Search Results

Now showing 1 - 10 of 31
  • Master Thesis
    Işid'in Ortaya Çıkışı ve Türkiye
    (2018) Yüksel, Serdar; Ünal, Hasan
    IŞİD terör örgütü Arap Baharı'nın Suriye'ye gelmesiyle oluşan iç savaşı ve zaten istikrarsız bir görüntü veren Irak'ta kendisine hakimiyet alanı kurarak devlet olma yolunda ilerleyen bir görüntü çizdi. Irak ve Suriye ile tarihsel yakınlığın yanında sınır komşusu olan Türkiye ise bu süreçte en çok etkilenen devlet oldu. Türk dış politikasının bu dönemde geliştirdiği politikalar, bölgenin siyasi istikrarın da etkili olmuştur. Türkiye bu dönemde aktif ve çok yönlü dış politikasıyla sadece Ortadoğu da değil dünya çapında yaptığı eylemlerle yankı uyandıran IŞİD terör örgütüne karşı yürüttüğü politikalarıyla bölgede söz sahibi olmayı hedeflemiştir. Bu çalışma Türk dış politikasında alınan kararların anlık değişkenlerini ve iç politikasına nasıl yansıdığı üzerine tartışmayı amaçlamaktadır. Bu noktada bir sonuca varabilmek için AKP hükümetinin Türk dış politikasında alışılagelmişliğin dışına çıkan bazı kararları ve dış sorun olarak görünen Irak, Suriye ve IŞİD politikalarının iç sorunlarını da tetiklemesiyle yaşanan olaylardan da yararlanılmıştır. Böylelikle söz konusu değişimlerin yıllara ve şartlara göre Türk iç ve dış siyasetinde köklü değişikliklere gidildiği ve IŞİD konusunda anlaşmalara dayanan bir çözüm seçtiği görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Dış Politikası, Dış Politika Değişkenleri, IŞİD,
  • Master Thesis
    Türkiye-ab İlişkilerinin Kadının Siyasal Hayata Katılımına Etkisi
    (2023) Aşar, Dilara; Yiğit, Aslı
    Tarihsel süreçte kadın haklarının gelişmesi kadının siyasal yaşama katılımını da etkilemiştir. Türkiye'de kadının siyasal hayatta aktif görev alması Avrupa'daki kadın hareketlerinden farklı bir süreçte gerçekleşmiştir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü ilişkiler söz konusu sürece etki etmiştir. Bu çalışmada Türkiye-AB İlişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle Avrupa Birliği'nin tarihi ele alınmış, AB'nin temel organları incelenmiştir. İkinci bölümde kadın haklarına yönelik genel bakış, kadın istihdamı konularına değinilmiştir. Kadın haklarının tarihsel gelişimi incelenerek AB'nin hangi aşamalarda geliştirici ve dönüştürücü olduğuna değinilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye-AB ilişkileri, 2000-2022 yılları arasında yayınlanan ilerleme raporları bağlamında incelenerek kadınların siyasal hayata katılımlarının gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak ilerleme raporlarından da hareketle kadınların siyasal hayata katılım oranının her daim düşük kaldığı, raporlarda bile bu soruna yer verilmesinin giderek azaldığı, buna rağmen farklı öneriler getirilmediği görülmüştür. Neticede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamında kadınların siyasal hayata katılımlarında çok az bir ilerleme olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kadın, Siyaset, Kadın hakları, Türkiye-AB İlişkileri, Siyasal Hayatta Kadın
  • Master Thesis
    Avrasyacılık Kökeni ve Türk Avrasyacılığının Oluşumu
    (2018) Keleş, Emine Begüm; Ünal, Hasan
    Bu tezde Avrasyacılık ve Türk Avrasyacılığının tarihi gelişim süreci açıklanmaya çalışılmıştır, aynı zamanda Rusya ve diğer ülkelerin politik gündemleriyle olan ilişkileri üzerinden değerlendirilmiştir. Ağırlıklı olarak Türk Avrasyacılığı fikrinin gelişimi ve Rusya'nın Türk Avrasyacılığına katkıları araştırılmıştır. Avrasyacılık hangi ülkeler ile birlikte oluşturuldu, nerede, ne zaman, hangi düşüncelerle ortaya çıktı bunların cevabını araştırmamızda bulmak mümkündür. Hangi ülkeler, hangi düşüncelerle Avrasyacılığı destekliyor veya izlemekle yetiniyor, günümüz penceresinden bakılarak sentezlenmiş bir çalışmadır. Tüm bunların yanı sıra Türk Avrasyacılığın kökeni etniksel ve ulusal açıdan analiz edilmiş, Rusya, Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye'nin Avrasya Birliği projesi üzerinde odaklanmış olduğu gözlemlenmiştir. Bu projeyle Türk Avrasyacılığı ve Evrazia düşüncelerinin nasıl geliştiği ve gelişeceği, Türkiye ve Rusya'nın ileriye yönelik attığı adımlardan bahsedilmiştir. Son olarak Avrasyacılık ve Türk Avrasyacılığı sentezi sonucu gelecekte siyasi iyileşmeler adına neler olacağını öngörmek adına yapılmış bir çalışmadır.
