20 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 20
Article Covid-19 Salgınının Bölgesel Borsa Turizm Endekslerine Etkilerinin Araştırılması(2023) Tümer, Tolga; Tengilimoğlu, DilaverBu çalışmada, bölgesel borsa turizm endekslerinin COVID-19’dan etkilenme düzeyleri araştırılmıştır. Bu amaçla çalışmada, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgelerini kapsayan borsa turizm endeksleri kullanılarak istatistiki analizler yapılmıştır. Çalışmanın kapsamı COVID-19’un dünyaya yayılmaya başladığı dönemden itibaren 22 Ocak 2020-22 Ocak 2022 tarihleri arasındaki iki yıllık süreci kapsamaktadır ve çalışmada bu süreç çeyrek dilimlere ayrılarak sekiz dönem kapsamında analiz edilmektedir. Günlük veriler kullanılan araştırmada hem dünyadaki hem de kullanılan endekslerin kapsadığı bölgelerdeki COVID-19 verileri dikkate alınmıştır. COVID-19 verileri olarak günlük vaka, günlük ölüm, toplam vaka ve toplam ölüm sayıları toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda, borsa turizm endekslerini negatif yönde en fazla COVID-19 kaynaklı bölgesel günlük ölümlerin etkilediği bulunmuştur. Bu çalışma, geniş kapsamı, bölgesel ve dönemsel karşılaştırma sunan bulguları ile alanyazına katkı sunmaktadır.Article Vatandaşların Akılcı İlaç Kullanımı, Bilgi ve Tutum Değerlendirmesi: Ankara İli Metropol İlçeler Örneği(2017) Barutçu, İ. Abdurrahman; Tengilimoğlu, Dilaver; Naldöken, Ümitİlaç tüketimi her geçen yıl önemli oranda artmaktadır. Bu artışta nüfus artışının önemi olduğu kadar küreselleşen dünyada artan stresin de önemli bir payı vardır. Akılcı ilaç kullanımı, bir yandan hastalığın tedavi yöntemine doğru katkının sağlanması anlamına gelirken bir yanda da bireysel ve ülke ekonomisine katkı sağlamak anlamına gelmektedir. Gereksiz yere bekletilerek son kullanma tarihleri geçirilen ilaçlar ile tedavi sonrası artan ilaçların çöpe atılması, ülke ekonomisi açısından önemli düzeyde bir kayıp yaşanmasına yol açmaktadır. Bu noktada yapılan araştırmanın temel amacı, vatandaşların akıllı ilaç kullanımına yönelik bilgi tutumlarının değerlendirilmesidir. Bu amaçla Ankara ilinin Metropol ilçelerde yaşayan ve kolayda örneklem yöntemi ile seçilen 400 kişi ile yapılan ile anket sonucu veri toplama işlemi yapılmıştır. Toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, analizler sonucunda insanların akılcı ilaç kullanımı konusunda önemli eksikliklerinin olduğu, azımsanmayacak bir oranda insanın kendi başına veya yakın çevresinden aldığı tavsiyelerle ilaç kullandığı, hastalandıklarında çoğunlukla öncelikle aile hekimlerine başvurdukları, doktorlara reçeteye ilaç ekletme eğiliminde oldukları sonuçlarına ulaşılmıştırMaster Thesis Değişime Açıklık, Örgütsel Bağlılık ve İş Tatmini İlişkisinin Belirlenmesi: Bir Kamu Kurumu Çalışanları Üzerinde Araştırma(2020) Gül, Burçin; Tengilimoğlu, DilaverGünümüz koşullarında örgütlerin rekabet sağlayabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri için değişim en önemli faktörler arasında bulunmaktadır. Bu bağlamda örgütler için değişime açıklık ve değişime açıklığı etkileyen unsurlar ön planda yer almaktadır. Örgütlerin rakipleri ile mücadele edebilmesi ve faaliyetlerine devam edebilmeleri için değişime açık olmaları kadar örgütsel bağlılık ve iş tatmini gibi unsurlar da ön plana çıkmaktadır. Örgütler açısından son derece önemli olan örgütsel bağlılık ve