Search Results

Now showing 1 - 10 of 18
  • Article
    Citation - WoS: 5
    Toplumsal Cinsiyet Dersinin Üniversite Ö¤rencilerinin Toplumsal Cinsiyet Tutumlar›, Elefltirel Düflünme E¤ilimleri ve Medya Okuryazarl›¤› Becerileri Üzerine Etkisi
    (deomed Publ, Istanbul, 2021) Koç, Gülten; Yücel, Çiğdem; Terzioğlu, Füsun; Şahan, Fatma Uslu; Akın, Rabiye; Öçal, Simge Evrenol; Bükecik, Esra
    Araflt›rmada, üniversite ö¤rencilerine seçmeli olarak verilen Toplumsal Cin- siyet dersinin ö¤rencilerin toplumsal cinsiyet tutumuna, elefltirel düflünme e¤ilimine ve medya-okuryazarl›¤› becerisine etkisini de¤erlendirmek amaç- lanm›flt›r. Bu çal›flma ön test-son test kontrol gruplu yar› deneysel desen kul- lan›larak yap›lm›flt›r. Araflt›rman›n örneklemini 2016–2017 ö¤retim y›l› güz döneminde Toplumsal Cinsiyet dersini alan 74 ve dersi alanlarla benzer özel- likte olan ve dersi almayan 70 ö¤renci oluflturmufltur. Sömesterin ilk haftas›n- da yap›lan ön test ve son haftas›nda yap›lan son test de¤erlendirmelerinde, her iki grupta bulunan ö¤rencilere Ö¤renci Bilgilendirme Formu, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçe¤i (TCRTÖ), Elefltirel Düflünme E¤ilimi Ölçe- ¤i (EDEÖ), Medya Okuryazarl›¤› Ölçe¤i (MOÖ) uygulanm›flt›r. Toplumsal Cinsiyet dersini alan ö¤rencilere dönem sonunda Ders Memnuniyeti De¤er- lendirme Formu uygulanm›flt›r. Toplumsal cinsiyet dersi alan ö¤rencilerin dersin sonunda TCRTÖ puanlar›n›n artt›¤› (ön test: 98.90±12.18, son test: 104.42±11.28; p<0.05), her iki grubun TCRTÖ ön test toplam puan ortala- malar›n›n benzer olmas›na ra¤men, son test toplam puan ortalamalar› aras›n- da istatistiksel aç›dan önemli fark oldu¤u belirlenmifltir (p<0.05). Bu sonuçlar do¤rultusunda; ö¤rencilerde toplumsal cinsiyet fark›ndal›¤› kazand›r›lmas›n- da, müfredata Toplumsal Cinsiyet dersinin entegre edilmesi ve ö¤rencilerde elefltirel düflünme e¤iliminin ve medya okuryazarl›¤› becerisinin gelifltirilmesi amac›yla daha kapsaml› ve uzun süreli çal›flmalar›n yap›lmas› önerilebilir.
  • Review
    ŞİDDETİN FARKLI BİR YÜZÜ: FLÖRT ŞİDDETİ, ETKİLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER
    (2018) Yıldırım, Sevda; Terzioğlu, Füsun
    Şiddetin alt dallarından biri olan ve genellikle ergenler ve gençleri etkileyen flört şiddeti “çiftlerin flörtilişkisinde birbirine karşı sözel, cinsel, duygusal ve fiziksel şiddet ya da şiddet içeren davranışlar uygulaması vebirbirlerinin davranışlarına sosyal kısıtlamalar getirmesidir”. Flört şiddeti sadece endişe verici yaygınlığınedeniyle değil, fiziksel ve zihinsel sağlık üzerine olan olumsuz etkileri nedeniyle de toplumda görülen önemli birproblemdir. Flört şiddetinin neden olduğu bazı sorunlar anksiyete, depresyon, intihar girişimleri, alkol kullanımıve riskli cinsel davranışlardır. Flört şiddeti; fiziksel, psikolojik/duygusal, sözel ve cinsel şiddet olarak ortayaçıkmaktadır ve ebeveynler tarafından cezalandırılma, flört şiddeti mağduru arkadaşın varlığı, toplumsal cinsiyetrollerine ilişkin geleneksel kalıp yargıların benimsenmesi, alkol/madde kullanımı gibi bazı faktörler flört şiddetiriskini arttırmaktadır. Sorunun çözümüne yönelik olarak atılması gereken adımlar flört şiddeti farkındalığınınarttırılması ve risk faktörlerinin tanımlanmasıdır. Flört şiddetinin önlenmesi, tanılanması ve tedavisine yönelikolarak hemşirelerin de önemli rolleri bulunmaktadır.