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Orta Asya Türk Devletleri Politikası Üzerindeki Rus Politik Etkisi
    (2010) Kılıçbeyleroğlu, Buğra; Başak, Cengiz
    Orta Asya tarihin başından beri Türk topluluklarının ana vatanı olma özelliğini korumuştur. Çeşitli zamanlarda belli devletlerin saldırısı ve hâkimiyetine geçmiştir. Bu tezde Türkiye'nin Orta Asya Türkleri ile olan ilişkileri dikkate alınacaktır. Türkiye kökenlerini Orta Asya'dan almış bir devlettir. Tarih boyunca da kesintilere de maruz kaldıysa da ilişkilerini büyüklü küçüklü ölçülerde sürdürmeye devam etmektedir. Soğuk Savaş öncesi dönemlerde olsun soğuk savaş sırasında olsun ya da sonrasında ilişkiler duraksasa da kesilmemiştir.Tabi bu ilişkilerin seyrini etkileyen bir takım politikalardan da söz etmek mümkündür. Özellikle bölgede büyük devletlerin politik çekişmeleri yaşanmıştır. Rusya bölge üzerinde kültürel açıdan olsun, ekonomik açıdan olsun ya da askeri açıdan olsun hala başat etkisini korumaktadır. Rus politikalarına karşı duruşları değiştiren ya da belirleyen bölgesel aktörler kendileri için doğru olana en yakın siyaseti izlemeye çalışmıştır. Afganistan, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi bu aktörler içinde saymak mümkündür. Rusya'nın bu politikalar üzerindeki etmen olma faktörü çok kutuplu dönemde bir süper güç olmasının dışında en yakın geçmişte Orta Asya'da siyasi birliği sağlayan son devlet olmasından da kaynaklanmaktadır. Böylece bölge bu döneminde Rusya'nın isteklerine göre şekillenmiş bir yapıya sahiptir. Rusya'nın yakın dönem çıkarları içinde hala önemini koruyan Orta Asya hem Rusya'nın güneyinde çok geniş sınırlarla komşu olmasıyla, enerji kaynakları açısından zenginliğiyle ve geçmişte yerleşmiş ve hala Orta Asya'da bulunan en kalabalık azınlık nüfusuyla bölgeyle olan ilişkilerini kesintisiz bir biçimde devam ettirmektedir.Bu durumlar da göz önünde bulundurulduğunda Rusya Türkiye ` nin Orta Asya politikası üzerinde ki belirleyici rolünü hala korumaktadır. Bu çalışmada bu etki üzerinde Türkiye'nin konumu incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Suriye Politikası 2011-2013
    (2014) Albayrak, Aksu; Ünal, Hasan
    Türkiye' nin Suriye Krizi' ne yönelik dış politikası değerlendirilmiş, ikili ilişkilerin seyrinde geçmişten günümüze durum tespiti yapılmış ve Arap Baharı' nın Suriye'deki gidişatının, ilişkilere olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlemede ölçüt; ikili ilişkilerin geçmişi, mevcut uluslararası sistemin yapısı ve Orta Doğu'nun yaşadığı büyük değişim dalgası olmuştur. Çalışma kapsamında Arap coğrafyası ve Suriye' deki değişimler dikkate alınarak güvenlik açısından önem kazanan bölgede, Türk dış politikasının Suriye Krizine etkisiyle gelinen son dönem güvenlik durumu irdelenmiş ve muhtemel senaryolar üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Suriye, Arap Baharı, Kriz, Güvenlik.
