Search Results

Now showing 1 - 10 of 21
  • Master Thesis
    Dernekler ve Vakıflar Özelinde Sivil Toplum Kuruluşları ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Arasındaki İlişki
    (2024) Özdemir, Pervin Akbaş; Cansızlar, Doğan
    Bu yüksek lisans tezinde vergi kanunları, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve sivil toplum kuruluşları (STK'lar) Arasındaki ilişki incelenmektedir. 15 STK'nın son 5 yıllık mali verileri analiz edilerek STK harcamaları ile listelenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile ilişki kurulmuştur. STK'ların sürdürülebilir kalkınmayı nasıl etkilediğini açıklığa kavuşturmaya yardımcı olacaktır. Çalışma, analiz sonuçlarını değerlendirerek STK'ların vergilendirme politikalarına farklı bir perspektif katmayı amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Vergi Harcamalarının Ar-ge Sektörü Üzerindeki Etkileri
    (2024) Aslan, Şükrü; Cansızlar, Doğan
    Bu çalışma, Türkiye'de vergi harcamalarının Ar-Ge sektörü üzerindeki ekonomik etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Analiz, 5746, 4691, 5520 ve 193 sayılı kanunlarda belirtilen vergisel teşviklerin Ar-Ge yatırımlarına olan etkilerini detaylı bir şekilde ele almaktadır. Çalışmada, Türkiye'de uygulanan vergi harcamalarının GSYH içindeki büyüklüğü ortaya konulmuş ve bu çerçevede, belirtilen kanunların sağladığı teşviklerin ekonomik boyutu ile Ar-Ge sektörünün bu teşviklere olan etkisi analiz edilmiştir. Sektör bazında Ar-Ge yatırımlarına dair detaylı veri analizi, çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu analiz, Ar-Ge harcamalarının sektörel dağılımını, sektörel büyüklükleri ve kanunlar tarafından öngörülen teşviklerin sektörlere olan etkilerini içermektedir. Çalışma aynı zamanda, vergi harcamalarının Ar-Ge sektöründeki genel ekonomik etkilerini de değerlendirmektedir. Bu bağlamda, Ar-Ge yatırımlarının artışı, istihdam yaratma potansiyeli, teknolojik gelişmelerdeki artış gibi unsurlar ele alınmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma, Türkiye'nin Ar-Ge sektörünü desteklemek amacıyla uyguladığı vergi harcamalarının ekonomik etkilerini açıklığa kavuşturarak, politika yapıcılar ve iş dünyası için değerli bir kaynak sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Similarities and Differences Between Decentralized Finance and Traditional Finance: Expectations and Approaches of Market Actors
    (2024) Katar, Gökhan; Sayar, Ali Rıza Zafer
    Teknolojinin günden güne gelişmesi birçok sektöre yenilik ve inovasyon getirmiştir. En önemli sektörlerden birisi olan finans sektörü de bu gelişmelerden olumlu anlamda etkilenmiştir. Fakat geniş çapta bir sistem olarak ortaya çıkan merkeziyetsiz finans, geleneksel finansa alternatif ya da tehdit olması açısından akademik çalışmalara ve birçok tartışmaya konu olmuştur. Merkeziyetsiz finansın temelinde yer alan blok zincir teknolojileri ve kripto paraların, geleneksel finans sistemine kıyasla sağladığı avantajlar ve dezavantajlar bulunmaktadır. Bu çalışmadaki amaç ise, merkezi olmayan finans ile geleneksel finans arasındaki benzerlik ve farklılıkları, finans sisteminin 5 temel unsuru (fon arz edenler, fon talep edenler, finansal aracılar, yatırım araçları ve düzenleyiciler-denetçiler) kapsamında ele alarak; piyasa aktörlerinin görüşleri, değerlendirmeleri ve bu iki sisteme karşı bakış açılarını araştırmaktır. Bu araştırmada mülakat tekniği kullanılmıştır. 6 adet piyasa profesyoneline 15 soru sorulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar ışığında sonuçlar çıkarılmıştır. Merkeziyetsiz finans ve geleneksel finansın kıyaslanmasına karşı piyasa aktörlerinin beklenti ve yaklaşımlarına uygun bir çalışmanın eksikliğinden dolayı literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır.
