14 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 14
Master Thesis Kosova Krizi Esnasında Rus Amerikan İlişkileri(2015) Cankara, Hasan Mert; Karasar, Hasan AliDünya yaklaşık yarım yüzyıl boyunca iki kutuplu olarak yönetildi. İkinci dünya savaşı sonrası gelişen süreçte, ABD'nin başını çektiği batı bloğu ve SSCB'nin öncülüğündeki doğu bloğu bu iki kutbu teşkil ettiler. Gerek ekonomik alanda gerekse askeri alanda, bu iki devlet ve beraberindekiler, kendi sistemlerini oluşturdu ve dünya bu iki devletin güç kullanımına sahne oldu. 1989'da Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile resmi olarak bu iki kutuplu düzenin sona erdi. Bu andan sonra, dünya, Balkanlar başta olmak üzere yeni çatışma alanlarının oluşmasına sahne oldu. Eski Sosyalist Yugoslavya'nın parçalanışı, bölge üzerindeki hâkimiyet kurma yarışını beraberinde getirdi. Balkan Krizleri, Sovyetlerin yıkılmasının ardından kurulan Rusya'nın, yeniden toparlanması ve uluslararası alanda kendine yer bulma çabaları bakımından, zor birer sınavdı. 1990'ların sonlarına doğru Kosova'da ortaya çıkan kriz, büyük bir otorite tesis etme savaşını da beraberinde getirdi. 1989 yılında gerçekleşen anayasa değişikliği ile Kosova, özerk yapısını kaybetti. Bu ondan sonra yaşanan etnik çatışmalar bütün dünyanın dikkatini Avrupa'nın bu küçük toprak parçasına yöneltti. Eski gücünden uzakta olan Rusya bu kriz esnasında Yugoslavya'nın adeta hamisi gibi davranarak, hem tezlerini kabul ettirmeye çalıştı hem de BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkı ile olası bir askeri müdahalenin önüne geçmek istedi. Fakat batı savunma bloğu NATO, ABD öncülüğünde teammüler dışına çıkılarak, herhangi bir self-determinasyon hakkı oluşmadan ve Güvenlik Konseyi kararı olmadan 76 gün süren ağır bir hava hücum harekâtı gerçekleştirdi ve böylece Miloseviç'i anlaşma masasına oturmaya ikna etti. Bu kriz, Sovyetlerin dağılması ile kurulan Rusya ile süper güç ABD'nin adeta bir gövde gösterisine sahne olmuş, fakat o zamanda geçiş dönemindeki Rusların zayıflığından dolayı ABD'nin zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu sebeple, halen günümüzde de devam eden ve en son Kırım'ın Ruslar tarafından ilhakı ile sonuçlanan çekişmelerin temeli olarak Kosova Krizi, bu çalışmada ele alınmıştır.Master Thesis Libya-çad Çatışması (1976-1994)(2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan AliBu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.Master Thesis 1991 Yılında Somali Devlet Yıkılma 1977 Somali Etiyopya Savaş Etkileri(2016) İbrahim, İsmail; Karasar, Hassan AliUluslararası olarak Somali son otuz yıldır Somali aşiretleri arasında uzun süredir devam eden çatışmalar nedeniyle dünyanın başarısızı ülkelerinden bir olarak görülmekle birlikte, Somali'deki akademisyenler ve devlet misyonları Somali'de barışın tesis edilmesinin ve idarenin neden başarısız olduğunu ve bu uzun süredir devam eden çatışmaların neden hâlâ ve hangi şartlarda devam ettiğini anlayamamaktadırlar. Bu tez Somali'de barış sürecine ve devletin tesis edilmesi çabalarına katkıda bulunmayı amaçlamakta ve Ogaden savaşının Somali'de devletin yıkılmasını ve Somali merkezi hükümetinin