11 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 11
Master Thesis Birleşik Devletler-libya İlişkileri (2002-2012)(2017) Kablan, Amıra; Karasar, Hasan AliBu tezin amacı, ABD ve Libya arasındaki ilişki aşamalarını, bu ilişkilerin önemini ele alan sistematik bir analizle ve 2002 ve2012 yılları arasında Amerikan Büyükelçisine yönelik suikaste kadar yaşanan başlıca olayları vurgulayarak dikkatlice gözlemlemektir. Bu çerçevede belirtilen amaca ulaşmak için, bu çalışma, ABD-Libya ilişkilerininin erken tarihini, özellikle Libya'nın Osmanlı egemenliğinde olduğu ve Amerika Birleşik Devletlerinin Kuzey Afrika'daki hırsının ve çıkarının odağında olduğu 19. Yüzyılın başlarını kapsamaktadır. Bu dönemde ilişkilerde, bağımsızlığın kazanılmasından sonra ABD tarafından başlatılan ilk savaşın başlamasına sebebiyet veren inişler ve çıkışlar yaşanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda, Libya'nın İtalyan sömürgesi altında olduğı dönemi de ele almaktadır. ABD-Libya ilişkileri, özellikle kraliyet döneminde yaşanan çevreleme ve ABD'ye neredeyse tamamen bağımlılık aşamasını yansıtmaktadır. Libya'nın stratejik konumu ve petrol mevcudiyeti, Sovyetler Birliği'nin yayılmasına karşı kendi çıkarını ve etkisini güçlü bir şekilde savunan ABD için özel bir önem arz etmiştir. Bu tez, 1969 yılından 17 Şubat devrimine kadar olan Kaddafi rejimini incelemiştir. Son otuz yılda, ABD-Libya ilişkileri gergin olarak tanımlanabilirdi, fakat 1970'lerde ve 1980'lerde yaşanan askeri cepheleşme, ilişkilerde bir dönüm noktası olmuştur ve 11 Eylül saldırılarından sonra işbirliğinin yolunu açmıştır. Arap Baharı olaylarından sonra ilişkiler kötüleşmiş ve Amerika Birleşik Devletlerinin askeri müdahalesi nedeniyle yaşanan cepheleşme ve silahlı muhalif gruplara verilen destek Kaddafi'nin devrilmesine neden olmuştur. Son olarak bu çalışma, Obama yönetimi tarafından Libya'ya yönelik bu müdahalenin çıkarımlarıyla ve durumun yanlış yorumlanmasıyla Amerikan Büyükelçisinin suikastine ve başarısız bir devlete neden olan Kaddafi rejiminin devrilmesi noktasında sona eren Amerikan propagandasını ve müttefiklerini ele almıştır. Anahtar Sözcükler: Terör, Al-Gaddafi, NATO, Amerikan büyükelçisiMaster Thesis Rusya Federasyonu'nun Suriye İç Savaşı'ndaki Dış Politikası: 2011-2016(2017) Günay, Serdal; Karasar, Hasan AliRusya Federasyonu'nu tarihsel süreç içerisinde siyasi, ekonomik ve askeri dalgalanmalar yaşadı.1721'de Çarlık Rusya'sı ile başlayan büyüme, 1917devrimi ile yerini Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) bıraktı. Sovyetler Birliği'nin 1991'de parçalanması sonucunda Rusya Federasyonu dünyadaki yerini aldı. Rusların küresel düzlemde yaşadığı gelişmelerle inişli çıkışlı süreçleri oldu. Ancak Ruslar her zaman ayağa kalkmayı başarmıştır. Rusya Federasyonu'nu bir yandan Çarlık İmparatorluğu üzerinden diğer yandan da Sovyetler Birliği gibi süper güç üzerinde ayağa kalkmaya başladı. Bugünkü Rusya Federasyonu'nun Suriye İç Savaşı'ndaki Dış Politikasını anlayabilmemiz için küresel iki gücün tarihsel arka planının iyi kavranması gereklidir. Rusya Federasyonu'nun Dış Politikasını, Suriye İç Savaşı'ndaki kodlarla anlayabiliriz. Bu kodların merkezi Rusya