatik Eğilimler: Mark Ravenhill Oyunları(2014) İzmir, Sibel; Canlı, GülsenKendine özgü sanat formları olan drama ve tiyatro biricik olma durumlarına bakılmaksızın sıkça birbirinin yerine kullanılan kavramlar arasındadır. Hiç şüphe yok ki bu durum her iki sanat dalının da anlamlı bir varoluşa sahip olabilmek için birbirlerine ihtiyaç duymalarından kaynaklanır. Diğer bir deyişle, oyun metinleri sahnelendikleri zaman daha değerli hale gelirken aynı şekilde metinsiz bir tiyatro düşünmek neredeyse imkânsızdır. Alman bilim adamı ve kuramcı Hans-Thies Lehmann, drama ve tiyatro arasındaki bu ilişkiyi bir bağlama oturtmak ve yeniden değerlendirmek amacıyla ses getiren çalışması Postdramatik Tiyatro adlı kitabında yeni bir yapılandırmaya gitmektedir. Lehmann kitabında 1960'lı yıllara kadar batı tiyatrosunun dramanın boyunduruğu altında kaldığını öne sürer. Bu durum da kaçınılmaz olarak dramatik metnin ve oyun yazarının en son ortaya çıkan üründe otoriter bir pozisyon edinmesiyle sonuçlanmıştır. Lehmann, bu kökleşmiş hiyerarşik düzeni bozmak için, 1960'lardan bu yana batı tiyatrosunun tiyatro metnine, oyun yazarına, oyunculara, kostümlere, dekora vb. eşit yaklaşan tiyatro ürünleri üretme çabası içinde olduğuna inanır. Lehmann, kitabının tarihsel avangartlardan 20. yüzyılın sonlarına kadarki dönemi ele aldığı kısmında oyun yazarlarının özellikle gerçekçi ve doğalcı tiyatronun estetik kurallarından nasıl uzaklaşıp postdramatik tiyatronun ortaya çıkmasını nasıl hızlandırdıklarını anlatmaktadır. Lehmann, İngiliz suratına tiyatro yazarlarının da sahnede olan olaylardan ve şok taktiklerden dolayı kendini adeta saldırıya uğramış gibi hisseden seyirciyi ele geçirme yöntemleriyle Alman asıllı postdramatik tiyatronun ortaya çıkmasında etkili olduklarını söyler. İngiliz oyun yazarı Mark Ravenhill bu tarz yazarlardan biridir. Oyunlarında aşırı boyutlarda kullandığı fiziksel ve sözel şiddetten dolayı Ravenhill suratına tiyatronun öncülerinden biri olarak görülmektedir ve oyunları sıkça bu sanatsal hareketin ışığı altında incelenmiştir. Bu tez Ravenhill'in oyunlarına sadece içerik açısından bakmaya engel olmak ve oyunlarda hem içeriğe hem de forma eşit yaklaşabilmek için Lehmann'ın postdramatik tiyatro teorisinin kullanmaktadır. Çalışma, Ravenhill'in oyunlarında suratına tiyatronun sınırlarını aşarak dramatik ve postdramatik tiyatronun özelliklerini sergilediğini iddia eder. Tez, analizini Ravenhill'in Shopping and Fucking, Faust is Dead ve Pool (No Water) isimli oyunları üzerinden yürütmektedir. Bu yaklaşım oyun yazarının yapıtlarına sadece metin açısından değil, seyirci/sahne, oyun yazarı/yönetmen ilişkilerinin yanı sıra oyunlarda kullanılan sözel ve fiziksel şiddet, olay örgüsü, reji vb. gibi kavramları düşünerek teatral açıdan bakmamızı da sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Dramatik tiyatro, postdramatik tiyatro, Hans-Thies Lehmann, suratına tiyatro, Mark Ravenhill, Shopping and Fucking, Faust is Dead, Pool (No Water).Master Thesis Tom Stoppard'ın Dramasındaki Tiyatro Unsurlarını Yaratmada Kullandığı Yaklaşımların Farklılığı(2004) Biçici, Sevilay; Vale, MarciaÖZET Bu tezin amacı, 20. yüzyılın önde gelen drama yazarlarından biri olan Tom Stoppard'ın oyunlarında kendi döneminden önce yazılan oyunların konusundan ve/veya tekniğinden yararlanmasının yanısıra kendi oyunlarında kullandığı materyallerden de birden çok kez yararlanıp, oyunlarında kullandığı her türlü gösteri biçimini tiyatral bir kavram haline getirip, tamamiyle 'Stoppard' tadı bırakan oyunlarla karşımıza çıktığını vurgulamaktır. 