2045 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 2045
Master Thesis Fiziksel ve Metaevren İç Mekânlarının Karşılaştırmalı Analizi: The Sandbox Platformunda Louvre Müzesi Örneği(2025) Çuğlan, Gülsüm Kamer; Aykaç, Gökçe NurMetaevren; sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve blok zinciri teknolojilerinin gelişimiyle, fiziksel mekân deneyimlerinin ötesinde yeni bir tasarım ve etkileşim alanı olarak ortaya çıkmıştır. İç mimarlık disiplini açısından bu alan, kullanıcı odaklı mekân kurgularının yeniden tanımlanmasına olanak tanımaktadır. Bu tezde, fiziksel mekânlar ile metaevren mekânları karşılaştırmalı olarak ele alınmış; örnek olay olarak Sandbox platformunda yeniden kurgulanan Louvre Müzesi incelenmiştir. Çalışmada, fiziksel ve sanal Louvre mekânları mekân planlaması, kullanıcı gereksinimleri, mobilya-donatı düzenlemeleri, ergonomi, renk, malzeme ve aydınlatma tasarımı gibi ölçütler üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırmada, sistematik literatür taraması ve gözleme dayalı yöntem kullanılmış; fiziksel müze için saha gözlemleri, dijital temsil için ise video kayıtları ve platformun sunduğu kullanıcı senaryoları temel alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre metaevren iç mekânları, fiziksel mekânlardan farklı olarak esneklik, deneyim odaklılık ve oyunlaştırma unsurlarıyla öne çıkmakta; kullanıcı etkileşimini daha çok merkeze alan ve sınırları ortadan kaldıran bir tasarım yaklaşımı sunmaktadır. Bununla birlikte, fiziksel mekânlarda öne çıkan ergonomi ve malzeme duyusallığı gibi nitelikler dijital ortamlarda farklı biçimlerde karşılanmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma metaevren mekânlarının iç mimarlık disiplini için geliştirdiği yeni tasarım paradigmasını ortaya koymakta ve fiziksel–sanal mekân etkileşimini iç mimarlık araştırmalarına özgün bir katkı olarak sunmaktadır.Master Thesis Anonim Şirketlerde Eşit İşlem İlkesine Aykırılık ve Hukuki Sonuçları(2025) Şahin, Deniz; Yongalık, AynurBu çalışmada, anonim şirketlerde pay sahipleri arasında eşit işlem ilkesinin uygulama alanları ve bu ilkeye aykırılık hallerinde ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlar ele alınmıştır. Eşit İşlem ilkesi, pay sahiplerinin hak ve yükümlülüklerinde eşitlik sağlamasını amaç edinen temel bir ilke olmakla birlikte, şirket içindeki karar alma süreçlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmada öncelikle eşit işlem ilkesinin hukuki dayanağı, kapsamı ve sınırları incelenmiş; ardından ilkenin ihlali durumunda başvurulabilecek hukuk yolları ve bu ihlalin ortaya çıkarabileceği iptal, butlan ve istisnai hallerde yokluk yaptırımları ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Ayrıca Türk hukukundaki düzenlemeler, öğreti görüşleri ve yargı kararları ışığında eşit işlem ilkesinin ihlali halinde pay sahiplerinin koruma mekanizmaları da analiz edilmiştir.Article Yeni-osmanlıcılığın Ekonomi Politiğinin Bir Eleştirisi: Ulusötesi Bir Hegemonya Projesinin Yükseliş ve Düşüşü(2017) Şenalp, Mehmet GürsanBu çalışma 2000'lerin ilk on yılında \"Yeni Türkiye\"nin dış ilişkilerinin ekonomi-politiğine odaklanıyor. İlk kısımda son yıllarda öne çıkan ve dış politikaya politik ekonomi perspektifinden yaklaşan bazı ana akım çalışmalar eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. İkinci kısımdaki kuramsal tartışma ise Marksist uluslararası (veya küresel) politik ekonomi (UPE) yazınında \"Amsterdam Okulu\" olarak bilinen çevrenin katkılarına dayanıyor. Analiz Van der Pijl'i izleyerek Yeni-Osmanlıcılığı, ulusötesi bir kontrol kavramı (hegemonya projesi) olarak sistem kaynaklı neoliberalizme belirli şartlarda eklemlenmek üzere dizayn edilen bir sınıf projesi olarak okuyor. Buna göre bölgesel düzeyde bir kontrol