TR-Dizin
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/21
Browse
Browsing TR-Dizin by Language "en"
Now showing 1 - 20 of 467
- Results Per Page
- Sort Options
Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 516s Bacterial Metagenomic Analysis of Herby Cheese (otlu Peynir) Microbiota(Istanbul Univ-cerrahpasa, 2021) Sudağıdan, Mert; Yurt, Mediha Nur Zafer; Taşbaşı, Behiye Büşra; Acar, Elif Esma; Ömeroğlu, Esra Ersoy; Uçak, Samet; Aydın, Ali; Ozalp, Cengiz; Ersoy Omeroglu, Esra; Mediha Nur, Zafer YURTCheese microbiota may contain various bacterial species due to the use of different types of milk, rennet, and herbs. In this study, the distribution of the dominant bacteria present in the microbiota of herby cheese samples (n = 13) were examined by the next generation sequencing (NGS) technique. DNA was extracted both directly from cheese samples and after pre-enrichment. The metagenomic analysis of the NGS results revealed that Firmicutes were dominant both in DNA directly extracted from herby cheese (KOP), and pre-enriched samples (OP), at the phylum level. At the genus level, Lactobacillus, Lactococcus, and Streptococcus were dominant in the KOP samples, whereas in the OP samples, Enterococcus, Streptococcus, and Bacillus were determined as the dominant bacterial genera. Although Lactococcus raffinolactis and Streptococcus salivarius were dominant in the KOP samples, Enterococcus faecalis and S. salivarius were dominant in the OP samples. The Shannon species diversity index and principal coordinates analysis (PCoA) were used to determine the distribution in KOP and OP samples at the genus level. The PCoA of KOP-10, KOP-11, KOP-2, and KOP-7, KOP-3, and KOP-6 samples showed the wide distribution, whereas KOP-5, KOP-8, KOP-9, and KOP-14 herby cheese samples were closely related. The OP samples, especially OP-7 and OP-14, showed wide distribution in comparison to other OP samples. Finally, the dominant bacterial communities were identified by DNAbased metagenomic analysis, and this is the first report to elucidate the microbiota of herby cheese produced in Turkey using the NGS technique.Article 19. Yüzyılda Osmanlı ve Rus İmparatorluklarında Yerel Yönetim Reformu: 1864 Zemstvo Kanunu ve 1864 Vilayet Nizamnamesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz(2022) Gülseven, Aslı YiğıtOsmanlı ve Rus İmparatorluklarının 19. yüzyılına damga vuran modernleşme süreci her iki devlette de kapsamlı bir reform hareketi başlatmıştı. 19. yüzyılın ortasında patlak veren Kırım Harbi neticesinde, Avrupalı devletlerin baskı ve müdahalelerinden çekinen her iki imparatorlukta da iktisadi refahın sağlanması yolunda idari düzenlemelerin ya-pılması öncelikli hedef haline gelmişti. Buradan hareketle, Osmanlı ve Rus İmparator-luklarında 19. yüzyılda etkin yönetim anlayışı çerçevesinde yerel yönetimlerde bir takım idari düzenlemeler meydana getirildi. Bir yandan yerel yönetimlerin faaliyet ve yetki alanlarının genişletilmesi anlayışı benimsenirken, diğer yandan her iki imparatorlukta da merkezi yönetimin güçlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu çalışma, Osmanlı İmparatorlu-ğunda 1864 Vilayet Nizamnamesi ve Rus İmparatorluğunda 1864 Zemstvo Kanununun taşra örgütlenmesine getirdikleri yerel yönetim reformunu ortaya koymayı ve her iki dü-zenlemeyi tarihsel arka plan, içerik, kapsam ve etkinlik yönünden karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır.Article 23 Ekim 2011 Van, Türkiye Depremi Sırasında Gedikbulak Okul Binasının Yıkılması(2023) Mertol, Halit Cenan23 Ekim 2011 tarihinde Türkiye'nin doğusunda Mw = 7,2 (ML = 6,7) büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Yer hareketinin en yüksek yer ivmesi 0.18×g olarak ölçülmüştür. Deprem, yığma ve betonarme yapılarda küçük çatlaklardan tamamen göçmeye kadar değişen hasarlara