Search Results

Now showing 1 - 10 of 20
  • Master Thesis
    Polikarbonat Cam Fiber-mika Hibrid Kompozitlerin Hazırlanması ve Karakterizasyonu
    (2017) Alhaj, Ibrahım Alsadıg Mohammedkhaır; Tirkeş, Seha
    Polikarbonatın fiziksel özelliklerinin geliştirilmesi, kullanım alanının oldukça geniş olmasından dolayı, hala araştırmacılar için ilgi çeken bir konudur. Bu çalışmada polikarbonat, cam elyaf ve mika kullanılarak ayrı ayrı ve hybrid olacak şekilde güçlendirilmiştir. Kompozitlerin hazırlanması, çift burgulu ekstrüder kullanılarak gerçekleştirildi. Test numuneleri, laboratuvar tipi enjeksiyon-kalıplama cihazı ile 280 oC'de hazırlandı. Tek bileşenli kompozit için cam elyaf ve mika katkılandırma oranları 5%, 10%, 20%, and 30% olarak seçildi. Hibrid kompozitler için ise toplam katkı oranı 30% olacak şekilde düzenleme yapıldı. Buna göre hibrid kompozitlerdeki katkılandırma oranları, mika/cam elyaf için sırasıyla 5/25,10/20, 20/10, 25/5 değerlerinde tutuldu. Elde edilen kompozitlerin karakterizasyonu için çekme testi, darbe testi, eriyik akış indeksi testi, diferansiyel taramalı kalorimetre analizi ve taramalı electron mikroskobu (SEM) yöntemleri kullanıldı. Sonuçlar incelendiğinde; mika için en düşük katkılama oranı olan % 5 konsantrasyonunda en iyi değerler saptanırken, cam elyaf içeren kompozitlerde ise en iyi sonuçlar optimum değer olan % 20 oranında saptanmıştır. Bu konsantrasyonların kompozitler içerisinde artışı, SEM mikrografiklerinde de görüldüğü üzere eklentilerin topaklanmasına ve PC matrisi içerisinde homojen dağılımın azalmasına sebebiyet vermiştir.
  • Master Thesis
    İleri Periodontal Diş Çekimi Yara Yeri İyileşme Malzemeleri: Elektroeğirilmiş Çekirdek-kabuk Pcl Pcl Nanofiberler
    (2023) Tukay, Arı Kutluğ; Şaşmazel, Hilal Türkoğlu
    Bu çalışmanın amacı; elektroeğirme tekniği kullanarak çekirdek-kabuk PCL/PCL nanofiberlerin üretilmesinin sağlanması ve üretilen nanofiberlerin yüzeyleri dielektrik barrier discharge plazma yöntemi ile DAP monomeri kaplanarak, periodontal yara yeri bölgelerinin iyileşmesinin hızlandırılmasına katkı sağlanmasıdır. Nanofiber yapılı iskeletler çekirdek-kabuk elektroeğirme yöntemi ile üretilmiştir. Üretilen nanofiberler 1 dk., 3 dk. ve 5 dk. olarak DBD plazma işlemine tabi tutulmuş ve yüzey modifikasyonu sırasında yüzeyleri DAP monomeri ile kaplanmıştır. Örneklerin karakterizasyonları, temas açısı (CA) ölçümleri, taramalı elektron mikroskobu (SEM), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ve ayrıca üretilen çekirdek-kabuk PCL/PCL nanofiberler için gaz geçirgenlik testi, mekanik testi, kalınlık ölçümleri, PBS emilim ve büzülme testleri gerçekleştirilmiştir. Viskozitelik bakımından daha fazla vizkoziteye sahip kloroform çözücünün kabukta kullanılması ile oluşturulan Grup-1 numuneleri ve kloroform çözücünün çekirde kullanılması ile üretilen Grup-2 numuneleri karşılaştırılmıştır. Ortalama fiber çap değerleri, elektroeğirme yöntemi ile üretilmiş PCL/PCL grup 1 için 1.252 ± 0.422 ve yüzey modifikasyonları sonrasında 1 dakikalık için 1.366 ± 0.211, 3 dakikalık için 1.369 ± 0.129 ve 5 dakikalık için 1.372 ± 0.230 olarak hesaplanmıştır. Grup 2 için ortalama fiber çap değerleri; 2.039 ± 0.503, v 1 dakikalık için 2.152 ± 0.705, 3 dakikalık için 2.156 ± 0.711 ve 5 dakikalık yüzey işlemine tutulmuş numuneler için 2.160 ± 0.602 olarak hesaplanmıştır. Çekirdek- kabuk PCL/PCL nanofiberlerin FTIR analizleri, DAP monomeri eklenerek DBD plazma yüzey kaplaması öncesinde ve sonrasında oluşan karakteristik polimer zirvelerini de göstermiştir. Hücre kültürü çalışmalarında L929 fare fibroblast hücre hattı ile çalışılmıştır. Nanofiberlerin biyouyumluluk performansları MTT testi, flüoresans boyama testi ve SEM analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak; bu çalışmada oluşturulan Grup-2'nin elektroeğirme yöntemi ile üretilmiş ve yüzeyleri 5 dakika boyunca DBD plazma yöntemi kullanılarak DAP monomeri ile kaplanmış PCL/PCL nanofiberlerin, nanofiber yapılar üzerinde/arasında hücre canlılığını ve proliferasyonunu arttırdığı gösterilmiştir.