kavramı olarak Erdoğan ve Davutoğlu tarafından pazarlığa sürülen söz konusu stratejinin kaderi sistemik ve ulusötesi mücadeleler diyalektiğince çizilmiştir. Bu mücadeleler dünyayı yıkıma sürükleyen para ticareti yapan (money-dealing) ulusötesi sermaye fraksiyonunun küresel liderliğine karşı ve ondan yana olan sermaye fraksiyonları ve işçi sınıfları arasında; ulusal, bölgesel ve uluslararası seviyelerde bir çok devlet bağlamında aynı anda cereyan etmektedirArticle Minorities and Minority Rights in Europe(Ankara Univ European Union Research Centre, 2015) Yilmaz, GozdeEurope has been the home for various ethnic, linguistic and religious minority groups for decades and it is almost impossible to find an European country with ethnic, linguistic and religious homegeneity. Notably, conflicts in Europe after the Cold War demonstrated the importance of minority issues and minority rights for Europe. In this respect, the European organizations like the European Union or the Council of Europe actively seek to promote minority rights in Europe. Especially through the enlargement of these organizations, the promotion of minority rights widened its sphere in Europe by minority conditions required to be fulfilled by the candidate countries are for membership. However, there is still no minority standard in Europe like the one in human rights. In contrast, minority rights have still been held by sovereign European states rather than through a common platform.Article Vatandaşların Akılcı İlaç Kullanımı, Bilgi ve Tutum Değerlendirmesi: Ankara İli Metropol İlçeler Örneği(2017) Barutçu, İ. Abdurrahman; Tengilimoğlu, Dilaver; Naldöken, Ümitİlaç tüketimi her geçen yıl önemli oranda artmaktadır. Bu artışta nüfus artışının önemi olduğu kadar küreselleşen dünyada artan stresin de önemli bir payı vardır. Akılcı ilaç kullanımı, bir yandan hastalığın tedavi yöntemine doğru katkının sağlanması anlamına gelirken bir yanda da bireysel ve ülke ekonomisine katkı sağlamak anlamına gelmektedir. Gereksiz yere bekletilerek son kullanma tarihleri geçirilen ilaçlar ile tedavi sonrası artan ilaçların çöpe atılması, ülke ekonomisi açısından önemli düzeyde bir kayıp yaşanmasına yol açmaktadır. Bu noktada yapılan araştırmanın temel amacı, vatandaşların akıllı ilaç kullanımına yönelik bilgi tutumlarının değerlendirilmesidir. Bu amaçla Ankara ilinin Metropol ilçelerde yaşayan ve kolayda örneklem yöntemi ile seçilen 400 kişi ile yapılan ile anket sonucu veri toplama işlemi yapılmıştır. Toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, analizler sonucunda insanların akılcı ilaç kullanımı konusunda önemli eksikliklerinin olduğu, azımsanmayacak bir oranda insanın kendi başına veya yakın çevresinden aldığı tavsiyelerle ilaç kullandığı, hastalandıklarında çoğunlukla öncelikle aile hekimlerine başvurdukları, doktorlara reçeteye ilaç ekletme eğiliminde oldukları sonuçlarına ulaşılmıştırMaster Thesis Devrim Sonrası İran'ın Değişen Dış Politika Algılaması(2005) Taflıoğlu, Serkan; Hurmi, Bahar11 ÖZET DEVRİM SONRASI İRAN'IN DEĞİŞEN DIŞ POLİTİKA ALGILAMASI İslam devrimi sonrası, ana görüşler devrim ihracı ve tüm dünyadaki Müslümanların hamisi olmaktı. İdealistler jeo-stratejiye ters olan islami bir dış politika uygulamak istiyorlardı. Onlar bir İslam ülkesinin dış siyasetini adalet, iyi niyet ve islami esasların yönlendirmesi gerektiğine inanıyorlardı. Bu görüşün taraftarları, uluslar arası alanda, büyük güçlerin hakimiyetini reddedip, kendilerinde gerçekleşen devrim gibi, devrimlerin gerçekleşmesi için islami özgürlük hareketlerine ve ezilmiş halk hareketlerine maddi ve siyasi destek verilmesi gerektiğine inanıyorlardı. Diğer taraftan realistler, diğer ülkelerle özellikle büyük güçlerle barışçıl ekonomik ve diplomatik