1954 ve sonrasında, İngiliz Tiyatrosu dikkate değer bir değişim süreci içerisine girdi. Bu süreç içerisinde, sonraki yazarları da etkileyecek bir çok eser Londra'da sahnelenmeye başlandı. Bunların başında hiç kuşkusuz John Osborne'nın öfke ve Samuel Beckett'm Godot 'yu Beklerken eserleri gelir. Bu dönem sadece İngiltere'yi etkilemekle kalmayıp, İngiltere dışındaki sahnelerde de etkisini hissettirdi. Her ne kadar Stoppard'ı daha çok etkileyen Beckett olmuşsa da - özellikle Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler'de - Stoppard'ın oyunu bir çok yönden Beckett tiyatrosundan farklılık göstermektedir. Bu tezde Stoppard'ın Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler, Akrobatlar ve Travestiler oyunlarında kullandığı her türlü gösteri biçimini nasıl bir araya getirdiği ve bunları belirtilen oyunlarda tiyatral öğeler olarak nasıl kullandığı incelenmektedir. Bu tez bir giriş, üç ana bölüm ve bir de sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde dört alt başlık yer almaktadır. Giriş bölümünün ilk kısmında, I. ve II. Dünya Savaşlann'dan sonraki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel değişiklikler ve bu değişikliklerin insanlar ve dolayısıyla da yazılan eserler üzerindeki etkisi hakkında kısa bir bilgi veriliyor.Giriş bölümünün ikinci alt başlığında, 1945 sonrasındaki İngiliz Tiyatrosu'nun gelişimine değiniliyor. Üçüncü alt başlıkda ise, 20. yüzyılın popüler akımı olan ve Beckett'ın eserlerinden sonra Stoppard'ın eserleri için de kullanılan Absürd Tiyatro' ya değinilmektedir. Dördüncü bölümde ise yazarın yaşamı ve eserleri tanıtılmakta ve Stoppard'ın oyunlarında kullandığı tiyatro öğelerinden kısaca bahsedilmektedir. Gelişme bölümünde ise; tezde savunulan düşünce, yukarıda bahsedilen oyunların kronolojik sıralamasıyla verilmektedir. Tezin sonuç bölümünde giriş ve gelişme bölümlerinde tartışılan konuların kısa birer özeti yer almaktadır.Master Thesis Arnold Wesker'in İlk Oyunlarındaki Temel Etkiler(2004) Selimoğlu, Zeynep Rana; Vale, MarciaÖZET Bu tezin amacı Arnold Wesker'in oyunlarında özellikle yer, karakter ve diyalogda bazı temel etkilerin görüldüğünü vurgulamaktır. Savaş sonrası dönemi oyun yazarlarından olan Wesker oyunlarında toplumda görülen değişiklikleri yansıtır. Wesker, döneminin yeni teknikleriyle ilgilenirken kendi kişisel yaşam deneyimlerinde de etkilenir. Bu tezde Arnold Wesker'in ilk eserlerinde görülen temel etkiler oyunlarından dördünde - Mutfak ve Wesker Üçlemesi: 'Şehriyeli Tavuk Çorbası, Kökler ve Kudüs 'ten Sözediyorum ' - incelenmektedir. Bu tez, bir giriş, iki gelişme ve bir de sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde üç alt başlık yer almaktadır. Giriş bölümünün ilk iki kısmında Wesker'in tiyatrosu için İngiltere'de 20. yüzyılın ikinci yarısında yer alan sosyal ve tarihsel edebi gelişmeler ve yenilenen naturalizm hakkında bilgi verilir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra sınıflar arası farklılar ortaya çıkar ve bu yüzden toplumdaki denge değişir. Toplumdaki bu değişimler edebiyatı da etkiler. Bu sebeple bu dönem yazarları toplumdaki hiyerarşik düzeni yeniden yapılandıran endüstri ve ekonomideki çalkalanmalarla başlayan orta sınıf ve işçi sınıfı arasındaki farklılıkları eserlerinde