5 results
Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Doctoral Thesis Coğrafi Bilgi Sistemi (cbs) Modellemesi Kullanılarak Karasu Kıyı Alanı için Deniz Seviyesi Yükselmesinin (dsy) Etki Değerlendirmesi(2018) Elıawa, Ali Ibrahım Alı; Tora, Hakan; Genç, Aslı NumanoğluKüresel ısınmaya bağlı olarak Deniz Seviyesi Yükselmesi (DSY), kıyı bölgeleri için önemli bir konu haline gelmektedir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'de Karasu etrafındaki kıyı bölgelerinin zaafiyetini (kırılganlık) değerlendirmek için kapsamlı bir analiz yapılmıştır. Deniz seviyesindeki 1 m, 2m, ve 3 m 'lik deniz seviyesi yükselmesi senaryo tahminlerine dayanarak, su taşkını seviyeleri Sayısal Yükseklik Modeli (SYD) kullanılarak görselleştirilmiştir. Sekiz taraflı kural algoritması, yüksek çözünürlüklü bir SYD verisi kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) aracılığıyla uygulanmıştır. SYD verileri, Türkiye Ulusal Arazi Etüdü tarafından yayınlanan 11 adet 1: 5000 ölçekli topografik haritalar kullanılarak üretilmiştir. CBS tabanlı su baskını haritalarının sonuçları sırasıyla 1 m, 2m, ve 3 m 'lik deniz seviyesi yükselme senaryoları için toplam arazinin % 1.43'ünün veya 0.79 km2'sinin, % 6.16'sının veya 3.4 km2'sinin ve % 30.08'inin veya 16.6 km2'sinin su altında kaldığını göstermektedir. Risk haritaları, 1 m'lik senorya için su birikintileri ve plaj alanlarının 3 m'lik senaryo için ise kentsel alanlar, su kütleleri ve plaj alanlarının daha yüksek risk taşıdığını göstermektedir. Zaafiyet (kırlganlık) verilileri ile birleştirilmiş afet haritasından, Karasu bölgesinin batı ve doğusundaki nehir ağzı bölgelerinin orta dereceli bir zaafiyeti (kırlganlık) olduğu, kıyı bölgelerinin iç kesiminin zayıflığının ise düşük olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar, arazi kullanım politikalarını ve planlamasını geliştirme yönünde karar vericilere Karasu bölgesi için temel değerlendirme verileri sağlamaktadır.Doctoral Thesis Baraj Rezervuarlarında Sediment Oksijen İhtiyacı ile Su Kalitesi ve Besin Madde İlişkisinin Modellenmesi(2022) Abdulqader, Noor N.; Güler, Enver; Genç, Aslı NumanoğluBurada sunulan çalışma, Ankara'daki Kurtboğazı baraj rezervuarının yüzey ve dip çökellerindeki kirleticileri temsil etmek üzere simüle edilen bir su kalitesi modeli olan WASP8'e (Su analizi simülasyon programı) dayalı bir model yaklaşımıdır. Çalışmada yeralan su kalitesi değişkenleri şunlardır: sıcaklık, nitrat, toplam fosfor, toplam Kjeldahl, çözünmüş oksijen, Klorofil a ve amonyum. Rezervuardaki gerçek durumu temsil etmesini sağlamak için simülasyon modelimizin sonuçları Kurtboğazı baraj sahasından alınan gerçek veriler kullanılarak kalibre edilmiş ve istatiksel verilerden yararlanılmıştır. Bu çalışmada özgün olarak, su kütlesinde meydana gelen durum değişkenlerinin tepkilerini, birbirleriyle nasıl etkileşime girdiklerini ve bunların Kurtboğazı rezervuarının genel kalite durumu üzerindeki etkilerini tahmin etmek için bir kalite modelinin geliştirilmesi araştırılmıştır. Modelin doğruluğu, simüle edilmiş modelimizin rezervuar alanındaki özellikleri temsil edebildiğini gösteren mükemmel sonuç aralıkları üreten belirleme katsayısı ve bağıl hata biçimindeki istatistik teknikleri kullanılarak kontrol edilmiştir. Kurtboğazı baraj rezervuarı, tabakalaşma dönemlerinde hipolimnetik tabakada çözülmüş oksijen tükenmesi gibi olumsuz etkilerden etkilenmiştir. Bununla birlikte, tortu-su arayüzündeki oksijen tüketimi süreçlerini kavramak hala zordur. Temel olarak, tortu oksijen tükenmesi ve tortu oksijen talebi SOD ile bağlantılıdır. Bu nedenle, bu model, su yöneticileri için anoksik durumu ve bentik akıyı etkileyen parametrelerin tahmini için faydalı bir araç olarak hizmet edebilir.Article Afet Mevzuatından Kaynaklanan Yapısal Sorunlar: Teşkilat, İmar Afları ve Yapı Denetimi(2023) Sever, Dilşad ÇiğdemTürkiye’de başta deprem olmak üzere doğal afetlerin gerçekleşmesi beklenmedik bir durum değildir. Bu tür doğal olayları baş edilmesi güç bir afet haline getiren ve bu denli büyük yıkımlara yol açan, risk azaltmak için gerekli önlemlerin alınmaması ve dirençlilik oluşturulmamasıdır. Türkiye’de cumhuriyetin ilk yıllarından beri düzenleme konusu olan afetlerle ilgili mevzuat dağınık bir görünüme sahiptir ve bütüncül politika veya uygulamalar geliştirilmesi için elverişli değildir. Afet risklerinin azaltılması için sağlıklı bir kentleşme ve yapı üretimi sürecinin güvence altına alınması ve buna uygun bir yapı oluşturulması gerekir. Buna karşılık, Türkiye’de 1950’lerden itibaren özel teşkilat oluşturulan afet idareleri etkili olamamış, 2009 yılında AFAD kurularak farklı işlevlerin bu idare altında toplanması da yeterli olmamıştır. Diğer yandan, çok sayıda imar affı ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı korunmuş, kentsel dönüşüm süreçleri amaca uygun şekilde gerçekleşmemiştir. 