Search Results

Now showing 1 - 10 of 104
  • Master Thesis
    Çalışan Destek Programı ve Çalışanların Moral ve Verimliliğindeki Rolü Üzerine Bir Araştırma
    (2018) Farman, Tarıq Mahmood; Tuzlukaya, Şule
    Çalışan Destek Programı, çalışmayı etkileyen sorunlara ve sorunların çözümüne yardımcı olur. Bu konular sadece çalışma ortamı sorunları değildir. Çalışan Yardımı Programları, çalışanların ilişki sorunları, ayrılık ve kayıp, aile içi şiddet ve finansal sorunlar gibi sorunlarını anlamalarına ya da aşmalarına yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Çalışan Destek Programı'nı (ÇDP) ve çalışanların moral ve üretkenliği üzerindeki rolünü incelemektir. Bu amaçla, bu çalışma Çalışanlara Destek Programı ile ilgili tanım ve temel bilgiler başlamıştır. Sonra, amaç Çalışanlara Sağlanan Destek Programı'nın Çalışanlara Yönelik Moral ve Verimlilik üzerindeki etkilerini anlamaktır. Veriler yüz yüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırma ve görüşmeler boyunca araştırmacı, Çalışan Destek Programı'nın bir kuruluş veya şirket için çok faydalı olabileceğini tespit etmiştir. Bu program, çalışanlara birçok farklı şekilde fayda sağlar. Bu araştırmanın ana bulguları, bir kurumdaki iki önemli unsur olan çalışanların moral ve üretkenliğine işaret etmektedir. Görüşmelerden sonra yöneticilerin görüşleri NVIVO 12 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularından sonra cevaplar on iki ana tema altında yazılmıştır ve bu temalar alt temalarla takip edilmiştir. Görüşülen kişilerden zaman kısıtlaması nedeniyle, araştırma mümkün olduğu kadar etkili bir şekilde yürütülmeye çalışılmıştır. Ancak, Çalışan Destek Program'da gizlilik çok önemli olduğu için, Çalışan Destek Programı'ndan yararlanan çalışanlara başvuruda bulunulmamıştır.
  • Master Thesis
    Kişi-örgüt Uyumunun İş Stresi ve İş Tatmini Üzerindeki Rolü: Sağlık Çalışanları Üzerine Bir Araştırma
    (2021) Waqar, Sana; Çiğdemoğlu, Ceyhan
    Bu çalışma Pakistan'da sağlık alanında çalışanların iş stresi, kişi-organizasyon uyumu (POF) ve iş tatmini (JS) arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Kişi-örgüt uyumu (POF), iş stresi ve iş tatmini konularındaki makalelerin sayısı her geçen gün artmakta, ancak kişi-örgüt uyumu (POF) ve iş stresinin iş üzerindeki rolüne özel olarak herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır. memnuniyet (JS). Kesitsel bir anket çalışması olarak, bu çalışmanın verileri Pakistan'daki 291 sağlık profesyonelinden toplanmıştır. Araştırmanın örnekleminin belirlenmesinde kolayda örnekleme stratejisi kullanılmaktadır. Verilerin istatistiksel analizi için, IBM tarafından hazırlanan Statistical Package for Social Sciences (SPSS) kullanıldı. İlk olarak betimleyici istatistikler (frekans, ortalama, yüzde, ortalama ve standart sapma) verilmiş ve ardından çıkarımsal istatistikler verilmiştir. Katılımcıların cinsiyetine göre; % 65,00 (189 katılımcı) kadın ve %32.6 (96 katılımcı kadın) ve % 2.4 (7 katılımcı) olarak dağılmamaktadır. Katılımcıların yaş, cinsiyet ve iş tecrübesi gibi sosyo-demografik özelliklerindeki farklılıkları kontrol