Federasyonu'nda, uzantısı Suriye Devleti'ndedir. Rusya'nın küresel ve bölgesel gelişmelerdeki etkisi Kafkasya, Asya ve Ortadoğu'da derinleşmeye başladı. Rusya, coğrafi yakınlığını, askeri gücü doğrultusunda bölgesel ve küresel şekilde kullanmaktadır. Rusya, askeri gücünün yanında diplomasi kabiliyetini de kullanarak ülkeler üzerinde siyasi nüfuz oluşturmuştur. Rusya, uluslararası siyasal sistemde ABD, Avrupa Birliği ve bölgesel güçlerle rekabet içerisindedir. Rusya Federasyonu, uluslararası alanda Rusların çıkarlarını korumak üzerine kurduğu dış politikasını Suriye'de hayata geçirdi. Rusya, Suriye İç Savaşı'nda Beşar Esad'ın yanında yer aldı. 2010 yılında Arap ülkelerinde ortaya çıkan 'Arap Baharı', Ortadoğu'da önemli siyasi sonuçlar ortaya çıkardı. 'Arap Baharı'; kimine göre 'halk ayaklanması', kimine göre 'devrim', kimine göre 'terör' dür. 18 Aralık 2010 yılında Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla başlayan ve sırasıyla Lübnan, Mısır, Yemen, Bahreyn, Libya, Ürdün, Irak ve Suriye'ye yayılan halk ayaklanmaları aslında hem küresel hem bölgesel statükoya isyandır. ABD'nin başının çektiği Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile Rusya'nın öncülük yaptığı Çin, İran, Suriye ülkeleri arasındaki çıkar çatışması, Suriye İç Savaşı'nın uzamasına neden oldu. İç savaş, 6'ıncı yılını geride bıraksa da binlerce insan hayatını kaybetti ve milyonlarca insan göçe zorlandı. Buna rağmen Suriye İç Savaşı'nın kısa sürede çözülmesi zor gibi görünmektedir. Uluslararası güçler, Suriye İç Savaşını uzun süredir bölgesel örgütleri kullanarak yürütmektedir. Suriye'nin normalleşebilmesi için Rusya ve ABD'nin küresel, bölgesel ve yerel örgütlerle bir araya gelerek ortak çözüm oluşturması gereklidir. Bu iki ülke masada çözüm geliştiremezse doğası gereği ya bir yenilgi ya da bir galibiyet yaşayarak çözüm olacaktır. Anahtar Sözcükler: Suriye İç Savaşı, Rusya, Rus Dış Politikası, İç Savaşın Kodları, Rusya ve ABD, Halk Ayaklanmaları, Diplomasi, Küresel Güçler,Master Thesis Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015(2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlamaMaster Thesis Somali'deki Askeri Darbe ve 1969-1991 Yılları Arasındaki İktidar Dönemi(2016) Alı, Fatıma Sheıkh Mukhtar; Karasar, Hasan AliTürkiye'nin Africa Kıtasıyla olan ilişkilerinin tarihçesi çok eskiye dayanmakla beraber son zamanda Türkiye ile Alt Büyük Sahra Afrikası arasında şimdiye kadar görülmemiş yeni bir etkileşim seviyesi gözlenmektedir. Türkiye'nin dış politikasında batı dünyası dışındaki dünyanın giderek artan önemi böylece başlamıştır.1990'lardan sonra Alt Büyük Sahra Afrikası, Türkiye'nin ilişkilerini yoğunlaştırdığı bölgelerden birisi olmuştur. 1998'de hazırlanan Afrikaya açılma planı, diğer planlara kıyasla Türkiye'nin alt büyük sahra Afrikasına yönelen dış politika inisiyatifinin katalizörü olmuştur. Başlangıçtaki hedeflere ve elde edilen sonuçlara bakıldığında Türkiye'nin, 1998 planından net bir başarı kazanmış olduğunu savunuyorum. Hem Afrika'nın milletleri ve hem de Afrika ülkeleri bazında. Ancak, Türkiye ve Somali ilişkileri, 19 Ağustos 2011'de başlamıştır. Dört Türk bakan ve Türkiye'nin kültür ve iş dünyasının çok sayıda seçkin mensuplarından oluşan bir delegasyon Başbakan Sn. