Search Results

Now showing 1 - 10 of 219
  • Master Thesis
    Karmaşık Sistemler için Veritabanı Tasarım Yöntemi
    (2013) Topallı, Damla; Çağıltay, Nergiz Ercil
    Yazılımın kalitesi, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve memnuniyetlerini sağlamakla doğrudan ilgilidir. Kullanıcı gereksinimlerini yazılım süreçlerine yansıtmak için, veritabanı modelinin doğru tasarlanması, yazılım geliştirme sürecinde kritik bir aşamayı oluşturur. Veritabanı tasarımı, kullanıcıların veriler ile ilgili tüm gereksinimleri modellemeleri için önemli bir araçtır. Veritabanı tasarımındaki olası hatalı durumlar, tüm yazılım geliştirme süreçlerine yansımaktadır. Olası hatalı durumlar aynı zamanda yazılımda ve amaçlanan sistemin işlevselliğinde sürekli değişimlere de sebep olabilmektedir. Bu durum kullanıcıların memnuniyetsizliğiyle sonuçlanabilir. Bu bağlamda, kullanıcı gereksinimlerini veritabanı modelinde tam olarak yansıtmak ve veritabanının yazılım geliştirme sürecinde yer alan herkes tarafından doğru anlaşılması, yazılım sistemleri geliştirmedeki başarıyı doğrudan etkileyen bir faktördür. Bu çalışmada, karmaşıklık derecesini azaltarak veritabanı modellerinin anlaşılabilirliğini artırmak ve yazılım kalitesini yükseltmek amacıyla iki aşamalı bir kavramsal veri modelleme yöntemi önerilmektedir. Bu çalışmanın başında önerilen iki aşamalı kavramsal veri modelleme anlatılmaktadır. Sonrasında deneysel çalışmalar ve formüller yoluyla, önerilen yöntemin yazılım mühendislerinin kavrayışı üzerindeki etkisi incelenmekte ve sonuçlar değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın sonucunda, önerilen iki aşamalı kavramsal modelleme yönteminin yazılım mühendislerinin kavrayışını kolaylaştırdığı ve bu aşamadaki olası hataları önleyebileceği görülmektedir.
  • Master Thesis
    Türk Sosyal Medyası için Duygu Analizi: Twitter Üzerinden Bir Durum Çalışması
    (2016) Yurtalan, Gökhan; Koyuncu, Murat; Turhan, Çiğdem
    Duygu Analizi bir yazarın ya da konuşmacının karşısındaki kişiye vermek istediği duyguyu pozitif, negatif ya da nötr cinsinden çözümlemeye çalışır. Çözümlenmeye çalışılan duygu, yazarın ya da konuşmacının yazılı metnini otomatik olarak sınıflandırdıktan sonra oluşur. İnternet ile birlikte sosyal medya sitelerinin aktif bir şekilde kullanılması sonucu, kişiler bir markaya, bir kişiye, bir siyasi partiye, bir ülkeye vb. karşı olan düşüncelerini kolayca ifade edebiliyor duruma gelmiştir. Böylece, yazarlar, sanatçılar, ürün sahipleri, parti yöneticileri sosyal medyada kendileri yada ürünleri hakkında neler konuşuluyor kolayca öğrenebilme fırsatı yakalamışlardır. Dolayısıyla, bu kadar aktif kullanılan ve günlük büyük miktarda veri oluşan bir platformda verilerin elle işlenmesi imkânsıza yakın bir hale gelmiştir ve duygu sınıflandırmasının önemi artmıştır. Son yıllarda İngilizce üzerinde yapılmış birçok başarılı çalışma vardır. Bu çalışmalarda, İngilizcenin gramer yapısına göre çıkarılmış duygu kutbunu belirleyen birçok kelime ve söz dizimi mevcuttur. Aynı şekilde, bu çalışmaların performansını test etmek için veri kümeleri de mevcuttur. Ancak, yapmış olduğumuz araştırma Türkçe üzerine yapılan çalışmaların İngilizce üzerine yapılan çalışmalara göre düşük bir performansa sahip olduğunu göstermektedir. Bunun sebebi Türkçe'den İngilizce'ye çevirilen veri kümeleri ve Türkçe gramer yapısının göz ardı edilmesi olabilir. Biz bu çalışmada, bir takım ek çalışmalar sonucu ortaya çıkardığımız Türkçe duygu kutbu kelimelerini kullanarak ve Türk dil bilimci ile çalışarak gramer yapısına uygun yeni bir yöntem geliştirdik. Twitter API ile anlık topladığımız veriyi bu yöntem ile analiz ediyoruz.