etmek için betimleyici istatistiksel analiz kullanılmıştır. Sonuçlar, kişi-organizasyon uyumu (POF) ile iş tatmini arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir. İş stresi ile iş tatmini arasındaki korelasyon .597 olup, bu iki değişken arasında bir ilişki olduğunu, ancak ilişkinin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. POF ile iş stresi arasındaki korelasyonun .497 olması, iki değişken arasında bir ilişkinin olduğunu ancak ilişkinin orta düzeyde olduğunu ve POF ile iş tatmini arasındaki korelasyonun 0.7 olması ile 1'e oldukça yakın olduğunu, aralarında güçlü bir ilişkinin olduğunu göstermektedir. iki değişken ve iş stresi ile iş tatmini arasındaki korelasyonun .597 olması iki değişken arasında orta düzeyde bir ilişki olduğunu göstermektedir. Kişi-organizasyon (POF), iş stresi ve iş tatmini (JS), çağdaş iş dünyasının en önemli üç unsuru arasında yer aldığından, bu araştırma bu kavramları hem teoride hem de pratikte araştırmıştır
  • Master Thesis
    Türkiye'de insan kaynakları yönetiminde bilgi güvenliği uygulamaları
    (2019) Ünver, Merve; Bircan, İsmail
    Bilgi güvenliği, bilişim sistemlerinin hızla gelişmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması ve 'bilgi toplumu' kavramının benimsenmesi ile önem kazanmaya başlayan bir kavram haline gelmiştir. Türkiye'de devlet desteğiyle birlikte hem kamu hem de özel kurumlar için bilgi güvenliği uygulamaları mevzuatlarda yerini almış ve uygulamaya başlanmıştır. Bünyesinde gizlilik, bütünlük ve erişebilirlik unsurlarını barındıran bilgi güvenliği, bu üç unsur çerçevesinde şekillenir. Güvenlik zafiyetinin oluşması için bu üç önemli unsurda eksiklik veya aksaklık olması söz konusudur. Bilgi güvenliğinin var olması için insan faktörü ele alınması gereken önemli bir unsurdur. Bünyesinde insan unsurunu temel alan ve bir değer olarak algılayan insan kaynakları yönetimi, çalışanların kişisel bilgilerine sahip çıkmak, bilgilerini korumak ile sorumludur. Bu nedenle, bilgi güvenliğinin sağlanabilmesi ve güvenlik zafiyetinin ortadan kaldırılabilmesi için uygulanan politikalar, insan kaynakları yönetiminin de uygulaması gereken politikalar dahilindedir. Bu tezin amacı yapılan değerlendirme sonucunda, Türkiye'de insan kaynakları yönetimi bilgi güvenliği uygulamalarının iş hayatında var olması ve güvenlik zafiyetinin oluşmaması için belirlenmesi gereken stratejiler ortaya koymaktır. Tez çalışmasında bilgi güvenliği ve insan kaynakları yönetimi alanlarında yapılmış çalışmalar, raporlar ve analizlerden faydalanılmış ve tez çalışması 413 insan kaynakları çalışanı ve yöneticisi ile yapılmış olan anket çalışması ile desteklenmiştir.İnsan kaynakları yönetiminde hem çalışanların hem de yöneticilerin bilgi güvenliği konusunda farkındalıklarının arttırılması adına eğitim ile bilinçlenmenin meydana gelmesi, insan kaynakları yönetiminde bilgi güvenliği politikası modeli oluşturulması ve bu durumların gerçekleşmesini sağlayacak çözüm önerileri bu tez çalışmasında ele alınmıştır. Anahtar Kelimler: Bilgi güvenliği, güvenlik zafiyeti, insan kaynakları yönetimi, bilgi güvenliği uygulamaları.
