Search Results

Now showing 1 - 10 of 89
  • Article
    Kişilik Hakkının İhlalinde Manevi Tazminat
    (2016) Yılmaz, Kumru Kılıçoğlu
    Manevi tazminat, kişinin ruhsal dünyasında meydana gelen eksilmenin giderilmesini amaçlar. Bu tazminatın giderilmesi biçimi Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'nda farklı maddelerde düzenleme altına alınmıştır. Düzenleme yapılırken; saldırıya uğrayan kişisel varlık bakımından ayrım yapılmış bu ayrıma göre, kimlerin manevi zararının ne şekilde doğacağı da belirlenmiştir.Manevi tazminatın söz konusu olabilmesi için; zarar, kusur, illiyet bağı unsurları haricinde, her şeyden önce ortada hukuka aykırı fiil olması gerekir. Bu fiil neticesinde, kişinin maddi nitelikteki kişisel varlığı (bedensel bütünlük) ihlal edilebileceği gibi; maddi nitelikte olmayan kişisel varlığı (şeref, haysiyet, isim, resim, vs) da ihlal edilmiş olabilir. İşte bu durumlarda, ister maddi nitelikte olsun, ister maddi nitelikte olmasın, kişisel varlığı ihlal edilen kişinin uğradığı zararın giderilmesi gerekecektir.
  • Article
    Kamu Denetçiliği Kurumu ve Vergi Uyuşmazlıklarında Uygulaması
    (2014) Müftüoğlu, Zeynep Hoş
    Kökleri yaklaşık yüz yıl öncesine dayanan ve birçok ülkede sağlıklı şekilde işlev gören kamu denetçiliği kurumu, idarenin eylem, işlem ve tutumlarının neden olduğu hak ihlallerini gidermeyi amaçlamaktadır. Ülkemizde de 2013 yılından itibaren faaliyet gösteren kurumun, uyuşmazlık çözüm yollarımızın karmaşık yapısı ve kanunda düzenleniş şekli nedeniyle ortaya çıkabilecek birtakım belirsizlikler bulunmaktadır.
  • Article
    Özel Askeri ve Güvenlik Firmalarının Montreuk Dokümanı Muvacehesinede İnsani Devletler Hukuku'na Bağlılığı
    (2011) Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Law; Law
    Günümüzde devletler yahut uluslararası örgütler tarafından gerçekleştirilen uluslararası askeri operasyonlarda özel askeri ve güvenlik firmalarından yararlanılmasının yaygın bir uygulama haline geldiği görülmektedir. Uluslararası askeri operasyonlarda yer alan özel askerlik ve güvenlik firması çalışanlarının İnsani Devletler Hukuku (İDH) çerçevesinde sorumluluğunun olup olmadığı ve varsa bu sorumluluğun hukuki dayanağı olarak nelerin gündemde olduğu makalenin içeriğini oluşturmaktadır.
  • Article
    FEDERAL ALMANYA ÖRNEĞİNDE AB ADALET DİVANI KARARLARININ KESİN HÜKÜM KARAKTERİNE SAHİP ULUSAL MAHKEME KARARLARINA ETKİSİ
    (2019) Arsava, Ayşe Füsun
    Alman hukuku AB Adalet Divanı kararlarını yargılamanıniadesi nedeni olarak kabul etmemektedir. Şüphesiz Birlik hukukununöngördüğü Äquivalenz prensibi (uyumluluk) AB Adalet Divanı’nın vediğer AB yargısı içinde yer alan mahkemelerin kararlarının tüm üyedevletlerde aynı sonuçlar doğurmasını gerektirmektedir. Bu tür birmukayese edilebilirlik Alman hukukunda AİHM kararları bakımındansöz konusu olmamasına karşın Federal Alman Anayasa mahkemesikararları bakımından söz konusudur. Bu nedenle birçok durumdaFederal Alman Anayasa Mahkemesi Kanunu’nun 79. maddesinin kıyasen AB Adalet Divanı kararlarına uygulanması gündeme gelmektedir. Federal Alman Anayasa Mahkemesi kanunun ilgili maddesininkıyasen uygulanması yerine bu çerçevede bir kanun değişikliğininyapılması daha rasyonel gözükmektedir.