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Mogadişu'ya gitmiştir. Ziyaretin resmi niteliğinin yanında gıda yetersizliğinin giderilmesi amacını da taşımaktaydı. O zamanlarda Somali'de günde 10,000 yetişkin olmak üzere 2.8 milyon kişi ciddi ölüm tehdidi altındaydı. Bazı bölgelerde kötü beslenme ve açlık oranı %38'in üzerindeyd ve bu durum, tüm Somali nüfusunun %20'sinin gıdasız kalmasına neden olmuştu. Durum o kadar vahim ve acildi ki, 1984'ten beri ilk kez birleşmiş milletlerde açlık ilan edilmişti. Sözcükler: Türkiye Alt-Büyük- Sahra Afrikası, Türk Dış Politikası, Türkiye-Afrika İlişkileri, 1998 Eylem Planı.Master Thesis Rusya Perspektifinden 2005-2015 Yılları Arasında Ukrayna ile Yaşanan Gaz Problemi(2017) Lukyanova, Anna; Karasar, Hasan AliRusya ile Ukrayna arasındaki ilk gaz krizi 1993 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen iki yıl sonra başladı. Sorun oldukça karmaşık siyasi, iktisadi ve coğrafi temellerde iki ülkeyi karşı karşıya getiren bir olguydu. Bu tez Rusya açısından iki ülke arasındaki gaz çatışmasının başlangıcı ve devamındaki sebepleri aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yüzd3en de tez sorunun zirve dönemi olarak adlandırılan 2005-2015 yılları arasını mercek altına almaktadır. Rusya-Ulrayna ilişkileri hali hazırda da her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta ve iki taraf birbirinden tamamen farklı amaçlar üzerine kurdukları politikalar izlemektedirler. Bu tez hem iki devletin dış politikalarını hem de Gazprom ve Naftogaz gibi gaz tekeli şirketlerin konu hakkındaki siyasalarını incelemek suretiyle aynı zamanda Rusya-Ukrayna ilişkilerinin şirketlerin de dahlia olan bir haritasını çıkarmaktadır.Master Thesis Ak Parti Döneminde Türkiye-rusya İlişkileri: 2002-2015(2017) Pakhomova, Daria; Karasar, Hasan AliTürkiye ve Rusya, dünyanın önde gelen politik aktörleri arasındadır. Her iki ülke de önemli bir jeopolitik konumdadır. Ayrıca, birbirlerine komşulardır ve yüzyıllardır devam eden ikili ilişkiler geçmişine sahiplerdir. Türk-Rus ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmediği gerçeğine rağmen, bugün Rus ve Türk politikacılar Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklıktan söz ediyor. Her iki ülke, arasındaki bir rekabet unsuru ve bazı bölgesel sorunlarda anlaşmazlıkların olmasına rağmen, sonuçta siyasi yakınlaşmaya yol açan ekonomik bağların yoğunlaştırılması politikasını sürdürülüyor. Türk-Rus ilişkilerinin en dinamik gelişimi AK Parti'nin iktidara gelmesi ile başladı. Bu dönemde Türk-Rus ilişkilerinin gelişimini göstermek için yazar, dostluk ve işbirliğinden gergin çatışmaya dönüşen 20. yüzyıldaki ikili ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etti. Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma faktörlerini saptamak için ikili ilişkilerin siyasi ve ekonomik unsurunu araştırdı. Türkiye ile Rusya arasındaki kilit konusu olan enerji alanına özel önem veriyor. Rusya ile Türkiye'yi birbirine bağlayan petrol ve gaz koridorlarının kapsamlı bir analizini ve iki ülke arasındaki nükleer enerji alanında işbirliğinin potansiyelini değerlendiriyor. Buna ek olarak yazar, Rus-Türk askeri-teknik işbirliğinin gelişmesindeki önemi belirtiyor. Bu sanayi ikili işbirliğinin nispeten yeni bir alanı. Ülkelerin askeri sanayi alanındaki etkileşimi büyük bir potansiyele sahiptir ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven artışını göstermektedir. Yazar, Rusya ile Türkiye arasındaki askeri teçhizat ticaretinin yanı sıra güvenlik alanındaki işbirliğini de anlatıyor.Master Thesis Bağımsızlık Sonrası Azerbaycan-iran İlişkilerinde İşbirliği ve Çatışma Alanları (1991–2013)(2014) Boz, Hakan; Karasar, Hasan AliBu araştırmanın kapsamı, 1991'de SSCB'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Azerbaycan'ın ortak bir geçmişe sahip olduğu İran ile ilişkilerinin tarihi arka planı, Azerbaycan ve İran dış politikalarının genel çerçevesi, Azerbaycan ve İran dış politikalarında siyasal iktidarların ikili ilişkilere etkisi, Azerbaycan-İran ilişkilerindeki işbirliği ve çatışma alanlarıdır. Çalışma, bağımsızlık sonrası Azerbaycan-İran ilişkilerini belirleyen temel faktörü tespit etmek ve bu bağlamda iki ülke arasındaki işbirliği ve çatışma alanlarını sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Bağımsızlık sonrası Azerbaycan-İran ilişkileri ülkemizde yeteri kadar araştırılmamış ve bu alandaki çalışmalar sosyal bilimler dergileri ile kitap bölümü olarak yayınlanan akademik makalelerle sınırlı kalmıştır. Bu konuda yapılan çalışmalar, iki ülke arasındaki ilişkileri yalnızca tarihsel süreç içerisinde incelemiştir. Bu çalışma, Azerbaycan-İran ilişkilerinin tarihsel gelişim sürecinin yanı sıra ikili ilişkileri 'işbirliği ve çatışma' yaklaşımıyla yeniden sınıflandırılacak olması nedeniyle bu alana katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Çalışmada, İran ve Azerbaycan resmi kurumlarının yayınladığı bilgi, belge ve raporlar gibi birincil kaynaklar incelenmiş, yazılı ve görsel kaynaklardan literatür taraması yapılmış ve konuyla ilgili daha önce yayınlanmış çalışmalardan yararlanılmıştır. Sonuç olarak Azerbaycan ve İran arasında karşılıklı ticari ilişkiler ve ikili siyasi anlaşmalar olmak üzere toplam iki adet işbirliği alanı tespit edilmiştir. Buna karşın iki ülke ilişkilerinde Güney Azerbaycan, farklı siyasi denklemlerde yer alma, Hazar'ın statüsü ve enformasyon savaşları olmak üzere toplam dört adet çatışma alanı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda Azerbaycan-İran ilişkilerinde çatışma alanlarının iş birliği alanlarından fazla olduğu bu nedenle de iki ülke ilişkilerinin bağımsızlığın ilan edildiği 1991'den çalışma kapsamındaki 2013'e kadar kontrollü gerilim stratejisiyle yürütüldüğü görülmüştür. Anahtar Kelimeler : Azerbaycan, İran, İşbirliği, Çatışma, Kontrollü Gerilim,Master Thesis Yumuşak Güç Kavramı Bağlamında Türkiye'nin Uluslararası Eğitim Faaliyetleri(2015) Er, Sema; Karasar, Hasan AliBu tez, günümüz dünyasında önemli bir kavram olarak karşımıza çıkan yumuşak gücü ve bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti'nin uygulamakta olduğu uluslararası eğitim faaliyetlerini tarihsel gelişmeler, uluslararası ilişkiler, ülkenin siyasi, kültürel ve dış politika değerleri açısından incelemektedir. Tez içerisinde güç kavramı, gücün değişen mahiyeti, yumuşak