  • Master Thesis
    Göz İzlemenin Program Anlaşılırlığında Kullanılması Üzerine Sistematik Bir Haritalama Çalışması
    (2021) Atıed, Shukrullah; Çağıltay, Nergiz; Topallı, Damla
    Göz izleme teknolojisi, bir kişinin vizyonu hakkında fikir edinmek ve nereye baktıklarını belirlemek ve görsel davranışları hakkında veri toplamak için kullanılır. Araştırmacılar, göz izleme teknolojisini kullanarak Yazılım Mühendisliği'ndeki çeşitli görevleri analiz etmek ve anlamak için göz hareketi verileri toplamaktadır. Ancak, Yazılım Mühendisliği alanında göz izleme teknolojisinin kullanımını inceleyen ve bu açıdan genel bir tablo sunan çok sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu tez çalışmasında, bir Sistematik Haritalama çalışması yürüterek, tüm kanıtları bir araya getirmeyi ve özellikle programı anlaşılabilirliği için Yazılım Mühendisliği'nde göz izleme kullanımına genel bir bakış sunmayı amaçlıyoruz. İlgisiz çalışmaları dikkatlice gözden geçirdikten ve çıkardıktan sonra 121 ilgili makaleyi seçtik. Elde ettiğimiz sonuçlara göre, son yıllarda Yazılım Mühendisliği'nde göz takibi üzerine yapılan çalışmaların arttığını ve farklı aktiviteler üzerinde çalışıldığını görülmektedir. Ayrıca, programı anlaşılabilirliği üzerine farklı faktörlerin etkisi olduğu görülmüştür. Bu faktörler kod öğeleri ve varlıkları, araçlar, geliştiricinin geçmişi ve göz hareketi ve okuma davranışları olarak belirtilmiştir. Bu bulguların, geliştiricilerin program anlaşılabilirliği üzerine etkin faktörleri benimsemelerine yardımcı olarak gelişimlerine katkı sağlaması beklenmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Bbo-de Algoritması Kullanarak Akıllı Şehirlerde Wsn Dağıtım Optimizasyonu
    (2023) Abdulwahıd, Huda M.khaled; Mıshra, Alok
    Kablosuz Sensör Ağları (WSN'ler), akıllı şehir altyapısının dağıtımında kritik bir rol oynar ve kentsel ortamların etkin izlenmesi ve yönetimi sağlar. WSN'lerin akıllı şehirlerdeki dağıtımını optimize etmek, karmaşık ve dinamik doğası nedeniyle zorlu bir görevdir. Bu tez, Biyoğeografi Tabanlı Optimizasyon ve Diferansiyel Evrim (BBO-DE) algoritmalarının birleşimiyle WSN dağıtımına yönelik yeni bir yaklaşım sunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, BBO-DE algoritmasının akıllı şehir senaryolarında optimal WSN dağıtımını gerçekleştirmedeki etkinliğini araştırmaktır. Algoritma, biyoğeografi prensiplerinden ilham alan biyoğeografi tabanlı optimizasyon tekniğini ve diferansiyel evrimin güçlü arama yeteneklerini bir araya getirir. Sensör düğümü yerleşimi için kapsama, ağ bağlantısı, dağıtılan sensör sayısı ve algılama örtüşmesi gibi faktörleri dikkate alarak keşfi ve kullanımı dengeleyerek neredeyse optimal çözümler bulur. BBO-DE algoritmasının performansını değerlendirmek için bir dizi deney yapıldı. Temel BBO ve genetik algoritma gibi diğer bilinen optimizasyon teknikleriyle karşılaştırmalı bir analiz gerçekleştirildi. Sonuçlar, BBO-DE algoritmasının diğer optimizasyon yöntemlerine göre tüm faktörlerde daha iyi performans sergilediğini göstermektedir. Bu araştırma, BBO-DE algoritmasını tanıtarak ve değerlendirerek akıllı şehirlerde WSN dağıtımı alanına katkıda bulunur. Bulgular, algoritmanın 3D uzayda optimal WSN dağıtımını gerçekleştirmedeki etkinliğini vurgulayarak akıllı şehir uygulamalarında geliştirilmiş algılama yetenekleri ve kaynak kullanımına yol açar.