iş tatmini ilgi çeken ve üzerinde araştırmalar yapılmış kavramlar arasında yer almaktadır. Ancak literatürde bu iki kavramın değişime açıklık kavramıyla olan ilişkisine yer veren çalışmaya az sayıda rastlanmıştır. Bu eksikliği giderebilmek için çalışmada, değişime açıklık, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkinin incelemesi amaçlanmıştır. Çalışmanın diğer amacı ise çalışanların değişime açıklık, örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerinin cinsiyet, medeni durumu, yaş, kurumda toplam çalışma süresi, kıdem, eğitim düzeyi ve kadro durumu değişkenlerine göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini bir Kamu Kurumunun Genel Müdürlük çalışanları oluşturmaktadır. Tesadüfi örneklem ile seçilen 451 çalışan araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilen ve 18 ifadeden oluşan örgütsel bağlılığın üç boyutlu ölçeği, Hockman ve Oldhman tarafından geliştirilen iş tatmininin iki boyutlu ölçeği kullanılmıştır. Örgütsel değişime açıklık için, Dunham ve arkadaşları(1989) tarafından geliştirilen üç boyutlu bir açıklık ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS programı aracılığıyla geçerlilik, güvenirlilik, frekans, varyans, regresyon, korelasyon, t-testi, ANOVA ve Mann Whithey U testlerinden faydalanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre değişime açıklık ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki anlamlı, pozitif ancak zayıf (R2=0.102) bulunmuştur. Değişime açıklık ile iş tatmini arasındaki ilişki de yakın sonuçlarla anlamlı, pozitif ve zayıf (R2=0.098) bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasındaki ilişki ise anlamlı, pozitif ve güçlü (R2=0.626) bulunmuştur. Ayrıca elde edilen sonuçlar doğrultusunda, yöneticilere örgütsel bağlılık, iş tatmini, değişime açıklık düzeylerini arttırabilmek için öneriler sunulmuştur.Article Sağlıkta Reklam Serbest Olmalı Mı? Tüketici Görüşleri(2014) Ekiyor, Aykut; Tengilimoğlu, DilaverSağlık sektörü, bireysel ve toplumsal sağlığın korunmasına; hastalık süresince bireylere tanı, tedavi ve bakım hizmeti verilmesine yönelik olarak sağlık işletmelerinin hizmet verdikleri bir alanı ifade etmektedir. Sağlık sektörü içerisinde, sağlık hizmeti veren ve sağlık ürünleri satan birçok sağlık işletmesi yer almaktadır. Bunlar, kamu ve özel işletmeler olarak bilinmektedir. Bu işletmeler, diğer işletmelerden bir adım daha öne geçebilmek ya da rekabet güçlerini artırabilmek adına birtakım pazarlama yollarını devreye sokmak durumundadırlar. Çeşitli pazarlama yollarından birisi de reklamdır. Bu çalışmada, tüketicilerin sağlık sektöründe reklam serbestîsine yönelik görüşlerinin demografik faktör grupları ve etkili olacağı düşünülen reklam kaynakları açısından incelenmesi ile sağlık sektöründeki reklam serbestîsi konusundaki olumluolumsuz düşüncelerinin ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Araştırma için gerekli literatür taranarak, \"tüketicilerin sağlık sektöründe reklam serbestîsi konusundaki görüşlerini\" ortaya koymak için iki bölümden oluşan bir anket düzenlenmiş ve oluşturulan bu anketler Türkiye'nin 2. büyük şehri olan Ankara ilindeki 468 tüketiciye uygulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 19 programı yardımıyla, Pearson Korelayon Katsayısı, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve T Testi uygulanmıştırArticle Toplumda