  • Master Thesis
    Grafen Oksit (go) Modifiye Elektroeğrilmiş Poli (ε-kaprolakton) (pcl) Nanomalzemeler
    (2019) Başar, Ahmet Ozan; Şaşmazel, Hilal Türkoğlu
    Çalışmanın amacı, sentetik biyobozunur polimer poli(ε-kaprolakton) (PCL) ve grafen oksit (GO) birleşiminin elektroeğrilmesiyle üç boyutlu, kompozit bir doku iskelesi elde etmektir. Ayrıca, kompozit PCL/GO yapılarının Gly-Arg-Gly-Asp-Ser-Pro (GRGDSP) ve/veya tiyofen (Th) (PCL/GO, PCL/GO-GRGDSP, PCL/GO-Th, PCL/GO-GRGDSP-Th) ile birlikte etkileşimleri incelenmiştir. Toz GO örneklerinin karakterizasyon özellikleri ATR-FTIR ve Raman analizleri ile tayin edilmiştir. Elektroeğrilmiş doku iskelelerinin karakterizasyon özellikleri ise; kalınlık ölçümleri, taramalı elektron mikroskobu (SEM), yüzey temas açısı (CA) ölçümleri, X-ışını fotoelektron spektroskopi (XPS), termogravimetrik analiz (TGA), iletkenlik ölçümleri, PBS şişme ve büzüşme davranış testleri, in vitro degradasyon (bozunma) çalışmaları ve mekanik testleri ile yapılmıştır. Bu analizler sonucunda, bütün doku iskelelerinde eşdağılımlı homojen morfoloji gözlemlenmiştir. GO eklenmesiyle PCL/GO doku iskelelerinde daha iyi hidrofilisite ve yaklaşık 5° temas açısı düşüşü gözlenmiştir. PCL ve GO birleşimi ile elektriksel iletkenlikte artış gözlenmiş ve ölçülen en yüksek değer PCL/GO-GRGDSP-Th (2%) için bulunmuştur (15.06 μS.cm-1). Doku iskelelerinin mekanik performansı ise iyi disperse (dağılmış) olmuş GO'nun PCL matriksine eklenmesiyle artmıştır. Ayrıca, üretilen doku iskelelerinin hücre-materyal etkileşimleri MG-63 hücre hattı kullanılarak; MTT tayini, ALP aktivitesi, Alizarin red boyaması, Floresan ve SEM analizleri ile incelenmiştir. Yapılan hücre kültürü çalışmaları sonucunda, GO'nun ileri düzey özellikleri ve biyolojik arayüzleri sayesinde PCL/GO-GRGDSP-Th (0.5%) doku iskelesi en yüksek biyouyumluluk (saf PCL doku iskelesine kıyasla 1.87 kat daha fazla MTT absorbansı) göstermiştir.
  • Master Thesis
    Akrilonitril-bütadien-stiren Barit Kompozitlerinin Mekanik ve Termal Özellikleri
    (2017) Madkour, Salma Alı; Tirkeş, Seha; Tayfun, Ümit
    Geniş uygulama alanlarına sahip olması nedeni ile akrilonitril-bütadien-stiren polimeri ile ilgili gerek mekanik gerek ise termal vb. özelliklerini geliştirmek adına çalışmalar halen devam etmekte. Yürütülen bu çalışmada akrilonitril-bütadien-stiren polimerine barit karıştırılarak kompozitler hazırlanmıştır. Hazırlıma sürecinde çift vidalı (aynı yönde dönen) mikro-karıştırıcı ve laboratuvar tipi enjeksiyon cihazı kullanılmıştır. Kompozitler hazırlanırken baritin kütlece oranları %5, %10, %15 ve %20 olarak seçilmiştir. Üretilen kompoiztler uygun test metotları ile karakterize edilmiştir. Bu testler çekme testi, darbe testi, dinamik mekanik analiz, erime akış indisi ve taramalı elektron mikroskobudur.