  • Research Project
    Mesleklerarası Simülasyon Eğitiminin Jinekolojik Onkolojide Palyatif Bakım Yeterliliklerinin Kazandırılmasına Etkisi
    (2019) Terzioğlu, Füsun; Şahan, Fatma Uslu
    Bir eğitim müdahale çalışması olarak gerçekleştirilen projede karma yöntem kullanılmıştır. Projenin nicel bölümü, mesleklerarası simülasyon eğitiminin öğrencilerin jinekolojik onkoloji palyatif bakım yeterliliklerine, disiplinlerarası eğitim algısına ve ekip çalışması tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrol müdahale çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Projenin nitel bölümü, öğrencilerin mesleklerarası jinekoloji onkoloji palyatif bakım eğitiminde simülasyon kullanımı konusunda görüş, düşünce ve önerileri belirlemek amacıyla odak grup görüşmeleri yapılarak gerçekleştirilmiştir. Projenin örneklemini dört farklı meslek grubundan 84 öğrenci (Hemşirelik: 22; Diyetisyen: 23; Sosyal Hizmet Uzmanı:22; Doktor: 17) oluşturmuş ve öğrenciler dört gruba ayrılmıştır. Tüm öğrenciler ?Jinekolojk Onkolojiye Yönelik Mesleklerarası Palyatif Bakım Eğitimi?ne katılmış, eğitimden bir hafta sonra müdahale gruplarına yüksek geçerlikte simülasyon, hibrit simülasyon ve her iki simülasyon yöntemi birlikte uygulanmış, kontrol grubuna hiç bir simülasyon yöntemi uygulanmamıştır. Projenin nicel verileri, Öğrencilerin Tanıtıcı Özellikleri İle İlgili Veri Toplama Formu, Palyatif Bakım Konusunda Yeterliliklerinin Belirlenmesi Yönelik Soru Formu, Disiplinler Arası Eğitim Algısı Ölçeği, Ekip Çalışması Tutumları Ölçeği ile toplanmıştır. Veri toplama araçları öğrencilere eğitim öncesinde, simülasyon uygulamalarından hemen sonra ve simülasyon uygulamasından 3 ay sonra uygulanmıştır. Projenin nitel bölümü müdahale gruplarında yer alan 27 öğrenci ile gerçekleştirilmiş, müdahalelerden bir hafta sonra nitel veriler toplanmıştır. Projede, mesleklerarası simülasyon eğitiminde yüksek geçerlikte simülasyon ve hibrit simülasyon uygulamalarının öğrencilerin palyatif bakım yeterlilikleri (p=0,001), disiplinlerarası eğitim algısı (p=0,001) ve ekip çalışması tutumları (p=0,012) toplam puan ortalamalarını anlamlı düzeyde arttırdığı belirlenmiştir. Nitel görüşmeler sonucunda öğrencilerin palyatif bakıma yönelik bilgi ve farkındalıklarının arttığı, ekip çalışmasının önemini daha iyi anladıkları, lisans eğitim müfredatlarında mesleklerarası eğitimin ve bu eğitimde simülasyon kullanımının önemini kavradıkları belirlenmiştir.