ilişkilerinin geliştirilmesini vurgulamaktaydılar. Uluslar arası seviyeden daha çok ulusal seviyede yoğunlaşmaktaydılar. Bu araştırmanın ilk bölümünde, İslam devriminin tarihsel gelişimi ve ilk dönem liberaller ve ruhaniler arasında ki çatışma incelenecektir.Mehdi Bazargan hükümeti devrim ihracı felsefesine ve büyük güçlere meydan okumaya inanmıyordu. Amerika Birleşik Devletleri de dahil batı ülkeleri ile iyi ilişkiler kurmak istiyordu. Fakat Ayetullah Humeyni taraftarlarının Amerikan Elçiliği'ni işgal etmesiyle, Bazargan hükümeti istifa etmiş ve ruhaniler İran'da hakim olmuşlardır. Yine bu bölümde, İran anayasal yapısı ve dış politika üzerinde etkili kurumlar hakkında bazı bilgiler verilmiştir. İran-Irak arasındaki toprak sorununun tarihsel geçmişi hakkında bazı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, devrim sonrası ilk on yılda 'ne doğu ne batı' ve 'ümmet' siyasetinin dış politikada uygulanması süreci değerlendirilmiştir. Bu dönemde iki farklı grup olsa da, esas mücadele coğrafi sınırlar yerine ideolojik sınırın islami ideolojinin yayılması ve devrim ihracı söylemleri üzerinde gerçekleşmekteydi. Ayetullah Humeyni 'nin vefatıyla Rafsancani iktidara gelmiş, savaşın bitimiyle dış tehditler azalmıştır. Sovyetler birliği'nin çöküşüyle, İran'ın çevre koşulları değişmiştir. Bu bölümde İran'ın Avrupa Birliği, Türkiye ve arap devletleri ile olan ilişkileri de değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, Hatemi'nin sivil toplum ve çoğulculuk söylemi ile iktidara gelmesiyle, dış politikada yeni etkenler girmesi incelenmiştir. 11 Eylül saldırıları sonucu İran'ın uluslar arası politikada ki konumu ve bunun dış politikasına etkisi değerlendirilmiştir. İran'ın Avrupa Birliği ile olan ekonomik siyasi ilişkileri ve İran nükleer enerji siyaseti de bu bölümde incelenmiştir. Sonuç bölümde ise, İran'ın iç politikada ki gelişmeleri ve bunun İran dış politikasına ve bölgeye muhtemel etkileri değerlendirilmiştir.Article Ab Adalet Divanı’nın Hukuk Yaratması Ultra-vires Tasarruf Olarak Görülebilir Mi?(2021) Arsava, Ayşe FüsunAB Adalet Divanı Taricco II davasında vermiş olduğu kararla İtalyan Anayasa Mahkemesi ile kendi arasındaanayasal kimliğin korunması konusundaki mevcut uyuşmazlığın tırmanmasını önleyebilmiştir. AB Adalet Divanı birönceki kararında İtalyan hukukunun zaman aşımı kurallarının AB’nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Sözleşme’nin325. maddesi muvacehesinde uygulanmaması gerektiği sonucuna varmıştır. İtalyan Anayasa Mahkemesi ise budurumu İtalyan Anayasasının kimliğinin korunması ile bağdaşmaz olarak görmüştür. Makalede AB’nin ÇalışmaUsulleri Hakkındaki Sözleşme’nin 325. maddesinin etkisine ilişkin olarak AB Adalet Divanı tarafından getirilengerekçelere ve Taricco I kararında getirilen AB Adalet Divanının hukuk yaratma sınırlarına ışık tutulmaktadır.Article ORGANİK GIDA MÜŞTERİLERİNİN TÜKETİM DAVRANIŞLARININ YAŞAM TARZI DEĞİŞKENİ(2015) Özgen, Pelin; Özgen, Pelin; Yeşiloğlu, Hülya; Özgen, Pelin; Department of Business; Department of BusinessGıda ürünlerde verimi artırmak amacıyla yapılan uygulamaların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin daha fazla duyurulması ve tüketicilerin gıda satın alımlarını daha bilinçli bir şekilde yapmaları, organik gıdalara olan talebin artmasına yol açmıştır. Artan taleple beraber üretici firmalar arasında görülen rekabet de yoğunlaşmaktadır. Tüketici istek ve beklentilerini doğru şekilde anlayabilen ve farklı pazar bölümlerine farklı stratejilerle ulaşmayı başarabilen firmalar, rekabette önemli bir avantajı elde etmiş olacaklardır. Bu nedenle, bu çalışmada, 132 katılımcı üzerinde organik gıda müşterilerinin satın alma davranışları incelenmiş ve müşterilerin ait oldukları farklı yaşam tarzı gruplarına