Search Results

Now showing 1 - 10 of 64
  • Master Thesis
    Birleşik Devletler-libya İlişkileri (2002-2012)
    (2017) Kablan, Amıra; Karasar, Hasan Ali
    Bu tezin amacı, ABD ve Libya arasındaki ilişki aşamalarını, bu ilişkilerin önemini ele alan sistematik bir analizle ve 2002 ve2012 yılları arasında Amerikan Büyükelçisine yönelik suikaste kadar yaşanan başlıca olayları vurgulayarak dikkatlice gözlemlemektir. Bu çerçevede belirtilen amaca ulaşmak için, bu çalışma, ABD-Libya ilişkilerininin erken tarihini, özellikle Libya'nın Osmanlı egemenliğinde olduğu ve Amerika Birleşik Devletlerinin Kuzey Afrika'daki hırsının ve çıkarının odağında olduğu 19. Yüzyılın başlarını kapsamaktadır. Bu dönemde ilişkilerde, bağımsızlığın kazanılmasından sonra ABD tarafından başlatılan ilk savaşın başlamasına sebebiyet veren inişler ve çıkışlar yaşanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda, Libya'nın İtalyan sömürgesi altında olduğı dönemi de ele almaktadır. ABD-Libya ilişkileri, özellikle kraliyet döneminde yaşanan çevreleme ve ABD'ye neredeyse tamamen bağımlılık aşamasını yansıtmaktadır. Libya'nın stratejik konumu ve petrol mevcudiyeti, Sovyetler Birliği'nin yayılmasına karşı kendi çıkarını ve etkisini güçlü bir şekilde savunan ABD için özel bir önem arz etmiştir. Bu tez, 1969 yılından 17 Şubat devrimine kadar olan Kaddafi rejimini incelemiştir. Son otuz yılda, ABD-Libya ilişkileri gergin olarak tanımlanabilirdi, fakat 1970'lerde ve 1980'lerde yaşanan askeri cepheleşme, ilişkilerde bir dönüm noktası olmuştur ve 11 Eylül saldırılarından sonra işbirliğinin yolunu açmıştır. Arap Baharı olaylarından sonra ilişkiler kötüleşmiş ve Amerika Birleşik Devletlerinin askeri müdahalesi nedeniyle yaşanan cepheleşme ve silahlı muhalif gruplara verilen destek Kaddafi'nin devrilmesine neden olmuştur. Son olarak bu çalışma, Obama yönetimi tarafından Libya'ya yönelik bu müdahalenin çıkarımlarıyla ve durumun yanlış yorumlanmasıyla Amerikan Büyükelçisinin suikastine ve başarısız bir devlete neden olan Kaddafi rejiminin devrilmesi noktasında sona eren Amerikan propagandasını ve müttefiklerini ele almıştır. Anahtar Sözcükler: Terör, Al-Gaddafi, NATO, Amerikan büyükelçisi
  • Master Thesis
    Işid'in Ortaya Çıkışı ve Türkiye
    (2018) Yüksel, Serdar; Ünal, Hasan
    IŞİD terör örgütü Arap Baharı'nın Suriye'ye gelmesiyle oluşan iç savaşı ve zaten istikrarsız bir görüntü veren Irak'ta kendisine hakimiyet alanı kurarak devlet olma yolunda ilerleyen bir görüntü çizdi. Irak ve Suriye ile tarihsel yakınlığın yanında sınır komşusu olan Türkiye ise bu süreçte en çok etkilenen devlet oldu. Türk dış politikasının bu dönemde geliştirdiği politikalar, bölgenin siyasi istikrarın da etkili olmuştur. Türkiye bu dönemde aktif ve çok yönlü dış politikasıyla sadece Ortadoğu da değil dünya çapında yaptığı eylemlerle yankı uyandıran IŞİD terör örgütüne karşı yürüttüğü politikalarıyla bölgede söz sahibi olmayı hedeflemiştir. Bu çalışma Türk dış politikasında alınan kararların anlık değişkenlerini ve iç politikasına nasıl yansıdığı üzerine tartışmayı amaçlamaktadır. Bu noktada bir sonuca varabilmek için AKP hükümetinin Türk dış politikasında alışılagelmişliğin dışına çıkan bazı kararları ve dış sorun olarak görünen Irak, Suriye ve IŞİD politikalarının iç sorunlarını da tetiklemesiyle yaşanan olaylardan da yararlanılmıştır. Böylelikle söz konusu değişimlerin yıllara ve şartlara göre Türk iç ve dış siyasetinde köklü değişikliklere gidildiği ve IŞİD konusunda anlaşmalara dayanan bir çözüm seçtiği görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Dış Politikası, Dış Politika Değişkenleri, IŞİD,