  • Article
    Hemşirelerin Tıbbi Hata Eğilimlerinin ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
    (2019) Özen, Nurten; Onay, Taner; Terzioğlu, Füsun
    ÖZAmaç: Tanımlayıcı tipteki bu çalışma hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerini ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır.Gereç ve Yöntem: Çalışma 01 Mayıs-15 Temmuz 2018 tarihleri arasında sosyal ağlar ve bloglar aracılığıyla hemşire ünvanı almış ve aktif olarak çalışan hemşireler ile online soru formu kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma için etik kurul izni ile katılımcıların onamları alındı. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafındanliteratür incelemesi sonucunda geliştirilen „Katılımcıların sosyo-demografik ve tıbbi hata durumlarına ilişkin hazırlanmış yarı yapılandırılmış soru formu‟ ve „Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği‟ kullanıldı.Bulgular: Araştırma 390 hemşire ile tamamlandı. Katılımcıların %55.1‟i 20-30 yaş aralığında, %87.7‟si kadın ve %63.6‟sı gece ve gündüz vardiyasında çalışmakta olup, %51.8‟i mesleğinden memnun olduğunu ifade etti. Hemşirelerin %82.6‟sı hasta güvenliği ve tıbbi hatalara ilişkin eğitim aldığını, %53.1‟i daha önce tıbbi hatayaptığını belirtti. Katılımcıların %76.7‟si yanlış ilaç uygulamalarının en sık karşılaştıkları tıbbi hata olduğunu, iş yükü fazlalığının (%87.9) ve yorgunluğun (%75.9) tıbbi hataya en sık neden olan faktörler arasında yer aldığını ifade etti. Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği toplam puan ortalaması 223.10±19.51 olup, tıbbi hata yapma eğilimleri düşük bulundu. Ölçek toplam puan ortalaması kadınlarda (Z= -2.479; p= 0.013), 31 yaş üzerinde olanlarda (Z= -5.004; p<0.001), 13 yıl ve üzeri (Z= -5.699; p<0.001) ile gece vardiyasında (Z= -3.925; p= 0.001)çalışanlarda, tıbbi hatalara ilişkin eğitim alanlarda (Z= -2.424; p= 0.0015) ve meslekten çok memnun (Z= -5.012; p<0.001) ve memnun (Z= -3.984; p<0.001) olanlarda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti.Sonuç: Çalışma sonucunda, hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerinin düşük olduğu saptandı. Kadın cinsiyetinde ve 30 yaş üzerinde, 13 yıl üzerinde ve gece vardiyasında çalışan, hasta güvenliği ve tıbbi hataya ilişkin eğitim alan ile meslekten çok memnun ve memnun olan hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerinin diğergruplara göre daha düşük olduğu görüldü. Çalışma sonucunda, hemşirelerin tıbbi hata yapmasına neden olan faktörlere yönelik sürekli hizmet içi eğitim ve kursların planlanması ve yeterli sayıda hemşire istihdamı sağlanarak hataya neden olan faktörlerin en aza indirilmesi önerilmektedir.
