13 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Master Thesis Kamuda Seferberlik ve Savaş Hali Hazırlıkları (türk Silahlı Kuvvetleri Personel Seferberlik Sistemi ve Erbaş ve Er Seferberolma Faaliyetleri)(2010) Gödren, Müjdad; Ülker, Halil İbrahimSeferberlik, devletin tüm güç ve kaynaklarının; savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması ve kullanılmasına ilişkin faaliyetlerin uygulandığı ve kanunlarla vatandaşların hak ve özgürlüklerine geçici olarak bir takım sınırlamalar getirildiği durumdur. Seferberlik faaliyetleri sadece silahlı kuvvetleri ilgilendirmemekte, devletin sivil kurumları ile tüm halkı yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle seferberlik sisteminin amaçladığı hedeflere ulaşabilmesi, konu hakkında, halkın bilinçlenmesine ve tüm yönetim örgütünün üzerine düşen görevleri tam olarak yerine getirmesine bağlıdır.Bu çalışma; Kamuda Seferberlik ve Savaş Hali Hazırlıklarının (TSK Personel Seferberlik Sistemi ve Erbaş Er Seferber Olma Faaliyetleri) incelenmesini, konuyla ilgili mevzuatın ortaya konarak vatandaşların seferberlik ve savaş haline ilişkin mevzuat, uygulama ve teorik alanlardaki bilgi düzeylerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır.İlk bölümde seferberliğin tarihsel sürecinden örnekler ve seferberlik hakkındaki genel bilgiler ile tezin kapsamı, önemi, amacı, yöntemi ve soruları yer almaktadır. İkinci bölümde idare hukukundaki olağanüstü yönetim usulleri incelenmiş ve seferberliğin bu açıdan değerlendirmesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde kamuda seferberlik ve savaş hali hazırlıkları açıklanmaya çalışılmış ve bu kapsamda ilgili kurumların görev ve sorumlulukları anlatılmıştır. Dördüncü bölümde Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Seferberlik Sistemi açıklanmış ve Asteğmen, Çavuş, Onbaşı ve Er rütbesindeki personelin seferberlik hazırlıkları incelenmiştir. Beşinci bölümde terhis olarak yedek statüsüne geçmiş personelde seferberlik konusundaki bilgi düzeyinin tespit edilmesi maksadıyla yapılan anket çalışmasının bulgularına yer verilmiş ve son olarak altıncı bölümde bu anket sonucunda ortaya çıkan analizler ile tezin teorik kısmındaki bilgiler birleştirilerek değerlendirme ve önerilerde bulunulmuştur.Araştırma kapsamında seferberlik konusundaki bilgi düzeyinin tespit edilmesi maksadıyla 10 sorudan oluşan ankete verilen cevapların değerlendirilmesi sonucunda, bu konudaki bilgi düzeyinin düşük seviyede olduğu saptanmıştır.Bu da ülkemizde konuyla ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından kamuoyuna yeterli bilgilendirme yapılmadığı gerçeğini ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler:Seferberlik,Olağanüstü Yönetim Usulleri,TSK Personel Seferberlik Sistemi.Master Thesis Rusya Federasyonu'nun Suriye İç Savaşı'ndaki Dış Politikası: 2011-2016(2017) Günay, Serdal; Karasar, Hasan AliRusya Federasyonu'nu tarihsel süreç içerisinde siyasi, ekonomik ve askeri dalgalanmalar yaşadı.1721'de Çarlık Rusya'sı ile başlayan büyüme, 1917devrimi ile yerini Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) bıraktı. Sovyetler Birliği'nin 1991'de parçalanması sonucunda Rusya Federasyonu dünyadaki yerini aldı. Rusların küresel düzlemde yaşadığı gelişmelerle inişli çıkışlı süreçleri oldu. Ancak Ruslar her zaman ayağa kalkmayı başarmıştır. Rusya Federasyonu'nu bir yandan Çarlık İmparatorluğu üzerinden diğer yandan da Sovyetler Birliği gibi süper güç üzerinde ayağa kalkmaya başladı. Bugünkü