  • Master Thesis
    Küresel Likidite Koşullarının Borsa İstanbul Endekslerine Etkileri
    (2020) Altuntaş, Canan Özlem; Omay, Tolga
    Küreselleşme ve finansal serbestleşmenin bir sonucu olarak, bir ülkenin finansal piyasasında yaşanan bir değişiklik yerel bir etkiyle sınırlı kalmamakta, diğer finansal piyasalara da yayılmaktadır. Bu tez çalışmasında, küresel likidite koşullarının Borsa İstanbul üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, 01.01.2010 – 31.03.2020 tarihleri arası BIST 100 endeksi log-getirileri ile VIX endeksinin günlük kapanış verileri, bir Çok Değişkenli GARCH model spesifikasyonu olan Sabit Koşullu Korelasyon GARCH (CCC-GARCH) yöntemi ve Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif (ARDL) model kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada VIX endeksi, global likiditeyi temsilen vekil değişken olarak kullanılmıştır. Elde edilen ampirik sonuçlar, beklentilerle paralel olarak VIX ve BIST 100 endeksleri arasında negatif korelasyon olduğu, BIST 100 endeksinin küresel finansal piyasalarla tam entegre olduğu ve dolayısıyla küresel likidite koşullarında meydana gelen bir şokun BIST 100 endeksini de etkilediği yönündedir.
  • Master Thesis
    E-ticaretin Vergilendirilmesi: Seçilmiş Ülke Uygulamaları ve Türkiye
    (2022) Bostan, Kutay; Cansızlar, Doğan
    E-ticaretin geleneksel ticaretin vergilendirildiği şekilde vergilendirilmesi günümüzde internetin giderek artan kullanımı ve e-ticaretin ekonomide giderek artan hacmiyle birlikte her geçen gün daha önemli hale gelmektedir. Buradan hareketle araştırmada ABD'nin icadı olan internetin, günümüzde e-ticarete yönelik olarak oluşturduğu fırsatların, geleneksel ticaret düşünülerek oluşturulmuş ülke vergi mevzuatları karşısında ortaya çıkardığı problemler ile bu problemlerin vergi kanunlarındaki hangi eksiklikler dolayısıyla ortaya çıktığı incelenmiştir. Bahsi geçen bu eksikliklerin çözümüne yönelik ulusal ve uluslararası çapta yapılmış çalışmalar ve uygulamalar incelenerek olumlu ve olumsuz yönleri değerlendirilmiştir. Bu araştırma aynı zamanda internetin kullanıma sunulmasının ardından e-ticaretin vergilendirilmesine yönelik gerçekleştirilen bu çalışmalar ve uygulamaların başlangıcından bu yana geçen yaklaşık 20 yıllık süreçteki sürekli değişim ve gelişim dolayısıyla oluşan belirsizlik ortamının, sağlıklı bir değerlendirmesinin ve güncellenmesinin yapılabilmesi amacıyla derleme şeklinde gerçekleştirilmiştir. Bütün bu incelemelerin ardından Türkiye'deki durumun değerlendirmesi yapılmış ve ülkemizde gerçekleştirilen çalışma ve uygulamalara değinilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda ülkemizdeki duruma yönelik olarak analizler gerçekleştirilmiş ve öneriler ile alternatif çözüm yollarına değinilmiştir. Anahtar Sözcükler: E-ticaretin Vergilendirilmesi, OECD, Dijital Ekonomi, İnternet, İş Yeri
  • Master Thesis
    Vergi Hukuku Açısından 'bir Suça İki Ceza Olmaz' İlkesi
    (2021) Karaman, Dilek; Cansızlar, Doğan