neden olmuştur. Bu depremde, Gedikbulak Köyü'ndeki 4 katlı betonarme okul binası tamamen yıkılmıştır. Bu okul binası Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan tipik bir projedir (No: 10370) ve bu tipik proje Türkiye'nin çeşitli yerlerinde okul binalarının yapımında yaygın olarak kullanılmıştır. Bu makalede, Atılım Üniversitesi Keşif Takımının ana şoktan birkaç gün sonra okul binasının yıkıldığı yerde yaptığı saha gözlemleri ve okul binasının yıkılma nedenleri üzerinde durularak detaylı analizleri anlatılmaktadır. Analiz sonuçları göçmenin, düz donatı çubuklarının yetersiz kenetlenme ve bindirme boyu nedeniyle perde duvarların tabanının (hem x- hem de y- yönlerinde) temelden ayrılmasından kaynaklandığını göstermiştir. Yapılan inceleme ve analizler sonucunda benzer mevcut okul binalarının gelecekteki depremlerde yıkılmaması için önerilerde bulunulmuştur.Article 4b Fmrı Tabanlı Alzheimer Hastalığının Ön Tespiti için 3b-capsnet ve Rnn Modellerinin Kullanılması(2024) İsmail, Ali; Dalveren, Gonca Gökçe MenekşeAlzheimer hastalığının (AH) ilerlemesinin erken tahmini, bilişsel gerilemenin daha etkili bir şekilde yavaşlatılmasına yardımcı olabilmektedir. Dinlenme durumu fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (dd-fMRG) kullanılarak otomatik AH tanısı için evrişimli sinir ağlarına (ESA) dayalı farklı yöntemlerin uygulanmasına yönelik çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda tanıtılan yöntemler iki büyük zorlukla karşılaşmaktadır. Birincisi, fMRG veri kümeleri küçük boyutta olduğundan aşırı uyum gözlemlenebilmektedir. İkincisi, fMRG oturumlarının 4 boyutlu (4B) bilgilerinin verimli bir şekilde modellenmesi gerekmektedir. Çalışmalardan bazıları, derin öğrenme yöntemlerini, 4B bilgiyi modellemek için fMRG verilerinden oluşturulan fonksiyonel bağlantı matrislerine veya ayrı 2B dilimler veya 3B hacimler olarak fMRG verilerine uygulamıştır. Ancak bu durumun her iki yöntem türünde de bilgi kaybına neden olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmada, AD tanısı için fMRG verilerinin uzay-zamansal (4B) bilgilerini modellemek amacıyla Kapsül ağı (CapsNet) ve tekrarlayan sinir ağını (RNN) temel alan yeni bir model önerilmektedir. Önerilen modelin etkinliğini değerlendirmek için deneyler yapılmıştır. Sonuçlara göre, önerilen modelin AH’na karşı normal kontrol (NK) ve geç hafif bilişsel bozukluk (GHBB) ile erken hafif bilişsel bozukluk (EHBB) sınıflandırma görevlerinde sırasıyla %94.5 ve %61.8 doğruluk elde edebildiği görülmüştür.Article 868 MHz Frekansında Açık Alan Ortamlarında Kısa Menzilli IoT Uygulamaları için XBee P2P Bağlantılarının Yayılım Çalışması(2025) Dalveren, Yaser; Cerci, EmreBu çalışma, dış ortamlarda 868 MHz'de çalışan XBee modüllerini kullanan kısa menzilli noktadan noktaya (P2P) kablosuz iletişim için bir ön yayılma analizi sunmaktadır. Kısa menzilli Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamaları bağlamında XBee P2P bağlantılarının doğrudan planlanmasını ve dağıtımını kolaylaştırmak için kentsel, banliyö ve kırsal ortamlarda görüş hattı (LOS) koşulları altında ampirik ölçümler yapılmıştır. Serbest Uzay Yol Kaybı (FSPL), İki Işınlı Zemin Yansıması, Log-mesafe, Hata-Okumura ve Cost231-Hata dahil olmak üzere beş iyi bilinen ampirik yol kaybı modelinin performansı, Alınan Sinyal Gücü Göstergesi (RSSI) verilerine dayanarak değerlendirilmiştir. Bulgular, FSPL modelinin kırsal alanlarda en yüksek doğruluk seviyesini gösterirken, Log-distance modelinin kentsel ve banliyö bağlamlarında daha iyi performans sergilediğini göstermektedir. Buna karşılık, Two-Ray ve Cost231-Hata modelleri tüm ortamlarda ölçülen verilerle nispeten sınırlı derecede uyum göstermektedir. Bu bulguların, dış mekan IoT ortamlarında enerji tasarruflu ve uygun maliyetli XBee tabanlı P2P ağlarının basit bir şekilde