  • Master Thesis
    Üniversitelerin dijital pazarlama faaliyetleri kapsamında halkla ilişkiler ve iletişim departmanı uygulamaları
    (2021) Saffar, Pınar Amjad Khaleel; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde meydana gelen bilgi teknolojisinin gelişmesi tüm bilim dallarını etkilenmektedir. Bu gelişmelerden en çok etkilenen dallardan biriside pazarlamadır. Özellikle modem pazarlama araçlarından dijital pazarlama durumdan etkilenen bilim dallarından bir olan pazarlama yeni modern bir pazarlama kavramı ile kaşımıza çıkmaktadır. Dijital pazarlama hizmet ve ürünleri sumak amacıyla cep telefonları, masaüstü bilgisayarlar, medya veya sosyal platformlar gibi internet ve dijital teknolojileri kullan pazarlama türüdür. Bu durum eğitim hayatında büyük önem arz etmektedir. Üniversitelerde artık bir işletme konumunda oldukları için öğrencilerin kendilerini tercih ederken kullandıkları stratejileri belirlemede halkla ilişkiler ve iletişim departmanları ön plana çıkmaktadır. Özelikle son dönemlerde artan rekabetten dolayı dijital pazarlamayı vakıf üniversiteleri daha fazla tercih etmektedir. Üniversitelerin dijital pazarlama imajlarını üst seviyede tutmak için ve varlıklarını devam ettirmekte rol oynamaktadır. Özellikle üniversite seçimlerinde istedikleri bölümleri veya şehirleri tercih ederken ilk önce üniversitenin sitesine girip bölümleri ve okul hakkında bilgi almak isterler. Bu durumda da üniversitelerdeki halkla ilişkiler ve iletişim departmanları iyi bir imaj sergileyebilmek için dijital pazarlamaya önem vermektedirler. Bu çalışma Türkiye'de faaliyet gösteren üniversitelerde görevli 200 Tanıtım ve Halkla ilişkiler biriminde görevli uzman ile ankete dayalı çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda vakıf üniversitelerinin devlet üniversitelerine nazaran dijital pazarlama faaliyetlerini daha fazla kullandıkları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Üniversitelerde dijital pazarlama, Üniversitelerde sosyal medya, Üniversitelerde iletişim, Üniversitelerde halkla İlişkiler.
  • Master Thesis
    Örgütsel Adalet ve İş Motivasyonu Arasındaki İlişki : Bir Özel Okul Örneği
    (2018) Mammadova, Nazrin; Tuzlukaya, Şule
    Motivasyon her türlü örgüt için başarıyı garantileyen en önemli faktörlerden biridir.Çalışanların performansı acısından moivasyon çok önemlidir.Bu nedenlearaştırmacılar arasında sıkca araştırılan konular sırasında yer almaktadır. Motivasyonla beraber çalışanların örgütsel adalet algıları da önem taşımaktadır.Çalışanların örgütsel adalet algılarının, işyerindeki davranışlarını şekillendirdiği söylenebilir. Mevcut araştırmanın amacı, bu iki değişken arasındaki ilişkiyi araştırmaktır.Bu, Ankara'daki eğitim kurumlarından birinde çalışan 200 çalışan arasında yapılan nicel yöntem çalışmasıdır.Veri analiz sürecinde Sosyal Bilimler için İstatistiksel Paket programı (SPSS) kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları, çalışanların örgütsel adalet algıları ile motivasyon seviyeleri arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur.