Rusya Federasyonu'nun Suriye İç Savaşı'ndaki Dış Politikasını anlayabilmemiz için küresel iki gücün tarihsel arka planının iyi kavranması gereklidir. Rusya Federasyonu'nun Dış Politikasını, Suriye İç Savaşı'ndaki kodlarla anlayabiliriz. Bu kodların merkezi Rusya Federasyonu'nda, uzantısı Suriye Devleti'ndedir. Rusya'nın küresel ve bölgesel gelişmelerdeki etkisi Kafkasya, Asya ve Ortadoğu'da derinleşmeye başladı. Rusya, coğrafi yakınlığını, askeri gücü doğrultusunda bölgesel ve küresel şekilde kullanmaktadır. Rusya, askeri gücünün yanında diplomasi kabiliyetini de kullanarak ülkeler üzerinde siyasi nüfuz oluşturmuştur. Rusya, uluslararası siyasal sistemde ABD, Avrupa Birliği ve bölgesel güçlerle rekabet içerisindedir. Rusya Federasyonu, uluslararası alanda Rusların çıkarlarını korumak üzerine kurduğu dış politikasını Suriye'de hayata geçirdi. Rusya, Suriye İç Savaşı'nda Beşar Esad'ın yanında yer aldı. 2010 yılında Arap ülkelerinde ortaya çıkan 'Arap Baharı', Ortadoğu'da önemli siyasi sonuçlar ortaya çıkardı. 'Arap Baharı'; kimine göre 'halk ayaklanması', kimine göre 'devrim', kimine göre 'terör' dür. 18 Aralık 2010 yılında Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla başlayan ve sırasıyla Lübnan, Mısır, Yemen, Bahreyn, Libya, Ürdün, Irak ve Suriye'ye yayılan halk ayaklanmaları aslında hem küresel hem bölgesel statükoya isyandır. ABD'nin başının çektiği Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile Rusya'nın öncülük yaptığı Çin, İran, Suriye ülkeleri arasındaki çıkar çatışması, Suriye İç Savaşı'nın uzamasına neden oldu. İç savaş, 6'ıncı yılını geride bıraksa da binlerce insan hayatını kaybetti ve milyonlarca insan göçe zorlandı. Buna rağmen Suriye İç Savaşı'nın kısa sürede çözülmesi zor gibi görünmektedir. Uluslararası güçler, Suriye İç Savaşını uzun süredir bölgesel örgütleri kullanarak yürütmektedir. Suriye'nin normalleşebilmesi için Rusya ve ABD'nin küresel, bölgesel ve yerel örgütlerle bir araya gelerek ortak çözüm oluşturması gereklidir. Bu iki ülke masada çözüm geliştiremezse doğası gereği ya bir yenilgi ya da bir galibiyet yaşayarak çözüm olacaktır. Anahtar Sözcükler: Suriye İç Savaşı, Rusya, Rus Dış Politikası, İç Savaşın Kodları, Rusya ve ABD, Halk Ayaklanmaları, Diplomasi, Küresel Güçler,Master Thesis Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015(2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlamaMaster Thesis Libya-çad Çatışması (1976-1994)(2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan AliBu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.Master Thesis 1991 Yılında Somali Devlet Yıkılma 1977 Somali Etiyopya Savaş Etkileri(2016) İbrahim, İsmail; Karasar, Hassan AliUluslararası olarak Somali son otuz yıldır Somali aşiretleri arasında uzun süredir devam eden çatışmalar nedeniyle dünyanın başarısızı ülkelerinden bir olarak görülmekle birlikte, Somali'deki akademisyenler ve devlet misyonları Somali'de barışın tesis edilmesinin ve idarenin neden başarısız olduğunu ve bu uzun süredir devam eden çatışmaların neden hâlâ ve hangi şartlarda devam ettiğini anlayamamaktadırlar. Bu tez Somali'de barış sürecine ve devletin tesis edilmesi çabalarına katkıda bulunmayı amaçlamakta ve Ogaden savaşının Somali'de devletin yıkılmasını ve Somali merkezi hükümetinin parçalanmasını nasıl kolaylaştırdığını incelemektedir. Somali halkı arasındaki yerel inanışlara ve tartışmalara göre Somali ve Etiyopya arasındaki savaş Somali devletinin yıkılması arasında karşılıklı bir ilişki mevcuttur, çünkü birçok Somalili politikacı Somali ve Etiyopya arasındaki savaşın Somali devletinin yıkılışının nedenidir. Ancak bazı akademik tartışmalarda Somali'deki yıkım yazarın hangi açıdan baktığına bağlı olarak başka etken faktörlere dayanmaktadır. 