  • Master Thesis
    Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü
    (2019) Derow, Abshır; Orhan, Duygu Dersan
    Derow, Abshir. Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2018. Afrika Kıtası dünya sisteminin deniz aşırı hükümetlerce yüzyıllar boyunca sömürülen bölgesinde yer almaktadır. Bunun sebebi kıtada çok sayıda dokunulmamış ham madde bulunması ve uluslararası güçler ve onlara ait çok uluslu firmaların dünya sisteminde merkezi güç olmak adına bu ham maddelere sahip olmayı amaçlamalarıdır. Buna bağlı olarak yüzyıllar boyunca bu ülkeler ve ham maddeleri üzerinde kontrollerini sürdürmüşlerdir. Her ne kadar ilk başlarda amaçları ham maddeleri elde etmek, ücretsiz iş gücü ve ürünlerini satabilecekleri büyük pazarlara sahip olmak olsa da sonradan kaynaklar üzerinde hakimiyet sağlama çabasına dönüşmüştür. Bunun bir sonucu olarak da uluslararası güçlerin neden olduğu aralıksız savaş ve sefalet nedeni ile Afrika kıtası ve insanı istikrarsız hükümetlerin yönetiminde acı çekmişlerdir. Bu çalışmada, uluslararası müdahalelerin ve iç savaşların kurbanı olan Doğu Afrika ülkesi Somali ele alınmıştır. Her ne kadar iyi bir stratejik konumda yer alıyor ve zengin kaynaklara sahip olsa da, Somali'nin bu özellikleri insanları için maalesef bir fırsat yerine bir şanssızlık olmuştur. Terörist gruplar ve uluslararası firmalar kaynaklarını sömürürken, yerel halk komşu ve deniz aşırı ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. On yıllar boyunca Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumlar, süregelen iç savaşı bitirmek adına barış girişimlerinde bulunuyor olsalar da bu girişimler maalesef sonuçsuz kalmış ve ülke halen savaş ortamından kurtulamamıştır. Bu tez çalışmasında tarihi arka plan ile birlikte mevcut durum analiz edilecek ve bu bağlamda bahsi geçen uluslararası güçlerin Somali'deki temel rolü ile bunların Somali'yi nasıl etkilediği incelenecektir.
  • Master Thesis
    Yunanistan siyasetinde Makedonya sorunu (1991-2019)
    (2020) Özlü, Zeynep Özlem; Gürel, Şükrü Sina; Gürel, Şükrü Sina; Gürel, Şükrü Sina; Political Science and Public Administration; Political Science and Public Administration
    Yugoslavya'nın yıkılması ile başlayan Balkanlardaki savaş ve istikrarsızlık Yunanistan siyasetini derinden etkileyen bir dönem yaratmıştır. Yugoslav İç savaşından kansız bir şekilde çıkarak bağımsızlığını ilan etmeyi başaran Makedonya Cumhuriyeti uluslararası arenada tanınmak için oldukça büyük bir savaş vermiştir. Çok uluslu yapısı ve güçsüz ekonomisi ile hızlı bir şekilde demokratikleşme sürecine giren Makedonya Cumhuriyeti, Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından takdirle karşılanmıştır. Ancak Balkan Savaşları sonrasında ortaya çıkan tarihsel Makedonya Sorunu kırk beş yıllık bir uykudan sonra yeniden uyanmış ve Yunanistan isim, bayrak ve anayasasına karşı çıktığı Makedonya Cumhuriyeti'ni tanımamak ve uluslararası örgütlerde yer bulmasını engellemek için büyük bir çaba göstermiştir. Nihayet 27 yıl sonra gerek Makedonya'da gerekse Yunanistan'da başa gelen ılımlı hükümetler ulusal çıkarları için önemli bir adım atmış ve imzalanan Prespa Anlaşması ile iki ülke arasındaki isim sorunu Makedonya Cumhuriyeti'nin adının Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değişmesi ile son bulmuştur. Anahtar kelimeler: Kuzey Makedonya, Makedonya Cumhuriyeti, Yunanistan, Prespa Anlaşması, Alexis Tsipras, Zoran Zaev.