  • Master Thesis
    Suriye Krizi Denkleminde Türkiye Rusya İlişkileri
    (2016) Kılıçarslan, Mehmet Tolga; Ünal, Hasan
    Tarih boyunca karşılıklı rekabet ve çatışma içerisinde geçen Türkiye-Rusya ilişkileri önce Milli Mücadele sonra da Soğuk Savaş döneminde (1965-1980) ekonomik ve ticari işbirliği şeklinde devam etmiş ve 2000'li yıllardan itibaren çok yönlü bir işbirliği halini almış ve özellikle enerji alanında gelişmiştir. 2010 yılından itibaren Kuzey Afrika'da başlayan ve hızla Ortadoğu'ya yayılan Arap Baharı ateşi Suriye'ye de sıçramış ve bölgedeki dengeleri alt üst etmiştir. Krizin başlamasından sonra Türkiye ve Rusya'nın bölgeye ilişkin politikaları çatışmış, Türkiye Esad rejiminin karşısında yer alırken, Rusya Esad rejimini desteklemiş ve ikili ilişkiler bu gelişmelerden olumsuz etkilenmiştir. 2015 yılında Rus SU-24 savaş uçağının Türk F-16'larınca düşürülmesi ilişkileri kopma noktasına getirmiş, Rusya tarafından uygulamaya konulan ekonomik ambargolarla ilişkiler gerginlik aşamasından kriz safhasına taşınmıştır. Yaklaşık 8 ay süren kriz dönemi boyunca iki ülke de ekonomik olarak zorluklar yaşamış, iki ülkenin birbiri açısından vazgeçilmez konumda olduğu anlaşılmıştır. Suriye krizi ile birlikte farklı bir boyuta taşınan ikili ilişkiler, Rus uçağının düşürülmesi ile kriz dönemini yaşamış, kriz döneminden normalleşme safhasına geçiş uzun ve sancılı olmuştur. Buradan hareketle tezimizin amacı Suriye krizi ile başlayan değişim sürecinin Türkiye-Rusya ilişkilerine etkisini analiz etmek ve gelecekte Türkiye-Rusya ilişkilerinin nasıl şekilleneceğini değerlendirmektir. Anahtar Sözcükler Türkiye, Rusya, Suriye Krizi, SU-24, İkili ilişkiler.
  • Master Thesis
    İnşacılık Kuramı Bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Filistin Sorununa Yaklaşımı: 2002-2012
    (2014) Çakmakci, Çağatay; Keser, Ulvi
    'İnşacılık Kuramı Bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Filistin Sorununa Yaklaşımı: 2002-2012' başlıklı bu tez çalışması, 2002 yılından bu yana iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin dış politika yaklaşımını Filistin sorunu örneğinde incelemek amacıyla oluşturulmuştur. Soğuk Savaş sonrası kimlik, kültür ve değerler gibi devletlerarası ilişkilerin sosyal yönüne vurgu yapan inşacı kuram AKP'nin Filistin sorununa yönelik yaklaşımını anlamak adına referans kuram olarak tercih edilmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 2002 yılında yapılan seçimleri kazanarak tek başına iktidar olması, Türk siyasal hayatında önemli bir değişim başlatmış ve bu değişim Türk dış politikasına da yansımıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi çok boyutlu ve pro-aktif dış politika anlayışını geliştirerek Türkiye'nin bölgesel ve küresel açıdan önemli bir aktör olmasını amaç edinmiştir. Bölgesel ve küresel sorunlarda aktif bir dış politika yürüten Adalet ve Kalkınma Partisi, özellikle Ortadoğu bölgesindeki sorunlarda etkin olmaya çalışmıştır. Ortadoğu'da yaşanan ve küresel açıdan da uluslararası politikada önemli bir sorun olarak