2248 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 2248
Master Thesis Augustus Tapınağı?nın Dinamik Analizi(2011) Okur, Yunus Emre; Sarı, Yasin DursunBu tez çalışmasında Augustus Tapınağının dinamik analizi gerçekleştirildi. Bu çalışmada FLAC3D, 3DEC ve SAP2000 yazılım paketleri kullanıldı. Sonuçlar tartışıldı ve karşılaştırıldı.Master Thesis Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Meşru Beklentilerin Korunması(2022) Yılmaz, Halil Ozan; Sever, Dilşad ÇiğdemÇalışmamızın konusu Anayasa Mahkemesi kararları ışığında meşru beklentilerin korunmasıdır. Meşru beklenti kavramı 1900'lü yılların ikinci yarısından itibaren başta Almanya, İngiltere ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok bölgede hukukun genel bir ilkesi olarak kabul edilmiştir. Bu kavram yasama organı ve idarenin çeşitli tasarruflarıyla yarattığı beklentilerin hukuk düzeninde korunmasını gerektirmektedir. 2000'li yıllardan itibaren ise Anayasa Mahkemesi tarafından hukukun genel ilkelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada Anayasa Mahkemesinin meşru beklentilerin korunmasına yaklaşımı ve hangi koşullarda koruma sağladığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Tez iki bölümden oluşmaktadır. Tezin ilk bölümünde meşru beklenti kavramının gelişimi, tanımlanması ve benzer kavramlarla ilişkisinin açıklanması amaçlanmıştır. İkinci bölüm ise ilkenin Anaysa Mahkemesi kararlarında uygulanmasıyla ilgilidir.Master Thesis Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Tüketici Algılarının Plansız Satın Alma Davranışına Etkisi: Kültürlerarası Bir Araştırma(2019) Mert, Merve; Tengilimoğlu, DilaverKısa zamanda internet üzerinden geniş kitlelere ulaşmayı mümkün hale getiren ve etkileşimin en önemli araçlarından biri olan sosyal medya, kullanıcılara fikirlerini paylaşmaları, yeni fikirler üretmeleri, diğer kullanıcılarla bu düşünceler üzerine tartışabilmelerini sağlamış ve bu sayede gücünü çeşitli alanlarda arttırmıştır. Bu alanlardan biri de reklamcılıktır. Geleneksel medya reklamlarından daha az etkilenen tüketicilere direkt olarak ulaşabilmek amacıyla işletmeler sosyal medya ortamlarında reklam vermekte ve sosyal medyayı pazarlama stratejilerinde yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Bunun beraberinde sosyal medyadan etkilenen tüketicilerin satın alma davranışlarında farklılıklar gözlendi. Buradan hareketle çalışmada, farklı kültürlere sahip olan bireylerin sosyal medya reklamlarına yönelik algılarının plansız satın alma davranışına olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de Ankara ilinde yaşayan bireyler ile İsveç'te Göteborg ilinde yaşayan bireyler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamına Türkiye'den 502, İsveç'ten ise 500 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmaya dahil olmayı kabul eden katılımcılara yüz yüze anket uygulanmıştır. Anket formunda, demografik bilgiler, sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeği, plansız satın alma davranış ölçeği, sosyal medya reklamlarına yönelik tutum ölçeği yer almaktadır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizi yapılmış ve her iki ülke için de ölçeğin geçerlik ve güvenirliği ortaya konulmuştur. İki ülke için yapılan doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonucunda, 13 ifadeli 'Plansız Satın Alma Davranış Ölçeği' iki alt boyut altında, 13 ifadeli 'Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Algı Ölçeği' ise dört alt boyut altında toplanmış ve ölçeğin yapı geçerliliği ortaya konulmuştur. Sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeğinin alt boyutlarına ve plansız satın alma davranış ölçeğinin alt boyutlarına uygulanan t-testi sonucunda, İsveç ve Türkiye arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda, sosyal medya reklamlarının satın alma davranışına olan etkisinin ülkeye göre istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gösterdiği ve sosyal medyada yer alan reklamların tüketicilerin plansız satın alma davranışlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal medya, Reklam, Plansız satın alma, Kültürlerarası, Hofstede kültür modeliMaster Thesis Covid-19 Sürecinde Yükseköğretimde Turizm Eğitimi Alan Öğrencilerin Uzaktan Eğitime Yönelik Bakış Açılarının Değerlendirilmesi: Ankara Örneği(2022) Korkmaz, Esra Kirazlı; Şahin, Neriman Gonca