2042 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 2042
Master Thesis Türkiye-ab İlişkilerinin Kadının Siyasal Hayata Katılımına Etkisi(2023) Aşar, Dilara; Yiğit, AslıTarihsel süreçte kadın haklarının gelişmesi kadının siyasal yaşama katılımını da etkilemiştir. Türkiye'de kadının siyasal hayatta aktif görev alması Avrupa'daki kadın hareketlerinden farklı bir süreçte gerçekleşmiştir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü ilişkiler söz konusu sürece etki etmiştir. Bu çalışmada Türkiye-AB İlişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle Avrupa Birliği'nin tarihi ele alınmış, AB'nin temel organları incelenmiştir. İkinci bölümde kadın haklarına yönelik genel bakış, kadın istihdamı konularına değinilmiştir. Kadın haklarının tarihsel gelişimi incelenerek AB'nin hangi aşamalarda geliştirici ve dönüştürücü olduğuna değinilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri, 2000-2022 yılları arasında yayınlanan ilerleme raporları bağlamında incelenerek kadınların siyasal hayata katılımlarının gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak ilerleme raporlarından da hareketle kadınların siyasal hayata katılım oranının her daim düşük kaldığı, raporlarda bile bu soruna yer verilmesinin giderek azaldığı, buna rağmen farklı öneriler getirilmediği görülmüştür. Neticede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında kadınların siyasal hayata katılımlarında çok az bir ilerleme olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Siyaset, Kadın hakları, Türkiye-AB İlişkileri, Siyasal Hayatta KadınMaster Thesis Effective Repentance in Crimes Aganist Property(2024) Tulğay, Saffet Serdar; Köprülü, TimuçinEtkin pişmanlık kavramı ceza hukuku sistematiği açısından sözlük manalarıyla benzerlik göstermektedir. Doktrinde de etkin pişmanlık kavramının tanımı çeşitli perspektiflerle ortaya konulmuştur. Diğer ceza hukuku konularında olduğu gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 168. maddesinde sayılan malvarlığına karşı suçlara ilişkin ele aldığımız etkin pişmanlık konusunda da, doktrinde görüş ayrılıkları, uygulamada çeşitli spesifik sorunlar ve gri alanlar bulunmaktadır. Çalışmamızda malvarlığına karşı suçlarda etkin pişmanlık kavramını 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 168. maddesi çerçevesince ele alarak açıklamaya çalıştık. Her ne kadar daha önce etkin pişmanlık kapsamında yazılmış tezler ve çalışmalar olsa da, bu tezlerin belli bölümlerinde genel olarak malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık kavramına yer verildiği anlaşılmıştır. Tezimiz bu anlamda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 168. maddesi çerçevesinde malvarlığına yönelik suçlardaki etkin pişmanlık konusuna özgülenen bir tez olma özelliği göstermektedir. Bu kapsamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 168. maddesinde sayılan malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık konusunu olabildiğince ayrıntılı olarak ele alınmaya çalışılmıştır.Article Covid-19 Salgınının Bölgesel Borsa Turizm Endekslerine Etkilerinin Araştırılması(2023) Tümer, Tolga; Tengilimoğlu, DilaverBu çalışmada, bölgesel borsa turizm endekslerinin COVID-19’dan etkilenme düzeyleri araştırılmıştır. Bu amaçla çalışmada, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgelerini kapsayan borsa turizm endeksleri kullanılarak istatistiki analizler yapılmıştır. Çalışmanın kapsamı COVID-19’un dünyaya yayılmaya başladığı dönemden itibaren 22 Ocak 2020-22 Ocak 2022 tarihleri arasındaki iki yıllık süreci kapsamaktadır ve