    Kişilerin aynı olay ve aynı fiil sebebiyle iki veya daha fazla yargı kolunda yargılanması ve ceza alması 'bir suça iki ceza' olarak tanımlanabilir. 'Bir suça iki ceza olmaz' ilkesinin uygulanabilmesi için kişi ve eylemin aynı olması gerekmektedir (Ünver ve Hakeri, 2019: 1784). Ülkemiz kanunlarında açıkça ilke adı yer almamasına rağmen çoğu kanunumuzun 'bir suça iki ceza olmaz' ilkesi ile uyumlu olduğu görülmektedir. Ancak Vergi Usul Kanunu (VUK) 'kaçakçılık' suçları için hem idari yaptırım hem de adli ceza verilmesi gerektiğine hükmetmektedir. Tezin ilk bölümünde 'bir suça iki ceza olmaz' ilkesi, suç ve kabahat kavramlarının evrensel tanımları, VUK'ta suçlar için hükmolunan cezalar ve kabahatlar için öngörülen yaptırımlar incelenmiştir. İkinci bölümde 'bir suça iki ceza olmaz' ilkesinin tarihî gelişimine kısaca değinilmiş, daha sonra Türkiye'de yürürlükte olan kanunlarda yer alan hükümler göz önünde bulundurularak 'bir suça iki ceza olmaz' ilkesi incelenmiştir. Özellikle vergi ceza hukuku bakımından değişik doktrin ve yargı görüşleri ayrıntılı olarak ele alınmış, bazı ülkelerde 'bir suça iki ceza olmaz' ilkesine dair uygulamalar ve 'Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi' (AİHM) dava ve kararları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise 'bir suça iki ceza olmaz' ilkesinin ülkemiz ve bazı ülkeler tarafından uygulanması değerlendirilmiştir. Aynı zamanda konuya eleştirel bir bakış açısı getirilerek yasalar ve uygulamalardaki çelişkiler ve yargılama usulleri açısından 'bir suça iki ceza olmaz' ilkesinin uygulanabilirliği değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    Bireysel ve Toplumsal Açıdan Vergiye Karşı Tepkilerin İncelenmesi
    (2023) İpek, Tuncay; Özsoy, Ahmet Ersen
    Vergiler insanların yaşamı boyunca içinde bulunduğu toplumu kapsayan siyasi kurumlara karşı ödemenmesi zorunlu olan mali bir sorumluluktur. İnsanlar hangi devlet türünde yaşarlarsa yaşasın vergilendirme ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Vergiler bireylerin gönüllü bir şekilde ödeme yapmaları esasına dayansada gün geçtikçe zorunlu olmasından dolayı bireylerin olumsuz yönde tepkiler vermelerine neden olmaktadır. Vergi neticesinde bireylerin gelirlerinde azalmasından dolayı, siyasi, sosyal, ekonomik nedenlerden dolayı çeşitli tepkiler oluşmaktadır. Bu nedenle birey veya toplumun vergiye karşı olan tepkilerin incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, vergi ödeyen bireylerin vergiye karşı olan tepkilerini inceleyerek, inceleme sonucunda vergi politikaları üzerine etkilerini değerlendirmektir. Bu çalışmada vergi tepkilerinin hem sosyal hemde psikolojik olarak incelenmeye çalışılmıştır. Bu nedenle vergi ile ilgili kavramlar tanımlanmaya çalışılmış ve daha sonra bireyleri etkileyen faktörler neticesinde nasıl tepki verdikleri konusunda bilgiler verilmiştir. 15.06.2022 ve 15.08.2022 tarihleri arasında basit tesadüfî örnekleme yöntemiyle belirlenmiş 100 katılımcıya uygulanan anketler, SPSS (Social Package for Social Science) programı ile analiz edilmiştir. Yapılan araştırmalar neticesinde elde edilen sonuçlara göre; bireylerde sosyal, psikolojik yönden birçok faktörden etkilenerek vergi karşısında farklı tepkiler verdikleri belirlenmiştir. Ayrıca; mevcut vergi sisteminin vergi adaletini sağlamadığını ve ödenen vergilerin etkili bir şekilde kullanılmadığını, vergi politikalarının mükellef ihtiyaçlarına uygun düzenlenmediği gibi pek çok bulguya ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Birey, Toplum, Vergi, Tepki, Vergi Psikolojisi.