GüzelÇin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile birlikte tüm sektörlerde olduğu gibi eğitim sektöründe de hızlı bir şekilde tedbirler alınmaya başlamıştır. Alınan tedbirler kapsamında eğitim kurumlarının kapatılması yükseköğretim kurumlarının uzaktan eğitim modellerini devreye sokma zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Öğrenciler kendilerini yeni eğitim yöntemlerine alıştırmak ve okullarından ayrılmak zorunda kalmışlardır. Bu çalışmanın amacı, Ankara'da yükseköğretimde turizm eğitimi alan öğrencilerin, Covid-19 sürecinde, uzaktan eğitime yönelik bakış açılarını değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda; Ankara'da ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyinde turizm eğitimi alan 383 öğrenciye dört bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizi için; betimsel istatistiklerden, Student's t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis Varyans Analizi testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler, uzaktan eğitim konusunda bazı olumlu düşüncelere sahip olmalarına rağmen dersleri okula gelerek yüz yüze takip etmek istemektedirler. Uzaktan eğitimin, sosyal ortamdan uzak kalma, teknik sorunlarla karşılaşma, eğitimci ile iletişimlerini zorlaştırma gibi sakıncaları olduğunu düşünmektedirler. Çalışmada ayrıca, turizm öğrencilerinin uzaktan eğitime bakış açılarının değerlendirmeye yönelik alt boyutlardan kullanılan teknoloji, sistem ve uygulamaların; yaş, program ve kurum türü değişkenlerine göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öz yeterlilik alt boyutunun tüm değişkenlere göre farklılık gösterdiği bulunmuştur. Uzaktan turizm eğitimine yönelik bakış alt boyutunun ise, program türü, yaş ve cinsiyet değişkenlerine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.Article Citation - WoS: 9Citation - Scopus: 9Experimental and Modeling Studies of a High-Temperature Electrochemical Hydrogen Compressor(Pergamon-elsevier Science Ltd, 2024) Durmus, Gizem Nur Bulanik; Kuzu, Cemil; Devrim, Yilser; Colpan, C. OzgurSome non-technical factors such as economics and logistics prevent hydrogen (H2) tech-nologies from becoming more widespread in daily life. Today, the prevalence of H2 tech-nologies requires new technological developments. Electrochemical hydrogen compressors (ECHC) are of great interest due to their ability to pressurize and purify in one step. In this study, the electrochemical H2 compression performance of high phosphoric acid (PA) doped poly 2,2-m-phenylene-5,5-benzimidazole (PBI) membrane-based HT-ECHC under high temperature and non-humid conditions was investigated through both an experimental and a numerical approach. The H2 compression capacity of HT-ECHC at different operating voltages was examined by performance tests at 160 degrees C, and it was determined that the electrochemical compression performance increased with increasing operating voltage. It was observed that the current density values also increased with increasing voltage, and it was determined that a current density of 61.2 A was obtained at 1 V. As a result of the tests, H2 was successfully compressed from atmospheric pressure to 60 bar by HT-ECHC without any gas leakage. The results of the developed model were compared with the experimental performance test data, and the variation of molar flow, cell voltage, and cell efficiency over time was examined. It has been determined that the back diffusion from the cathode to the anode in the cell increases with the increasing operating voltage of HT-ECHC and therefore the cell efficiency decreases. It has been evaluated that the developed model and experimental results are in good agreement. (c) 2023 Hydrogen Energy Publications LLC. Published by Elsevier Ltd. All rights reserved.Master Thesis Avrupa'da Azınlık Hakları: Almanya ve Fransa Örneği(2022) Kürkcü, Mehmet; Yılmaz, GözdeAzınlıklar tarihin her döneminde yapılan fetihler, değişen sınırlar ve kurulan yeni devletler nedeniyle var olmuşlardır. Ulus-devlet anlayışının ortaya çıkışıyla azınlıklar doğrudan sorunlar haline gelmiştir. Özellikle 18. yüzyılın sonlarından itibaren Kıta Avrupası'na yayılan ulusçuluk fikirleri imparatorlukları parçalamış, ulus-devlet fikirleri etrafında kurulan yeni devletlerde azınlık halde kalan gruplar Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nın