öne çıkan Filistin Sorunu, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin aktif dış politika yürütmeye çalıştığı en önemli örneklerden biri olmuştur. Türkiye, Filistin sorununda, İsrail'in Filistin politikasına karşılık, zamanla Filistin lehine politikalar yürütmeye başlamış, bu politika Davos Krizi, Alçak Koltuk Krizi ve Mavi Marmara saldırısı ile giderek açıklık kazanmıştır. Böylece Türkiye, Filistin sorununa yönelik ürettiği politikalar nedeniyle zamanla Filistin sorununun ana aktörleri arasında yer almıştır. Anahtar Kelimeler:Uluslararası İlişkiler Kuramları, İnşacılık Kuramı, Türk Dış Politikası, Adalet ve Kalkınma Partisi, Filistin Sorunu
  • Master Thesis
    Türkiye'den Geçen ve Geçmesi Planlanan Enerji Yolları ve Bu Enerji Yollarının Türk Dış Politikasına Etkileri
    (2010) Korkmazgöz, İhsan; Başak, Cengiz
    Sanayileşmenin artmasına bağlı olarak, 20. yüzyılda olduğu gibi, 21. yüzyılda da dünyanın gelişmiş ekonomilerinin en büyük itici gücünün enerji kaynakları olacağı kesindir. Teknolojik gelişmelerin ışığında, insanoğlunun ihtiyaç önceliklerinin değişerek daha üst seviyelere çıkması, bizleri bu enerji kaynaklarına bir nevi bağımlı duruma getirmiştir. Bu bağlamda, günümüzde enerji elde etmek amacıyla kullanılan kaynaklar arasında petrol ve doğalgazın tüketim açısından diğerlerinden daha öncelikli bir konuma yükseldiği görülmektedir.Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kafkas ve Orta Asya Cumhuriyetleri, var olan zenginlikleriyle birlikte bağımsızlıklarını kazanmışlar ve yenidünya sisteminin güç mücadelesine sahne olmuşlardır. Bu güç mücadeleleri içinde Hazar Bölgesi, içerdiği petrol zenginlikleri açısından 21. yüzyılın enerji üretiminin odak noktası olarak görülmektedir.Hazar Bölgesi petrol ve doğalgazının uluslararası piyasaya taşınması için yapılacak boru hatları güzergâhları bağlamında verilmekte olan mücadelenin özünde bölgedeki kaynakların geliştirilmesi ve 21. yüzyılda Batı'nın körfez petrolüne bağımlılığının azaltılması yatmaktadır. Ayrıca, ikmal güvenliğini sağlamada Avrasya'daki enerji kaynakları üzerinde Rusya'nın tekelini kırma da yer almaktadır.Çok farklı rotaların öngörüldüğü stratejiler arasında Batı için esas olan enerji güvenliği, ABD açısından çoklu boru hatları, şirketler için ise güvenli geçiş noktalarının tercih edilmesi iken; Rusya için Sovyetler Birliği dönemi enerji nakil hatlarının revize edilmesiyle birlikte tekrar kullanıma sokulması şeklindedir.Hazar Bölgesinde en önemli kültürel etki ve siyasi güç sahibi ülke Türkiye'dir. Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ile olan kültürel ve ekonomik ilişkilerini geliştirmenin kendisine getireceği yararların farkındadır. Bölgedeki kritik gelişmeleri yakından izleme, akılcı çözümler üretme, jeopolitik gücünü yerinde ve zamanında kullanma, orta ve uzun vadeli stratejiler oluşturma gibi beceriler geliştirip, uygulayabilen bir Türkiye'nin etkinliğini Hazar Havzası ülkeleri başta olmak üzere diğer çevre ülkelerinin de yararına olacak şekilde artırması kaçınılmazdır.