konuşlandırılması için değerli bilgiler sunması beklenmektedir.Article AB Tasarruflarının Türkçe Çevirilerinin Revizyon Süreci(2023) Yıldırım, Ozan; Altay, AyferRevizyon, çeviri sürecinin bir parçası olarak nihai ürünü şekillendirmede önemli bir göreve sahiptir. Bu çalışmada, bir aday ülke olarak Türkiye’yi de ilgilendiren Avrupa Birliği (AB) tasarruflarının Türkçe çeviri ve revizyon süreçlerine değinilmiştir. Dilbilimsel, teknik ve hukuki revizyon kategorilerinin ne olduklarına yer verilmişse de asıl odak dilbilimsel revizyon olmuştur. Bu çalışmada, AB tasarruflarının çeviri/revizyon sürecinden sorumlu tek yetkili kurum olan AB Başkanlığının çeviri/revizyon politikası ele alınarak oldukça özel kapsamlı, özgün ve fark yaratan bir çalışma yürütmek amaçlanmıştır. Revizyonu tamamlanmış ürünlere daha çok yerlileştirme mi yoksa yabancılaştırma mı uygulandığı araştırılmıştır. Bu nedenle, revizyonu tamamlanmış metinlerdeki AB Başkanlığı politikaları makalede tartışılmıştır. Çalışmanın amacı, revizyona tabi tutulan çeviride ve revizyonda kullanılan izlemleri göstererek nicel ve nitel gözlemler sunmak; ayrıca bu izlemleri üst kategoride yerlileştirme veya yabancılaştırma kavramlarında toplayarak yüzdelik oranlarını göstermektir. Luc van Doorslaer tarafından ortaya konan çeviri süreçleri ve çeviri izlemleri ile değerlendirme yapılmıştır. Bu çalışmada Türkçe çevirisi ve revizyonu tamamlanmış olan AB tasarrufları belli bir zaman aralığı kısıtlaması içinde taranarak incelemeye değer örneklere yer verilmiştir. Teknik terimlerin revizyon için zorluk yarattığı zamanlarda bir seçenek olarak ilgili AB tasarruflarının Almanca ve/veya Fransızca dil versiyonlarına da bakılmıştır. İncelenen çeviri ürünleri ve revizyondan geçen çeviri ürünlerinde kullanılan süreçler istatistiğe dökülmüş, grafiklerle görselleştirilmiş ve yorumlanmıştır.Article AB VE TÜRKİYE’NIN BATI BALKAN POLİTİKALARININ BİR DEĞERLENDİRMESİ: ELEŞTİREL BİR BAKIŞ VE GELECEKTEKİ İŞBİRLİĞİNE DAİR BEKLENTİLER(Trakya Univ Balkan Yerlesesi Enstituler Binasi, 2019) Önsoy, Murat; Koç, Zeynep ElifBir yumuşak güç olan AB, başta Batı Balkanlar olmak üzere uluslararası alanda etkinliğini kısıtlayıcı birçok problemle karşı karşıyadır. Bu gölgede yumuşak gücünün dönüştürücülüğü azımsanmayacak ölçüde azalmıştır. Bu makale AB’nin yakın çevresinde ve özellikle de Batı Balkanlar’da uyguladığı yumuşak güç politikalarının önündeki problemler tartışılacak ve Birliğin etkinliğini sürdürebilmesi ve bu etkinliğe yeni boyutlar katabilmesinin muhtemel yolları tartışılacaktır. Makalenin araştırma sorusu AB’nin acil olarak yüzleşmek zorunda olduğu konuların neler olduğudur. AB mekanizmalarının Birliğin yakın çevresinde istikrarı, demokrasiyi ve barışı arttırmakta başarılı olamadığı düşünüldüğünde, alternatiflerin dikkate alınması gerektiği bir gerçektir. Bu şekilde düşünüldüğünde Türkiye on yıl önceki performansıyla Batı Balkanlarda etkili olabildiğini göstermştir. Fakat ekonomik olarak zayıflayan günümüz Türkiyesi on yıl önce olduğu gibi bölge üzerinde egemenlik kurmak değil sadece bölge devletleriyle ilişkilerini güçlendirmek istemektedir.Article Açık İnovasyonun Dinamiklerini Ortaya Çıkarmak: Kavramsal Bir Keşif(2023) Yılmaz, Ayşe Aslı; Yılmaz, Ayşe AslıSon Bu çalışma, açık inovasyonun karmaşık alanlarını keşfetmeyi amaçlamaktadır. \"Açık\" kelimesi, örgütsel bilginin açıkça paylaşılma eylemini ifade eder. Organizasyonlar, geleneksel sınırları aşmak ve gerekli kaynakları elde etmek amacıyla açık inovasyon yaklaşımlarını benimseyerek genişlemektedir. Çalışmanın temel amacı, global ve yerel bakış açıları içeren bir kavramsal çerçeve içinde nonlocal merkeziyet ölçümlerini kapsayan detaylı bir inceleme, karşılaştırma ve analiz sunmaktır. Python NetworkX Programlama Dili kullanılarak, Degree Centrality, Closeness Centrality, Eigenvector