çıkış sebeplerinden olmuşlardır. Milletler Cemiyeti'nin uyguladığı azınlık politikalarının İkinci Dünya Savaşı'nı çıkardığı düşünüldüğünden, savaştan sonra kurulan yeni düzenin başlarında azınlık hakları görmezden gelinmeye çalışılmıştır. Fakat 1945'ten itibaren azınlık temelli silahlı çatışmaların çıkması Birleşmiş Milletlerin bu konuda önlemler almaya başlamasına neden olmuştur. Soğuk Savaş'ın ardından Balkanlar'da patlak veren azınlık temelli savaşlar Batı Avrupalı devletlerin ve Avrupa'da kurulan uluslararası örgütlerin sorunun çözümü için derhal harekete geçmelerine neden olmuştur. Avrupa merkezli geliştirilen azınlık hakları düzenlemeleri bölgedeki uluslararası örgütler vasıtasıyla insan haklarının bir parçası olarak kabul edilerek özellikle tüm Avrupalı devletlere benimsetilmek istenen bir değere dönüşmüştür. Dolayısıyla çalışmamızın temel amacı, Almanya ve Fransa'nın uluslararası azınlık sözleşmelerine katılımını inceleyerek, bu ülkelerde yaşayan azınlıklar ve bu azınlıklara sağlanan hakları araştırmaktır.Master Thesis Karmaşık Sistemler için Veritabanı Tasarım Yöntemi(2013) Topallı, Damla; Çağıltay, Nergiz ErcilYazılımın kalitesi, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve memnuniyetlerini sağlamakla doğrudan ilgilidir. Kullanıcı gereksinimlerini yazılım süreçlerine yansıtmak için, veritabanı modelinin doğru tasarlanması, yazılım geliştirme sürecinde kritik bir aşamayı oluşturur. Veritabanı tasarımı, kullanıcıların veriler ile ilgili tüm gereksinimleri modellemeleri için önemli bir araçtır. Veritabanı tasarımındaki olası hatalı durumlar, tüm yazılım geliştirme süreçlerine yansımaktadır. Olası hatalı durumlar aynı zamanda yazılımda ve amaçlanan sistemin işlevselliğinde sürekli değişimlere de sebep olabilmektedir. Bu durum kullanıcıların memnuniyetsizliğiyle sonuçlanabilir. Bu bağlamda, kullanıcı gereksinimlerini veritabanı modelinde tam olarak yansıtmak ve veritabanının yazılım geliştirme sürecinde yer alan herkes tarafından doğru anlaşılması, yazılım sistemleri geliştirmedeki başarıyı doğrudan etkileyen bir faktördür. Bu çalışmada, karmaşıklık derecesini azaltarak veritabanı modellerinin anlaşılabilirliğini artırmak ve yazılım kalitesini yükseltmek amacıyla iki aşamalı bir kavramsal veri modelleme yöntemi önerilmektedir. Bu çalışmanın başında önerilen iki aşamalı kavramsal veri modelleme anlatılmaktadır. Sonrasında deneysel çalışmalar ve formüller yoluyla, önerilen yöntemin yazılım mühendislerinin kavrayışı üzerindeki etkisi incelenmekte ve sonuçlar değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın sonucunda, önerilen iki aşamalı kavramsal modelleme yönteminin yazılım mühendislerinin kavrayışını kolaylaştırdığı ve bu aşamadaki olası hataları önleyebileceği görülmektedir.Article Epistemic Extraction Zones in Migration Studies: Rethinking Over-Research and Research Fatigue Among Syrian Refugees in Turkey(Wiley, 2025) Ozdemir, ZelalThis paper explores the phenomenon of over-research among Syrian refugees in Turkey, highlighting how sustained and repetitive research attention has created research saturation zones that shape both refugee experiences and knowledge production. Drawing on unstructured conversations with six Syrian refugees in Ankara, the study examines how research fatigue manifests not only as reluctance to participate but also as strategic responses through which refugees navigate frequent encounters with researchers. While existing literature has addressed research fatigue and ethics in refugee studies, less attention has been given to how academic incentives, humanitarian logics, and policy imperatives intersect to produce systematic inequalities in knowledge production. To address this gap, the paper advances the concept of epistemic extraction zones, referring to contexts where knowledge is persistently mined from marginalized communities to satisfy institutional demands with limited reciprocity or epistemic agency. This conceptual lens shifts the debate from individual withdrawal to the structural political economy of knowledge production. The analysis identifies three key dynamics. First, the emergence of research saturation zones in contexts of protracted displacement, where the same communities are repeatedly targeted for study; second, refugees' strategic yet ambivalent