3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Master Thesis Soğuk Savaş Sonrası Nato'nun Dönüşümü(2010) Kılıç, Barış; Başak, CengizSovyetler Birliği'nin yayılmasını durdurmak ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan NATO, Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle, varlığının sorgulanmaya başlandığı yeni bir döneme girmiştir. Bu çalışmada NATO'nun Soğuk Savaş sonrası dönemde içine girdiği dönüşüm süreci incelenmiş, bu süreçte yaşanan sorunlar ve ne derece başarılı olduğu irdelenerek, NATO'nun günümüzde de en etkili savunma örgütü olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır.Bu bağlamda çalışmada, öncelikle NATO tarihsel ve kavramsal olarak incelenmiş, dönüşüm ihtiyacının ortaya çıkmasına neden olan Soğuk Savaş sonrası değişen güvenlik tehditleri ortaya konarak; bu tehditlerin NATO'ya yansımaları kapsamında NATO'nun yeni stratejileri ve diğer uluslararası örgütlerle olan ilişkilerine etkileri ele alınmıştır. Bunlara ek olarak çalışmada, küreselleşmenin etkisiyle ilgi alanını klasik bölgesinin oldukça dışına kadar genişleten NATO'nun, dönüşüm sürecinin en önemli ve tartışmalı kısmını oluşturan alan dışı faaliyetleri incelenmiştir. Ayrıca çalışmada, Soğuk Savaş sonrası NATO'nun politik rolünün ön plana çıkması nedeniyle dönüşüm süreci, birbirine paralel ilerleyen politik ve askeri boyutlarıyla ayrı ayrı ele alınmış ve çalışmada yapılan incelemeler neticesinde ulaşılan sonuçlar hakkında değerlendirmelerde bulunulmuştur.Günümüzde gelinen noktada NATO, dar politik kapsamlı bir askeri örgütten, politik yönü daha ön planda olan politik-askeri bir örgüte dönüşmüştür. Stratejilerini günümüz tehditleri doğrultusunda yeniden oluşturan NATO, dönüşüm kapsamında yeni üyelerle genişlemiş, diğer uluslararası örgütlerle ve Avrupa-Atlantik bölgesi dışındaki ülkelerle yakın politik ilişkiler içine girmiştir. Bunun yanında NATO, bölgesel bir savunma örgütünden, Doğu Avrupa'dan Orta Asya'ya kadar geniş bir coğrafya'da, barışı koruma harekâtlarından terörizmle mücadeleye kadar çok geniş bir yelpazede görevler icra eden bir uluslararası örgüte dönüşmüştür.Çalışmada elde edilen sonuçlar neticesinde, Soğuk Savaş sonrası varlığının tartışılmasına ve dönüşüm sürecinde yaşadığı sorunlara rağmen küresel bir aktör olma yolunda ilerleyen NATO'nun, kısa ve orta vadede, Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan yeni tehditlerle mücadele edebilecek, bünyesinde sert ve yumuşak güç unsurlarını barındıran, en etkili politik-askeri uluslararası örgüt olarak varlığına devam edeceği değerlendirilmektedir.Anahtar Kelimeler: NATO, Dönüşüm, Genişleme, Afganistan.Master Thesis Reagan Doktrini: Soğuk Savaşı Bitiren Hükümet Dışı Aktörler(2020) Boztepe, Oğuzhan Ayberk; Aygül, CenkReagan doktrini ile birlikte izlenen politikalar, Sovyetlerin üçüncü dünya ülkelerindeki nüfuzunu koruyabilmek ve bu ülkelerde güç dengesini sağlayabilmek adına kaldıramayacağı bir yükün altına girmesine sebep olmuş, bu ülkelerdeki Sovyet askeri varlığı; ABD desteği ile savaşan hükümet dışı gruplar vasıtasıyla büyük ölçüde bastırılmış ve tüm bunlar Sovyetlerin Brezhnev doktrini yerine daha ılımlı politikalar izleyip, yayılmacı politikalarına son vermesine sebep olmuştur. Ayrıca Soğuk Savaştan sonra, doktrin bağlamında desteklenen bu gruplar tasfiye olmamakla birlikte, insani yönden ağır eleştiriler alacakları birçok olaya sebebiyet vermişlerdir. Çalışmanın amacı: Soğuk Savaş dönemi ABD'nin Sovyet politikalarında, Reagan doktrini bağlamında gerçekleşmiş olan hükümet dışı aktörlere yardımlar ve çevreleme stratejisi yerine geri dönüş stratejisinin benimsenmiş olması, güvenlik ikilemi göz önünde alınarak değerlendirildiğinde, bu iki politikanın ABD'nin Soğuk Savaş'ı kazanmasındaki rollerini tespit etmek ve bu politikalar kapsamında desteklenen grupların, çatışma bittikten sonra küresel terörizm ile bağlantılarını ortaya koymaktır. Konu kuramsal açıdan realist bir perspektifle ele alınacak olup yöntem olarak literatür taraması seçilmiştir. Anahtar sözcükler: Ronald Reagan, terörizm, geri dönüş, Düşük Yoğunluklu Çatışma Stratejisi, Reagan doktriniMaster Thesis Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Çin ve Abd'nin Afrika'da Aldığı Kalkınma Söylemlerinin Etkileri(2022) Husseın, Hannan Mohamed; Yalvaç, FarukSoğuk savaş sonrası dönemde Çin ve ABD, Afrıka ile olan ilişkilerinde farklı kalkınma söylemleri kullanmışlardır. Çin'in Afrika ile ilişkilerınde kullandığı iki kalkınma söylemi kazan-kazan işbirliği söylemi ve Konfüçyüsçülük söylemidir. ABD ise Afrika ile olan ilişkilerinde demokratikleşme ve insancıllık söylemeleri kullanmıştır. Bu tez bu farklı söylemlerin Afrika'daki etkisini ve sonuçlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. ABD ve Çin in Afrika ile olan ilişkilerı bu söylemler çerçevesinde ya yeni bir sömürü ilişkisinin devamı ya da Afrika nın büyümesi ve gelişmesi için büyük bir firsat olarak görülmektedir. Tez bu sonucun Afrika Ülkerlerin benimseyecekleri politikların sonunda belireleneceğini ifade etmektedir.Afrika ülkeleri bu ilişkiyi olumlu bir yöne çevirebileceği gibi olumsuz sonuçlar da döğurabilir. ABD'nın askeri yardımı ve Çin'in altayapı yatırımları olumlu sonuçlar olarak değerlendirilebilecek iken, Çin altayapı yatırmalarının ortaya çıkardığı çevresel tahribat ile ABD'nin söylemlerinin ortaya çıkardığı etnik çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık olumsuz sonuçlar olarak görülebelir. Gelişmek ve zenginleşmek için küresel güçlerle olan bağlantılarından en iyi şekilde yararlanmak Afrika ülkerlerine kalmıştır.