  • Master Thesis
    Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015
    (2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan Ali
    Bu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlama
  • Master Thesis
    Kuşak ve Yol Girişimi: Cibuti ve Pakistan Örnekleri
    (2021) Osmanlı, Seyda Nur; Yıldırım, Nilgün Eliküçük
    Bu çalışma Çin Halk Cumhuriyeti tarafından başlatılan Kuşak ve Yol Girişimi'nin Çin Halk Cumhuriyeti dış politikası açısından hedeflerini ortaya çıkartmak için yapılmıştır. Bu nedenle Çin Halk Cumhuriyeti içerisindeki ekonomik ve siyasi koşullar çerçevesinde Kuşak ve Yol Girişimi'ni meydana getiren gelişmeler incelenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti ekonomisinin son yıllarda karşı karşıya kaldığı zorluklara Xi Jinping döneminde proaktif politikaların izlenerek çeşitli çözümler geliştirildiği görülmüştür. Nihayetinde çeşitli siyasi ve ekonomik sorunlara çözüm ihtiyacı ile başlatılan Kuşak ve Yol Girişimi Çin Halk Cumhuriyeti dış politikası için ekonomik ve siyasi kazanımları da beraberinde getirmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan çoklu durum çalışması (çoklu vaka çalışması) kullanılmıştır. Cibuti Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti iki durum olarak ele alınarak Kuşak ve Yol Girişimi hakkında derinlemesine araştırma yapılmıştır. Ele alınan vakaların her ikisinde de deniz haydutluğu, radikalizm, ayrılıkçılık gibi Çin Halk Cumhuriyeti açısından tehdit unsuru olan çeşitli güvenlik sorunlarının bulunduğu gözlemlenmiş ve bu güvenlik sorunları ile Kuşak ve Yol Girişimi arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkiler araştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda Çin Halk Cumhuriyeti'nin Kuşak ve Yol Girişimi sayesinde ekonomik araçlar kullanılarak her iki vakada güvenlik sorunlarının üstesinden gelinmeye çalışıldığı saptanmıştır. Bu yöntemin Batı Kalkınma Stratejisi ile aynı yöntem ve amaçlara sahip olmasından hareketle Kuşak ve Yol Girişimi'nde uygulanan yöntemlerin Çin Halk Cumhuriyeti siyaseti açısından bir sürekliliği yansıttığı, bununla birlikte 'bağlantı' kavramı sayesinde özellikle liman bağlantıları aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyeti'nin erişim alanının genişlediği saptanmıştır. Ayrıca pek çok farklı alanda 'Çin Standartları'nın elde edilmeye çalışıldığı ve bu standartların Kuşak ve Yol Girişimindeki altyapı yatırımlarında uygulandığı görülmüştür. Öte yandan Girişim'in çeşitli siyasi, coğrafi, hukuki ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğu ve girişimdeki projelerin şeffaflık ve saydamlık gibi çeşitli niteliklerden yoksun olduğu görülmüştür. Kuşak ve Yol Girişimi'nin başarıya ulaşarak yatırım alan ülkelerin refahına ve bölgesel refahlara katkı sağlaması ve Xi Jinping dönemi önemli politika formülasyonu olan Çin Rüyası'nın gerçekleşmesi için, Girişim'in önündeki yatırımların yapıldığı ülkelerdeki sorunlara yönelik çözümler geliştirilmesinin gerekli olduğu saptanmıştır.