  • Master Thesis
    Öğretmenlerin Okul Yönetimi Hakkında Sahip Olduğu Algılanan Etik Liderlik Düzeyi, Örgütsel Sinizm Düzeyleri ve İş Doyumları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
    (2021) Kaya, Bilsay; Çiğdemoğlu, Ceyhan; Çiğdemoğlu, Ceyhan; Çiğdemoğlu, Ceyhan; Public Relations and Advertising; Public Relations and Advertising
    Bu araştırmanın temel amacı, algılanan etik liderlik, örgütsel sinizm ve iş doyumu arasındaki ilişkilerin ortaya konması ve örgütsel sinizmin, algılanan etik liderlik düzeyi ile iş doyumu arasındaki ilişkide aracılık rolünün tespit edilmesidir. Araştırmanın diğer bir amacı ise ilgili değişkenlerin çalışanların demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin saptanmasıdır. Nicel araştırma yaklaşımlarından kesitsel tarama yöntemi kullanılmış, katılımcılardan anket ile veri toplanmıştır. Bu çalışmada kolayda örnekleme stratejisi kullanılmış, Türkiye'nin İzmir ilinde bulunan çeşitli okul ve kademelerde görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerinden 1365 katılımcı ankete çevrimiçi olarak katılmıştır. Önceden geliştirilmiş ölçeklerin güvenilirlik analizi, faktör analizi yapılmış, hipotezler regresyon (process) analizi ve t-testi ile test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda algılanan etik liderlik, örgütsel sinizm ve is doyumu değişkenleri arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkilere bakıldığında; algılanan etik liderlik ile iş doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki; algılanan etik liderlik ile örgütsel sinizm arasında negatif yönlü güçlü bir ilişki ve örgütsel sinizm ile iş doyumu arasında negatif yönlü güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre ilk adımda bağımsız değişken olan algılanan etik liderliğin bağımlı değişken olan iş doyumu üzerinde pozitif yönlü anlamlı etkisinin olduğu; ikinci adımda, algılanan etik liderliğin aracı değişken olan örgütsel sinizm üzerinde negatif yönlü anlamlı etkisinin olduğu; üçüncü adımda ise aracı değişken olan örgütsel sinizmin bağımlı değişken iş doyumu üzerinde negatif yönlü anlamlı etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Son aşamada algılanan etik liderlik ve örgütsel sinizmin birlikte analize dahil edilerek iş doyumuna olan etkileri incelenmiştir. Sonuç olarak, algılanan etik liderliğin iş doyumu üzerindeki anlamlı etkisini yitirmediğini, örgütsel sinizmin ise iş doyumu üzerindeki etkisinin devam ettiği saptanmıştır.
  • Master Thesis
    Eğitim Kurumlarında Öğretmenlere Yönelik Mobbing: Bir Alan Çalışması
    (2019) Uyan, Tuğba Yıldız; Bircan, İsmail
    Bu çalışmanın temel amacı, eğitim kurumlarında mobbing olup olmadığını ortaya koymaktır. Tezin birinci bölümünde; mobbing kavram ve tanımı, kavramsal ve olgusal düzeyde mobbing ele alınmıştır. İkinci bölümde; uluslararası düzeyde mobbing olgusu ele alınıp, mobbing ile ilgili örneklere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise araştırmanın bulguları yer almaktadır. 2019 yılında Ankara Yahya Özsoy Özel Eğitim Meslek Okulu ve Ankara Kemal Yurtbilir Özel Eğitim Meslek Lisesin de uygulanan çalışmanın analizi ele alınmıştır. Bu çalışmanın gerçekleştirilmesi için 26 sorudan oluşan anket soruları hazırlanmıştır. Araştırmanın evrenini oluşturan Yahya Özsoy Özel Eğitim ve Kemal Yurtbilir Özel Eğitim okullarında görev yapan 80 öğretmenden oluşmaktadır. Anket uygulamasını kabul eden 50 öğretmene anket çalışması uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, Sosyal Bilimlerin Bilimsel İstatistik Veri Analizi programı olan SPSS'e girilmiş, değerlendirilmiş ve oluşturulan tabloların analizi ve yorumları yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda ise 'Eğitim kurumlarında psikolojik şiddete bence bayanların daha çok uğradığı görülmüştür' sonucuna ulaşılmıştır.