Posta ve Telgraf Teşikilatı Anonim Şirketi’nin İmajı: Ankara İli Örneği(2019) Tengilimoğlu, Dilaver; Akkaya, Neslihan SaygılıBu çalışmanın amacı, toplumda PTT imajının hangi yönde olduğunu belirlemek(iyi-kötü), kurumimajı algısını oluşturan faktörleri belirleyerek toplumun kurum ile ilgili görüşlerinideğerlendirmektir. Çalışmada PTT’nin kurumsal imajının hangi yönde olduğununbelirlenmesinin yanı sıra ankete katılan bireylerin, kurumsal imajı oluşturan faktörler ile PTThizmet değerlendirmesinin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığı daincelenmiştir. Alan araştırması, 2018 yılı kasım ayında Ankara ilinde yapılmıştır. Kolaydaörneklem yöntemi kullanılarak seçilen 450 katılımcı üzerinde yüz yüze, telefonla ve e-mail yoluylaanket uygulanmıştır. Yapılan incelemenin ardından 429 anket analize tabi tutulmuştur. Araştırmasonuçlarına göre toplumda PTT hizmet değerlendirmesinin; mesleğe göre, kurum imajının; yaşve medeni duruma göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Kurumsal imajı oluşturan faktörleriincelediğimizde ise kalite faktörünün; yaş ve medeni duruma göre, görsel kimlik ve iletişimfaktörlerinin; medeni duruma göre, sosyal sorumluluk faktörünün ise medeni durum ve gelirdurumuna göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada elde edilen bir diğer önemli sonuçise, kurum imajının toplum tarafından ‘’iyi’’ olarak algılandığının görülmüş olmasıdır. Ayrıcakatılımcıların kurumu tercih etme nedenlerinin PTT’nin güvenilir bir kurum olması ile sunduğuürün ve hizmetin düşük ücretli olması olduğu ortaya çıkmıştır.Article Sağlık Çalışanlarının Sağlıklı Çalışma Ortamına İlişkin Algılarının İncelenmesi(2019) Tengilimoğlu, Dilaver; Zekioğlu, Aysu; Topçu, Havva GülBiyolojik, kimyasal, fiziksel, çevresel, psiko-sosyal ve biyomekanik risklerden arındırılmış sağlıklı çalışma ortamları son yıllarda üzerinde önemle durulan konulardandır. Bu çalışmanın amacı; sağlık çalışanlarının çalışma ortamları açısından görüşlerini almak ve sağlıklı çalışma ortamı oluşturmada yapılacak faaliyetlerle ilgili önerilerdebulunmaktır. Çalışmada, Ankara ilindeki bir eğitim araştırma hastanesinde görev yapan ve çalışmaya katılmayagönüllü olan 500 sağlık çalışanına yüz yüze görüşme ile anket uygulanmıştır. Ölçek literatür taraması yapılarak çalışmanın araştırmacıları tarafından oluşturulmuştur. Uzman görüşü alınarak son şekli verilen ölçeğin saha uygulamasından önce geçerlik güvenirlik çalışması gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin güvenirliği 0.98 olarak belirlenmiştir.Çalışmanın sonuçları SPSS 21.0 ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; Sağlıklı çalışma ortamınailişkin görüşlerin toplam puanı 123,98±12,54 olarak bulunmuştur. Sağlıklı çalışma ortamına ilişkin görüşler incelendiğinde en yüksek puana sahip görüşler sırasıyla “Özel yaşamımdaki sorunlar ile iş motivasyonum arasında doğru bir ilişki var” (4,74±0,44), “Hastane duyurularının, hastane bilgi sisteminde yayınlanması çalışanlarınçalışma ortamını etkiler” (4,67±0,47), “Çalıştığım kurumun ileride daha iyi olacağına inanıyorum” (4,53±0,50)şeklinde bulunmuştur. Hastanelerde sağlıklı çalışma ortamının yaygınlaştırılması için; hastane yönetimi tarafından sağlıklı çalışma ortamı ile ilgili bilinç oluşturmak, bu uygulamaların sağlık çalışanları açısından yaratacağıkazanımların neler olacağını vurgulamak