  • Master Thesis
    Avrasyacılık Kökeni ve Türk Avrasyacılığının Oluşumu
    (2018) Keleş, Emine Begüm; Ünal, Hasan
    Bu tezde Avrasyacılık ve Türk Avrasyacılığının tarihi gelişim süreci açıklanmaya çalışılmıştır, aynı zamanda Rusya ve diğer ülkelerin politik gündemleriyle olan ilişkileri üzerinden değerlendirilmiştir. Ağırlıklı olarak Türk Avrasyacılığı fikrinin gelişimi ve Rusya'nın Türk Avrasyacılığına katkıları araştırılmıştır. Avrasyacılık hangi ülkeler ile birlikte oluşturuldu, nerede, ne zaman, hangi düşüncelerle ortaya çıktı bunların cevabını araştırmamızda bulmak mümkündür. Hangi ülkeler, hangi düşüncelerle Avrasyacılığı destekliyor veya izlemekle yetiniyor, günümüz penceresinden bakılarak sentezlenmiş bir çalışmadır. Tüm bunların yanı sıra Türk Avrasyacılığın kökeni etniksel ve ulusal açıdan analiz edilmiş, Rusya, Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye'nin Avrasya Birliği projesi üzerinde odaklanmış olduğu gözlemlenmiştir. Bu projeyle Türk Avrasyacılığı ve Evrazia düşüncelerinin nasıl geliştiği ve gelişeceği, Türkiye ve Rusya'nın ileriye yönelik attığı adımlardan bahsedilmiştir. Son olarak Avrasyacılık ve Türk Avrasyacılığı sentezi sonucu gelecekte siyasi iyileşmeler adına neler olacağını öngörmek adına yapılmış bir çalışmadır.
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Orta Asya Türk Devletleri Politikası Üzerindeki Rus Politik Etkisi
    (2010) Kılıçbeyleroğlu, Buğra; Başak, Cengiz
    Orta Asya tarihin başından beri Türk topluluklarının ana vatanı olma özelliğini korumuştur. Çeşitli zamanlarda belli devletlerin saldırısı ve hâkimiyetine geçmiştir. Bu tezde Türkiye'nin Orta Asya Türkleri ile olan ilişkileri dikkate alınacaktır. Türkiye kökenlerini Orta Asya'dan almış bir devlettir. Tarih boyunca da kesintilere de maruz kaldıysa da ilişkilerini büyüklü küçüklü ölçülerde sürdürmeye devam etmektedir. Soğuk Savaş öncesi dönemlerde olsun soğuk savaş sırasında olsun ya da sonrasında ilişkiler duraksasa da kesilmemiştir.Tabi bu ilişkilerin seyrini etkileyen bir takım politikalardan da söz etmek mümkündür. Özellikle bölgede büyük devletlerin politik çekişmeleri yaşanmıştır. Rusya bölge üzerinde kültürel açıdan olsun, ekonomik açıdan olsun ya da askeri açıdan olsun hala başat etkisini korumaktadır. Rus politikalarına karşı duruşları değiştiren ya da belirleyen bölgesel aktörler kendileri için doğru olana en yakın siyaseti izlemeye çalışmıştır. Afganistan, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi bu aktörler içinde saymak mümkündür. Rusya'nın bu politikalar üzerindeki etmen olma faktörü çok kutuplu dönemde bir süper güç olmasının dışında en yakın geçmişte Orta Asya'da siyasi birliği sağlayan son devlet olmasından da kaynaklanmaktadır. Böylece bölge bu döneminde Rusya'nın isteklerine göre şekillenmiş bir yapıya sahiptir. Rusya'nın yakın dönem çıkarları içinde hala önemini koruyan Orta Asya hem Rusya'nın güneyinde çok geniş sınırlarla komşu olmasıyla, enerji kaynakları açısından zenginliğiyle ve geçmişte yerleşmiş ve hala Orta Asya'da bulunan en kalabalık azınlık nüfusuyla bölgeyle olan ilişkilerini kesintisiz bir biçimde devam ettirmektedir.Bu durumlar da göz önünde bulundurulduğunda Rusya Türkiye ` nin Orta Asya politikası üzerinde ki belirleyici rolünü hala korumaktadır. Bu çalışmada bu etki üzerinde Türkiye'nin konumu incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Suriye Politikası 2011-2013
    (2014) Albayrak, Aksu; Ünal, Hasan
    Türkiye' nin Suriye Krizi' ne yönelik dış politikası değerlendirilmiş, ikili ilişkilerin seyrinde geçmişten günümüze durum tespiti yapılmış ve Arap Baharı' nın Suriye'deki gidişatının, ilişkilere olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlemede ölçüt; ikili ilişkilerin geçmişi, mevcut uluslararası sistemin yapısı ve Orta Doğu'nun yaşadığı büyük değişim dalgası olmuştur. Çalışma kapsamında Arap coğrafyası ve Suriye' deki değişimler dikkate alınarak güvenlik açısından önem kazanan bölgede, Türk dış politikasının Suriye Krizine etkisiyle gelinen son dönem güvenlik durumu irdelenmiş ve muhtemel senaryolar üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Suriye, Arap Baharı, Kriz, Güvenlik.
  • Master Thesis
    Suriye Krizi Denkleminde Türkiye Rusya İlişkileri
    (2016) Kılıçarslan, Mehmet Tolga; Ünal, Hasan
    Tarih boyunca karşılıklı rekabet ve çatışma içerisinde geçen Türkiye-Rusya ilişkileri önce Milli Mücadele sonra da Soğuk Savaş döneminde (1965-1980) ekonomik ve ticari işbirliği şeklinde devam etmiş ve 2000'li yıllardan itibaren çok yönlü bir işbirliği halini almış ve özellikle enerji alanında gelişmiştir. 2010 yılından itibaren Kuzey Afrika'da başlayan ve hızla Ortadoğu'ya yayılan Arap Baharı ateşi Suriye'ye de sıçramış ve bölgedeki dengeleri alt üst etmiştir. Krizin başlamasından sonra Türkiye ve Rusya'nın bölgeye ilişkin politikaları çatışmış, Türkiye Esad rejiminin karşısında yer alırken, Rusya Esad rejimini desteklemiş ve ikili ilişkiler bu gelişmelerden olumsuz etkilenmiştir. 2015 yılında Rus SU-24 savaş uçağının Türk F-16'larınca düşürülmesi ilişkileri kopma noktasına getirmiş, Rusya tarafından uygulamaya konulan ekonomik ambargolarla ilişkiler gerginlik aşamasından kriz safhasına taşınmıştır. Yaklaşık 8 ay süren kriz dönemi boyunca iki ülke de ekonomik olarak zorluklar yaşamış, iki ülkenin birbiri açısından vazgeçilmez konumda olduğu anlaşılmıştır. Suriye krizi ile birlikte farklı bir boyuta taşınan ikili ilişkiler, Rus uçağının düşürülmesi ile kriz dönemini yaşamış, kriz döneminden normalleşme safhasına geçiş uzun ve sancılı olmuştur. Buradan hareketle tezimizin amacı Suriye krizi ile başlayan değişim sürecinin Türkiye-Rusya ilişkilerine etkisini analiz etmek ve gelecekte Türkiye-Rusya ilişkilerinin nasıl şekilleneceğini değerlendirmektir. Anahtar Sözcükler Türkiye, Rusya, Suriye Krizi, SU-24, İkili ilişkiler.