37 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 37
Master Thesis Demokrasinin İşlevselliği ile Sendikalar Arasındaki İlişki(2021) Yaşar, Mehmet Emin; Bircan, İsmailDemokrasi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelir. Ancak bunun yöntem olarak nasıl gerçekleşeceği konusunda ortaya birden fazla fikir atılmıştır. Halihazırda en fazla tercih edilen temsili demokrasidir. Ancak bunun da işletilmesi konusunda ülkeden ülkeye bir takım farklılıklar meydana gelebilmektedir. Bu durumda özgürlüklerin ne boyutta olduğu gerçeği sendikacılık fikrinin gelişmesini sağlayacak önemli bir noktadır. Çünkü demokrasinin varlığı ve doğru işletilmesi fikir özgürlüğü bağlamında insanların kendilerini daha iyi ifade edebilmesi ve yasal bir çerçevede örgütlenebilmesini sağlayacaktır. Sendikalaşma sanayi devrimi ile ortaya çıkmış ve işçi sınıfının sosyalist çerçevede örgütlenmesi ile ilk olarak Batı'da kendini göstermiştir. Türkiye'de ise Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde bilhassa 1908'den sonra tam anlamıyla olmasa da sendikal hareketler ortaya çıkmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra 1946'ya kadar sendikalaşama hareketleri neredeyse tamamen yasaklanmıştır. Çok partili hayata geçişten sonra ise bir takım haklar verilmesine rağmen gerçek anlamda ilerleme 1961'den sonra kaydedilmiştir. Türkiye için sendikalaşma fikri tam anlamıyla demokrasi kültürü yerleşmediği için topal ördek misali ilerlemiş zaman zaman ise 1980 darbesinden olduğu gibi yasaklara maruz kalmıştır.Master Thesis Türkiye'de insan kaynakları yönetiminde bilgi güvenliği uygulamaları(2019) Ünver, Merve; Bircan, İsmailBilgi güvenliği, bilişim sistemlerinin hızla gelişmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması ve 'bilgi toplumu' kavramının benimsenmesi ile önem kazanmaya başlayan bir kavram haline gelmiştir. Türkiye'de devlet desteğiyle birlikte hem kamu hem de özel kurumlar için bilgi güvenliği uygulamaları mevzuatlarda yerini almış ve uygulamaya başlanmıştır. Bünyesinde gizlilik, bütünlük ve erişebilirlik unsurlarını barındıran bilgi güvenliği, bu üç unsur çerçevesinde şekillenir. Güvenlik zafiyetinin oluşması için bu üç önemli unsurda eksiklik veya aksaklık olması söz konusudur. Bilgi güvenliğinin var olması için insan faktörü ele alınması gereken önemli bir unsurdur. Bünyesinde insan unsurunu temel alan ve bir değer olarak algılayan insan kaynakları yönetimi, çalışanların kişisel bilgilerine sahip çıkmak, bilgilerini korumak ile sorumludur. Bu nedenle, bilgi güvenliğinin sağlanabilmesi ve güvenlik zafiyetinin ortadan kaldırılabilmesi için uygulanan politikalar, insan kaynakları yönetiminin de uygulaması gereken politikalar dahilindedir. Bu tezin amacı yapılan değerlendirme sonucunda, Türkiye'de insan kaynakları yönetimi bilgi güvenliği uygulamalarının iş hayatında var olması ve güvenlik zafiyetinin oluşmaması için belirlenmesi gereken stratejiler ortaya koymaktır. Tez çalışmasında bilgi güvenliği ve insan kaynakları yönetimi alanlarında yapılmış çalışmalar, raporlar ve analizlerden faydalanılmış ve tez çalışması 413 insan kaynakları çalışanı ve yöneticisi ile yapılmış olan anket çalışması ile desteklenmiştir.