Centrality, Betweenness Centrality, Modularity, Community Detection, Vote Rank ve Digital Flaneurs gibi ağ analizi metodolojilerinin kullanımını araştırmaktadır. Bu çalışma, nonlocal merkeziyet ölçümleri, dinamik yetenekler ve açık inovasyon stratejileri arasındaki karmaşık etkileşimi daha iyi anlamak ve incelemek amacını taşımaktadır. Dolayısıyla, açık inovasyon yaklaşımları, dinamik yetenekler ve nonlocal merkeziyet ölçümleri arasındaki bu karmaşık ilişki üzerine sağladığı değerli bakış açılarıyla bilimsel literatüre önemli bir katkı sunmaktadır. Ayrıca, bu araştırma, organizasyonların modern dijital ortamın getirdiği karmaşık zorlukları etkili bir şekilde yönetme, yenilik elde etme ve rekabet avantajını sürdürme konusundaki geniş bilimsel tartışmalara da katkıda bulunmaktadır.Article An Adaptive Element Division Algorithm for Accurate Evaluation of Singular and Near Singular Integrals in 3d(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2021) Bayindir, Hakan; Baranoglu, Besim; Yazici, AliAn adaptive algorithm for evaluation of singular and near singular integrals in 3D is presented. The algorithm is based on successive adaptive/selective subdivisions of the element until a prescribed error criteria is met. For evaluating the integrals in each subdivision, Gauss quadrature is applied. The method is computationally simple, memory efficient and can be applied for both triangular and quadrilateral elements, including the elements with nonplanar and/or curved surfaces. To assess the method, several examples are discussed. It has shown that the algorithm performs well for singular and near-singular integral examples presented in the paper and evaluates the integrals with very high accuracy.Article “ah Zalimlik Bu, Fesleğen Saksımı Benden Almak!”: Yas Sürecinin John Keats'ın “ısabella, Ya Da Fesleğen Saksısı”ndaki Yansıması(2018) Yakar, Azime Pekşen; Yakar, Azime Pekşen; Saygılı, Dilek Demirtepe; Saygılı, Dilek Demirtepe; Yakar, Azime Pekşen; Saygılı, Dilek Demirtepe; Department of English Language and Literature; Department of Psychology; Department of English Language and Literature; Department of PsychologyBu çalışma John Keats'in Isabella, ya da Fesleğen Saksısı şiirini yas ve bağlanma kuramları kullanarak incelemeyi amaçlamıştır. Şiir, Isabella'nın sevgilisi Lorenzo'nun beklenmeyen kaybı ile baş edememesi ve sürdürdüğü sağlıksız yas sürecinin bir yansıması olarak ele alınmıştır. İnsanların anneleri ile kurdukları ilk ilişki ile başlayan bağlanma stilleri, insanların hayatlarındaki önemli kişilerle kurdukları duygusal bağın türünü ve yapısını temsil eder. Bağlanma gürünü kaybetmek yas sürecinde gösterilen farklı tepkilerle ilişkilidir. Isabella, sahip olduğu kaygılı bağlanma stili nedeniyle sevgilisinin ölümünü anlamlandıramaz ve bu durumla baş edemez. Bu bağlamda, sağlıklı bir yas süreci yaşamadığı söylenebilir. Sonuçta Lorenzo ile kurduğu bağı hezeyanlarla sürdürür: Onun kafasını kesip bir saksıya koyarak üzerinde fesleğen yetiştirir. Bu eserde, Isabella'nın yaşadığı ani ve travmatik kayıp; güvensiz bağlanma stili, duygular, tepkiler ve sürdürülen bağlar açılarından incelenmiştir.Article “Ah Zalimlik Bu, Fesleğen Saksımı Benden Almak!”: Yas Sürecinin John Keats'in “Isabella, Ya da Fesleğen Saksisi”ndaki Yansıması(2018) Yakar, Azime Pekşen; Saygılı, Dilek DemirtepeThis paper analyses John Keats' Isabella, or the Pot of Basil through the theories of bereavement and attachment as a poetic refiection of these processes with regard to Isabella's grief after the unanticipated death of her lover Lorenzo and her (in)ability to cope with and how she maintains an unhealthy process of bereavement. Attachment styles, which begin with a human's first relationship with the mother, represent the type and nature of the emotional bond with the signicant other. Losing