anlatırlar. Toplumun en üst düzeyindekilerin sağladığı iş imkanlarına bağlı kaldıklarından zor kalan kesim işçi sınıfı olmuştur. İngiliz Tiyatrosu'nda bu sorunlar dönemin oyun yazarları tarafından da incelenir ve Wesker da bu yazarlardan biridir. Üçüncü kısımda ise Wesker'in hayatıyla ilgili bilgi verilmektedir. Gelişme bölümlerinde yukarıda adı geçen oyunlar - birinci bölümde Mutfak ve ikinci bölümde Wesker Üçlemesi 'Şehriyeli Tavuk Çorbası, Kökler ve Kudüs'ten Sözediyorum' - temel etkiler esas alınarak detaylı bir biçimde incelenmektedir. Tezin sonuç bölümünde giriş ve gelişme bölümlerinde tartışılan konular kısa özet olarak verilmektedir. uMaster Thesis Shakespeare'in Othello ve Venedik Taciri Oyunlarında Rönesans Dönemi'ndeki Ataerkil Toplum(2021) Alkasım, Ibrahım Nashwan Salım; İzmir, SibelBu tez, Shakespeare'in Othello ve Venedik Taciri oyunlarında ataerkillik kavramını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu iki oyun, Ortaçağ ve Rönesans döneminde erkek egemen toplumun kadınları nasıl etkilediğini göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, Othello ve Venedik Taciri'ni feminist bir bakış açısıyla incelemektir. Ayrıca bu tez, bu iki oyunun kadın karakterlerinin ataerkil topluma nasıl başkaldırdığını tartışacaktır. Bu tez, genel olarak önceki dönemlerde ve özel olarak Rönesans döneminde kadınların çektiği acıları konu almaktadır. Rönesans döneminde, kadınların kendilerini ispatlamak için erkekler kadar fazla bir şansı olmadığı söylenebilir. Ataerkil toplumda, kadının rolünü ortadan kaldırmak için her türlü baskı uygulanıyordu. Teorik bölüm, Rönesans döneminde kadınların eğitim, iş ve toplumdaki rolleri açısından çektikleri sıkıntılarla ilgili gerçekleri ve ayrıntıları ele alacaktır. Buna ek olarak, bu bölüm, Simone de Beauvoir'ın İkinci Cinsiyet teorisini ve Virginia Woolf'un denemesi Kendine Ait Bir Oda'yı ele alacaktır. Sonraki iki bölüm, Shakespeare'in Othello ve Venedik Taciri oyunlarındaki kadın karakterler Desdemona, Portia ve Jessica'nın rollerini ve onların toplum üzerindeki etkilerini ve onları yalnızca ikinci cinsiyet olarak gören bir toplumda rollerinin ve tepkilerinin nasıl olacağını tartışacak.Master Thesis Tom Stoppard'ın Professional Foul, Cahoot's Macbeth, Rock'n'roll Adlı Politik Oyunlarının Kültürel Materyalist Açıdan İncelenmesi(2012) Gülpınar, Gülay; Canlı, GülsenBu çalışma Çek asıllı İngiliz yazar Tom Stoppard'ın üç politik oyunu, Professional Foul, Cahoot's Macbeth ve Rock'n'Roll'u kültürel materyalist bakış açısıyla incelemenin yanısıra yazarın oyunlarını kültürel materyalist kuramın hassasiyetlerine önem vererek yazdığını öne sürer. Bahsi geçen kuramı açıklamak amacıyla temel olarak Alan Sinfield'in görüşlerine yer verilmiştir. Bu üç oyunda yazarın Çekoslovakya tarihini tiyatro, müzik ve akademik çalışmalar gibi kültürel pratiklere uygulanan sansür üzerinden anlattığı göz önünde bulundurulduğunda, kültürel olan her pratiğin politik olduğunu öne süren kültürel materyalizm kuramının oyunları incelemek için uygun olduğu düşünülmüştür. Rock'n'Roll başlıklı oyunda, rock müzik kapitalizm, komünizm ayırt etmeksizin her sistemde muhalefetin sesi olarak kabul edilmekle birlikte Çekoslovakya gibi doğu bloğu ülkelerine batıdan ithal edilmiş olması sebebiyle aykırılığın simgesi, Cahoot's Macbeth'de Shakespeare'in karakteri Macbeth'in gelecek vadeden onurlu bir Lord'dan zorbaya dönüştüğü kişisel