maksadı ile ‘sağlıklı çalışma ortamı ile ilgili eğitimler planlanabilir.Böylelikle sağlık çalışanları ile etkileşim içerisinde ve görüşleri alınarak çalışma ortamlarının daha sağlıklı halegetirilmesi hususunda adımlar atılabilir.Article Bilgi Sistemleri ve İletişim Teknolojilerinin Kabulu ve Kullanımı: Ankara’daki Sağlık Yöneticileri Örneği(2017) Demircan, Fatih; Özgen, Pelin; Tengilimoğlu, DilaverBilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim ve gelişmeler sağlık hizmetleri sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Hasta verilerini kullanma, işleme, tekrar ulaşma zor bir hal alırken, sağlık bilgi sistemleri sayesinde hem bu işlemler hızlı ve güvenilir şekilde yapılabilmekte, hem de hastane yöneticilerinin karar verme süreçlerinde ihityaç duydukları bilgiler derlenebilmektedir. Sağlık hizmeti talebinin hızla artması ile birlikte, tıbbi verilerin kaydedilmesi ve depolanması için artan kapasite ihtiyacı yanı sıra, depolanmış verilerin taşınması ve işlenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, sağlık bilgi sistemlerine karşı hastane yöneticilerinin karşılaştıkları direncin ve sistemlerin kullanımı esnasında karşılaşılan problemlerin belirlenmesi ve bilgi sistemlerinin uygulanma süreci için bazı öneriler sunmaktır. Kullanılan veri, Ankara'da faaliyet gösteren 12'si Sağlık Bakanlığı, 4'ü Üniversite Hastanesi olmak üzere toplam 16 kamu hastanesinde görev yapan 108 hastane yöneticisi ile yapılan anket çalışması ile elde edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki, yöneticiler ve çalışanlar değişime karşı isteksizdirler. Bu önyargı ve direncin kırılabilmesi için yöneticilerin isteksizliğin arkasındaki nedenleri sorgulamaları ve çalışanlara yeni iş prosedürleri hakkında detaylı bilgilendirme yapmaları gerekmektedir.Master Thesis Haftada Dört Gün Çalışma Sistemini Türkiye’deki Kurumlara Uygulanabilirliği ve Çalışan Motivasyonu ve İş-Yaşam Dengesine Etkisi(2025) Turgut, Buket; Tengilimoğlu, Dilaverİş motivasyonu, bir çalışanın işine duyduğu ilgi, bağlılık ve çaba düzeyini belirleyen temel faktördür. Motivasyonu yüksek çalışanlar, daha verimli, yaratıcı ve proaktif olurlar. İş motivasyonu, sadece bireysel performansı değil, aynı zamanda organizasyonel başarıyı da doğrudan etkiler. Motivasyonu artırmak için çalışanların işe olan ilgilerini canlı tutmak, onları ödüllendirmek ve gelişim fırsatları sunmak kritik öneme sahiptir. Bir diğer önemli konu ise iş yaşam dengesidir. İş ve özel yaşam arasında denge kurabilmek, çalışanların hem işlerinde hem de kişisel hayatlarında daha tatmin edici bir yaşam sürmelerini sağlar. Bu denge, tükenmişlik sendromunu önler, stres seviyelerini azaltır ve genel iş tatmini ile mutluluğu artırır. İyi bir iş yaşam dengesi, çalışanların yalnızca daha sağlıklı olmasına değil, aynı zamanda işlerine daha fazla odaklanmalarına ve verimli olmalarına da olanak tanır. Günümüzde, iş yaşam dengesi sağlamak adına esnek çalışma saatleri, uzaktan çalışma gibi uygulamalar daha fazla önem kazanmaktadır. Ayrıca, haftada dört gün çalışma gibi yeni düzenlemeler, çalışanların motivasyonunu artırmak ve iş tatminini yükseltmek adına büyük bir potansiyele sahiptir. Sonuç olarak, haftada dört gün çalışma modelinin çalışanlar üzerindeki olumlu etkilerinin gözlemlenmesi beklenmektedir. Bu model, çalışanlara daha fazla dinlenme ve yenilenme