parçalanmasını nasıl kolaylaştırdığını incelemektedir. Somali halkı arasındaki yerel inanışlara ve tartışmalara göre Somali ve Etiyopya arasındaki savaş Somali devletinin yıkılması arasında karşılıklı bir ilişki mevcuttur, çünkü birçok Somalili politikacı Somali ve Etiyopya arasındaki savaşın Somali devletinin yıkılışının nedenidir. Ancak bazı akademik tartışmalarda Somali'deki yıkım yazarın hangi açıdan baktığına bağlı olarak başka etken faktörlere dayanmaktadır. 1969'da Somali'de alt rütbeli askeri eksperlerin liderlik yaptığı bir darbe 1969'da seçilmiş hükümetin halkı tatmin edememesi nedeniyle halk tarafından devletin tesisi için son umut olarak görülmüş, ancak askeri hükümet son yirmi yılda Somali hükümetleri arasında popüler olmuş adam kayırmacılık, aşiretçilik ve yolsuzluklar nedeniyle ülkeyi yıkım yoluna sokmuştur. Literatürde devletin tesisi, ulusalcılık ve savaş gibi çeşitli alanlara dayanan bu tezde devletin tesisi ve devletin yıkılması süreçlerini ve Somali-Etiyopya savaşının Somali devletinin tesisi ve devletin yıkılması üzerindeki içermeleri daha iyi anlamak için orijinal bir analitik çerçeve geliştirilmektedir. Teorik araştırma diğer bulguların yanında Somali devlet sorununun Somali devletinin yıkılmasıyla Somali-Etiyopya savaşı (1977 Ogaden savaşı) arasındaki karşılıklı ilişkinin anlaşılmasında yattığı bulgusunu vermiştir, bu yüzden karşılaştırmalı vaka çalışmalarında çerçevesi belirlenen nicel araştırmaların uygulanmasıyla, bu tez yalnızca devletin yıkılmasıyla tesis konularını çevreleyen teorik tartışmaları ileri bir noktaya götürmekle kalmamakta, aynı zamanda Somali tarihiyle ilgili yeni bir anlayış önermekte ve çoğu zaman romantikleştirilen Somali ülkesi için yeni bir teorik çerçeve sunmaktadır.Master Thesis Somali'deki Askeri Darbe ve 1969-1991 Yılları Arasındaki İktidar Dönemi(2016) Alı, Fatıma Sheıkh Mukhtar; Karasar, Hasan AliTürkiye'nin Africa Kıtasıyla olan ilişkilerinin tarihçesi çok eskiye dayanmakla beraber son zamanda Türkiye ile Alt Büyük Sahra Afrikası arasında şimdiye kadar görülmemiş yeni bir etkileşim seviyesi gözlenmektedir. Türkiye'nin dış politikasında batı dünyası dışındaki dünyanın giderek artan önemi böylece başlamıştır.1990'lardan sonra Alt Büyük Sahra Afrikası, Türkiye'nin ilişkilerini yoğunlaştırdığı bölgelerden birisi olmuştur. 1998'de hazırlanan Afrikaya açılma planı, diğer planlara kıyasla Türkiye'nin alt büyük sahra Afrikasına yönelen dış politika inisiyatifinin katalizörü olmuştur. Başlangıçtaki hedeflere ve elde edilen sonuçlara bakıldığında Türkiye'nin, 1998 planından net bir başarı kazanmış olduğunu savunuyorum. Hem Afrika'nın milletleri ve hem de Afrika ülkeleri bazında. Ancak, Türkiye ve Somali ilişkileri, 19 Ağustos 2011'de başlamıştır. Dört Türk bakan ve Türkiye'nin kültür ve iş dünyasının çok sayıda seçkin mensuplarından oluşan bir delegasyon Başbakan Sn. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Mogadişu'ya gitmiştir. Ziyaretin resmi niteliğinin yanında gıda yetersizliğinin giderilmesi amacını da taşımaktaydı. O zamanlarda Somali'de günde 10,000 yetişkin olmak üzere 2.8 milyon kişi ciddi ölüm tehdidi altındaydı. Bazı bölgelerde kötü beslenme ve açlık oranı %38'in üzerindeyd ve bu durum, tüm Somali nüfusunun %20'sinin gıdasız kalmasına neden olmuştu. Durum o kadar vahim ve acildi ki, 1984'ten beri ilk kez birleşmiş milletlerde açlık ilan edilmişti. Sözcükler: Türkiye Alt-Büyük- Sahra Afrikası, Türk Dış Politikası, Türkiye-Afrika İlişkileri, 1998 Eylem Planı.Master Thesis Turkey's Democratzation and Its Effect on Fereign Policy Decision Making(2005) Ager, John Ericsson; Bal, İdrisÖZET Bu çalışmanın amacı demokrasi ve demokrasinin Türkiye'de dış politika kararların oluşturulmasına etkilerini incelemektir. Çalışmada Öncelikle 1991 Irak Savaşı'ndan bugüne kadar olan dönem incelenmekte ve Türkiye de demokrasideki gelişmeler ile bu gelişmenin politikayı oluşturma sürecine etkileri arasında bir bağ kurulması araştırılmaktadır. Son zamanlarda yapılan anayasa ve yasal değişikliklere özel önem verilerek değişikliklerin dış politikada alınan kararları nasıl etkilediği ortaya konulmak istenmiş ve bu çalışmayla genel olarak demokrasinin dış politikada alınan kararları nasıl etkilediği anlatılmaya çalışılmıştır. Girişten sonra gelen ikinci bölüm karar verme çalışmasına ye yönelik Teori üzerinde değişik yaklaşımları içeren teorik çalışmalardan oluşmaktadır. Dört analiz düzeyi ele alınmış ve bunların aracılığıyla farklı karar verme yöntemleri incelenmiştir. Üçüncü bölüm bir demokrasi çalışmasıdır. Burada, demokrasi felsefesi ve bugünkü demokrasi teriminin anlamı incelenmiştir. Ayrıca, demokrasinin kalitesini ve günümüz dünyasındaki en yaygın hükümet sisteminin değişik unsurlarım incelemek için bir çerçeve kurulmuştur. Dördüncü bölüm çalışmanın en önemli kısmım içermektedir. 1999 Helsinki Zirvesinden itibaren Avrupa Birliği adaylığı ile hızlı değişimi vurgulanarak, Türkiye'nin demokrasi, karar verme sistemi ve 1990'lann başında başlayan demokratikleşmesi üzerinde durulmuştur. Bu bölümün sonunda, dört farklı karar verme analiz düzeyi ile Türkiye'nin karar verme yöntemi ve uğradığı değişimler konusunda bir sonuca varmaya çalışılmıştır. Beşinci bölüm Türkiye'deki karar vermeye ilişkin iki olayı içermektedir. Bunlar 1991 ve 2003 Irak Savaşları üzerinedir. Bu iki olayın analizi, önemli bir demokratikleşme sürecindeki iki farklı olayda oluşan farklı karar alma süreçlerini anlamak için kullanılmıştır. Sonuç olarak, Türk politika sisteminin demokratik kalitesinde anlamlı ve önemli bir değişiklik olmuş ve bu değişikliğin dış politika kararlarının alınması sürecine fark edilir derecede etkileri olmuştur. En önemli değişiklikler, bürokrasi, özellikle silah kuvvetler ve hükümet arasındaki güç ilişkileri ile hükümetin dışında yeni ortaya çıkan medya, kamuoyu ve karar vermede direk rol oynamayan çevreler ile ilgilidir. Bu gruplar karar vermeyi direk bir şekilde etkilememiş olsalar bile daha kaotik ve karışık bir karar verme ortamı yaratmışlardır. Bu yem ortamı ve gelecekteki Türk Dış Politikasını anlamak için geleneksel rasyonel analiz sistem yeterli değildir ve bu demokratikleşmenin bir sonucudur. İlave olarak beklide söz konusu sürecin karmaşıklığı, demokrasilerin diğer yönetim şekillerine göre daha barışçı bir uluslararası aktör