  • Master Thesis
    Vergi Uyuşmazlıkları Çözümünde Arabuluculuk Yöntem Uygulanabilirliği ve Ülkemizde İncelenmesi
    (2023) Yumuşak, Eda; Cansızlar, Doğan
    Vergi, anayasanın 73. Maddesine göre 'Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.' ibaresine dayanarak kamu harcamalarını finanse edilmesi amacıyla kamu tarafından, egemenlik gücüne dayanarak aldığı paradır. Vergi, yüzyıllar boyunca dünya üzerindeki tüm ülkeler için önemini her zaman korumuştur. Verginin tarafları alacaklı Vergi dairesi ve vergi ödemekle yükümlü olan mükelleftir. Vergi uyuşmazlığı, vergi konusunda mali idare ile mükelleflerin kanunları yorumlama konusunda ve davranışsal olarak farklı eylemlerde bulunmaları nedeniyle uygulamada yaşanan anlaşmazlık hali olup, farklı sebeplerle verginin taraflarının değişik düşünce ve davranışlarıdır. Başka bir ifade ile mali idare ile vergi yükümlüleri arasında ortaya çıkan hukuki ihtilaftır. Bu ihtilafın çözümlenmesinde barışçıl yöntemler bulunmaktadır. Bunlar Uzlaşma, Hataların düzeltme, Cezalarda indirim, Pişmanlık ve ıslah, İzaha Davet, Kanun Yolundan Vazgeçme ve Kamu Denetçiliğidir. Türk Vergi Sisteminde Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden olan Arabuluculuk yöntemi ile ilgili bir mevzuat yoktur. Avrupa Birliği ülke uygulamaları başta Fransa olmak üzere bulunmaktadır. Bu tezde Türk Vergi Sistemine Arabuluculuk yönteminin vergi uyuşmazlıkları çözümünde olumlu olarak katkı sağlayabilir mi? Uyuşmazlıkların çözümünde Arabuluculuk yönteminin uygulanabilirliği amacı üzerine Nitel araştırma deseni kullanılarak sekiz serbest muhasebeci mali müşavir ve sekiz avukat derinlemesine mülakat yapılmış veri analizi yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Finansal Oranların ABD REIT'leri Üzerindeki Etkisinin Değerlendirilmesi (Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları) Hisse Getirisi: Bir Makine Öğrenimi Analizi
    (2024) Haghıghı, Iman Hadian; Sayar, Ali Rıza Zafer
    Bu tez, 2012 ile 2020 yılları arasında ABD Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (REIT'ler) hisse senedi getirileri üzerindeki finansal oranların etkisini incelemektedir. Random Forest, Gradient Boosting, k-en yakın Komşular, Ridge Regression, Support Vector Regression, Karar Ağacı, Polinomiyal Regresyon, Sinir Ağı, Lasso Regresyon ve XGBoost gibi çeşitli makine öğrenimi modelleri kullanılarak hangi finansal oranların hisse senedi getirileri üzerinde en büyük etkiye sahip olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, 8 yıl boyunca 107 ABD REIT'i ve 17 finansal oran içeren veri seti kullanılmıştır. Araştırma metodolojisi, aykırı değerlerin ele alınması, eksik verilerin yönetilmesi ve analiz için özelliklerin ölçeklenmesi gibi veri hazırlama aşamalarını içermektedir. Modelin geliştirilmesi için 10 katlı çapraz doğrulama ve hiperparametre ayarları için ızgara arama kullanılmıştır. Sonuçlar, özellikle Random Forest modelinin en iyi performansı gösterdiğini ve Dividend Yield (Temettü Verimliliği) ile Asset Turnover (Varlık Devir Hızı) oranlarının en etkili özellikler olarak öne çıktığını göstermektedir. Bu bulgular, gelir dağılımının hisse performansında kritik bir rol oynadığı REIT'lerin özgün finansal yapısını vurgulamaktadır. Çalışma, hisse senedi getirilerinin ana sürücülerini belirleyerek yatırımcılar, REIT yöneticileri ve politika yapıcılar için önemli bilgiler sunmaktadır. Ayrıca, daha ileri teknikler ve genişletilmiş veri setleri kullanılarak finansal oranlar ile REIT performansı arasındaki ilişkilerin daha derinlemesine incelenmesi için gelecekteki araştırma yönlerine önerilerde bulunmaktadır.