İnsan kaynakları yönetiminde hem çalışanların hem de yöneticilerin bilgi güvenliği konusunda farkındalıklarının arttırılması adına eğitim ile bilinçlenmenin meydana gelmesi, insan kaynakları yönetiminde bilgi güvenliği politikası modeli oluşturulması ve bu durumların gerçekleşmesini sağlayacak çözüm önerileri bu tez çalışmasında ele alınmıştır. Anahtar Kelimler: Bilgi güvenliği, güvenlik zafiyeti, insan kaynakları yönetimi, bilgi güvenliği uygulamaları.Master Thesis Eğitim Kurumlarında Öğretmenlere Yönelik Mobbing: Bir Alan Çalışması(2019) Uyan, Tuğba Yıldız; Bircan, İsmailBu çalışmanın temel amacı, eğitim kurumlarında mobbing olup olmadığını ortaya koymaktır. Tezin birinci bölümünde; mobbing kavram ve tanımı, kavramsal ve olgusal düzeyde mobbing ele alınmıştır. İkinci bölümde; uluslararası düzeyde mobbing olgusu ele alınıp, mobbing ile ilgili örneklere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise araştırmanın bulguları yer almaktadır. 2019 yılında Ankara Yahya Özsoy Özel Eğitim Meslek Okulu ve Ankara Kemal Yurtbilir Özel Eğitim Meslek Lisesin de uygulanan çalışmanın analizi ele alınmıştır. Bu çalışmanın gerçekleştirilmesi için 26 sorudan oluşan anket soruları hazırlanmıştır. Araştırmanın evrenini oluşturan Yahya Özsoy Özel Eğitim ve Kemal Yurtbilir Özel Eğitim okullarında görev yapan 80 öğretmenden oluşmaktadır. Anket uygulamasını kabul eden 50 öğretmene anket çalışması uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, Sosyal Bilimlerin Bilimsel İstatistik Veri Analizi programı olan SPSS'e girilmiş, değerlendirilmiş ve oluşturulan tabloların analizi ve yorumları yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda ise 'Eğitim kurumlarında psikolojik şiddete bence bayanların daha çok uğradığı görülmüştür' sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis Ab Tarım Hibelerinin (ıpard) Rostow Kalkınma Modeline Göre Etkileri (denizli İli Örneği)(2017) Akkoyun, Hakan; Bircan, İsmailKırsal kalkınma kavramı, küreselleşme ve Avrupa Birliğine katılımların artması sonucu kırsal alanlar üzerinde sınırların genişlemesiyle öne çıkan bir kavram haline gelmiştir. Bu kapsamda AB'ye aday ve potansiyel aday ülkelere tarım sektörlerini doğrudan destekleyen kırsal kalkınma politikaları uygulamaktadır. AB'ye aday ülke konumunda olan Türkiye, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri kırsal kalkınma açısından çaba göstermişse de tam anlamıyla başarıya ulaştığı söylenemez. Bu anlamda AB tarafından sağlanan mali destekler fırsat niteliği taşımakta olup etkin şekilde kullanımı önem arz etmektedir. Bu çalışmada, AB mali destek programlarından biri olan IPARD'ın Rostow Kalkınma Modeline göre etkileri, Denizli İli örneğinde incelenmiştir. Birinci bölümde Walt Whıtman Rostow'un kalkınma modeli ele alınmıştır. Bu bölümde kalkınma modeli genel anlamıyla irdelenmektedir. İkinci bölümde Türkiye'de kırsal kalkınma çabaları ele alınmış olup AB mali desteklerinden olan IPARD programına değinilmiştir. Ayrıca IPARD uygulamasına benzer uygulamalardan bahsedilerek, AB üyeliği gerçekleşmiş olan Hırvatistan ile Türkiye'nin IPARD kapsamına alınarak karşılaştırması yapılmıştır. Üçüncü bölümde çalışmaya alan teşkil eden Denizli İli hakkında genel bilgiler verilerek, kırsal potansiyeli ortaya konulmuştur. TKDK kurumunun aracılık ettiği IPARD destekleri, Denizli İlinde 2009 yılında 9. Çağrı Dönemi ile başlamıştır. Araştırma dönemi 9. Çağrı dönemi ile 2015 yılı itibariyle 15. Çağrı dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde toplamda 270 kişinin Tarım ve Hayvancılık alanında hibe desteği aldığı görülmektedir. Likert Yöntemi ile belirlenen ve tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 41 hibe desteği almış çiftçiye anket yapılarak doğrudan veriler elde edilmiştir. Ayrıca