  • Master Thesis
    Doğurgan Ağ Özdevinirlerin Yerel Davranış Tanıması
    (2010) Özdemir, Burak; Kılıç, Hürevren
    Bir bütün ve onu oluşturan parçaların kendi aralarındaki ilişkisi, karmaşık ayrık dinamik sistemler bağlamında önem taşımaktadır. Bu amaçla, Doğurgan Ağ Özdeviniri şeklinde tanımlanan genel verilerden yerel davranış tanımlama algoritması geliştirilmiştir. Sabit kural-uzayı düzenlemesine sahip Özdevinir Ağları kullanarak sonlu Doğurgan Ağ Özdevinirlerinin tanınması ve benzetimi amacıyla bir izlek tasarlanabilirliği gösterilmiştir. ?Üst seviye bileşen etkileşimi? adı verilen bir soyutlama sunulmuştur. Ayrıca, Doğurgan Ağ Özdevinirleri için bir tanımlama yönteminin varlığı gösterilmiştir. Pratikte, model inşasına yönelik otomatikleştirilmiş bir yaklaşım sağlanmıştır ve geliştirilen yaklaşım Doğurgan Ağ Özdevinirlerini esas alan sistem modelleme girişimlerinde kullanılabilmektedir.
  • Master Thesis
    Arapça El Yazısı Harflerin Örüntü Tanıma Yaklaşımları Kullanılarak Tanınması
    (2017) Douma, Aısha; Şengül, Gökhan
    El yazısı ile yazılmış harflerin otomatik olarak tanınması; ofis otomasyonu, bankacılık ve güvenlik gibi birçok alanda insanlar ve makineler arasındaki etkileşimi geliştirmek için kullanılır ve insanlar tarafından yazılmış dokümanların makine ile kodlanmış hale dönüştürme sürecidir. Bu tezde, Arapca el yazısı karekterlerin tanınması için gri seviyeli eş oluşum matrisleri (GLCM), yerel ikili örüntü (LBP), yapay sinir ağı (ANN) ve odaklı gradient histogram (HOG) olarak adlandırılan ozellik çıkarma ve sınıflandırma yaklaşımları karşılaştırılmıştır. GLCM, LBP ve HOG özellik çıkarımı için kullanılan yöntemler olup çıkarılan özelliklerden sınıflandırma yapmak için K-en yakın komşu (KNN) sınıflandırma yaklaşımı kullanılmıştır. ANN'de ise sinir ağı girdisi için piksel değerlerinin yoğunlukları kullanılmıştır. Her yöntemin sonuçlarını değerlendirmek için karışıklık matrisi (CM) tekniği ve çapraz geçerleme yöntemleri izlenmiştir. Sonuçlar; HOG (odaklı gradient histogram)'un en yüksek doğruluğu verdiği, en az doğruluk performansının ise gri seviyeli eş oluşum matrisleri tarafından elde edildiği gözlemlenmiştir.
  • Master Thesis
    Görüntü İşleme Teknikleri Kullanılarak İris Tanıma
    (2017) Alhamrounı, Mohamed Ahmed; Şengül, Gökhan
    İris tanıma sistemi yüksek güvenilirlik özelliğinden dolayı özellikle güvenlik alanında çok önemli bir yer edinmiştir. Bir çok araştırmacı sistemin verimliliğini artırmak için iris tanıma sistemine dair öneriler sunmaktadır. Bu tezde ise, iris tanıma sisteminde yüksek performansa ulaşmak için yöntemler önerilmektedir. Bu önerilen sistemde, üç öznitelik çıkarımı yaklaşımı Histogram of Oriented Gradient (HOG) (Yönlü Gradyan Histogramı), Gray Level Co-Occurence Matrix (GLCM) (Gri Düzey Eşdizimlilik Matrisi) ve Local Binary Pattern (LBP) (Yerel İkili Model) iris görüntüsünden özellik çıkarmak için kullanılmıştır. Öte yandan, K-Nearest Neigbors (KNN) (K-En Yakın Komşular) ve Support Vector Machine (SVM) (Destek Vektör Makinesi) ise sınıflandırma aşamasında kullanılmıştır. Iris görüntüsü özellikleri çıkarma aşamasından önce bir kaç aşamadan geçer. Bunların birincisi, tüm görüntülerin yeniden boyutlandırmasını içeren ön-işleme aşaması; ikincisi ise göz görüntüsünde iris bölgesini belirleyen bölütleme aşamasıdır. Son aşama ise, iris bölgesini spesifik boyutlu uygun şekle çeviren normalizasyon evresidir. Önerilen yöntemler, iki iris veritabanında (UPOL ve IITD) test edilmiştir. Bununla birlikte, önerilen sistem HOG+KNN metodu kullandığı zaman % 100'e varan tanıma oranına ulaşmıştır. Anahtar kelimeler: İris tanıma, Yönlü Gradyan Histogramı, Gri Düzey Eşdizimlilik Matrisi, Yerel İkili Model.