  • Master Thesis
    Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Tüketici Algılarının Plansız Satın Alma Davranışına Etkisi: Kültürlerarası Bir Araştırma
    (2019) Mert, Merve; Tengilimoğlu, Dilaver
    Kısa zamanda internet üzerinden geniş kitlelere ulaşmayı mümkün hale getiren ve etkileşimin en önemli araçlarından biri olan sosyal medya, kullanıcılara fikirlerini paylaşmaları, yeni fikirler üretmeleri, diğer kullanıcılarla bu düşünceler üzerine tartışabilmelerini sağlamış ve bu sayede gücünü çeşitli alanlarda arttırmıştır. Bu alanlardan biri de reklamcılıktır. Geleneksel medya reklamlarından daha az etkilenen tüketicilere direkt olarak ulaşabilmek amacıyla işletmeler sosyal medya ortamlarında reklam vermekte ve sosyal medyayı pazarlama stratejilerinde yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Bunun beraberinde sosyal medyadan etkilenen tüketicilerin satın alma davranışlarında farklılıklar gözlendi. Buradan hareketle çalışmada, farklı kültürlere sahip olan bireylerin sosyal medya reklamlarına yönelik algılarının plansız satın alma davranışına olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de Ankara ilinde yaşayan bireyler ile İsveç'te Göteborg ilinde yaşayan bireyler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamına Türkiye'den 502, İsveç'ten ise 500 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmaya dahil olmayı kabul eden katılımcılara yüz yüze anket uygulanmıştır. Anket formunda, demografik bilgiler, sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeği, plansız satın alma davranış ölçeği, sosyal medya reklamlarına yönelik tutum ölçeği yer almaktadır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizi yapılmış ve her iki ülke için de ölçeğin geçerlik ve güvenirliği ortaya konulmuştur. İki ülke için yapılan doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonucunda, 13 ifadeli 'Plansız Satın Alma Davranış Ölçeği' iki alt boyut altında, 13 ifadeli 'Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Algı Ölçeği' ise dört alt boyut altında toplanmış ve ölçeğin yapı geçerliliği ortaya konulmuştur. Sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeğinin alt boyutlarına ve plansız satın alma davranış ölçeğinin alt boyutlarına uygulanan t-testi sonucunda, İsveç ve Türkiye arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda, sosyal medya reklamlarının satın alma davranışına olan etkisinin ülkeye göre istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gösterdiği ve sosyal medyada yer alan reklamların tüketicilerin plansız satın alma davranışlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal medya, Reklam, Plansız satın alma, Kültürlerarası, Hofstede kültür modeli
  • Master Thesis
    Tms 21 Kur Değişimin Etkileri Standardı Kapsamında Kur Farklarının Muhasebeleştirilmesi ve Raporlanması
    (2017) Polat, Hatice Dilara; Yanık, Zeki
    Küreselleşmenin ivme kazanması ile ortaya çıkan gelişmeler, daha fazla işletmenin uluslararası pazarlarda faaliyet göstermesinin önünü açmış ve ülke ekonomileri çok daha yakın hale gelmiştir. Bu süreçte işletmelerin artan rekabet karşısında gerçeğe uygun bir şekilde bilgileri sunması ve analiz edebilmesi gereklidir. Bununla beraber ülkelerin uyguladıkları muhasebe sistemlerinin birbirinden farklı olması, muhasebe uygulamalarının karşılaştırılmasını zorlaştırmış; bu durum finansal rapor ve tablolarda belirli bir standardın uygulanmasını, tablo ve raporların şeffaf, anlaşılabilir ve karşılaştırılabilir olmasını zorunlu kılmıştır. Tüm dünyada kabul edilecek ve uygulanabilecek temel muhasebe standartları olan Uluslararası Muhasebe Standartlarını yayınlaması ile uygulanan standartların yakınlaştırarak finansal tabloların karşılaştırılabilir olmasına olanak sağlama amacındaki Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi (IASC) 1973'te oluşturulmuş ve 2000 yılına kadar görev yapan IASC tarafından yayınlanan standartlar Uluslararası Muhasebe Standartları (UMS) olarak adlandırılmıştır. 