engagement with research, combining pragmatic hope with critical awareness of its limited effects; and third, the paradoxical consequences of over-research, where intensified attention produces epistemic extraction that narrows the circulation of knowledge and reinforces hierarchies. The article also reflects critically on the researcher's own position within these dynamics. By theorizing epistemic extraction zones, the paper contributes not only to refugee studies but also to broader sociological debates on power, inequality, and the ethics of knowledge production, highlighting the need for more reflexive and politically accountable research practices.Master Thesis Sesli Betimlemede Korku Ögelerinin Çevirisi, Bird Box: Bir Netflix Filmi(2024) Altıniğne, Elif Naz; Aksoy, Nüzhet BerrinSesli betimleme, görme engelli izleyicilerin film, televizyon dizisi gibi görsel ürünlere kolay erişimini sağlayan görsel-işitsel çevirinin bir alt alanıdır. Bu tez, bir örnek olay olarak Kafes (2018) filmine odaklanarak korku/gerilim türünde sesli betimleme çevirisini araştırmaktadır. Korku filmlerinin negatif duyguları yansıtmak için görsel ögelere ağırlık vermesinden dolayı bu araştırma korku filmlerindeki sesli betimleme örneklerine odaklanmıştır. Nispeten yeni ve gelişen bir alan olarak sesli betimleme ve sesli betimleme çevirisi, özellikle korku filmlerinin ayrılmaz bir parçası olan görsel unsurların aktarılmasında belirli zorluklar doğurmaktadır. Bu araştırma, korku/gerilim türünde sesli betimleme çevirisinin sesli betimlemenin zorluklarına ve kısıtlamalarına bir çözüm olacağı ve zaman kazandıracağı hipotezine dayanır. Göstergebilim Kuramı, Film Çalışmaları ve Çeviribilim alanlarından elde edilen nitel verilere dayanan bu araştırma, sesli betimleme anlatısının hem Türkçe hem de İngilizcede nasıl işlediğini, sesli betimlemenin nasıl çevrildiğini ve çevrilmek üzere hangi göstergebilimsel kodların seçildiğini anlamaya çalışmıştır.Master Thesis Üniversite Düzeyinde Verilen Çeviri Eğitimine, İngiliz Dili Eğitiminde Kullanılan Dört Dil Becerisinin Yansımalarının Analizi(2015) Topgül, Zeynep Birim; Erton, Halil İsmail; Erton, Halil İsmail; Erton, Halil İsmail; English Translation and Interpretation; English Translation and Interpretationİnsanların yabancı bir dil öğrenmeye ihtiyaç duymalarının önemli sebepleri vardır. Bir dili bütünüyle öğrenebilmek için dil, okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak adlandırılan dört dil becerisi üzerinden ele alınır. Bu çalışmada, Dilbilgisi Çeviri Yöntemi'nin ve İşlevsel Çeviri Yöntemi'nin etkileri, dört dil öğrenme becerisi açısından ele alınarak, anadilin ve dil öğreniminin okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak bilinen dört dil becerisi yoluyla çeviri aşamalarının yabancı dil ortamındaki yeri üzerinde durulmuştur. Ayrıca bu çalışmada hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin uyguladıkları çeviri odaklı yöntemler ve öğrencilerin dili kullandıkları çeviri süreci incelenmiştir. Sonuç olarak, dil öğretimi ve çeviri bir araya getirilerek, dört dil öğrenme becerisi açısından öğrencilerin bir mesajı bir dilden başka bir dile iletme yöntemleri bu çalışmanın odak noktası olmuştur. Dil öğrenme becerilerinin, öğrencilerin bir dili başka bir dile çevirme yöntemlerini ne şekilde etkilediğini belirlemek ve analiz etmek amacıyla, nicel bir araştırma yürütülmüş olup, veriler konuya uygun olarak hazırlanmış bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Bu anket, Hacettepe ve Atılım Üniversitelerinin Mütercim Tercümanlık Bölümü öğrencilerine uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, belirli bir yüzdelik orandaki ikinci ve dördüncü yıl öğrencileri açısından çeviri yapılırken dil; okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak bilinen dört temel öğrenme becerilerine doğrultusunda kullanıldığında, öğrencilerin anadilinin ve kültürünün çeviride daha baskın bir rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Bu sebeple öğrenciler, bir dilden başka bir dile bir mesajı iletirken öncelikli olarak kendi anadillerinde düşünme eğiliminde olup, o dilin kurallarını ve yapılarını uygulamaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Çeviri, Çeviri Yöntemleri, Dilbilgisi Çeviri Metodu, İşlevsel Çeviri Metodu, Dil Öğrenme Becerileri, Çeviri ve Anadil