göre satın alma davranışları ve sadakatlerinde bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Katılımcıların ait oldukları yaşam tarzı belirlenirken VALS 2 ölçeğinden faydalanılmış olup, çeşitli demografik değişkenler ve ait olunan yaşam tarzı grubunun satın alma davranışında ne tür farklılıklar yarattığına ilişkin analizler ANOVA ve t- testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, yaşam tarzı ya da cinsiyetin satın alma davranışında farklılık yaratacak bir etken olmadığı, buna karşın organik gıda satın alma davranışında yaş ve gelir seviyesi değişkenlerinin farklılık yarattığı gözlemlenmiştir.Master Thesis Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın Enerji Potansiyelleri ve Politikaları(2007) Özdemir, Yavuz; Başak, Cengiz; Başak, Cengiz; Başak, Cengiz; Department of International Relations; Department of International RelationsSanayileşmenin artmasına bağlı olarak, 20. yüzyılda olduğu gibi, 21.yüzyılda dadünyanın gelişmiş ekonomilerinin en büyük itici gücünün enerji kaynakları olacağıkesindir.Teknolojik gelişmelerin ışığında, insanoğlunun ihtiyaç önceliklerinindeğişerek daha üst seviyelere çıkması, bizleri bu enerji kaynaklarına bir nevi bağımlıduruma getirmiştir.Bu bağlamda, günümüzde enerji elde etmek amacıyla kullanılankaynaklar arasında petrol ve doğal gazın tüketim açısından diğerlerinden dahaöncelikli bir konuma yükseldiği görülmektedir.Dünya enerji ihtiyacının gün be gün arttığı günümüzde, gelişmiş sanayilere sahipbüyük devletlerin enerji güvenliklerini sağlamak adına, söz konusu kaynaklarınüretildiği ve nakledildiği coğrafyalarda etkinliklerini arttırmaya çalıştıklarıgözlemlenmektedir. Bu noktada, Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardındanbünyesinde bulundurduğu zengin hidrokarbon kaynaklarıyla Orta Asya Bölgesi'nin,dolayısıyla da bu coğrafyada kurulmuş olan Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistanve Özbekistan Cumhuriyetleri'nin dünya siyasetindeki önemlerinin arttığısöylenebilir.Araştırmamızda, bölgenin artan önemine bağlı olarak burada kurulmuş olan,Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan gibi Türk Cumhuriyetleri'ninenerji potansiyelleri ve politikaları incelenmiştir. Konu incelenirken, enerji eksenlibölgesel sorunların yanı sıra, Türkiye de dahil olmak üzere, küresel ve bölgeselgüçlerin bölge politikaları da irdelenmiştir.Tüm bunların ışığında, Kazakistan,Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın sahip oldukları enerji kaynaklarını reelbir şekilde kullanarak, gelecekte bölge içinde etkin birer ekonomik güce dönüşüpdönüşemeyecekleri sorgulanmıştır.Bunlara göre, adı geçen ülkelerin sahip oldukları kaynaklarını doğru politikalardahilinde etkili bir şekilde kullanabilmeleri durumunda, çokta uzak olmayan birgelecekte, Orta Asya Bölgesinin önemli ekonomik güçleri arasında yer alabilecekleriöngörülmüştür.Article Stratejik İletişimde Sosyal Medyanın Kullanım Alanları(Bilim ve Teknoloji, 2014) Eşiyok Sönmez, ElifGelişen teknoloji özellikle kurumlar açısından bir çok avantajı da beraberinde getirmiştir. Eskiden hedef kitlesine kendilerini rahatlıkla ifade edemeyen kurumlar sosyal medya sayesinde kendilerini ifade edebilme şansını yakalarken, hedef kitleler de kendi istek, talep ve önerilerini kurumlara iletebilme özgürlüğünü elde etmişlerdir. Yeni çevrimiçi çağda kullanılan araçlar, firmalara ürün ve hizmetlerini, markalarını tanıtmaları ve hedef kitleleri ile iletişim kurmaları için yeni fikirler vermiştir1 . Çevrimiçi ağlarda kullanılan bu araçlar içinde Wiki, podcast ve forumlar gibi değişik iletişim mecraları bulunsa da, kurumlar tarafından en sık kullanılanlar blog, mikroblog, sosyal ağlar, elektronik posta grupları ve kurumsal internet sayfaları olarak sıralanabilir.