Güney Ege Kalkınma Ajansından da konu hakkında veri temin edilmiştir. Bu kapsamda Rostow kalkınma modeline göre sonuçlar analiz edilmiş olup İl genelinde kırsal kalkınma ile birlikte tarım sektörünün Kalkışa Hazırlık Döneminde olduğu ve IPARD destekleriyle nispeten Kalkış aşamasına geçmeye başladığına dair bulgulara rastlanmaktadır. Bu bağlamda daha sonraki süreç içerisinde uygulanması gereken politikalar vurgulanmıştır.Master Thesis Avrupa Birliği Yükseköğretim Politikaları ve Türkiye (avrupa Yükseköğretim Alanı, Erasmus ve Türkiye İlişkileri)(2007) Bural, İbrahim Nail; Bircan, İsmailAraştırmada Avrupa Eğitim Politikaları açısından önemli bir yer tutan AvrupaYükseköğretim Alanı ve ardından Erasmus Programı'nın Türkiye'nin bu politikalarayaklaşımları açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşabilmek içinöncelikle neden bir Avrupa Yükseköğretim Alanı'na ihtiyaç duyulduğu, dünyada veAvrupa'da ne gibi değişimler yaşandığı ortaya koyulmuştur. Türkiye'nin bu süreçteneler yaptığını, hangi koşullardan etkilendiğini açıklayabilmek için dünyada,Avrupa'da, Türkiye'de yeni sorunlar ve sonucunda ortaya çıkan eğilimler başlıklaraltında açıklanmıştır.Çalışmada verilerin toplanmasında doküman incelemesi kullanılmıştır.Avrupa Yükseköğretim Alanı'na katılım gösteren ülkelerin genel olarak amaçları vebelirlenen prensiplere hangi derecelerde destek verdikleri gösterilmeye çalışılmıştır.Türkiye'nin Avrupa Yükseköğretim Alanı'na ve Erasmus Programı'na neölçüde katıldığı, buradan beklediği faydanın ne olduğu belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, her bir Avrupa YükseköğretimAlanı katılımcısı ülkenin kendi geçmişine, dolayısıyla farklı ihtiyaçlarına göre farklıamaçlar taşıdıkları, bu sebeple bazı uygulamalarda daha fazla istekli iken bazılarındaise isteksiz oldukları, bunun yanında belirgin ortak çıkarlarda birleşebildiklerisaptanmıştır.Anahtar Kelimeler:Avrupa Yükseköğretim Alanı, Bologna Süreci, Erasmus.Master Thesis Siyasal İletişimde Algı Yönetimi: 2019 Yerel Seçimleri Ak Parti Örneği(2020) Gençarslan, Özcan; Bircan, İsmailYaşadığımız yüzyılda teknolojik değişimlerin ve gelişimlerin yanı sıra ekonomik, kültürel ve siyasal alanlarda da değişikler söz konusudur ve son yılların en önemli ve güncel konularından biri de siyasal iletişimde algı yönetimidir. Demokrasinin en vazgeçilmez konusu ise iktidara gelmenin ayağı olan partilerdir. Siyasal anlamda başarı elde etmek isteyen partiler gerek seçim kampanyalarıyla seçmen algılarını yöneterek gerek sosyal medyayı kullanıp halkın dilinden konuşmaya çalışarak iktidar olma amacını gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu sebepten ötürü günümüzde partiler arasında ciddi bir rekabet ortamı doğmuştur. Kitle iletişim araçları profesyonel kampanyalar düzenleme noktasında büyük öneme sahiptir. İktidara gelmek isteyen her parti, seçmenlerin gözünde tercih edilen bir parti olmayı ve doğru algılanmayı ister. Çünkü siyasal iletişimde partilerin ve liderlerin halk tarafından algılanma süreci oldukça önemli bir konudur. Bu anlamda siyasal partilerin seçmelerce doğru algılanması için algı yöntemine uygun hareket etmeleri gerekir. Ayrıca seçmenler tarafından olumlu algılanan durumları da uygulamaya dönüştürmekte önemlidir. Bunlardan yola çıkarak araştırılan bu çalışmada siyasal iletişimde algı yönetimi ve kuralları, siyasal iletişim ve algı yönetimi ele alınıp 2019 Yerel Seçimlerinde Ak Parti'nin seçim döneminde siyasal iletişimi nasıl kullandığı ve algı