olduğunun kanıtlarından birisidir. inMaster Thesis Afganistan'da Taliban'ın Yükselişi(2020) Habibi, Sayed Eqbal; Gürel, Şükrü Sina; Gürel, Şükrü Sina; Gürel, Şükrü Sina; Political Science and Public Administration; Political Science and Public AdministrationTaliban, 1994 yılında İslami köktendinci bir özelliğe sahip devrimci bir cihatçı grup olarak ortaya çıktı ve Afganistan İslam Emirliği'ni 1996'dan 2001'e kadar kurdu ve bu sadece Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından kabul edildi. Zamanla, Sovyet-Afgan savaşının kurtarıcısı, Afganistan'ın temizleyicileri olarak ortaya çıkmalarından bu yana pek çok farklı rol oynadılar. yıllar geçti, kötü taraflarını gösterdiler ve insanlar tarafından benimsenmeyen aşırı bir İslam versiyonunu uygulamaya başladılar. Yine de, El Kaide ile bağlantı kurana ve İslam'ın Selefi mezhebinin etkisi altına girene, İslam'ı uygulama şekillerini değiştirene ve Şeriat Yasasının aşırı bir versiyonunu takip edene kadar beş yıl ülkeyi yönetmeye devam ettiler. Taliban'ın çöküşü, 11 Eylül saldırılarının baş şüphelisi olan Usame Bin Ladin'i teslim etmeyi reddettiklerinle başladı; Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri 2001 yılında Afganistan'a baskın düzenledi ve Taliban İslam Emirliği'ni kınayarak Taliban'ı iktidardan uzaklaştırdı. Taliban'ın yenilgisinden sonra ABD dikkatini Irak'a çevirdi ve bu durum, şimdiye kadar devam eden Afgan isyanının ayrılmaz bir parçası haline gelen neo-Taliban olarak yeniden örgütlenen ve yeniden şekillenen Taliban'ın yeniden ortaya çıkmasıyla sonuçlandı. ülkeyi son 16 yıldır devam eden terör ve isyanın çekirdek merkezi haline getirmek. Afganistan'da İslami bir hükümet olan ilk ideoloji ve motivasyonlarının aksine, Afganistan'ın ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilen bir ülke olduğunu iddia ediyorlar, yabancı güçler Afganistan'dan tamamen çekilinceye kadar savaşmaya devam ediyorlar. Anahtar Sözcükler: Taliban, Madrese, Mucahidin Yeni Taliban, Afgan Barış SüreciMaster Thesis Somali'de Federasyon ve Etnik Çatışma: Khaatumo Devlet-somaliland Devlet Çatışmaları 2012-2015(2016) Anshur, Jama Abdullahı; Karasar, Hasan AliEtnisite hukukun üstünlüğüne bitti ve barış klan üstünlüğü olmadan beklenen nereye Bu tez Somali federalizm etkilerini inceler. tez esas olarak, özellikle kendini Somaliland ve Khaatumo rakip devletler aday Somali'nin kuzey bölgelerinde etnik çatışmalar üzerinde duruluyor. Çalışmada ayrıca, öncelik görüşler ve çelişkili gruplara Somali federal hükümetin düşüncelerini verir. Çalışma daha sonra Somali kültüründe geleneksel bir faktör olarak etnik arasında yeniden müzakerelerden getiriyor ve kalıcı bir uzun arasında siyasi katılım yol olarak ülkedeki etnik ya da klan üstünlüğü göre, federal yapılanma yanı sıra etnik çatışmalara yol açabilir, bulur siyasi istikrar sonunda.Master Thesis Osmanlı Ermenilerinin 1915'teki Tehciri ve Uluslararası Hukuk: Hadiselerin Yasal Çerçevede Sorgulanması(2016) Balıkçıoğlu, Seher; Ünal, HasanBu tez temel olarak Osmanlı Ermenilerinin 1915'de Tehcir edilmesini uluslararası hukuk çerçevesinde analiz ederek, soykırım iddialarının geçerliliğini sorgulamaktadır. Bu