2018 yılında uygulanan imar barışı sonucunda verilen yapı kayıt belgelerinin sayıca fazlalığı ve denetimsiz bir alan yaratması dirençlilik konusundaki güçlükleri artırmıştır. İmar barışı düzenlemelerinde yer alan ve depreme dayanıklılığın malikin sorumluluğu olduğu hükmü idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gibi, tam tersine kayıt altına alınan bu ruhsatsız yapılarda riskin öngörülmesi daha mümkün hale gelmiştir. Dirençli kentleşmenin önünde bu şekilde bir engel oluşturan imar aflarına eşlik eden yapı denetimi süreçleri sorunu daha büyük hale getirmiştir. Yapı denetim şirketlerine devredilen bu işlevin kamusal niteliği gözetilmeksizin yapılan yasal düzenlemeler bu denetimin yeterince etkili olmasını sağlayamamıştır. Tüm bu yapısal sorunlar afet riski azaltmayı giderek zor hale getirmiştir.Master Thesis İçme Suyu Dağıtım Şebekelerinde Optimum Ara Klorlama için Alandan Haberdar Genetik Algoritma(2010) Pektürk, Mustafa Kemal; Soyupak, Selçuk; Kılıç, Hürevrenİçme suyu şebekelerinde klorlama işlemi genelde tek noktadan olmak üzere ya pompa istasyonu ya da servis rezervuarı çıkışında yapılmaktadır. Bu tür uygulamalar sonucu kaynağa uzak noktalarda yetersiz klor seviyeleri gözlenirken kaynağa yakın bölgelerde ise istenmeyen seviyede klor ölçülebilmektedir. Bu durumun ortaya çıktığı su şebekelerinde, uygun noktalara birkaç ara klorlama istasyonu kurularak problem çözülebilmektedir. Bu işlemin yapılabilmesi için ara (ek) klorlama istasyonlarının sayısı ile yerlerinin seçimi ve klor dozajı büyük önem taşımaktadır. Zira serbest bakiye klorun şebekede çok düşük olduğu yerlerde sudan kaynaklanan bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkma riski artarken, çok yüksek olduğu yerlerde ise uzun vadede kanserojen olduğu ileri sürülen bileşikler (halometanlar) oluşabilir.Bu tez çalışması kapsamında, ara klorlamanın yapılacağı yerlere ve klor miktarına Genetik Algoritmalar (GA) ve bu tez kapsamında önerilen İyileştirilmiş Genetik Algoritmalar (İGA) kullanan bir yazılım geliştirilmiştir. Optimizasyonu yapılacak şebekenin hidrolik çözümünde ve su kalitesi analizinde EPANET adındaki açık kaynaklı yazılım kullanılmaktadır. Genetik Algoritma ile EPANET yazılımı etkileşimli olarak çalıştırılarak problem çözülmektedir. Geliştirilen yazılım, sentetik şebekelerde ve Antalya Konyaaltı bölgesindeki gerçek şebekelerde kullanılarak elde edilen GA ve İGA çözümleri karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak İGA kullanılarak klasik GA' dan daha iyi sonuçlar elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Ara Klorlama, EPANET, Genetik Algoritma, İçme Suyu Şebekesi, Optimizasyon.Master Thesis Avrupa Birliği Kentsel Atık Su Arıtımı Deşarj Standartları ve Türkiye ile Karşılaştırılması(2007) Azman, Akgün Malkoç; Hurmi, Ayşe Bahar TurhanBilindiği üzere çevre kirliliği ve küresel ısınma ülkemizin ve dünyanın en büyük sorunlarından biri halini almıştır. Çevre felaketleri ile dünyanın tüm doğal dengesi bozulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu bağlamda özellikle suyun kirlenmesi dünyanın en önemli ve güncel sorunlarından biri olmuş, tüm dünya kamuoyu ile birlikte Avrupa Birliği'nin ajandasında da önemli bir yer işgal etmiştir. Avrupa Birliği bu konuya gerek Birlik olarak gerekse de Birliğe bağlı ülkeler bazında standartlarını belirleyerek önem vermektedir. Buna bağlı olarak ülkemizin Avrupa Birliği ile müzakerelere başlaması ülkemizde de bu konuda ciddi adımlar atılmasına neden olmuştur.Bu çalışmada su, atık su ve kentsel nitelikli atık suların detaylı bir biçimde tanımları yapılmıştır. Avrupa Birliği'nde kentsel atık suların önemi, nasıl ve ne şekilde bertaraf edildiği incelenmiş, alıcı ortama boşaltım standartları araştırılmıştır. Türkiye'deki kentsel nitelikli atık su ile ilgili yasal mevzuat ve uygulamaları incelenerek, Avrupa Birliği mevzuatıyla karşılaştırılarak analizi yapılmıştır.