1969'da Somali'de alt rütbeli askeri eksperlerin liderlik yaptığı bir darbe 1969'da seçilmiş hükümetin halkı tatmin edememesi nedeniyle halk tarafından devletin tesisi için son umut olarak görülmüş, ancak askeri hükümet son yirmi yılda Somali hükümetleri arasında popüler olmuş adam kayırmacılık, aşiretçilik ve yolsuzluklar nedeniyle ülkeyi yıkım yoluna sokmuştur. Literatürde devletin tesisi, ulusalcılık ve savaş gibi çeşitli alanlara dayanan bu tezde devletin tesisi ve devletin yıkılması süreçlerini ve Somali-Etiyopya savaşının Somali devletinin tesisi ve devletin yıkılması üzerindeki içermeleri daha iyi anlamak için orijinal bir analitik çerçeve geliştirilmektedir. Teorik araştırma diğer bulguların yanında Somali devlet sorununun Somali devletinin yıkılmasıyla Somali-Etiyopya savaşı (1977 Ogaden savaşı) arasındaki karşılıklı ilişkinin anlaşılmasında yattığı bulgusunu vermiştir, bu yüzden karşılaştırmalı vaka çalışmalarında çerçevesi belirlenen nicel araştırmaların uygulanmasıyla, bu tez yalnızca devletin yıkılmasıyla tesis konularını çevreleyen teorik tartışmaları ileri bir noktaya götürmekle kalmamakta, aynı zamanda Somali tarihiyle ilgili yeni bir anlayış önermekte ve çoğu zaman romantikleştirilen Somali ülkesi için yeni bir teorik çerçeve sunmaktadır.Master Thesis Savaşın Dönüşümünde Teknolojik Gelişmelerin Etkisi(2007) Uşaklı, Ali Bülent; Bal, İdrisDevletlerin dış politika aracı olarak tercih ettikleri savaş, genel anlamda, bir devletin diğerine iradesini kabule zorlamak maksadıyla kuvvet uygulamasıdır. İnsanlık tarihi kadar eski olan savaş ya da silahlı çatışma kavramı, tarihsel süreçte dönüşerek günümüzde önceki yüzyıllara göre farklı bir şekil almıştır. Savaşı dönüştüren en önemli faktör teknolojik gelişmelerdir. Bu çalışmada teknolojik gelişmelerin savaşı nasıl dönüştürdüğü, savaş ve barış felsefeleri ele alınarak ve Türkiye'ye yönelik değerlendirmeler de dahil edilerek incelenmiştir. Politikanın başka araçlarla devamı ve büyük bir düello olarak nitelendirilen savaş; nedenler, aktörler, hukuku ve kapsamı bakımından değişmiştir. Genellikle piyade ağırlıklı olarak yürütülen Birinci Dünya Savaşı öncesi dönem; ?birinci nesil?, ateşin ve ateş destek araçlarının yoğun olarak kullanıldığı Birinci Dünya Savaşı; ?ikinci nesil?, hızın ateş gücüne göre öne çıktığı İkinci Dünya Savaşı; ?üçüncü nesil? ve gerilla harekatı ya da ayaklanmaya karşı gelişmiş, düşmanı askerî değil siyasi olarak ve yalnızca savaş alanında değil yıllarca süren düşük yoğunluklu bir çatışmayla yenmeyi hedefleyen ve günümüzde de yaşanan dönem ise ?dördüncü nesil? savaş olarak isimlendirilmektedir. Bu nesillerin niteliklerini belirleyen en önemli etken olan silah teknolojilerindeki gelişmeler, savaşların taktik ve stratejik olarak planlarını, icrasını ve sonuçlarını etkilemiştir. Barutun, tüfeğin, tankın, hava gücünün, kitle imha silahlarının ve uzayın kullanılması; savaşlarda dönüşüme ve paradigma kaymasına neden olmuştur. Günümüzde savaşlar cephe savaşı değildir. Gelecekte de sayıca fazla olmayan birliklerce düşmanın silahlı kuvvetlerini tamamen yok etme amacı gütmeyen asimetrik savaşlar söz konusudur. Yüksek teknoloji sayesinde haber alma, ateş ve yüksek isabet oranı