2000 yılı ile görevin Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB)'na devri ile beraber, IASB tarafından yayınlanan standartlar Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) adı almıştır. 2002'de Avrupa Birliği'nin 2005 itibari ile mali tablolarını uluslararası muhasebe standartlarına uygun hazırlaması kararını alması ardından Türkiye de UFRS'ler ile uyum çalışmalarına başlamış, yeni TTK'nın yürürlüğe girmesi ardından Türkiye Muhasebe Standartları, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının birebir çevirisi olarak, Kamu Gözetim Kurumu tarafından yayınlanmaya başlamıştır. Çalışma kapsamında incelenecek TMS 21 Kur Değişimleri Standardı ise kur farkları, yabancı para işlemleri ve yurt dışındaki faaliyetlerle ilgili muhasebe uygulamalarını belirlemek amacıyla yürürlüğe girmiştir. Genel olarak standart yabancı para cinsinden yapılan işlemlerin ve yurtdışındaki işletmelerin finansal tablolara nasıl dâhil edileceğini ve finansal tablolarda kullanılan para birimine nasıl çevrileceğini göstermektedir. Çalışma 4 temel bölümden oluşmaktadır. Buna göre birinci bölümde Uluslararası Muhasebe Standartları ve Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili genel bir literatür taraması gerçekleştirecektir. İkinci bölümde kur farklılıklarının muhasebeleştirilmesi ve Türk mevzuat sisteminde kur farkları ile ilgili işlemler ve üçüncü bölümde Kur Değişiminin Etkileri Standardı değerlendirilecektir. Son olarak temel inceleme alanımızı oluşturduğu üzere dördüncü bölümde Standart kapsamında kur farklarının raporlanmasına ilişkin bir örnek uygulamaya yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası muhasebe, mali muhasebe, uluslararası muhasebe standartları, döviz kuru uluslararası muhasebe
  • Master Thesis
    Pandemi Döneminde Kobilere Sağlanan Finansal Destekler ve Devlet Teşvikleri: Ankara İli Örneği
    (2021) Aktepe, Afra Nur; Yanık, Zeki
    2019 yılı Aralık ayı içerisinde Çin'in Wuhan bölgesinde ortaya çıkan Covid 19 salgınının insan sağlığını tehdit etmesinin yanısıra sebep olduğu iktisadi sorunlar da devam etmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında piyasalarda çıktı miktarlarında belirgin düşüş, işsizlik oranında artış ve sosyal problemler ortaya çıkmaya başlamıştır. Arz ve talepte yaşanan durgunluk KOBİ'lerin üzerinde baskı oluşturmuş ve üretim süreçlerinde aksamalar yaşanmıştır. Bu çalışmanın amacı, pandemi sürecinde KOBİ'lerin yaşadıkları ekonomik sorunlar göz önünde bulundurularak işletmeler açısından alınacak tedbirlerin belirlenmesidir. Bu amaçla, araştırma çerçevesinde veri toplama aracı olarak cevaplayıcı tarafından yanıtlanan anket yöntemleri arasından online anket tercih edilmiş, katılımcılara e-mail ile gönderim sağlanmıştır. Araştırma, 11 Şubat ile 15 Mart 2021 tarihleri arasında uygulanmış, araştırmanın geçerlilik ve güvenilirliği açısından çalışma süreci kısa tutulmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında, ana kütle içerisindeki firmalara e-mail yolu ile anket gönderilmiştir. KOBİ kapsamındaki 400 işletmeden gelen anketler analiz edilmiştir. Araştırmada yer alan teşvik yeterliliği ve etkilerini ölçen 13 ifadenin Cronbach's Alpha değeri 0,958 olarak saptanmış, anket güvenilirliği %95,8 olarak belirlenmiştir. Araştırma Ankara ili Ostim bölgesinde bulunan KOBİ'lere uygulanmış ve sonuçlar incelendiğinde alınan teşviklerin %46'sının makine va teçhizat alımında kullanıldığı görülmüştür. KOBİ'lerin %32'lik kısmı vergi alanında alınan teşvikleri kullanmış, %33,5'i ise teşviklerin yeterli olmadığını belirtmiştir. Anahtar Sözcükler: Finansal Destekler, Devlet Teşvikleri, KOBİ, Pandemi Dönemi.