güç kavramı ve yumuşak gücün kaynakları kapsamlı bir şekilde tanımlanmaktadır. Çalışmada, Türkiye'nin özellikle son yıllarda artan yurt dışına yönelik eğitim projeleri, yumuşak güç bağlamında değerlendirilmiştir. Tez de, bir dış politika ürünü olarak Türkiye'nin kamu kurum ve kuruluşlarının yaptığı uluslararası eğitim faaliyetleri özelde incelenmiştir. Türkiye'nin uluslararası eğitim faaliyetlerini üstlenen kamu kurumları; Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı mercek altına alınmış, faaliyetleri ortaya konulmuş ve yumuşak güç kavramı ile uluslararası eğitim faaliyetlerinin ilişkili olduğu iddia edilmiştir. Bunlar yapılırken Türkiye'nin kamu kurumları eliyle yapılan uluslararası öğrenci politikalarının analizi yapılmış, yapılan analizler tablolar ve grafiklerle ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler : Yumuşak Güç, Uluslararası Eğitim Faaliyetleri, Türkiye'nin Uluslararası Eğitim Faaliyetleri, Türkoloji Projesi, Türkiye Bursları Projesi, TİKA, YTB, MEB, YEE, DİB.Master Thesis Haydar Aliyev Dönemi Azerbaycan Dış Politikasında Hazar Enerji Kaynaklarının Rolü ve Tesiri: 1993 - 2003(2014) Sojoudı, Sara; Karasar, Hasan AliDevletler, bekalarını ve çıkarlarını sürdürebilmek için, çeşitli politikalar yürütmektedirler. Bazıları, birbirleriyle savaşa girerken, diğerleri de varlıklarını ve çıkarlarını korumak için, ekonomik alanda faaliyet göstermeye başlamışlardır. Günümüzde ekonominin temellerinden biri, hata en önemli unsuru petrol ve doğalgazdır. Petrol 20.y.y.da giderek uluslararası alanda önemli ve etkili rol oynamıştır. Hazar'ın çevresi, petrol ve doğalgaz açısından zengin bir bölgedir. Sovyet Rusya'nın çöküşü ile birlikte, Hazar çevresinde yeni rekabetler yaşanmaya başlandı. Hazar'da yer alan enerji kaynakları AB, ABD, Rusya ve Çin gibi küresel güçlerin hedefi haline geldi. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Cumhuriyeti, Hazar Bölgesi, Hazar'ın statüsü, Boru Hatları, Enerji, Petrol, Doğalgaz, Enerji Kaynakları.Master Thesis Çin Halk Cumhuriyeti'nin Dış Politikasında Orta Asya Faktörü: Soğuk Savaş'ın Sonundan - Hu Jintao Döneminin Sonuna Kadar (1988-2012)'(2014) Özcan, İpek; Karasar, Hasan AliOrta Asya Bölgesi ekonomi, güvenlik ve enerji başlıklarında tarihten beri stratejik bir konuma ve öneme sahip olmuştur. SSCB döneminde ÇHC ile uzlaşmaya varılamayan bu bölgede, SSCB'nin yıkılışının ardından bağımsızlığını ilan eden Orta Asya Devletleri ile ÇHC; ekonomik, askeri ve enerji sektöründe karşılıklı işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Bu anlaşmalar doğrultusunda, devletler bazında bir devletin, diğer devletleri çıkarları doğrultusunda kaba kuvvete başvurmadan etkileyebilmesini sağlayan yumuşak güç yolu benimsenmiştir. İşbirliği ve yumuşak güç stratejisi ile Orta Asya'da çok taraflı iki işbirliği örgütü de kurulmuştur. Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (AİGK). Bu çalışmada ÇHC ve Orta Asya Devletleri arasında imzalanan karşılıklı işbirliği anlaşmalarındaki ile ŞİÖ ve AİGK bünyelerindeki ekonomi ve güvenlik siyaseti ilişkisi incelenecektir. Anahtar Sözcükler: 1. Orta Asya, 2. Ekonomi, Güvenlik, 3. Enerji, 4. Karşılıklı işbirliği, 5. ŞİÖ, 6. AİGK