the attachment figure is associated with different reactions during bereavement. In this respect, it will be discussed that Isabella does not experience a healthy bereavement process as a result of her anxious attachment style and she cannot make sense and cope with her lover's death. Therefore, she continues her bond with Lorenzo in a delirious manner, that is, through cutting his head and putting it into a pot in which she grows the basil. The poem has been examined in terms of Isabella's insecure attachment style, emotions, reactions, and continuing bonds, along with a traumatic and sudden loss.Article Akademik Amaçlı İngilizce II Dersinin CIPP Modeliyle Değerlendirilmesi(2020) Yastıbaş, Ahmet; Kavgacı, TuğçenurCIPP, eğitim çalışmalarında herhangi bir eğitim programını değerlendirmek için kullanılan yaygın bir program değerlendirme modelidir. Bu çalışma, bir Türk vakıf üniversitesinde verilen akademik amaçlı İngilizce II dersinin programını değerlendirmeyi amaçlar. Bu nedenle, betimsel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. 23 İngilizce öğretim görevlisi çalışmaya katılmıştır. Veriler, öğretmen temelli CIPP program değerlendirme ölçeğinin adapte edilmiş versiyonu ile toplanmıştır. Veriler, betimsel istatistikle analiz edilmiştir. Bu çalışmanın bulguları göstermiştir ki katılımcıların, genellikle programın bağlam, girdi, süreç ve ürün boyutlarıyla ilgili olarak genellikle olumlu düşünceleri vardır; fakat her bir boyutta birkaç geliştirilmesi gereken nokta mevcuttur: süreç boyutunda programın sınıfların fiziksel koşullarına ve öğrencilerin İngilizce artalan bilgilerine uygun olması; girdi boyutunda ders kitabı ve önerilen materyaller; süreç boyutunda teorik bilgileri çalışmak ve aktiviteleri yapmak için ayrılan zaman ile ilginç ve motive etmeyen aktiviteler; ürün sürecinde öğrencilerin bireysel ihtiyaçları ve İngilizceyi akademik amaçlarla çalışmayı teşvik etmeme.Article Akademik Amaçlı İngilizce II Dersinin CIPP Modeliyle Değerlendirilmesi(2020) Yastıbas, Ahmet Erdost; Kavgaci, TugcenurCIPP, eğitim çalışmalarında herhangi bir eğitim programını değerlendirmek için kullanılan yaygın bir program değerlendirme modelidir. Bu çalışma, bir Türk vakıf üniversitesinde verilen akademik amaçlı İngilizce II dersinin programını değerlendirmeyi amaçlar. Bu nedenle, betimsel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. 23 İngilizce öğretim görevlisi çalışmaya katılmıştır. Veriler, öğretmen temelli CIPP program değerlendirme ölçeğinin adapte edilmiş versiyonu ile toplanmıştır. Veriler, betimsel istatistikle analiz edilmiştir. Bu çalışmanın bulguları göstermiştir ki katılımcıların, genellikle programın bağlam, girdi, süreç ve ürün boyutlarıyla ilgili olarak genellikle olumlu düşünceleri vardır; fakat her bir boyutta birkaç geliştirilmesi gereken nokta mevcuttur: süreç boyutunda programın sınıfların fiziksel koşullarına ve öğrencilerin İngilizce artalan bilgilerine uygun olması; girdi boyutunda ders kitabı ve önerilen materyaller; süreç boyutunda teorik bilgileri çalışmak ve aktiviteleri yapmak için ayrılan zaman ile ilginç ve motive etmeyen aktiviteler; ürün sürecinde öğrencilerin bireysel ihtiyaçları ve İngilizceyi akademik amaçlarla çalışmayı teşvik etmeme.Article Akıllı Bina Uygulamalarındaki Havalandırma Sıstemı Kontrol Stratejılerınde Kullanıcı Sayısı Tespıtı Temellı Yenı Bır Yaklaşım(2021) Turhan, Cihan; Çeter, Aydın EgeBinalarda kullanılan geleneksel havalandırma sistemleri tutarlı bir şekilde işlevini yerine getirmesine karşın, iç ortamda yeterli konforu sağlamamaktadır. Akıllı havalandırma sistemleri ise enerji tüketimini en aza indirirken, istenilen iç hava kalitesini sağlamak için iç ortam parametrelerini isteğe bağlı olarak kullanıcı sayısı tespiti ile ayarlamaktadır. Kabul edilebilir iç hava kalitesi için havalandırma