  • Master Thesis
    Genişletilebilir Grafit Eklenmiş Akrilonitril-bütadien-stiren Kompozitlerin Mekanik, Isısal ve Morfolojik Özellikleri
    (2017) Cırmad, Hussam Mohamed S.; Tirkeş, Seha; Tayfun, Ümit
    Bu tez çalışmasında, akrilonitril-bütadien-stiren (ABS) kopolimeri genişletilebilir grafit (EG) ile %5, %10, %15 ve %20 dört farklı konsantrasyonda karıştırılmıştır. ABS/EG kompozit örnekleri laboratuvar ölçekli mikro-karıştırıcı ve sonrasında enjeksiyonlu kalıplama prosesi ile hazırlanmıştır. Kompozitlerin mekanik, ısısal-mekanik, eriyik-akış ve morfolojik karakterizasyonları, sırasıyla çekme and darbe testleri, dinamik mekanik analiz (DMA), erime akış indisi (MFI) testi and taramalı elektron mikroskopisi (SEM) ile gerçekleştirilmiştir. Çekme, darbe ve DMA test sonuçlarına göre, ABS'nin çekme dayanım ve depolama modülü EG miktarı ile arttırılmıştır. Ancak, yüzde uzama ve darbe dayanım değerleri EG eklenmesi ile düşme eğilimi göstermektedir. MFI testine göre EG eklenmesi, ABS'nin MFI değeri ve işlenebilirliğini çok fazla etkilememiştir. Kompozitlerin SEM mikro-resimleri incelendiğinde, EG plakalarının bütün yükleme oranlarında iyi dağılım sergilediği görülmektedir. %15 ve %20 EG içeren ABS kompozitleri, hazırlanan kompozitler içinde en uygun olarak belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Doku Mühendisliği Uygulamalarına Yönelik Elektriksel Olarak İletken Çekirdek-kabuk Tipi Eşeksenli Elektroeğrilmiş Pva-pedot: Pss-knt Phema Kompozit Fiber Malzemenin Geliştirilmesi
    (2023) Çelen, Emrah; Şaşmazel, Hilal Türkoğlu
    Bu çalışmanın amacı eşeksenli elektroeğirme tekniği kullanılarak elektriksel olarak iletken PEDOT: PSS-KNT/pHEMA çekirdek-kabuk tipi fiberler üretmektir. Kalınlık, fiber çapı, por büyüklüğü, porozite yüzdesi, temas açısı, elektriksel iletkenlik ve mekanik özelliklerin belirlenmesi için pHEMA, PVA-PEDOT: PSS, PVA-KNT, PVA-PEDOT: PSS-CNT, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS, pHEMA/PVA-KNT, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT kompozit malzemeleri karakterize edilmiştir. SEM'den elde edilen görüntülere göre üretilmiş olan tüm malzemeler boncuksuz ve tekdüze yapılardır, ayrıca görüntüler göstermiştir ki pHEMA fiberlerin çapı 825±118 nm iken pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT fiberlerinin çapları 578±79 nanometredir. Buna ek olarak pHEMA'nın fiberlerarası por büyüklüğü 2.62 µm iken pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT malzemesindeki fiberlerarası por büyüklüğü 1.75 µm'dir. elde edilen malzemelerin çekirdek-kabuk yapısına sahip olduğu TEM görüntüleriyle kanıtlanmış ve iç ve dış çaplarının SEM sonuçlarıyla uyumlu olduğu belirtilmiştir. Temas açısı ölçümlerinde göstermiştir ki pHEMA, hidrofilik bir malzeme olup temas açısı 10.48±0.08'dir, buna ek olarak pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT benzer karakteristik göstermiş olup temas açısı 11.24±0.54 olarak belirlenmiştir. En yüksek elektrik iletkenliği PVA-PEDOT: PSS-KNT malzemesinde 14.27 µS/cm olarak ölçülmüş olup pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT'de daha düşük olup 10.58 14.27 µS/cm şeklinde belirlenmiştir. Son olarak mekanik testler gerçekleştirilmiş olup bu testler sonucunda en yüksek elastik modüle sahip örnek 8500 kPa ile PVA-PEDOT: PSS iken pHEMA 200 kPa, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT ise 600 kPa elastik modüle sahiptir. TGA analizi sonuçlarına göre, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT'nin pHEMA'dan daha yüksek bir bozunma sıcaklığı gerektirdiği gösterilmiştir. PVA-PEDOT: PSS-CNT'nin çekirdeğe eklenmesiyle pHEMA'nın ATR-FTIR spektrumunda hafif bir kayma gözlemlenmiş. Son olarak, L929 fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-malzeme etkileşimleri gözlemlenmiştir. Bu çalışma, koaksiyel elektrospun pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT çekirdek-kabuk liflerinin doku mühendisliği uygulamaları için umut verici bir aday olduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    Poli(ε-kaprolakton) Doku İskele Yüzeylerinin Hücre Yönlendirmesi için Elektroeğirme ile Desenlenmesi