yönetiminin seçimlerde oy kullanan bireylerin zihninde nasıl bir algı yarattığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın teorik kısmı için literatür taraması yapılmış olup, nicel kısmını açıklamak için ise ölçek ve anketlerden faydalanılarak veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ilk beş hipotezin doğrulanamadığı ve altıncı hipotezin doğrulandığı tespit edilmiştir.Master Thesis Bireylerin Hastane Seçiminde Hastanenin Tanınırlığı ve Kurumsal Marka İmajı Tercihleri Analizi(2016) Sunal, İlknur; Bircan, İsmailÜlkemizde sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, artan hastane sayısı ve hastanelerin birer işletme olduğundan yola çıkılarak, hastanelerin kurumsal marka imajı oluşturmak için gerçekleştirdiği faaliyetlerin, bireylerin hastane seçiminde ne kadar etkili olduğu, var olan ya da yeni kurulacak hastanelere fikir oluşturması, toplum sağlığının korunması amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramına, marka değeri unsurlarına ve marka çeşitlerine yer verilmiş, teknolojinin kurumsal marka imajı üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki sağlık sektörünün tarihçesi ve gelişimi anlatılmış, özel sağlık sektörünün önemi ve sağlık hizmeti pazarlaması konuları incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan iki kamu iki özel hastanenin polikliniklerine başvuran bireyle anket uygulanmıştır. Uygulanan anketler SPPS 16.0 programı ileölçülebilir verilere dönüştürülerek, çalışmaya bilimsel dayanak sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda bireylerin demografik ve sosyal değişkenlerine göre; internet ve sosyal medyadan tedavi olacakları hastane ile ilgili bilgi alma durumu artmaktadır.hastanelere ulaşımın kolay olması tüm bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir. Hastanelerin fiziki şartlarının ve çevre düzenlemesinin doğru yapılandırılmış olması, doktorun alanında uzman olması, hastanenin randevu saatlerine uygun davranması, hastanenin tanınır olması, hastanenin yeni teknolojiyi takip etmesi, hastane isminin kolay söylenebilir olması, uluslararsı kalite belgelerinin olması, hastanenin SGK ile ve markalaşmış, marka değeri taşıyan kuruluşlarla anlaşmasının olması, hastanenin sponsorluk faliyetleri gerçekleştirmesi, çalışanların güler yüzlü olması hasta ve hasta yakınlarına tutarlı bilgiler vermesi bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir.Master Thesis Sağlık Kurumlarında İletişimin Hasta Memnuniyeti Üzerine Etkileri (ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Örneği)(2016) Oktay, Elif Yeşilyurt; Bircan, İsmailİletişim, kişinin birbirini anlaması, birbirini kendisine anlatabilmesidir. İletişimin amacı ise, insanın kendi kendine gideremeyeceği ihtiyaçlarını, çözemeyeceği problemlerini ve gerçekleştiremeyeceği eylemlerini yapabilmesi için ikinci bir kişiden yardım talebidir. İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren ve etkileyen hizmetlerin sunulduğu sağlık kurumlarında iletişimin önemi daha da artmaktadır. Sağlık kurumlarında hizmet kalitesini değerlendirmede kullanılan en önemli ölçütlerden biri hasta memnuniyetidir. Sağlığa önem veren bireylerin sayılarındaki artış beraberinde kaliteli bakım alma isteği ve sağlık kuruluşları arasında daha seçici davranmayı getirmiştir. Buna bağlı olarak sağlık kuruluşları arasında rekabet artmıştır. Sağlık kuruluşundan memnun kalan bir hasta tekrar bir sağlık hizmeti alması gerektiğinde aynı kuruma başvuracağı gibi, çevresindekilere de bu kurumla ilgili yönlendirici tanıtım yaparak hastaneye başvuruları artıracaktır. Tatmin olmayan hasta ise kurumla ilgili olumsuz tanıtım yaparak müşteri kaybına neden olduğu gibi işletmenin büyümesine de engel olacaktır. Bu çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde yatarak hizmet alan hastalar ile sınırlandırılmıştır. Hastanelerin yatarak tedavi görülen servislerinde toplam 250 kişi üzerinde basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanmıştır.Çalışmada, sağlık kurumlarında iletişime bağlı hasta memnuniyetinin ne durumda olduğu belirlenmeye çalışılmış ve sorunlar saptanarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İletişim, Sağlık Kurumlarında İletişim, Hasta MemnuniyetiMaster Thesis Gıda Sektöründe Çalışanların Motivasyonunu Etkileyen Faktörler: Ankara-diyarbakır Örneği(2020) Atalay, Ecem; Bircan, İsmailGünümüzde rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı piyasalarda, işletme veya kurumların amaçlarına ulaşmasını sağlayan en önemli faktör insan kaynaklarıdır. Örgüt yöneticileri, insan kaynaklarının etkili ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla örgüt çalışanlarını motive etmelidirler. Çalışanların motivasyonunun sağlanması için; yöneticiler, çalışanlarının istek ve ihtiyaçlarını gidermeli ve onlara uygun çalışma ortamları sağlamalıdırlar. Bu çalışmanın amacı; ankete katılan gıda sektörü çalışanlarının cinsiyet, yaş ve gelir düzeyi gibi demografik özelliklerinin motivasyonu etkileyen faktörlerle ile olan ilişkilerinin belirlenmesini sağlamaktır. Bunun yanında bir de; müşterilerin tutum ve davranışlarının gıda sektöründe çalışanların motivasyonu üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmanın evrenini Ankara ve Diyarbakır illerinde bulunan ve gıda sektöründe faaliyet gösteren 36 kurumun çalışanları oluşturmaktadır. Anket uygulanan toplam 200 çalışan ise, araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır ve katılımcılara yüz yüze anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler IBM SPSS Statistics programı yardımıyla analiz edilmiştir. Analizlerin sonuçları yorumlanmış ve katılımcıların motivasyonlarını etkileyen faktörlerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterebileceği kanısına varılmıştır.Master Thesis Bölgesel Kalkınmada Yeni Bir Model: Kalkınma Ajansları ve Türkiye'de Uygulanabilirliği(2007) Kaya, Kılıç; Bircan, İsmailÖZETUlusal kalkınmanın, çeşitli toplum kesimleri ve bölgeler arasında dengeli bir işbölümü ilegerçekleştirilmesi ve buna paralel olarak kalkınmanın getirilerinin de kesimler ve bölgeler arasındadengeli dağılımı hükümet programları ve kalkınma planlarının en öncelikli konuları arasında yeralmıştır. Ekonomik refahın, toplum kesimleri ve iller, bölgeler arasında, kısacası mekanda dengelidağılımının sağlanması, günümüz toplumlarında sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak ortayaçıkmaktadır. Bu politika, aynı zamanda ekonomik ve sosyal uyum ile toplumsal istikrarın önemliunsurları arasında yer almaktadır.Günümüzün gelişmiş toplumlarında, genel büyüme oranı ve ortalama gelir düzeyi kalkınmışlığıntek göstergesi olarak görülmemektedir. Artık bu gelirin nasıl bir yapıda, hangi kesimlerin katkısıylaüretildiği ve kesimler arasında ve mekanda nasıl dağıldığı da gelişmişlik göstergeleri arasındazikredilmektedir. Ayrıca, büyümenin ve gelişmenin sürdürülebilirliği bu hususları dikkate alan biryönetim ve üretim yapısının varlığıyla doğru orantılı görülmektedir. Dengeli dağılımı