gereksinimlerini düzenleyen ASHRAE 62 standardı, zamandan bağımsız kullanıcı sayısı tespit algoritmaları kullanmaktadır. Ancak bu tip simülasyon çalışmalarında dinamik metot ve algoritmaların kullanılması gerekmektedir. Bu amaç doğrultusunda, Ankara ATILIM Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde yer alan bir ofis alanında, kullanıcı sayısı tespiti ile yeni bir dinamik havalandırma sistemi kontrol stratejisi geliştirilmiştir. Bu algoritma, karbondioksit konsantrasyonu, iç hava sıcaklığı ve kapı konumunu tespit eden bir dizi sensör yardımı ile elde edilmiştir. Üretilen prototip, HVAC sistemin hava akışını düzenlemektedir ve gerçek koşullarda test edilmiştir. Geliştirilen yeni yöntemin testleri 1 Ocak 2020 – 15 Ağustos 2020 tarihleri arasında yapılmış olup, termal konfor ve enerji tüketimi bağlamında geleneksel HVAC yönetim sistemi ile karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre yeni kontrol stratejisi ve prototipin enerji tüketimini %16 azalttığını, aynı zamanda kişilerin %94’ünün ısıl konforu sağladığı tespit edilmiştir.Article Akran-liderliğinde Takım Öğrenmesi Modelinin Üniversite Öğrencilerinin Genel Kimya Sınav Başarısı Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi(2018) Şişman, Ece N. Eren; Çiğdemoğlu, Ceyhan; Geban, ÖmerBu çalışmanın amacı, mühendislik fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin genel kimya ders başarısını akran liderliğinde takım öğrenmesi modeli ve geleneksel öğretim modeli kullanılan durumlarda karşılaştırmak ve yöntemin farklı başarı seviyelerindeki öğrenciler üzerinde etkisini incelemektir. Çalışmaya aynı öğretim üyesinin okuttuğu toplam 128 öğrenci katılmıştır. Deney grubu bir dönem boyunca Akran Liderliğinde Takım Öğrenmesi (ALTÖ) modeli ile ders yaparken kontrol grubunda geleneksel öğretim uygulanmıştır. Daha önceden bu dersi başarı ile tamamlamış 14 takım lideri dönem boyunca hem temel iletişim ve pedagoji konularında eğitilmiş, hem de takımlarına problem çözme konusunda destek olmuştur. Deney ve kontrol grubu aynı ara sınavlara ve final sınavına girmiştir. Veriler iki yönlü varyans analizi (two-way ANOVA) ile incelenmiştir. Sonuç olarak, her ne kadar öğretim yöntemlerinin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olmasa da, istatistiksel olarak anlamlı çıkan ortak etki faktörüne bağlı olarak, düşük ve orta düzey başarılı öğrencilerinden ALTÖ modeliyle öğretim alanların geleneksel öğretim alan gruba göre genel kimya sınav başarı notlarının istatistiksel olarak daha iyi olduğu bulunmuş, ancak ALTÖ modeli ve geleneksel öğretim gruplarındaki yüksek başarılılar karşılaştırıldıklarında genel kimya başarıları açısından bir farklılık olmadığı saptanmıştır.Article Akut Kalp Yetmezlikli Hastalarda Kılavuz Tedavi: Sol Ventrikül Doluş Bulguları ve Nt-probnp(2020) Sarıçam, Ersin; Öcal, ArslanAmaç: N-terminal pro B tip natriüretik peptid akut kalp yetmezliğinde sıklıkla kullanılır. Bu çalışmada, akut kalp yetmezlikli hastaların Doppler transmitral akım parametrelerinin hastaneye kabul ve taburculukta N-terminal pro B tip natriüretik peptid gibi faydalı bir yaklaşım olup olamayacağını araştırdık. Gereç ve Yöntem: Prospective randomize tasarlanan bu çalışma Ekim 2019-Mart 2020 arası acil bölümüne kabul edilen 57 hastaya kapsamaktadır. Tüm hastalar New York Heart Association sınıf IV olup sinüs ritminde ve önceden dilate kardiyomiyopati tanısı almışlardı. Hastalara giriş ve taburculukta transtorasik ekokardiyografi ile sol ventrikül diyastolik doluş paternleri değerlendirildi. Giriş ve çıkış N-terminal pro B tip natriüretik peptid seviyeleri sol venrtrikül doluş bulguları ile karşılaştırıldı. Bulgular: Ortalama yaş 64,94±5,56 idi. Girişte tüm hastaların sol ventrikül doluş paternleri restriktif tip doluş bozukluğu idi. Taburculukta 46 hasta anormal relaksasyon bozukluğu (Tip I), 