    (2020) Albayrak, Deniz; Şaşmazel, Hilal Türkoğlu
    Bu çalışmanın amacı, hücreleri yönlendirmek için, bir maske/şablon kullanarak 2D pürüzsüz çözücü döküm yöntemiyle üretilmiş Poli(ε-Kaprolakton) (PCL) yüzeyleri üzerine elektroeğirme yöntemiyle üç boyutlu lifli PCL yüzey desenleri üretmektir. Üretilen doku iskelelerinin karakterizasyonları kalınlık ölçümleri, Taramalı Elektron Mikroskopisi (SEM) analizleri, temas açısı (CA) ölçümleri, Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ve mekanik testlerle yapılmıştır. SEM mikrograflarına göre, tüm elektroeğrilmiş doku iskele yüzeyleri eşdağılımlı düzgün bir morfoloji sergilerken, çözücü döküm yüzeyleri pürüzsüz ve gözeneksizdir. CA (⁰) ölçümleri, çözücü döküm yüzeylerinin orta derecede hidrofilikliğe (~60⁰) sahip olduğunu gösterirken, elektroeğrilmiş bölgeler daha hidrofobik bir karaktere sahiptir (elekroeğirme kaplı yüzey için ~110⁰ ve elektroeğrilmiş desenler için ~85⁰). Mekanik testler, üretilen iskelelerin kırılgan ve gevrek bir karaktere sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca 7 gün süre ile fare fibroblast (L929) hücreleri ile hücre kültürü çalışmaları yapılmış ve hücre tutunma analizi, MTT analizi, floresans ve SEM analizleri yürütülmüştür. Hücre kültürü çalışmaları, hücrelerin, çözücü döküm ve elektroeğrilmiş yüzeylerinde farklı tutunma ve üreme eğilimlerine sahip olduğunu göstermiştir. Böylece, çözücü dökülmüş yüzeyler üzerinde elektroeğrilmiş desenler oluşturularak, hücre tutunması ve proliferasyonunun oluşturulan desenler aracılığıyla manipüle edilmesiyle, hücreleri yönlendirmek mümkün olmuştur.
  • Master Thesis
    Barit ve Bentonit Eklenmiş Düşük Yoğunluklu Polietilen Kompozitlerinin Mekanik ve Fiziksel Karakterizasyonu
    (2018) Elkawash, Hesham Mohammed S; Tirkeş, Seha; Hacıoğlu, Fırat
    Bu tez çalışmasında, bentonit (BNT) ve barit (BRT) olarak iki farklı dolgu maddesi düşük yoğunluklu polietilen (LDPE) içerisine ekstrüzyon işlemi ile eklenmiştir. BRT and BNT yüzeylerine, polimer matrisi ile uyumlarını artırmak amacıyla silanlama işlemi uygulanmıştır. Dolguların yüzey karakteristikleri infrared spektroskopisi (FTIR) ile incelenmiştir. LDPE bazlı kompozitler, her bir dolgu maddesi için %10 sabit konsantrasyonunda hazırlanmıştır. Test numuneleri enjeksiyonlu kalıplama kullanılarak hazırlanmıştır. Eklentisiz LDPE ve kompozitlerinin mekanik, ısısal-mekanik, eriyik-akış ve morfolojik karakterizasyonları sırasıyla, çekme ve darbe testleri, dinamik mekanik analiz (DMA), eriyik akış indisi (MFI) testi ve taramalı elektron mikroskopisi (SEM) tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Test sonuçları göstermiştir ki, yüzey işlemleri, BNT ve BRT'nin LDPE matrisine işlem uygulanmamış olanlara kıyasla daha iyi yapışmasından dolayı kompozitlerin son özelliklerini arttırmıştır. LDPE'nin çekme ve darbe dayanımları, depolama modülü ve camsı geçiş sıcaklığı, silanlanmış dolgular ile yükselmiştir. MFI testinden çıkarım yapılmıştır ki, BRT ve BNT eklemeleri, LDPE'nin eriyik akış hızında belirgin bir değişim ile sonuçlanmamıştır. Kompozitlerin SEM analizine göre, silanlama uygulanmış BNT ve BRT içeren örnekler homojen dağılım sergilerken işlenmemiş BNT ve BRT takviyeli kompozitlerde bu dolguların polimer matrisine zayıf yapışmalarından ötürü bağ açılmaları gözlenmiştir.