  • Article
    Dance of the Corporate Veils: Shareholder Liability in the United States of America and in the Republic of Turkey
    (2008) Davıs, B. E. Wendy; Hızır, Serdar
    The foundation of corporate law is the existence of a legal entity separate from its shareholders, thus shielding shareholders from liability for corporate obligations. Courts have rarely, and with trepidation, pierced through this corporate veil to impose liability on shareholders for corporate malfeasance. These instances have become more common in recent decades, suggesting that corporate investors and parent corporations acquiring subsidiaries need to be diligent to minimize their risk. In this article two academicians discuss the consequences of wrongdoing and mismanagement underlying the pros and cons of the systems adapted by both countries.
  • Article
    AB'NİN YASAMA TASARRUFLARINA KARŞI BİREYLERİ KORUMAYA MATUF MERKEZİ KORUMA MEKANİZMASI
    (2016) Arsava, Ayşe Füsun
    Gerçek ve tüzel kişilerin haklarının üye devletlerin mahkemeleri tarafından dezentral himayesi yerine AB hukuku çerçevesinde merkezi olarak korunması AB'nin gündeminde olan, ancak farklı görüşler nedeniyle çözüm bulunması zor olan bir sorun niteliğine sahiptir. AB'nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Sözleşmenin gerçek ve tü- zel kişilere kendilerini doğrudan etkileyen ve icra önlemi gerektirmeyen tüzük karakterli hukuki tasarruflar aleyhine iptal davası açabilme olanağı veren 263.madde, 3.fıkrası AB'nin yasama tasarruflarına kar- şı bireyleri korumaya matuf merkezi bir koruma mekanizması işlevi görmesi amacı ile düzenlenmiştir. Makalede AB'nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Sözleşmenin 263.madde, 3.fıkrasında kullanılan tüzük karakterli hukuki tasarruflar kavramının yorumu bağlamındaki tartışmalara yer verilmekte ve 263.madde, 3.fıkranın AB'nin yasama tasarruflarına karşı merkezi koruma mekanizması karakterine açıklama getirilmektedir.
  • Article
    \"ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu\"nun Ticaret Hukuku Açısından Değerlendirilmesi
    (2017) Göle, Osman Celal; Aydoğan, Gökhan
    Para piyasalarında kredi araçları ile finansman yaratmanın ön koşulu alacaklı konumundaki kişide borcun ifa edileceğine yönelik güvenin sağlanmasıdır. Güven ihtiyacını gideren en temel hukuki araçlar ise ayni ve şahsi teminatlardır. Ayni teminat türü olan rehin esas itibarıyla Türk Medeni Kanununun (TMK) \"Eşya Hukuku\" kitabında düzenlenmiştir. Bununla birlikte, Ticaret Hukukunun ayrı bir disiplin olarak ortaya çıkmasını sağlayan basitlik, sürat, güven gibi ihtiyaçların giderilmesine yönelik özel düzenlemeler, bu konunun da farklı bir şekilde ele alınması ihtiyacını doğurmuştur. Nitekim, bu çerçevede ilk olarak, 1971 tarihli 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu (TİRK)1 ile özel düzenlemeler öngörülmüştür. Ancak, bu Kanun, uygulamanın ihtiyaçlarına yeterince cevap veremediği gerekçesiyle 01 Ocak 2017 tarihinde yürürlükten kaldırılmış; yerine de aynı tarihte 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu (TİTRK) yürürlüğe girmiştir.Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu; rehin hakkının konusu ve tarafları yönünden Ticaret Hukuku, hakkın özü açısından Medeni Hukuk, borçlunun borcunu ödemediği takdirde söz konusu olacak süreç bağlamında İcra ve İflas Hukuku, cezai müeyyideleri bakımından da Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku disiplinlerinin kesişim noktalarında yer almaktadır. Bu çalışmada ise Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu kapsamında kurulacak rehin sözleşmelerinin tarafları, şekli, içeriği, konusu ve ilgili diğer yeni düzenlemeler Ticaret Hukuku açısından incelenmiştir.
  • Article
    Banka Teminat Mektubu - Hukuki Niteliği ve Çeşitleri
    (2014) Songur, Damla G.; Ceylan, Çiğdem
    Günümüzde banka teminat mektupları ticari hayatta sıklıkla kullanılan bir gayrinakdi kredi türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek ülke içi ticari ilişkiler gerekse milletlerarası ticari ilişkiler ile borç ilişkilerinde taraflar arasındaki güvenin sağlanması ihtiyacını ve bunun sonucu olarak da banka ticaret mektubu kurumunu doğurmuş; söz konusu gelişmelere paralel olarak teminat mektupları her geçen gün gelişmiş ve çeşitlenmiştir. Teminatın bağımsız bir kurum, özellikle banka gibi ticari itibarı olan bir güven kuruluşu tarafından verilmesi ise uygulamada banka teminat mektuplarını yaygınlaştırmıştır. Ticari ilişkiler nedeniyle bir araya gelen ve sözleşmeler kuran tarafların birbirlerini tanımamaları, sözleşmenin karşı tarafının edimini hiç ya da gereği gibi ifa edip etmeyeceği konusunda bir güven sorunu yaşanmasına neden olmakta ve bu güven eksikliği banka teminat mektuplarının önemini arttırmaktadır. Nitekim banka teminat mektupları, bankaların üzerlerinde yer alan meblağı ilk talepte ve herhangi bir araştırma yapmaksızın ödemeleri, arkalarında kredibilitesi hususunda itimat edilen banka tüzel kişiliğinin bulunması bakımından güvenli olması, alınmasının muhatap (alacaklı) için masrafsız, çabuk ve basit olması dolayısıyla alacaklıların alacaklarını güvence altına almak için en çok tercih ettikleri bir teminat türüdür. Çalışmamızda öncelikle teminat mektubu kavramına değinildikten sonra teminat mektubunun hukuki niteliği ve buna bağlı olarak tarafları arasındaki ilişkiler üzerinde durulacaktır. Son olarak banka teminat mektubunun çeşitlerine yer verilecektir.
  • Article
    Uluslararası Hukuk ve Bm Teşkilatındaki Değişimler
    (2015) Arsava, Ayşe Füsun
    Uluslararası hukuk tarafından düzenlenen alanlar arttıkça uluslararası hukukun parçalanması (fragmentation) bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Birbirine ters düşen çıkarların ve konuların uluslararası hukuk tarafından düzenlenmesi ancak bu şekilde mümkün olabilmektedir. Bu çerçevede genel uluslararası hukuk düzenlemelerinden kaçış yerine belli alanlarda bölgesel düzenlemelere yönelişten söz edilmektedir. Bu durum BM örgütünün ve kurumsal yapısının değişimi tartışmalarını gündeme getirmektedir. Makale uluslararası hukukun bütünleştirilesi ve parçalanması arasındaki gerilime ve yeni gelişimlere ışık tutmak amacıyla hazırlanmıştır.
  • Article
    Avrupa Birliği Birincil Hukukunda Azınlıkların Korunmasının Hukuki Dayanağı
    (2010) Arsava, Ayşe Füsun
    Azınlıkların korunması konusunda Avrupa Birliği (AB) birincil hukukunda başlan¬gıçta söz konusu olan boşluğun içtihat hukuku ve günümüzde Lizbon Sözleşmesi ile doldurulmaya çalışıldığı görülmektedir. Azınlıkların korunmasına ilişkin AB mükte- sebatının şekillenmesinde AİHK'nın yanısıra Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıklar Çerçeve sözleşmesi, üye devletlerin ortak anayasal gelenekleri ve AB Temel \"Hakları Şartı rol oynamaktadır. Azınlıkların korunması, AB müktesebatında bir anayasa prensibi olarak kabul edildiği nispette AB kurumsal yapısında ihdas edilen tasarruf¬lara ve üye devletlerin AB müktesebatını icrasına esas olmakta ve AB 'ye aday dev¬letler bakımından da yerine getirilmesi gereken siyasi kriterler arasında değerlendi¬rilmektedir.