  • Master Thesis
    Çevik Yazılım Geliştirme Yöntemleri: Karşılaştırmalı Bir Çalışma
    (2018) Abakar, Adoum Choukou; Karakaya, Ziya
    Yazılım sistemleri yıllardır modern toplumun bir parçası olmuştur. Günümüz teknolojisinde en hızlı büyüyen disiplinlerden biri olan yazılım mühendisliği, günlük yaşamımızın muazzam ilerlemesinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor ve neredeyse tüm yaşam disiplinlerinde kullanılıyor. Çevik yazılım geliştirme metodolojileri, yazılım sistemlerinin daha hızlı ve daha yüksek kalitede üretilmesi sayesinde neredeyse tüm yazılım şirketlerinde büyük ölçüde uygulanmaktadır. Dahası, Çevik yöntemler, güvenilir yazılım sistemlerinin hızlı ve sürekli teslimatı ile müşterilerin memnuniyetini her zaman karşılamaktadır. Bu çalışmanın amacı, farklı Çevik yazılım metodolojilerinin kullanım alanı ve farklı proje türlerine uygunluğunu belirtmek için sistematik bir literatür taraması yapmaktır. Ayrıca, popülerlik, farklılıkları ve benzerlikleri de dahil olmak üzere farklı Çevik yazılım geliştirme metodolojileri hakkında kapsamlı bilgileri belirlemek ve sağlamak için araştırmanın amacı dahilindedir. Son olarak araştırma, literatür incelemesinden elde edilen mevcut Çevik yazılım yöntemleri kanıtlarını özetlemekte, fayda ve sınırlamalarını belirtmektedir. Bu araştırmanın amacına ulaşmak için beş soru tasarlandı, veri toplandı ve bu çalışma için yaptığımız kapsamlı literatür taramasına dayanarak sonuçlar da hazırlandı.
  • Master Thesis
    Serebral Palsi̇ Tedavi̇si̇ İ̇çi̇n Evde Kurulacak Düşük Mali̇yetli̇ Destek Ortamı
    (2014) Dalgıç, Ceylan; Çağıltay, Nergiz
    Serebral palsili çocukların tedavisi için yürütülen fizyoterapi, çocuğun tedavinin gerekliliğini idrak edememesi ve tekrar eden terapi seanslarından sıkılması sonucunda egzersizleri yapmakta isteksiz olması, seansların hastanede vakit ayırmayı gerektirmesi, daha etkin bir tedavi için evde egzersiz yapmayı gerektirmesi, maliyetli olması, fizyoterapistin sürekli takibini gerektirmesi gibi sebeplerle hasta, aile ve fizyoterapist için zorluklar taşıyan bir süreçtir. Literatürde egzersizleri bilgisayar ortamında oyunlaştırarak serebral palsili çocukların motivasyonunu artırmaya yönelik, fizyoterapiyi destekleyici sistemler üzerine çok sayıda çalışma yer almaktadır. Buna karşın, gelişmiş ülkelerin birçoğuna kıyasla yüksek oranda serebral palsili çocuk doğumu gerçekleşen Türkiye'de bu sistemlerin kullanımı limitlidir. Dahası, bunların birçoğu hastane kullanımı için geliştirilen ve fakir aileler için yüksek gelebilecek maliyetlerle satın alınabilen sistemlerdir. Bu çalışmada, hemiparetik serebral palsili çocukların ebeveylerinin ısrarını gerektirmeden evde eğlenerek üst ekstremite egzersizi yapmalarını sağlayacak, sanal gerçeklik teknolojisine dayalı, düşük maliyetli bir sistem önerilmekte olup; bu sistem üzerinden yola çıkarak, oluşturulabilecek benzer sistemlerin fizibilitesi ve etkinliği üzerinde tartışılmaktadır.