  • Article
    Ebelik Bölümü Öğrencilerinin Stresle Başa Çıkma Tarzlarının ve Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi: Sağlık Bilimleri Fakültesi Örneği
    (2020) Ozen, Nurten; Özkaptan, Bilge Bal; Dovranova, Yyldyz; Terzioğlu, Füsun
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, ebelik öğrencilerinin stresle başa çıkma tarzlarının ve etkileyen faktörlerin incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler:Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışma, Ocak 2019-Şubat 2019 tarihleriarasında İstinye Üniversitesinin ebelik bölümünde öğrenim gören iki ve üçüncü sınıf öğrencileri ile yürütüldü. Yerel etik kurul izni ile okuldan gerekli izinler ve çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilerin aydınlatılmışonamları alındı. Veriler, “Katılımcıların Tanıtıcı Özelliklerine İlişkin Soru Formu” ile “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği” kullanılarak toplandı. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde “Mann-Whitney U”, “Kruskal-Wallis” ve “Bonferroni Düzeltmeli Mann-Whitney U” testleri kullanıldı. Bulgular: Araştırma, 85 öğrenci ile tamamlandı. Öğrencilerin stresle baş etmede sıklıkla kendine güvenli yaklaşım, çaresiz yaklaşım ve iyimser yaklaşım sergiledikleri görüldü. Stres karşısında sigara kullanmayan öğrencilerin iyimser yaklaşım sergiledikleri (p=0,043), sosyal yaşantısında stres yaratan durumları bulunmayan öğrencilerin daha fazla kendine güvenli yaklaşım (p=0,003) sergiledikleri görüldü. Gelir durumu, ebeveynlerin çalışma durumu ve ikamet edilen yer ile stresle başa çıkma tarzları ölçeği alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görüldü (p<0,05). Sonuç: Ebelik öğrencilerinin stresle başa çıkma yöntemlerinden en çok kendine güvenliyaklaşım sergiledikleri belirlenmiştir. Sosyal yaşantıda stres yaşayan, sigara kullanan, ebeveynleri çalışmayan, gelir düzeyi düşük olan ve yurtta yaşayan öğrencilerin, stresle başa çıkmada etkisiz yöntemler kullandıkları görüldü. Öğrencilerin eğitim sürecinde stresörlerinin azaltılması, stresle başa çıkma konusunda bilgi ve becerisini destekleyici danışmanlık verilmesi ve düzenlihizmet alabilecekleri birimlerin kurulması önerilebilir.
  • Review
    Covıd-19 Sürecinde Sağlık Sistemlerinin Zorlukların Üstesinden Gelebilme Kapasitesinin Geliştirilmesi ve Hemşireler ile Diğer Sağlık Profesyonellerinin Güçlendirilmesi
    (2020) Terzioğlu, Füsun
    Günümüzde, lider ve yöneticiler tam anlamıyla çözümü olmayan, kariyerlerini ve kurumlarının geleceğini tehdit eden,tarafların zarar görmesi kaçınılmaz karmaşık birtakım problemlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Birbiriyle çelişen belirsizbilgileri değerlendirirken yönetici ve liderin önceliği çoğunluğa en az zarar veren çözümü uygulamaya koymak olmasıgerekmektedir. COVID-19 gibi pandemiye neden olan ve yaşantılarımızı belirsizliğin hakimiyetine bırakan bir süreçeklenince hem kişisel hem de sağlık meslekleri olarak yönetmemiz gereken birden fazla kriz durumu ortaya çıkmıştır.Burada önemli olan husus, Quantum çağında karşılaştığımız bu olağanüstü durumları nasıl yönettiğimiz ve bu sürecenasıl liderlik ettiğimiz ile ilişkilidir.Bu planlama sürecinde değişime nasıl ayak uyduracağımız ve nasıl liderlik edeceğimiz önemli bir konudur. Çünküinsanlar en önemli insan hakkı ve anayasal hakkı olan “yaşama hakkı” bağlamında bir riskle karşı karşıya kalmışlardır.Bu nedenle de bu süreçte kendimizi nasıl koruyacağımız ve nasıl sağlıklı kalacağımız en önemli önceliklerimiz olmuştur.Sağlığın korunması ve güçlendirilmesi denince akla ilk gelen hiç kuşkusuz bu konuyu kendisine mesleki ilke edinmiş olansağlık profesyonelleridir. Sağlık profesyonellerine bu kriz yönetiminde, planlama, hız, uyum ve güven oluşturma açısındanönemli sorumluluklar düşmektedir. Derleme tarzında hazırlanmış bu makalede COVID-19 sürecinde, yönetici ve liderleriniçinde bulundukları sağlık sisteminde zorlukların üstesinde gelebilme kapasitelerinin geliştirilmesi ile hemşirelerin ve sağlıkprofesyonellerinin güçlendirilmesi kapsamında yapılabilecekler tartışılmıştır.