bağlamda, ilgili uluslararası hukuki belgeler özellikle 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi incelenmiştir. Tarihi gerçekleri saptırarak hukuki olarak farklı sonuçlara ulaşılabileceği Ermenilerin Tehciri konusunda olduğu gibi mümkündür. Bundan dolayı, burada açıkça ifade edilmeli ki, bu çalışmanın konusunu tarihi gerçekleri inceleyerek Türk ve Ermeni taraflarının anlatıları arasındaki farklılığı ortaya koymak oluşturmamakta olup, hukuki analizler Türk tarafının tarihi anlatıları temel alınarak yapılmıştır ki bu anlatılar saygın Türk ve Batılı bilim adamlarınca da desteklenmektedir. Türkiye'yi Ermenilere karşı yargılama yapılmaksızın soykırım suçu işlemekle suçlamak ya da 1915 Tehciri'ni soykırım olarak nitelendirmek uluslararası hukukun ihlalidir. 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi'ne göre ilgili mahkemeler soykırım suçunun yargılanması için yetkili kılınmıştır. Tarihçilerin, politikacıların, gazetecilerin, hukukçuların bile Tehcirin soykırım olarak nitelendirilmesi ile ilgili kesin hüküm verme yetkileri yoktur, çünkü terim hukuki nitelik taşımaktadır. Geriye yürümezlik ilkesi gereğince Soykırım Sözleşmesi'nin sözleşmenin kabulünden önce gerçekleşen hadiselere uygulanması mümkün olmamakla birlikte, bu tez sözleşme uygulansaydı Tehcirin soykırım suçunu oluşturmayacağını savunmaktadır. Ayrıca, şu anki uluslararası ceza hukuku kapsamında Tehcir insanlığa karşı suç ya da savaş suçu dahi teşkil etmemektedir. Çünkü, askeri zorunluluklar Osmanlı Devletini tehcir kararını almaya zorlamıştır.Master Thesis Ulusal Kimlik ve Öteki: Türkiye`nin Ulusal Söyleminde Yunan Ötekileştirmesi(2006) Lengerli, Siray; Yurdusev, NuriMaster Thesis Alman Siyasetinin Türkiye'nin Ab'ye Katılımı Sürecindeki Değişimleri: 1960'dan Günümüze(2015) İlhan, Müslime; Ünal, HasanAlman ikinci dünya savaşı öncesi ve sonrası, Soğuk Savaş öncesi ve Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla simgeleşen Soğuk Savaşın sonu sonrası birçok siyasi paradigma geliştirmiştir. Almanya'nın Osmanlı Devleti döneminden beri Türkiye ile siyasi ilişkileri bulunmuştur. Avrupa Birliği'nin ilk nüvesi olan Avrupa Çelik ve Kömür Topluluğundan beri Almanya'nın AB siyasetinde önemli değişiklikler yaratabilecek gücü olmuştur. Türkiye de 1959 yılındaki başvurusundan beri AB ile sıcak ilişkilere girmiş, girmiş olduğu bu ilişkide Almanya siyasetinin tavrı çok belirleyici olmuştur. Bu tezde Alman siyasetinin bu önemli belirleyici rolünün zaman içerisindeki izlerine temas edilmiş, özellikle 1960 sonrası dönemine odaklanılmıştır. Bu odağı belirginleştirmeye çalışırken ilkin Avrupa Birliği fikrinin ve varlığının tarihi süreci ele alınmış, Avrupa Birliği siyasetini oluşturan temel kurumların durumu ve rolü ortaya konulmuştur. İkinci bölümde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne dâhil olma isteği ya da yerine göre zorunluluğu ve serüveninin tarihi özellikleri açıklanmıştır. Son bölümde ise Almanya ve Türkiye ilişkilerine yoğunlaşılmış, güncel temasa kadar Alman siyasetinin Türkiye ile olan ilişkilerine ve Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinde izlediği siyaset irdelenmiştir.