  • Master Thesis
    Stratejik Ortaklıktan Model Ortaklığa Türk-amerikan İlişkileri ve Ortadoğu
    (2011) Doğan, Zehra; Gürson, Poyraz
    Soğuk Savaş boyunca Türkiye-ABD ilişkileri Sovyet yayılmacılığı ve komünizm tehdidi altında ortak güvenlik temelli gelişirken Soğuk Savaş sonrası dönem özellikle iki ülkeye Kafkasya, Balkanlar ve Ortadoğu'da daha çok işbirliği olanakları sunmuş ve iki ülke ilişkileri için ?stratejik ortaklık? modeli gündeme gelmiştir. Körfez Savaşı bu yeni ilişki biçimi için ilk sınav olurken 11 Eylül Saldırıları sonrası yaşanan gelişmeler geliştirilmeye çalışılan ?stratejik ortaklık? ilişkisini derinden etkilemiştir. Nitekim Barack Hüseyin Obama, ABD Başkanı olduktan sonra ABD gibi büyük bir Hristiyan nüfusla Türkiye gibi laik bir devlet olmakla beraber nüfusunun büyük bir oranı Müslüman olan bir ülkenin ilişkisinin tüm dünyaya model olabileceğini dile getirerek ?model ortaklık? kavramını önermiştir. Ancak kavramın gündeme geldiği günden beri Ortadoğu kaynaklı yaşanan gerilimler bu kavramın içinin doldurulması noktasında sıkıntılar yaratmıştır. Özellikle Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ?stratejik derinlik? yaklaşımı ile Türkiye'nin komşuları ve Ortadoğu ile ilişkilerini geliştirmesi Türkiye'nin ABD ve Avrupa'dan uzaklaşarak Ortadoğu'ya yakınlaştığı ve dış politikanın bir ?eksen kayması? yaşadığı iddialarına neden olmuştur. Bu iddialar Türk-Amerikan ilişkilerine de doğrudan yansımıştır. Nitekim bu çalışma, tüm bu varsayımlar ışığında İkinci Dünya Savaşı'ndan Obama'nın ABD Başkanı olmasına kadar geçen sürede iki ülke ilişkilerinin seyrini Ortadoğu üzerinden aktarmayı amaçlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Türk-Amerikan ilişkileri, Ortadoğu, Soğuk Savaş, Stratejik Ortaklık, Model Ortaklık, Stratejik Derinlik
  • Master Thesis
    Somali'deki Askeri Darbe ve 1969-1991 Yılları Arasındaki İktidar Dönemi
    (2016) Alı, Fatıma Sheıkh Mukhtar; Karasar, Hasan Ali
    Türkiye'nin Africa Kıtasıyla olan ilişkilerinin tarihçesi çok eskiye dayanmakla beraber son zamanda Türkiye ile Alt Büyük Sahra Afrikası arasında şimdiye kadar görülmemiş yeni bir etkileşim seviyesi gözlenmektedir. Türkiye'nin dış politikasında batı dünyası dışındaki dünyanın giderek artan önemi böylece başlamıştır.1990'lardan sonra Alt Büyük Sahra Afrikası, Türkiye'nin ilişkilerini yoğunlaştırdığı bölgelerden birisi olmuştur. 1998'de hazırlanan Afrikaya açılma planı, diğer planlara kıyasla Türkiye'nin alt büyük sahra Afrikasına yönelen dış politika inisiyatifinin katalizörü olmuştur. Başlangıçtaki hedeflere ve elde edilen sonuçlara bakıldığında Türkiye'nin, 1998 planından net bir başarı kazanmış olduğunu savunuyorum. Hem Afrika'nın milletleri ve hem de Afrika ülkeleri bazında. Ancak, Türkiye ve Somali ilişkileri, 19 Ağustos 2011'de başlamıştır. Dört Türk bakan ve Türkiye'nin kültür ve iş dünyasının çok sayıda seçkin mensuplarından oluşan bir delegasyon Başbakan Sn. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Mogadişu'ya gitmiştir. Ziyaretin resmi niteliğinin yanında gıda yetersizliğinin giderilmesi amacını da taşımaktaydı. O zamanlarda Somali'de günde 10,000 yetişkin olmak üzere 2.8 milyon kişi ciddi ölüm tehdidi altındaydı. Bazı bölgelerde kötü beslenme ve açlık oranı %38'in üzerindeyd ve bu durum, tüm Somali nüfusunun %20'sinin gıdasız kalmasına neden olmuştu. Durum o kadar vahim ve acildi ki, 1984'ten beri ilk kez birleşmiş milletlerde açlık ilan edilmişti. Sözcükler: Türkiye Alt-Büyük- Sahra Afrikası, Türk Dış Politikası, Türkiye-Afrika İlişkileri, 1998 Eylem Planı.