  • Review
    İŞGÜCÜ PLANLAMASI: İŞGÜCÜ YÖNETİMİNDE ESNEKLİK
    (2020) Avcı, Keziban; Şahin, İsmet; Terzioğlu, Füsun
    Son yıllarda kaliteli ürün ve hizmet sunan küresel örgütlerin sayısındaki artış ile birlikte yaşanan rekabet ve teknolojik ilerleme çalışma düzenlerinin önemli ölçüde değişmesine, insanların nerede, nasıl ve ne zaman çalışacakları konusunda daha fazla esneklik gereksinimine sebep olmuştur. Ayrıca, çalışanlar tarafından da iş-yaşam dengesini iyileştirmek için esnek çalışma uygulamaları giderek talep edilmekte ve önem kazanmaktadır. Buna karşın işyerlerinde esnek çalışan sayısındaki artış, örgütler için zorluklara yol açmaktadır. Esnek çalışma kurum genelinde tutarlı bir şekilde kullanılırsa etkili olabilir. Çalışanların en üretken saatlerde çalışması ve örgütsel bağlılığı artırması nedeniyle esnek çalışma örgütsel performansı artırır. Öte yandan, esnek çalışma politikası adaletsizlik algılarına yol açabilir ve çalışma ilişkilerini bozabilir. Ek olarak, çalışanlar için daha az iş-yaşam çatışması nedeniyle, mesleki stresin azalmasına yardımcı olmaktadır. Ancak, eğer bilgi akışı bozulursa stres yaratabilir.Bu kapsamda işgücü esnekliği, örgütlerin iç ve dış çevredeki değişen gereksinimlere uyum sağlamak için bir strateji olarak tanımlanabilmesine rağmen, hem işverenler hem de çalışanlar için zorluklar içermektedir. Bu makalede işgücü esnekliği yöntemlerinin türlerini, içeriğini, etkinliğini, avantajlarını ve dezavantajlarını incelemek ve çalışanları üzerindeki etkisini göstermek amaçlanmıştır. Uygulanan yöntem tüme varım yöntemidir.
  • Article
    Hemşirelik Öğrencilerinde Bilgi Okuryazarlığı ile Bireysel Yenilikçilik Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
    (2020) Ozen, Nurten; Özkaptan, Bilge Bal; Akyar, İmatullah; Terzioğlu, Füsun
    Amaç: Araştırmanın amacı, hemşirelik öğrencilerinde bilgi okuryazarlığıile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir.Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu araştırma, Eylül-Kasım 2018 tarihleriarasında iki üniversitede lisans eğitimi gören hemşirelik öğrencileri ileyürütüldü. Verilerin toplanmasında; “Tanıtıcı Bilgiler Formu”, “BilgiOkuryazarlık Ölçeği” ve “Bireysel Yenilikçilik Ölçeği” kullanıldı. Veriler,frekans dağılımı, ortalama±standart sapma, medyan, çeyrekler arasıaralık, yüzdelik sayılar kullanılarak değerlendirildi. Karşılaştırmalar“Mann-Whitney U Testi”, “Kruskal-Wallis Testi”, “Bonferroni DüzeltmeliMann-Whitney U Testi” ve Spearman Korelasyon Analizi” ile yapıldı.Bulgular: Araştırma 248 öğrenci ile tamamlandı. Katılımcıların%41.1’inin öncü, %40.3’ünün ise sorgulayıcı olduğu belirlendi.Öğrencilerin bilgi okuryazarlık ölçeği toplam puan ortalaması 22-26 yaşgrubunda olanlarda, internette geçirilen süre 3 saat ve altında olanlarda,kendine ait bilgisayarı olanlarda, hemşirelikte yeni buluş/fikirler üretmekonusunda girişimde bulunanlarda istatistiksel olarak anlamlı derecededaha yüksek bulundu. Meslekle ilgili yenilikleri takip eden öğrencilerinbireysel yenilikçilik ölçeği toplam puan ortalamasının takip etmeyenleregöre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı.Öğrencilerin bilgi okuryazarlığı ölçek toplam puanı ile bireysel yenilikçilikölçeği toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde vezayıf bir ilişki bulundu.Sonuç: Öğrencilerin bilgi okuryazarlığı ile bireysel yenilikçilik düzeyleriarasında anlamlı bir ilişki bulunduğu; çoğunluğunun bireysel yenilikçilikdüzeyinin “öncü” olduğu ve bilgi okuryazarlığının da “zorlanmıyorum”seviyesinde olduğu görüldü.