  • Master Thesis
    Testing the Efficient Market Hypothesis by Considering Structural Breaks and Conditional Heteroscedasticity: Istanbul Stock Exchange Sector Indices 2002-2019 Period
    (2024) Yeşilay, Zeynep; Omay, Tolga
    Etkin piyasa hipotezi, finansal piyasaların verimli olduğu ve varlık fiyatlarının mevcut tüm bilgileri yansıttığı öncülüne dayanmaktadır. Bu nedenle, yatırımcıların yatırım stratejilerini bilinçli şekilde oluşturmaları, riski etkili şekilde yönetmeleri için bir piyasanın etkin olup olmadığının anlaşılması önemlidir. Piyasanın etkinliğini test etmek için ise en doğru ve güvenilir modeli kullanmak elzemdir. Bu tez çalışmasında, 2002-2019 dönemini kapsayan Borsa İstanbul sektör endekslerinin verimli olup olmadığı araştırılmıştır ve bunun için en doğru yöntem aranmıştır. Bu bağlamda etkin piyasa hipotezinin gelişimi tartışılmış ve benzer araştırmalara yer verilmiştir. Etkin piyasa hipotezinin test edilmesinde yapısal kırılmaların ve GARCH etkilerinin dahil edilmesinin önemi vurgulanmıştır. Ardından geleneksel ve yenilikçi birim kök testleri seçilen veri setine uygulanmış, birim kök probleminin devam etmesi nedeniyle piyasa bu aşamada verimli bulunmuştur. Ardından model genişletilerek sırasıyla sert yapısal kırılmalar, sert ve yumuşak yapısal kırılmalar ve son olarak sert ve yumuşak yapısal kırılmalar ile GARCH etkileri dahil edilmiş ve piyasadaki etkinliğin varlığı hakkında daha kapsamlı bir anlayış sağlanmıştır. Yapısal kırılma testleri arasında en iyi performansı Çamalan, Hasdemir, Omay ve Küçüker'in (2024) yapısal kırılmalar ve GARCH etkilerinin dikkate alındığı birim kök testi sergilemiştir. Geleneksel birim kök testleri piyasa verimliliğini işaret ederken, ekonometrik model yapısal kırılmalar ve GARCH etkilerini içerecek şekilde genişletildiğinde piyasaların verimsiz olduğu görülmüştür. Ek olarak ARCH-GARCH parametrelerindeki değişimler incelenmiş ve değişimlerin birim kök testi sonuçlarına etkileri değerlendirilmiştir. Sonuçlar, bu piyasada şoklar gibi etkilerin, kısa vadeli etkilerinin oynaklık yapısını şekillendirdiğini göstermiştir. Dolayısıyla etkin piyasa hipotezinin sınanmasında yapısal kırılmaların ve GARCH etkilerinin önemi görülmüştür.