çalışmada bu süreç çeyrek dilimlere ayrılarak sekiz dönem kapsamında analiz edilmektedir. Günlük veriler kullanılan araştırmada hem dünyadaki hem de kullanılan endekslerin kapsadığı bölgelerdeki COVID-19 verileri dikkate alınmıştır. COVID-19 verileri olarak günlük vaka, günlük ölüm, toplam vaka ve toplam ölüm sayıları toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda, borsa turizm endekslerini negatif yönde en fazla COVID-19 kaynaklı bölgesel günlük ölümlerin etkilediği bulunmuştur. Bu çalışma, geniş kapsamı, bölgesel ve dönemsel karşılaştırma sunan bulguları ile alanyazına katkı sunmaktadır.Master Thesis Çocuk Hakları Sözleşmesi Çerçevesinde Türkiye'de İdarenin Pozitif Yükümlülükleri(2024) Bal, Gülçin; Sever, Dilşad ÇiğdemÇocukların bedensel ve zihinsel olarak henüz olgunluğa erişmemiş olmaları sebebiyle hususi olarak korunmaya ihtiyaçları vardır. Tarihi süreçte çocuklar ihtiyaç duydukları korumadan yoksun bırakılmışlardır. Zamanla çocuğa bakış değişmeye başlamış ve çocuklar da hakların öznesi birer birey olarak düşünülmeye başlanmıştır. Çocukların özel durumları nedeniyle özel bir korumaya ihtiyacı olduğunun kabulü ile temel insan hakları belgelerine ilave olarak münhasıran çocuk haklarını konu edinen bir sözleşme imzalanmıştır. Anılan Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin kabulü ile çocuklar hakların öznesi haline gelmiştir. Bu Sözleşme ile Taraf Devletlere çocuk haklarının korunmasına ilişkin yükümlülükler getirilmiştir. Taraf Devletler ise Sözleşme'den doğan yükümlülükleri idare eliyle yerine getireceklerdir.Review Citation - WoS: 1Evolution of the Relationship Between Urban Planning and Urban Infrastructure(Kare Publ, 2018) Sahin, Savas ZaferIn the face of disasters caused by climate change and ecological degradation, the future of cities has become closely interrelated with the sensitive balance between urban planning and urban infrastructure. Integrated sustainable urban planning and management approaches, where the relationship between urban planning and urban infrastructure is re-examined to manage urban risks, manage the capacity of existing infrastructure, and adapt to climate change have been discussed for a long time. Particularly in the last 2 to 3 decades, in various countries and for different reasons, urban planning and urban infrastructure investments have diverged. Under the influence of neo-liberal policies, the urban planning process has often been transformed into a mechanism of re-distributing urban rents via urban projects, and urban infrastructure investments are presented to society as mega projects to help legitimize the effects of this transformation politically. This dissociation results in an inefficient and ineffective use of resources, a negative effect on the urban ecosystem, and an urban daily life that is fragile and disrupted. The development of a framework that re-integrates planning with infrastructure is an inevitable necessity.Article Geç Kapitalizmin İdeolojik Söylemi Olarak Yeni Materyalizm: Metalaşmış ‘şeylerin’ Egemenliği(2020) Yalvaç, Faruk; Erçandırlı, YeldaBu makale yeni materyalizmin tarihsel materyalist bir eleştirisini yapmaktadır. Yenikapitalizmi geç kapitalizmin ideolojik bir söylemi olarak nitelendirmektedir. Yenimateryalizm meta üretiminin hâkimiyet kazandığı bir sosyo-politik ortamı yansıtanbir söylem olarak tanımlanmakta, tarihsel materyalist anlayışla olan farklılıkları ortayakoyulmaktadır. Hem yeni materyalizm hem de tarihsel materyalizm maddenin öneminevurgu yapmakla birlikte, aralarında önemli farklılıklar vardır. Yeni materyalizmingenişletilmiş madde anlayışı, metalaşmış bir dünyanın söylemi ve savunusunadönüşmekte, insanın madde ve doğa ile olan ilişkisinin özgürleştirici niteliği göz ardıedilmektedir. Bu çerçevede, yazının ilk kısmında önce yeni materyalizm tanıtılacaktır.