11 hasta pseudonormal doluş bozukluğu (Tip II) vardı. N-terminal pro B tip natriüretik peptid seviyeleri girişte 8004,75±743 pg/mL, taburculukta 1645,17±104,58 pg/mL idi. Ortalama e/e’ oranı girişte 14,83±0,25 taburculukta 7,70±0,14 idi. Ortalama E/A oranı girişte 2,51±0,35 taburculukta 1,42±0,33 idi. Anormal relaksasyon tipte N-terminal pro B tip natriüretikpeptidseviyeleri 1440,43±144,75 pg/mL, oysa pseudonormal pattern de N-terminal pro B tip natriüretik peptid seviyeleri 1957,60±64,00 pg/mL (p=0,003). Sonuç: Akut kalp yetmezlikli hastalarda sol ventrikül doluş paternleri N-terminal pro B tip natriüretik peptid rehberliği gibi başarılı bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir.Article Alzheimer Hastalığında Kallikrein-6, 7 ve Potasyum Kanal Proteinlerinin Olası Rolü(2021) Bulduk, Erkut Baha; Yıldırım, Zuhal; Yıldırım, FilizObjective: Although the formation mechanism of Alzheimer’s Disease (AD) is not known with certainty, two major proteins, beta amyloid of senile plaques and tau protein of neurofibrillary tangels are responsible for AD. One of the major factors in the development of the disease is the formation of in soluble amyloid deposits, and the other one is the increased tau phosphorylation. Kallikreins (KLK’s) are a sub-family of serine proteases that play a role in the etiology of AD which is characterized by neuronal damage and loss of function.Kallikrein (KLK)-6 and KLK-7 are known to be age-related protease and are found at high levels in the central nervous system (CNS). It was previously shown to be involved in proteolysis of extracellular proteins implicated in neurodegenerative diseases such as AD. In this study, we aimed to investigate the possible role of KLK-6 and KLK-7 in the pathogenesis of AD and the relationship between potassium channel proteins. Methods: A total of 35 Alzheimer’s patients over the age 65 years, followed-up by Polatlı Duatepe Government Hospital and 35 healthy individuals (control group) admitted to the neurology clinic for routine screening with cognitive status considered normal were included in this study. After a 12-hour hunger, KLK-6 and KLK-7 were measured with inwardly rectifying potassium channel protein (KCNJ3), and two-pore potassium channel protein (KCNK9) levels were measured by the Enzyme-Linked Immuno Sorbent Assay (ELISA) in the serum of the blood samples which were taken from the antecubital vein after centrifuging for 10 minutes at 2500xg. The differences between the two groups were tested by T- test. A value of p<0.05 was considered statistically significant. Results: All the groups were matched for age and gender, but not statistically significant difference was observed (p>0.05). According to our findings, serum KLK- 6 and KLK-7 levels of Alzheimer’s group were significantly increased (p<0.05). A significant difference was not detected when the levels of serum KCNJ3 and KCNK9 of the Alzheimer’s group compared with the control group (p>0.05). Conclusion: It is thought that the failure in preventing the abnormal protein folding and accumulation leads to AD in the brain. According to the findings of the present study, a positive correlation was detected between the levels of KLK-6 and KLK-7 and AD’s pathology.Article Alzheimer hastalığında Kallikrein-6, 7 ve potasyum kanal proteinlerinin olası rolü(2021) Bulduk, Erkut; Yıldırım, Filiz; Yıldırım, ZuhalAmaç: Alzheimer hastalığının (AH) oluşum mekanizması kesin olarak bilinmemekle birlikte AH’dan sorumlu başlıca iki protein, senile plakların yapısındaki beta amiloid ve nörofibriler yumakların yapısındaki tau proteinidir. Hastalığa yol açan en önemli etmenlerden biri çözünür olmayan amiloid çökeltilerin oluşumu, diğeri ise artmış tau fosforillenmesidir. Kallikreinler, nöronal hasar ve işlev kaybı ile belirgin AH’nın etiyolojisinde