imkanlarına rağmen, savaşların süresi kısalmamıştır. Gelecekte ülkelerin karşılıklı bütün kaynaklarını seferber ettiği savaşlar yerine; yüksek teknoloji ürünü silah sistemleriyle donanmış küçük grupların silahlı mücadelesi şeklinde, kısa süreli taktik başarılara dayalı ve daha çok silahlı örgütlerin taraf haline geldiği, uzun süreli silahlı mücadelelerin yaşanacağı değerlendirilmektedir.Master Thesis Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve To The Lighthouse Adlı Romanlarında Savaşın Etkisi ve Yaşam ve Toplumdaki Değişiklikler(2021) Al-tameemı, Aaesha Nıhad Khaleel; Aras, GökşenBu tez, Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway ve To The Lighthouse adlı romanlarını incelemektedir. Tez, Woolf'un adı geçen romanlarının, bireylerin olumlu tutumlarını devam ettirme çabalarına rağmen kolektif bir acı atmosferini yansıttığını ortaya koymaktadır. Her iki romanında da Woolf, Birinci Dünya Savaşı sonrası hayatta kalanların normale dönme ve yaşam kalitelerini arttırma çabalarını aktarmaktadır. Woolf, eserlerinde benliği etkili bir biçimde açıklama çabasını tanımlarken aynı zamanda karışık duygularından bir senfoni bestelemektedir. Woolf her iki romanında da yarattığı karakterler aracılığıyla savaşın acısını kurgusal bir biçimde aktarmaktadır. Woolf, Mrs. Dalloway adlı romanında savaş travmasını ve bu travmanın savaş nedeniyle bir daha evlerine dönemeyenlerin akrabaları, arkadaşları ve sevdikleri üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koymaktadır. Woolf'un otobiyografik bir eseri olarak okunan To The Lighthouse adlı romanı ise savaş travmasından acı dolu bir kurtuluşun hikâyesini ve Woolf'un roman türünde ortaya koyduğu yenilikleri yansıtmaktadır.Master Thesis Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü(2019) Derow, Abshır; Orhan, Duygu DersanDerow, Abshir. Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2018. Afrika Kıtası dünya sisteminin deniz aşırı hükümetlerce yüzyıllar boyunca sömürülen bölgesinde yer almaktadır. Bunun sebebi kıtada çok sayıda dokunulmamış ham madde bulunması ve uluslararası güçler ve onlara ait çok uluslu firmaların dünya sisteminde merkezi güç olmak adına bu ham maddelere sahip olmayı amaçlamalarıdır. Buna bağlı olarak yüzyıllar boyunca bu ülkeler ve ham maddeleri üzerinde kontrollerini sürdürmüşlerdir. Her ne kadar ilk başlarda amaçları ham maddeleri elde etmek, ücretsiz iş gücü ve ürünlerini satabilecekleri büyük pazarlara sahip olmak olsa da sonradan kaynaklar üzerinde hakimiyet sağlama çabasına dönüşmüştür. Bunun bir sonucu olarak da uluslararası güçlerin neden olduğu aralıksız savaş ve sefalet nedeni ile Afrika kıtası ve insanı istikrarsız hükümetlerin yönetiminde acı çekmişlerdir. Bu çalışmada, uluslararası müdahalelerin ve iç savaşların kurbanı olan Doğu Afrika ülkesi Somali ele alınmıştır. Her ne kadar iyi bir stratejik konumda yer alıyor ve zengin kaynaklara sahip olsa da, Somali'nin bu özellikleri insanları için maalesef bir fırsat yerine bir şanssızlık olmuştur. Terörist gruplar ve uluslararası firmalar kaynaklarını sömürürken, yerel halk komşu ve deniz aşırı ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. On yıllar boyunca Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumlar, süregelen iç savaşı bitirmek adına barış girişimlerinde bulunuyor olsalar da bu girişimler maalesef sonuçsuz kalmış ve ülke halen savaş ortamından kurtulamamıştır. Bu tez çalışmasında tarihi arka plan ile birlikte mevcut durum analiz edilecek