İkinci bölümde madde kavramının tarihsel materyalist anlayışta nasıl incelendiğiirdelenecektir. Üçüncü kısımda yeni materyalizmin Marx’ın meta fetişizmi anlayışıçerçevesinde bir değerlendirilmesi yapılarak, yeni materyalizmin ideolojik niteliğinevurgu yapılacaktır. Makale yeni materyalizmin laissez-faire kapitalizminin günümüzdekibir görüntüsü olduğu görüşüyle sona ermektedir.Review Çikolata ve Sağlık Beyanları(2018) Cömert, Tuğba Küçükkasap; Merdol, Türkan KutluayÇikolata, bileşimindeki kakao oranı ve yapımında kullanılan maddelere göre bitter çikolata, sütlü çikolata vb. olarakadlandırılır. Kakao oranı ile en zengin olan bitter çikolatanın sağlık üzerine etkileri pek çok çalışmada değerlendirilmişancak tutarlı sonuçlar elde edilememiştir. Bazı araştırmalar, kakaonun yararlı etkisinin ancak çiğ tüketimi ile mümkünolabileceğini vurgularken, bazıları bitter çikolatanın yüksek doymuş yağ ve şeker içeriği nedeniyle vücut ağırlığında artışaneden olabileceğine dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra, kakao ve çikolata, teobromin ve kafein içeriğinden dolayı, belirginyüksek nabız ile ilişkilendirilmekte, bu nedenle aritmisi olanlarda ve yaşlı hastalarda tüketiminin kısıtlanması gerektiğibelirtilmektedir. Bununla birlikte, çikolatanın olumlu etkileri olduğunu gösteren bir çok çalışma da bulunmaktadır.Bu çalışmalarda, çikolatada bulunan sağlıksız bileşenlere karşılık, olumlu etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğivurgulanmakta, istenmeyen olumsuz etkileri engellemek için uygun miktarlarda tüketilmesi gerektiği belirtilmektedir. Buderlemede, çikolata ve sağlık beyanları üzerine yapılan çalışmalar ve sonuçları değerlendirilmiştir.Article Boza Mikrobiyotasının Fermantasyon Sürecindeki Değişimi(2021) Kavruk, Murat; Yurt, Mediha Nur Zafer; Taşbaşı, Behiye Büşra; Acar, Elif Esma; Soyuçok, Ali; Altunbaş, Osman; Sudağıdan, MertBoza, insan sağlığı için yararlı mikroorganizmaları içeren fermente bir içecektir. Çalışmamızda boza üretiminde ham madde olarak kullanılan (mısır unu, buğday unu, mayşe) ve boza fermantasyonunun 1. günü, 3. günü ve 4. gün son ürün boza’nın içerdiği mikrobiyota Yeni Nesil DNA Dizileme yöntemi ve metagenomik analiz ile ortaya çıkarılmıştır. Örneklerden doğrudan cins düzeyinde yapılan analiz sonucunda, mısır unu ve buğday ununda dominant olarak Streptophyta ve Pleomorphobacterium bulunurken; bozanın 1. gün, 3. gün ve son ürün ile boza mayasında dominant bakterilerin Leuconostoc ve Lactococcus cinsine ait olduğu tespit edilmiştir. Ön zenginleştirme yapılan örneklerin analizinde, mısır ununda dominant bakteriler Enterococcus, Klebsiella ve Micromonospora, buğday ununda ise Pantoea ve Bacillus olduğu, boza mayası, 1. gün boza, 3. gün boza ve satışa sunulan son üründe dominant bakteri Lactococcus olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda örnekler arasındaki bakteriyel çeşitlilik, benzerlik ve farklılıklar Principal Coordinate Analiz ve dendrogram oluşturulması ile ortaya konmuştur. Boza üretiminde kullanılan ham maddelerin bozanın fermantasyon aşamalarındaki ürünler ile fermantasyon sürecinde mikrobiyotasına nasıl değiştiği ve son ürüne olan katkıları, DNA düzeyinde yapılan metagenomik analizler ile belirlenmiştir.Master