tarihi Çekoslovakya'daki komünist totaliter rejiminin tarihine bir metafor olarak düşünülürse Macbeth oynamak bir sistem eleştirisi haline gelmektedir. Professional Foul içinse, bilimsel kanıtlar doğrultusunda topluma ?gerçek? empoze etme gücüne sahip olan akademik çalışmaların hükümet kontrolünden geçtiği ve sansüre uğradığı için yazarın metnini yasadışı yollardan ülke dışında yayımlama çabasının da yine muhalefetin göstergesi olduğu söylenebilir. Bu çalışmada, totaliter sistem ve muhalif bireyler arasındaki çatışma tarihini yukarıda özetlenen şekilde kültürel ögeler üzerinden anlatması sebebiyle Stoppard'ın ele alınan oyunları kültürel materyalist bakış açısıyla yazdığı fikri ortaya atılmıştır. Yeni-tarihçi kuramlar arasında yer alan kültürel materyalist kuramı geçmişte yazılmış eserleri çağdaş dünya ideolojilerini ve söylemlerini yaymaları bakımından inceler ve muhalefet kavramı üzerinde durur. Bu sebeple Stoppard'ın Cahoot's Macbeth'de 17. yüzyıl başlarında yazılmış bir Shakespeare metni kullanarak 1970'lerdeki Çekoslovak yönetimini eleştirmesi, Rock'n'Roll'da ise çoktan yıkılmış olan bir sistem üzerinden kapitalist sistemi eleştirmesi Stoppard'ın kültürel materyalist tutumuna ve egemen ideolojiye karşı muhalif tavır sergilediğine kanıt olarak öne sürülmüştür. Professional Foul'da da düşünce özgürlüğünü baskılamaya çalışan sistemin karşısında muhaliflerin egemen `söylem'leri bozarak `karşıt söylem' oluşturması, Stoppard'ın muhaliflerin sistemde değişiklik yaratabileceğine dair inancına ve iyimserliğine işaret eder. Muhaliflerin karşıt söylemler yaratarak sistemi değiştirebileceğine dair bu iyimserlik diğer yeni tarihçi kuramların aksine kültürel materyalist kuramında mevcuttur.Master Thesis William Shakespeare' in Julius Caesar, Hamlet ve Macbeth oyunlarındaki doğaüstü durumların dramatik yönleri(2013) Tiryaki, Zeynep; Adanur, Evrim DoğanBu tez, William Shakespeare' in Julius Caesar, Hamlet ve Macbeth tragedyalarındaki doğaüstü durumları dramatik açıdan incelemeyi amaçlamıştır. Doğaüstü unsurların hem dramatik hemde oyunların yapısal ve kurgusal işlevleri açısından önemli rol oynadığı saptanmış, karakter oluşumu ve olay gelişimini tamamlamaya katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. Bir giriş, üç gelişme ve bir sonuç bölümünden oluşan tezin giriş bölümünde, trajedinin klasik ve Shakespeare başlıkları altında tanımlaması yapılmış ve doğaüstü durumların klasik dönem oyunlarından, Rönesans' a kadar uzanan tarihsel süreçte ki kullanım biçimleri ve dönemsel işlevleri örneklerle incelenmiştir. Üç gelişme bölümü, sırasıyla oyunları kurgu ve yapısal açıdan detaylı incelemiş, doğaüstü durumların bu yapı ve kurgulamadaki dramatik önemi ortaya konulmuştur. Bu tezde, Julius Caesar' da yer verilen doğaüstü unsurların, karakter tanımlamasını desteklediği; bu doğaüstü kullanımların Hamlet'te oyunun temasını vurgulamada belirgin katkısı olduğu ve Macbeth' te oyun gelişimine ve karakter oluşumuna doğrudan etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç bölümünde, üç oyun arasında ki belirgin paralelliklerden yola çıkılarak, doğaüstü ögelerin aynı yapısal düzlemde kullanıldığı ve aynı amaca hizmet ettiği izlenmiştir. Bu bağlamda bu çalışma, üç yolundaki doğaüstü kullanımların, yazarın öncelikle dramatik etki yaratması amaçlı kullandığını saptamıştır. Anahtar Sözcükler: Shakespeare, Doğaüstü, Dramatik unsur, Hayalet, Cadı