  • Article
    Disiplinlerarası Eğitim Algısı Ölçeğinin\r(deaö) Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
    (2019) Terzioğlu, Füsun; Aktaş, Demet; Ertuğ, Nurcan; Boztepe, Handan
    Amaç: Disiplinlerarası Eğitim Algısı Ölçeği (DEAÖ) Türkçe versiyonu-\rnun geçerlik ve güvenilirliğini değerlendirmektir.\rYöntem: Bu metodolojik çalışmadaki ölçek, farklı meslek grupları ile\rçalışan sağlık çalışanları ve öğrencilerinin, disiplinlerarası eğitime iliş-\rkin algılarını belirlemek amacıyla Ankara’da bir üniversitenin beş farklı\rsağlık disiplininden toplam 215 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçek geçer-\rlik ve güvenirliği açıklayıcı faktör analizi, iç tutarlık katsayısı (∝) ve\rsınıf içi korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir.\rBulgular: Faktör analizi sonucunda; 17 maddeli ve 3 faktörlü ölçeğe\rulaşılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha (∝) katsayısı 0.926 olarak bulun-\rmuştur ve ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu saptanmıştır.\rSonuç: Çalışma sonuçlarımız, DEAÖ Türkçe versiyonunun geçerli ve\rgüvenilir bir araç olduğunu göstermektedir. DEAÖ Türkçe versiyonu\rfarklı meslek grupları ile çalışan sağlık bakım öğrencilerinin disiplinle-\rrarası eğitime ilişkin algılarını ölçmede kullanılabilir.
  • Review
    Sağlık Profesyonellerinin Eğitiminde Simülasyona Dayalı Mesleklerarası Eğitim
    (2019) Şahan, Fatma Uslu; Terzioğlu, Füsun
    Mesleklerarası eğitim, sağlık profesyonellerinin lisans eğitiminde farklı meslek grupları arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri daha iyi kavramalarına ve onların kendi profesyonel kimliklerini oluşturmalarına katkı sağlayan bir yaklaşımdır. Mesleklerarası eğitim dünyada sağlık alanında eğitim veren saygın üniversitelerineğitim müfredatlarına entegre edilmiştir. Türkiye’de ise henüz lisans müfredat programlarında yer almamaktadır. Ancak, Türkiye’de sağlık alanında eğitim alan öğrencilerin, mesleklerarası eğitim programları ile mesleki bilgi ve becerilerinin, yeterliliklerinin, diğer mesleklere olan farkındalıklarının arttırılarak ekip olarak çalışabilme becerisi kazanabilecekleri öngörülmektedir. Literatürde mesleklerarası eğitimin etkinliğinin arttırılması için yenilikçi bir yöntem olan simülasyonun kullanılması önerilmektedir. Simülasyona dayalı mesleklerarası eğitim, öğrencilerinteorik bilgileri ile uygulamaları arasındaki boşluğu gidermekte, iletişim becerilerini ve mesleklerarası ekip çalışması becerilerini geliştirmektedir. Ayrıca bu yaklaşım farklı meslekler arasında köprüler oluşturmakta, etkili bir ekip işbirliğini sağlayarak diğer mesleklerin rollerinin anlaşılmasına ve bilgi kazanımının sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Bu derlemede mesleklerarası eğitimin önemi, mesleklerarası eğitimde kazandırılması gereken yeterlilikler ve bu yeterliliklerin kazandırılmasında ve geliştirilmesinde yenilikçi bir yaklaşım olarak simülasyona dayalı mesleklerarası eğitim yönteminin kullanılmasına ilişkin yöntemler tartışılmıştır.