fırsatı sunarak, işlerine daha yüksek bir motivasyonla dönmelerini sağlar. Ayrıca, iş ve özel yaşam dengesini iyileştirerek hem bireysel hem de kurumsal performansı artırma potansiyeline sahiptir. Bu çalışma özel ve kamu sektöründe çalışanlar arasında yapılacaktır. Türkiye'de hangi alanda daha faydalı olacağı araştırılmak istenmiştir. Bu özet, iş motivasyonunun ve iş yaşam dengesinin önemini vurgularken, haftada dört gün çalışmanın bu dengeyi sağlamak adına potansiyel bir çözüm olarak sunulmasına odaklanmaktadır.Article SAĞLIK SEKTÖRÜNDE, TÜKETİCİ SATIN ALMA DAVRANIŞINDA SOSYAL MEDYA REKLAMLARININ ETİK BOYUTU(2020) Sarıalp, Salih; Tengilimoğlu, Dilaverİnternet kullanımının iletişimdeki hızlı gelişmelerle birlikte artması, bilgisayar ve tablet kullanımıyla beraberakıllı telefonların temel ihtiyaç olarak hayatımızda bulunmasının sonucunda sosyal medya kullanımınınyaygınlaşması, tüketicilerin alışkanlıklarının değişmesine neden olmuştur. Alışkanlıkların değişmesi,tüketicilerin satın alma niyetlerinin farklılaşmasını sağlamıştır. Bu gelişmeler sonucunda sağlık sektöründebulunan kişi, kurum ya da kuruluşların tanıtım ve reklam mecralarında değişikliklere giderek sosyal medyareklamlarına ağırlık vermeye başlamışlardır. Sağlık sektöründe, sosyal medya reklamlarının etkisinin artmasısonucunda başka bir sorun ortaya çıkmıştır. Sosyal medyada yapılan denetimlerin yetersiz kalmasından dolayıyeni medyadaki reklamların etik boyutunun, tüketicilerin, satın alma davranışını nasıl etkilediğini tespitininyapılması bu çalışmanın amacını ortaya koymaktadır. Çalışma evrenini Ankara ilinde ikamet eden 18 yaş veüstü bireyler oluşturmakta olup, evrenin büyüklüğü nedeni ile çalışmada örneklem seçilmiş, kolayda örneklemyöntemi ile 653 kişi ile yüz yüze ve google form ile anket uygulanmış olup, yapılan incelemeler sonucunda 650anket analize tabi tutulmuştur. Ankette demografik soruların yanı sıra sosyal ağ kullanıcılarının, yapılanreklamların fark edilirliğinin belirlenmesi ve bu reklamların etik olup olmadığını öğrenmek amacıyla 41 adetönerme Likert tipi sorulara yer verilmiştir. Ankette yer alan ifadelerin birbirleri ile olan tutarlılığını vekullanılan ölçeğin güvenilirliğini ölçmek için Cronbach’s Alpha katsayıları 0,82, 0,86 ve 0,86 olarakhesaplanmış ve ölçek güvenilirdir sonucuna ulaşılmıştır.Article PERSONEL UYGULAMALARININ ÖRGÜTSEL BAĞLILIK VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIĞIN İŞTATMİNİNE ETKİLERİ(2015) Akbolat, Mahmut; Işık, Oğuz; Tengilimoğlu, DilaverÇalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının eşitlik, evrensel personel uygulamaları, iş arkadaşlarına güven, politik engellenmişlik ve uzmanlığa yatırım algılarının örgütsel bağlılığa ve örgütsel bağlılığın da iş tatminine etkisini ortaya çıkarmaktır. Sakarya'da faaliyet gösteren iki hastanede görevli 196 işgörenden anket yöntemi ile elde edilen verilerin analizinde yapısal eşitlik modeli, bağımsız örneklerde t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, evrensel personel uygulamaları, iş arkadaşlarına güven ve uzmanlığa yatırımın örgütsel bağlılık üzerine pozitif; politik engellenmişliğin negatif etkisi bulunmaktadır. Ayrıca örgütsel bağlılığın da iş tatmini üzerinde pozitif yönlü etkisi bulunmaktadır. Buna karşılık, eşitliğin örgütsel bağlılık üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır

