7 results
Search Results
Now showing 1 - 7 of 7
Master Thesis Birey Sağlığı, Toplum Sağlığı ve Uluslararası Sağlık Çerçevesinde Güvenlik Kavramının Değerlendirilmesi: Türkiye'deki Suriyeli Mülteciler Örneği(2016) Kantaroğlu, Damla Altınışık; Aygül, CenkGüvenlik kavramı bireysel alandan kamusal alana kadar kapsama alanı çok geniş bir kavramdır. Tarihsel olarak bakıldığında da güvenlik kavramının ham halinin ilk olarak antik yunanda kullanıldığını görüyoruz. Zamanla insanların ve toplumun tehdit olarak hissettiği ve korunma yönündeki ihtiyaçlarına göre de şekillenmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı başta güvenlik teorilerinin düşünsel temellerini açıklayarak tarihsel olarak güvenlik kavramını inceledikten sonra sağlık ve güvenlik arasında nasıl bir bağ olduğunu ortaya koymaktır. Bunun için de 'Dünyada sağlık sorunları bir güvenlik tehdidi olarak algılanıyor mu? Bu yönde büyük güçlerin/devletlerin ve örgütlerin planladıkları veya uyguladıkları politikaları var mı?', 'Türkiye tarihinde ve son dönem Türkiye'sinde, Suriye örneği üzerinden, güvenlik tehdidi olarak görülen hastalıklar ve uygulanan politikalar nelerdir?' sorularına cevap aranacaktır.Master Thesis İnsan Haklarına Ekolojik Yaklaşım Çerçevesinde İklim Mülteciliği(2021) Uyar, Büşra; Öner, A. Aslı ŞimşekÇağımızın temel problemlerinden olan iklim değişikliği, insanların asgari yaşam koşullarını, sağlıklarını, besin ve su kaynaklarını etkileyen bir kriz haline gelmiştir. Öyle ki, günümüzde insanlar, iklim değişikliğinin yol açtığı sonuçlar nedeniyle ülkelerini terk edip farklı ülkelere göç edebilmektedir. Bu durum, uluslararası hukukun gündemine yeni taşınmış olan, henüz adlandırılması, tanımı ve hukuki çerçevesi üzerine bir uzlaşma sağlanamamış bir konudur. Ancak bu kişilerin göç etmelerine sebep olan, yaşamlarını ve sağlıklarını tehdit eden hak ihlalleri, genel olarak iklim değişikliğini ve bu bağlamda iklim mültecilerinin sahip olduğu hakları tartışmayı zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada da iklim değişikliğinin yol açtığı sebepler dolayısıyla bulundukları ülkeyi terk etmek zorunda kalarak farklı ülkelere göç eden kişilerin insan hakları konu edilmektedir. Bununla birlikte insan hakları hukukunda haklardan söz etmek bu hakları tanıyan, koruyan ve ihlallerinden sorumlu tutulan yükümlülerin kim olduğu sorusunu da beraberinde getirmektedir. Bu noktada karşımıza insan haklarının en temel yükümlüsü olan devletler çıkmaktadır. Özellikle devletlerin iklim değişikliğine yönelik önleme yükümlülüğü, meydana gelen göçleri ve yaşanan insan hakları ihlallerini engellemek, bu ihlallerin daha büyük boyutlara ulaşmasının önüne geçmek açısından önemli bir yükümlülük olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak günümüzde çevrenin bozulmaya devam etmesi, devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen belgelerin yeterliliği sorusunu akla getirmektedir. Bu çalışmada da iklim değişikliği sebebiyle göç eden kişilerin sahip olduğu haklar ve devletlerin bu konudaki önleme yükümlülüğü ele alınmıştır. Bununla birlikte mevcut hukuk metinlerinin yetersizliğinin sebebi de sorgulanmış, bu bağlamda insan hakları hukuku incelenmiştir. Nitekim insan faaliyetleri, iklim değişikliğine sebep olan en temel faktörlerden bir tanesi olmuştur. Bu sebeple hukuken tek hak öznesi olarak konumlanan insanın sahip olduğu hakların ve bu hakları düzenleyen insan hakları hukukunun da sorgulanması gerekmektedir. Bu noktada hukuka ve insan hakları hukukuna daha radikal bir bakış açısıyla yaklaşan farklı yaklaşımlar yol gösterici olacaktır.Master Thesis Avrupa'da 'aşırı Sağ' Partilerin Yükselişindeki Göçmen ve Mülteci Hareketleri: Almanya ve Hollanda Örneği(2019) Öztürk, Mustafa; Bircan, İsmailDünya siyasetinde yükselişe geçen aşırı sağ partiler ve onun ışığında ortaya çıkan düşünce akımı günümüzde kabul edilen bir gerçektir. Ve bu gerçeklik 'aşırı sağ' söyleminin bir zamanların en güçlü ideolojisi olan faşizmin güncellenmiş hali olduğunda ortaya koymaktadır. Bu çalışmada aşırı sağ partilerin ortaya çıkışı, tarihsel hafızası ve özellikle Avrupa siyasetindeki yükselişi Almanya ve Hollanda ülkeleri temel alınarak incelenmiştir. Aşırı sağ kavramının ortaya çıkış sürecindeki ana sebeplerin ve aşırı sağ parti liderlerinin göçmen ve mültecilere karşı kullandığı yabancı karşıtlığı politikaların toplumlar tarafından kolayca kabul edilmesinin altında yer alan ana nedenlerin ortaya çıkarılabilmesi için bu çalışma yapılmıştır. Özellikle göçmen ve mülteci kavramlarının, aşırı sağ üzerindeki etkileri ve belirleyiciliği bu çalışmada etkili olmuştur. Ekonomik gelişmeler, iç savaşlar ve ülkeler arası yer değiştirmenin kolaylaşması gibi sebepler göçmenlik ve mültecilik gibi kavramların günümüzde sıklıkla kullanılmasının önünü açmıştır. Bu çalışma için literatür özenle araştırılmış, daha önce konuyla alakalı yapılan çalışmaların dışında bilime katkı sunabilmek için 'aşırı sağ' kavramının incelenmemiş tarafları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kavramsal çerçeve, yöntem, bulgular ve sonuç kısımları aslında bu çalışmanın ana temasını oluşturmaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Aşırı Sağ, Faşizm, Göçmen-Mülteci, Avrupa Siyaseti, Ekonomi,Master Thesis Mültecilerde Girişimcilik; Türkiye Ankara'daki Girişimcimültecilerin Karşılaştığı Zorlukları ve Engelleri Araştırmak(2019) Kısha, Hamid; Çiğdemoğlu, CeyhanMültecilerde Girişimcilik - Ankara / Siteler Bölgesi'nde girişimci mültecilerin karşılaştığı zorlukların ve engellerin vaka incelemeleri. Bu çalışmanın amacı, Türkiye / Ankara'daki girişimci mültecilerin karşılaştığı zorlukların araştırılması ve yapılan çalışmalarında hangi faktörler işlerini güçlendiğini ve hangi faktörler işlerini zayıflattığını keşfedilmesidir. Ankara, Siteler Ondur bölgesinde bulunan on beş girişimci mülteciler ile yüz yüze görüşme ve açık uçlu anket formu yöntemleri ile nitel bir çalışma yürütülmüştür. Ankara, Siteler bölgesindeki girişimci mültecilerin karşılaştığı en büyük zorluklar, finans eksikliği, dil engeli ve idari ve mevzuat şartları olmakla birlikte, uzun çalışma saatleri, kira maliyeti ve işletme yönetimi gibi durumdan duruma göre değişen zorluklar da bulunmaktadır. Ayrıca, çoğu mültecilerin düşük eğitim düzeyine sahip olmaları, iş başarısı önlemede büyük neden olmaktadır. Böylece, mültecilerin girişimcilik çalışmaların desteklenmesi ve hatta mültecilerin girişimcilik dünyasının bir parçası olmalarında teşvik çalışmaları, çile sırasında olan mültecilere barınma sağlayan her hangi bir topluluğun en büyük kazanç ve anahtarıdır. Özet olarak, bütün girişimci mültecilerin muazzam enerji ve yaratıcı canlılığını kullanmak, hem kendi mültecileri hem de ev sahiplerini emsalsiz düzeyde ekonomik büyüme seviyelerine getirmektedir.Master Thesis Suriye krizi ve sığınmacılar sorunu: önlemler ve politikalar(2018) Bilgiç, Semanur; Ünal, HasanSuriye krizi, dünya tarihinde yaşanan kitlesel insan akımlarının en büyük olanıdır. Suriye'deki iç savaştan hareketle milyonlarca Suriyeli öncelikle can güvenliklerini korumak adına ülkelerini terk ederek başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere göç etmeye başlamıştır. Milyonlar ile ifade edilen bu göç hareketi, dünya ülkelerinin göç, mülteci ve sığınmacı konusunu tekrar ele alması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu çalışma, Suriye odak noktasında yaşanan göç hareketinin en büyük ev sahibi olan Türkiye açısından ele almayı, ulusal ve uluslararası düzenlemeler kapsamında yapılanları ve yaşananları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye, 4 milyona yakın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmaktadır. İnsani güvenlik yaklaşımı kapsamında mülteci kampları oluşturulmuş, 'açık kapı' politikası uygulanarak savaştan kaçan bütün Suriyeliler Türkiye'ye kabul edilmiş, ancak düşük bir oranda kamplara yerleştirilebilmiştir. Kamplara yerleştirilebilen Suriyelilerin her türlü ihtiyacı, olanaklar kapsamında giderilmeye çalışılmaktadır. Ancak kamplara yerleştirilen Suriyeli sayısı, Türkiye'ye gelen toplam Suriyeli sayısının çok az bir oranına karşılık gelmektedir. Kampların yetersizliği nedeniyle Türkiye'nin birçok bölgesine yayılan Suriyeli göçmenlerin büyük bir bölümü, ekonomik yetersizliklerinden dolayı bakıma ve desteğe muhtaç durumdadır.Master Thesis Kolombiya ve Türkiye'de Geçici Koruma Altındaki Venezuela ve Suriye Nüfusu: Karşılaştırmalı Bir Çalışma(2022) Blandon, Kevin Augusto Ramirez; Akdemir, Tuğba GürçelBu