  • Master Thesis
    Irak Yükseköğretim Kurumlarında Üniversite Öğrencileri Arasında Bulut Bilişimin Kullanılmasını Etkileyen Faktörler
    (2020) Fadhıl, Estabraq Abbas; Toker, Sacip
    Bulut bilişim, iş, eğitim, sağlık ve devlet kurumları gibi birçok alanı yeniden şekillendiren devrim niteliğinde bir teknolojidir. Bu teknoloji, kuruluşların performanslarını artırmak ve üretim, servis, ekipman ve uygulama maliyetlerini azaltmak için çok sayıda isteğe bağlı seçenek sunar. Bu nedenle, birçok akademisyen, özellikle gelişmiş ülkelerde, bu teknolojiyi etkileyen faktörler hakkında bulut bilişim konusunu araştırmaya başlamıştır. Ancak, araştırmalar, Irak gibi gelişmekte olan ülkelerde, henüz olgunlaşmamış bir aşamadadır. Ayrıca, mevcut sorunların birçoğu, özellikle yükseköğretim kurumlarında da tam olarak ortaya çıkarılmamıştır. Bilindiği gibi bulut bilişim sistemleri, üçüncü taraf sağlayıcıların hizmetlerine dayanmaktadır, bu nedenle, bulut hizmetlerine güven ve gizlilik endişeleri gibi olası tehditlerin algılanması, uygun bulutun verimli bir şekilde benimsenmesini sağlamak için kritik öneme sahiptir. Öte yandan, çoğu çalışma bulut sistemlerini sanallaştırma, ölçeklenebilirlik ve kararlılık gibi bulut tabanlı sistemlerin teknolojik boyutlarına bakmıştır. Yine de bulut bilişim için en büyük zorluk teknik engellerden daha çok bilişsel veya tutumsal olduğu iddia edilmektedir. Bahsedilen araştırma açığını kapatmak için, bu çalışma, Irak özelinde üniversite öğrencileri tarafından bulut teknolojilerinin kabulü üzerinde etkisi olan faktörleri araştırmıştır. Çalışma modelinin oluşturulması için bir kuramsal çerçeve olarak gemişletilmiş Teknoloji Kabul Modeli (TKM) kullanılmıştır. Önerilen genişletilmiş TKM'in bileşenlerine dayanarak araştırma soruları sorulmuştur. Bileşenler: Algılanan kullanışlılık, Algılanan kullanım kolaylığı, Buluta yönelik tutumlar, Davranışsal niyet, Algılanan riskler, Güven, Kaygı, Gerçek kullanım, Algılanan fayda, Algılanan genel endişe, Kullanım maliyeti, Erişim hızı, Sosyal etki, Kültür bağlamı ve Harici depolama aracı kullanımı olarak belirlenmiş ve araştırmanın değişkenleri olarak kullanılmıştır. Bu değişkenler, önceki çalışmalarda geliştirilmiş olan anketler ya da bunların maddeleri kullanılarak belirlenmiştir. Bu çalışmada tarama yöntemi anket ile uygulanmış ve alınan verilerin toplanması ve analizini içeren nicel analizler kullanılmıştır. Araştırma verisi Irak üniversiteleri sosyal medya gruplarında birkaç defa yayınlanmıştır. Alınan 601 yanıtın içerisinden 576 verinin analiz için uygun olduğu görülmüştür. Anket iki bölümden oluşmaktadır: ilk bölüm bulut bilişim kullanan katılımcılara detaylı sorular yöneltmiş, ikinci bölüm ise bulut bilişim kullanmayan katılımcılar için verilmiştir. Katılımcılar anketin başında bulut bilim kullanıp kullanmadıkları üzerine bir soru iletilmiştir. Bu soruya verdikleri cevap evet ise anketin ilk bölümüne hayır ise ikinci bölüme yönlendirilmişlerdir. Önerilen model, hiyerarşik çoklu doğrusal regresyon ve Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) birlikte kullanılarak incelenmiştir. Bu çalışmanın bulguları, tüm bu dokuz değişkenin, Algılanan kullanışlılık, Algılanan kullanım kolaylığı, Güven, Tutum, Davranışsal niyet, Algılanan erişim hızı, Algılanan kullanım maliyeti, Sosyal etki ve Algılanan faydaların önemli rol oynayan etmenler olduğunu göstermektedir. Öğrenciler temel müfredatlarının bir parçası olarak bulut bilişim dersini bulut bilişim benimsemeye motive edici etken olarak belirtmişlerdir. Bunun aksine, Kaygı, Algılanan risk, Algılanan genel endişe, Kültürel Bağlam ve Harici depolama birimi kullanımı gibi etmenler öğrencilerin bulut bilişimi benimseme niyeti üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu göstermiştr. Bu etmenlerin, öğrencilerin eğitimlerinin bir parçası olarak bulut bilişimi benimsemelerini önlemede önemli bir rol oynadığı kanıtlanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma öğrencilerin Irak üniversitelerinde bulut bilişim kullanma niyetinin daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır. Bu, öğrencilerin bulut bilişim hizmetlerini kabul etme ve kullanma kararını etkileyen temel etmenler hakkında daha derin bir fikir vermiştir. Bunun yanı sıra, bu etmenleri içeren önerilen modelin, Irak bağlamında kullanıcı niyetlerinin gerçek bir yordayıcısı olduğu gösterilmiştir.