ve bu bağlamda bahsi geçen uluslararası güçlerin Somali'deki temel rolü ile bunların Somali'yi nasıl etkilediği incelenecektir.Master Thesis Kritik Durumlarda Tercümanların Karşılaştığı Zorluklar: Irak'ın İşgal Edildiği Dönem(2019) Abdulmunem, Abdulrahman; Altay, AyferBu araştırmada Irak işgali sürecinde Amerikan ordusu ve müttefikleri gibi yabancı askeri kuvvetlerle birlikte çalışan Iraklı yerel tercümanların karşılaştığı kritik durumlar ve yaşadığı zorluklar irdelenmektedir. Bu tercümanların işe alınmalarından itibaren yaşamları, misafir oldukları ülkelerdeki diasporaları ve başka ülkelere yerleştirilmeleri gibi konularda bu araştırmanın konusuna dahildir. Bu araştırma, o dönemde bu alanda çalışmanın ne denli zor olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma ayrıca Iraklı yerel tercümanların kendi yaşamlarından ve ailelerinin yaşamlarından endişe ederek nasıl korku içerisinde yaşadıklarını ve bu tercümanların nasıl hayatlarını kaybettiklerini ve de ölüm, suikast, zulüm, kaçırılma ve yerinden yurdundan olma gibi zorluklarla karşılaştıklarını göstermektedir. Bu araştırma ayrıca Iraklı yerel tercümanların tüm temel haklarını elde edemediklerini ve bunların çoğunun yüklenici şirketlerin yaptıkları hatalar dolayısıyla ve de bu tercümanların işe alımı konusundaki yanlış politikalar dolayısıyla onurlu bir yaşam sürdürme haklarını kaybettiklerini göstermeye çalışmaktadır. Bu itibarla, Iraklı yerel tercümanlar ile yapılan görüşmelerde savaş bölgesinde çalışacak tercümanların işe alımında birçok değişiklikler ve reformların yürürlüğe konulması gerektiği ve tüm işe alım süreçlerini uluslararası hukuka tabi olması gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tercüman, Irak Savaşı, Sözleşmeli Tercümanlar, Tercümanları Hedef Alma, Tercümanların HaklarıMaster Thesis 2003 Irak Savaşı Sonrası Türkiye ve Irak Arasındaki İlişkiler: 2003-2014(2019) Ghalib, Layla; Orhan, Duygu DersanLayla Ghalib, '2003 Irak Savaşı Sonrası Türkiye ve Irak Arasındaki Ilişkiler: 2003-2014,' Lisansüstü, Ankara, 2019. Bu çalışmanın odak noktası, devam eden iyi ekonomik ilişkilerin aksine Türkiye ile Irak arasındaki siyasi ilişkilerin 2010 sonrasında kötüye gitmesi ve 2012 yılında da bu kötüleşmenin zirvesine ulaşmasının ardındaki nedenleri analiz etmektir. İki devlet arasında artan 'ticaret devleti' ilişkileri siyasi alana yansıtılmamıştır. Türkiye ve Irak ilişkilerindeki siyasi sorunlarla ilgili olarak, komşu ülkelerle ekonomik karşılıklı bağımlılık alanı oluşturmaya çalışan Türkiye'nin artmakta olan ekonomik ilişkilerine yapılan atıflara Ankara ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasındaki iyi ekonomik ilişkilerin sebepleri ile detaylı bir şekilde yer verilmiştir ve bu durumun Bağdat-Ankara ilişkilerine yansıması sunulmuştur. Irak siyasetinde tarikatçılığın artması ilişkilerin azalmasında önemli bir faktör olarak gösterilmektedir. Buna ek olarak Kürt sorunun ve PKK saldırılarının Türk – Irak ilişkilerine etkisi incelenmiştir. 2003 sonrası Türkmen sorunu ve onların Iraktaki haklarının Türkiye-Irak ilişkileri üzerine etkileri analiz edilmiştir. Türkiye-Irak ilişkilerinin yerel ve bölgesel faktörlerine ek olarak Arap Baharının, özellikle Suriye krizinin sonuçları da Türkiye-Irak arasındaki ilişkilerin kötüleşmesine sebep olan bir etken olarak incelenmiştir. Son olarak bu çalışma, Türkiye Irak ilişkilerinin tarihi, mevcut durumu ve geleceği hakkında daha geniş bir bölgesel bağlamda sonuçlara ulaşmaktadır.