Thesis Karşılıksız Çek ve Çekin Karşılıksızdır İşlemine Sebebiyet Verenler Hakkında Uygulanacak Hukuki ve Cezai Yaptırımlar(2019) Altünay, Özgür Serhat; Göle, Osman CelalÇek; kanunlarda belirtilen şekil koşullarına tabi, belli bir miktar paranın ödenmesini konu alan, yalnızca bir banka üzerinden keşide edilebilen, ibrazında ödenen, havale niteliği taşıyan bir senettir. Çeklerin en temel özelliği, belirli bir miktar paranın ödenmesini üzerinde taşımasıdır. Çek, nakdin kaydi paraya dönüşmesi ve ilgili mali kuruluşlar bünyesinde toplanmasıyla ülke ekonomisine katkı sağlar. Bu ve birçok faydası sebebiyle çeklerin, tarih boyunca ortaya çıkışından itibaren çoğu kanun koyucu tarafından kullanımı teşvik edilmiştir. Çeke olan güvenin ve kullanımının artması, karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçunun önüne geçilebilmesi için de birçok düzenleme yapılmıştır. Çalışmamızda; 09.08.2016 tarihli '6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun' ile birlikte '6102 Türk Ticaret Kanunu' ve Çek Kanunu'nda meydana gelen değişiklikler ele alınmıştır.Master Thesis Savunma Sanayii Ekonomisinde Finansal Süreklilik(2025) Ünlü, Türkünaz; Yanık, ZekiYazar ve veri bilimi uzmanı Piyanka Jain'in, MIT Sloan'da 'Kuruluşlar İçinde Veri Okuryazarlığı Oluşturmanın Önemi' hakkındaki konuşmasında yer alan bu cümlesi, giderek artan uluslararası güvensizlik ortamında yalnızca askerî donanım ürünlerinin değil; aynı zamanda büyük ölçekli veri toplama, analiz etme ve bu analizleri karar süreçlerine entegre etme yetkinliğinin de rekabet avantajına büyük katkı sunduğunu göstermektedir. Bu bağlamda veri okuryazarlığı hem bireysel uzmanlık hem de kurumsal kapasite açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Savunma sanayiinde Ar-Ge ve Ür-Ge harcamaları, yenilikçi ürün ve teknolojilerin geliştirilmesinin yanında firmaların küresel rekabet içindeki konumlarını belirleyen stratejik birer kaldıraç işlevi görmektedir. Bu tür yatırımlar, firmaların teknolojik kapasitesini artırmakta; faaliyet kârlılığı (FAVÖK), bilanço dengesi ve gelir tablosu gibi temel finansal göstergeler üzerinden değerlendirildiğinde de operasyonel verimliliğin ve uzun vadeli finansal sürdürülebilirliğin doğrudan belirleyicisi hâline gelmektedir. Bu tez çalışmasında, farklı ülkelere ait savunma sanayii firmaları üzerinden yapılan analizlerle veri okuryazarlığı süreçlerinin sektördeki rolü incelenmiştir. 'Savunma Sanayii Ekonomisinde Finansal Süreklilik' başlıklı bu çalışma, savunma sanayii firmalarının finansal dayanıklılığını, yapısal dönüşümünü ve veri temelli karar alma becerilerini çok boyutlu olarak incelemektedir. Farklı ülkelerde faaliyet gösteren firmalar karşılaştırmalı olarak ele alınmış; bu firmaların finansal performansları, ArGe politikaları ve kurumsal yapılarına dair veriler üzerinden yürütülen analizlerle veriyle desteklenen yönetim anlayışının sektörel başarıya etkisi somut biçimde ortaya konmuştur. ii Sonuç olarak, günümüzün jeopolitik belirsizlikler, teknolojik dönüşümler ve ekonomik dalgalanmalarla şekillenen güvenlik ortamında, savunma sanayiinde yalnızca ürün geliştirmek yeterli değildir. Bu teknolojik ilerlemelerin; finansal sürdürülebilirlik, veri temelli stratejik planlama ve ölçülebilir performans göstergeleriyle desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu tez, söz konusu dönüşümün etkilerini yalnızca işletme düzeyinde değil, aynı zamanda ulusal savunma politikaları ve endüstriyel özerklik bağlamında da ele almakta ve bu yönüyle disiplinler arası bir katkı sunmaktadır.