dikkate almayanyönetim anlayışı ve politikaları, sadece sosyal adaletten uzaklaşmış olmamakta, aynı zamanda istikrarıtemin etmekte de zorlanmakta ve sürdürülebilir bir gelişme performansı yakalayamamaktadır.Türkiye AB'ye giriş süreciyle birlikte uzun yıllardır uygulamakta olduğu teşvik sistemi üzerineoturan bölgesel gelişme politikalarını terk ederek yeni bir uygulama içine girme aşamasındadır. AB'ninbütün aday ülkelere benimsettiği bu yeni yaklaşım; sermayeyi, özel sektörü ve bölgesel rekabeti önplanda tutmaktadır. Bu yeni yaklaşımın temel kurumu Bölgesel Kalkınma Ajanslarıdır. Bölgeselgelişme farklarını ortadan kaldırmayı amaçlayan Bölgesel Kalkınma Ajanslarının ana amacı; hizmetlervererek bölgedeki ekonomiyi canlandırmak, bölgesel yatırımları artırmak, bölge halkının kalkınmayakatılımını sağlamaktır.Küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde dünyada yaşanan hızlı ve çok yönlü yapısaldeğişimler sosyal, ekonomik ve yönetsel yapıların da yeniden yapılanma sürecini beraberindegetirmiştir. Küreselleşme süreci, ekonomik rekabete hız kazandırarak, bölgesel ve yerel ekonomilerin deküresel ekonomide birer aktör olarak yer almasını sağlamıştır. Küreselleşme ve beraberinde gelenyeniden yapılanma süreçleri, başta Batılı ülkeler olmak üzere birçok ülkede, yerel/ bölgesel düzeydeyeni düzenleme mekânizmalarının oluşmasına, yasal düzenlemelerin yapılmasına ve yeni yerelekonomik gelişme kurumlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu durum ?yeni bölgeselleşme?kavramı altında ele alınmaktadır.Kırsal kalkınma açısından; kırsal alanda istihdamın artırılması, insan gücü kaynaklarınıngeliştirilmesi, kırsal nüfusun gelirini artırıcı ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi, yaşam kalitesininiyileştirilmesi, etkili örgütlenme ve sivil toplum örgütlerinin kalkınma sürecine katılımlarını artırıcıtedbirlerin alınması gereklidir.Ülkemizde de, yeni bölgeselleşme ve beraberinde getirdiği kavramların yerel/ bölgesel gelişmepolitikalarına olan etkileri son dönemde daha net görülmeye başlanmıştır. Bu kapsamda Tezin başlıcaamacı; yeni bölgeselleşme akımının ve bu akımla beraber ortaya çıkan yeni kavramların Türkiye'ninyerel/bölgesel gelişme politikalarına özellikle ?Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu veGörevleri Hakkında Kanun Tasarısı?na ne derece etkisi olduğunu anlaşılır kılmak olacaktır.Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynaklarınyerinde ve etkin kullanımı sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek sureti ile, ulusal kalkınmaplanı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalara uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak,sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacı ilehazırlanan Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında 5449 sayılı Kanun08.02.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Kalkınma Ajanslarının kurulup faaliyete geçebilmeleri için ihtiyaç duyulan ikincil mevzuatçalışmaları devam etmektedir. Bu çerçevede Kalkınma Ajanslarının Çalışma Usul ve Esasları HakkındaYönetmelik, Kalkınma Ajansları Personel Yönetmeliği ve Kalkınma Ajansları Bütçe ve Muhasebeyönetmeliği çıkarılmıştır.Kalkınma Ajanslarının kuruluş çalışmaları da başlanarak, 06.08.2006 tarihli Resmi Gazetedeyayımlanan 2006/10550 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Adana İli merkez olmak üzere Adana veMersin illerini kapsayan Çukurova ve İzmir İlini kapsayan İzmir Kalkınma Ajansı kurulmuştur.iii