tez, birbirlerinin mülteci deneyimini geliştirmek üzere, Suriye iç savaşı ve Venezuela ekonomisinin kötüleşmesiyle ortaya çıkan mülteci krizine çözüm bulmak adına Kolombiya ve Türkiye tarafından uygulanan politika ve programlara dair karşılaştırmalı bir tezdir. Bu çalışma, 20. yüzyılın ikinci yarısında Kolombiya'nın yaşadığı iç sorunlardan başlayarak, Afrika ve Asya'daki göç alan ülkelerin uyguladığı politikalar da dâhil olmak üzere dünyadaki güncel olaylara değinerek göç akışı yaratan önemli vakalardan oluşan tarihsel bir bölüm içermektedir. Karşılaştırmalı bir çalışma olarak bu tez, her iki ülke tarafından uygulanan politika ve programları; yasal çerçeve, sağlık, eğitim, işe erişim, barınma ve Suriyelilerin yarattığı krizle başa çıkmak için alınan uluslararası yardımlar gibi diğer önemli noktaları içermektedir. Bu ülkelerin politikalarındaki temel farklılıkları bulmak için inceleme sonrası elde edilen bilgiler çaprazlanmış ve sonuç olarak ülkelerin mülteci deneyimini geliştirmek adına verimli olabilecek unsurlara sahip olduğu bulunmuştur. Türkiye özelinde, ulusal ve uluslararası fonlardan Suriyelilere maddi yardım sağlanmasına yönelik gelen bütçenin Kızılay Kart sistemi ile uygulanması, mülteci nüfusuyla ilgilenilmesi adına sınır illerinde tam donanımlı kampların kurulması ve Suriyelilerin ülkede yerleştirmek adına yeniden dağıtım uygulamaları bu çalışmalardandır. Öte yandan, Kolombiya'nın deneyimi, geçici koruma sona erene kadar uzun süreli oturma vizesi sağlanması ve 2011'den sonra ülkede doğan çocuklara Kolombiya vatandaşlığı verilmesi gibi Türkiye ile paylaşılacak önemli hususlar içermektedir. Bu tez, Joseph Nye'ın akıllı güç teorisine dayanmaktadır ve bunların uygulanmasının dış politikada fayda sağlamak için nasıl değerli olabileceğini göstermektedir. Bu durumda Türkiye, yalnızca ülkeye değil, aynı zamanda mülteci nüfusuna da fayda sağlayan avantajlar ve anlaşmalar için mültecileri Avrupa Birliği ile olan ilişkisinde bir baskı unsuru olarak etkili olarak kullanmıştır. Bu durum, Kolombiya'nın mülteci nüfusu için avantajlar elde etmek adına bölgesel ölçekte kullanabileceği bir olguyu ön plana çıkarmaktadır. Anahtar Sözcükler: göç, sığınmacılar, Kolombiya, Türkiye, Akıllı güçReview Citation - WoS: 45Citation - Scopus: 44Profiling Infectious Diseases in Turkey After the Influx of 3.5 Million Syrian Refugees(Elsevier Sci Ltd, 2020) Ergonul, O.; Tulek, N.; Kayi, I; Irmak, H.; Erdem, O.; Dara, M.Background: Since 2011, the conflict in Syria has led to over five million refugees. Turkey hosts the highest number of Syrian refugees in the world. By February 2019 over 3.6 million people had fled to Turkey to seek safety. Only 6.1% of Syrian refugees live in temporary shelters. Owing to the disrupted healthcare services, many children coming from the conflict zones are less likely to have received vaccination. In temporary shelters immunization coverage is >95% and the refugee population is receptive to vaccination. Aims: The objective of this study was to review the infectious diseases situation among Syrian refugees in Turkey. Sources: We have reviewed the reports and studies provided by the governmental and non-governmental organizations and obtained more detailed data from the Ministry of Health in Turkey. Content: Between 2012 and 2016, 1 299 209 cases of respiratory tract infection and 158 058 episodes of diarrhoea with 59 bloody diarrhoeas were reported; 1354 hepatitis A cases and 108 active tuberculosis cases were detected and treated in the temporary shelters for Syrian refugees. Overall in Turkey, 7794 cutaneous leishmaniasis have been reported. Implications: Since the influx of Syrian refugees, there has been an increase in cases of leishmaniasis and measles. No significant increase was detected for tuberculosis, other vector-borne infections, and healthcare associated or sexually transmitted infections. The Syrian refugees can be considered as a vulnerable group in Turkey due to their living and working conditions. Based on available data and our detailed analysis, the numbers show a stable situation regarding infectious diseases. (C) 2019 European Society of Clinical Microbiology and Infectious Diseases. Published by Elsevier Ltd. All rights reserved.