  • Master Thesis
    Asidik Pomza Tozu ile Katkılandırılmış Akrilonitril-bütadien-stiren Kompozitlerinin Hazırlanması ve Karakterizasyonu
    (2017) Alaq, Sanaa Alı E.; Tirkeş, Seha; Tayfun, Ümit
    Akrilonitril-bütadien-stiren polimerinin fiziksel, termal ve reolojik özelliklerinin geliştirilmesi çalışmaları bu polimerin sahip olduğu geniş uygulama alnından dolayı halen ilgi çekmektedir. Bu çalışmada akrilonitril-bütadien-stiren matrisine asidik pomza tozu ilave edilerek kompozitler hazırlanmıştır. Kompozit hazırlama işlemi aynı yönde dönüş yapan çift vidalı mikrokarıştırıcı ile gerçekleştirilmiş ve test numuneleri enjeksiyon kalıplama ile elde edilmiştir. Asidik pomza parçacıklarının besleme oraları sırası ile %5, %10, %15 ve %20 olarak seçilmiştir. Hazırlanan kompozitlerin karaterizasyonları, çekme dayanımı testi, darbe testi erime akış indisi, dinamik mekanik analiz ve taramalı elektron mikroskobu ile yapılmıştır. Test sonuçlarına göre, kompozitler arasında en yüksek artış % 15 AP eklenmesi ile gözlenmiştir. Bu kompozisyon, ABS/AP kompozitleri için en uygun olarak belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Yağ Asitlerinden Yüksek Kükürt İçerikli Polimerik Malzemelerin Sentezi ve Karakterizasyonu
    (2021) Berk, Hasan; Cihaner, Atilla
    Doğal kaynaklardan ve petrol rafinerilerinden elde edilen elementel kükürt, yaygın olarak bulunabilen ve pahalı ve zehirli olmayan bir malzeme olmasına rağmen, onun için büyük ölçekli üretken kullanımlar bulmak önemli bir ilerleme olacaktır. Öte yandan, gelecekte bitkisel yağların yenilenebilir kaynaklardan polimer üretiminde kilit rol oynaması beklenmektedir. Bu çalışmada, çeşitli miktarlarda yağ asitleri (oleik asit (OA), linoleik asit (LA) ve linolenik asit (LnA)) içeren yüksek kükürt içerikli yeni bir polimer serisi ters vulkanizasyon yöntemi ile sentezlenmiş ve başarılı bir şekilde karakterize edilmiştir. Özellikle, çift bağların ve serbest alkil zincirlerinin polikükürt kopolimerleri üzerindeki etkisi, bir çift bağlı OA, iki çift bağlı LA ve üç çift bağlı LnA kullanılarak sistematik olarak araştırılmıştır. İlgili kopolimerler yaygın organik çözücülerde çözünür, işlenebilir ve elektroaktiftir. Öte yandan, polimer yapısında yağ asitlerinin bulunması nedeniyle, kopolimerler reaktif fonksiyonel birimlere (karboksilik grup-COOH) sahiptir ve diol ile kimyasal modifikasyonları ester bağlarının oluşumuna yol açar. Bu post polimerizasyon, yüksek moleküler ağırlıklı yeni polimerlerin elde edilmesi ile sonuçlanır. Son olarak, kopolimerlerin ağır metal iyonlarının (Paladyum (II) ve Cıva (II)) uzaklaştırılmasında ve kullanımı test edilmiştir. Sonuçlar, polimerlerin ağır metal iyonu uzaklaştırma için potansiyel malzeme olabileceğini göstermiştir.