rol oynayan, serin proteazların bir alt familyasıdır. Kallikrein (KLK)-6 ve KLK-7’nin merkezi sinir sisteminde (MSS) yüksek seviyelerde bulunan yaşa bağlı proteaz olduğu bilinmektedir. Daha once AH’ı gibi nörodejeneratif hastalıklarda yer alan hücre dışı proteinlerin proteolizine karıştığı gösterilmiştir. Bu çalışmada KLK-6 ve KLK-7’nin AH patogenezindeki olası rolünü ve potasyum kanal proteinleri arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntem: Çalışmaya Polatlı Duatepe Devlet Hastanesinde takip edilen yaşları 65’in üzerinde olan 35 AH ve rutin tarama amacıyla nöroloji polikliniğine başvuran kognitif durumu normal olarak değerlendirilen 35 sağlıklı birey (control grubu) dahil edildi. 12 saat açlığı takiben antekübital venden alınan kan örnekleri 4°C’de 2500xg’de 10 dakika santrifüj edilerek, serum örneklerinde KLK-6 ve KLK-7 ile içeri doğru düzeltici potasyum kanalı (KCNJ3) ve iki gözenekli potasyum kanalı (KCNK9) protein düzeyleri enzim-bağımlı immunosorbent assay (ELISA) ile ölçüldü. Gruplar arasındaki fark T-test ile incelendi. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş ve cinsiyet açısından bir fark saptanmadı (p>0.05). Alzheimer grubu control grubu ile karşılaştırıldığında serum KLK-6 ve KLK-7 düzeyleri anlamlı olarak artarken (p<0.05), KCNJ3 ve KCNK9 protein düzeylerinde bir fark saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Beyinde anormal protein katlanmasının ve birikmesinin önüne geçilememesinin AH’ye yol açtığı düşünülmektedir. Bu araştırmanın bulgularına göre KLK- 6 ve KLK-7 düzeyleri ile AH’nın patolojisi arasında bir ilişki saptandı.Article Analysing the Views of School of Foreignlanguages Instructors About Organizationalculture(Ani Publishing, 2021) Akman, Devrim; Koşar, DidemThis study aims to investigate the views of school of foreignlanguages instructors about organizational culture. The study is designed inqualitative research method and as a case study. The study was conductedwith 15 school of foreign languages instructors who were selected bymaximum variation sampling method during the 2018 and 2019 academicyear in Ankara. Semi structured interviews were conducted to gather dataand content analysis was used to analyse the data. The study emphasisesthat for the powerful school culture, instructors should focus on orientation,social activities, merit, and democratic management style.Review Analysis of Different Methods of Suppressing Generator Noise Reaching Indoor Noise(2022) Öz, Hatice Mehtap; Koçyiğit, Filiz Bal; Köse, Ercan; Buluklu, Hatice MehtapThe noise which occurs during the operation of the auxiliary power units is a disturbing factor, although its level varies depending on the environment. This high level of noise in occupational areas can cause not only health but also accidents risks. While silencers are mostly preferred for active noise control, acoustic foam or textile products are preferred according to passive control methods. In this review, the noises produced by the generators were examined and the studies in the literature on suppressing these noises were evaluated by making comparative analyzes. New recommendations have been developed according to the results of the comparative analysis. In case the sampled natural gas generator is closed with 2 mm thick plywood and a steel framed box covered with an acoustic sponge, the sound pressure level is approximately 30 dB in low frequency diesel + electric generators using a silencer according to active control methods. In measurements; It was observed that it decreased from 93.2 to 88.4 dB. While materials such as an acoustic sponge, which are preferred in passive control methods, are open-celled and porous structures, it is advantageous to have sound absorption capacity, but it can be a disadvantage due to its synthetic content.

